MUHAMMED
BAYRAK
| Welcome, Guest |
|
You have to register before you can post on our site. |
| Forum Statistics |
» Members: 7 » Latest member: Muhammed » Forum threads: 5,258 » Forum posts: 5,849 Full Statistics |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
TEFLON
Alm. Teflon, Fr. Teflon, İng. Teflon. Isıya, kimyevî maddelere, neme, elektrik atlamasına, sürtünmeye dayanıklı bir polimerin ticârî adı. Teflonun monomerinin kimyevî ismi tetrafluoroetilen (TFE) olup, Du Pont firmasından başka diğer firmalar tarafından da değişik isimlerde üretilmektedir. 1944 yılında piyasaya sürüldü. Teflon, flor atomlarıyla doymuş uzun ve düz bir karbon zincirinden meydana gelmiş moleküler yapıya sâhiptir. Karbon ve fluor atomları arasındaki çok kuvvetli kimyevî bağlar sebebiyle, başka hiçbir polimerde bir arada bulunmayan üstün özelliklere sâhiptir. Teflon, -260°C ile +327°C arasındaki sıcaklıklara dayanıklıdır. Hiçbir maddeye yapışmaz, sürtünme katsayısı bütün katı cisimlerinkinden küçüktür. Elektrikî yalıtkanlığı her türlü şartta bütün yalıtkanlardan üstündür.
Tetrafluoroetilen eldesinde, hekzaklor etandan başlayarak, 1,2 diklor, 1-1, 2-2 tetrafluor etan elde edilir. Bu da çinko ile reaksiyona sokulursa tetrafluoretilen elde edilir. Tetrafluoretileni kloroformdan başlayarak da elde etmek mümkündür.
Elde edilen tetrafluoretilen yüksek sıcaklıkta peroksidin katalitik etkisiyle polimerize edilir.
nCF2= CF2Æ [-CF2-CF2-CF2-CF2-] n/2
Poli tetrafluoroetileni îmâl eden iki firmadan Du Pont bu maddeye teflon; Allied Chemical ise halon ticârî isimlerini vermişlerdir. Elde edilen polimer yapışkan olmadığı, ısıya ve mekanik baskılara dayanıklı olduğu için kullanma maksadına göre özel kalıplarda çok büyük basınçlar altında 300-400°C sıcaklık altında sentezlenmek sûretiyle kütükler hâline sokulur. Teflonun belli başlı özellikleri:
Özgül ağırlığı (gr/cm3): 2,1-2,2
Çekme mukâvemeti (kg/cm2): 140-380
Basma mukâvemeti (kg/cm2): 45-50
Eğilme modülü (kg/cm2): 3500-6300
Sürtünme katsayısı (dinamik): 0,06
Isı iletkenliği (cal/cm °C): 5,5-6,6x10-4
Çalışma sıcaklığı (°C): -260 +270
Dielektrik mukâvemeti (KV): 40-80 (0,1 mm)
Hacmî direnç (ohm-cm): 1018
Direnç (ohm): 1016
Kimyevî maddelere mukâvemeti: Mükemmel.
Erimiş veya çözünmüş hâldeki saf sodyum, saf potasyum gibi alkali metaller, fluor gazı, yüksek sıcaklık ve basınç altında teflona etki eder. Bunun dışında ultraviyole ışınlarına, ozon, nem, sıcaklık, tuz ve benzeri maddelere dayanıklılığıyla metal, plastik, ağaç, seramik gibi maddeler içinde kullanma özellikleri en iyi olan mükemmel bir maddedir. Pahalı olduğu için kullanma sahası dardır. Bununla berâber çeşitli sanâyi kollarında tercih edilmektedir.
En çok kullanıldığı yerler yüksek ısıya dayanıklı conta, keçe, bant, vana seti, salmastra, taşıyıcı band ve merdâneler, kimyevî maddelere dayanıklı boru, karıştırıcı, laboratuar cihazları, filitre, diyafram, elektrik gerilimlerine dayanıklı kablo yalıtkanı, izalatör, elektrikî âletlere gerekli muhtelif yalıtkan parçalar ve makina sanâyinde sürtünmeye dayanıklı yağsız yataklar ve burçlar, köprü ve binâlar için kayar yataklar, segmanlar ve yağ sıyırma siğilleri, pnömatik ve hidrolik parçalar yapımı sayılabilir. Teflonun metaller, plastikler ve diğer maddelerle mukâyese edilmeyecek ölçüde üstün vasıfları mevcuttur.
Kaynak
Rehber Ansiklopedisi
Alm. Teflon, Fr. Teflon, İng. Teflon. Isıya, kimyevî maddelere, neme, elektrik atlamasına, sürtünmeye dayanıklı bir polimerin ticârî adı. Teflonun monomerinin kimyevî ismi tetrafluoroetilen (TFE) olup, Du Pont firmasından başka diğer firmalar tarafından da değişik isimlerde üretilmektedir. 1944 yılında piyasaya sürüldü. Teflon, flor atomlarıyla doymuş uzun ve düz bir karbon zincirinden meydana gelmiş moleküler yapıya sâhiptir. Karbon ve fluor atomları arasındaki çok kuvvetli kimyevî bağlar sebebiyle, başka hiçbir polimerde bir arada bulunmayan üstün özelliklere sâhiptir. Teflon, -260°C ile +327°C arasındaki sıcaklıklara dayanıklıdır. Hiçbir maddeye yapışmaz, sürtünme katsayısı bütün katı cisimlerinkinden küçüktür. Elektrikî yalıtkanlığı her türlü şartta bütün yalıtkanlardan üstündür.
Tetrafluoroetilen eldesinde, hekzaklor etandan başlayarak, 1,2 diklor, 1-1, 2-2 tetrafluor etan elde edilir. Bu da çinko ile reaksiyona sokulursa tetrafluoretilen elde edilir. Tetrafluoretileni kloroformdan başlayarak da elde etmek mümkündür.
Elde edilen tetrafluoretilen yüksek sıcaklıkta peroksidin katalitik etkisiyle polimerize edilir.
nCF2= CF2Æ [-CF2-CF2-CF2-CF2-] n/2
Poli tetrafluoroetileni îmâl eden iki firmadan Du Pont bu maddeye teflon; Allied Chemical ise halon ticârî isimlerini vermişlerdir. Elde edilen polimer yapışkan olmadığı, ısıya ve mekanik baskılara dayanıklı olduğu için kullanma maksadına göre özel kalıplarda çok büyük basınçlar altında 300-400°C sıcaklık altında sentezlenmek sûretiyle kütükler hâline sokulur. Teflonun belli başlı özellikleri:
Özgül ağırlığı (gr/cm3): 2,1-2,2
Çekme mukâvemeti (kg/cm2): 140-380
Basma mukâvemeti (kg/cm2): 45-50
Eğilme modülü (kg/cm2): 3500-6300
Sürtünme katsayısı (dinamik): 0,06
Isı iletkenliği (cal/cm °C): 5,5-6,6x10-4
Çalışma sıcaklığı (°C): -260 +270
Dielektrik mukâvemeti (KV): 40-80 (0,1 mm)
Hacmî direnç (ohm-cm): 1018
Direnç (ohm): 1016
Kimyevî maddelere mukâvemeti: Mükemmel.
Erimiş veya çözünmüş hâldeki saf sodyum, saf potasyum gibi alkali metaller, fluor gazı, yüksek sıcaklık ve basınç altında teflona etki eder. Bunun dışında ultraviyole ışınlarına, ozon, nem, sıcaklık, tuz ve benzeri maddelere dayanıklılığıyla metal, plastik, ağaç, seramik gibi maddeler içinde kullanma özellikleri en iyi olan mükemmel bir maddedir. Pahalı olduğu için kullanma sahası dardır. Bununla berâber çeşitli sanâyi kollarında tercih edilmektedir.
En çok kullanıldığı yerler yüksek ısıya dayanıklı conta, keçe, bant, vana seti, salmastra, taşıyıcı band ve merdâneler, kimyevî maddelere dayanıklı boru, karıştırıcı, laboratuar cihazları, filitre, diyafram, elektrik gerilimlerine dayanıklı kablo yalıtkanı, izalatör, elektrikî âletlere gerekli muhtelif yalıtkan parçalar ve makina sanâyinde sürtünmeye dayanıklı yağsız yataklar ve burçlar, köprü ve binâlar için kayar yataklar, segmanlar ve yağ sıyırma siğilleri, pnömatik ve hidrolik parçalar yapımı sayılabilir. Teflonun metaller, plastikler ve diğer maddelerle mukâyese edilmeyecek ölçüde üstün vasıfları mevcuttur.
Kaynak
Rehber Ansiklopedisi
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça kıyamet kopmaz."
Sıra :
5017
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Rumlar, A`mak ve Dabık nam mahallere inmedikçek kıyamet kopmaz. Onlara karşı Medine`den bir ordu çıkar. Bunlar o gün arz ehlinin en hayırlılarıdır. Bu ordunun askerleri savaşmak üzere saf saf düzen alınca, Rumlar: "Bizden esir edilenlerle aramızdan çekilin de onları öldürelim!" derler. Müslümanlar da: "Hayır! Vallahi sizinle, kardeşlerimizin arasından çekilmeyiz" derler. Bunun üzerine (Müslümanlar) onlarla harb eder. Bunlardan üçte biri inhizama uğrar. Allah ebediyen bunların tevbesini kabul etmez. Üçte biri katledilir, bunlar Allah indinde şehitlerin en faziletlileridir. Üçte biri de muzaffer olur. Bunlar ebediyen fitneye düşmezler. Bunlar İstanbul`u da fethederler. (Fetihten sonra) bunlar, kılıçlarını zeytin ağacına asmış ganimet taksim ederken, şeytan aralarında şöyle bir nida atar: "Mesih Deccal, ailelerinizde sizin yerinizi aldı!" Bunun üzerine, çıkarlar. Ancak bu haber batıldır. Şam`a geldiklerinde (Deccal) çıkar. Bunlar savaş için hazırlık yapıp safları tanzim ederken, namaz için ikamet okunur. Derken İsa İbnu Meryem iner ve onlara gitmek ister. Allah`ın düşmanı, Hz. İsa`yı görünce, tıpkı tuzun suda erimesi gibi, erir de erir. Eğer bırakacak olsa, (kendi kendine) helak oluncaya kadar eriyecekti. Ancak Allah onu kudret eliyle öldürür; öyle ki onlara, harbesindeki kanını gösterir."
Sıra :
5018
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) (bir gün): "Bir tarafı karada bir tarafı da denizde olan bir şehir işittiniz mi?" diye sordular. Oradakiler: "Evet!" deyince, şöyle buyurdular: "İshakoğullarından yetmiş bin kişi bu şehre sefer tertiplemedikçe kıyamet kopmaz. Askerler şehre gelince konaklarlar. Ancak silahla savaşmazlar, tek bir ok dahi atmazlar. "Lailahe illallahu vallahu ekber!" derler. Bunun üzerine şehrin kara tarafı düşer. Sonra askerleri ikinci kere, "Lailahe illallahu vallahu ekber" derler, şehrin diğer tarafı da düşer. Sonra tekrar "Lailahe illallahu vallahu ekber!" derler. Bu sefer onlara (kapılar) açılır. Oradan şehre girerler ve şehrin ganimetini toplarlar. Ganimetleri aralarında taksim ederlerken, yanlarına bir münadi gelip: "Deccal çıktı!" diye bağırır. Askerler her şeyi bırakıp geri dönerler."
Sıra :
5019
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yahudilerle savaşacak ve onları öldüreceksiniz. Öyle ki taş dahi: "Ey Müslüman, işte Yahudi, arkamda (saklandı), gel, öldür onu!" diyecek."
Sıra :
5020
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslümanlardan iki grup aralarında savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlar aralarında büyük bir savaş yaparlar, fakat davaları birdir."
Sıra :
5021
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Huzeyfe
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun! İmamınızı öldürmedikçe, kılıçlarınızı birbirinize kullanmadıkça, dünyanıza şerirleriniz varis olmadıkça kıyamet kopmaz."
Sıra :
5022
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav): "Herc atmadıkça kıyamet kopmaz!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler): "Herc nedir ey Allah`ın Resulü?" diye sordular. "Öldürmek! Öldürmek!" buyurdular.
Sıra :
5023
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet kopmazdan önce gece karanlığın parçaları gibi fitneler olacak. (O vakit) kişi mümin olarak sabaha erer de kafir olarak akşama kavuşur. Mü`min olarak akşama erer, kafir olarak sabaha kavuşur. Birçok kimseler azıcık bir dünyalık mukabilinde dinlerini satarlar."
Sıra :
5024
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça kıyamet kopmaz."
Sıra :
5017
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Rumlar, A`mak ve Dabık nam mahallere inmedikçek kıyamet kopmaz. Onlara karşı Medine`den bir ordu çıkar. Bunlar o gün arz ehlinin en hayırlılarıdır. Bu ordunun askerleri savaşmak üzere saf saf düzen alınca, Rumlar: "Bizden esir edilenlerle aramızdan çekilin de onları öldürelim!" derler. Müslümanlar da: "Hayır! Vallahi sizinle, kardeşlerimizin arasından çekilmeyiz" derler. Bunun üzerine (Müslümanlar) onlarla harb eder. Bunlardan üçte biri inhizama uğrar. Allah ebediyen bunların tevbesini kabul etmez. Üçte biri katledilir, bunlar Allah indinde şehitlerin en faziletlileridir. Üçte biri de muzaffer olur. Bunlar ebediyen fitneye düşmezler. Bunlar İstanbul`u da fethederler. (Fetihten sonra) bunlar, kılıçlarını zeytin ağacına asmış ganimet taksim ederken, şeytan aralarında şöyle bir nida atar: "Mesih Deccal, ailelerinizde sizin yerinizi aldı!" Bunun üzerine, çıkarlar. Ancak bu haber batıldır. Şam`a geldiklerinde (Deccal) çıkar. Bunlar savaş için hazırlık yapıp safları tanzim ederken, namaz için ikamet okunur. Derken İsa İbnu Meryem iner ve onlara gitmek ister. Allah`ın düşmanı, Hz. İsa`yı görünce, tıpkı tuzun suda erimesi gibi, erir de erir. Eğer bırakacak olsa, (kendi kendine) helak oluncaya kadar eriyecekti. Ancak Allah onu kudret eliyle öldürür; öyle ki onlara, harbesindeki kanını gösterir."
Sıra :
5018
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) (bir gün): "Bir tarafı karada bir tarafı da denizde olan bir şehir işittiniz mi?" diye sordular. Oradakiler: "Evet!" deyince, şöyle buyurdular: "İshakoğullarından yetmiş bin kişi bu şehre sefer tertiplemedikçe kıyamet kopmaz. Askerler şehre gelince konaklarlar. Ancak silahla savaşmazlar, tek bir ok dahi atmazlar. "Lailahe illallahu vallahu ekber!" derler. Bunun üzerine şehrin kara tarafı düşer. Sonra askerleri ikinci kere, "Lailahe illallahu vallahu ekber" derler, şehrin diğer tarafı da düşer. Sonra tekrar "Lailahe illallahu vallahu ekber!" derler. Bu sefer onlara (kapılar) açılır. Oradan şehre girerler ve şehrin ganimetini toplarlar. Ganimetleri aralarında taksim ederlerken, yanlarına bir münadi gelip: "Deccal çıktı!" diye bağırır. Askerler her şeyi bırakıp geri dönerler."
Sıra :
5019
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yahudilerle savaşacak ve onları öldüreceksiniz. Öyle ki taş dahi: "Ey Müslüman, işte Yahudi, arkamda (saklandı), gel, öldür onu!" diyecek."
Sıra :
5020
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslümanlardan iki grup aralarında savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlar aralarında büyük bir savaş yaparlar, fakat davaları birdir."
Sıra :
5021
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Huzeyfe
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun! İmamınızı öldürmedikçe, kılıçlarınızı birbirinize kullanmadıkça, dünyanıza şerirleriniz varis olmadıkça kıyamet kopmaz."
Sıra :
5022
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav): "Herc atmadıkça kıyamet kopmaz!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler): "Herc nedir ey Allah`ın Resulü?" diye sordular. "Öldürmek! Öldürmek!" buyurdular.
Sıra :
5023
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Öncesi Fitneler
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet kopmazdan önce gece karanlığın parçaları gibi fitneler olacak. (O vakit) kişi mümin olarak sabaha erer de kafir olarak akşama kavuşur. Mü`min olarak akşama erer, kafir olarak sabaha kavuşur. Birçok kimseler azıcık bir dünyalık mukabilinde dinlerini satarlar."
Sıra :
5024
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Alametleri
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin ederim! Meryem oğlu İsa`nın, aranıza (bu şeriatle hükmedecek) adaletli bir hakim olarak ineceği, istavrozları kırıp, hınzırları öldüreceği, cizyeyi (Ehl-i Kitap`tan) kaldıracağı vakit yakındır. O zaman, mal öylesine artar ki, kimse onu kabul etmez; tek bir secde, dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlı olur." Sonra Ebu Hureyre der ki: "Dilerseniz şu ayeti okuyun. (Mealen): "Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölümünden önce O`nun (İsa`nın) hak peygamber olduğuna iman etmesin. Kıyamet gününde ise İsa onlar aleyhine şahitlik edecektir" (Nisa 159).
Sıra :
5004
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Alametleri
Ravi :
Cabir
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ümmetimden bir grup, hak için muzaffer şekilde mücadeleye kıyamet gününe kadar devam edecektir. O zaman İsa İbnu Meryem de iner. Bu Müslümanların reisi: "Gel bize namaz kıldır!" der. Fakat Hz. İsa aleyhisselam: "Hayır!" der, "Allah`ın bu ümmete bir ikramı olarak siz birbirinize emirsiniz!"
Sıra :
5005
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Alametleri
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dünyanın tek günlük ömrü bile kalmış olsa Allah o günü uzatıp, benden bir kimseyi o günde gönderecek." İbnu Mes`ud: "Resulullah yahut da şöyle buyurmuştu der: "...Ehl-i beytimden birisi, ki bu zatın ismi benim ismime uyar, babasının ismi de babamın ismine uyar. Bu zat, yeryüzünü, eskiden cevr ve zulümle dolu olmasının aksine- adalet ve hakkaniyetle doldurur."
Sıra :
5006
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Alametleri
Ravi :
Ümmü Seleme
Hadis :
Resululah (sav) buyurdular ki: "Mehdi benim zürriyetimden, kızım Fatıma`nın evladlarındandır."
Sıra :
5007
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Alametleri
Ravi :
Ebu İshak
Hadis :
Ali (ra), oğlu Hasan (ra)`a baktı ve: "Bu oğlum, Resulullah (ra)`ın tesmiye buyurduğu üzere Seyyid`dir. Bunun sulbünden peygamberinizin adını taşıyan biri çıkacak. Ahlakı yönüyle peygamberinize benzeyecek; yaratılışı yönüyle ona benzemeyecek" dedi ve sonra da yeryüzünü adaletle dolduracağına dair gelen kıssayı anlattı.
Sıra :
5008
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Alametleri
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin ederim! Meryem oğlu İsa`nın, aranıza (bu şeriatle hükmedecek) adaletli bir hakim olarak ineceği, istavrozları kırıp, hınzırları öldüreceği, cizyeyi (Ehl-i Kitap`tan) kaldıracağı vakit yakındır. O zaman, mal öylesine artar ki, kimse onu kabul etmez; tek bir secde, dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlı olur." Sonra Ebu Hureyre der ki: "Dilerseniz şu ayeti okuyun. (Mealen): "Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölümünden önce O`nun (İsa`nın) hak peygamber olduğuna iman etmesin. Kıyamet gününde ise İsa onlar aleyhine şahitlik edecektir" (Nisa 159).
Sıra :
5004
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Alametleri
Ravi :
Cabir
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ümmetimden bir grup, hak için muzaffer şekilde mücadeleye kıyamet gününe kadar devam edecektir. O zaman İsa İbnu Meryem de iner. Bu Müslümanların reisi: "Gel bize namaz kıldır!" der. Fakat Hz. İsa aleyhisselam: "Hayır!" der, "Allah`ın bu ümmete bir ikramı olarak siz birbirinize emirsiniz!"
Sıra :
5005
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Alametleri
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dünyanın tek günlük ömrü bile kalmış olsa Allah o günü uzatıp, benden bir kimseyi o günde gönderecek." İbnu Mes`ud: "Resulullah yahut da şöyle buyurmuştu der: "...Ehl-i beytimden birisi, ki bu zatın ismi benim ismime uyar, babasının ismi de babamın ismine uyar. Bu zat, yeryüzünü, eskiden cevr ve zulümle dolu olmasının aksine- adalet ve hakkaniyetle doldurur."
Sıra :
5006
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Alametleri
Ravi :
Ümmü Seleme
Hadis :
Resululah (sav) buyurdular ki: "Mehdi benim zürriyetimden, kızım Fatıma`nın evladlarındandır."
Sıra :
5007
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Alametleri
Ravi :
Ebu İshak
Hadis :
Ali (ra), oğlu Hasan (ra)`a baktı ve: "Bu oğlum, Resulullah (ra)`ın tesmiye buyurduğu üzere Seyyid`dir. Bunun sulbünden peygamberinizin adını taşıyan biri çıkacak. Ahlakı yönüyle peygamberinize benzeyecek; yaratılışı yönüyle ona benzemeyecek" dedi ve sonra da yeryüzünü adaletle dolduracağına dair gelen kıssayı anlattı.
Sıra :
5008
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kimin üzerinde kardeşine karşı ırz veya başka bir şey sebebiyle hak varsa, dinar ve dirhemin bulunmadığı [kıyamet (ve hesaplaşmanın olacağı)] gün gelmezden önce daha burada iken helalleşsin. Aksi takdirde o gün, salih bir ameli varsa, o zulmü nisbetinde kendinden alınır. Eğer hasenatı yoksa, arkadaşının günahından alınır, kendisine yüklenir."
Sıra :
5063
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü hak sahiplerine haklarını mutlaka eda edeceksiniz. Öyle ki kabış (boynuzsuz) koyun için, boynuzlu koyundan kısas alınacak, taşa (niye bir başka) taş üzerine yüklenip kaldığından; adamın adamı niye yaraladığından sorulacak." (Ebu Hureyre) der ki: "Biz şunu da işitirdik: "Kıyamet günü, kişiyi tanımadığı birisi yakalar ve der ki: "Sen beni hata ve münker işlerken görüyordun, fakat ondan men etmiyordun!" ["Boynuzlu koyun..." tabirinden gerisi Rezin`in ziyadesidir.]
Sıra :
5064
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav) "Ahirette kimin hesabı münakaşa edilirse, azaba maruz kalacak demektir!" buyurmuşlardı. Ben: "Nasıl olur? Allah Teala hazretleri (mealen): "O vakit kimin kitabı sağ eline verilirse; kolay bir hesabla muhasebe edilecek ve ehline sevinçli olarak dönecek" (İnşikak 7-9) buyurmadı mı, (bu hesap münakaşası değil mi)?" dedim. "Hayır! buyurdular, bu (münakaşa değil) arzdır. Kıyamet günü hesaba çekilen herkes mutlaka helak olmuş demektir!"
Sıra :
5065
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Hureys İbnu Kabisa
Hadis :
Medine`ye geldim ve: "Ey Allahım! Bana salih bir arkadaş nasib et!" diye dua ettim. Derken Ebu Hureyre (ra)`nin yanma oturdum. Kendisine: "Ben, Allah`a bana salih bir arkadaş nasip etmesi için dua ettim. Bana, Resulullah`tan işittiğin bir hadis söyle! Olur ki Allah Teala hazretleri ondan faydalanmamı nasib eder!" dedim. Bunun üzerine dedi ki: "Ben, Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyamet günü, kişi amelleri arasında önce namazın hesabını verecek. Bu hesap güzel olursa kurtuluşa erdi demektir. Bu hesap bozuk olursa, hüsrana düştü demektir. Eğer farzında eksiklik çıkarsa Rab Teala hazretleri: "Bakın, kulumun (defterinde yazılmış) nafilesi var mı?" buyurur. Böylece, farzın eksikleri nafile (namazları) ile tamamlanır. Sonra, bu tarzda olmak üzere diğer amelleri hesaptan geçirilir."
Sıra :
5066
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Yahya İbnu Said
Hadis :
(Ravi der ki) Bana ulaştığına göre, (kıyamet günü), kulun ilk bakılacak ameli namazdır. Eğer namazı kabul edilirse, geri kalan amellerine bakılır. Eğer namazı kabul edilmezse diğer amellerinin hiçbirine bakılmaz.
Sıra :
5067
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü, insanlar arasında hükmedilecek ilk şey kandır."
Sıra :
5068
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Berze
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü, dört şeyden sual edilmedikçe, kulun ayakları [Rabbinin huzurundan] ayrılamaz: Ömrünü nerede harcadığından; Ne amelde bulunduğundan; Malını nerede kazandığından ve nereye harcadığından; Vücudunu nerede çürüttüğünden."
Sıra :
5069
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Said ve Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü kul (hesap vermek üzere huzur-u ilahiye) getirilir. Allah Teala hazretleri: "Ben sana kulak, göz, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanları ve ekimi musahhar kılmadım mı? Seni bunlara baş olmak, onlardan istifade etmek üzere serbest bırakmadım mı? Acaba, benimle bugünkü şu karşılaşmanı hiç düşündün mü ?" diye soracak. Kul da: "Hayır" diyecek. Allah Teala hazretleri: "Öyleyse bugün ben de seni unutacağım, tıpkı senin (dünyada) beni unuttuğun gibi!" buyuracak.
Sıra :
5070
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
(Ashab, Resulullah`a): "Ey Allah`ın Resulü! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: "Bulutsuz bir günde, öğle vaktinde güneşi görme hususunda bir itişip kakışmanız olur mu?" diye sordu. Ashab: "Hayır!" deyince: "Bulutsuz (dolunaylı) gecede ayı görmekte itişip kakışmanız olur mu?" diye tekrar sordu. Ashab yine: "Hayır!" deyince: "Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun, Rabbinizi görme hususunda da hiçbir itişip kakışmanız olmayacak. Tıpkı güneş ve ayı görmede itişip kakışmanız olmadığı gibi. Böylece kul, Rabbiyle karşı karşıya gelecek. Rabb Teala: "Ey filan! Ben sana ikram etmedim mi? Seni efendi yapmadım mı? Sana zevce vermedim mi? Atı, deveyi sana musahhar (hizmetçi) kılmadım mı? Reislik yapmana, ganimet malından dörtte bir almana müsaade etmedim mi ?" diye soracak. Kul: "Evet ey Rabbim!" diyecek. Rab Teala: "Benimle karşılaşacağını hiç düşünmedin mi?" diyecek. Kul bu soruya: "Hayır!" karşılığını verecek. Rab Teala da: "Öyleyse şimdi de ben seni unutuyorum. Tıpkı (dünyada) sen beni unuttuğun gibi!" diyecek. Sonra ikinci kul Allah`ın karşısına çıkar. Rab Teala ona da aynı şeyleri söyler. Sonra üçüncüye de birinciye söylediklerinin aynısını söyler. Kul: "Evet! ey Rabbim!" der. Rab Teala da: "Benimle karşılaşacağını hiç aklından geçirdin mi?" diye sorar. Kul: "Ey Rabbim, sana, kitaplarına ve peygamberlerine inandım. Namaz kıldım, oruç tuttum, sadaka verdim!" der ve elinden geldiğince (Hak Teala hakkında) hayır senada bulunur. Rab Teala: "Bu hususta lehine şehadet edecek biri var mı?" diye soracak. Kul: "Hayır, yok!" diyecek. Rab Teala: "Şimdi senin aleyhine bir şahit gönderilecek!" der. Kul kendi kendine: "Benim aleyhime şahidlik yapacak da kim?" diye içinden düşünür. Kulun ağzı mühürlenir. Uyluğuna: "Haydi konuş!" denir. Uyluğu , eti, kemiği konuşup, onun amelini, haber verirler. Bu, onun kendisi için bir özür aramaması içindir. Bu kimse, Allah`ın gadabına uğrayan münafıktır."
Sıra :
5071
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
İbnu`l-Müseyyeb, Ata İbnu Zeyd el-Leysi, Ebu Hureyre (ra)`den naklen anlatıyor: "İnsanlar Resulullah (aleyhissalatu vesselam)`a: "Ey Allah`ın Resulü! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. O da: "Siz bulutsuz dolunay gecesinde ayı görmekten şüpheye düşer misiniz?" diye sordu. Onlar; "Hayır! Ey Allah`ın Resulü!" diye cevap verdiler. Aleyhissalatu vesselam: "Bulutsuz bir günde güneşi görmekten şüphe eder misiniz?" diye tekrar sordu. Ashab yine: "Hayır!" cevabım verdiler. Bunun üzerine: "Şunu bilin ki, siz Rabbinizi de böyle göreceksiniz. Kıyamet günü, insanlar haşrolunurlar. (Rab Teala): "Kim (Benden başka) bir şeye tapıyor idiyse ona tabi olsun!" buyurur. Onlardan bir kısmı güneşe, bir kısmı aya, bir kısmı da putlara tabi olurlar. Orada, münafıklarıyla birlikte bu ümmet kalır. Allah onlara [tanımadıkları bir surette] yaklaşır. "Ben sizin Rabbinizim!" buyurur. Oradakiler: "[Senden Allah`a sığınırız] Biz, Rabbimiz bize gelinceye kadar bu yerdeyiz! Rabbimiz gelince biz onu tanırız!" derler. Derken Rableri [onların tanıyacağı surette] gelir. "Ben Rabbinizim!" der. Onlarda: "Sen Rabbimizsin!" derler. Rab Teala onları (cennete) davet eder. Cehennemin üzerine sırat kurulur. Peygamberler arasında, ümmetiyle sırattan ilk geçen ben olurum. O gün peygamberler dışında kimse konuşmaz. Peygamberlerin o günkü kelamı da: "Allahümme sellim, Allahümme sellim (Ey Rahimiz selamet ver, ey Rabbimiz selamet ver!" olacak. Cehennemde, deve dikeninin dikenleri gibi kancalar var. Deve dikeninin dikenlerini gördünüz mü?" diye sordu. Ashab: "Evet!" deyince Aleyhissalatu vesselam devam etti: "İşte o kancalar, tıpkı deve dikeninin dikenleri gibidir. Ancak, onların büyüklüğü ne kadardır, Allah`tan başka kimse bilmez, insanları (kötü) amelleri sebebiyle kapar. İnsanların bir kısmı (kötü) ameli sebebiyle helak olur. Bir kısmı da ateşin içine yıkılır, sonra kurtulur. Allah, ateş ehlinden kurtarmak istediklerine rahmet etmeyi irade edince, ateş ehlinden Allah`a ibadet etmiş olanları, ateşten çıkarmaları için meleklere emreder. Melekler bu kimseleri, secde izleriyle tanırlar. Çünkü Allah Teala hazretleri secde mahallinin yakılmasını ateşe haram etmiştir. Onlar böylece ateşten çıkarlar. Hepsi de ateşten kavrulmuş vaziyettedir. Üzerlerine hayat suyu dökülür. Selin getirdiği milli topraktan habbelerin (filiz açıp) bitmesigibi, suyun değdiği yerler yeniden bitecek. Rab Teala, sonra, kullar arasındaki hükmünü tamamlayacak. Derken cennetle cehennem arasında bir kul kalacak. Bu, cennete girmede cehennemliklerin sonuncusudur. Yüzü cehenneme doğru ilerlerken: "Ey Rabbim! Yüzümü ateş tarafından çevir! Kokusu beni perişan etti, alevi de beni kavurdu" diye yalvaracak. Allah Teala`ya, kendisine dua etmesini dilediği kadar duada bulunacak. Sonra Allah Teala hazretleri: "Ben bu istediğini versem, bundan başkasını da ister misin?" diye soracak. Adam: "izzet ve celaline yemin olsun hayır! Bundan başkasını istemem!" diyecek ve istemeyeceği hususunda Allah`a ahd u misakta bulunacak. (Allah), bunun üzerine yüzünü ateşten çevirecek. Adam yüzüyle cennete yönelince ve onun güzelliğini görünce, Allah`ın dilediği bir müddet susacak. Sonra (dayanamayıp): "Ey Rabbim! Beni cennetin kapısıa yaklaştır!" diyecek. Allah Teala hazretleri: "Sen bana istemiş olduğundan başka bir talepte bulunmayacağına dair ahd u misakta bulunmadın mı? Ey ademoğlu yazık sana! Sen ne dönekmişsin!" diyecek. Adam: "Ey Rabbim! Mahlukatın en bedbahtı ben olmayayım!" diyecek. Rab Teala: "Sana bu istediğin verilse, acaba başka bir şey istemeyecek misin?" der. Adam: "Hayır! İzzetine ve celaline yemin olsun hayır! Başka bir şey istemeyeceğim!" diyecek. Rabbi de onu mazur addedecek. Çünkü o, sabredilemeyecek bir şeyler görmüştür. Adam, Rabbine, istediği ahd u misakta bulunur. (Rabbi de) onu cennetin kapısın yaklaştırır. Kapıya yaklaşıp onun güzelliğini ve içindeki taravet ve süruru görünce, Allah`ın dilediği kadar sesini keser. (Fakat daha fazla dayanamayıp atılır): "Ey Rabbim! Beni cennete koy!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu yazık sana! Sen ne dönekmişsin! Sana verilenlerin dışında bir şey istemeyeceğine dair bana ahd u misak vermedin mi?" diyecek. Adam: "Ey Rabbim! Beni mahlukatın en bedbahtı yapma!" diyecek. Allah onun bu haline gülecek. Sonra ona cennete girmesi için izin verecek ve: "Dile (ne dilersen!)" diyecek. Adam dileyecek. Öyle ki, hiçbir arzusu kalmayacak. Allah yine de: "Şunları şunları da iste!" deyip, istemesi gereken şeyleri zikredecek. Böylece istenecek şeyler bilince Allah Teala hazretleri: "Bütün bunlar, bir misliyle sana verilmiştir!" buyuracak." Ebu Said der ki: "Resulullah (sav)`ın: "Bütün bunlar, on misliyle birlikte sana verilmiştir!" dediğini işittim."
Sıra :
5072
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü insanlar üç kere Allah`a arzedilirler: İlk iki arzedilmede cidal ve özür beyanı vardır. Ama üçüncü arzedilme esnasında ellerde sahifeler uçuşur, kimisi sağ eliyle, kimisi de sol eliyle alır."
Sıra :
5073
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Bir adam bana: "(Kıyamet günü Allah`ın kişiye hususi) hitabı hakkında ne işittin?" diye sordu. Şu cevabı verdim: "Resulullah (sav)`ın: "Mü`min Rabbine yaklaştırılır. Öyle ki, (Allah onun) üzerine himayesini indirir ve günahlarını itiraf ettirir. Ona sorar: "Şu şu günahlarını biliyor musun?" Mü`min kul, iki kere: "Evet ey Rabbim, biliyorum!" der. Rab Teala da: "Dünyada iken bunları örterek seni teşhir etmemiştim. Bugün de onları senden affediyorum!" buyurur. Sonra ona hasenat defteri verilir. Amma, kafirlere ve münafıklara gelince, bunlarla ilgili olarak, bütün mahlukatın huzurunda: "Bunlar Allah namına yalan söylemişler (böylece büyük bir zulümde bulunmuşlardır). Haberiniz olsun! Allah`ın laneti zalimleredir" diye nida olunur" dediğini işittim."
Sıra :
5074
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Aişe
Hadis :
Bir adam gelerek: "Ey Allah`ın Resulü! Benim kölelerim var, bana yalan söylüyorlar ve bana ihanet ediyorlar, bana isyan ediyorlar. Ben de onlara şetmediyor ve dövüyorum. Onlar yüzünden (Allah yanında) durumum ne olacak?" diye sordu. Resulullah (sav): "Kıyamet günü onlar, sana olan ihanetleri, isyanları ve yalanları sebebiyle muhasebe olacaktır. Senin onlara verdiğin ceza ise, eğer cezan onların günahları nisbetinde ise, başabaştır; ne lehine ne de aleyhine olur. Eğer onlara verdiğin ceza günahlarından az ise bu senin için bir fazilet olur. Eğer onlara verdiğin ceza günahlarından çok olursa, bu fazla kısım sebebiyle onlar lehine sana kısas yapılır" buyurdular. Bunun üzerine adam huzurdan çekildi, ağlamaya ve dövünmeye başladı. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam dedi ki: "Sen Allah`ın kitabını okumuyor musun? (Bak ne diyor!) (Mealen): "Biz kıyamet gününe mahsus adalet terazileri koyacağız. Artık hiçbir kimse hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmayacaktır. (O şey) bir hardal tanesi kadar bile olsa, onu getiririz (mizana koyarız). Hesapçılar olarak da biz yeteriz" (Enbiya 47). Adam tekrar: "Allah`a yemin olsun, ey Allah`ın Resulü! Ben hem kendim ve hem de onlar için, ayrılmalarından daha hayırlı bir şey göremiyorum. Seni şahid kılıyorum, hepsi hürdür, (azat ettim)" dedi.
Sıra :
5075
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav) (bir gün) güldüler ve: "Neye güldüğümü biliyor musunuz?" buyurdular. Biz: "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dedik. "Kulun Rabbine olan hitabından!" buyurdular ve şöyle devam ettiler: "Kul şöyle der: "Ey Rabbim, sen beni zulümden korumadın mı?" Rab Teala: "Evet korudum" buyurur. Kul da: "Fakat ben bugün, kendime, kendimden başka bir kimsenin şahid olmasını asla istemiyorum" der. Rab Teala: "Bugün sana tek şahid olarak nefsin, çok şahid olarak da kiramen katibin kafidir" buyurur." Resulullah devamla dedi ki: "Ağzına mühür vurulur ve diğer organlarına: "Konuş!" denilir. Onlar adamın amelini haber verirler. Sonra konuşma hususunda serbest bırakılır. Adam organlarına: "Yazıklar olsun size! Buradan defolun! Ben sizin için mücadele etmiştim" der."
Sıra :
5076
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
İbnu Amr İbni`l-As
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Aziz ve celil olan Allah [kıyamet günü], ümmetimden bir adamı mahlukatın üstünden seçer ve onun için doksan dokuz büyük defter açar. Her defter, gözün alabildiği kadar büyüktür. Rab Teala adama sorar: "Bu defterde yazılı olanlardan bir şey inkar ediyor musun? Muhafız katiplerim (olmadık şeyler yazarak sana) zulmetmişler mi?" Kul: "Ey Rabbim! Hayır! (Hepsi doğrudur!)" der. Rab Teala sorar: "(Bunları yapmada beyan edeceğin) bir özrün var mı?" Kul der: "Hayır! Ey Rabbim!" Aziz ve celil olan Allah: "Evet! Senin bizim yanımızda (makbul, büyük) bir de hasenen var. Bugün sana zulüm yapmayacağız!" buyurur. Hemen bir etiket çıkarılır. Uzerinde "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden resulallah (şehadet ederim ki Allah`tan başka ilah yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed Allah`ın elçisidir)" yazılıdır. Sonra, Rabb Teala der: "Ağırlığını (yani amellerinin ağırlığını) hazırla!" Kul sorar: "Ey Rabbim! Bu defterlerin yanındaki bu etiket de ne?" Rabb Teala der: "Sana zulmedilmeyecek! Hemen defterler Mizan`ın bir kefesine konur, etiket de diğer kefesine. Tartılırlar. Sonunda defterler hafif kalır, etiket ağır basar. Esasen Allah`ın ismi yanında hiçbir şey ağır olamaz."
Sıra :
5077
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Mes`ud el-Bedri
Hadis :
"Ey Allah`ın Resulü" dendi, "biz cahiliye devrinde yaptıklarımızdan hesaba çekilecek miyiz?" Şu cevabı verdiler: "Müslüman olduktan sonra iyi olana, cahiliye devrinde yaptıklarından sorulmayacaktır. Kötü amel işleyene, hem İslam`daki ameli hem de önceki ameli sebebiyle hesap sorulacaktır."
Sıra :
5078
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimseyi (küfür veya günah gibi) bir şeye çağıran hiç kimse yok ki kıyamet günü, o çağırdığı şeyle birlikte tevkif edilmemiş olsun. Mutlaka onunla ayrılmaz şekilde beraberdir. Bir adam bir adamı (bir şeye) davet etmiş olsa dahi!" Sonra şu ayeti okudu, (mealen): "Onları hapsedin, çünkü onlar mes`uldürler" (Saffat 24).
Sıra :
5079
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kimin üzerinde kardeşine karşı ırz veya başka bir şey sebebiyle hak varsa, dinar ve dirhemin bulunmadığı [kıyamet (ve hesaplaşmanın olacağı)] gün gelmezden önce daha burada iken helalleşsin. Aksi takdirde o gün, salih bir ameli varsa, o zulmü nisbetinde kendinden alınır. Eğer hasenatı yoksa, arkadaşının günahından alınır, kendisine yüklenir."
Sıra :
5063
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü hak sahiplerine haklarını mutlaka eda edeceksiniz. Öyle ki kabış (boynuzsuz) koyun için, boynuzlu koyundan kısas alınacak, taşa (niye bir başka) taş üzerine yüklenip kaldığından; adamın adamı niye yaraladığından sorulacak." (Ebu Hureyre) der ki: "Biz şunu da işitirdik: "Kıyamet günü, kişiyi tanımadığı birisi yakalar ve der ki: "Sen beni hata ve münker işlerken görüyordun, fakat ondan men etmiyordun!" ["Boynuzlu koyun..." tabirinden gerisi Rezin`in ziyadesidir.]
Sıra :
5064
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav) "Ahirette kimin hesabı münakaşa edilirse, azaba maruz kalacak demektir!" buyurmuşlardı. Ben: "Nasıl olur? Allah Teala hazretleri (mealen): "O vakit kimin kitabı sağ eline verilirse; kolay bir hesabla muhasebe edilecek ve ehline sevinçli olarak dönecek" (İnşikak 7-9) buyurmadı mı, (bu hesap münakaşası değil mi)?" dedim. "Hayır! buyurdular, bu (münakaşa değil) arzdır. Kıyamet günü hesaba çekilen herkes mutlaka helak olmuş demektir!"
Sıra :
5065
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Hureys İbnu Kabisa
Hadis :
Medine`ye geldim ve: "Ey Allahım! Bana salih bir arkadaş nasib et!" diye dua ettim. Derken Ebu Hureyre (ra)`nin yanma oturdum. Kendisine: "Ben, Allah`a bana salih bir arkadaş nasip etmesi için dua ettim. Bana, Resulullah`tan işittiğin bir hadis söyle! Olur ki Allah Teala hazretleri ondan faydalanmamı nasib eder!" dedim. Bunun üzerine dedi ki: "Ben, Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyamet günü, kişi amelleri arasında önce namazın hesabını verecek. Bu hesap güzel olursa kurtuluşa erdi demektir. Bu hesap bozuk olursa, hüsrana düştü demektir. Eğer farzında eksiklik çıkarsa Rab Teala hazretleri: "Bakın, kulumun (defterinde yazılmış) nafilesi var mı?" buyurur. Böylece, farzın eksikleri nafile (namazları) ile tamamlanır. Sonra, bu tarzda olmak üzere diğer amelleri hesaptan geçirilir."
Sıra :
5066
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Yahya İbnu Said
Hadis :
(Ravi der ki) Bana ulaştığına göre, (kıyamet günü), kulun ilk bakılacak ameli namazdır. Eğer namazı kabul edilirse, geri kalan amellerine bakılır. Eğer namazı kabul edilmezse diğer amellerinin hiçbirine bakılmaz.
Sıra :
5067
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü, insanlar arasında hükmedilecek ilk şey kandır."
Sıra :
5068
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Berze
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü, dört şeyden sual edilmedikçe, kulun ayakları [Rabbinin huzurundan] ayrılamaz: Ömrünü nerede harcadığından; Ne amelde bulunduğundan; Malını nerede kazandığından ve nereye harcadığından; Vücudunu nerede çürüttüğünden."
Sıra :
5069
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Said ve Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü kul (hesap vermek üzere huzur-u ilahiye) getirilir. Allah Teala hazretleri: "Ben sana kulak, göz, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanları ve ekimi musahhar kılmadım mı? Seni bunlara baş olmak, onlardan istifade etmek üzere serbest bırakmadım mı? Acaba, benimle bugünkü şu karşılaşmanı hiç düşündün mü ?" diye soracak. Kul da: "Hayır" diyecek. Allah Teala hazretleri: "Öyleyse bugün ben de seni unutacağım, tıpkı senin (dünyada) beni unuttuğun gibi!" buyuracak.
Sıra :
5070
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
(Ashab, Resulullah`a): "Ey Allah`ın Resulü! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: "Bulutsuz bir günde, öğle vaktinde güneşi görme hususunda bir itişip kakışmanız olur mu?" diye sordu. Ashab: "Hayır!" deyince: "Bulutsuz (dolunaylı) gecede ayı görmekte itişip kakışmanız olur mu?" diye tekrar sordu. Ashab yine: "Hayır!" deyince: "Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun, Rabbinizi görme hususunda da hiçbir itişip kakışmanız olmayacak. Tıpkı güneş ve ayı görmede itişip kakışmanız olmadığı gibi. Böylece kul, Rabbiyle karşı karşıya gelecek. Rabb Teala: "Ey filan! Ben sana ikram etmedim mi? Seni efendi yapmadım mı? Sana zevce vermedim mi? Atı, deveyi sana musahhar (hizmetçi) kılmadım mı? Reislik yapmana, ganimet malından dörtte bir almana müsaade etmedim mi ?" diye soracak. Kul: "Evet ey Rabbim!" diyecek. Rab Teala: "Benimle karşılaşacağını hiç düşünmedin mi?" diyecek. Kul bu soruya: "Hayır!" karşılığını verecek. Rab Teala da: "Öyleyse şimdi de ben seni unutuyorum. Tıpkı (dünyada) sen beni unuttuğun gibi!" diyecek. Sonra ikinci kul Allah`ın karşısına çıkar. Rab Teala ona da aynı şeyleri söyler. Sonra üçüncüye de birinciye söylediklerinin aynısını söyler. Kul: "Evet! ey Rabbim!" der. Rab Teala da: "Benimle karşılaşacağını hiç aklından geçirdin mi?" diye sorar. Kul: "Ey Rabbim, sana, kitaplarına ve peygamberlerine inandım. Namaz kıldım, oruç tuttum, sadaka verdim!" der ve elinden geldiğince (Hak Teala hakkında) hayır senada bulunur. Rab Teala: "Bu hususta lehine şehadet edecek biri var mı?" diye soracak. Kul: "Hayır, yok!" diyecek. Rab Teala: "Şimdi senin aleyhine bir şahit gönderilecek!" der. Kul kendi kendine: "Benim aleyhime şahidlik yapacak da kim?" diye içinden düşünür. Kulun ağzı mühürlenir. Uyluğuna: "Haydi konuş!" denir. Uyluğu , eti, kemiği konuşup, onun amelini, haber verirler. Bu, onun kendisi için bir özür aramaması içindir. Bu kimse, Allah`ın gadabına uğrayan münafıktır."
Sıra :
5071
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
İbnu`l-Müseyyeb, Ata İbnu Zeyd el-Leysi, Ebu Hureyre (ra)`den naklen anlatıyor: "İnsanlar Resulullah (aleyhissalatu vesselam)`a: "Ey Allah`ın Resulü! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. O da: "Siz bulutsuz dolunay gecesinde ayı görmekten şüpheye düşer misiniz?" diye sordu. Onlar; "Hayır! Ey Allah`ın Resulü!" diye cevap verdiler. Aleyhissalatu vesselam: "Bulutsuz bir günde güneşi görmekten şüphe eder misiniz?" diye tekrar sordu. Ashab yine: "Hayır!" cevabım verdiler. Bunun üzerine: "Şunu bilin ki, siz Rabbinizi de böyle göreceksiniz. Kıyamet günü, insanlar haşrolunurlar. (Rab Teala): "Kim (Benden başka) bir şeye tapıyor idiyse ona tabi olsun!" buyurur. Onlardan bir kısmı güneşe, bir kısmı aya, bir kısmı da putlara tabi olurlar. Orada, münafıklarıyla birlikte bu ümmet kalır. Allah onlara [tanımadıkları bir surette] yaklaşır. "Ben sizin Rabbinizim!" buyurur. Oradakiler: "[Senden Allah`a sığınırız] Biz, Rabbimiz bize gelinceye kadar bu yerdeyiz! Rabbimiz gelince biz onu tanırız!" derler. Derken Rableri [onların tanıyacağı surette] gelir. "Ben Rabbinizim!" der. Onlarda: "Sen Rabbimizsin!" derler. Rab Teala onları (cennete) davet eder. Cehennemin üzerine sırat kurulur. Peygamberler arasında, ümmetiyle sırattan ilk geçen ben olurum. O gün peygamberler dışında kimse konuşmaz. Peygamberlerin o günkü kelamı da: "Allahümme sellim, Allahümme sellim (Ey Rahimiz selamet ver, ey Rabbimiz selamet ver!" olacak. Cehennemde, deve dikeninin dikenleri gibi kancalar var. Deve dikeninin dikenlerini gördünüz mü?" diye sordu. Ashab: "Evet!" deyince Aleyhissalatu vesselam devam etti: "İşte o kancalar, tıpkı deve dikeninin dikenleri gibidir. Ancak, onların büyüklüğü ne kadardır, Allah`tan başka kimse bilmez, insanları (kötü) amelleri sebebiyle kapar. İnsanların bir kısmı (kötü) ameli sebebiyle helak olur. Bir kısmı da ateşin içine yıkılır, sonra kurtulur. Allah, ateş ehlinden kurtarmak istediklerine rahmet etmeyi irade edince, ateş ehlinden Allah`a ibadet etmiş olanları, ateşten çıkarmaları için meleklere emreder. Melekler bu kimseleri, secde izleriyle tanırlar. Çünkü Allah Teala hazretleri secde mahallinin yakılmasını ateşe haram etmiştir. Onlar böylece ateşten çıkarlar. Hepsi de ateşten kavrulmuş vaziyettedir. Üzerlerine hayat suyu dökülür. Selin getirdiği milli topraktan habbelerin (filiz açıp) bitmesigibi, suyun değdiği yerler yeniden bitecek. Rab Teala, sonra, kullar arasındaki hükmünü tamamlayacak. Derken cennetle cehennem arasında bir kul kalacak. Bu, cennete girmede cehennemliklerin sonuncusudur. Yüzü cehenneme doğru ilerlerken: "Ey Rabbim! Yüzümü ateş tarafından çevir! Kokusu beni perişan etti, alevi de beni kavurdu" diye yalvaracak. Allah Teala`ya, kendisine dua etmesini dilediği kadar duada bulunacak. Sonra Allah Teala hazretleri: "Ben bu istediğini versem, bundan başkasını da ister misin?" diye soracak. Adam: "izzet ve celaline yemin olsun hayır! Bundan başkasını istemem!" diyecek ve istemeyeceği hususunda Allah`a ahd u misakta bulunacak. (Allah), bunun üzerine yüzünü ateşten çevirecek. Adam yüzüyle cennete yönelince ve onun güzelliğini görünce, Allah`ın dilediği bir müddet susacak. Sonra (dayanamayıp): "Ey Rabbim! Beni cennetin kapısıa yaklaştır!" diyecek. Allah Teala hazretleri: "Sen bana istemiş olduğundan başka bir talepte bulunmayacağına dair ahd u misakta bulunmadın mı? Ey ademoğlu yazık sana! Sen ne dönekmişsin!" diyecek. Adam: "Ey Rabbim! Mahlukatın en bedbahtı ben olmayayım!" diyecek. Rab Teala: "Sana bu istediğin verilse, acaba başka bir şey istemeyecek misin?" der. Adam: "Hayır! İzzetine ve celaline yemin olsun hayır! Başka bir şey istemeyeceğim!" diyecek. Rabbi de onu mazur addedecek. Çünkü o, sabredilemeyecek bir şeyler görmüştür. Adam, Rabbine, istediği ahd u misakta bulunur. (Rabbi de) onu cennetin kapısın yaklaştırır. Kapıya yaklaşıp onun güzelliğini ve içindeki taravet ve süruru görünce, Allah`ın dilediği kadar sesini keser. (Fakat daha fazla dayanamayıp atılır): "Ey Rabbim! Beni cennete koy!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu yazık sana! Sen ne dönekmişsin! Sana verilenlerin dışında bir şey istemeyeceğine dair bana ahd u misak vermedin mi?" diyecek. Adam: "Ey Rabbim! Beni mahlukatın en bedbahtı yapma!" diyecek. Allah onun bu haline gülecek. Sonra ona cennete girmesi için izin verecek ve: "Dile (ne dilersen!)" diyecek. Adam dileyecek. Öyle ki, hiçbir arzusu kalmayacak. Allah yine de: "Şunları şunları da iste!" deyip, istemesi gereken şeyleri zikredecek. Böylece istenecek şeyler bilince Allah Teala hazretleri: "Bütün bunlar, bir misliyle sana verilmiştir!" buyuracak." Ebu Said der ki: "Resulullah (sav)`ın: "Bütün bunlar, on misliyle birlikte sana verilmiştir!" dediğini işittim."
Sıra :
5072
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü insanlar üç kere Allah`a arzedilirler: İlk iki arzedilmede cidal ve özür beyanı vardır. Ama üçüncü arzedilme esnasında ellerde sahifeler uçuşur, kimisi sağ eliyle, kimisi de sol eliyle alır."
Sıra :
5073
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Bir adam bana: "(Kıyamet günü Allah`ın kişiye hususi) hitabı hakkında ne işittin?" diye sordu. Şu cevabı verdim: "Resulullah (sav)`ın: "Mü`min Rabbine yaklaştırılır. Öyle ki, (Allah onun) üzerine himayesini indirir ve günahlarını itiraf ettirir. Ona sorar: "Şu şu günahlarını biliyor musun?" Mü`min kul, iki kere: "Evet ey Rabbim, biliyorum!" der. Rab Teala da: "Dünyada iken bunları örterek seni teşhir etmemiştim. Bugün de onları senden affediyorum!" buyurur. Sonra ona hasenat defteri verilir. Amma, kafirlere ve münafıklara gelince, bunlarla ilgili olarak, bütün mahlukatın huzurunda: "Bunlar Allah namına yalan söylemişler (böylece büyük bir zulümde bulunmuşlardır). Haberiniz olsun! Allah`ın laneti zalimleredir" diye nida olunur" dediğini işittim."
Sıra :
5074
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Aişe
Hadis :
Bir adam gelerek: "Ey Allah`ın Resulü! Benim kölelerim var, bana yalan söylüyorlar ve bana ihanet ediyorlar, bana isyan ediyorlar. Ben de onlara şetmediyor ve dövüyorum. Onlar yüzünden (Allah yanında) durumum ne olacak?" diye sordu. Resulullah (sav): "Kıyamet günü onlar, sana olan ihanetleri, isyanları ve yalanları sebebiyle muhasebe olacaktır. Senin onlara verdiğin ceza ise, eğer cezan onların günahları nisbetinde ise, başabaştır; ne lehine ne de aleyhine olur. Eğer onlara verdiğin ceza günahlarından az ise bu senin için bir fazilet olur. Eğer onlara verdiğin ceza günahlarından çok olursa, bu fazla kısım sebebiyle onlar lehine sana kısas yapılır" buyurdular. Bunun üzerine adam huzurdan çekildi, ağlamaya ve dövünmeye başladı. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam dedi ki: "Sen Allah`ın kitabını okumuyor musun? (Bak ne diyor!) (Mealen): "Biz kıyamet gününe mahsus adalet terazileri koyacağız. Artık hiçbir kimse hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmayacaktır. (O şey) bir hardal tanesi kadar bile olsa, onu getiririz (mizana koyarız). Hesapçılar olarak da biz yeteriz" (Enbiya 47). Adam tekrar: "Allah`a yemin olsun, ey Allah`ın Resulü! Ben hem kendim ve hem de onlar için, ayrılmalarından daha hayırlı bir şey göremiyorum. Seni şahid kılıyorum, hepsi hürdür, (azat ettim)" dedi.
Sıra :
5075
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav) (bir gün) güldüler ve: "Neye güldüğümü biliyor musunuz?" buyurdular. Biz: "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dedik. "Kulun Rabbine olan hitabından!" buyurdular ve şöyle devam ettiler: "Kul şöyle der: "Ey Rabbim, sen beni zulümden korumadın mı?" Rab Teala: "Evet korudum" buyurur. Kul da: "Fakat ben bugün, kendime, kendimden başka bir kimsenin şahid olmasını asla istemiyorum" der. Rab Teala: "Bugün sana tek şahid olarak nefsin, çok şahid olarak da kiramen katibin kafidir" buyurur." Resulullah devamla dedi ki: "Ağzına mühür vurulur ve diğer organlarına: "Konuş!" denilir. Onlar adamın amelini haber verirler. Sonra konuşma hususunda serbest bırakılır. Adam organlarına: "Yazıklar olsun size! Buradan defolun! Ben sizin için mücadele etmiştim" der."
Sıra :
5076
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
İbnu Amr İbni`l-As
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Aziz ve celil olan Allah [kıyamet günü], ümmetimden bir adamı mahlukatın üstünden seçer ve onun için doksan dokuz büyük defter açar. Her defter, gözün alabildiği kadar büyüktür. Rab Teala adama sorar: "Bu defterde yazılı olanlardan bir şey inkar ediyor musun? Muhafız katiplerim (olmadık şeyler yazarak sana) zulmetmişler mi?" Kul: "Ey Rabbim! Hayır! (Hepsi doğrudur!)" der. Rab Teala sorar: "(Bunları yapmada beyan edeceğin) bir özrün var mı?" Kul der: "Hayır! Ey Rabbim!" Aziz ve celil olan Allah: "Evet! Senin bizim yanımızda (makbul, büyük) bir de hasenen var. Bugün sana zulüm yapmayacağız!" buyurur. Hemen bir etiket çıkarılır. Uzerinde "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden resulallah (şehadet ederim ki Allah`tan başka ilah yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed Allah`ın elçisidir)" yazılıdır. Sonra, Rabb Teala der: "Ağırlığını (yani amellerinin ağırlığını) hazırla!" Kul sorar: "Ey Rabbim! Bu defterlerin yanındaki bu etiket de ne?" Rabb Teala der: "Sana zulmedilmeyecek! Hemen defterler Mizan`ın bir kefesine konur, etiket de diğer kefesine. Tartılırlar. Sonunda defterler hafif kalır, etiket ağır basar. Esasen Allah`ın ismi yanında hiçbir şey ağır olamaz."
Sıra :
5077
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Ebu Mes`ud el-Bedri
Hadis :
"Ey Allah`ın Resulü" dendi, "biz cahiliye devrinde yaptıklarımızdan hesaba çekilecek miyiz?" Şu cevabı verdiler: "Müslüman olduktan sonra iyi olana, cahiliye devrinde yaptıklarından sorulmayacaktır. Kötü amel işleyene, hem İslam`daki ameli hem de önceki ameli sebebiyle hesap sorulacaktır."
Sıra :
5078
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimseyi (küfür veya günah gibi) bir şeye çağıran hiç kimse yok ki kıyamet günü, o çağırdığı şeyle birlikte tevkif edilmemiş olsun. Mutlaka onunla ayrılmaz şekilde beraberdir. Bir adam bir adamı (bir şeye) davet etmiş olsa dahi!" Sonra şu ayeti okudu, (mealen): "Onları hapsedin, çünkü onlar mes`uldürler" (Saffat 24).
Sıra :
5079
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
Süheyl İbnu Sa`d
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü insanlar beyaz, bembeyaz, has unun çöreği gibi bir yerde toplanacaklar. Orada hiç kimsenin bir işareti (evi, bağı vs.) olmayacak."
Sıra :
5057
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Resulullah (sav): "Sizler Allah`a yalınayak, bedenleriniz çıplak ve kabuklu (sünnet edilmemiş) olarak haşr olunacaksınız!" buyurdular."
Sıra :
5058
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) va`z etmek üzere aramızda doğruldu ve dedi ki: "Ey insanlar! Sizler (kıyamet günü) Allah`ın yanında yalınayak, çıplak ve kabuklu olarak toplanacaksınız. [Sonra şu ayeti okudu:] "İlk yaratışa nasıl başladı isek, üzerimizde hak bir vaad olarak yine onu iade edeceğiz..." (Enbiya 104). Haberiniz olsun! Kıyamet günü mahlukattan ilk giydirilecek İbrahim aleyhisselam`dır. Haberiniz olsun, o gün ümmetimden bazı kimseler getirilir ve sol tarafa alınırlar. Bunun üzerine ben: "Ey Rabbim! Bunlar ashabımdır!" derim. Bana: "Sen bilmiyorsun, bunlar senden sonra neler yaptılar" denilir. Ben salih kul (İsa)`nın dediği gibi diyeceğim: "Ben içlerinde bulunduğum müddetçe üzerlerinde bir kontrolcü idim. Fakat vakta ki sen beni (içlerinden) aldın, üstlerinde nigehban yalnız sen oldun. (Zaten) sen (her zaman) her şeye hakkıyla şahidsin. Eğer kendilerine azab edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen mutlak galib ve yegane hüküm ve hikmet sahibi olan da hakikaten sensin sen." [Maide (117-118).] Resulullah (sav) devamla dedi ki: "Bunun üzerine bana: "Onlar, sen aralarından ayrıldığın günden beri, dinden yüz çevirmeye hiç ara vermediler!" denilecek." Bir rivayette şu ziyade var: "Ben: "Rahmetten uzak olsunlar, rahmetten uzak olsunlar!" derim."
Sıra :
5059
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü insanlar üç sınıf olarak haşrolunurlar: Yayalar sınıfı; Binekliler sınıfı; Yüzü üstü sürünenler sınıfı." Aleyhissalatu vesselam`a soruldu: "Ey Allah`ın Resulü! Bunlar yüzleri üzerine nasıl yürürler?" Şu cevabı verdiler: "Onları ayakları üzerine yürüten Zat-ı Zülcelal, yüzleri üzerine yürütmeye de kadirdir. Ancak bilesiniz, bu yüzleri üstü yürüyenler, önlerine çıkan her engele, her dikene karşı kendilerini yüzleriyle korumaya çalışırlar."
Sıra :
5060
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanlar kıyamet günü üç hal üzere haşrolunurlar: 1) İstekliler, korkanlar, 2) İki kişi bir deve üzerinde olanlar, üç kişi bir deve üzerinde olanlar, dört kişi bir deve üzerinde olanlar, on kişi bir deve üzerinde olanlar. 3) Geri kalanları, ateşe tapanlar. Cehennem, onların kaylüle yaptığı yerde onlarla kaylüle yapar, geceledikleri yerde onlarla birlikte geceler, onların sabahladıkları yerde onlarla sabahlar, onların akşamladıkları yerde onlarla beraber akşamlar."
Sıra :
5061
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanlar kıyamet günü öylesine ter akıtırlar ki, bu terler yerin içinde yetmiş zira`lık derinliğe kadar iner ve bu ter (yer üstünde de birikerek insanları konuşamaz hale getirmek üzere ağızlarına) gem vurur ve kulaklarına kadar ulaşır."
Sıra :
5062
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
Süheyl İbnu Sa`d
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü insanlar beyaz, bembeyaz, has unun çöreği gibi bir yerde toplanacaklar. Orada hiç kimsenin bir işareti (evi, bağı vs.) olmayacak."
Sıra :
5057
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Resulullah (sav): "Sizler Allah`a yalınayak, bedenleriniz çıplak ve kabuklu (sünnet edilmemiş) olarak haşr olunacaksınız!" buyurdular."
Sıra :
5058
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) va`z etmek üzere aramızda doğruldu ve dedi ki: "Ey insanlar! Sizler (kıyamet günü) Allah`ın yanında yalınayak, çıplak ve kabuklu olarak toplanacaksınız. [Sonra şu ayeti okudu:] "İlk yaratışa nasıl başladı isek, üzerimizde hak bir vaad olarak yine onu iade edeceğiz..." (Enbiya 104). Haberiniz olsun! Kıyamet günü mahlukattan ilk giydirilecek İbrahim aleyhisselam`dır. Haberiniz olsun, o gün ümmetimden bazı kimseler getirilir ve sol tarafa alınırlar. Bunun üzerine ben: "Ey Rabbim! Bunlar ashabımdır!" derim. Bana: "Sen bilmiyorsun, bunlar senden sonra neler yaptılar" denilir. Ben salih kul (İsa)`nın dediği gibi diyeceğim: "Ben içlerinde bulunduğum müddetçe üzerlerinde bir kontrolcü idim. Fakat vakta ki sen beni (içlerinden) aldın, üstlerinde nigehban yalnız sen oldun. (Zaten) sen (her zaman) her şeye hakkıyla şahidsin. Eğer kendilerine azab edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen mutlak galib ve yegane hüküm ve hikmet sahibi olan da hakikaten sensin sen." [Maide (117-118).] Resulullah (sav) devamla dedi ki: "Bunun üzerine bana: "Onlar, sen aralarından ayrıldığın günden beri, dinden yüz çevirmeye hiç ara vermediler!" denilecek." Bir rivayette şu ziyade var: "Ben: "Rahmetten uzak olsunlar, rahmetten uzak olsunlar!" derim."
Sıra :
5059
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü insanlar üç sınıf olarak haşrolunurlar: Yayalar sınıfı; Binekliler sınıfı; Yüzü üstü sürünenler sınıfı." Aleyhissalatu vesselam`a soruldu: "Ey Allah`ın Resulü! Bunlar yüzleri üzerine nasıl yürürler?" Şu cevabı verdiler: "Onları ayakları üzerine yürüten Zat-ı Zülcelal, yüzleri üzerine yürütmeye de kadirdir. Ancak bilesiniz, bu yüzleri üstü yürüyenler, önlerine çıkan her engele, her dikene karşı kendilerini yüzleriyle korumaya çalışırlar."
Sıra :
5060
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanlar kıyamet günü üç hal üzere haşrolunurlar: 1) İstekliler, korkanlar, 2) İki kişi bir deve üzerinde olanlar, üç kişi bir deve üzerinde olanlar, dört kişi bir deve üzerinde olanlar, on kişi bir deve üzerinde olanlar. 3) Geri kalanları, ateşe tapanlar. Cehennem, onların kaylüle yaptığı yerde onlarla kaylüle yapar, geceledikleri yerde onlarla birlikte geceler, onların sabahladıkları yerde onlarla sabahlar, onların akşamladıkları yerde onlarla beraber akşamlar."
Sıra :
5061
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Kıyamet Ahvali - Haşr
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanlar kıyamet günü öylesine ter akıtırlar ki, bu terler yerin içinde yetmiş zira`lık derinliğe kadar iner ve bu ter (yer üstünde de birikerek insanları konuşamaz hale getirmek üzere ağızlarına) gem vurur ve kulaklarına kadar ulaşır."
Sıra :
5062
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Abdullah İbnu Amr İbni`l-As
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki haslet -veya iki hallet - vardır ki onları Müslüman bir kimse (devam üzere) söyleyecek olursa mutlaka cennete girer. Bu iki şey kolaydır. Kim onlarla amel ederse, azdır da... Her (farz) namazdan sonra on kere tesbih (sübhanallah), on kere tahmid (elhamdülillah), on kere tekbir (Allahu ekber) söylemekten ibarettir." (Abdullah der ki:) "Ben Resulullah (sav)`ın bunları söylerken parmaklarıyla saydığını gördüm. Resulullah devamla buyurdular: "Bunlar beş vakit itibariyle toplam olarak dilde yüzellidir. Mizanda bin beş yüzdür, "ikinci haslet" ise yatağa girince Allah`a yüz kere teşbih, tekbir ve tahmid`de bulunmanızdır. Bu da lisanda yüzdür, mizanda bindir. (Her ikisi toplam iki bin beş yüz eder.)" Resulullah (sav) sözlerine şöyle bir soru ile devam etti: "Hanginiz bir günde, gece ve gündüz iki bin beş yüz günah işler?" "Bunları niye söylemiyelim ey Allah`ın Resulü?" dediler. Şu cevabı verdi: "Şeytan, namazda iken her birinize gelir: "Şunu şunu hatırla" der, ve namazdan çıkıncaya kadar devam eder. (Bu hatırlatmaların neticesi olarak) kişi bu tesbihatı terk bile eder. Kişi yatağına girince de şeytan ona gelir, (zikir yapmasına imkan vermeden) uyutmaya çalışır ve uyutur da."
Sıra :
1880
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
İbnu Ebi Evfa
Hadis :
Bir adam gelerek- "Ey Allah`ın Resulü!" dedi, "ben Kur`an`dan bir parça seçip alamıyorum. Bana kifayet edecek bir şeyi siz bana öğretseniz!" "Öyleyse," buyurdu, "Sübhanallah velhamdülülah, ve lailahe illallah, vallahu ekber, vela havle vela kuvvete illa biliah. (Allah`ım seni tenzih ederim, hamdler sana mahsustur. Allah`tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür, güç kuvvet Allah`tandır) de!" "Ey Allah`ın Resulü!" dedi, "bu zikir Allah içindir. (O`nu senadır), kendim için dua olarak ne söyleyeyim?" "Şöyle dua et: "Allahım bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rızık ver!" Adam (dinleyip, kalkınca) ellerini sıkıp göstererek: "Şöyle (sımsıkı belledim!)" dedi, Resulullah (sav), bunun üzerine: "İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu!" buyurdu. (Hadis Ebu Davud`da tam olarak, Nesai`de kısmi olarak rivayet edilmiştir)
Sıra :
1881
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav) ölümünden önce şu duaları çok tekrar ederdi: "Sübhanallahi ve bihamdihi, estağfirullahe ve etubu ileyh. (Allahım seni hamdinle tesbih ederim, mağfiretini diler, günahlarıma tevbe ederim.)" Ben kendisinden bunun sebebini sordum. Şu açıklamayı yaptı: "Rabbim bana bildirdi ki, ben ümmetim hakkında bir alamet göreceğim. Ben onu görünce Sübhanallahi ve bihamdihi, estağfirullahe ve etubu ileyh zikrini artırdım. Bu gördüğüm, iza cae nasrullahi ve`l-fethu... süresidir."
Sıra :
1882
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sübhanallahi, velhamdu lillahi, veld ilahe illallahu vallahu ekber (Allah`ı tesbih ederim, hamdler Allah`adır, Allah`tan, başka ilah yoktur. Allah en büyüktür) demem, bana, üzerine güneşin doğduğu şeyden (dünyadan) daha sevgilidir."
Sıra :
1883
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mirac sırasında İbrahim (as)`le karşılaştım. Bana: "Ey Muhammed, ümmetine benden selam söyle. Ve haber ver ki: Cennetin toprağı temiz, suyu tatlıdır. Burası (suyu tutacak şekilde) düz ve boştur. Oraya atılacak tohum da sübhanallah, velhamdülillah, ve lailahe illallah, vallahu ekber cümlesidir."
Sıra :
1884
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Yüseyre
Hadis :
Ebu Bekri`s-Sıddik`ın azadlısı Yüseyre (ra) -ki ilk muhacirlerden idi- anlatıyor: "Resulullah (sav) bize dedi ki: "Size tesbih, tehlil, takdis, tekbir çekmenizi tavsiye ederim. Bunları parmaklarla sayın. Zira parmaklar (Kıyamet günü nelerde kullanıldıklarından) suale maruz kalacaklar ve konuşturulacaklardır."
Sıra :
1885
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Bekri`s-Sıddik
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İstiğfar eden kimse günde yetmiş kere de tevbesinden dönse günahta musır sayılmaz."
Sıra :
1886
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
el-Eğarru`l-Müzeni
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şurası muhakkak ki, bazan kalbime gaflet çöker. Ancak ben Allah`a günde yüz sefer istiğfar eder (affımı dilerim)."
Sıra :
1887
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Eğarru`l-Müzeni
Hadis :
Resulullah (sav)`ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Ey insanlar! Rabbinize tevbe edin. Allah`a kasem olsun ben Rabbim Tebarek ve Teala hazretlerine günde yüz kere tevbe ederim."
Sıra :
1888
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav)`ı işittim, demişti ki: "Allah`a kasem olsun, ben günde Allah`a yetmiş kere istiğfar ediyorum, teubede bulunuyorum."
Sıra :
1889
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Esma İbnu`l-Hakem el-Fezari
Hadis :
Hazreti Ali`yi dinledim, şöyle demişti: "Resulullah (sav)`dan bir hadis dinledim mi, Allah Teala hazretlerinin faydalanmamı dilediği kadar ondan istifade ediyordum. Şayet bir adam O`andan hadis rivayet edecek olsa (gerçekten duydun mu diye) yemin ettiriyordum. Yemin edince onu tasdik edip rivayetini kabul ediyordum." Hz. Ebu Bekri`s-Sıddik (ra) bana şu hadisi rivayet etti ve bu rivayetinde Ebu Bekir doğru söyledi: "Resulullah (sav)`ı dinledim, demişti ki: "Günah işleyip arkasından kalkıp abdest alarak iki rek`at namaz kılan sonra da Allah Teala hazretlerine tevbe eden her insan mutlaka mağfiret olunur." Sonra da şu ayeti okudu. (Mealen): "Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah`ı zikrederler, günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah`tan başka bağışlayan kim vardır? (Al-i İmran 135).
Sıra :
1890
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim: "La ilahe İllallahu vahdehu la`şerike leh, lehul mülkü ve lehu`l-hamdü ve hum ala külli şey`in kadir" duasını bir günde yüz kere söylerse, kendisine on köle azad etmiş gibi sevab verilir, ayrıca lehine yüz sevab yazılır ve yüz günahı da silinir. Bu, ayrıca üç gün akşama kadar onu şeytana karşı muhafaza eder. Bundan daha fazlasını okumayan hiçbir kimse, o adamınkinden daha efdal bir amel de getiremez. Kim de bir günde yüz kere "Sübhanallahi ve bihamdihi" derse hataları dökülür, hatta denizin köpüğü kadar (çok) olsa bile."
Sıra :
1891
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim çarşıya girince La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehü`l-mülkü ve lehü`l-hamdü yuhyi ve yümitü ve hüve hayyün la yemütü bi-yedihi`l-hayr ve hüve ala külli şey`in kadir. (Allah`tan başka ilah yoktur, tekdir, ortağı yoktur, mülk ve hamd ona aittir. Hayatı O verir, ölümü de O verir. Kendisi hayatlardır, ölümsüzdür. Hayırlar O`nun elindedir. O her şeye kadirdir) duasını okursa Allah ona bir milyon sevab yazar, bir milyon da günah affeder ve mertebesini bir milyon derece yüceltir." (Bir rivayette, üçüncü mükafaata bedel, "Onun için cennette bir köşk yapar" denmiştir)
Sıra :
1892
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Cüveyriyye
Hadis :
Anlattığına göre, "Resulullah (sav) efendimiz bir gün sabah namazını kılınca, daha kendisi namazgahında iken, erkenden yanından çıkmış, gitmiş, kuşluktan sonra Cüveyriyye (aynı yerinde zikrederek) otururken geri gelmiş ve: "Bırakıp gittiğim halde duruyorsun (hiç yerinden kımıldamadın galiba?)" diye sormuştur. "Evet" cevabı üzerine şunu söylemiştir: "Ben senden ayrıldıktan sonra dört kelime(lik bir dua)yı üç kere okudum. Eğer bunlardan hasıl olan sevab tartılacak olsa, senin burada sabahtan beri okuduğun duaların sevabının ağırlığına denk olur. O dua şudur: "Sübhanallahi ve bihamdihi adede halkihi ve rıda nefsihi ve zinete arşihi ve midade kelimatihi. (Allah`ı mahlukatı sayısınca, nefsinin rızasınca, arşının ağırlığınca, kelimelerinin adedince tesbih (noksanlıklardan tenzih) ederim."
Sıra :
1893
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki kelime vardır, bunlar dile hafif, terazide ağır, Rahman`a da sevgilidirler: Sübhanallahi ve bihamdihi, Sübhanallahi`l-azim (Allahım seni hamdinle tesbih ederim, yüce Allahım seni tenzih ederim) kelimeleridir."
Sıra :
1894
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "La havle ve la kuvvete illa billah. (Güç de kuvvet de ancak Allah`tandır) sözünü çok tekrar edin." Mekhul dedi ki: "Kim bunu der ve sonra da: "Allah (ın gazabın) dan ancak O (nun rahmeti)`na iltica etmekle kurtuluşa erilebilir" derse, Allah ondan yetmiş çeşit zararı kaldırır ki bunların en hafifi fakirliktir."
Sıra :
1895
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Abdullah İbnu Amr İbni`l-As
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki haslet -veya iki hallet - vardır ki onları Müslüman bir kimse (devam üzere) söyleyecek olursa mutlaka cennete girer. Bu iki şey kolaydır. Kim onlarla amel ederse, azdır da... Her (farz) namazdan sonra on kere tesbih (sübhanallah), on kere tahmid (elhamdülillah), on kere tekbir (Allahu ekber) söylemekten ibarettir." (Abdullah der ki:) "Ben Resulullah (sav)`ın bunları söylerken parmaklarıyla saydığını gördüm. Resulullah devamla buyurdular: "Bunlar beş vakit itibariyle toplam olarak dilde yüzellidir. Mizanda bin beş yüzdür, "ikinci haslet" ise yatağa girince Allah`a yüz kere teşbih, tekbir ve tahmid`de bulunmanızdır. Bu da lisanda yüzdür, mizanda bindir. (Her ikisi toplam iki bin beş yüz eder.)" Resulullah (sav) sözlerine şöyle bir soru ile devam etti: "Hanginiz bir günde, gece ve gündüz iki bin beş yüz günah işler?" "Bunları niye söylemiyelim ey Allah`ın Resulü?" dediler. Şu cevabı verdi: "Şeytan, namazda iken her birinize gelir: "Şunu şunu hatırla" der, ve namazdan çıkıncaya kadar devam eder. (Bu hatırlatmaların neticesi olarak) kişi bu tesbihatı terk bile eder. Kişi yatağına girince de şeytan ona gelir, (zikir yapmasına imkan vermeden) uyutmaya çalışır ve uyutur da."
Sıra :
1880
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
İbnu Ebi Evfa
Hadis :
Bir adam gelerek- "Ey Allah`ın Resulü!" dedi, "ben Kur`an`dan bir parça seçip alamıyorum. Bana kifayet edecek bir şeyi siz bana öğretseniz!" "Öyleyse," buyurdu, "Sübhanallah velhamdülülah, ve lailahe illallah, vallahu ekber, vela havle vela kuvvete illa biliah. (Allah`ım seni tenzih ederim, hamdler sana mahsustur. Allah`tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür, güç kuvvet Allah`tandır) de!" "Ey Allah`ın Resulü!" dedi, "bu zikir Allah içindir. (O`nu senadır), kendim için dua olarak ne söyleyeyim?" "Şöyle dua et: "Allahım bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rızık ver!" Adam (dinleyip, kalkınca) ellerini sıkıp göstererek: "Şöyle (sımsıkı belledim!)" dedi, Resulullah (sav), bunun üzerine: "İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu!" buyurdu. (Hadis Ebu Davud`da tam olarak, Nesai`de kısmi olarak rivayet edilmiştir)
Sıra :
1881
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav) ölümünden önce şu duaları çok tekrar ederdi: "Sübhanallahi ve bihamdihi, estağfirullahe ve etubu ileyh. (Allahım seni hamdinle tesbih ederim, mağfiretini diler, günahlarıma tevbe ederim.)" Ben kendisinden bunun sebebini sordum. Şu açıklamayı yaptı: "Rabbim bana bildirdi ki, ben ümmetim hakkında bir alamet göreceğim. Ben onu görünce Sübhanallahi ve bihamdihi, estağfirullahe ve etubu ileyh zikrini artırdım. Bu gördüğüm, iza cae nasrullahi ve`l-fethu... süresidir."
Sıra :
1882
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sübhanallahi, velhamdu lillahi, veld ilahe illallahu vallahu ekber (Allah`ı tesbih ederim, hamdler Allah`adır, Allah`tan, başka ilah yoktur. Allah en büyüktür) demem, bana, üzerine güneşin doğduğu şeyden (dünyadan) daha sevgilidir."
Sıra :
1883
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mirac sırasında İbrahim (as)`le karşılaştım. Bana: "Ey Muhammed, ümmetine benden selam söyle. Ve haber ver ki: Cennetin toprağı temiz, suyu tatlıdır. Burası (suyu tutacak şekilde) düz ve boştur. Oraya atılacak tohum da sübhanallah, velhamdülillah, ve lailahe illallah, vallahu ekber cümlesidir."
Sıra :
1884
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Yüseyre
Hadis :
Ebu Bekri`s-Sıddik`ın azadlısı Yüseyre (ra) -ki ilk muhacirlerden idi- anlatıyor: "Resulullah (sav) bize dedi ki: "Size tesbih, tehlil, takdis, tekbir çekmenizi tavsiye ederim. Bunları parmaklarla sayın. Zira parmaklar (Kıyamet günü nelerde kullanıldıklarından) suale maruz kalacaklar ve konuşturulacaklardır."
Sıra :
1885
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Bekri`s-Sıddik
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İstiğfar eden kimse günde yetmiş kere de tevbesinden dönse günahta musır sayılmaz."
Sıra :
1886
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
el-Eğarru`l-Müzeni
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şurası muhakkak ki, bazan kalbime gaflet çöker. Ancak ben Allah`a günde yüz sefer istiğfar eder (affımı dilerim)."
Sıra :
1887
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Eğarru`l-Müzeni
Hadis :
Resulullah (sav)`ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Ey insanlar! Rabbinize tevbe edin. Allah`a kasem olsun ben Rabbim Tebarek ve Teala hazretlerine günde yüz kere tevbe ederim."
Sıra :
1888
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav)`ı işittim, demişti ki: "Allah`a kasem olsun, ben günde Allah`a yetmiş kere istiğfar ediyorum, teubede bulunuyorum."
Sıra :
1889
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Esma İbnu`l-Hakem el-Fezari
Hadis :
Hazreti Ali`yi dinledim, şöyle demişti: "Resulullah (sav)`dan bir hadis dinledim mi, Allah Teala hazretlerinin faydalanmamı dilediği kadar ondan istifade ediyordum. Şayet bir adam O`andan hadis rivayet edecek olsa (gerçekten duydun mu diye) yemin ettiriyordum. Yemin edince onu tasdik edip rivayetini kabul ediyordum." Hz. Ebu Bekri`s-Sıddik (ra) bana şu hadisi rivayet etti ve bu rivayetinde Ebu Bekir doğru söyledi: "Resulullah (sav)`ı dinledim, demişti ki: "Günah işleyip arkasından kalkıp abdest alarak iki rek`at namaz kılan sonra da Allah Teala hazretlerine tevbe eden her insan mutlaka mağfiret olunur." Sonra da şu ayeti okudu. (Mealen): "Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah`ı zikrederler, günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah`tan başka bağışlayan kim vardır? (Al-i İmran 135).
Sıra :
1890
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim: "La ilahe İllallahu vahdehu la`şerike leh, lehul mülkü ve lehu`l-hamdü ve hum ala külli şey`in kadir" duasını bir günde yüz kere söylerse, kendisine on köle azad etmiş gibi sevab verilir, ayrıca lehine yüz sevab yazılır ve yüz günahı da silinir. Bu, ayrıca üç gün akşama kadar onu şeytana karşı muhafaza eder. Bundan daha fazlasını okumayan hiçbir kimse, o adamınkinden daha efdal bir amel de getiremez. Kim de bir günde yüz kere "Sübhanallahi ve bihamdihi" derse hataları dökülür, hatta denizin köpüğü kadar (çok) olsa bile."
Sıra :
1891
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim çarşıya girince La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehü`l-mülkü ve lehü`l-hamdü yuhyi ve yümitü ve hüve hayyün la yemütü bi-yedihi`l-hayr ve hüve ala külli şey`in kadir. (Allah`tan başka ilah yoktur, tekdir, ortağı yoktur, mülk ve hamd ona aittir. Hayatı O verir, ölümü de O verir. Kendisi hayatlardır, ölümsüzdür. Hayırlar O`nun elindedir. O her şeye kadirdir) duasını okursa Allah ona bir milyon sevab yazar, bir milyon da günah affeder ve mertebesini bir milyon derece yüceltir." (Bir rivayette, üçüncü mükafaata bedel, "Onun için cennette bir köşk yapar" denmiştir)
Sıra :
1892
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Cüveyriyye
Hadis :
Anlattığına göre, "Resulullah (sav) efendimiz bir gün sabah namazını kılınca, daha kendisi namazgahında iken, erkenden yanından çıkmış, gitmiş, kuşluktan sonra Cüveyriyye (aynı yerinde zikrederek) otururken geri gelmiş ve: "Bırakıp gittiğim halde duruyorsun (hiç yerinden kımıldamadın galiba?)" diye sormuştur. "Evet" cevabı üzerine şunu söylemiştir: "Ben senden ayrıldıktan sonra dört kelime(lik bir dua)yı üç kere okudum. Eğer bunlardan hasıl olan sevab tartılacak olsa, senin burada sabahtan beri okuduğun duaların sevabının ağırlığına denk olur. O dua şudur: "Sübhanallahi ve bihamdihi adede halkihi ve rıda nefsihi ve zinete arşihi ve midade kelimatihi. (Allah`ı mahlukatı sayısınca, nefsinin rızasınca, arşının ağırlığınca, kelimelerinin adedince tesbih (noksanlıklardan tenzih) ederim."
Sıra :
1893
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki kelime vardır, bunlar dile hafif, terazide ağır, Rahman`a da sevgilidirler: Sübhanallahi ve bihamdihi, Sübhanallahi`l-azim (Allahım seni hamdinle tesbih ederim, yüce Allahım seni tenzih ederim) kelimeleridir."
Sıra :
1894
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "La havle ve la kuvvete illa billah. (Güç de kuvvet de ancak Allah`tandır) sözünü çok tekrar edin." Mekhul dedi ki: "Kim bunu der ve sonra da: "Allah (ın gazabın) dan ancak O (nun rahmeti)`na iltica etmekle kurtuluşa erilebilir" derse, Allah ondan yetmiş çeşit zararı kaldırır ki bunların en hafifi fakirliktir."
Sıra :
1895
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) iki hutbe okurdu. Minbere çıkınca otururdu. (Bu esnada müezzin ezan okurdu). Müezzin ezanı bitirince kalkar ve hutbeyi okur, sonra tekrar oturur ve (bu sırada) konuşmazdı. Sonra kalkar (ikinci defa) hutbe okurdu.
Sıra :
2867
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Nesai`nin rivayetinde: "Resulullah (sav) ayakta iki hutbe verir, bunların arasını (kısa) bir oturuşla ayırırdı" denmiştir.
Sıra :
2868
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Ka`b İbnu Ucre
Hadis :
Ka`b, mescide girince Abdurrahman İbnu Ümmi`l Hakem`i oturarak hutbe verir görmüş ve derhal müdahele etmiştir: "Şu habise bakın hele! Oturarak hutbe veriyor. Halbuki Cenab-ı Hakk Kitab-ı Mübin`inde (mealen): "Onlar bir ticaret, yahud bir oyun, bir eğlence gördükleri zaman ona yönelip dağıldılar ve seni ayakta bıraktılar" (Cuma 11) buyurmuştur."
Sıra :
2869
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Umare İbnu Rüveybe
Hadis :
Anlattığına göre, Bişr İbnu Mervan`ı, minberde ellerini kaldırarak hutbe verirken görmüş ve derhal müdahale etmiştir: "Allah şu iki kısa elin belasını versin. Ben Resulullah (sav)`ı gördüm, eliyle şundan fazla kaldırmazdı" dedi ve şehadet parmağıyla işaret etti.
Sıra :
2870
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Cabir
Hadis :
Resulullah (sav) hutbe verdi mi gözleri kızarır, sesi yükselir, öfkesi artardı. Sanki bir orduya "Düşmanınız akşama veya sabaha size baskın yapacak!" diye tehlikeyi haber veren komutan gibi (fevkalde ciddi bir eda ile): "Ben size, Kıyamet şu iki parmak kadar yakınlaşmış olduğu bir zamanda peygamber gönderildim" der ve şehadet parmağı ile orta parmağını birbirine yaklaştırarak gösterir, sözlerine şöyle devam ederdi: "Emmd bad! Bilesiniz, sözlerin en hayırlısı Kitabullah`tır. En güzel yol da Muhammed`in yoludur. İşlerin en şerlisi de sonradan ihdas edilenlerdir. Her bid`at dalalettir." Ayrıca, şunları da söylerdi: "Ben her mü`mine kendi nefsinden daha yakınım. Nitekim, kim bir mal bırakırsa bu ailesi içindir. Kim bir borç veya (bakıma muhtaç) horanta bırakırsa bu bana aittir ve benim uzerimedir."
Sıra :
2871
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) teşehhüd okuyunca şu mealde zikirde, duada bulunuyordu: "Hamd Allah`adır, O`na sığınır, O`ndan mağrifet dileriz. Nefislerimizin şerrinden de O`na sığınırız. Allah kime hidayet verirse onu kimse sapıtamaz, kimi de sapıtırsa onu kimse hidayete götüremez. Şehadet ederim ki, Allah`tan başka ilah yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed O`nun kulu ve Resulüdür. O`nu hak ile, kıyametten önce müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdi. Kim Allah ve Resulüne itaat ederse doğru yolu bulmuştur. Kim de o ikisine isyan ederse, (bilsin ki) sadece kendisine zarar verir, Allah`a hiçbir zarar veremez." [Bir rivayette hadise şu ziyadeyi yaptıktan sonra gerisini aynen rivayet etmiştir.... (Cuma günü teşehhüd`den sonra...)]
Sıra :
2872
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Cabir İbnu Semure
Hadis :
Resulullah (sav)`ın namazı vasattı, hutbesi de vasattı.
Sıra :
2873
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Ebu Vail
Hadis :
Ammar bize hitabetmişti. (Konuşmasını) veciz ve beliğ yaptı. Minberden inince: "Ey Ebul-Yakzan beliğ ve veciz konuştun! Keşke biraz daha nefesleseydiniz (uzatsaydınız)!" dedik. Bize şu cevabı verdi: "Ben Resulullah (sav)`ı dinledim, şöyle buyurmuştu: "Kişinin namazının uzunluğu ve hutbesinin kısalığı onun fıkhının (ilminin) alametidir. Öyle ise, hutbeyi kısa tutun, namazı uzun (zira, beyanda sihir var)."
Sıra :
2874
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İçerisinde teşehhüd bulunmayan her hutbe kesik bir el gibidir."
Sıra :
2875
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Hadis :
Ebu Davud`un diğer bir rivayetinde: "Allah`a hamd ile başlamayan her kelam kesiktir" denmiştir.
Sıra :
2876
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Semüre İbnu Cündüb
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zikr (yani hutbe) sırasında hazır bulunun, imama yakın olun. Zira kişi, uzaklaşmaya devam ede ede, girse bile cennette de geri kalır."
Sıra :
2877
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Ebu Rifaa el-Adevi
Hadis :
Resulullah (sav)`a geldim. Hutbe veriyordu. Ben: "Ey Allah`ın Resulü! Yabancı ve dinini bilmeyen bir kimseyim, sizden dinimin ne olduğunu soruyorum!" dedim. Bunun üzerine bana yöneldi, hutbesini bırakarak yanıma kadar geldi. Kendisine bir sandalye getirildi. Zannedersem ayakları demirdendi. Üzerine oturdu. Hemen Allah`ın kendisine öğrettiklerinden bana öğretmeye başladı. Sonra tekrar hutbesine dönerek, sonunu tamamladı.
Sıra :
2878
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Osman
Hadis :
Hz. Osman (ra) hutbelerine çoğu kere şu hususu hatırlatarak başlardı: "İşitin, kulak verin. Zira işiterek, kulak verenle işitmeden kulak verenin sevaptan hissesi birdir."
Sıra :
2879
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cuma günü, imam hutbe okurken, sen (yanıbaşında konuşan) arkadaşına: "Sus!" desen boş laf etmiş olursun."
Sıra :
2880
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) iki hutbe okurdu. Minbere çıkınca otururdu. (Bu esnada müezzin ezan okurdu). Müezzin ezanı bitirince kalkar ve hutbeyi okur, sonra tekrar oturur ve (bu sırada) konuşmazdı. Sonra kalkar (ikinci defa) hutbe okurdu.
Sıra :
2867
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Nesai`nin rivayetinde: "Resulullah (sav) ayakta iki hutbe verir, bunların arasını (kısa) bir oturuşla ayırırdı" denmiştir.
Sıra :
2868
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Ka`b İbnu Ucre
Hadis :
Ka`b, mescide girince Abdurrahman İbnu Ümmi`l Hakem`i oturarak hutbe verir görmüş ve derhal müdahele etmiştir: "Şu habise bakın hele! Oturarak hutbe veriyor. Halbuki Cenab-ı Hakk Kitab-ı Mübin`inde (mealen): "Onlar bir ticaret, yahud bir oyun, bir eğlence gördükleri zaman ona yönelip dağıldılar ve seni ayakta bıraktılar" (Cuma 11) buyurmuştur."
Sıra :
2869
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Umare İbnu Rüveybe
Hadis :
Anlattığına göre, Bişr İbnu Mervan`ı, minberde ellerini kaldırarak hutbe verirken görmüş ve derhal müdahale etmiştir: "Allah şu iki kısa elin belasını versin. Ben Resulullah (sav)`ı gördüm, eliyle şundan fazla kaldırmazdı" dedi ve şehadet parmağıyla işaret etti.
Sıra :
2870
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Cabir
Hadis :
Resulullah (sav) hutbe verdi mi gözleri kızarır, sesi yükselir, öfkesi artardı. Sanki bir orduya "Düşmanınız akşama veya sabaha size baskın yapacak!" diye tehlikeyi haber veren komutan gibi (fevkalde ciddi bir eda ile): "Ben size, Kıyamet şu iki parmak kadar yakınlaşmış olduğu bir zamanda peygamber gönderildim" der ve şehadet parmağı ile orta parmağını birbirine yaklaştırarak gösterir, sözlerine şöyle devam ederdi: "Emmd bad! Bilesiniz, sözlerin en hayırlısı Kitabullah`tır. En güzel yol da Muhammed`in yoludur. İşlerin en şerlisi de sonradan ihdas edilenlerdir. Her bid`at dalalettir." Ayrıca, şunları da söylerdi: "Ben her mü`mine kendi nefsinden daha yakınım. Nitekim, kim bir mal bırakırsa bu ailesi içindir. Kim bir borç veya (bakıma muhtaç) horanta bırakırsa bu bana aittir ve benim uzerimedir."
Sıra :
2871
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) teşehhüd okuyunca şu mealde zikirde, duada bulunuyordu: "Hamd Allah`adır, O`na sığınır, O`ndan mağrifet dileriz. Nefislerimizin şerrinden de O`na sığınırız. Allah kime hidayet verirse onu kimse sapıtamaz, kimi de sapıtırsa onu kimse hidayete götüremez. Şehadet ederim ki, Allah`tan başka ilah yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed O`nun kulu ve Resulüdür. O`nu hak ile, kıyametten önce müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdi. Kim Allah ve Resulüne itaat ederse doğru yolu bulmuştur. Kim de o ikisine isyan ederse, (bilsin ki) sadece kendisine zarar verir, Allah`a hiçbir zarar veremez." [Bir rivayette hadise şu ziyadeyi yaptıktan sonra gerisini aynen rivayet etmiştir.... (Cuma günü teşehhüd`den sonra...)]
Sıra :
2872
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Cabir İbnu Semure
Hadis :
Resulullah (sav)`ın namazı vasattı, hutbesi de vasattı.
Sıra :
2873
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Ebu Vail
Hadis :
Ammar bize hitabetmişti. (Konuşmasını) veciz ve beliğ yaptı. Minberden inince: "Ey Ebul-Yakzan beliğ ve veciz konuştun! Keşke biraz daha nefesleseydiniz (uzatsaydınız)!" dedik. Bize şu cevabı verdi: "Ben Resulullah (sav)`ı dinledim, şöyle buyurmuştu: "Kişinin namazının uzunluğu ve hutbesinin kısalığı onun fıkhının (ilminin) alametidir. Öyle ise, hutbeyi kısa tutun, namazı uzun (zira, beyanda sihir var)."
Sıra :
2874
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İçerisinde teşehhüd bulunmayan her hutbe kesik bir el gibidir."
Sıra :
2875
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Hadis :
Ebu Davud`un diğer bir rivayetinde: "Allah`a hamd ile başlamayan her kelam kesiktir" denmiştir.
Sıra :
2876
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Semüre İbnu Cündüb
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zikr (yani hutbe) sırasında hazır bulunun, imama yakın olun. Zira kişi, uzaklaşmaya devam ede ede, girse bile cennette de geri kalır."
Sıra :
2877
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Ebu Rifaa el-Adevi
Hadis :
Resulullah (sav)`a geldim. Hutbe veriyordu. Ben: "Ey Allah`ın Resulü! Yabancı ve dinini bilmeyen bir kimseyim, sizden dinimin ne olduğunu soruyorum!" dedim. Bunun üzerine bana yöneldi, hutbesini bırakarak yanıma kadar geldi. Kendisine bir sandalye getirildi. Zannedersem ayakları demirdendi. Üzerine oturdu. Hemen Allah`ın kendisine öğrettiklerinden bana öğretmeye başladı. Sonra tekrar hutbesine dönerek, sonunu tamamladı.
Sıra :
2878
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Osman
Hadis :
Hz. Osman (ra) hutbelerine çoğu kere şu hususu hatırlatarak başlardı: "İşitin, kulak verin. Zira işiterek, kulak verenle işitmeden kulak verenin sevaptan hissesi birdir."
Sıra :
2879
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Hutbe Ve Hutbe İle İlgili Hususlar
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cuma günü, imam hutbe okurken, sen (yanıbaşında konuşan) arkadaşına: "Sus!" desen boş laf etmiş olursun."
Sıra :
2880
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Enes
Hadis :
Yahudilerin şöyle bir adeti vardı: İçlerinde bir kadın adet görmeye başlayınca, onunla beraber yiyip içmezler, evlerde beraber oturup kalkmazlardı. Bu durumu Ashab (ra) Resulullah (sav)`a sordular. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk şu ayeti inzal buyurdu. (Mealen): "(Ey Muhammed!) Sana kadınların aybaşı halinden sorarlar. De ki: "O bir ezadır. Aybaşı halinde iken kadınlardan uzak kalın. Temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman Allah`ın size buyurduğu yoldan yaklaşın..." (Bakara 222) ayeti üzerine Resulullah (sav): "Kadınlarınızla nikah (zevciyat muamelesi) dışında her şeyi yapın!" buyurdu. Bu ruhsat yahudilere ulaşınca: "Bu adam ne yapmak istiyor? Bize muhalefet etmediği bir şey bırakmadı!" dediler. (Bu sözü işiten) Üseyd İbnu Hudayr ve Abbad İbnu Bişr (ra) gelerek: "Ey Allah`ın Resulü! yahudiler şöyle şöyle söylüyorlar" diye haber verdiler. "Biz kadınlarla beraber oturup kalkmıyacak mıyız?" dediler. Resulullah (sav)`ın rengi öylesine değişti ki, biz onlara kızdığını zannettik. Onlar da hemen çıkıp gittiler. Derken onlar yolda Resulullah`a gönderilen hediye sütle karşılaştılar. Resulullah o sütü hemen bunların peşisıra içmeleri için gönderdi. Böylece anladılar ki, Aleyhissalatu vesselam kendilerine gücenmemiştir.
Sıra :
3822
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim hayızlının fercine veya bir kadının dübürüne (arka uzvuna) temas ederse veya kahine uğrarsa Muhammed`e indirilenden teberri etmiş (yüz çevirmiş) olur."
Sıra :
3823
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Bizden biri hayızlı olur, Resulullah (sav) da onunla mübaşeret etmek dilerse, ona, hayız olur olmaz izarını bağlamasını emreder, sonra mübaşeret ederdi. Sizden hanginiz, nefsine, Resulullah (sav)`ın nefsine hakim olduğu kadar hakim olur?" (Ebu Davud`un bir rivayetinde, "fevr" (evvelinde -ki "hayz olur olmaz" diye karşıladık-) yerine "fevh" denilmiştir (ki bu da "çoğunda" ve "evvelinde" ma`nasına gelir)
Sıra :
3824
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Cümay` İbnu Umayr
Hadis :
Ben, annem ve teyzemle birlikte Hz. Aişe (ra)`nin yanına girdim. Onlar Hz. Aişe ye: "Hayızlı iken, sizlerle Aleyhisalatu vesselam ne şekilde mübaşerette bulunurdu?" diye sordular. Aişe validemiz: "Hayız olduğumuz zaman bize, geniş bir izar giymemizi emreder, sonra sine ve göğsümüze iltizamda (temasta) bulunurdu."
Sıra :
3825
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Hadis :
Muvatta`nın rivayetinde şöyledir: "Ubeydullah İbnu Abdillah İbni Ömer (ra), Hz. Aişe`ye göndererek -kişi, hayızlı olan hanımıyla mübaşerette bulunabilir mi?- diye sordurdu. Hz. Aişe radıyallahu anha: "Kadının alt kısmına izarını bağlatsın sonra onunla mübaşerette bulunsun" cevabını verdi."
Sıra :
3826
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Hadis :
Ebu Davud ve Nesai`nin bir rivayetinde şöyle denmektedir: "Resulullah (sav) zevcelerinden bir kadınla hayızlı olduğu halde mübaşeret ederdi. Yeter ki, uyluklarının ortasına kadar izarı uzanmış olsun veya dizleri örtülü bulunsun."
Sıra :
3827
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Zeyd İbnu Eşlem
Hadis :
Bir adam, Resulullah (sav)`a sordu: "(Ey Allah`ın Resulü!) Hanımım hayızlı iken bana helal olan nedir?" Resulullah (sav): "Üzerine izarını bağlasın, yukarısına istediğinde serbestsin"
Sıra :
3828
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Muaz
Hadis :
"Ey Allah`ın Resulü!" dedim, "hanımım hayızlı iken bana helal olan nedir?" "İzarın yukarısı, ancak bundan da sakınsan daha iyi olur!" buyurdular.
Sıra :
3829
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İkrime
Hadis :
Resulullah (sav)`ın zevcelerinden birinden naklen anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, hayızlı hanımlarıyla bir mübaşerette bulunmak dileyince hanımının ferci üzerine bir şey örterdi..."
Sıra :
3830
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kişi, hayızlı karısıyla cinsi münasebette bulunursa (hatasına kefaret olarak) yarım dinar tasadduk etsin"
Sıra :
3831
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Bir rivayette ise şöyle denmiştir: "Kişi hayızlı hanımına, hayız halinin başlangıcında, kan kırmızı renkte iken temas öderse bir dinar tasadduk etsin. Kanın kesilmeye yüz tutup akıntının sarardığı zaman temas eden, yarım dinar tasadduk etsin." (Tirmizi der ki: "Bu hadis İbnu Abbas (ra)`dan mevkuf (kendi sözü) olarak da rivayet edilmiştir.")
Sıra :
3832
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Ebu Davud`un bir rivayetinde hayızlı karısına temas eden kimse hakkında Resulullah (sav)`ın: "Bir veya yarım dinar tasadduk etsin" dediği kaydedilmiştir. Ebu Davud der ki: "Bu rivayet (yani İbnu Abbas`ın "bir veya yarım..." diyerek yaptığı rivayet) sahihtir, ( diğer "...yarım dinar..." diyen rivayet bu kadar kavi değildir.)"
Sıra :
3833
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Bir rivayette şöyle denmiştir: "Kişi hanımına kanama halinde temasta bulunmuşsa bir dinar, kanın kesilme halinde temas etmişse yarım dinar tasadduk eder."
Sıra :
3834
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Ben hayızlı iken Resulullah (sav)`ın başını yıkardım.
Sıra :
3835
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav), ben hayızlı iken kucağıma yaslanır ve Kur`an okurdu.
Sıra :
3836
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav), (bir gün) bana (kendisi mescidde iken) "Humra`yı bana getiriyor!" buyurdular. "Hayızlıyım" diye cevap verdim. "Senin hayızın elinde değil ki!" dediler.
Sıra :
3837
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Meymune
Hadis :
Resulullah (sav) bizden biri hayızlı olduğu halde onun kucağına başını koyar, Kur`an okurdu. Bizden birimiz hayızlı iken Resulullah`ın humrasını mescide taşır ve yayardı.
Sıra :
3838
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Kendisinden rivayete göre, cariyeleri hayızlı oldukları halde ayaklarını yıkarlar, humrasını kendisine verirlerdi.
Sıra :
3839
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Ümmü Seleme
Hadis :
Ben, Resulullah (sav) ile birlikte kadife bir örtünün altında yatıyordum. Ay halimin başladığını farkettim. Hemen örtünün altından kayıp hayız elbisemi bulup giyindim. Resulullah (sav): "Hayız mı oldun?" buyurdular. "Evet!" dedim. Beni yanına çağırdı, örtünün altında beraber yattık.
Sıra :
3840
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Umare İbnu Gurab
Hadis :
Anlattığına göre, bir halası kendisine Hz. Aişe radıyallahu anha`dan şöyle sorduğunu anlatmıştır: "Birimiz hayız olduğumuz zaman kocamızla ayrı yatmamız mümkün değil, tek yatağımız var." Hz. Aişe şu cevabı vermiştir: "Ben sana Resulullah aleyhissalatu vesselam`ın yaptığını anlatayım: "Bir gece eve girdi. Ben o sırada ay hali görüyordum. Mescidine geçti. -Ebu Davud der ki: "Bundan maksad evindeki namazgahıdır.- (Orada namaz kıldı), fakat bir türlü ayrılmadı. Derken benim gözlerim kapanmış, soğuk da onu üşütmüş. Gelip "Bana yaklaş!" dedi. Ben de: "Hayızlıyım!" dedim. Resulullah (sav): "Öyle de olsa! Uyluklarını aç!" dedi. Uyluklarımı açtım. Göğüs ve yanağını uyluklarımın üzerine koydu. Ben de üzerine eğildim. Isınıp uyuyuncaya kadar böyle durduk."
Sıra :
3841
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Ben hayızlı iken su içer, sonra kabı Resulullah (sav)`a verirdim, O da ağzını, ağzımın değdiği yere koyardı.
Sıra :
3842
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Ebu Davud ve Nesai`de de şu rivayet gelmiştir: "Ben ay halinde iken etli kemiği dişleyerek yer, sonra da Resulullah (sav)`a uzatırdım. O da ağzını, tam ağzımı koymuş bulunduğum yere koyar(ak yer)dı."
Sıra :
3843
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Hadis :
Nesai`nin bir diğer rivayeti şöyle: "Şureyh İbnu Hani, Hz. Aişe radıyallahu anha`ya: "Bir kadın hayızlı iken kocası ile birlikte yemek yer mi?" diye sordu. Hz. Aişe "Evet dedi, benim kanamam varken Resulullah aleyhissalatu vesselam beni çağınrdı, ben de onunla birlikte yerdim. (Bu sırada) etli kemiği alır, (bana uzatır, önce benim başlamam için) bana yemin verirdi. Ben de onu alır ve bir miktar dişler (sonra Resulullah`a uzatırdım). O da ağzını, kemikte tam benim ağzımı koyduğum yere koyar(ak yemeye başlar )dı. İçecek bir şey istediği olur, getirince ondan önce benim içmem için bana yemin verirdi, bunun üzerine ben de kabı alır bir miktar içer, sonra bırakırdım. Bu sefer onu Aleyhissalatu vesselam alır, kabın tam benim ağzımı koyduğum yerine ağzını koyarak içerdi."
Sıra :
3844
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Abdullah İbnu Şad el-Ensari
Hadis :
Resulullah (sav)`a hayızlı kadınlarla beraber yemek hususunda sordum. "Onunla beraber yiyin!" buyurdular.
Sıra :
3845
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Anlattığına göre, bir kadın kendisine: "Temizlendiğimiz zaman kıldığımız mutad namaz bize yeter mi (hayızlı iken kılamadıklarımızın kazası gerekir mi?)" diye sormuş, o da şu cevabı vermiştir: "Sen Haruriyye (Harici) misin? Biz Resulullah aleyhissalatu vesselam`la beraberken ay hali gördüğümüzde, tutamadığımız oruçları kaza etmemizi söylerdi, fakat namazların kazasını söylemezdi."
Sıra :
3846
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Ümmü Büsse
Hadis :
Hacc yapmıştım. Hacc sırasında Ümmü Seleme radıyallahu anha`ya uğradım. Kendisine, "Ey mü`minlerin annesi, Semüre İbnu Cündüb radıyallahu anh, kadınlara, hayız sırasında kılınmayan namazların kazasını emrediyor (ne dersiniz)?" diye sordum, şu cevabı verdi: "Hayır, kaza etmezler. Resulullah aleyhissalatu vesselam kadınlarından biri, nifas sebebiyle kırk gece (namaz kılmadan) dururdu da, Resulullah (sav) nifas namazını kaza etmesini emretmezdi."
Sıra :
3847
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Kanama gören hamile kadın hakkında şunu söylemiştir: "Böyle bir kadın namazı bırakır."
Sıra :
3848
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Ne hayızlı kadın ne de cünüp kimse Kur`an`dan hiçbir şey okuyamaz.
Sıra :
3849
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Enes
Hadis :
Yahudilerin şöyle bir adeti vardı: İçlerinde bir kadın adet görmeye başlayınca, onunla beraber yiyip içmezler, evlerde beraber oturup kalkmazlardı. Bu durumu Ashab (ra) Resulullah (sav)`a sordular. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk şu ayeti inzal buyurdu. (Mealen): "(Ey Muhammed!) Sana kadınların aybaşı halinden sorarlar. De ki: "O bir ezadır. Aybaşı halinde iken kadınlardan uzak kalın. Temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman Allah`ın size buyurduğu yoldan yaklaşın..." (Bakara 222) ayeti üzerine Resulullah (sav): "Kadınlarınızla nikah (zevciyat muamelesi) dışında her şeyi yapın!" buyurdu. Bu ruhsat yahudilere ulaşınca: "Bu adam ne yapmak istiyor? Bize muhalefet etmediği bir şey bırakmadı!" dediler. (Bu sözü işiten) Üseyd İbnu Hudayr ve Abbad İbnu Bişr (ra) gelerek: "Ey Allah`ın Resulü! yahudiler şöyle şöyle söylüyorlar" diye haber verdiler. "Biz kadınlarla beraber oturup kalkmıyacak mıyız?" dediler. Resulullah (sav)`ın rengi öylesine değişti ki, biz onlara kızdığını zannettik. Onlar da hemen çıkıp gittiler. Derken onlar yolda Resulullah`a gönderilen hediye sütle karşılaştılar. Resulullah o sütü hemen bunların peşisıra içmeleri için gönderdi. Böylece anladılar ki, Aleyhissalatu vesselam kendilerine gücenmemiştir.
Sıra :
3822
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim hayızlının fercine veya bir kadının dübürüne (arka uzvuna) temas ederse veya kahine uğrarsa Muhammed`e indirilenden teberri etmiş (yüz çevirmiş) olur."
Sıra :
3823
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Bizden biri hayızlı olur, Resulullah (sav) da onunla mübaşeret etmek dilerse, ona, hayız olur olmaz izarını bağlamasını emreder, sonra mübaşeret ederdi. Sizden hanginiz, nefsine, Resulullah (sav)`ın nefsine hakim olduğu kadar hakim olur?" (Ebu Davud`un bir rivayetinde, "fevr" (evvelinde -ki "hayz olur olmaz" diye karşıladık-) yerine "fevh" denilmiştir (ki bu da "çoğunda" ve "evvelinde" ma`nasına gelir)
Sıra :
3824
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Cümay` İbnu Umayr
Hadis :
Ben, annem ve teyzemle birlikte Hz. Aişe (ra)`nin yanına girdim. Onlar Hz. Aişe ye: "Hayızlı iken, sizlerle Aleyhisalatu vesselam ne şekilde mübaşerette bulunurdu?" diye sordular. Aişe validemiz: "Hayız olduğumuz zaman bize, geniş bir izar giymemizi emreder, sonra sine ve göğsümüze iltizamda (temasta) bulunurdu."
Sıra :
3825
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Hadis :
Muvatta`nın rivayetinde şöyledir: "Ubeydullah İbnu Abdillah İbni Ömer (ra), Hz. Aişe`ye göndererek -kişi, hayızlı olan hanımıyla mübaşerette bulunabilir mi?- diye sordurdu. Hz. Aişe radıyallahu anha: "Kadının alt kısmına izarını bağlatsın sonra onunla mübaşerette bulunsun" cevabını verdi."
Sıra :
3826
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Hadis :
Ebu Davud ve Nesai`nin bir rivayetinde şöyle denmektedir: "Resulullah (sav) zevcelerinden bir kadınla hayızlı olduğu halde mübaşeret ederdi. Yeter ki, uyluklarının ortasına kadar izarı uzanmış olsun veya dizleri örtülü bulunsun."
Sıra :
3827
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Zeyd İbnu Eşlem
Hadis :
Bir adam, Resulullah (sav)`a sordu: "(Ey Allah`ın Resulü!) Hanımım hayızlı iken bana helal olan nedir?" Resulullah (sav): "Üzerine izarını bağlasın, yukarısına istediğinde serbestsin"
Sıra :
3828
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Muaz
Hadis :
"Ey Allah`ın Resulü!" dedim, "hanımım hayızlı iken bana helal olan nedir?" "İzarın yukarısı, ancak bundan da sakınsan daha iyi olur!" buyurdular.
Sıra :
3829
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İkrime
Hadis :
Resulullah (sav)`ın zevcelerinden birinden naklen anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, hayızlı hanımlarıyla bir mübaşerette bulunmak dileyince hanımının ferci üzerine bir şey örterdi..."
Sıra :
3830
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kişi, hayızlı karısıyla cinsi münasebette bulunursa (hatasına kefaret olarak) yarım dinar tasadduk etsin"
Sıra :
3831
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Bir rivayette ise şöyle denmiştir: "Kişi hayızlı hanımına, hayız halinin başlangıcında, kan kırmızı renkte iken temas öderse bir dinar tasadduk etsin. Kanın kesilmeye yüz tutup akıntının sarardığı zaman temas eden, yarım dinar tasadduk etsin." (Tirmizi der ki: "Bu hadis İbnu Abbas (ra)`dan mevkuf (kendi sözü) olarak da rivayet edilmiştir.")
Sıra :
3832
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Ebu Davud`un bir rivayetinde hayızlı karısına temas eden kimse hakkında Resulullah (sav)`ın: "Bir veya yarım dinar tasadduk etsin" dediği kaydedilmiştir. Ebu Davud der ki: "Bu rivayet (yani İbnu Abbas`ın "bir veya yarım..." diyerek yaptığı rivayet) sahihtir, ( diğer "...yarım dinar..." diyen rivayet bu kadar kavi değildir.)"
Sıra :
3833
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Bir rivayette şöyle denmiştir: "Kişi hanımına kanama halinde temasta bulunmuşsa bir dinar, kanın kesilme halinde temas etmişse yarım dinar tasadduk eder."
Sıra :
3834
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Ben hayızlı iken Resulullah (sav)`ın başını yıkardım.
Sıra :
3835
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav), ben hayızlı iken kucağıma yaslanır ve Kur`an okurdu.
Sıra :
3836
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav), (bir gün) bana (kendisi mescidde iken) "Humra`yı bana getiriyor!" buyurdular. "Hayızlıyım" diye cevap verdim. "Senin hayızın elinde değil ki!" dediler.
Sıra :
3837
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Meymune
Hadis :
Resulullah (sav) bizden biri hayızlı olduğu halde onun kucağına başını koyar, Kur`an okurdu. Bizden birimiz hayızlı iken Resulullah`ın humrasını mescide taşır ve yayardı.
Sıra :
3838
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Kendisinden rivayete göre, cariyeleri hayızlı oldukları halde ayaklarını yıkarlar, humrasını kendisine verirlerdi.
Sıra :
3839
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Ümmü Seleme
Hadis :
Ben, Resulullah (sav) ile birlikte kadife bir örtünün altında yatıyordum. Ay halimin başladığını farkettim. Hemen örtünün altından kayıp hayız elbisemi bulup giyindim. Resulullah (sav): "Hayız mı oldun?" buyurdular. "Evet!" dedim. Beni yanına çağırdı, örtünün altında beraber yattık.
Sıra :
3840
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Umare İbnu Gurab
Hadis :
Anlattığına göre, bir halası kendisine Hz. Aişe radıyallahu anha`dan şöyle sorduğunu anlatmıştır: "Birimiz hayız olduğumuz zaman kocamızla ayrı yatmamız mümkün değil, tek yatağımız var." Hz. Aişe şu cevabı vermiştir: "Ben sana Resulullah aleyhissalatu vesselam`ın yaptığını anlatayım: "Bir gece eve girdi. Ben o sırada ay hali görüyordum. Mescidine geçti. -Ebu Davud der ki: "Bundan maksad evindeki namazgahıdır.- (Orada namaz kıldı), fakat bir türlü ayrılmadı. Derken benim gözlerim kapanmış, soğuk da onu üşütmüş. Gelip "Bana yaklaş!" dedi. Ben de: "Hayızlıyım!" dedim. Resulullah (sav): "Öyle de olsa! Uyluklarını aç!" dedi. Uyluklarımı açtım. Göğüs ve yanağını uyluklarımın üzerine koydu. Ben de üzerine eğildim. Isınıp uyuyuncaya kadar böyle durduk."
Sıra :
3841
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Ben hayızlı iken su içer, sonra kabı Resulullah (sav)`a verirdim, O da ağzını, ağzımın değdiği yere koyardı.
Sıra :
3842
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Ebu Davud ve Nesai`de de şu rivayet gelmiştir: "Ben ay halinde iken etli kemiği dişleyerek yer, sonra da Resulullah (sav)`a uzatırdım. O da ağzını, tam ağzımı koymuş bulunduğum yere koyar(ak yer)dı."
Sıra :
3843
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Hadis :
Nesai`nin bir diğer rivayeti şöyle: "Şureyh İbnu Hani, Hz. Aişe radıyallahu anha`ya: "Bir kadın hayızlı iken kocası ile birlikte yemek yer mi?" diye sordu. Hz. Aişe "Evet dedi, benim kanamam varken Resulullah aleyhissalatu vesselam beni çağınrdı, ben de onunla birlikte yerdim. (Bu sırada) etli kemiği alır, (bana uzatır, önce benim başlamam için) bana yemin verirdi. Ben de onu alır ve bir miktar dişler (sonra Resulullah`a uzatırdım). O da ağzını, kemikte tam benim ağzımı koyduğum yere koyar(ak yemeye başlar )dı. İçecek bir şey istediği olur, getirince ondan önce benim içmem için bana yemin verirdi, bunun üzerine ben de kabı alır bir miktar içer, sonra bırakırdım. Bu sefer onu Aleyhissalatu vesselam alır, kabın tam benim ağzımı koyduğum yerine ağzını koyarak içerdi."
Sıra :
3844
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Abdullah İbnu Şad el-Ensari
Hadis :
Resulullah (sav)`a hayızlı kadınlarla beraber yemek hususunda sordum. "Onunla beraber yiyin!" buyurdular.
Sıra :
3845
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Anlattığına göre, bir kadın kendisine: "Temizlendiğimiz zaman kıldığımız mutad namaz bize yeter mi (hayızlı iken kılamadıklarımızın kazası gerekir mi?)" diye sormuş, o da şu cevabı vermiştir: "Sen Haruriyye (Harici) misin? Biz Resulullah aleyhissalatu vesselam`la beraberken ay hali gördüğümüzde, tutamadığımız oruçları kaza etmemizi söylerdi, fakat namazların kazasını söylemezdi."
Sıra :
3846
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Ümmü Büsse
Hadis :
Hacc yapmıştım. Hacc sırasında Ümmü Seleme radıyallahu anha`ya uğradım. Kendisine, "Ey mü`minlerin annesi, Semüre İbnu Cündüb radıyallahu anh, kadınlara, hayız sırasında kılınmayan namazların kazasını emrediyor (ne dersiniz)?" diye sordum, şu cevabı verdi: "Hayır, kaza etmezler. Resulullah aleyhissalatu vesselam kadınlarından biri, nifas sebebiyle kırk gece (namaz kılmadan) dururdu da, Resulullah (sav) nifas namazını kaza etmesini emretmezdi."
Sıra :
3847
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Kanama gören hamile kadın hakkında şunu söylemiştir: "Böyle bir kadın namazı bırakır."
Sıra :
3848
Fasil :
TAHARET BÖLÜMÜ
Konu :
Hayızlı Ve Hayızlı İle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Ne hayızlı kadın ne de cünüp kimse Kur`an`dan hiçbir şey okuyamaz.
Sıra :
3849
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Güneşin Batıdan Doğması
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Güneş, battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz. Batıdan doğunca, insanlar görür ve hepsi de iman eder. Ancak, daha önce inanmamış veya imanın şevkiyle hayır kazanamamış olan hiç kimseye bu iman fayda sağlamaz."
Sıra :
5032
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Güneşin Batıdan Doğması
Ravi :
Ebu Zerr
Hadis :
Güneş battığı sırada Mescid`e girmiştim. Resulullah (sav) bana: "Ey Ebu Zerr!" buyurdular. "Şu (güneş batınca) nereye gidiyor, biliyor musun?" "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dedim. "O, Rabbinden secde etmek için izin istemeye gider. Ona izin verilir ve sanki kendisine şöyle denir: "Git geldiğin yerden tekrar doğ." O da battığı yerden doğar." Sonra (Ebu Zerr dedi ki: Aleyhissalatu vesselam şöyle kıraat etti:... (Yasin 38). (Ebu Zerr ilaveten dedi ki: "Bu İbnu Mes`ud kıraatidir."
Sıra :
5033
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Güneşin Batıdan Doğması
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Güneş, battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz. Batıdan doğunca, insanlar görür ve hepsi de iman eder. Ancak, daha önce inanmamış veya imanın şevkiyle hayır kazanamamış olan hiç kimseye bu iman fayda sağlamaz."
Sıra :
5032
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Güneşin Batıdan Doğması
Ravi :
Ebu Zerr
Hadis :
Güneş battığı sırada Mescid`e girmiştim. Resulullah (sav) bana: "Ey Ebu Zerr!" buyurdular. "Şu (güneş batınca) nereye gidiyor, biliyor musun?" "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dedim. "O, Rabbinden secde etmek için izin istemeye gider. Ona izin verilir ve sanki kendisine şöyle denir: "Git geldiğin yerden tekrar doğ." O da battığı yerden doğar." Sonra (Ebu Zerr dedi ki: Aleyhissalatu vesselam şöyle kıraat etti:... (Yasin 38). (Ebu Zerr ilaveten dedi ki: "Bu İbnu Mes`ud kıraatidir."
Sıra :
5033
RAŞiT TUNCA
BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
» Latest member:
» Forum threads: 5,258
» Forum posts: 5,849
Read More / Comment 
