MUHAMMED
BAYRAK
| Welcome, Guest |
|
You have to register before you can post on our site. |
| Forum Statistics |
» Members: 7 » Latest member: Muhammed » Forum threads: 5,258 » Forum posts: 5,849 Full Statistics |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
Kütüb-ü Sitte eserindeki Gök Gürleyince; Rüzgar Esince; Bulut Çıkınca Okunacak Dua konusu ile ilgili hadisler
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Gök Gürleyince; Rüzgar Esince; Bulut Çıkınca Okunacak Dua
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) gök gürleyip, şimşek çakınca şu duayı okurdu: "Allah`ım bizi gadabınla öldürme, azabınla da helak etme, bu (azabı)ndan önce bize afiyet (içinde ölüm) ver."
Sıra :
1859
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Gök Gürleyince; Rüzgar Esince; Bulut Çıkınca Okunacak Dua
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav) ufuk-ı semada bir bulut belirtisi gördü mü işi terkeder, namazda idiyse kısa keser ve şu duayı okurdu: "Allah`ım, bunun şerrinden sana sığınırım." Yağmur başlarsa: "Allah`ım, bol yağmur, faydalı yağmur (ver)" derdi.
Sıra :
1860
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Gök Gürleyince; Rüzgar Esince; Bulut Çıkınca Okunacak Dua
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav) rüzgar estiği zaman şu duayı okurdu: "Allah`ım, senden bunun hayrını ve bunda olan (menfaatların da) hayrını ve bunun gönderiliş maksadındaki hayrı da istiyorum. Bunun şerrinden, bunda olanın şerrinden, bununla gönderilen şeyin şerrinden de sana sığınıyorum."
Sıra :
1861
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Gök Gürleyince; Rüzgar Esince; Bulut Çıkınca Okunacak Dua
Ravi :
Ubey İbnu Ka`b
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Rüzgara küfretmeyin. Hoşunuza gitmeyen bir rüzgar görünce: "Allah`ım, senden bunun hayrını taleb ediyorum" deyin."
Sıra :
1862
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Gök Gürleyince; Rüzgar Esince; Bulut Çıkınca Okunacak Dua
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) gök gürleyip, şimşek çakınca şu duayı okurdu: "Allah`ım bizi gadabınla öldürme, azabınla da helak etme, bu (azabı)ndan önce bize afiyet (içinde ölüm) ver."
Sıra :
1859
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Gök Gürleyince; Rüzgar Esince; Bulut Çıkınca Okunacak Dua
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav) ufuk-ı semada bir bulut belirtisi gördü mü işi terkeder, namazda idiyse kısa keser ve şu duayı okurdu: "Allah`ım, bunun şerrinden sana sığınırım." Yağmur başlarsa: "Allah`ım, bol yağmur, faydalı yağmur (ver)" derdi.
Sıra :
1860
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Gök Gürleyince; Rüzgar Esince; Bulut Çıkınca Okunacak Dua
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav) rüzgar estiği zaman şu duayı okurdu: "Allah`ım, senden bunun hayrını ve bunda olan (menfaatların da) hayrını ve bunun gönderiliş maksadındaki hayrı da istiyorum. Bunun şerrinden, bunda olanın şerrinden, bununla gönderilen şeyin şerrinden de sana sığınıyorum."
Sıra :
1861
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Gök Gürleyince; Rüzgar Esince; Bulut Çıkınca Okunacak Dua
Ravi :
Ubey İbnu Ka`b
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Rüzgara küfretmeyin. Hoşunuza gitmeyen bir rüzgar görünce: "Allah`ım, senden bunun hayrını taleb ediyorum" deyin."
Sıra :
1862
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Hz. Ömer (ra)`in bir müezzini geceleyin ezan okumuştu. Ezanı iade etmesini emretti.
Sıra :
2464
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Hz. Bilal güneş doğmazdan önce ezan okumuştu. Resulullah (sav) ona: "Haberiniz olsun kul uyudu" diye nida etmesini emretti.
Sıra :
2465
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Bilal
Hadis :
Resulullah (sav): "Sabah vakti iyice belirinceye kadar ezan okuma!" dedi ve ellerini yanlara doğru açarak: "Şöyle!" diye gösterdi.
Sıra :
2466
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Enes
Hadis :
Bir kimse, Resulullah (sav)`a sabah namazının vaktini sormuştu. O da Hz. Bilal`e emretti. Şafak sökerken ezan okudu. Ertesi gün ortalık ağarıncaya kadar sabah ezanını tehir etti. Sonra ikamet okumasını emretti ve namazı kıldı. Sonra da adama: "İşte bu, (sabah) namazının vaktidir" dedi.
Sıra :
2467
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ziyad İbnu`l-Haris es-Sudai
Hadis :
Sabah ezanının ilk vakti girince, Resulullah (sav) bana emretti, ben de ezan okudum ve: "İkamet de getireyim mi ey Allah`ın Resulü?" diye sordum. (Soruma hemen cevap vermeyip) doğu tarafına, fecre bakmaya başladı ve: "Hayır!" dedi. Ne zaman ki şafak söktü Hz. Peygamber (bineğinden) indi, abdest bozdu. Sonra bana doğru geldi. (Bu ara Ashabı da toplandı.) Abdestini aldı. Bilal ikamet okumak istedi. Resulullah (sav): "Sudai`nin kardeşi ezan okudu, ezanı okuyan ikameti getirsin!" dedi. Ben de ikamet getirdim.
Sıra :
2468
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Simak İbnu Harb
Hadis :
Bilal, güneş (öğlede, batı cihetine) kayınca ezan okurdu. Resulullah (sav) odasından çıkıncaya kadar ikamet getirmezdi. Odasından çıkınca, O`nu görür görmez ikamet getirirdi.
Sıra :
2469
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav)`ın iki müezzini vardı: Biri Bilal diğeri İbnu Ümmi Mektum el-A`ma.
Sıra :
2470
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Cabir
Hadis :
Resulullah (sav) Bilal (ra)`e: "Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku. İkamet getirdiğin zaman da peş peşe seri oku. Ezanla ikametin arasına, yemek yiyenin yemeğinden, içenin içmesinden, üzerine sıkışarak helaya girmiş olanın heladan fariğ olacağı bir zaman fasılası koy" diye talimat verdi. Şunu da ilave etti: "Beni görünceye kadar da (ikamet için) kalkmayın."
Sıra :
2471
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Hadis :
Beni Neccar`dan bir kadın demiştir ki: "Benim evim, Mescid-i Nebevinin etrafındaki en uzun ev idi. Bilal (ra), sabah ezanını evimin damında okurdu. Seher`den gelip, dama oturur vaktin girmesini gözetlerdi. Vaktin girdiğini görünce gerinir, sonra da: "Allah`ım sana hamdediyor, dinini (müslümanların) ikame etmeleri için, Kureyş`e karşı yardımını diliyorum" der, arkadan ezan okurdu." Kadın devamla der ki: "Vallahi, onun bu duayı terkettiği tek gece bilmiyorum!"
Sıra :
2472
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Namaz için ezanı ancak abdestli olan okusun.
Sıra :
2473
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Hadis :
Bir diğer rivayette şöyle buyrulmuştur: "Ezanı ancak abdestli olan okusun." Tirmizi der ki: "Önceki rivayet daha sahihtir."
Sıra :
2474
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Osman İbnu Ebi`l-As
Hadis :
Resulullah (sav)`ın bana en son vasiyetlerinden biri de, ezanına mukabil ücret almayan bir müezzin tutmamdı.
Sıra :
2475
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Bekr
Hadis :
Resulullah (sav) ile birlikte sabah namazı için beraber çıktık. Uğradığı her adama namaz için sesleniyor veya ayağı ile dürtüyordu.
Sıra :
2476
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Ümame
Hadis :
(Bir seferinde) Bilal (ra) ikamete başlamıştı. Kad kameti`s-salat deyince Resulullah (sav): "Allah onu (namazı) ikame etsin ve daim kılsın!" buyurdu, İkametin geri kısmında, müezzinin söylediklerini tekrar ediyordu.
Sıra :
2477
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Nafi`
Hadis :
İbnu Ömer (ra) sefer sırasında ikamete sadece sabah namazından hem ezan, hem de ikamet her ikisini okurdu. Derdi ki: "(Seferde ezana hacet yok, çünkü) ezan, kendisine cemaat gelecek olan imama mahsustur."
Sıra :
2478
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Cuhayfe
Hadis :
Anlattığına göre, Hz. Bilal (ra)`i ezan okurken görmüştür. Der ki: "Ben, ezan okurken, onun ağzını şu tarafa, bu tarafa (sağa sola) dönerken takibe koyuldum." (Tirmizi`nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "İki parmağı kulaklarının üzerinde olduğu halde...")
Sıra :
2479
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Cuhayfe
Hadis :
Ebu Davud`da şu ifadeye yer verilmiştir: "(Bilal), hayye ala`s-salat, hayye ala`l-felah cümlesine gelince boynunu sağa ve sola çevirdi, bizzat kendi dönmedi."
Sıra :
2480
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Hz. Ömer (ra)`in bir müezzini geceleyin ezan okumuştu. Ezanı iade etmesini emretti.
Sıra :
2464
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Hz. Bilal güneş doğmazdan önce ezan okumuştu. Resulullah (sav) ona: "Haberiniz olsun kul uyudu" diye nida etmesini emretti.
Sıra :
2465
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Bilal
Hadis :
Resulullah (sav): "Sabah vakti iyice belirinceye kadar ezan okuma!" dedi ve ellerini yanlara doğru açarak: "Şöyle!" diye gösterdi.
Sıra :
2466
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Enes
Hadis :
Bir kimse, Resulullah (sav)`a sabah namazının vaktini sormuştu. O da Hz. Bilal`e emretti. Şafak sökerken ezan okudu. Ertesi gün ortalık ağarıncaya kadar sabah ezanını tehir etti. Sonra ikamet okumasını emretti ve namazı kıldı. Sonra da adama: "İşte bu, (sabah) namazının vaktidir" dedi.
Sıra :
2467
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ziyad İbnu`l-Haris es-Sudai
Hadis :
Sabah ezanının ilk vakti girince, Resulullah (sav) bana emretti, ben de ezan okudum ve: "İkamet de getireyim mi ey Allah`ın Resulü?" diye sordum. (Soruma hemen cevap vermeyip) doğu tarafına, fecre bakmaya başladı ve: "Hayır!" dedi. Ne zaman ki şafak söktü Hz. Peygamber (bineğinden) indi, abdest bozdu. Sonra bana doğru geldi. (Bu ara Ashabı da toplandı.) Abdestini aldı. Bilal ikamet okumak istedi. Resulullah (sav): "Sudai`nin kardeşi ezan okudu, ezanı okuyan ikameti getirsin!" dedi. Ben de ikamet getirdim.
Sıra :
2468
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Simak İbnu Harb
Hadis :
Bilal, güneş (öğlede, batı cihetine) kayınca ezan okurdu. Resulullah (sav) odasından çıkıncaya kadar ikamet getirmezdi. Odasından çıkınca, O`nu görür görmez ikamet getirirdi.
Sıra :
2469
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav)`ın iki müezzini vardı: Biri Bilal diğeri İbnu Ümmi Mektum el-A`ma.
Sıra :
2470
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Cabir
Hadis :
Resulullah (sav) Bilal (ra)`e: "Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku. İkamet getirdiğin zaman da peş peşe seri oku. Ezanla ikametin arasına, yemek yiyenin yemeğinden, içenin içmesinden, üzerine sıkışarak helaya girmiş olanın heladan fariğ olacağı bir zaman fasılası koy" diye talimat verdi. Şunu da ilave etti: "Beni görünceye kadar da (ikamet için) kalkmayın."
Sıra :
2471
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Hadis :
Beni Neccar`dan bir kadın demiştir ki: "Benim evim, Mescid-i Nebevinin etrafındaki en uzun ev idi. Bilal (ra), sabah ezanını evimin damında okurdu. Seher`den gelip, dama oturur vaktin girmesini gözetlerdi. Vaktin girdiğini görünce gerinir, sonra da: "Allah`ım sana hamdediyor, dinini (müslümanların) ikame etmeleri için, Kureyş`e karşı yardımını diliyorum" der, arkadan ezan okurdu." Kadın devamla der ki: "Vallahi, onun bu duayı terkettiği tek gece bilmiyorum!"
Sıra :
2472
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Namaz için ezanı ancak abdestli olan okusun.
Sıra :
2473
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Hadis :
Bir diğer rivayette şöyle buyrulmuştur: "Ezanı ancak abdestli olan okusun." Tirmizi der ki: "Önceki rivayet daha sahihtir."
Sıra :
2474
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Osman İbnu Ebi`l-As
Hadis :
Resulullah (sav)`ın bana en son vasiyetlerinden biri de, ezanına mukabil ücret almayan bir müezzin tutmamdı.
Sıra :
2475
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Bekr
Hadis :
Resulullah (sav) ile birlikte sabah namazı için beraber çıktık. Uğradığı her adama namaz için sesleniyor veya ayağı ile dürtüyordu.
Sıra :
2476
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Ümame
Hadis :
(Bir seferinde) Bilal (ra) ikamete başlamıştı. Kad kameti`s-salat deyince Resulullah (sav): "Allah onu (namazı) ikame etsin ve daim kılsın!" buyurdu, İkametin geri kısmında, müezzinin söylediklerini tekrar ediyordu.
Sıra :
2477
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Nafi`
Hadis :
İbnu Ömer (ra) sefer sırasında ikamete sadece sabah namazından hem ezan, hem de ikamet her ikisini okurdu. Derdi ki: "(Seferde ezana hacet yok, çünkü) ezan, kendisine cemaat gelecek olan imama mahsustur."
Sıra :
2478
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Cuhayfe
Hadis :
Anlattığına göre, Hz. Bilal (ra)`i ezan okurken görmüştür. Der ki: "Ben, ezan okurken, onun ağzını şu tarafa, bu tarafa (sağa sola) dönerken takibe koyuldum." (Tirmizi`nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "İki parmağı kulaklarının üzerinde olduğu halde...")
Sıra :
2479
Fasil :
NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu :
Ezan Ve İkametle İlgili Hükümler
Ravi :
Ebu Cuhayfe
Hadis :
Ebu Davud`da şu ifadeye yer verilmiştir: "(Bilal), hayye ala`s-salat, hayye ala`l-felah cümlesine gelince boynunu sağa ve sola çevirdi, bizzat kendi dönmedi."
Sıra :
2480
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
Tarık İbnu Şihab
Hadis :
Bayram hutbesini okuma işini namazdan öne alanın ilki Mervan`dır. O, bu işe tevessül edince cemaatten birisi ayağa kalkarak: "Yanlış iş yapıyorsun, namazın hutbeden önce kılınması gerekir" dedi. Mervan: "Artık o usul terkedildi" diyerek devam etmek istedi. Ebu Saidu`l-Hudri ortaya atılarak: "Bu adam, üzerine düşen uyarma vazifesini yaptı. Zira ben Hz. Peygamber (sav)`in şöyle söylediğim işittim: "Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir." (Tirmizi`nin rivayetinde şöyle denir: "Bir adam kalkarak ey Mervan sünnete muhalefet ettin..." dedi. Ebu Davud şu ziyadeyi kaydeder: "Sen bayram gününde minberi (musallaya) çıkardın. Halbuki daha önce bayramda minber çıkarılmazdı. Bir de hutbeyi namazda öne aldın."
Sıra :
89
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Benden önce Allah`ın gönderdiği her peygamberin mutlaka ümmetinden havarileri ve arkadaşları olmuştur. Bunlar onun sünnetiyle amel ederler emirlerini de yerine getirirlerdi. Sonra, bu peygamberlerin ardından öylesi kötüler zuhur etmişti ki, yapmadıklarını söyleyip, kendilerine emredilmeyeni de yapmışlardır. Kim bu güruhla eliyle mücahede ederse mü`mindir. Kim onunla diliyle mücahede ederse o da mü`mindir. Kim de onlarla kalbiyle mücahede ederse o da mü`mindir. Bunun gerisine, artık zerre miktar iman yoktur.
Sıra :
90
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "İsrailoğulları bir kısım günahlar işlemeye başlayınca alimleri onları bu işlerden menettiler. Ancak onlar dinlemediler, vazgeçmediler. Zamanla alimler de onlarla oturmaya, dayanışmaya ve beraber içmeye başladılar. Allah da bunun üzerine, berikinin dalaletini öbürüne katarak, biriyle diğerinin küfrünü artırdı. "Davud`un ve Meryem oğlu İsa`nın diliyle onları lanetledi..." (Maide, 78) Sonra, ayakta bulunan Resulullah (sav) oturarak sözünü tamamladı: "Hayır, nefsimi kudret elinde tutan Zat`a yemin ederim, onları hak adına kötülüklerden men etmezseniz (siz de rızaya eremezsiniz)".
Sıra :
91
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
Kays İbnu Ebi Hazım
Hadis :
Hz. Ebu Bekir (ra) Cenab-ı Hakk`a hamd ve senadan sonra buyurdu ki: "Ey insanlar! Sizler şu ayeti okuyor ve fakat yanlış anlıyorsunuz: "Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez" (Maide, 105). Biz Hz. Peygamber (sav)`in: "İnsanlar, zalimi görüp elinden tutmazlarsa, Allah`ın, hepsine ulaşacak umumi bir bela göndermesi yakındır" dediğini işittik." Keza ben, Resulullah (sav)`ın: "İçlerinde kötülükler işlenen bir cemiyet, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde, seyirci kalır, müdahale etmezse, Allah`ın hepsini saran umumi bir bela göndermesi yakındır" dediğini işittim.
Sıra :
92
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
Huzeyfe
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat`a kasem olsun, ya ma`rufu emreder ve münkerden de yasaklarsınız veya Allah`ın katından umumi bir bela göndermesi yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanız kabul edilmez."
Sıra :
93
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Sizler yardım görecek, ganimetler elde edecek ve birçok memleketleri fethedeceksiniz. Sizden kim bu vakte ererse, Allah`tan çekinsin, ma`rufu emredip, münkerden de nehyetsin. Kim de bile bile bana yalan nisbet ederse, ateşteki yerini hazırlasın."
Sıra :
94
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
Urs İbnu Amire el-Kindi
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te`yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar görür."
Sıra :
95
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
Ebu Said
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zalim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır."
Sıra :
96
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
Tarık İbnu Şihab
Hadis :
Bayram hutbesini okuma işini namazdan öne alanın ilki Mervan`dır. O, bu işe tevessül edince cemaatten birisi ayağa kalkarak: "Yanlış iş yapıyorsun, namazın hutbeden önce kılınması gerekir" dedi. Mervan: "Artık o usul terkedildi" diyerek devam etmek istedi. Ebu Saidu`l-Hudri ortaya atılarak: "Bu adam, üzerine düşen uyarma vazifesini yaptı. Zira ben Hz. Peygamber (sav)`in şöyle söylediğim işittim: "Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir." (Tirmizi`nin rivayetinde şöyle denir: "Bir adam kalkarak ey Mervan sünnete muhalefet ettin..." dedi. Ebu Davud şu ziyadeyi kaydeder: "Sen bayram gününde minberi (musallaya) çıkardın. Halbuki daha önce bayramda minber çıkarılmazdı. Bir de hutbeyi namazda öne aldın."
Sıra :
89
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Benden önce Allah`ın gönderdiği her peygamberin mutlaka ümmetinden havarileri ve arkadaşları olmuştur. Bunlar onun sünnetiyle amel ederler emirlerini de yerine getirirlerdi. Sonra, bu peygamberlerin ardından öylesi kötüler zuhur etmişti ki, yapmadıklarını söyleyip, kendilerine emredilmeyeni de yapmışlardır. Kim bu güruhla eliyle mücahede ederse mü`mindir. Kim onunla diliyle mücahede ederse o da mü`mindir. Kim de onlarla kalbiyle mücahede ederse o da mü`mindir. Bunun gerisine, artık zerre miktar iman yoktur.
Sıra :
90
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "İsrailoğulları bir kısım günahlar işlemeye başlayınca alimleri onları bu işlerden menettiler. Ancak onlar dinlemediler, vazgeçmediler. Zamanla alimler de onlarla oturmaya, dayanışmaya ve beraber içmeye başladılar. Allah da bunun üzerine, berikinin dalaletini öbürüne katarak, biriyle diğerinin küfrünü artırdı. "Davud`un ve Meryem oğlu İsa`nın diliyle onları lanetledi..." (Maide, 78) Sonra, ayakta bulunan Resulullah (sav) oturarak sözünü tamamladı: "Hayır, nefsimi kudret elinde tutan Zat`a yemin ederim, onları hak adına kötülüklerden men etmezseniz (siz de rızaya eremezsiniz)".
Sıra :
91
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
Kays İbnu Ebi Hazım
Hadis :
Hz. Ebu Bekir (ra) Cenab-ı Hakk`a hamd ve senadan sonra buyurdu ki: "Ey insanlar! Sizler şu ayeti okuyor ve fakat yanlış anlıyorsunuz: "Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez" (Maide, 105). Biz Hz. Peygamber (sav)`in: "İnsanlar, zalimi görüp elinden tutmazlarsa, Allah`ın, hepsine ulaşacak umumi bir bela göndermesi yakındır" dediğini işittik." Keza ben, Resulullah (sav)`ın: "İçlerinde kötülükler işlenen bir cemiyet, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde, seyirci kalır, müdahale etmezse, Allah`ın hepsini saran umumi bir bela göndermesi yakındır" dediğini işittim.
Sıra :
92
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
Huzeyfe
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat`a kasem olsun, ya ma`rufu emreder ve münkerden de yasaklarsınız veya Allah`ın katından umumi bir bela göndermesi yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanız kabul edilmez."
Sıra :
93
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Sizler yardım görecek, ganimetler elde edecek ve birçok memleketleri fethedeceksiniz. Sizden kim bu vakte ererse, Allah`tan çekinsin, ma`rufu emredip, münkerden de nehyetsin. Kim de bile bile bana yalan nisbet ederse, ateşteki yerini hazırlasın."
Sıra :
94
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
Urs İbnu Amire el-Kindi
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te`yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar görür."
Sıra :
95
Fasil :
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu :
Emr-i Bi`l Ma`ruf Ve Nehy-i Ani`l-Münker Bölümü
Ravi :
Ebu Said
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zalim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır."
Sıra :
96
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyudular ki: "Acele etmediği müddetçe herbirinizin duasına icabet olunur. Ancak şöyle diyerek acele eden var: "Ben Rabbime dua ettim duamı kabul etmedi." (Müslim`in diğer bir rivayeti şöyledir: "Kul, günah talebetmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icabet görmeye (kabul edilmeye) devam eder." Tirmizi`nin bir diğer rivayetinde şöyledir: "Allah`a dua eden herkese Allah icabet eder. Bu icabet, ya dünyada peşin olur, ya da ahirete saklanır, yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek suretiyle olur, yeter ki günah taleb etmemiş veya sıla-ı rahmin kopmasını istememiş olsun, ya da acele etmemiş olsun.")
Sıra :
1782
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Cabir
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefislerinizin aleyhine dua etmeyin, çocuklarınızın aleyhine de dua etmeyin, hizmetçilerinizin aleyhine de dua etmeyin. Mallarınızın aleyhine de dua etmeyin. Ola ki, Allah`ın duaları kabul ettiği saate rastgelir de, istediğiniz kabul ediliverir."
Sıra :
1783
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden herkes, ihtiyaçlarının tamamını Rabbinden istesin, hatta kopan ayakkabı bağına varıncaya kadar istesin."
Sıra :
1784
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri kendisinden istemeyene gadap eder."
Sıra :
1785
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allahu Teala Hazretleri`nin fazlından isteyin. Zira Allah, kendisinden istenmesini sever, ibadetin en efdali de (dua edip) kurtuluşu beklemektir."
Sıra :
1786
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Cabir
Hadis :
Bir kadın: "Ey Allah`ın Resulü, bana ve kocama dua ediver!" diye ricada bulunmuştu. Resulullah (sav) efendimiz: "Allah sana da, kocana da rahmet etsin!" diye dua buyurdu.
Sıra :
1787
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Ebu`d-Derda
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kardeşinin gıyabında dua eden hiçbir mü`min yoktur ki melek de: "Bir misli de sana olsun" demesin." (Ebu Davud`un rivayetinde şu ziyade vardır: "Melekler: "Amin, bir misli de sana olsun!" derler.")
Sıra :
1788
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her kim, kendine zulmedene beddua ederse, ondan intikamını (dünyada) almış olur."
Sıra :
1789
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyudular ki: "Acele etmediği müddetçe herbirinizin duasına icabet olunur. Ancak şöyle diyerek acele eden var: "Ben Rabbime dua ettim duamı kabul etmedi." (Müslim`in diğer bir rivayeti şöyledir: "Kul, günah talebetmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icabet görmeye (kabul edilmeye) devam eder." Tirmizi`nin bir diğer rivayetinde şöyledir: "Allah`a dua eden herkese Allah icabet eder. Bu icabet, ya dünyada peşin olur, ya da ahirete saklanır, yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek suretiyle olur, yeter ki günah taleb etmemiş veya sıla-ı rahmin kopmasını istememiş olsun, ya da acele etmemiş olsun.")
Sıra :
1782
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Cabir
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefislerinizin aleyhine dua etmeyin, çocuklarınızın aleyhine de dua etmeyin, hizmetçilerinizin aleyhine de dua etmeyin. Mallarınızın aleyhine de dua etmeyin. Ola ki, Allah`ın duaları kabul ettiği saate rastgelir de, istediğiniz kabul ediliverir."
Sıra :
1783
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden herkes, ihtiyaçlarının tamamını Rabbinden istesin, hatta kopan ayakkabı bağına varıncaya kadar istesin."
Sıra :
1784
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Ebu Hüreyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri kendisinden istemeyene gadap eder."
Sıra :
1785
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allahu Teala Hazretleri`nin fazlından isteyin. Zira Allah, kendisinden istenmesini sever, ibadetin en efdali de (dua edip) kurtuluşu beklemektir."
Sıra :
1786
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Cabir
Hadis :
Bir kadın: "Ey Allah`ın Resulü, bana ve kocama dua ediver!" diye ricada bulunmuştu. Resulullah (sav) efendimiz: "Allah sana da, kocana da rahmet etsin!" diye dua buyurdu.
Sıra :
1787
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Ebu`d-Derda
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kardeşinin gıyabında dua eden hiçbir mü`min yoktur ki melek de: "Bir misli de sana olsun" demesin." (Ebu Davud`un rivayetinde şu ziyade vardır: "Melekler: "Amin, bir misli de sana olsun!" derler.")
Sıra :
1788
Fasil :
DUA BÖLÜMÜ
Konu :
Duanın Adabı Hakkında Müteferrik Hadisler
Ravi :
Aişe
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her kim, kendine zulmedene beddua ederse, ondan intikamını (dünyada) almış olur."
Sıra :
1789
Fasil :
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu :
Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları
Ravi :
Ali
Hadis :
Resulullah (sav)`a Mekke`de idim. Beraberce bir tarafına gitmiştik. O`nun karşısına çıkan her ağaç, her dağ O`na selam veriyor ve: "Allah`ın selamı üzerine olsun ey Allah`ın Resulü!" diyordu.
Sıra :
5586
Fasil :
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu :
Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları
Ravi :
Cabir İbnu Semüre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mekke`de bir taş var, peygamberlik geldiği zaman günler boyu bana selam verdi, şu anda o taşı biliyorum."
Sıra :
5587
Fasil :
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu :
Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Bir bedevi gelerek Aleyhissalatu vesselam`a: Senin Allah elçisi olduğunu ne ile bileyim?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Hurma ağacından şu salkımı çağırmamla. O benim Allah`ın elçisi olduğuma şehadet eder!" dedi ve onu çağırdı. Salkım, ağaçtan inmeye başladı. Resulullah (sav)`ın yanına düştü ve: "Selam senin üzerine olsun ey Allah`ın Resulü!" dedi. Sonra Aleyhissalatu vesselam ona; "Haydi yerine dön!" emrettiler. Salkım, yerine döndü ve eski yerine kaynadı. Bedevi (bu manzara karşısında) Müslüman oldu."
Sıra :
5588
Fasil :
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu :
Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları
Ravi :
Ma`n İbnu Abdirrahman
Hadis :
Babam merhumu dinledim. Diyordu ki: "Mesruk`a sordum: "Kur`an dinledikleri gece, cinleri(n geldiğini) Resulullah (sav)`a kim haber verdi?" Bana şu cevabı verdi: "Baban, yani İbnu Mes`ud bana bildirdi ki: "Onların yani cinlerin geldiğini bir ağaç haber verdi."
Sıra :
5589
Fasil :
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu :
Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav) bir hurma kütüğüne dayanarak hitapta bulun(ur)du. (Duyulan ihtiyaç üzerine) ona bir minber yaptılar, onun üzerinde hutbe vermeye başladı. Hurma kütüğü (Aleyhissalatu vesselam`ın kendisini terketmesi üzerine) bir deve inleyişi gibi inleyip ağlamaya başladı. Bunun üzerine Resulullah (sav) minberden inip kütüğü meshedip okşadı. Kütük inlemeyi bırakıp sükunet buldu.
Sıra :
5590
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu :
Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları
Ravi :
Ali
Hadis :
Resulullah (sav)`a Mekke`de idim. Beraberce bir tarafına gitmiştik. O`nun karşısına çıkan her ağaç, her dağ O`na selam veriyor ve: "Allah`ın selamı üzerine olsun ey Allah`ın Resulü!" diyordu.
Sıra :
5586
Fasil :
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu :
Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları
Ravi :
Cabir İbnu Semüre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mekke`de bir taş var, peygamberlik geldiği zaman günler boyu bana selam verdi, şu anda o taşı biliyorum."
Sıra :
5587
Fasil :
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu :
Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları
Ravi :
İbnu Abbas
Hadis :
Bir bedevi gelerek Aleyhissalatu vesselam`a: Senin Allah elçisi olduğunu ne ile bileyim?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Hurma ağacından şu salkımı çağırmamla. O benim Allah`ın elçisi olduğuma şehadet eder!" dedi ve onu çağırdı. Salkım, ağaçtan inmeye başladı. Resulullah (sav)`ın yanına düştü ve: "Selam senin üzerine olsun ey Allah`ın Resulü!" dedi. Sonra Aleyhissalatu vesselam ona; "Haydi yerine dön!" emrettiler. Salkım, yerine döndü ve eski yerine kaynadı. Bedevi (bu manzara karşısında) Müslüman oldu."
Sıra :
5588
Fasil :
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu :
Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları
Ravi :
Ma`n İbnu Abdirrahman
Hadis :
Babam merhumu dinledim. Diyordu ki: "Mesruk`a sordum: "Kur`an dinledikleri gece, cinleri(n geldiğini) Resulullah (sav)`a kim haber verdi?" Bana şu cevabı verdi: "Baban, yani İbnu Mes`ud bana bildirdi ki: "Onların yani cinlerin geldiğini bir ağaç haber verdi."
Sıra :
5589
Fasil :
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu :
Cansızların Resulullah (sav)`la Konuşmaları
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav) bir hurma kütüğüne dayanarak hitapta bulun(ur)du. (Duyulan ihtiyaç üzerine) ona bir minber yaptılar, onun üzerinde hutbe vermeye başladı. Hurma kütüğü (Aleyhissalatu vesselam`ın kendisini terketmesi üzerine) bir deve inleyişi gibi inleyip ağlamaya başladı. Bunun üzerine Resulullah (sav) minberden inip kütüğü meshedip okşadı. Kütük inlemeyi bırakıp sükunet buldu.
Sıra :
5590
Cennetlikler Ve Cehennemlikler ile ilgili Kütübü Site Hadisleri
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Sehl İbnu Sa`d
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehli, gurfelerde kalanları seyrederler, tıpkı gökteki yıldızları seyretmeniz gibi."
Sıra :
5127
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Said
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehli gurfelerde kalanları (ehl-i guraf) görürler. Tıpkı, ufukta doğudan batıya giden inci gibi parlak yıldızları gördüğünüz gibi. Aralarındaki fazilet farkı, (gurfe ehlini) böyle yukarıda gösterir." Bunun üzerine Ashab: "Ey Allah`ın Resulü! Bu söylediğiniz, peygamberlerin makamı olmalı, başkaları oraya ulaşamamalı!" dedi. Ancak Aleyhissalatu vesselam: "Hayır! Ruhumu kudret dinde, tutan Zat`a yemin olsun! Gurfelerde kalanlar (peygamberler değiller), Allah`a inanıp peygamberleri tasdik eden kimselerdir" buyurdular.
Sıra :
5128
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete ilk girecek zümre, dolunay gecesindeki ay suretindedir. Onu takip eden zümre, parlaklık yönüyle gökteki en büyük yıldız gibidir. Cennetlikler bevletmezler, büyük abdest de bozmazlar, tükürmezler, sümkürmezler de. Tarakları altındandır, terleri misktir. Buhurdanları öd ağacından, zevceleri kara gözlü hurilerden olacak. Onlar ataları Adem`in yaratılışı üzere, altmış zira` boyunda tek bir adam suretinde olacaklar."
Sıra :
5129
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Cabir
Hadis :
Resulullah (sav): "Cennet ehli cennette yerler ve içerler. Ancak tükürmezler, küçük ve büyük abdest bozmazlar, sümkürmezler de!" buyurmuştu. Ashab: "Peki yedikleri ne olur?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: "Geğirmek ve misk sızıntısı gibi ter! Onlara tıpkı nefes ilham olunduğu gibi tesbih ve tahmid ilham olunur."
Sıra :
5130
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Said el-Hudri
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir."
Sıra :
5131
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin vücudu kılsız, yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir, gençlikleri zail olmaz, elbiseleri eskimez." [Tirmizi`nin, bir rivayetinde şu ziyade var: "Cennetliklerin başlarında taçlar vardır. Taçtaki tek bir inci, meşrık ile mağrib arasını aydınlatır."]
Sıra :
5132
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Rezin el-Ukayli
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin çocuğu olmaz, (orada doğum yoktur)."
Sıra :
5133
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav): "Mü`mine cennette şu şu kadar (kadınla) cima gücü verilir!" buyurmuşlardı. Kendisine: "Ey Allah`ın Resulü! Buna takat getirebilir mi?" diye soruldu. "Yüz (kişinin) gücü verilir! (Böyle olunca takat getirir!)" buyurdular.
Sıra :
5134
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
el-Hudri
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü arz, tek bir çörek olacak. Cebbar (olan Allah Teala hazretleri), onu, cennetliklere azık olarak elinde çevirecektir, tıpkı sizin sefer sırasında çöreğinizi çevirdiğiniz gibi!" Bu sırada bir Yahudi gelerek: "Ey Ebu`l-Kasım! Rahman (olan) Allah seni mübarek kılsın! Kıyamet günü cennet ehlinin (iştah açıcı) ikramı ne olacak haber vereyim mi?" dedi. Efendimiz: "Söyle bakalım!" buyurdular. Adam, tıpkı Aleyhissalatu vesselam`ın söylediği gibi: "Arz, tek bir çörek olur!" dedi. Resulullah (sav) bize baktılar. Sonra azı dişleri görününceye kadar tebessüm buyurdular ve: "Peki cennet ehlinin katıklarını sana haber vereyim mi?" dediler. Adam: "Buyurun!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Balam ve nun!" buyurdular. Adam: "Bu nedir?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Öküz ve balıktır. Bunların ciğerlerinin kenarından yetmiş bin kişi yer" buyurdular.
Sıra :
5135
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
el-Hudri
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksen bin hizmetçisi, yetmiş iki zevcesi vardır. Onun için inciden, zebercedden ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır, Cabiye`den San`a`ya kadar uzanan bir büyüklüktedir."
Sıra :
5136
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin mertebece en düşük olanı o kimsedir ki: "Bahçelerine, zevcelerine, nimetlerine, hizmetçilerine, koltuklarına bakar. Bunlar bin yıllık yürüme mesafesini doldururlar. Cennetliklerin Allah nezdinde en kıymetli olanları ise, Vech-i İlahiye sabah ve akşam nazar ederler." Resulullah (sav) sonra şu ayeti okudu. (Mealen): "Yüzler vardır, o gün ter ü tazedir, Rablerini görecektir" (Kıyamet 22-23).
Sıra :
5137
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Mugire İbnu Şu`be
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hz. Musa aleyhisselam Rabbine sordu: "Derece itibariyle cennet ehlinin en düşüğü nasıldır? "Rab Teala buyurdu: "O, cennet ehli cennete dahil edildikten sonra gelecek olan bir adamdır ki kendisine: "Cennete gir!" denilir. Adam; "Ey Rabbim nasıl gireyim. Herkes yerlerine yerleşti, mekanlarını tuttu!" der. Ona şöyle denilir: "Sana dünya meliklerinden birinin mülkü kadar mülk verilmesine razı mısın?" "Rabbim, razıyım!" der. Rab Teala: "Sana bu verilmiştir. Onun misli, onun misli, onun misli, onun misli de." Adam beşincide: "Ey Rabbim razı oldum (yeter)!" der. Rab Teala: "Bu sana verildi, on misli daha verildi. Ayrıca gönlün her ne isterse, gözün neden zevk alırsa, sana hep verilmiştir!" buyurur. Adam: "Rabbim razı oldum (yeter)" der. (Hz. Musa sormaya devam eder): Ta derecesi en üstün olan (nasıldır)?" "İşte irade ettiklerim bunlardı. Onların keramet fidanlarını kendi elimde diktim ve üzerlerine mühür vurdum. Onlara hazırladığımı, ne bir göz görmüş ne bir kulak işitmiştir, hiçbir beşer kalbine de hutur etmemiştir."
Sıra :
5138
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Said el-Hudri
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri cennet ehline: "Ey cennet ahalisi!" diye seslenir. Onlar: "Ey Rabbimiz buyur! Emrine amadeyiz! Hayır senin elindedir!" derler. Rab Teala: "Razı oldunuz mu?" diye sorar. Onlar: "Ey Rabbimiz! Razı olmamak ne haddimize! Sen bize mahlukatından bir başkasına vermediğin nimetler verdin!" Rab Teala: "Ben sizlere bundan daha fazlasını vereyim mi?" der. Onlar: "Bu verdiklerinden daha üstün ne olabilir?" derler. Rab Teala: "Size rızamı helal kıldım. Artık, size ebediyyen gadab etmeyeceğim!" buyururlar."
Sıra :
5139
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bana cennete giren ilk üç kişi arzedildi. Bunlardan biri şehid, biri iffetli olan (ve azla yetinerek) iffetini koruyan, biri de Allah`a ibadetini güzel yapan ve efendilerine hayırhah olan bir köle idi."
Sıra :
5140
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Harise İbnu Vehb
Hadis :
Resulullah (sav): "Size cennet ehlini haber vereyim mi?" buyurdular. Ashab: "Evet ey Allah`ın Resulü!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Herbir biçare addedilen zayıf kimsedir. Bu kimse, bir hususta Allah`a yemin etse, Allah onun dilediğini yerine getirerek tebrie eder ve hanis kılmaz" buyurdu ve tekrar sordu: "Size cehennem ehlini haber vereyim mi?" Bunlar kaba, cimri ve kibirli kimselerdir."
Sıra :
5141
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Harise İbnu Vehb
Hadis :
Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer."
Sıra :
5142
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Nu`man İbnu Beşir
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennemliklerin azab cihetiyle en hafif olanı, ayağında ateşten bir nalın ve nalın bağı olan kimsedir ki, ayağındakiler sebebiyle, tıpkı tencerenin kaynaması gibi, başında dimağı kaynar. Öyle tahammülfersa bir azab duyar ki, azabca insanların en hafifi olduğu halde, kendinden şiddetli azab çeken olmadığını zanneder."
Sıra :
5143
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Semüre İbnu Cündeb
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Cehennemlikler derece derecedir.) Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar, bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar, bir kısmı vardır kemere kadar yakalar, bir kısmı vardır köprücük kemiğine kadar yakalar."
Sıra :
5144
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu`d-Derda
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennem ehline açlık musallat edilir. Bu, içinde bulundukları azaba eşit dereceye ulaşır. Açlığa karşı yardım talep ederler. Onlara besleyici olmayan ve açlığı gidermeyen dari` (denen dikenli bir ot) verilir. Tekrar yiyecek isterler, bu sefer de boğazda tıkanıp kalan bir yiyecekle imdat edilir. (Bu da boğazlarında takılır kalır, ne ileri geçer, en de geri gelir). Derken dünyada iken, bu durumda, bir içecekle takılan lokmaları kaydırdıklarını hatırlarlar ve bir içecek talep ederler. Kendilerine demir kancalar bulunan kaplarda kaynar sular verilir. Bu kaplar, yüzlerine yaklaştırılınca, yüzlerini dağlayıp atar. Su karınlarına girince içlerini param parça eder. Bu sefer de: "Cehennemin bekçilerini çağırın, ola ki azabımızı biraz hafifletir!" derler. Onları çağırırlar. Onlar gelince: "Size peygamberleriniz bu halleri açıklayan haberleri getirmemiş miydi?" derler. Onlar: "Evet getirmişti (ama dinlemedik)" derler. Bunun üzerine, bekçiler: "Siz isteyin durun! Kafirlerin istekleri (burada) boşadır!" derler" (Gafir 50). Cehennemlikler bekçilerden ümidi kesince: "(Cehenneme müvekkel melek) Malik`i çağırın!" derler. (Malik gelince): "Ey Malik (söyle de) Rabbin bizim hakkımızda ölüme hükmetsin!" derler. Malik de onlara: "Hayır! (Siz burada canlı olarak ebedi) kalıcılarsınız!" diye cevap verecek" (Zuhruf 77). (Hadisin ravilerinden) A`meş rahimehullah der ki: "Bana bildirildi ki, cehennemliklerin Malik`e yalvarmaları ile Malik`in onlara verdiği cevap arasında bin yıllık zaman geçecektir. Cehennemlikler, bu sefer aralarında: "Rabbinize dua edin sizin için O`ndan daha hayırlı kimse yok!" diyecekler ve elbirlik şöyle yakaracaklar: "Ey Rabbimiz, bedbahtlığımız bize galebe çalmıştı, biz gerçekten sapıtmış kimselerdik. Ey Rabbimiz bizi bundan çıkar. Eğer (yine) küfre dönersek artık hiç şüphesiz ki zalimlerden oluruz" (Mü`minun 106-107). Rab Teala, onlara: "Cehennemin içine yıkılıp gidin! Bana bir şey söylemeyin!" diyecek" (Mü`minun 108). Resulullah devamla dedi ki: "Bu cevap üzerine, cehennem ehli her çeşit hayırdan ümidlerini keserler; hıçkırmaya, nedamet etmeye, dövünüp yırtınmaya başlarlar."
Sıra :
5145
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: Cehennemliklerin tepelerine kaynar su dökülür. Bu su, vücudlarının içine nüfuz eder, öyle ki karınlarına kadar ulaşır; içlerinde ne var ne yok, söker atar ve ayaklarını delip, geçer. Bu hadise "Bununla karınlarının içinde ne varsa hepsi ve derileri eritilecektir" (Hacc 20) ayetinde zikri geçen) eritme (es-Sahru) hadisesidir. Sonra (eriyen cesedleri) eski haline iade edilir."
Sıra :
5146
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kafirin cehennemdeki bir azı dişi Uhud dağı kadardır. Derisinin kalınlığı da üç gecelik yol mesafesidir."
Sıra :
5147
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kafir, bir iki fersah uzunluğundaki dilini kıyamet günü yerde sürür, (Mevkifte) insanlar onun üzerine basarlar."
Sıra :
5148
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü ilk çağırılacak olan, Hz. Adem`dir. Hak Teala hazretleri: "Buyur ey Rabbim, emrindeyim!" der. Rabb Teala: "Zürriyetinden cehenneme gidecekleri ayır!" emreder. Adem: "Ey Rabbim ne miktarını ayırayım?" diye sorar. Rabb Teala: "Her yüzden doksan dokuzunu!" ferman buyurur." (Ashab bu esnada atılıp): "Ey Allah`ın Resulü! Bizden geriye ne kaldı?" derler. Aleyhissalatu vesselam: "Benim ümmetim, diğer ümmetler yanında siyah öküzün başındaki beyaz tüy gibi (az)dır!" buyurdular.
Sıra :
5149
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hz. İbrahim aleyhisselam, kıyamet günü, babası Azer`i [yüzü] üzerinde bir siyahlık ve toz toprak olduğu halde görür. Babasına: "Ben sana dünyada iken, "Bana asi olma!" demedim mi?" der. Babası ona: "İşte bugün ben artık sana asi olmayacağım!" der. Bunun üzerine İbrahim aleyhisselam: "Ey Rabbim! Sen yeniden diriltme gününde beni rüsvay etmeyeceğini vaadetmiştin. Rahmetten uzak babamın halinden daha rüsvay edici başka ne var?" diye yakarır. Allah Teala hazretleri: "Ben cenneti kafirlere haram kıldım!" cevabında bulunur. Sonra şöyle nida edilir: "Ey İbrahim, ayaklarının altında ne var, biliyor musun?" İbrahim yere bakar ve kana bulanmış bir sırtlan görür. Derhal ayaklarından tutulup ateşe atılır. (İşte bu, İbrahim`in babasıdır, o çirkin surete sokulmuştur)."
Sıra :
5150
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ve cehennem, aralarında (ihtilaf ederek Allah nezdinde ) dava açtılar. Cehennem: "Ben, mütekebbirler (dünyada büyüklük taslayanlar) ve mütecebbirler (zorbalık yapanlar) için tercih edildim!" diye dövündü. Cennet ise: "[Ey Rabbim!] Bana niçin sadece zayıflar ve (insanlar nazarında) düşük olanlar, (hakir görülenler) girer?" dedi. Allah Teala hazretleri önce cennete hitap etti: "Sen benim rahmetimsin. Kullarımdan dilediklerime rahmetini seninle ulaştıracağım!" Sonra da cehenneme hitap etti: "Sen de benim azabımsın. Kullarımdan dilediğim! seninle azablandıracağım!" (Her ikisine yönelerek): "İkiniz(in de vazifesi var! İkiniz de) dolacaksınız!" buyurdu. Ancak cehennem, bir türlü dolmak bilmedi. Allah Teala da ayağını üzerine bastı. Derken cehennem: "Yeter! yeter!" diye inledi. Bu suretle dolmuş olan cehennemin ağzı birbirine kavuştu. Allah mahlukatından hiçbir ferde asla zulmetmez. Cennete gelince, Allah yeni mahlukat yaratarak onu dolduracaktır."
Sıra :
5151
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Said
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hakkıyla cehennemlik olan cehennemlikler var ya, onlar cehennemde ne ölürler ne de yaşarlar. Lakin günahları -yahut hataları denmiştir- sebebiyle ateşe duçar olan bir kısım kimseler vardır ki, ateş onları tamamen öldürür. Yanıp kömür olduktan sonra, kendilerine şefaat edilme izni verilir. Böylece grup grup getirilirler ve cennet nehirlerine dağıtılırlar. Sonra: "Ey cennet ehli! Bunların üzerlerine su dökün" denilir. Bunlar, sel yatağında biten bir ot gibi yeniden biterler."
Sıra :
5152
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Said
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü`minler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun, onlardan herbiri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir."
Sıra :
5153
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
İmran İbnu Husayn
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Muhammed (sav)`in şefaati ile, bir kısım insanlar cehennemden çıkacak, cennete girecektir. Bunlara cehennemlikler denecektir."
Sıra :
5154
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehenneme giren iki kişinin oradaki bağırtıları şiddetlenecek. Allah Teala hazretleri: "Çıkarın bunları!" buyuracak. Onlara: "Niçin bağırıyorsunuz?" diye soracak. Onlar: "Bize merhamet edesin diye böyle yaptık!" diyecekler. Rab Teala: "Benim size rahmetim, gidip kendinizi ateşe atmanız şeklindedir!" buyuracak. Onlar gidecekler. Biri kendisini ateşe atacak. Allah da ateşi ona soğuk ve selametli kılacak. Diğeri kalkar fakat kendini ateşe atamaz. Allah Teala hazretleri: "Arkadaşının attığı gibi, seni de kendini atmaktan alıkoyan nedir?" diye sorar. Adam: "Ey Rabbim, beni ondan çıkardıktan sonra oraya bir kere daha göndermeyeceğini ümid ediyorum!" der. Allah Teala hazretleri: "Haydi ümidini verdim!" der. İkisi de Allah`ın rahmetiyle cennete sokulurlar."
Sıra :
5155
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve: "Senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teala hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermediği şeyi verdi!" der. Derken ona bir ağaç gösterilir. "Ya Rabbi!" der, "beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim." Allah Teala hazretleri: "Ey ademoğlu! Dilediğini versem benden başka bir şey istemezsin değil mi?" der. Adam: "Ey Rabbim, ondan başka bir şey istemeyeceğim!" der ve başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Adamcağız, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir ağaç daha gösterilir. Dayanamayıp: "Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Allah Teala: "Ey ademoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni yaklaştıracak olsam başka şeyler isteyeceksin!" der. Adam, başka şey istemeyeceği hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Adamı ona yaklaştırır. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra ona cennetin kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç diğer ikisinden daha güzeldir. Adam yine: "Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden başka bir şey istemiyorum!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu! Sen, ondan başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermemiş miydin?" der. Adam: "Evet, Rabbim! Senden, başka bir şey istemeyeceğim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca yaklaştırır. Adam ona yaklaştırılınca cennet ehlinin seslerini işitir. (Dayanamayıp): "Ey Rabbim! Beni cennete şok!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu! Beni senden kurtaracak şey nedir! Dünya kadarını ve beraberinde mislini versem razı olur musun!" der. Adam: "Ey Rabbim! Benimle istihza mı ediyorsun? Sen ki Alemlerin Rabbisin!"der." İbnu Mes`ud bu noktada güldü ve: "Niye güldüğümü sormuyor musunuz?" dedi. "Niye güldün söyle!" dediler. "Resulullah (asa) da böyle gülmüştü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da: "Rabbülalemin`in, adamın "Sen ki Alemlerin Rabbisin, benimle istihza mı ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi. Allah Teala hazretleri: "Ben seninle istihza etmiyorum. Lakin ben, Azimüşşan dilediğimi yapmaya kadirim!" buyurdular."
Sıra :
5156
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Sehl İbnu Sa`d
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehli, gurfelerde kalanları seyrederler, tıpkı gökteki yıldızları seyretmeniz gibi."
Sıra :
5127
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Said
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehli gurfelerde kalanları (ehl-i guraf) görürler. Tıpkı, ufukta doğudan batıya giden inci gibi parlak yıldızları gördüğünüz gibi. Aralarındaki fazilet farkı, (gurfe ehlini) böyle yukarıda gösterir." Bunun üzerine Ashab: "Ey Allah`ın Resulü! Bu söylediğiniz, peygamberlerin makamı olmalı, başkaları oraya ulaşamamalı!" dedi. Ancak Aleyhissalatu vesselam: "Hayır! Ruhumu kudret dinde, tutan Zat`a yemin olsun! Gurfelerde kalanlar (peygamberler değiller), Allah`a inanıp peygamberleri tasdik eden kimselerdir" buyurdular.
Sıra :
5128
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete ilk girecek zümre, dolunay gecesindeki ay suretindedir. Onu takip eden zümre, parlaklık yönüyle gökteki en büyük yıldız gibidir. Cennetlikler bevletmezler, büyük abdest de bozmazlar, tükürmezler, sümkürmezler de. Tarakları altındandır, terleri misktir. Buhurdanları öd ağacından, zevceleri kara gözlü hurilerden olacak. Onlar ataları Adem`in yaratılışı üzere, altmış zira` boyunda tek bir adam suretinde olacaklar."
Sıra :
5129
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Cabir
Hadis :
Resulullah (sav): "Cennet ehli cennette yerler ve içerler. Ancak tükürmezler, küçük ve büyük abdest bozmazlar, sümkürmezler de!" buyurmuştu. Ashab: "Peki yedikleri ne olur?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: "Geğirmek ve misk sızıntısı gibi ter! Onlara tıpkı nefes ilham olunduğu gibi tesbih ve tahmid ilham olunur."
Sıra :
5130
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Said el-Hudri
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir."
Sıra :
5131
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin vücudu kılsız, yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir, gençlikleri zail olmaz, elbiseleri eskimez." [Tirmizi`nin, bir rivayetinde şu ziyade var: "Cennetliklerin başlarında taçlar vardır. Taçtaki tek bir inci, meşrık ile mağrib arasını aydınlatır."]
Sıra :
5132
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Rezin el-Ukayli
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin çocuğu olmaz, (orada doğum yoktur)."
Sıra :
5133
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Enes
Hadis :
Resulullah (sav): "Mü`mine cennette şu şu kadar (kadınla) cima gücü verilir!" buyurmuşlardı. Kendisine: "Ey Allah`ın Resulü! Buna takat getirebilir mi?" diye soruldu. "Yüz (kişinin) gücü verilir! (Böyle olunca takat getirir!)" buyurdular.
Sıra :
5134
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
el-Hudri
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü arz, tek bir çörek olacak. Cebbar (olan Allah Teala hazretleri), onu, cennetliklere azık olarak elinde çevirecektir, tıpkı sizin sefer sırasında çöreğinizi çevirdiğiniz gibi!" Bu sırada bir Yahudi gelerek: "Ey Ebu`l-Kasım! Rahman (olan) Allah seni mübarek kılsın! Kıyamet günü cennet ehlinin (iştah açıcı) ikramı ne olacak haber vereyim mi?" dedi. Efendimiz: "Söyle bakalım!" buyurdular. Adam, tıpkı Aleyhissalatu vesselam`ın söylediği gibi: "Arz, tek bir çörek olur!" dedi. Resulullah (sav) bize baktılar. Sonra azı dişleri görününceye kadar tebessüm buyurdular ve: "Peki cennet ehlinin katıklarını sana haber vereyim mi?" dediler. Adam: "Buyurun!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Balam ve nun!" buyurdular. Adam: "Bu nedir?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Öküz ve balıktır. Bunların ciğerlerinin kenarından yetmiş bin kişi yer" buyurdular.
Sıra :
5135
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
el-Hudri
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksen bin hizmetçisi, yetmiş iki zevcesi vardır. Onun için inciden, zebercedden ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır, Cabiye`den San`a`ya kadar uzanan bir büyüklüktedir."
Sıra :
5136
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin mertebece en düşük olanı o kimsedir ki: "Bahçelerine, zevcelerine, nimetlerine, hizmetçilerine, koltuklarına bakar. Bunlar bin yıllık yürüme mesafesini doldururlar. Cennetliklerin Allah nezdinde en kıymetli olanları ise, Vech-i İlahiye sabah ve akşam nazar ederler." Resulullah (sav) sonra şu ayeti okudu. (Mealen): "Yüzler vardır, o gün ter ü tazedir, Rablerini görecektir" (Kıyamet 22-23).
Sıra :
5137
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Mugire İbnu Şu`be
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hz. Musa aleyhisselam Rabbine sordu: "Derece itibariyle cennet ehlinin en düşüğü nasıldır? "Rab Teala buyurdu: "O, cennet ehli cennete dahil edildikten sonra gelecek olan bir adamdır ki kendisine: "Cennete gir!" denilir. Adam; "Ey Rabbim nasıl gireyim. Herkes yerlerine yerleşti, mekanlarını tuttu!" der. Ona şöyle denilir: "Sana dünya meliklerinden birinin mülkü kadar mülk verilmesine razı mısın?" "Rabbim, razıyım!" der. Rab Teala: "Sana bu verilmiştir. Onun misli, onun misli, onun misli, onun misli de." Adam beşincide: "Ey Rabbim razı oldum (yeter)!" der. Rab Teala: "Bu sana verildi, on misli daha verildi. Ayrıca gönlün her ne isterse, gözün neden zevk alırsa, sana hep verilmiştir!" buyurur. Adam: "Rabbim razı oldum (yeter)" der. (Hz. Musa sormaya devam eder): Ta derecesi en üstün olan (nasıldır)?" "İşte irade ettiklerim bunlardı. Onların keramet fidanlarını kendi elimde diktim ve üzerlerine mühür vurdum. Onlara hazırladığımı, ne bir göz görmüş ne bir kulak işitmiştir, hiçbir beşer kalbine de hutur etmemiştir."
Sıra :
5138
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Said el-Hudri
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri cennet ehline: "Ey cennet ahalisi!" diye seslenir. Onlar: "Ey Rabbimiz buyur! Emrine amadeyiz! Hayır senin elindedir!" derler. Rab Teala: "Razı oldunuz mu?" diye sorar. Onlar: "Ey Rabbimiz! Razı olmamak ne haddimize! Sen bize mahlukatından bir başkasına vermediğin nimetler verdin!" Rab Teala: "Ben sizlere bundan daha fazlasını vereyim mi?" der. Onlar: "Bu verdiklerinden daha üstün ne olabilir?" derler. Rab Teala: "Size rızamı helal kıldım. Artık, size ebediyyen gadab etmeyeceğim!" buyururlar."
Sıra :
5139
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bana cennete giren ilk üç kişi arzedildi. Bunlardan biri şehid, biri iffetli olan (ve azla yetinerek) iffetini koruyan, biri de Allah`a ibadetini güzel yapan ve efendilerine hayırhah olan bir köle idi."
Sıra :
5140
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Harise İbnu Vehb
Hadis :
Resulullah (sav): "Size cennet ehlini haber vereyim mi?" buyurdular. Ashab: "Evet ey Allah`ın Resulü!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Herbir biçare addedilen zayıf kimsedir. Bu kimse, bir hususta Allah`a yemin etse, Allah onun dilediğini yerine getirerek tebrie eder ve hanis kılmaz" buyurdu ve tekrar sordu: "Size cehennem ehlini haber vereyim mi?" Bunlar kaba, cimri ve kibirli kimselerdir."
Sıra :
5141
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Harise İbnu Vehb
Hadis :
Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer."
Sıra :
5142
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Nu`man İbnu Beşir
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennemliklerin azab cihetiyle en hafif olanı, ayağında ateşten bir nalın ve nalın bağı olan kimsedir ki, ayağındakiler sebebiyle, tıpkı tencerenin kaynaması gibi, başında dimağı kaynar. Öyle tahammülfersa bir azab duyar ki, azabca insanların en hafifi olduğu halde, kendinden şiddetli azab çeken olmadığını zanneder."
Sıra :
5143
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Semüre İbnu Cündeb
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Cehennemlikler derece derecedir.) Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar, bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar, bir kısmı vardır kemere kadar yakalar, bir kısmı vardır köprücük kemiğine kadar yakalar."
Sıra :
5144
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu`d-Derda
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennem ehline açlık musallat edilir. Bu, içinde bulundukları azaba eşit dereceye ulaşır. Açlığa karşı yardım talep ederler. Onlara besleyici olmayan ve açlığı gidermeyen dari` (denen dikenli bir ot) verilir. Tekrar yiyecek isterler, bu sefer de boğazda tıkanıp kalan bir yiyecekle imdat edilir. (Bu da boğazlarında takılır kalır, ne ileri geçer, en de geri gelir). Derken dünyada iken, bu durumda, bir içecekle takılan lokmaları kaydırdıklarını hatırlarlar ve bir içecek talep ederler. Kendilerine demir kancalar bulunan kaplarda kaynar sular verilir. Bu kaplar, yüzlerine yaklaştırılınca, yüzlerini dağlayıp atar. Su karınlarına girince içlerini param parça eder. Bu sefer de: "Cehennemin bekçilerini çağırın, ola ki azabımızı biraz hafifletir!" derler. Onları çağırırlar. Onlar gelince: "Size peygamberleriniz bu halleri açıklayan haberleri getirmemiş miydi?" derler. Onlar: "Evet getirmişti (ama dinlemedik)" derler. Bunun üzerine, bekçiler: "Siz isteyin durun! Kafirlerin istekleri (burada) boşadır!" derler" (Gafir 50). Cehennemlikler bekçilerden ümidi kesince: "(Cehenneme müvekkel melek) Malik`i çağırın!" derler. (Malik gelince): "Ey Malik (söyle de) Rabbin bizim hakkımızda ölüme hükmetsin!" derler. Malik de onlara: "Hayır! (Siz burada canlı olarak ebedi) kalıcılarsınız!" diye cevap verecek" (Zuhruf 77). (Hadisin ravilerinden) A`meş rahimehullah der ki: "Bana bildirildi ki, cehennemliklerin Malik`e yalvarmaları ile Malik`in onlara verdiği cevap arasında bin yıllık zaman geçecektir. Cehennemlikler, bu sefer aralarında: "Rabbinize dua edin sizin için O`ndan daha hayırlı kimse yok!" diyecekler ve elbirlik şöyle yakaracaklar: "Ey Rabbimiz, bedbahtlığımız bize galebe çalmıştı, biz gerçekten sapıtmış kimselerdik. Ey Rabbimiz bizi bundan çıkar. Eğer (yine) küfre dönersek artık hiç şüphesiz ki zalimlerden oluruz" (Mü`minun 106-107). Rab Teala, onlara: "Cehennemin içine yıkılıp gidin! Bana bir şey söylemeyin!" diyecek" (Mü`minun 108). Resulullah devamla dedi ki: "Bu cevap üzerine, cehennem ehli her çeşit hayırdan ümidlerini keserler; hıçkırmaya, nedamet etmeye, dövünüp yırtınmaya başlarlar."
Sıra :
5145
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: Cehennemliklerin tepelerine kaynar su dökülür. Bu su, vücudlarının içine nüfuz eder, öyle ki karınlarına kadar ulaşır; içlerinde ne var ne yok, söker atar ve ayaklarını delip, geçer. Bu hadise "Bununla karınlarının içinde ne varsa hepsi ve derileri eritilecektir" (Hacc 20) ayetinde zikri geçen) eritme (es-Sahru) hadisesidir. Sonra (eriyen cesedleri) eski haline iade edilir."
Sıra :
5146
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kafirin cehennemdeki bir azı dişi Uhud dağı kadardır. Derisinin kalınlığı da üç gecelik yol mesafesidir."
Sıra :
5147
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
İbnu Ömer
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kafir, bir iki fersah uzunluğundaki dilini kıyamet günü yerde sürür, (Mevkifte) insanlar onun üzerine basarlar."
Sıra :
5148
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü ilk çağırılacak olan, Hz. Adem`dir. Hak Teala hazretleri: "Buyur ey Rabbim, emrindeyim!" der. Rabb Teala: "Zürriyetinden cehenneme gidecekleri ayır!" emreder. Adem: "Ey Rabbim ne miktarını ayırayım?" diye sorar. Rabb Teala: "Her yüzden doksan dokuzunu!" ferman buyurur." (Ashab bu esnada atılıp): "Ey Allah`ın Resulü! Bizden geriye ne kaldı?" derler. Aleyhissalatu vesselam: "Benim ümmetim, diğer ümmetler yanında siyah öküzün başındaki beyaz tüy gibi (az)dır!" buyurdular.
Sıra :
5149
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hz. İbrahim aleyhisselam, kıyamet günü, babası Azer`i [yüzü] üzerinde bir siyahlık ve toz toprak olduğu halde görür. Babasına: "Ben sana dünyada iken, "Bana asi olma!" demedim mi?" der. Babası ona: "İşte bugün ben artık sana asi olmayacağım!" der. Bunun üzerine İbrahim aleyhisselam: "Ey Rabbim! Sen yeniden diriltme gününde beni rüsvay etmeyeceğini vaadetmiştin. Rahmetten uzak babamın halinden daha rüsvay edici başka ne var?" diye yakarır. Allah Teala hazretleri: "Ben cenneti kafirlere haram kıldım!" cevabında bulunur. Sonra şöyle nida edilir: "Ey İbrahim, ayaklarının altında ne var, biliyor musun?" İbrahim yere bakar ve kana bulanmış bir sırtlan görür. Derhal ayaklarından tutulup ateşe atılır. (İşte bu, İbrahim`in babasıdır, o çirkin surete sokulmuştur)."
Sıra :
5150
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ve cehennem, aralarında (ihtilaf ederek Allah nezdinde ) dava açtılar. Cehennem: "Ben, mütekebbirler (dünyada büyüklük taslayanlar) ve mütecebbirler (zorbalık yapanlar) için tercih edildim!" diye dövündü. Cennet ise: "[Ey Rabbim!] Bana niçin sadece zayıflar ve (insanlar nazarında) düşük olanlar, (hakir görülenler) girer?" dedi. Allah Teala hazretleri önce cennete hitap etti: "Sen benim rahmetimsin. Kullarımdan dilediklerime rahmetini seninle ulaştıracağım!" Sonra da cehenneme hitap etti: "Sen de benim azabımsın. Kullarımdan dilediğim! seninle azablandıracağım!" (Her ikisine yönelerek): "İkiniz(in de vazifesi var! İkiniz de) dolacaksınız!" buyurdu. Ancak cehennem, bir türlü dolmak bilmedi. Allah Teala da ayağını üzerine bastı. Derken cehennem: "Yeter! yeter!" diye inledi. Bu suretle dolmuş olan cehennemin ağzı birbirine kavuştu. Allah mahlukatından hiçbir ferde asla zulmetmez. Cennete gelince, Allah yeni mahlukat yaratarak onu dolduracaktır."
Sıra :
5151
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Said
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hakkıyla cehennemlik olan cehennemlikler var ya, onlar cehennemde ne ölürler ne de yaşarlar. Lakin günahları -yahut hataları denmiştir- sebebiyle ateşe duçar olan bir kısım kimseler vardır ki, ateş onları tamamen öldürür. Yanıp kömür olduktan sonra, kendilerine şefaat edilme izni verilir. Böylece grup grup getirilirler ve cennet nehirlerine dağıtılırlar. Sonra: "Ey cennet ehli! Bunların üzerlerine su dökün" denilir. Bunlar, sel yatağında biten bir ot gibi yeniden biterler."
Sıra :
5152
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Said
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü`minler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun, onlardan herbiri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir."
Sıra :
5153
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
İmran İbnu Husayn
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Muhammed (sav)`in şefaati ile, bir kısım insanlar cehennemden çıkacak, cennete girecektir. Bunlara cehennemlikler denecektir."
Sıra :
5154
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
Ebu Hureyre
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehenneme giren iki kişinin oradaki bağırtıları şiddetlenecek. Allah Teala hazretleri: "Çıkarın bunları!" buyuracak. Onlara: "Niçin bağırıyorsunuz?" diye soracak. Onlar: "Bize merhamet edesin diye böyle yaptık!" diyecekler. Rab Teala: "Benim size rahmetim, gidip kendinizi ateşe atmanız şeklindedir!" buyuracak. Onlar gidecekler. Biri kendisini ateşe atacak. Allah da ateşi ona soğuk ve selametli kılacak. Diğeri kalkar fakat kendini ateşe atamaz. Allah Teala hazretleri: "Arkadaşının attığı gibi, seni de kendini atmaktan alıkoyan nedir?" diye sorar. Adam: "Ey Rabbim, beni ondan çıkardıktan sonra oraya bir kere daha göndermeyeceğini ümid ediyorum!" der. Allah Teala hazretleri: "Haydi ümidini verdim!" der. İkisi de Allah`ın rahmetiyle cennete sokulurlar."
Sıra :
5155
Fasil :
KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu :
Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi :
İbnu Mes`ud
Hadis :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve: "Senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teala hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermediği şeyi verdi!" der. Derken ona bir ağaç gösterilir. "Ya Rabbi!" der, "beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim." Allah Teala hazretleri: "Ey ademoğlu! Dilediğini versem benden başka bir şey istemezsin değil mi?" der. Adam: "Ey Rabbim, ondan başka bir şey istemeyeceğim!" der ve başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Adamcağız, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir ağaç daha gösterilir. Dayanamayıp: "Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Allah Teala: "Ey ademoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni yaklaştıracak olsam başka şeyler isteyeceksin!" der. Adam, başka şey istemeyeceği hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Adamı ona yaklaştırır. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra ona cennetin kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç diğer ikisinden daha güzeldir. Adam yine: "Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden başka bir şey istemiyorum!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu! Sen, ondan başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermemiş miydin?" der. Adam: "Evet, Rabbim! Senden, başka bir şey istemeyeceğim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca yaklaştırır. Adam ona yaklaştırılınca cennet ehlinin seslerini işitir. (Dayanamayıp): "Ey Rabbim! Beni cennete şok!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu! Beni senden kurtaracak şey nedir! Dünya kadarını ve beraberinde mislini versem razı olur musun!" der. Adam: "Ey Rabbim! Benimle istihza mı ediyorsun? Sen ki Alemlerin Rabbisin!"der." İbnu Mes`ud bu noktada güldü ve: "Niye güldüğümü sormuyor musunuz?" dedi. "Niye güldün söyle!" dediler. "Resulullah (asa) da böyle gülmüştü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da: "Rabbülalemin`in, adamın "Sen ki Alemlerin Rabbisin, benimle istihza mı ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi. Allah Teala hazretleri: "Ben seninle istihza etmiyorum. Lakin ben, Azimüşşan dilediğimi yapmaya kadirim!" buyurdular."
Sıra :
5156
Abdülkadir Geylâni Hazretleri’nin Duaları
Hak dostlarından Abdülkâdir-i Geylânî Hazretleri’nin dualarından bazıları şunlardır...
Allah’ım! Bize gerek sana karşı, gerek kullarının seçkinlerine karşı hüsnü edeple davranmayı nasip et. Sebeblere dayanıp güvenme ibtilasına bizi müptela kılma! Tevhidimiz ve sana olan tevekkülümüz üzerinde bizi sabit kadem eyle! Bizi kendinle ve hacetleri yalnız sana arz etmekle başkalarından müstağnî kıl! Bizi kendi sözlerimizle ve kendi amellerimizle imtihan etme! Onlar sebebiyle cezalandırma, bize lütfunla, kereminle, cezamızdan vazgeçmekle ve müsamahanla muamele et amin!.. (Sohbet, 61)
Allah’ım! Ey bütün varlıkları yaratan. Ey sebeplerin müsebbibi! Bizi varlıkları ve sebepleri sana ortak tanıma bağından kurtar. Allah’ım! Beni de dua isteyeni de kendinden başkasına muhtaç etme! Yalnız sana muhtaç olalım. Seninle müstağnî olalım yalnız seni zikir edelim. Yalnız senden isteyelim.
Allah’ım! Bizler hepimiz seni murâd ediyoruz. Seni diliyoruz. Ancak afetler ve engeller bizim önümüzü kesiyor. Sana gelmemize mani oluyorlar. (62) Allah’ım! Bizi gaflet uykusundan uyandır. Bizim kimimizi, kimimizden faydalandır. Bizi yalnız kendinle meşgul et! Tâ ki nefislerimiz ıslah olsun. Nefislerimize sana gelen yolu göster, ömrümüzün kalan kısımını senin yolunda meşguliyetle geçirelim.
Allah’ım! Bizi helak olmaktan kurtar, senden yalnız yakınlığını dileriz. Dünyada da ahirette de dünyada kalplerimizle, ahirette gözlerimizle, yalnız sana nazar etmeyi dileriz.
Allah'ım! Sen bütün insanları kendi kapına yönelt. Bu benim tek ve ebedî isteğimdir. Her şey sana aittir, sana mahsustur. Bu benim sevap kazanmama vesile olabilecek umumî bir duadır.
Allah’ım Muhammed Aleyhisselâm’a ve O’nun soyuna salât selâm eyle. İslâm ümmetinin önderini de İslâm ümmetini de muhafaza eyle. Tebeayı da tebeanın başındakini de sen koru. Onların kalplerini hayır bahsinde birbirine kenetle. Hayırlı işlerde birlik olsunlar. Birbirinin şerrini diğerinden def et. Birbirlerine zararlı olmasınlar.
Allah’ım! Sen bizim kalplerimizi biliyorsun. Onları ıslah et. Sen bizim ihtiyaçlarımızdan haberdarsın, onları veriver. Sen bizim günâhlarımızı biliyorsun, onları affediver. Sen bizim kusurlarımızı, ayıplarımızı biliyorsun, onları örtüver. Bizi nehy ettiğin yerlerde görme. Yasak ettiğin yerlere gitmiş olmayalım. Emrettiğin yerlerde bizi arar duruma düşme. Biz daima senin emrettiğin yerlerde bulunalım. Bize zikrini unutturma. Bizi mekrinden emin kılma. Bizi kendinden başkasına muhtaç etme. Kendinden başkasına meyleder ve el açar duruma düşürme. Bizi senden ayıran her şeyi bizden ayır. Bize zikrini şükrünü ve güzel bir kullukla kulluk etmeyi ilham et.
Allah’ım! Kötü fiillerimizi ifşa etme. Günâhlarımızı örten perdelerimizi yırtma. Kötü amellerimiz sebebiyle bizi cezalandırma. Bizi gaflette bırakma. Gaflet ve nisyan üzere bizi cezalandırma.
Ya Rabbi! Eğer unutur veya hata edersek bu yüzden bizi muaheze etme.
Ey Rabb’imiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme.
Ey Rabb’imiz! Takatimizin yetmeyeceği şeyi bize taşıtma. Bizden sâdır olan günâhları affet, bizi mağfiret eyle. Bize merhamet et. Sen bizim mevlamızsın. Kâfir kavimlere karşı da bize yardım et. (Fethü’rğRabbanî, 26. sohbet)
Allah'ım! Bizi bize döndür. Bizi kapında durdur.
Allah’ım! bizi senin için, sende ve seninle eyle. Bizi sana hizmetle bahtiyar eyle. Almamız da vermemiz de yalnız senin için olsun, içimizi senden başkasının sevgisine mekân olmaktan temizle. Bizi, nehyettiğin yerlerde bulundurma. Emrettiğin yerlerde bizi bize kaybettirme. Zahirimizi sana günâh işlemekten, batınımızı da sana şirkten koru. Bizi nefislerimizin elinden al! Kurtar, sana ulaştır. Bütün fiil ve hareketlerimiz yalnız senin için olsun. Yalnız sana güvenelim, yalnız sana dayanalım. Senden gafil olmak bedbahtlığından bizi uyandır. Bizi sana taat, ibadet ve münâcât elbiseleri ile giydir. Kalblerimize ve özlerimize sana yakınlık zevkini tattır. Nasıl ki gök ile yer arasını ayırdı isen günâhlarla bizim aramızı da aynen öylece ayır. Bizi günâhlardan uzak tut. Nasıl ki gözün siyahı ile beyazının arasını biri birine yakın etti isen aynen onun gibi bizi de sana kulluğa, sana taata yakın et. Günâhlarla bizim aramızı aç. Tıpkı sana masiyet bahsinde Yusuf Aleyhisselam ile Züleyha’nın arasını açtığın gibi. (49. sohbet)
Ey bir olan Yaratan! Bizi, seni tevhid edenlerden, birleyenlerden eyle! Senin yolunda gitmemize engel olanlardan bizi kurtar. Bizi kendin için seçilmişlerden eyle! Bizim iddialarımızı lütfunun ve rahmetinin delilleriyle tashih et. Kalplerimizi temizle. İşlerimizi âsân et, kolaylaştır. Bizi yalnız kendinle ünsiyet ettir. Senden başkasıyla ünsiyet etmekten koru. Bizim bütün kederlerimizi bir tek keder yap! O da sana yakınlık olsun. Dünyada ve ahirette sana yakın olmak düşüncesinden başka bir kederimiz bulunmasın!
Hak dostlarından Abdülkâdir-i Geylânî Hazretleri’nin dualarından bazıları şunlardır...
Allah’ım! Bize gerek sana karşı, gerek kullarının seçkinlerine karşı hüsnü edeple davranmayı nasip et. Sebeblere dayanıp güvenme ibtilasına bizi müptela kılma! Tevhidimiz ve sana olan tevekkülümüz üzerinde bizi sabit kadem eyle! Bizi kendinle ve hacetleri yalnız sana arz etmekle başkalarından müstağnî kıl! Bizi kendi sözlerimizle ve kendi amellerimizle imtihan etme! Onlar sebebiyle cezalandırma, bize lütfunla, kereminle, cezamızdan vazgeçmekle ve müsamahanla muamele et amin!.. (Sohbet, 61)
Allah’ım! Ey bütün varlıkları yaratan. Ey sebeplerin müsebbibi! Bizi varlıkları ve sebepleri sana ortak tanıma bağından kurtar. Allah’ım! Beni de dua isteyeni de kendinden başkasına muhtaç etme! Yalnız sana muhtaç olalım. Seninle müstağnî olalım yalnız seni zikir edelim. Yalnız senden isteyelim.
Allah’ım! Bizler hepimiz seni murâd ediyoruz. Seni diliyoruz. Ancak afetler ve engeller bizim önümüzü kesiyor. Sana gelmemize mani oluyorlar. (62) Allah’ım! Bizi gaflet uykusundan uyandır. Bizim kimimizi, kimimizden faydalandır. Bizi yalnız kendinle meşgul et! Tâ ki nefislerimiz ıslah olsun. Nefislerimize sana gelen yolu göster, ömrümüzün kalan kısımını senin yolunda meşguliyetle geçirelim.
Allah’ım! Bizi helak olmaktan kurtar, senden yalnız yakınlığını dileriz. Dünyada da ahirette de dünyada kalplerimizle, ahirette gözlerimizle, yalnız sana nazar etmeyi dileriz.
Allah'ım! Sen bütün insanları kendi kapına yönelt. Bu benim tek ve ebedî isteğimdir. Her şey sana aittir, sana mahsustur. Bu benim sevap kazanmama vesile olabilecek umumî bir duadır.
Allah’ım Muhammed Aleyhisselâm’a ve O’nun soyuna salât selâm eyle. İslâm ümmetinin önderini de İslâm ümmetini de muhafaza eyle. Tebeayı da tebeanın başındakini de sen koru. Onların kalplerini hayır bahsinde birbirine kenetle. Hayırlı işlerde birlik olsunlar. Birbirinin şerrini diğerinden def et. Birbirlerine zararlı olmasınlar.
Allah’ım! Sen bizim kalplerimizi biliyorsun. Onları ıslah et. Sen bizim ihtiyaçlarımızdan haberdarsın, onları veriver. Sen bizim günâhlarımızı biliyorsun, onları affediver. Sen bizim kusurlarımızı, ayıplarımızı biliyorsun, onları örtüver. Bizi nehy ettiğin yerlerde görme. Yasak ettiğin yerlere gitmiş olmayalım. Emrettiğin yerlerde bizi arar duruma düşme. Biz daima senin emrettiğin yerlerde bulunalım. Bize zikrini unutturma. Bizi mekrinden emin kılma. Bizi kendinden başkasına muhtaç etme. Kendinden başkasına meyleder ve el açar duruma düşürme. Bizi senden ayıran her şeyi bizden ayır. Bize zikrini şükrünü ve güzel bir kullukla kulluk etmeyi ilham et.
Allah’ım! Kötü fiillerimizi ifşa etme. Günâhlarımızı örten perdelerimizi yırtma. Kötü amellerimiz sebebiyle bizi cezalandırma. Bizi gaflette bırakma. Gaflet ve nisyan üzere bizi cezalandırma.
Ya Rabbi! Eğer unutur veya hata edersek bu yüzden bizi muaheze etme.
Ey Rabb’imiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme.
Ey Rabb’imiz! Takatimizin yetmeyeceği şeyi bize taşıtma. Bizden sâdır olan günâhları affet, bizi mağfiret eyle. Bize merhamet et. Sen bizim mevlamızsın. Kâfir kavimlere karşı da bize yardım et. (Fethü’rğRabbanî, 26. sohbet)
Allah'ım! Bizi bize döndür. Bizi kapında durdur.
Allah’ım! bizi senin için, sende ve seninle eyle. Bizi sana hizmetle bahtiyar eyle. Almamız da vermemiz de yalnız senin için olsun, içimizi senden başkasının sevgisine mekân olmaktan temizle. Bizi, nehyettiğin yerlerde bulundurma. Emrettiğin yerlerde bizi bize kaybettirme. Zahirimizi sana günâh işlemekten, batınımızı da sana şirkten koru. Bizi nefislerimizin elinden al! Kurtar, sana ulaştır. Bütün fiil ve hareketlerimiz yalnız senin için olsun. Yalnız sana güvenelim, yalnız sana dayanalım. Senden gafil olmak bedbahtlığından bizi uyandır. Bizi sana taat, ibadet ve münâcât elbiseleri ile giydir. Kalblerimize ve özlerimize sana yakınlık zevkini tattır. Nasıl ki gök ile yer arasını ayırdı isen günâhlarla bizim aramızı da aynen öylece ayır. Bizi günâhlardan uzak tut. Nasıl ki gözün siyahı ile beyazının arasını biri birine yakın etti isen aynen onun gibi bizi de sana kulluğa, sana taata yakın et. Günâhlarla bizim aramızı aç. Tıpkı sana masiyet bahsinde Yusuf Aleyhisselam ile Züleyha’nın arasını açtığın gibi. (49. sohbet)
Ey bir olan Yaratan! Bizi, seni tevhid edenlerden, birleyenlerden eyle! Senin yolunda gitmemize engel olanlardan bizi kurtar. Bizi kendin için seçilmişlerden eyle! Bizim iddialarımızı lütfunun ve rahmetinin delilleriyle tashih et. Kalplerimizi temizle. İşlerimizi âsân et, kolaylaştır. Bizi yalnız kendinle ünsiyet ettir. Senden başkasıyla ünsiyet etmekten koru. Bizim bütün kederlerimizi bir tek keder yap! O da sana yakınlık olsun. Dünyada ve ahirette sana yakın olmak düşüncesinden başka bir kederimiz bulunmasın!
Hatme Duası Li Raşidiye
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Elhamdü lillâhi rabbil âlemin Elhamdü lillâhi hakka hamdihi ve senâihi vessalâtü vesselâmü alâ hayri halkıhi Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecmain
Allahümme belliğ ve evsıl misle sevâbi hâzihil hatmetiş şerifetil mübâreketi badel Gabüli minnâ bil fadli vel keremi hediyyeten minnâ vâsıleten ilâ ravdati menbaıs sıdkı vessafâ eşrafil verâ
Hazreti Seyyidinâ Muhammeden il Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ve ilâ rühi)
Küllin min âlihi ve evlâdihi ve ezvâcihi ve ashâbihi ve etbâihi ve zürriyyâtihi ve muhâcirihi ve ensârih (rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecmain)
Küllin min sâdâti silsiletit tarikatil aliyyetin Nakşibendiyyeti vel Kâdiriyyeti, ves Sühreverdiyyeti vel Çeştiyyeti vel Kübreviyye
Şeyhınâ ve melâzinâ ve kıdvetinâ ve imâminâ ve imâmit tarikati zil feydıl câri vennüris sâri eş şeyh bahâil hakkı vel hakikati veddin hazreti eş şeyh Muhammedinil Üveysiyyil Buhâri
el marüfi bi Şâh-ı Nakşibend
Menbail meârifi vel kemâli seyyidis sâdâti es Seyyid Emir Külâl
El Mukbili aleyke ve limâsivâken nâsi eş Şeyh Muhammed Babassemmâsi
El vâlihi fi mehabbeti mevlâhül ganiyyi el marüfi bi Hazreti azizân Hoca Aliyyir Râmiteni
El Muridi anil murâdid dünyeviyyi vel uhreviyyi Hazreti eş Şeyh Mahmüdinil İnciri Fağnevi
El Mütesellihi anil hicâbil beşeriyyi Hazreti eş şeyh Ârifir Rivegeri
Gutbil evliyei ve burhânil esfiyei kâmiil bidati muhyissünneti şeyhil meşâyihi mevlânâ Hazreti eş Şeyh Abdülhalık Gucdevâni
Gutbil haggâni el gavsis samedâni eş Şeyh Ahmed el Fârükıyyis serhendi el marüfi bil
İmâmir Rabbâni müceddidil elfisseni
Gutbi dâiretil irşâdi Gavsis sekaleyni ales sedâdi essâiri fillâhir râkis sâcidi
zilcenâheyni Diyeiddin, Mevlânâ Hazreti eş şeyh Hâlid
Menbail hılmi ve nüriz zalâm elhâdi beynel aşeiri vel eğvâm sirâciddinillezi zahera min halefi seyyidil enâm mevlânâ Hazreti es Seyyid Abdullah
Şeyhınel gayürillezi bihi netebehel veguri gutbil irşâdi vel mederi hazreti şihebiddin
mevlana Hazreti eş şeyh es Seyyid Tâhâ
Sultânil küberâil mütegaddimin gıdvetil küberâil müteahhirin gavsil âmmeti vel hâifin gutbil eimmeti ves sâlikin muğisil müsteğisin münisil gurabei vel âşıkin şeyhinel kâmilil mükemmilil Üveysiyyi Mevlânâ Hazreti eş şeyh seyyid Sıbğatullahil Arvesi
Sultânil arifin, kutbil aktâbil vâsılin, el müteşerrifi bil fenâil mutlak mürebbis sâlikine ilâ rabbihim alel vechil ehak, nâsıriş şeriatil garrâ kâmiil bid'atid darrâ müceddidi âsâris selefi vet tâbiin ve mümehhidi bünyâni tarikatil halefi vellâhikin el mutasarrifi alel ıtlak ellezi lem yüra lehü nâzirun badet tefehhusı fil âfâk, kâtıın nisbeti anil mübtedittâği mevlânâ şeyhinel kâmilil mükemmili, Hazreti eş şeyh Abdurrahmani Tâhi
Şeyhiş şeriati ve şehbâzit tarikati ve burhânil hakikati, elfâni fillâhi ve bâki billâh el mutasımi bi hablillâh şeyhinel kâmili mükemmili, mevlânâ Hazreti eş Şeyh Fethullah
Câmii kemâlâtil evliyâil evvelin ve mecmail âdâbi ve füyüdâtil âhirin, umdetil İslâmi vel müslimin, umüdil meşâyihı bi ecmaihim ves sâlikinn nurus semâvâti vel aradin sirâcil milleti ved din, kehfid duafâi vel mesâkin, kutbil eimmeti ves sâlikin sultânil âşıkin şeyhinel kâmilil mükemmili mevlânâ Hazreti eş-Şeyh Muhammed Diyâüddin
Vârisi makâmâtil evliyâi vel mürselin, imâmil mü'minin, umdetil âbidine ves sâlikin muzhiriş şeriatil ğarrâi muhyit tarikatin Nakşibendiyyetil beydâ el mütesellihi anil hicâbil insiyyi el hâzini lissırril maneviyyi mevlânâ şeyhinel kâmilil mükemmili Hazreti eş şeyh Ahmed el Haznevi
Sultânil câzibin nüri hidâyetil vasılin kutbil ferdi lil âlemin, nâşiril meslekil Ahmediyyeti fer ış şeceretil Muhammediyye pirit tarikatin Nakşibendiyye, sâhibis seciyyetil mahmüdiyye es sâki min hıyâdıl bahâiyye nâsıbil alamid diniyye muhyi âsâri kübbâris selefi vet tâbiin metlail himemi bilyakin menhecis saâdeti lil musaddıkin şeyhinel kâmilil mükemmilil üveysiyyi Bilvânisi Mevlânâ Hazreti eş şeyh es-Seyyid Abdülhakim EL-Hüseyni
Sultânil müslimine vel müstecirin ve tâcil mensürin ve muhibbil mahbübin ve müşâril müsteşirin ve irşâdil mürşidin ve Sırris sâdıkine bi hidâyeti rabbil alemin el fâtihi künüzel ilmi veddin el müstakırri biş şeriatil garrai muhyit tarikatin Nakşibendiyyetil beydâ şeyhinel kâmilil mükemmilil Bilvânisi Mevlânâ Hazreti eş şeyh es Seyyid Muhammed Râşid Hüseyni
Mecmai âmâlil müslimin kutbil fâizine sikkatil müttakine vesiletil mütevekkilin sâhibis sehâveti vel kerâmeti lil âlemin kesîril mehabbeti lil mütevâdiin sâhibiş şeriati vet tarikatin Nakşibendiyye şeyhinel kâmili mükemmilil üveysiyyil Bilvânisi, Mevlânâ Hazreti eş şeyh es Seyyid Abdülbâki EL-Hüseyni
Sultanin âşikin Kutbil aktabil vasilin El mutemessikil bi şeriati seyyidil mürselin Kesiril mahabbeti lissadikin Melceil ûlemai vel arifin, Cazibi kulübil müslimin, muhyis sünnetin nebeviyyeti muceddidil adabi vet tarikatin Nakşabendiyyetil âliyyeti elmensuri min şemsil medinetil münevvereti Mevlaya ve şeyhi ve seyyidi ve senedi ve men bihi temessuki ve aleyhi itimadi ve bihi iftihari ve minhu istimdadi ve kurrati ayni Şeyhinel kamilil mukemmilil bilvanisi mevlana Hazreti Eş şeyh Seyyid Muhammed Saki El-Hüseyni
Sultanil mü’minîne ve kehfil abidîn. Ennâhici menhece sâdâtınel kâmiliyn, Sıbti seyyidil enbiyâi vel mürselin, Neclil aktabî vel evliyâil müttakıyn, Nasıril ılmi vel ulemâil âmiliyn, Fehril etkıyâi ve mededittâibiyn, Fevzil ussâti ve irşâdil müznibiyn, El kâimi binnasri vel fethil mübiyn, El mensûri min tarafi rabbil alemiyn El mu’tasımi bissünneti vel kitabilmübiyn, El kevserir rahiykı lil müslimiyn. Mevlâyî ve şeyhî ve seyidî ve senedî Ve menbihi temessükî ve aleyhi itimâdî Ve bihi iftihârî ve minhü istimdâdî ve kurrati Aynî Mevlânâ şeyhinel kâmilil mükemmili hazreti Şahı Bilvanisi Eşşeyh Seyyid FEVZEDDiN el-Hüseynî
Seyyidine ve Eşrefine imamı vaktizzaman Raşid Zülcenaheyn
Küllin mines sâdâti vel hulefâi vel müridine vel muhibbine vel mahbübine vel mensübine vel müntesibine ilâ hâzihittarikatil aliyyeti ve sâirit turuk.
Allâhümmec al misle sevabihâ mektüben fisahifeti amâli küllin verfa bihâ deracâti küllin ve ali bihâ fi alâ illiyyine menzilete küllin, ve zidnâ bihâ mehabbeten inde cenâbi küllin, ve efid aleynâ min berekâti küllin, ve etmim lenâ sülüke hâzihit tarikatil aliyyeti ve veffiknâ limerdâti şeyhinâ ve imtisâli evâmirihi ve ictinâbi menâhih
Allâhümmerzuknel bekâe bike badel fenai fike alâ kademi sâdâtines sâlikine fihâ
Allâhümmağfir lenâ, hatâyânâ ve eclibnâ ilâ mehabbetike bi-mehabbeti habibike ve bimehabbeti evliyaike verzuknet tevfika vel istikamete ala dinike ve taatike bi rahmetike Yâ Erhamerrâhimin
Âmin, Vel hamdü lillâhi rabbil âlemin.
not: Mübareklerin isimlerin'den sonra adab olarak (Kaddassallahu Sirrahu) denilmesi gerekiyor hatme duasını ezbere bilmeyenlerin hatme i hacegan esnasın'da karıştırmamaları için yazıların arasına eklenmemiştir
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Elhamdü lillâhi rabbil âlemin Elhamdü lillâhi hakka hamdihi ve senâihi vessalâtü vesselâmü alâ hayri halkıhi Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecmain
Allahümme belliğ ve evsıl misle sevâbi hâzihil hatmetiş şerifetil mübâreketi badel Gabüli minnâ bil fadli vel keremi hediyyeten minnâ vâsıleten ilâ ravdati menbaıs sıdkı vessafâ eşrafil verâ
Hazreti Seyyidinâ Muhammeden il Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ve ilâ rühi)
Küllin min âlihi ve evlâdihi ve ezvâcihi ve ashâbihi ve etbâihi ve zürriyyâtihi ve muhâcirihi ve ensârih (rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecmain)
Küllin min sâdâti silsiletit tarikatil aliyyetin Nakşibendiyyeti vel Kâdiriyyeti, ves Sühreverdiyyeti vel Çeştiyyeti vel Kübreviyye
Şeyhınâ ve melâzinâ ve kıdvetinâ ve imâminâ ve imâmit tarikati zil feydıl câri vennüris sâri eş şeyh bahâil hakkı vel hakikati veddin hazreti eş şeyh Muhammedinil Üveysiyyil Buhâri
el marüfi bi Şâh-ı Nakşibend
Menbail meârifi vel kemâli seyyidis sâdâti es Seyyid Emir Külâl
El Mukbili aleyke ve limâsivâken nâsi eş Şeyh Muhammed Babassemmâsi
El vâlihi fi mehabbeti mevlâhül ganiyyi el marüfi bi Hazreti azizân Hoca Aliyyir Râmiteni
El Muridi anil murâdid dünyeviyyi vel uhreviyyi Hazreti eş Şeyh Mahmüdinil İnciri Fağnevi
El Mütesellihi anil hicâbil beşeriyyi Hazreti eş şeyh Ârifir Rivegeri
Gutbil evliyei ve burhânil esfiyei kâmiil bidati muhyissünneti şeyhil meşâyihi mevlânâ Hazreti eş Şeyh Abdülhalık Gucdevâni
Gutbil haggâni el gavsis samedâni eş Şeyh Ahmed el Fârükıyyis serhendi el marüfi bil
İmâmir Rabbâni müceddidil elfisseni
Gutbi dâiretil irşâdi Gavsis sekaleyni ales sedâdi essâiri fillâhir râkis sâcidi
zilcenâheyni Diyeiddin, Mevlânâ Hazreti eş şeyh Hâlid
Menbail hılmi ve nüriz zalâm elhâdi beynel aşeiri vel eğvâm sirâciddinillezi zahera min halefi seyyidil enâm mevlânâ Hazreti es Seyyid Abdullah
Şeyhınel gayürillezi bihi netebehel veguri gutbil irşâdi vel mederi hazreti şihebiddin
mevlana Hazreti eş şeyh es Seyyid Tâhâ
Sultânil küberâil mütegaddimin gıdvetil küberâil müteahhirin gavsil âmmeti vel hâifin gutbil eimmeti ves sâlikin muğisil müsteğisin münisil gurabei vel âşıkin şeyhinel kâmilil mükemmilil Üveysiyyi Mevlânâ Hazreti eş şeyh seyyid Sıbğatullahil Arvesi
Sultânil arifin, kutbil aktâbil vâsılin, el müteşerrifi bil fenâil mutlak mürebbis sâlikine ilâ rabbihim alel vechil ehak, nâsıriş şeriatil garrâ kâmiil bid'atid darrâ müceddidi âsâris selefi vet tâbiin ve mümehhidi bünyâni tarikatil halefi vellâhikin el mutasarrifi alel ıtlak ellezi lem yüra lehü nâzirun badet tefehhusı fil âfâk, kâtıın nisbeti anil mübtedittâği mevlânâ şeyhinel kâmilil mükemmili, Hazreti eş şeyh Abdurrahmani Tâhi
Şeyhiş şeriati ve şehbâzit tarikati ve burhânil hakikati, elfâni fillâhi ve bâki billâh el mutasımi bi hablillâh şeyhinel kâmili mükemmili, mevlânâ Hazreti eş Şeyh Fethullah
Câmii kemâlâtil evliyâil evvelin ve mecmail âdâbi ve füyüdâtil âhirin, umdetil İslâmi vel müslimin, umüdil meşâyihı bi ecmaihim ves sâlikinn nurus semâvâti vel aradin sirâcil milleti ved din, kehfid duafâi vel mesâkin, kutbil eimmeti ves sâlikin sultânil âşıkin şeyhinel kâmilil mükemmili mevlânâ Hazreti eş-Şeyh Muhammed Diyâüddin
Vârisi makâmâtil evliyâi vel mürselin, imâmil mü'minin, umdetil âbidine ves sâlikin muzhiriş şeriatil ğarrâi muhyit tarikatin Nakşibendiyyetil beydâ el mütesellihi anil hicâbil insiyyi el hâzini lissırril maneviyyi mevlânâ şeyhinel kâmilil mükemmili Hazreti eş şeyh Ahmed el Haznevi
Sultânil câzibin nüri hidâyetil vasılin kutbil ferdi lil âlemin, nâşiril meslekil Ahmediyyeti fer ış şeceretil Muhammediyye pirit tarikatin Nakşibendiyye, sâhibis seciyyetil mahmüdiyye es sâki min hıyâdıl bahâiyye nâsıbil alamid diniyye muhyi âsâri kübbâris selefi vet tâbiin metlail himemi bilyakin menhecis saâdeti lil musaddıkin şeyhinel kâmilil mükemmilil üveysiyyi Bilvânisi Mevlânâ Hazreti eş şeyh es-Seyyid Abdülhakim EL-Hüseyni
Sultânil müslimine vel müstecirin ve tâcil mensürin ve muhibbil mahbübin ve müşâril müsteşirin ve irşâdil mürşidin ve Sırris sâdıkine bi hidâyeti rabbil alemin el fâtihi künüzel ilmi veddin el müstakırri biş şeriatil garrai muhyit tarikatin Nakşibendiyyetil beydâ şeyhinel kâmilil mükemmilil Bilvânisi Mevlânâ Hazreti eş şeyh es Seyyid Muhammed Râşid Hüseyni
Mecmai âmâlil müslimin kutbil fâizine sikkatil müttakine vesiletil mütevekkilin sâhibis sehâveti vel kerâmeti lil âlemin kesîril mehabbeti lil mütevâdiin sâhibiş şeriati vet tarikatin Nakşibendiyye şeyhinel kâmili mükemmilil üveysiyyil Bilvânisi, Mevlânâ Hazreti eş şeyh es Seyyid Abdülbâki EL-Hüseyni
Sultanin âşikin Kutbil aktabil vasilin El mutemessikil bi şeriati seyyidil mürselin Kesiril mahabbeti lissadikin Melceil ûlemai vel arifin, Cazibi kulübil müslimin, muhyis sünnetin nebeviyyeti muceddidil adabi vet tarikatin Nakşabendiyyetil âliyyeti elmensuri min şemsil medinetil münevvereti Mevlaya ve şeyhi ve seyyidi ve senedi ve men bihi temessuki ve aleyhi itimadi ve bihi iftihari ve minhu istimdadi ve kurrati ayni Şeyhinel kamilil mukemmilil bilvanisi mevlana Hazreti Eş şeyh Seyyid Muhammed Saki El-Hüseyni
Sultanil mü’minîne ve kehfil abidîn. Ennâhici menhece sâdâtınel kâmiliyn, Sıbti seyyidil enbiyâi vel mürselin, Neclil aktabî vel evliyâil müttakıyn, Nasıril ılmi vel ulemâil âmiliyn, Fehril etkıyâi ve mededittâibiyn, Fevzil ussâti ve irşâdil müznibiyn, El kâimi binnasri vel fethil mübiyn, El mensûri min tarafi rabbil alemiyn El mu’tasımi bissünneti vel kitabilmübiyn, El kevserir rahiykı lil müslimiyn. Mevlâyî ve şeyhî ve seyidî ve senedî Ve menbihi temessükî ve aleyhi itimâdî Ve bihi iftihârî ve minhü istimdâdî ve kurrati Aynî Mevlânâ şeyhinel kâmilil mükemmili hazreti Şahı Bilvanisi Eşşeyh Seyyid FEVZEDDiN el-Hüseynî
Seyyidine ve Eşrefine imamı vaktizzaman Raşid Zülcenaheyn
Küllin mines sâdâti vel hulefâi vel müridine vel muhibbine vel mahbübine vel mensübine vel müntesibine ilâ hâzihittarikatil aliyyeti ve sâirit turuk.
Allâhümmec al misle sevabihâ mektüben fisahifeti amâli küllin verfa bihâ deracâti küllin ve ali bihâ fi alâ illiyyine menzilete küllin, ve zidnâ bihâ mehabbeten inde cenâbi küllin, ve efid aleynâ min berekâti küllin, ve etmim lenâ sülüke hâzihit tarikatil aliyyeti ve veffiknâ limerdâti şeyhinâ ve imtisâli evâmirihi ve ictinâbi menâhih
Allâhümmerzuknel bekâe bike badel fenai fike alâ kademi sâdâtines sâlikine fihâ
Allâhümmağfir lenâ, hatâyânâ ve eclibnâ ilâ mehabbetike bi-mehabbeti habibike ve bimehabbeti evliyaike verzuknet tevfika vel istikamete ala dinike ve taatike bi rahmetike Yâ Erhamerrâhimin
Âmin, Vel hamdü lillâhi rabbil âlemin.
not: Mübareklerin isimlerin'den sonra adab olarak (Kaddassallahu Sirrahu) denilmesi gerekiyor hatme duasını ezbere bilmeyenlerin hatme i hacegan esnasın'da karıştırmamaları için yazıların arasına eklenmemiştir
Küçük Hatmenin Yapılışı
Hatmeyi yaptıracak kişi dışında İnşirâh süresini bilenlerin sayısı on kişiden az ise küçük hatme yapılır. Hatme yapacaklar namazdaki teverrük oturuşunun aksine oturur. Büyük hatmede olduğu gibi daim şeklinde bir halka kurarlar. İmam sırtı kıbleye gelecek şekilde oturur, Küçük hatme için yüz tane küçük, beş tane de büyük taş hazırlanır Yüz tane olan küçük taşlar hatme başlamadan önce eşit bir şekilde dağıtılır. İmam büyük taşları önüne koyar. Birinci ve ikinci Fâtiha'ları okuyacak kişileri belirler.
Onlar da birincisinde imam ile sağından altı kişi, ikincisinde ise imamın solundan yedi kişidir. Dolayısıyla küçük hatmede (hatme yapanların sayısına göre) kişi birden fazla Fâtiha okuyabilir. Ardından imam sesli bir şekilde “estağfirullah” der ve oradaki herkes gözlerini kapatarak kendi duyabileceği bir sesle yirmi beş defa veya daha fazla istiğfar eder. Sonra imam sesli bir şekilde “Fâtiha-i
şerife” der ve onunla beraber sağındaki altı kişi kendi duyabilecekleri bir sesle besmele ile birlikte Fâtiha okurlar.
Bundan sonra imam sesli bir şekilde “salavat-ı şerife” der ve herkes elindeki taş adedince Peygamber Efendimiz'e (sallallahu aleyhi vesellem) salât ve selâm getirir. Sonra imam sesli bir şekilde “yâ bâki ente'l-bâki” der. Yine herkes elindeki taş sayısınca bu zikri söyler ve bu beş defa tekrarlanır. Sonra imam sesli bir şekilde “Fâtiha-i şerife” der ve imamın solundan yedi kişi Fâtiha okur. İmam yine sesli bir şekilde “salavat-ı şerife” der ve herkes elindeki taş adedince Resülullah'a (Sallallahu aleyhi vesellem) salât ve selâm getirir.
Ardından imam elindeki taşları kâseye koyar ve sağ tarafından yanındakine verir. O da elindeki taşları koyar ve yanındakine verir. Boylece sırasıyla herkes bunu yapar ve en son kâse imamın önüne gelir. Sonra imam sesli bir şekilde hatme duasını okumaya başlar. Hatme duasından sonra büyük hatmede olduğu gibi Kur'ân-ı Kerim'den bir süre okur. Ardından hatmenin bittiğini bildirmek için sesli bir şekilde bır defa “estağfirullah” der. Herkes kendi duyabileceği bir sesle yirmi beş defa veya daha fazla istiğfar eder ve gözlerini açar.
Kaynak: Şeyhimiz Gavsı Sani (kuddise sırruhü) El Münhacüs Seni Kitabı S.410 411
Hatmeyi yaptıracak kişi dışında İnşirâh süresini bilenlerin sayısı on kişiden az ise küçük hatme yapılır. Hatme yapacaklar namazdaki teverrük oturuşunun aksine oturur. Büyük hatmede olduğu gibi daim şeklinde bir halka kurarlar. İmam sırtı kıbleye gelecek şekilde oturur, Küçük hatme için yüz tane küçük, beş tane de büyük taş hazırlanır Yüz tane olan küçük taşlar hatme başlamadan önce eşit bir şekilde dağıtılır. İmam büyük taşları önüne koyar. Birinci ve ikinci Fâtiha'ları okuyacak kişileri belirler.
Onlar da birincisinde imam ile sağından altı kişi, ikincisinde ise imamın solundan yedi kişidir. Dolayısıyla küçük hatmede (hatme yapanların sayısına göre) kişi birden fazla Fâtiha okuyabilir. Ardından imam sesli bir şekilde “estağfirullah” der ve oradaki herkes gözlerini kapatarak kendi duyabileceği bir sesle yirmi beş defa veya daha fazla istiğfar eder. Sonra imam sesli bir şekilde “Fâtiha-i
şerife” der ve onunla beraber sağındaki altı kişi kendi duyabilecekleri bir sesle besmele ile birlikte Fâtiha okurlar.
Bundan sonra imam sesli bir şekilde “salavat-ı şerife” der ve herkes elindeki taş adedince Peygamber Efendimiz'e (sallallahu aleyhi vesellem) salât ve selâm getirir. Sonra imam sesli bir şekilde “yâ bâki ente'l-bâki” der. Yine herkes elindeki taş sayısınca bu zikri söyler ve bu beş defa tekrarlanır. Sonra imam sesli bir şekilde “Fâtiha-i şerife” der ve imamın solundan yedi kişi Fâtiha okur. İmam yine sesli bir şekilde “salavat-ı şerife” der ve herkes elindeki taş adedince Resülullah'a (Sallallahu aleyhi vesellem) salât ve selâm getirir.
Ardından imam elindeki taşları kâseye koyar ve sağ tarafından yanındakine verir. O da elindeki taşları koyar ve yanındakine verir. Boylece sırasıyla herkes bunu yapar ve en son kâse imamın önüne gelir. Sonra imam sesli bir şekilde hatme duasını okumaya başlar. Hatme duasından sonra büyük hatmede olduğu gibi Kur'ân-ı Kerim'den bir süre okur. Ardından hatmenin bittiğini bildirmek için sesli bir şekilde bır defa “estağfirullah” der. Herkes kendi duyabileceği bir sesle yirmi beş defa veya daha fazla istiğfar eder ve gözlerini açar.
Kaynak: Şeyhimiz Gavsı Sani (kuddise sırruhü) El Münhacüs Seni Kitabı S.410 411
RAŞiT TUNCA
BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
» Latest member:
» Forum threads: 5,258
» Forum posts: 5,849
Read More / Comment 
