MUHAMMED
BAYRAK
| Welcome, Guest |
|
You have to register before you can post on our site. |
| Forum Statistics |
» Members: 7 » Latest member: Muhammed » Forum threads: 5,258 » Forum posts: 5,849 Full Statistics |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
Hz Muhammed Yün Giyerdi
HIRKAYI SAADETTE (HIRKAi ŞERiF CAMiSiNDEKi VEYSELE HEDiYE GÖNDERDiĞi) ziyaret edilen HIRKASIDA YÜNDEN Dokuma (DEVE YÜNÜ) zaten yün olmasaydi bu güne kadar kalmazdı çürürdü..
Yine Öbürü Hz. Muhammed in HIRKASI, Kaab bin zübeyre hediye edilen HIRKA, "kasidei bürde", yani bürde bürdeeee (Bürde : Bürünülen Şey Demektir), yani hırka şiiri, ve ziyaret edilen bürde, hırka yünden, muhammed kendi yün giyerdi
Bürde; Yemen(YEMEN KARAN YADA KAREN (VEYSEL KARANi KARANLI VEYSEL) işi, çubuklu, çizgili kumaş olup İhram gibi, bedene bürünülür.
Aba ve hırkaya da, Bürde denir. Sehl b. Sa’d der ki “Resûlullah aleyhisselâma, bir kadın, dokuduğu kenarlı bir Bürdeyi getirdi.
“Ya Resûlallah! Bunu, kendi elimle dokudum. Sana giydirmeye getirdim.” dedi. Resûlullah da, ihtiyacı olduğu için, onu, kabul etti.
Bu Bürdeyi bürünmüş olarak yanımıza çıktı. Cemaattan biri, ona elini sürüp “Ya Resûlallah! Bu Bürdeden daha güzeli olamaz! Bunu, bana giydirsen?” dedi. Resûlullah efendimiz “Olur!” buyurdu.
Mecliste, oturduktan sonra eve döndü. Bürdeyi dürüp o kimseye gönderdi. Cemaat, “Sen, hiç de, iyi etmedin! Resûlullahın giydiği ve ihtiyacı olduğu bir şeyi, kendisinden istedin!? Sen de, bilirsin ki: Resûlullah aleyhisselâm, hiçbir istekliyi red etmez, boş çevirmez!” diyerek kınadılar.
O kimse de “Vallahi, ben, bunu, giymek için istemedim. Fakat, öldüğüm gün, kefenim olsun diye istedim!” dedi. Gerçekten de, o Bürde, öldüğü gün, kefeni oldu.
Resûlullah efendimiz, Tebük’te, Eyle halkına bir Eman Fermanı yazıp verdiği zaman, eman alameti olmak üzre bir de, Bürde (Hırka) vermişti.
Ebül’Abbas Abdullah bin Muhammed, bu Bürde’yi, onlardan üç yüz dinara satın aldı. Abbas oğulları, bu Hırkaya, seleften halefe tevarüs ettiler.
Halifeler, bayram günlerinde onu üzerlerine giyip Peygamberimize aid Âsâ’yı ellerine alarak dışarı çıktıkları zaman, kalbler ürperir, gözler kararırdı.
Meşhur Arap şairlerinden Ka’b bin Züheyr, af dilemek ve Müslüman olmak için Peygamberimize gelip içinde “Şüphe yok ki: Resûlullah, doğru yolu gösteren bir Nûr, kötülükleri yok etmek için Allahın sıyırılmış keskin, yalın kılıçlarından bir kılıçtır!” beyti de, bulunan Kaside Bürdesini okuduğu zaman, Peygamberimiz, sırtındaki Bürdesini (Hırkasını) çıkarıp ona giydirdi.
Hazreti Muaviye, halifeliği sırasında, Ka’b bin Züheyr’e “Resûlullahın Hırkasını, bize sat!” diye haber saldı. Kendisine on bin dirhem gönderdi.
Ka’b bin Züheyr “Ben, Resûlullahın Hırkasını giymek hususunda hiç kimseyi, kendime tercih edemem!” diyerek Hazreti Muaviye’nin dileğini reddetti.
Ka’b bin Züheyr, vefât ettiği zaman, Hazreti Muaviye onu, Ka’b’ın oğullarından yirmi bin dirheme satın aldı. Peygamberimizin, Ka’b bin Züheyr’e vermiş olduğu bu mübârek Hırka, Halifeden Halifeye tevarüs edilerek geçti.
Emevi saltanatının çöküşünden sonra ilk Abbasi Halifesi Ebül’Abbas Seffah bin Abdullah bin Muhammed tarafından üç yüz dinara satın alındı.
Bayramlarda Halifeler tarafından giyildi. Halife Muktedir’in, öldürüldüğü zaman kanı, bulaşarak kirlendi. Abbasiler, Mısır’a gelirken, onu, yanlarında getirdiler. Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı alıp Halife olduğu zaman Mısır’daki “Mübârek Emanetler” arasında bu mübârek Hırka da, İstanbul’a getirildi.
İstanbul’da Topkapı Hırka-ı Seadet Dairesinde herkes tarafından ziyâret olunan bu mübârek Hırka: 1,24 santim boyunda, geniş kollu siyah yünlü kumaştan yapılmıştır.
Hırkanın içi, kaba dokunmuş krem renk yünlü kumaş kaplıdır. Önünde sağ tarafından 0,23×0,30 eb’adında bir parçası noksandır. Sağ kolunda da, eksiklik vardır. Hırka, yer yer yıpranmıştır.
Müteaddid bohçalara sarılmış olarak 0,57×0,45×0,21 ebadında üstten açılır kapaklı altın bir çekmece içindedir. Hırka-i Seadetin, bu ebadda Sultan III. Murad tarafından yaptırılmış olan altın bir mahfazası da; mevcuddur. Bu mahfaza, sanat itibariyle fevkal’ade olup ayrıca zümrüdlerle de bezenmiştir.(Kaynak : https://dinisualler.com/peygamber-efendi...elbiseler/)
"Allah, Berat gecesi, Mudar kabilesi koyunlarının kıllarından fazla kişiyi bağışlar” Hadisi
Allahu Teala şâbanın on beşinci gecesi Mudar kabilesi koyunlarının kılları sayısından fazla kişiyi bağışlar”
Peygamberimiz Buyurdular
"Allah Teâlâ şâbanın on beşinci gecesi dünya semasında rahmetiyle tecelli eder ve Mudar kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar"
(Tirmizî, “Ṣavm”, 39; İbn Mâce, “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 191)
Dikkat : Hadisde bozulma var orjinlainde "Kelb" Kabilesi deniyor halbuki koyunlu yünlü kabile Mudar Kabilesidir
islam ansiklopedisinde hadis böyle:
Hz. Peygamber’in, “Allah Teâlâ -rahmetiyle- şâbanın on beşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar” buyurduğu rivayet edilmiştir (Tirmizî, “Ṣavm”, 39; İbn Mâce, “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 191)
Diğer bir rivayete göre de Hz. Peygamber,
“Şâbanın ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona âfiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der” buyurmuştur
(İbn Mâce, “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 191)
Veysel Karani asıl ismi, Üveys bin Âmir’dir. Yemen’in Karn köyünde doğduğu için Karni ismiyle de bilinir. Memleketimizde Veysel Karani diye tanınır. Doğum tarihi belli değildir. 657 (H.37)de Sıffin Muharebesinde şehit edildi. Peygamber efendimiz zamanında yaşamış büyük veli. İsmi Üveys bin Âmir el-Karni'dir. Yemen’in Karn köyünde doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. 657 (H.37) tarihinde şehid edildi. Peygamber efendimizin sağlığında müslüman oldu. Fakat görmediği için Sahabi olamadı. Peygamber efendimiz zamanında Medine’ye gelmedi. Tabiinin büyüklerinden olduğu hadis-i şerifte bildirildi. Hazret-i Ömer’in halifeliği sırasında Medine’ye geldi. Çok alaka ve hürmet gördü. Önceleri kendi memleketi Yemen’de yaşadı. Sonra Basra'ya gitti.
Peygamber efendimiz; "Üveys-i Karni, ihsan ve iyilikte Tabiinin hayırlısıdır.” buyurdu. Resulullah efendimiz, zaman zaman mübarek yüzünü Yemen tarafına döndürür ve; “Yemen tarafından rahmet rüzgarı estiğini duyuyorum.” buyururdu.
“Kıyamette Allahü teala Üveys suretinde yetmiş bin melek yaratır ve Üveys’i onların arasında Arasat’a götürürler. Cennet’e gider ve Allahü tealanın dilediği (bildirdiği)nden başka mahluk hangisinin Üveys olduğunu bilmez.”
“Ümmetimden bir kimse vardır ki, Rebi’a ve Mudar kabilelerinin koyunları kıllarının adedince kişiye kıyamette şefaat edecektir.” buyurdu.
Arabistan’da bu iki kabilenin koyunları kadar kimsenin koyunu olmadığı söylenmiştir.[/b]
Kabilenin ceddi Mudar, Nizâr b. Mead b. Adnân’ın oğludur; (ADNAN Peygamberimzin büyük dedesi)
Eshab-ı kiram; “Ya Resulallah, bu kimdir?” dediler. Peygamber efendimiz; “Allah’ın kullarından biri.” buyurdu. Biz hepimiz kullarız, ismi nedir? dediler. “Üveys.” buyurdu. Nerelidir? dediler. “Karnlıdır.” buyurdu. O sizi gördü mü? dediler. “Baş gözü ile görmedi.” buyurdu. Hayret, size bu kadar aşık olsun da, hizmet ve huzurunuza koşup gelmesin! dediler. “İki sebepten: Biri hallerine mağlubdur. İkincisi ise benim dinime bağlılığından dolayıdır. İhtiyar bir annesi vardır. Îman etmiştir. Gözleri görmez, el ve ayakları hareket etmez. Üveys gündüzleri deve çobanlığı yapar, aldığı ücreti kendisinin ve annesinin nafakasına harcar.” buyurdu. Biz onu görür müyüz dediler. Hazret-i Ebu Bekr’e; “Sen onu kendi zamanında göremezsin.” Ama hazret-i Ömer ve hazret-i Ali’ye; “Siz onu görürsünüz. Sol böğründe ve avucunun içinde bir gümüş miktarı beyazlık vardır. Bu baras hastalığı beyazlığı değildir. Ona varınca, benim selamımı söyleyin ve ümmetime dua etmesini bildirin.” buyurdu. (Kaynak : https://www.turkcebilgi.com/veysel_karani)
Hırka elbise üstüne giyilen, genellikle ceket boyunda, yün veya pamukludan yapılmış, önü açık, kollu, dışarıda veya soğuk havalarda evde de giyilen bir kıyafet. Peygamberimize hürmetlerinden dolayı dervişler de hırka giyerler. Tarikatlarda hırka iki türlü giydirilir. İlki mürit tarikata intisap etmeye karar verdiğinde şeyh efendi tarafından giydirilen irade hırkasıdır. Diğeri ise henüz bir tarikata intisap etmemekle birlikte sufilerin hallerinden ve ahlakından nasiplenme ümidiyle giyilen muhip hırkasıdır.
Teberrük hırkası da denilir. İyilerin giydiği hırkayı giyerek iyilerden olma ümid edilir. Bunların yanı sıra tarikata girmeye niyetlenenlerin giydiği tövbe hırkası, seyr u sülûkunu tamamlayan dervişlere giydirilen ve irşad hırkası, hilâfet hırkası, icâzet hırkası da denilen velayet hırkası, şeyhin tövbe hırkasından sonra ve irade hırkasından önce tâlibe uygun gördüğü tasarruf hırkası da vardır. Tarikatlara göre giyme zamanları ve biçimleri değişir. Bir de sema hırkası vardır ki bu sema ve zikir meclislerinde giyilir. Vecde gelip yırtanlar da olur. Bu hırka bahsi başlı başına bir yazı konusu, inşallah diyelim ve konumuza devam edelim.
Hz. Peygamberin hırkaları
Hz. Peygamberin kaç hırkası olduğunu bilmiyoruz ama iki kişiye hırkasını çıkarıp verdiğini biliyoruz. Bunlardan birine bizzat kendisi giydirmiş iken diğerini kendisi giydirmemiş, giydirmek üzere kendisine göndermiştir. Kendilerine Hz. Peygamber tarafından hediye edilen bu hırkalar, sahiplerinin vefatından az sonra anlatılacağı üzere bir şekilde İstanbul'da buluşmuşlar. Birbirleriyle karıştırılmasın diye de birine Hırka-i Şerif, birine de Hırka-i Saadet adı verilmiş.
Hırka-i Saadet Topkapı Sarayı'nda, Hırka-i Şerif aynı isimle camide.
Hırka-i Şerif
Hırka-i Şerif Yemen'den sadece Hz. Peygamberi görmek için Medine'ye gelip göremeden dönen Veysel Karani'ye Hz. Peygamberimiz tarafından gönderilen hırkadır. Veysel Karani'yi Veysel Karanî yapan ise annesinin sözünü dinlemesi ve ona sadık olmasıdır. Attar'ın anlattığına göre Veysel Karani deve çobanlığı yaparak ve hurma çekirdekleri toplayıp satarak geçimini sağlarmış. Yani devrinin garibanlarından. Hırkasının sarayda değil de bir camide saklanmasının hikmeti bu olsa gerek. Veysel Karani, Müslüman olduktan sonra hakkında çok şey dinlediği ve görmeden âşık olduğu Hz. Peygamberi görmek için Medine'ye gitmek ister.
Ondaki Hz. Peygamber sevgisi çok az kimsede bulunur. Uhud Savaşı'nda Resûlullah'ın bir dişinin kırıldığını öğrenince, Peygamberin dişi kırıldıysa benim dişim de kırılmalı der ve hangi dişinin kırıldığını bilmediği için tüm dişlerini kıracak kadar sever.
Veysel Karani gitmek ister ama bakmak zorunda olduğu bakıma muhtaç yaşlı bir annesi vardır. Annesinin kendisini bırakmasına rızası yoktur ama Veysel Karani de Peygamberi görmeyi çok istemektedir. Kapısına kadar gidip görüp hemen döneceğine söz verince anne yüreği bu, dayanır mı, peki oğlum der, madem çok istiyorsun git, ama sakın bekleme, gör ve çabucak dön, diye tembihleyerek izin verir. Veysel Karani hemen yola çıkar ve Medine'ye gelir. Ancak Resûl-i Ekrem o gün evde değildir ve akşama kadar da gelmeyecektir. Veysel Karani de annesine söz vermiştir, bekleyemez ve Peygamberimizi göremeden Yemen'e döner.
Hz. Peygamber kapısına kadar gelip annesine söz verdiği için kendisini beklemeden dönen bu güzel insana verilmek üzere hırkasını Hz. Ömer ve Hz. Ali'ye verir. Hz. Ömer'in halifeliği döneminde Medine'ye gelen Veysel Karani çok hürmet görür ve Hz. Ömer kendisine emanet edilen hırkayı sahibine teslim eder.
İstanbul'a gelmesinin öyküsü
Veysel Karanî hiç evlenmemiş. Sıffîn'de Hz. Ali'nin saflarında savaşırken şehit olunca hırka kardeşine kalır. Üveys ailesi yıllarca hırkayı muhafaza eder. Ailenin Irak ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde ikamet ettiği dönemlerde karışıklık çıkması ve huzurun kaçması üzerine Kuşadası'na göç edip yerleşir. Aile aşiret halinde yaşamış ve ziraatla meşgul olmuş Hz. Peygamberin hırkasına sahip oldukları için de bölgede aileye karşı daima saygı gösterilmiş.
Daha sonra I. Ahmed aileyi İstanbul'a davet eder ve Yavuzselim'de ikamet etmeleri için bir konak tahsis eder. İstanbul halkının merakı üzerine de Hırka-i Şerif'i ziyarete açarlar. Ziyaretler her yıl artar ve bu hali ev kaldıramaz olur. Bunun üzerine I. Abdülhamid aynı semtte tek odalık bir Hırka-i Şerif dairesi yaptırır, Sultan Abdülmecid de bir cami (Hırka-i Şerif Camii) inşa ettirir ve Hırka-i Şerif burada Sakal-ı Şerif ve Veysel Karanî'ye ait kemer ve takke ile birlikte bir mahfaza içerisinde özel bir dairede muhafaza edilmeye başlanır.
Günümüzde Ramazan ayının ilk haftasında ziyarete açılır ve arife gününe kadar kalır.
Bu bir Karoglan Derlme Makalesidir
Raşit Tunca
Schrems,14.02.2023
Sesdeş Ne Demektir?
Sesdeş, iki veya Daha fazla kelimenin içinde aynı harflerden bulunmasına verilen isim, yani ses benzeşmesi olan iki veya daha fazla kelime.. kardeş kelimeler
Mesala : kara,para,yara
veya Bizlere en güzel örnek olan Kuran'daki "Nas" suresi :
Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm
Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs
Meliki’n-nâs
İlâhi’n-nâs
Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs
Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs
Mine’l-cinneti ve’n-nâs
Sesdeş, iki veya Daha fazla kelimenin içinde aynı harflerden bulunmasına verilen isim, yani ses benzeşmesi olan iki veya daha fazla kelime.. kardeş kelimeler
Mesala : kara,para,yara
veya Bizlere en güzel örnek olan Kuran'daki "Nas" suresi :
Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm
Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs
Meliki’n-nâs
İlâhi’n-nâs
Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs
Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs
Mine’l-cinneti ve’n-nâs
Eşdeş Ne Demektir?
Eşdeş, Bir kelimenin eş anlamlısına verilen isim, yani aynı anlamı olan iki veya daha fazla kelime..
Mesala : Don = Pantalon , para = mıngır
Eşdeş, Bir kelimenin eş anlamlısına verilen isim, yani aynı anlamı olan iki veya daha fazla kelime..
Mesala : Don = Pantalon , para = mıngır
"Ekonomik Değil" Ne Demektir?
Misal : "Bu ürünün kullanılması veya yapılması veya satılması... Ekonomik değil" Cümlesini bir atasözü ile açıklarsak
"delinin getirdiği odun üstünü kurutmaz" veyada "delinin getirdiği su üstünü yumaz" atasözünde olduğu gibi, Bir ürünün üretilmesi veya kullanılması veya yapılması veya satılmasındaki zararı karından çok olan üretim ve ürün demektir.
50 liraya mal ettiğın bir ürünün pazar fiyatının 20 lira olmak zorunda olması gibi yani...
Misal : "Bu ürünün kullanılması veya yapılması veya satılması... Ekonomik değil" Cümlesini bir atasözü ile açıklarsak
"delinin getirdiği odun üstünü kurutmaz" veyada "delinin getirdiği su üstünü yumaz" atasözünde olduğu gibi, Bir ürünün üretilmesi veya kullanılması veya yapılması veya satılmasındaki zararı karından çok olan üretim ve ürün demektir.
50 liraya mal ettiğın bir ürünün pazar fiyatının 20 lira olmak zorunda olması gibi yani...
HiZBÜS SEYFiYYU
الحزب السيفي
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ آرَّحِيم
وصلى الله على مولانا محمد وعلى اله وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ اللَّهُمَّ إِنِّي أَقَدِّمُ إِلَيْكَ بَيْنَ يَدَى كُلِّ نَفْسٍ وَلَمْحَةٍ وَطَرْفَةِ يَطْرِفُ بها أَهْلُ السَّمَوَاتِ وَأَهْلُ الْأَرْضِ وَكُلِّ شَيْ هُوَ فِي عِلْمِكَ كَائِنِ أَوْقَدْ كَانَ أَقَدَمُ إِلَيْكَ بَيْنَ يَدَيْ ذَلِكَ كَلِّهِ بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ آرَّحِيم اللَّهُم أَنْتَ اللهُ المَلِكُ الْحَقُّ المُبِينُ الْقَدِيم المتعزِّزُ بِالْعَظَمَةِ وَالْكِبْرِيَاءِ المُتَفَرِدُ بِالْبَقَاءِ الْحَيُّ الْقَيُّومُ القَادِرُ المُقْتَدِرُ الْجَبَّارُ الْقَهَارُ الَّذِى لَا إِلهَ إِلَّا أَنْتَ (صَمَدِيَّةِ (٣) أَنتَ رَبِّي وَأَنَا عَبْدُكَ عَمِلْتُ سُوءً وَ ظَلَمْتُ نَفْسِي وَأَعْتَرَفْتُ بِذَبِي فَاغْفِرْلي ذنُونِي كُلَّهَا فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنتَ يَا غَفُورُ يَا شَكُورُ يَا حَلِيمُ يَا كَرِيمُ يَا صَبور يَا رَحِيمُ اللَّهُم إِنِّي أَحْمَدُكَ وَأَنْتَ الْمَحْمُودُ وَأَنْتَ لِلْحَمْدِ أَهْلُ وَأَشْكُرُكَ وَأَنْتَ المَشكُورُ وَأَنْتَ لِلشُّكْرِ أَهْلُ عَلَى مَا خَصَصْتَنِي بِهِ مِنْ مَوَاهِبِ الرَّغَائِبِ وَأَوْصَلْتَ إِلَى مِنْ فَضَائِلِ الصَّنَائِعِ وَأَوَلَيتَنِي بِهِ مِنْ إحْسَانِكَ وَبَوَأْتَنِي بِهِ مِنْ مَظَنّةِ الصِّدْقِ عِندَكَ وَأَنلْتَنِي بِهِ مِنْ مِنَنِكَ الْوَاصِلَةِ إِلَى وَأَحْسَنْتَ بِهِ إِلَى كُلَّ وَقْتٍ مِنْ دفْعِ الْبَلِيَّةِ عَنِي وَالتَّوْفِيقِ لِي وَالْإِجَابَةِ لِدُعَائِي حِينَ أَنَا دِيكَ دَاعِيًا وَأَناجِيكَ رَاغِبًا وَأَدْعُوكَ مُتَضَرَ عًا صَا فِيًا ضَارِعا وَحِينَ أَرْجُوكَ رَاجِبًا فَأَجِدُكَ كَافِيًا وَأَلُوذُ يك في المَوَاطِنِ كَلِهَا فَكُنْ لِي وَلِأَهْلِي ولإخْوَانِي كَلِّهِمْ جَارً ا حَاضِرً ا حَفِيَّا بَارًا وليا فِي الْأُمُورِ كَلِهَا نَاظِرًا وَ عَلَى الْأَعْدَاءِ كلِهِمْ نَاصِرًا وَلِلْخَطَايَا وَالذُّنُوبِ كُلِّهَا غَافِرًا وَلِلْعُيُوبِ كُلِّهَا سَائِرًا لَمْ أَعْدَمْ عَوْنَكَ وَبِرَكَ وَخَيْرَكَ وَعِزِّكَ وَإِحْسَانَكَ طَرْفَةَ عَيْنٍ مُنْدُ أَنزَلْتَنِي دَارَ الْإِخْتِبَارِ وَالْفِكْرِ وَالْإِعْتِبَارِ لِتَنْظُرَمَا أَقَدِمُ لِدَارِ الْخَلُودِ وَالْقَرَارِ وَالْمَقَامَةِ مَعَ الْأَخْيَارِ فَأَنَا عَبْدُكَ فَاجْعَلْنِي ( يَارَبِّ (۳) عَتِيقَكَ يَا إِلَى وَ مَوْلَايَ خَلَصْنِي وَأَهْلِي وَإِخْوَانِي كُلَّهُمْ مِنَ النَّارِ وَ مِنْ جَمِيعِ الْمَضارِّ وَالْمَضالِّ والمَصَائِبِ وَالْمَعَائِبِ وَالنَّوَائِبِ وَاللَّوَازِمِ وَاهُمُومِ الَّتِي قَدْ سَاوَرَتْنِي فِيهَا الْغُمُومُ بمعَارِيض أَصْنَافِ الْبَلَاءِ وَضُرُوب جَهْدِ الْقَضَاءِ إِلى لَا أَذْكُرُ مِنْكَ الا الْجَمِيلَ وَلَمْ أَرَ مِنْكَ إِلَّا النَّفْضِيلَ خيْرُكَ لِي شَامِلٌ وَصُنْعُكَ لِي كَامِلٌ وَلُطْفُكَ لي كَافِلٌ وَبِرُّكَ لِي غامِرٌ وَفَضْلُكَ عَلَيَّ دَائِمٌ مُتَوَاتِرٌ وَنَعَمُكَ عِنْدِي مُتَّصِلَةٌ لَمْ تُخْفِرْ لِي جَوَارِي وَأَمَنْتَ حو في وَصَدَّقْتَ رَجَاءي وَحَقَّقْتَ آمَالِي وَصَا حَبْتَنِي فِي أَسْفَارِى وَأَكَرَمْتَنِي في أَحْضَارِى وَعَافَيْتَ أَمْرَاضِي وَشَفَيْتَ أَوْصَابي وَأَحْسَنْتَ مُنْقَلَبي وَمَثْوَايَ وَلَمْ تُشَمِتْ بِي أَعْدَائِي وَحُسَّادِي وَرَمَيْتَ مَنْ رَمَانِي بِسُوءٍ وَكَفَيْتَنِي شَرَّ مَنْ عَادَانِي فَأَنَا أَسْأَلُكَ يَا اللهُ الْآنَ أَنْ تَدْفَعَ عَنِى كَيْدَ الْحَاسِدِينَ وَظُلْمُ الظَّالِمِينَ وَشَرَ المعائِدِينَ وَاحْمِنِي وَأَهْلِي وَإِخْوَانِي كلَّهُمْ تَحْتَ سُرَادِقَاتِ عِزِكَ يَا أَكَرَمَ الأكَرَمِينَ وَبَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ أَعْدَاءي كمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمُشْرِقِ وَالْمَغَرب وَاخْطَفْ أَبْصَارَهُمْ عَنِّي بِنُورِ قُدْسِكَ وَاضْرَبْ رِقَابَهُمْ بِجَلَالِ مَجْدِكَ وَاقْطَعْ أَعْنَا قَهُمْ بِسَطَوَاتِ قَهْرِكَ وَأَهْلِكْهُمْ وَدَمّر هُم تَدْمِيرًا كَمَا دَفَعْتَ كَيْدَ الحُسَّادِ عَنْ أَنْبِيَائِكَ وَضَرَبَتَ رِقَابَ الجَبَابِرَةِ لِأَصْفَيَائِكَ وَخَطَفْتَ أَبْصَارَ الْأَعْدَاءِ عَنْ أَوْلِيَائِكَ وَقَطَعْتَ أَعْنَاقَ الْأَكَاسِرَةِ لِاَتْقِيَائِكَ وَأَهْلَكْتَ الْفَراعِنَةَ وَدَمَّرْتَ الدَّجَاجِلَةَ لِخَوَاصّكَ المُقَرَّبِينَ وَعِبَادِكَ الصَّالِحِينَ . يَاغِيَاثَ الْمُسْتَغِيثِينَ أَعِشْنِي ء ثَلَاثَ » عَلَى جَمِيعِ أَعْدَائِكَ فَحَمْدِى لَكَ يَا إِلهِي وَاصِبٌ وَثَنَائِي عَلَيْكَ مُتَوَاتِرُ دَائِبَا دَائِمَا مِنَ الدَّهْرِ إِلَى الدَّهْرِ بِأَلْوَانِ التَّسْبِيحِ وَالتَّقْدِيسِ وَصُنُوفِ اللُّغَاتِ الْمَادِحَةِ وَأَصْنَافِ التَّنْزِيهِ خَالِصًا لِذِكْرِكَ وَمَرْضِيًّا لَكَ بِنَاصِحِ التَّحْمِيدِ وَالتَّمْجِيدِ وَخَالِصِ التَّوْحِيدِ وَإِخْلَاصِ التَّقَرُّبِ وَالتَّقْرِيبِ وَالتَّفْرِيدِ وَامْحَاضِ التَّمْجِيدِ بِطُولِ التَّعَبُّدِ وَالتَّعْدِيدِ لَمْ تُعَنْ فِي قُدْرَتِكَ وَلَمْ تُشَارَكَ فِي اُلُوهِيَّتِكَ وَلَمْ تُعْلَمْ لَكَ مَا هِيَّةٌ فَتَكُونَ لِلْأَشْيَاءِ الْمُخْتَلِفَةِ مُجَانِسًا وَلَمْ تُعَايَنَ إِذْ حُبِسَتْ الْأَشْيَاءُ عَلَى الْعَزَائِمِ المختلفَةِ وَلَا خَرَقَتْ الْأَوْهَامُ حُجُبَ الْغُيُوبِ إِلَيْكَ فَأَعْتَقِدُ مِنْكَ مَحْدُودًا في مَجْدِ عَظَمَتِكَ لَا يَبْلُغُكَ بَعْدُ الْهِمَمِ وَلَا يَنَا لَكَ غَوْصُ الْفِطَنِ وَلَا يَنْتَهِي إلَيْكَ بَصَرُ نَاظِرٍ فِي مَجْدِ جَبَرُوتِكَ ارْ تِفعَتْ عَنْ صِفَاتِ الْمُخَلُوقِينَ صِفاتُ قُدْرَتِكَ وَعَلَاعَنْ ذِكْرِ الذَّاكِرِينَ كِبْرِيَاءُ عَظَمَتِكَ فَلَا يَنْتَقِصُ مَا أَرَدْتَ أن يَزْدَادَ وَلَا يَزْدَادُ مَا أَرَدْتَ أَنْ يَنْتَقِصَ لَا أَحَدَ شَهِدَ كَ حِينَ فَطَرْتَ الْخَلْقَ وَلَا نِدَّ وَلَا ضِدَّ حَضَرَكَ حِينَ بَرَأتَ انُّفُوسَ كَلَّتْ الْأَلْسُنُ عَنْ تَفْسِيرِ صِفَتِكَ وَانحَسَرَتْ الْعُقُولُ عَنْ كُنْهِ معْرِفَتِكَ وَصِفَتِكَ وَكَيْفَ يُوصَفُ كُنهُ صِفَتِكَ يَارَبِّ وَأَنْتَ اللهُ الْمَلِكُ الْجَبَّارُ الْقُدُّوسُ الْأَزَلِيُّ الَّذِي لَمْ يَزَلْ وَلَا يَزَالُ أَزَلِيًا بَاقِيَا أَبَدِيًا سَر مَدِيَا دَائِماً فِي الْغُيُوبِ ( وَحْدَكَ لَا شَرِيكَ لَكَ ـ (۳) لَيْسَ فِيهَا أَحَدٌ غَيْرُكَ وَلَمْ يَكُنْ إِلَهُ سوَاكَ حَارَتْ فِي بِحارِبَهَاءِ مَلَكُوتِكَ عَمِيقَاتُ مَذَاهِبِ التّفَكُّرِ وَتَوَاضَعَتْ الملوكُ لِهَيْبَتِكَ وَعَنَتْ الْوُجُوهُ بِذِلَّةِ الْإِسْتِكَانَةِ لِعِزَّتِكَ وَانْقَادَ كُلُّ شَيْ لِعَظَمَتِكَ وَاسْتَسْلَمَ كُلُّ شَيْ لِقُدْرَتِكَ وَخَضَعَتْ لَكَ الرِّقَابُ وَكَلَّ دُونَ ذَلِكَ تخبيرُ اللُّغَاتِ وَضَلَّ هُنَالِكَ التَدْبِيرُ في صفاتٍ فِي تَصَارِيفِ الصِّفَاتِ فَمَنْ تَفَكَرَ فِي إِنْشَائِكَ الْبَدِيعِ وَثَنَائِكَ الرَّفِيعِ وَتَعَمَقَ فِي ذَلِكَ رَجَعَ طَرْفَهُ إِلَيْهِ حَاسِءًا حَسِيرًا وَعَقَلُهُ مَجْهُوتًا وَتَفَكُرُهُ مُتَحَيِّرًا أَسِيرًا. اللَّهُم لَكَ الْحَمْدُ حَمْدَا كَثِيرًا دَائِماً مُتَوَالِيا مُتَوَاتِرا مَتَضَاعِفَا مُتَّسِعًا مُتَسِقا يَدُومُ وَيَتَضَاعَفُ وَلَا يَبِيدُ غَيْرَ مَفْقُودٍ في الْمَلَكُوتِ وَلَا مَطْمُوسٍ فِي الْمَعَالِمِ وَلَا مُنْتَقَصٍ فِي الْعِرْفَانِ فَلَكَ الْحَمْدُ عَلَى مَكَارِمِكَ الَّتِي لَا تُخصَى وَنِعَمِكَ الَّتي لَا تُسْتَقْصَى فِي اللَّيْلِ إِذَا أَدْبَرَ وَالصُّبْحِ إِذَا أَسْفَرَ وَ فِي الْبَرِّ وَ البِحَارِ وَالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ وَالْعَشِيِّ وَالْإِبْكَارِ وَالظَّهرَةِ وَالْأَسْحَارِ وَفِي كُلِّ جُزْءٍ مِنْ أجْزَاءِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ اللَّهُم لَكَ الحَمْدُ بِتَوْفِيقِكَ قَدْ أَحْضَرْتَنِي النَّجَاةَ وَجَعَلْتَنِي مِنْكَ فِي وِلَايَةِ الْعِصْمَةِ فَلَمْ أَبْرَحْ فِي سُبُوعَ نَعْمَائِكَ وَتَتَابُعِ الءِكَ مَحْرُوسًا بِكَ فِي الرَدِّ وَ الْإِمْتَنَاعِ وَمَحْفُوظًا بِكَ فِي المَنَعَةِ وَالدِّفَاعِ عني . اللَّهُمَّ إِنِّي أَحْمَدُكَ إِذْ لَمْ تُكَلِّفْنِي فَوْقَ طَاقَتِي وَلَمْ تَرْضَ مِنِّي الاَّطَاعَتِي وَرَضِيتَ مِنِي مِنْ طَاعَتِكَ وَعِبَادَتِكَ دُونَ اسْتِطَاعَتِي وَأَقَلَّ مِنْ وسعِي وَمَقْدِرَتي فَإِنَّكَ أَنتَ اللهُ الْمَلِكُ الحقُّ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ لَمْ تَغِبْ وَلَا تَغِيبُ عَنْكَ غَائِبَةٌ وَلَا تَخْفَى عَلَيْكَ خَافِيَةٌ وَلَنْ تَضِلَّ عَنْكَ فِي ظُلَمِ الْخَفْيَاتِ ضَالَّةٌ إِنَّمَا أَمْرُكَ إِذَا أَرَدْتَ شَيْئًا أَنْ تَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ ( صَمَدِيَّةٌ ٣) اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ حَمْدًا كَثِيرًا دَ اِيمًا مِثْلَ مَا حَمَدْتَ بِهِ نَفْسَكَ وَأَضْعَافَ مَا حَمَدَ كَ بِهِ الْحَامِدُونَ وَسَبَّحَكَ بِهِ الْمَسَبِّحُونَ وَمَجَّدَكَ بِهِ الْمُمَجِّدُونَ وَكَبَّرَكَ بِهِ الْمُكَبِّرُونَ وَهَلَّلَكَ بِهِ المُهَلِّلُونَ وَقَدَّسَكَ بِهِ الْمُقَدِّسُونَ وَوَحَّدَكَ بِهِ الْمُوَحِّدُونَ وَعَظَّمَكَ بِهِ المُعَظِّمُونَ وَاسْتَغْفَرَكَ بِهِ الْمُسْتَغْفِرُونَ حَتَّى يَكُونَ لَكَ مِنِّي وَحْدِى فِي كُلِّ طَرْفَةِ عَيْنٍ وَأَقَلَ مِنْ ذَلِكَ مِثْلُ حَمْدِ جَيع الحامدينَ وَتَوْحِيدِ أَصْنَافِ الْمُوَحِدِينَ والمخلِصِينَ وَتَقْدِيسِ أَجْنَاسِ الْعَارِفِينَ وَثنَاءِ جَميعِ المُهلِّلِينَ وَالْمُصَلِّينَ وَالْمُسَبِّحِينَ وَمِثْلَ مَا أَنتَ بِهِ عَالِمُ وَأَنتَ مَحْمُودُ وَ مَحْبُوبٌ وَمَحْجُوبٌ مِنْ جَمِيعِ خَلْقِكَ كُلِّهِمْ مِنَ الْحَيَوَانَاتِ وَالْبَرَايَا وَالْأَنَامِ . إلى أسْأَلُكَ بِمَسَائِلِكَ وَأَرْغَبُ إِلَيْكَ بِكَ فِي بَرَكَاتِ مَا أَنْطَقْتَنِي بِهِ مِنْ حَمْدِكَ وَوَفَقْتَنى لَهُ مِنْ شُكرِكَ وَتَمْجِيدِى لَكَ فَمَا أَيْسَرَ مَا كَلَّفْتَنِي بِهِ مِنْ حَقِكَ وَأَعْظَمَ مَا وَعَدْتَنِي بِهِ مِنْ نَعْمَائِكَ وَمَزِيدِ الْخَيْرِ على شكرِكَ ابْتَدَ أَتَنِي بِالنِّعَمِ فَضْلاً وَطَوْلًا وَأَمَرْتَنِي بِالشُكْرِ حَقًّا وَعَدْلاً وَوَعَدْتَنِي عَلَيْهِ أَضْعَا فًا وَمَزِيدًا وَأَعْطَيْتَنِي مِنْ رِزْقِكَ وَاسِعًا كَثِيرًا اخْتِيَارًا وَرِضًا وَسَألْتَنِي عَنْهُ شُكْرًا يَسِيرًا ، لَكَ الحَمْدُ اللَّهُم عَلَى إِذْ نَجَّيْتَنِي وَعَافَيْتَنِي بِرَحْمَتِكَ مِنْ جَهْدِ الْبَلَاءِ وَدَرْكِ الشَّقَاءِ وَلَمْ تَسْلِمَنِي لِسُوءِ قَضَائِكَ وَبَلَائِكَ وَجَعَلْتَ مَلْبَسِيَ الْعَافِيَةَ وَأَوْلَيَتَنِي البَسْطَةَ وَالرَّحَاءَ وَشَرَعْتَ لِي أَيْسَرَ الْقَصْدِ وَضَاعَفْتَ لِي أَشْرَفَ الْفَضْلِ مَعَ مَا عَبَدَتَنِي بِهِ مِنَ الْمَحَجَّةِ الشَّرِيفَةِ وَلَشَّرْتَنِي بِهِ مِنَ الدَّرَجَةِ الْعَالِيَّةِ الرَّفِيعَةِ وَاصْطَفَيْتَنِي بِأَعْظَمِ النَّبِيِّينَ دَعْوَةٌ وَأَفْضَلِهِمْ شَفَاعَةً وَأَرْفَعِهِمْ دَرَجَةً وَأَقْرَبِهِمْ مَنْزِلَةً وَأَوْضَحِهِمْ حجَّةً محمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ وَسَلَّمَ وَعَلَى جَميعِ الْأَنْبِيَاءِ والمُرْسَلِينَ وَأَصْحَابِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ ( صَمَدِيَّةٌ ٣) اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ وَاغْفِرْ لِي وَلِأَهْلِي ولإخْوَانِي كُلِّهِمْ مَا لَا يَسَعُهُ إِلَّا مَغْفِرَتُكَ وَلَا يَمْحَقُهُ الأَعفُوكَ وَلَا يُكَفِرُهُ إِلا تجاوَزُكَ وَفَضْلُكَ وَهَبْ لِي فِي يَوْمِي هَذَا وَلَيْلَتِي هَذِهِ وَسَاعَتِي هَذِهِ وَشَهْرِى هَذَا وَسَنَتِي هَذِهِ يَقِينَا صَادِقًا يُهَوِّنَ عَلَى مَصَائِبَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَأَخَزَانَهُمَا وَيُشَوِّقُنِي إِلَيْكَ وَيُرغِّبُنِي فيما عِنْدَكَ وَاكْتُبْ لِي عِنْدَكَ الْمُغَفِرَةَ وبلغنِى الْكَرَامَةَ مِنْ عِنْدِكَ وَأَوْزِعْنِي شكْرَ مَا أَنْعَمْتَ بِهِ عَلَى فَإِنَّكَ أنتَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ الْوَاحِدُ الْأَحَدُ الرَّفِيعُ الْبَدِيعُ المُبْدِئُ المَعِيدُ السَمِيعُ الْعَلِيمُ اللَّذِى لَيْسَ لِأَمْرِكَ مَدْفَعُ وَلَا عَنْ قَضَائِكَ مُمْتَنَعُ وَأَشْهَدُ أَنَّكَ رَبِّي وَرَبُّ كُلِّ شَيْ فَاطِرُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ المُتَعَالِ (صَمَدِيَة ٣ ) اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الثَّبَاتَ فِي الْأَمْرِ وَ الْعَزِيمَةَ عَلَى الرُّشْدِ وَالشَّكْر عَلَى نِعَمِكَ وَأَسْأَلُكَ حُسْنَ عِبَادَتِكَ وَأَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ كُلِّ مَا تَعْلَمُ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِ كُلِّ مَا تَعْلَمُ وَأَسْتَغْفِرُكَ مِنْ شَرِ كل ما تَعْلَمُ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ وَأَسْأَلُكَ لِي وَلِأَهْلِي وَلِإِخْوَانِي كُلِّهِمْ أَمْنًا وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ جَوْرِ كُلِّ جَائِرٍ وَمَكْرِ كُلِّ مَاكِرٍ وَظُلْمِ كُلِّ ظَالِمٍ وَسِحْرِ كُلِّ سَاحِرٍ وَبَغْيِ كُلِّ بَاغٍ وَحَسَدِ كُلِّ حَاسِدٍ وَغَدْرِ كُلِّ غَادِ رٍ وَكَيْدِ كُلِّ كَايِدٍ وَعَدَاوَةِ كُلِّ عَدُ وٍّ وَطَعْنِ كُلِّ طَاعِنٍ وَقَدْحِ كُلِّ قَادِحٍ وَحِيَلِ كُلِ مُتَحَيِّلٍ وَشَمَاتَةِ كُلِّ شَامِتٍ وَكَشْحِ كلِّ كَاشِحٍ . اللَّهُمَّ بِكَ أَصُولُ عَلَى الْأَعْدَاءِ وَالْقُرَنَاءِ وَإِيَّاكَ أَرْجُو وِلَايَةَ الأَحِبَاءِ وَالْأَوْلِيَاءِ وَالْقُرَبَاءِ فَلَكَ الْحَمْدُ على مَا لَا أَسْتَطِيعُ إِحْصَاءَهُ وَلَا تَعْدِيدَهُ مِنْ عَوَائِدِ فَضْلِكَ وَعَوَارِفِ رِزْقِكَ وَأَلْوَانِ مَا أَوْ لَيْتَنِي بِهِ مِنْ إِرْفَادِكَ وَكَرَمِكَ فَإِنَّكَ أَنتَ اللهُ الَّذِي لا إلَهَ إِلَّا أَنْتَ الْفَاشِي فِي الْخَلْقِ حَمْدُكَ البَاسِطُ بِالْجُودِ يَدُكَ لا تُضَادُ فِي حُكْمِكَ وَلَا تَنَازَعُ فِي أمْرِكَ وَسُلْطَائِكَ وَمُلْكِكَ وَلَا تُشارَكَ فِي رُبُوبِيَّتِكَ وَلَا تُرَاحَمُ في خَلِيقَتِكَ تَمْلِكُ مِنَ الْأَنَامِ مَا تَشَاءُ وَلَا يَمْلِكُونَ مِنكَ الأَمَا تُرِيدُ . اللَّهُمَّ أَنتَ اللهُ المُنعِمُ المُتَفَضِلُ الْقَادِرُ الْمُقْتَدِرُ الْقَاهِرُ الْمُقَدَّسُ تَرَدَّيْتُ بِالْمَجْدِ وَالْبَهَاءِ وَتَعَظَّمْتَ بِالْعِزَّةِ وَالْعَلَاءِ وَتَأَزَّرْتَ بِالْعَظَمَةِ وَالْكِبْرِيَاءِ (صَمَدِيَة ٣ ) وَتَغَشَيْتَ بالنّور والضِّياء وتجلّتْ بِالْمَهَابَةِ وَالْبَهَاءِ لَكَ الْمَنُّ الْقَدِيمُ وَالسُّلْطَانُ الشَّامِخُ وَالْمُلْكُ الْبَاذِخُ وَالْجُودُ الْوَاسِعُ وَالْقُدْرَةُ الْكَامِلَةُ وَالْحِكْمَةُ الْبَالِغَةُ وَالْعِزَّةُ الشامِلَةُ فَلَكَ الْحَمْدُ عَلَى ما جعلتني من أمّة محمدٍ صلى الله عليهِ وَسَلم وَعَلى آله وهو افضل بنِي آدَمَ عَلَيْهِ السَّلَامُ الَّذِينَ كَرَمْتَهُمْ وَحَمَلْتَهُمْ فِي الْبَرَ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْتَهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْتَهُمْ عَلَى كَثِيرِ مِنْ خَلْقِكَ تَفْضِيلاً وَخَلَقْتَنِي سَمِيعًا بَصِيرًا صَحِيحا سَوِيًّا سَا لِمَا مُعَافَى وَلَمْ تَشْغَلْنِي بنقصانِ فِي بَدَنِي عَنْ طَاعَتِكَ وَلَا بِآفَةٍ فِي جَوَارِحِي وَلَا عَاهَةِ في نَفْسِي وَلَا فِي عَقْلِي وَلَمْ تَمْنَعْنِي كَرَامَتَكَ إِيَّايَ وَحُسْنَ صَنِيعِكَ عِنْدِي وَفَضْلَ مَنَا حِكَ لَدَيَّ وَنَعماءكَ عَلَى أَنْتَ الَّذِى أَوْ سَعْتَ عَلَى في الدُّنْيَا رِزْقًا وَفَضَلْتَنِي عَلَى كَثِيرٍ مِنْ أَهْلِهَا تَفْضِيلاً فَجَعَلْتَ لِي سَمْعًا يَسْمَعُ آيَاتِكَ وَعَقْلَا يَفْهَمُ إِيمَانَكَ وَبَصَرَا يَرَى قُدْرَتَكَ وَفَؤادًا يَعْرِفُ عَظَمتَكَ. وَقَلْبًا يَعْتَقِدُ تَوْحِيدَكَ فَإِنِي لِفَضْلِكَ عَلَى شَاهِدُ حَامِدُ شَاكِرٌ وَلَكَ نَفْسِي شَاكِرَةٌ وَبِحَقِّكَ عَلَى شَاهِدَةٌ وأشْهَدُ اَنَّكَ حَىٌّ قبل كل حَىٍّ وَحَىَّ بَعدَ كُلِّ حَيٍّ وَحَىٌّ بَعدَ كُل ميّتٍ وَحَىٌّ لَمْ تَرِثُ الحَيَاةَ مِنْ حَيٍّ وَلَمْ تَقْطَعْ خَيْرَكَ عَنِي فِي كُلِّ وَقْتِ وَلَمْ تَقْطَعْ رَجَائِي وَلَمْ تُنْزِلْ فِي عُقُوبَاتِ النّقمِ وَلَمْ تُغيّرْ عَلَىَّ وَثَائِقَ النِّعَمِ وَلَمْ تَمْنَعْ عَنِي دَقَائِقَ الْعِصَمِ فَلَوْ لَمْ أَذْكَرْ مِن إحْسَانِكَ وَإِنْعَامِكَ عَلَى الأَ عَفْوَكَ عَنِي وَالتَّوْفِيقَ لِي وَالْإِسْتِجَابَةَ لِدُعَائِي حِينَ رَفَعْتُ صَوْتِي بِدُعَائِكَ وَتَحْمِيدِكَ وَتَوْحِيدِكَ وَتَمْجِيدِكَ وَتَهْلِيلِكَ وَتَكْبِيرِكَ وَتَعْظِيمِكَ وَإِلَّا فِي تَقْدِيرِكَ خَلْقِي حِينَ صَوَرْتَنِي فَأَحْسَنْتَ صُورَت وَالأَ في قِسْمَةِ الْأَرْزَاقِ حِينَ قَدَّرْتَهَا لِي لَكَانَ فِي ذَلِكَ مَا يَشْغَلُ فِكْرِى عَنْ جَهْدِى فَكَيْفَ إِذَا فَكَرْتُ في الْنَّعَمِ الْعِظَامِ الَّتِي أَتَقَلَّبُ فَهَا وَلَا أَبْلُغُ شُكْرَ شَيْ مِنْهَا فَلَكَ الْحَمْدُ عَدَدَ مَا حَفِظَهُ عِلْمُكَ وَجَرَى بِهِ قَلَمُكَ وَنَفَذَ بِهِ حُكْمُكَ فِي خَلْقِكَ وَعَدَدَ مَا وَسِعَتْهُ رحمتُكَ مِنْ جَميع خَلْقِكَ وَعَدَدَ مَا أَحَاطَتْ بِهِ قُدْرَتُكَ وَأَضْعَافَ مَا تَسْتَوْجِبُهُ مِنْ جَميع خَلْقِكَ. اللَّهُمَّ إِنِّي مُقِرُ بِنِعْمَتِكَ عَلَى فَتَمْ إِحْسَانَكَ إِلَى فِيمَا بَقِيَ مِنْ عُمْرِى بِأَعْظَمَ وَأَتَمَّ وَأَحْمَلَ وَأَحْسَنَ مِمَّا أَحْسَنْتَ إِلى فِيمَا مَضَى مِنْهُ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ . اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ وَأَتَوَسَلُ إِلَيْكَ بِتَوْحِيدِكَ وَتَمْجِيدِكَ وَتَحْمِيدِكَ وَتَهْلِيلِكَ وَتَكْبِيرِكَ وَتَسْبِيحِكَ وَكَمَا لِكَ وَتَدْبِيرِكَ وَتَعْظِيمِكَ وَتَقْدِيسِكَ وَنُورِكَ وَرَأفَتِكَ وَرَحْمَتِكَ وَعِلْمِكَ وَحِلْمِكَ وَعُلُوِّكَ وَوَقَارِكَ وَفَضْلِكَ وَجَلَالِكَ وَمَنِّكَ وَكَمَالِكَ وَكِبْرِيَاتِكَ وَسُلْطَانِكَ وَقُدْرَتِكَ وَإحْسَانِكَ وَامْتِنَا نِكَ وَجمَالِكَ وَبَهَائِكَ وَبُرْهَانِكَ وَغُفْرَانَكَ وَنَبِيتِكَ وَوَلِيِّكَ وعِتْرتِهِ الطّاهِرِينَ أَنْ تُصَلَّى عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى سَائِرِ إِخْوَانِهِ الأنبياءِ وَالْمُرْسَلِينَ وَأَنْ لَا تَحْرِمَنِي رِفْدَكَ وَفَضْلَكَ وَجَمَالَكَ وَحَلَا لَكَ وَفَوَائِدَ كَرَامَتِكَ فَإِنَّهُ لَا تَعْتَرِيكَ لِكَثْرَةِ مَا قَدْ نَشَرْتَ مِنَ الْعَطَايَا عَوَائِقُ الْبُخْلِ وَلَا يُنْقِصُ جُوَدَكَ التقَصِيرُ فِي شُكْرِ نِعْمَتِكَ وَالا تُنْفِدُ خزَائِنَكَ مَوَاهِبُكَ الْمُتَّسِعَةُ وَلَا تَوَثَرر فِي جُودِكَ الْعَظِيمِ مِنَحُكَ الْفَائِقَةُ الْجَلِيلَةُ الْجَميلَةُ الْأَصِيلَةُ وَلَا تَخَافُ ضَيَمَ إِمْلَاقٍ فَتَكْدِى وَلَا يَلْحَقُكَ خَوْفُ عُدْمٍ فَيُنْقِصَ مِنْ جُودِكَ فَيْضُ فَضْلِكَ إِنَّكَ عَلَى مَا تَشَاءُ قَدِيرُ وبالإجابة جدير. اللهم ارزقنى قَلْبَاخَاشِعَاخَاضِعًا ضَارِعًا وَعَيْنَا بَاكِيَةً وَبَدَنَا صَحِيحَا صَابِرًا وَيَقِينا صادِقًا بِالْحَقِّ صَادِعَا وَتَوْبَةً نَصُوحًا وَلِسَانًا ذَاكِرًا وَحَامِدًا وَ إِيمَانًا صَحِيحا وَرِزْقًا حَلَالًا طَيِّبًا وَاسِعَا وَعِلْمًا نَافِعًا وَوَلَدًا صَالِحًا وَصَاحِبًا مُوَافِقا وَسِنَا طَوِيلًا فِي الخَيْرِ مُشْتَغِلاً بِالْعِبَادَةِ الْخَالِصَةِ وَخُلْقًا حَسَنًا وَعَمَلًا صَالِحًا مُتَقَبَلَا وَتَوْبَةً مَقْبُولَةً وَدَرَجَةً رَفِيعَةً وَامْرَأَةً مُؤْمِنَةً طَائِعَةً اللَّهُم لَا تُنْسِنِي ذِكْرَكَ وَلَا تُوَلَّنِي غَيْرَكَ وَلَا تُؤْمِنِى مَكْرَكَ وَلَا تَكْشِفْ عَنِي سَتْرَكَ وَلَا تُقْنِطْنِي مِنْ رَحْمَتِكَ وَلَا تُبْعِدْنِي مِنْ كَنَفِكَ وَجِوَارِكَ وَأَعِذْنِي مِنْ سُخَطِكَ وَغَضَبِكَ وَلَا تُؤيّسْنِي مِنْ رَحْمَتِكَ وَرَوْحِكَ وَكُن لِي وَلِأَهْلِي وَلِإِخْوَانِي كُلِّهِمْ أنيسًا مِنْ كُلِّ رَوْعَةٍ وَخَوْفٍ وَخَشْيَةٍ وَوَحْشَةٍ وَغُرْبَةٍ وَاعْصِمْنِي من كُلِّ هَلَكَةٍ وَنَجِّنِي مِن كُل بليَّةٍ وَافَةٍ وَعَاهَةٍ وَغُصَّةٍ وَمِحْنَةٍ وَزَلْزَلَةٍ وَشِدَّةِ وَإِهانَةٍ وَذِلَّةٍ وَغَلَبَةٍ وَقِلَّةٍ وَجُوعِ وَعَطَشِ وَفَقْرِ وَفَاقَةٍ وَضِيقٍ وَفِتْنَةِ وَوَبَاءِ وَبَلَاءِ وَغَرَقٍ وَحَرْقٍ وَبَرْقٍ وَسَرْقٍ وَحَرٍّ وَبَرْدٍ وَنَهْبٍ وَغَيٍّ وَضَلَالٍ وَضَالَّةٍ وَهَامَّةٍ وَزَلَلٍ وَخَطَايَا وَهَمٍّ وَغَمٍّ وَمَسْخٍ وَخَسْفٍ وَقَذْفٍ وَخَلَّةٍ وَعِلَّةٍ وَمَرَضٍ وَجُنُونٍ وَجُذَامٍ وبرصٍ وَفالَجٍ وَبَاسُورٍ وَسَلَسٍ وَنَقْصٍ وَهَلَكَةٍ وَفَضِيحَةٍ وَقَبِيحَةٍ فِي الدَّارَيْنِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ . اَللَّهُم ارْفَعْنِي وَلَا تَضَعْنِي وَادْفَعَ عَلَى وَلَا تَدْ فَنِي وَأَعْطِنِي وَلَا تَحْرِمْنِي وَزِدْنِي وَلَا تُنْقِصْنِي وَارْحَمْنِي وَلَا تُعَذِّبْنِي وَفَرِّجْ هَمِّ وَاكْشِفْ غَمّي وَأَهْلِكْ عَدُوّى وَانْصُرْني وَلَا تَخْذُلْنِي وَأَكْرِمْنِي وَلَا تُهِنَّى وَاسْتُرْنِي وَلَا نَفْضَحْنِي وَأثِرْنِي وَلَا تُؤْثِرْ عَلَىَّ وَاحْفَظْنِي وَلَا تُضَيِّعْنِي فَإِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْ قَدِيرٌ يَا أَقْدَرَ الْقَادِرِينَ وَيَا أَسْرَعَ الحَاسِبِينَ وَصَلَّى اللهُ عَلَى سيدنا محمد وَآلِهِ وَسَلَّمَ أَجْمَعِينَ يَإِذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ اَللَّهُمَّ أَنْتَ أَمَرْتَنَا بِدُعَائِكَ وَوَعَدْتَنَا إجَابَتِكَ وَقَدْ دَعَوْنَاكَ كَمَا أَمَرْتَنَا فَاجِبْنَا كَمَا وَعَدْتَنَا يَاذَا الْجَلَالِ وَالْإكْرَامِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ اللَّهُمَّ مَا قَدَّرْتَ لِي مِنْ خَيْرٍ وَشَرَعْتُ فِيهِ بِتَوْفِيقِكَ وَتَيْسِيرِكَ فَتَمِّمْهُ لِي بِأِحْسَنِ الْوُجُوهِ كُلِهَا وَأَصْوَبِهَا وَأَصْفَاهَا فإنكَ عَلَى مَا تَشَاءُ قَدِيرُ وَ بِالإِجَابَةِ جَدِيرٌ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ وَ مَا قَدَّرْتَ لي مِنْ شَرِ وَ تُحَذِرُنِي مِنْهُ فَاصْرِفْهُ عنِّى يَا حَىُّ يَا قَيّومُ يَا مَنْ قَامَتْ السَّموات والأَرْضُ بأمرو يَا مَنْ يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ الأَبِإِذْنِهِ يَا مَنْ أَمْرة إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كن فَيَكُونُ ، فَسُبْحَنَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ (سُبْحَانَ اللَّهِ الْقَادِرِالقَاهِرِ الْقَوِي العَزِيزِ الْجَبَّارِ الْحَىِّ الْقَيَومِ بِلَا مُعِينِ وَلَا ظَهِيرٍ برحْمَتِكَ أَسْتَغِيثُ ـ ثَلَاثًا ) اللَّهُمَّ هَذَا الدُّعَاءُ وَمِنْكَ الْإِجَابَةُ وهَذَا الْجُهْدُ مِنِي وَعَلَيْكَ التكلانُ ( وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلا بِاللَّهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ ـ ثَلَاثًا ) وَالْحَمْدُ لِلَّهِ أَوَّلًَ وَآخِرًا وَظَاهِرًا وَبَاطِنًا وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَأَصْحَابِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَسَلَّمَ تَسليمًا كثيرًا أَثِيرًا دَائِمَا أَبَدًا إِلَى يَوْمِ الدِّينِ وَحَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالِمينَ وَصَلى الله عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ عدَدَ مَا وَسعَه علم الله إنتهي الحزب السيفي للإمام علي كرم الله وجهه
Hizbü’s-Seyf – Hz Ali (r.a.) Kılıç Duası
HiZBÜSSEYFi
Bismillahirrahmenirrahim
ve sallallahu ala mevlana muhammedin ve ala elihi vesahbihi ve selleme allahümme inni ügadimü ileyke beyne yedeykülli nefsin velemhatin ve tarfetin yatrifü bihe ehlüssemavaati ve ehlül ardi ve külli şeyin hüve fi ilmike kainin evgad kane ügadimü ileyke beyne yedey zelike küllihi
Bismillahirrahmenirrahim
allahümme entallahül melikül haaggül mübinül gadimül müteazzizü bil azamati vel kibriyai elmünferidü bil bagail hayyul kayumul gadirul muktedirul cebbarul gahherullezi la ilahe ille ente (3 kulhü) ente rabbi ve ene abdüke amiltü süen ve zalemtü nefsi vagtereftü bizenbi fagfirli zünübi küllehe feinnehü la yağfiruzünübe ille ente ya ğafuru ya şekürü ya halimu ya kerimu ya saburu ya rahimu allahümme inni ahmedüke ve entel mahmudu ve ente lilhamdi ehlün ve eşkürüke ve entel meşkürü ve ente lişşükri ehlün ala me hassasteni bihi min mevehibir regaibi ve evsalte ileyye min fadza ili ilis sanaii ve evleyteni bihi min ihsanike ve bevve´teni bihi min mezannetis sıdgi indeke ve enelteni bihi min minenikel vasileti ileyye ve ahsente bihi ileyye külli vagtin min def´il beliyyeti anni vettevfiki li velicabeti liduai hiyne ünedike daiyen ve ünecike rağiben ve ed´uke mütedzarrian safiyen zarian ve hiyne ercüke raciyen fe ecidüke kafiyen ve elüzübike fil mevatini küllihe fekün li veli ihvani küllihim caren haziren hafiyyen beren veliyyen fil umuri küllihe naziren ve alel a´dai küllihim nasiren velil hateye vezzünibi küllihe ğafiren veliluyubi küllihe setiren elem a´dem avneke ve birike ve hayreke ve izzeke ve ihsaneke tarfete aynin münzü enzelteni derel ihtibari vel fikri vel iğtibari litenzure ma ügadimü lidaril hulidi velgarari velmügameti ma al ahyari fe ene abdüke fecalni (ya rabbi 3 defa) atigake ya ilahi mevlaye hallisni ve ehli ve ihvani küllihim minennari ve min cemi il medzarri vel mazalli vel mesaibi vel meaibi ven nevaibi vellevazimi vel hümümilleti gad severetni fihel gumumi bimearizi esnafil belai ve duribi cehdilgazai ilehi la ezkürüminke illel cemile velem era minke illettafzile hayrüke li şemilün ve sunike li kamilün velütfüke li kafilun ve birruke li gamirun ve fadzlüke alleyye daimün mütevatirun ve niamüke indi müttesilatün lem tuhfirli civari ve emente havfi ve saddakte racei ve haggagte emeli ve sahebteni fi esfari ve ekremteni fi ahdzari ve afeyte emradzi ve şefeyte evsabi ve ahsente müngalebi vemesveye velem tüşemit bi a´dai ve hussadi ve rameyte men ramani bisüin ve kefeyteni şerre men adani fe ene eselüke ya allahül ene en tedfea anni keydel hasidine ve zulmez zalimine ve şerrel muanidine vahmini ve ehli ve ihvani küllehüm tahte süredigati izzike ya ekremel ekremine ve baid beyni ve beyne a´dai keme beadte beynel meşrigi vel mağribi vahtef ebsarehüm anni binuri gudsike vadzreb rigabehüm bicelali mecdike vagt´a e´anagahüm bisetavati gahrike ve ehlikhüm ve demmirhüm tedmiren keme defa´te keydel hussadi an enbiyaike ve dzarabte rigabel cebabireti li esfiyaike ve hatefte ebsarel a´dai an evliyaike vegatate a´nagel ekasireti lietgiyaike ve ehlektel ferainete ve demmerted decacilete lihavassikel mugarrebine ve ibadikes salihine.
(ya giyasel müstagisine egisni) (3 defa)
ala cemii a´daike fehamdi leke ya ilahi vasibun ve senai aleyke mütevatirün daiben daimen mineddehri bielvanit tesbihi vettakdisi vesunufil lugati medihati ve esnafit tenzihi halisen lizikrike ve merziyyen leke binasiit tahmidi vettemcidi ve halisit tevhidi veihlsit tegarrübi vettakribi vettefridi ve imhazit temcidi bitulit teabbudi vetta´didi lem tüan fi gudretike velem tüşerek fi üluhiyetike velem tulem leke mahiyyetün feteküne lileşyail muhtelifeti mücenisen velem tüayen iz hubiset eleşyaü alel azaimil muhtelifeti vela haregat elevhamü hücübel guyubi ileyke fa´tegidu minke mahduden fi mecdi azamatike la yabluğuke bu´dül himemi vela yenalüke gavsül fitani vela yentehi ileyke basaru nazirin fi mecdi cebarituker tefeat an sifatil mahlugine sifatu gudretike ve ala an zikriz zekirine kibriyaü azamatike fela yentagisu me eradte enyezdede vela yezdadü me eradte enyentegise la ehade şehideke hiyne fetartel halge vela nidde vela zidde hazereke hiyne bere´ten nüfüse kellet elsünü an tefsiri sifatike ven hasaret el ugulü an künhi mi´rifatike ve sifatike ve keyfe yusefü künhü sifatike ya rabbi ve entallahül melikül cebbarul guddüsül ezeliyyüllezi lem yezel vela yezalü ezelliyyen bagiyen ebeden sermediyyen daimen fil guyyubi (vahdeke la şerike leke) (3 defa) leyse fihe ahedün gayreke velem yekün ilehün sivake haret fi bihari behai melekütike amigatü mezehibit tefekküri ve tevezeat elmülükü liheybetike ve anet elvücuhu bizilletil istikaneti liizzetike vengade külli şeyin ligudretike vehazeat leker rigabü ve kelle düne zelike tahbirül lügati ve zalle hünaliket tedbirü fi sıfatin fi tesarifissıfati femen tefekkere fi inşaikel bedii vesenaiker rafii ve teammege fi zelike racea tarfühü ileyhi hasien hasiren ve aglühü mebhüten tefekkürühü mütehayyiren esiren. allahüme lekel hamdü hamden kesiren daimen mütevaliyen mütevatiren mütezaifen müttesian müttesigan yedümu veyetezaafu vela yebidu gayre mefgudin fil meleküti vela metmusin fil mealimi vela müntegasin fil irfani felekel hamdü ala mekarimikelletti la tühsa ve niamikelleti latüstagse filleyli ize edberi vessubhi ize esfere vefil berri vel bihari vel gudivvi vel asali vel aşiyyi vel ibkari vezzahireti vel eshari vefi külli cüzin min eczail leyli vennehar . allahümme lekel hamdü bitevfigike gad ehzartenin necate ve cealteni minke fi vilayetil ismeti felem ebrah fi sübügi neamaike ve tetebui elaike mahrusen bike firreddi vel imtinai ve mahfuzen bike fil meneati veddifei anni. allahümme inni ahmedüke iz lem tükellifni fevga tagati velem terdza minni ille taati ve radziyte minni min taatike ve ibadetike düne istideati ve egalle min vüsi ve magdireti feinneke entellahül melikül haggullezi la ilahe illa ente lem tegib vela tegibu anke gaibetün vela tehfa aleyke hafiyetün velen tezille anke fi zulemil hafiyyeti dzalletün innema emrüke ize eradte şeyen en tegule lehü kün feyekün ( 3 kulhü) allahümme lekel hamdü hamden kesiren daimen misle ma hamedte bihi nefseke ve ezafe ma hamedeke bihil hamidüne ve sebbehake bihil müsebbihune ve meccedeke bihik mümeccidüne ve kebbereke bihil mükebbirune ve helleleke bihil mühellilüne ve gaddeseke bihil mügaddisune vevahhedeke bihil müvahhaidüne ve azzemeke bihil müazzimune vestağfereke bihil müstağfirune hatte yeküne leke minni vahdi fi külli tarfeti aynin ve egalle min zelike mislü hamdi cemiil hamidine ve tevhidi esnafil müvahhaidine vel mühlasine ve tagdisi ecnasil arifine vesenai cemiil mühalliline vel müsalline vel müsabbihine ve misle ma ente bihi alimun ve ente mahmudun ve mahbubun ve mahcubun min cemii halgike küllihim minel hayavanati vel beraye vel enam. ilahi eselüke bimesailike ve ergabu ileyke bike fi berekati ma entagdeni bihi min hamdike ve veffagteni lehü min şükrike ve temcidi leke fema eysere me kellefteni bihi min haggike ve agzeme ma veadteni bihi min neamaike ve mezidil hayri ale şükrikebtede teni binniami fadzlen ve tavlen ve emerteni bişükri haggen ve adlen veveadteni aleyhi edzafen ve meziden ve eateydeni min rizgike vesian kesiran ihtiyren ve rizen ve seelteni anhüb şükren yesiran. lekel hamdü allahümme alleyye iz necceyteni ve afeyteni birahmetike min cehdil belai ve derkiş şegai velem tüslimeni lisüi gazaike ve belaike ve cealte melbesiyel afiyete ve evleytenil bestete verrehae ve şereate li eysere gasdi vedzeafte li eşrefel gasdi mea ma abedteni bihi min mehaccetis şerifeti ve beşşerteni bihi mined derecetil aliyyetir rafiati vestafeyteni bieazemin nebiyyine daveten ve eftalihim şefeaten ve erfaihim dereceten ve egrabihim menzileten ve evzahihim hücceten muhammedin sallahü alleyhi veale elihi veseleme veale cemiil enbiyai velmürselin ve eshabihit tayyibinet tahirine (3 külhü) allahüme salli ala muhammedin veala eli muhammedin vagfirli veli ehli veli ihveni küllihim mele yeseuhu ille magfiretüke vele yemhaguhu ille afvüke vela yükafirühu ille tecavuzuke ve fazlüke ve hibli fi yevmi heze veleyleti hezihi ve saati hezihi ve şehri heze ve seneti hezihi yakinen sadigan yühevvinü aleyye mesaibed dünya vel ahireti ve ehzenehüme ve yüşevviguni ileyke ve yurağğibuni fi me indeke vektüb li indekel mağfirete ve belliğnil keramete min indeke ve evziğni şükre me enamte bihi aleyye feinneke entellahüllezi la ilahe illa entel va hidül ehadür rafiul bediul mübdiul muidus semiul alimul lezi leyse li emrike medfeun vela an gadzaike mümteneun ve eşhedüenekke rabbi ve rabbü külli sşeyin fatirus semavati velerdzi alimül gaibi veşşehadetil alliyyül kebirul müteali (3 kulhü) allahümme inni eselükes sebete fil emri vel azimete alar rüşdi veş şükri ala niamike ve eselüke husne ibadetike ve eselüke min hayrin külli ma talamu ve euzü bike min şerri külli ma talamu ve estagfiruke min şerri külli ma talamu inneke ente allamul guyubi ve eselüke li veliehli veliihvani küllihim emnen ve euzu bike min cevri külli cairin ve mekri külli makirin ve zulmi külli zalimin ve sihri külli sahirin ve bagğyi külli bağin ve hasedi külli hasidin ve gadri külli gadirin ve keydi külli kayidin ve adevati külli aduvvin ve ta´ni külli tainin ve gadhi külli gadihin ve hiyeli külli mütehayyilin ve şamatati külli şamitin ve keşhi külli kaşihin. allahümme bike asülü alel a´dai vel kuranai ve iyyake ercü vilayetel ehibbai vel evliyai vel gurabai felekel hamdü ala mele estatiu ihsaehu vela ta´didehü min avaidi fadzlike ve avarifi rizgike ve elvani ma evleyteni bihi min irfadike ve keramike fe inneke entallahüllezi la ilahe illa entel faşi fil halgi hamdükel basitü bil cüdi yeduke la tuzaddü fi hükmike vela tünezeu fi emrike ve sultanike ve mülkike vela tüşarekü fi rububiyyetike vela tüzahamü fi haligatike temlikü minel enami ma teşeu vela yamliküne minke ille ma türidü. allahümme entallahül mün imul mütefadzzilül gadirul muktedirul gahirul mugaddesü tereddeytü bil mecdi vel behai veteazzemte bil izzeti vel alai vete ezzerte bil azameti vel kibriai (3 kulhü) vetegaşşeyte bilnuri vezziyai vetecellelte bil mehabeti vel behai lekel mennül gadimü vessultanüs şemihu ve mülkül bezihu velcudül vesiu vel gudretül kemiletü vel hikmetül beliğatü vel izzetüş şemiletü felekel hamdü ala me cealteni min ümeti muhammedin sallalahu aleyhi veseleme ve ala elihi vehüve efdalü beni edeme aleyhisselamüllezine kerremtehüm ve hameltehüm fil berri vel bahri ve rezagtehüm minettayyibeti ve fadzzeltehüm ala kesirin min halgike tafdzilen vehalagteni semian basiran sahihan seviyyen salimen muafen velem teşğalni binuksanin fi bedeni an taatike vela biafetin fi cevarihi vela ahetin fi nefsi vela fi agli velem tem na´ni kerameteke iyyaye vehusne saniike indi ve fazle menaihike ledeyye vena´maike aleyye entellezi evsa´te aleyye fiddünya rizgan ve fazzalteni ala kesirin min ehlihe tafzilen fecealte li seman yesmau eyetike ve aglen yefhemü imeneke ve basaran yera gudreteke ve füeden yağrifu azameteke ve galben yağtegidu tevhideke fe ini lifadzlike aleyye şahidun hamidun şakirun veleke nefsi şakiretün ve bihaggike alleyye şahidetün ve eşhedü enneke hayyun gable külli hayyin ve hayyun bağde külli hayyin ve hayyun bağde külli meyyitin ve hayyun lem teris elhayate min hayyin velem tagtá hayreke ani fi külli vagtin velem tagtá racei velem tünzil bi ugubetin nigami velem tuğayyir aleyye veseigan niami velem temna anni degaigel isemi felev lem ezkür min ihsaneke ve inamike aleyye ille afveke anni vettevfige li vel isticabete li duai hiyne rafağtu savti bi duaike ve tahmidike ve tevhidike ve temcidike ve tehlilike ve tekbirike ve tağzimkike ve ille fi tagdirike halgi hine savverteni fe ahsente sureti ve ille fi gismetil erzegi hine gaddertehe li lekene fi zelike me yeşgalü fikri an cehdi fekeyfe ize fekkertü finni amil izemilleti etegallebü fihe vela eblugu şukre şeyin min he felekelhamdu adede me hafizehü ilmüke ve cera bihi galemüke ve nefeze bihi hükmüke fi halgüke ve adede me ve siadhü rahmetüke min cemii halgüke ve adede me ehatet bihi gudretüke ve edzafe me testevcibühü min cemii halgüke. allahümme inni mugirun binimetike aleyye fetemmim ihsaneke ileyye fi me bagiye min umri bi ağzeme ve etemme ve ekmele ve ahsene mimme ahsente ileyye fi me medza minhü birahmetike ya erhamerrahimin. allahümme inni eselüke ve etevesellü ileyyke bi tevhidike ve temcidike ve tahmidike ve tehlilike ve tekbirike ve tesbihike ve kemelike ve tedbirike ve tağzimike ve tagdisike ve nurike ve ra´fetike ve rahmetike ve ilmike ve hilmike ve uluvike ve gararike ve fadzlike ve celalike ve menike ve kemelike ve kibriyaike ve sultanike ve gudretike ve ihsanike ve imtinanike ve cemalike ve behaike ve bürhanike ve gufranike ve nebiyyike ve veliyyike ve itretihit tahiriyne en tüsalliye ala seyyidine muhammedin ve ala sairi ihvanihil enbiyai vel mürseline ve enle tahrimeni rifdeke ve fadzleke ve cemaleke ve celaleke ve fevaide kerametike fe innehü la tagt´terike li kesreti me gad neşerte minel ataye avaigul buhli vela yungisu cüdeke tagsiru fi şükri nigmetike vela tünfidu hazaineke mevahibukel müttesiatü vela tüessiru fi cüdikel azimi minehükel fe igatül celiletül cemiletül esiletü vela tehafü zayme imlagin fetükdi vela yelhaguke havfü udmin feyüngise min cüdike feyzu fazlike inneke ala me tesau gadirun ve bil icabetü cedirun. allahümmerzukni galben haşien hadzien dzarian ve aynen bekiyeten ve bedenen sahihen sabiren ve yakinen sadigan bilhaggi sadian ve tevbeten nesuhan ve lisanen zakiren ve hamiden ve imanen sahihen ve rizgen helalen tayyiben vesian ve ilmen nefian ve veleden salihan ve sahiben müvefigan ve sinnen tavilen bil hayri müştegilen bil ibadeti haliseti ve hulugan hasenen ve amelen salihan mütegabbelen ve tevbeten magbuleten ve dereceten rafiaten vemreeten mümineten taieten allahümme la tünsini zikreke vela tüvellini gayreke vela tüemmini mekreke vela tekşif anni setreke vela tüknitni min rahmetike vela tübidni min kenefike ve civarike ve eizni min suhtike ve gazabike vela tüeyyisni min rahmetike ve ravhike ve kün li veli ehli veli ihvani küllihim enisen min külli ravatin ve havfin ve haşyetin ve vahşetin ve gurbetin vagsimni min küllihelketin ve neccini min külli beliyyetin ve afetin ve ahetin ve gussatin ve mihnetin ve zelzeletin ve şiddetin ve ihanetin ve zilletin ve galebetin ve gilletin ve cuin ve ateşin ve fagrin ve fagatin ve dzigin ve fitnetin ve vebain ve belain ve garegin ve hargin ve bergin ve sergin ve harin ve berdin ve nehbin ve gayin ve dzalalin ve dzaletin ve hemmetin ve zelelin ve hataye ve hemin ve gamin ve meshin ve hasfin ve gazfin ve halletin ve illetin ve meradzin ve cununin ve cuzamin ve berasin ve felacin ve basurin ve selesin ve nagsin ve heleketin ve fadzihetin ve gabihatin fiddareyni inneke la tuhliful mi ad. allahümme erfeani vela teza´ni vedfeanni vela tedfeani ve atini vela tahrimni ve zidni vela tüngisni verhamni vela tuazzibni ve ferric hemmi vekşif gammi ve ehlik aduvvi vensurni vela tahzulni ve ekrimni vela tuhinni vesturni vela tefzahni ve esirni vela tü´sir aleyye vahfezini vela tüzayyi´ni fe inneke ala külli şeyin gadirun ya agdarel gadiriyne veya esraal hasibine ve sallahu alla seyidine muhammedin ve elihi ve selleme ecmaine ya zel celali vel ikrami allahümme ente emertene bi duaike ve veadtene bi icabetike ve gad deavneke keme emertene fe ecibne kema ve adtene ya zel celali vel ikrami inneke la tuhliful miad allahümme ma gadderte li min hayrin ve şeratü fihi bitevfigike ve teysirike fe temmimhü li biahsenil vücuhi külli he ve esvabihe esfehe fe inneke ala ma teşeü gadirun ve bil icabeti cedirun nigmel mevla ve nigmen nasiru veme gadderte li min şerin ve tuhaziruni min hü ve esrifhu anni ya hayyu ya kayyumu ya men gamet essemavetü vel erzu bi emrihi ya men yumsikus semae entegaa alel ardzi ille bi iznihi ya men emruhu iza erade şeyen enyagule lehu kunfeyekun. fesubhanellezi biyedihi melekütü külli şeyin ve ileyhi türceun (subhanallahil gadiril gahiril gaviyyil azizil cebbaril hayyil gayyumi bile muiynin vela zahirin birahmetike estagisu 3 defa) allahümme hezedduaü ve minkel icabetü ve hezel cuhdü minni ve aleyket tuklanü (vela havle vela guvvete illa billa hil aliyyil azim 3 defa) velhamdülillahi evvelen ve ahiren ve zahiren ve batinen ve sallallahu ala seyyidine muhammedin ve elihi ve eshabihit tayyibinet tahirine ve selleme teslimen kesiran esiren daimen ebeden ila yevmiddin ve hasbunallahi ve nigmel vekilu velhamdülillahi rabbil alemine ve sallallahu ala seyyidine muhammedin veala elihi fi külli lamhatin ve nefesin adede me vesiahu ilmullah.
intehe Hizbüsseyfiyyu
lil imami Aliyyin keremallahe vechehü
Veysel Karani hazretlerine ait münacat
بِسْـــــمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيـمِ
اِلهِى اَنْتَ رَبِّى وَ اَنَا الْعَبْدُ وَ اَنْتَ الْخَالِقُ وَ انَا الْمَخْلُوقُ
وَ اَنْتَ الرَّزَّاقُ وَ اَنَا الْمَرْزُوقُ وَ اَنْتَ الْمَالِكُ وَ اَنَا الْمَمْلُوك
وَ اَنْتَ الْعَزِيزُ وَ اَنَا الذَّلِيلُ وَ اَنْتَ الْغَنِىُّ وَ اَنَا الْفَقِيرُ
وَ اَنْتَ الْحَىُّ وَ اَنَا الْمَيِّتُ وَ اَنْتَ الْبَاقِى وَ اَنَا الْفَانِى
وَ اَنْتَ الْكَرِيمُ وَ اَنَا اللَّئِيمُ وَ اَنْتَ الْمُحْسِنُ وَ اَنَا الْمُسِئُ
وَ اَنْتَ الْغَفُورُ وَ اَنَا الْمُذْنِبُ وَ اَنْتَ الْعَظِيمُ وَ اَنَا الْحَقِيرُ
وَ اَنْتَ الْقَوِىُّ وَ اَنَا الضَّعِيفُ وَ اَنْتَ الْمُعْطِى وَ اَنَا السَّائِلُ
وَ اَنْتَ اْلاَمِينُ وَ اَنَا الْخَا ئِفُ وَ اَنْتَ الْجَوَّادُ وَ اَنَا الْمِسْكِينُ
وَ اَنْتَ الْمُجِيبُ وَ اَنَا الدَّاعِى وَ اَنْتَ الشَّافِى وَ اَنَا الْمَرِيضُ
فَاغْفِرْلِى ذُنُوبِى وَ تَجَاوَزْ عَنِّى وَ اشْفِ اَمْرَاضِى يَا اَللَّهُ يَا كَافِى
يَا رَبُّ يَا وَافِى يَا رَحِيمُ يَا شَافِى يَا كَرِيمُ يَا مُعَافِى
فَاعْفُ عَنِّى مِنْ كُلِّ ذَنْبٍ وَ عَافِنِى مِنْ كُلِّ دَآءٍ وَارْضَ عَنِّى اَبَدًا
بِرَحْمَتِكَ يَآ اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
وَ اَخِرُ دَعْوَيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Bismillahirrahmanirrahiym
Mevlaye entel mevla ve enel abdü ve hel yerhamül abde illel mevla. Mevlaye mevlaye.
Entel aziyzü ve enez zelilü ve hel yerhamüz zelile illel aziyz. Mevlaye mevlaye. Entel haliku ve enel mahluku ve hel yerhamül mahluka illel haliku. Mevlaye mevlaye. Entel
mu’tıy ve enes saliü ve hel yerhamüs saile illel mu’tıy. Mevlaye mevlaye. Entel müğıysü
ve enel müsteğıysü ve hel yerhamül müsteğıyse illel müğıys. Mevlaye mevlaye. Entel bakıy ve enel fani ve hel yerhamül faniye illel bakıy. Mevlaye mevlaye. Ented daimü ve enez zailü ve hel yerhamüz zaile illed daim. Mevlaye mevlaye. Entel kebiyru ve enes sağıyru ve hel yerhamüs sağıyra illel kebir. Mevlaye mevlaye. Entel hayyü ve enel meyyitü ve hel yerhamül meyyite illel hayyü. Mevlaye mevlaye. Entel kaviyyü ve ened daıyfü ve hel yerhamüd daıyfe illel kaviyyü. Mevlaye mevlaye. Entel malikü ve enel memlukü ve hel yerhamül memluke illel malik. Mevlaye mevlaye. Entel ğaniyyü ve enel fakiyru ve hel yerhamül fakıyra illel ğaniyyü.
Anlamı:
Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla
Ya ilahi! Rabbim Sensin! Çünkü ben abdim. Nefsimin terbiyesinden acizim. Demek beni terbiye eden Sensin! Hem Sensin Halık! Çünkü ben mahlukum; yapılıyorum. Hem Rezzak Sensin! Çünkü ben rızka muhtacım; elim yetişmiyor. Demek beni yapan ve rızkımı veren sensin. Hem Sensin Malik! Çünkü ben memlukum. Benden başkası bende tasarruf ediyor. Demek Malikimiz Sensin. Hem Sen Azizsin! İzzet ve azamet sahibisin! Ben zilletime bakıyorum; üstümde bir izzet cilveleri var. Demek Senin izzetinin ayinesiyiz. Hem Sensin Ganiyyi Mutlak! Çünkü ben fakirim. Fakrımın eline yetişmediği bir gına veriliyor. Demek gani Sensin, veren Sensin. Hem Sen Hayyı Baki’sin! Çünkü ben ölüyorum. Ölmemde ve dirilmemde, bir daimi hayat verici cilvesini görürüm. Hem Sen
Bakisin! Çünkü ben, fena ve zevalimde, Senin devam ve bekanı görüyorum. Hem Sen Kerimsin, umulmadık yerden ihsan edensin. Çünkü ben nankör ve cimriyim bu kadar nimetlerin şükrünü eda edemiyorum, Senin rızan dairesinde sarf etmiyorum. Hem Sen
Muhsin’sin bütün iyilikler, güzellikler Sendendir, Senden gelir. Çünkü ben kötülük ve günahlara mazharım, suç ve kabahatim çoktur. Hem Sen Gafur’sun, günahları bağışlayansın. Çünkü ben günahlardan kurtulamıyorum, mağfiretin olmazsa kim beni bağışlar, suçlarımı affeder?! Hem Sen Azim’sin, azamet sahibisin. Çünkü ben hakirim, Sen olmazsan bir hiçim, hiçbir şeref ve değere sahip değilim. Hem Sen Kavi’sin, her şeye gücün yeter. Çünkü be zaifim, Senin yardımın olmazsa hiçbir şeye gücüm yetmez. Hem cevap veren, atiyye veren Sensin! Çünkü biz umum mevcudat, kali ve hali dillerimizle daimi bağırıp istiyoruz; niyaz edip yalvarıyoruz. Arzularımız yerlerine geliyor; maksudlarımız veriliyor. Demek bize veren Sensin. Hem Sen Emin’sin. Çünkü ben korkuyorum, ancak Seninle emniyet bulurum. Kalplere huzur, akıllara güven veren Sensin, Sana korku arız olmaz. Hem Sen Cevad’sın, cömertsin. Çünkü ben ihsanına muhtacım, Sen ise bol bol verensin, atıyyen bitmez hazinen tükenmez, hem Sen dualara
icabet eden Mücib’sin. Çünkü dua edip yardıma muhtaç olan benim. Kabul buyurmazsan hangi kapı var gideyim. Hem Sen Şafisin, bütün maddi manevi hastalıklara şifa verensin. Çünkü ben hastayım, türlü türlü illet ve hastalıklara mübtelayım işte Sen günahlarımı mağfiret et, suçlarımı bağışla, her türlü hastalığıma şifa ver, Ya Allah, ya Kafi, ya Vafi, ya Rahim, ya Şafi, ya Kerim, ya Muafi! Beni, ana babamı, hizmeti Kuraniyye ve imaniyyede sadık arkadaşlarımı, Üstadım Said Nursi’yi (r.a.) affına mazhar kıl. Her gün günahtan beni affeyle, her hastalıktan bana şifa ve afiyet ver. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi erhamürrahimin, rahmetinle benden ve onlardan ebediyyen razı ol. Hamd olsun Alemlerin Rabbi olan Allah’a.
HiZBÜL BAHR
Seyyid Hasan Eş Şâzilî
Hizbul Bahr Li Raşidiye
Hizbul Bahr Li Raşidiye
حزب البحر للإمام الشاذلي حزب البحر
لسيدي أبو الحسن الشاذلي رضي الله عنه
اللَّهُمَّ يا عليُّ يا عظيمُ يا حليمُ يا عليمُ أنت ربي وعلمُكَ حسبي فنعمَ الربُّ ربي ونعمَ الحسْبُ حَسبي تنصرُ من تشاء وأنت العزيزُ الرحيمُ نسألُكَ العِصمةَ في الحركاتِ والسَّـكنَـاتِ والكلماتِ والإراداتِ والخَطَراتِ من الشكوكِ والظُّنونِ والأوهـام السـاترةِ للقلوبِ عن مُطالعةِ الغيوب فقدِ ابْتُلِيَ الْمُؤْمِنُونَ وَزُلْزِلُوا زِلْزَالًا شَدِيدًا وَإِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ مَّا وَعَدَنَا اللَّهُ وَرَسُولُهُ إِلَّا غُرُورًا
فَثَبِّتنا وانصرنا وسَخِّرْ لنا هذا البحرَ كما سخَّرْتَ البحرَ لموسى وسخَّرْتَ النارَ لإبراهيمَ وسخَّرْتَ الجبال والحديد لداودَ وسخَّرت الرِّيحَ والشياطينَ والجنَّ لسليمانَ وسخِّر لنا كلَّ بحرٍ هو لك في الأرض و السماء والملكِ والملكوتِ وبحرَ الدنيا وبحرَ الآخرةِ وسخِّرْ لنا كلَّ شيء يا من بيده ملكوتُ كلِّ شيءٍ
كهيعص
كهيعص
كهيعص
اُنصرنا فإنك خير الناصرين وافتح لنا فإنك خيرُ الفاتحين واغفر لنا فإنك خير الغافرين وارحمْنا فإنك خيرُ الراحمين وارزقنا فإنك خيرُ الرازقين واهدِنا ونجّنا من القومِ الظالمين وهبْ لنا ريحاً طيّبةً كما هي في علمك وانشرها علينا من خزائِنِ رحمتِك واحْمِلنا بها حمل الكرامةِ مع السلامةِ والعافيةِ في الدين والدنيا والآخرةِ إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
اللهم يسِّر لنا أمورنا مع الراحةِ لقلوبِنَا وأبدانِنا والسلامةِ والعافيةِ في ديننا ودُنْيانا وكن لنا صاحباً في سفرِنا وخليفةً في أهلنا واطْمِس على وجُوهِ أعدائِنَا وامسخْهُم على مكانَتِهم فلا يستطيعون المُضِي ولا المجيء إلينا
وَلَوْ نَشَاءُ لَطَمَسْنَا عَلَى أَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَأَنَّى يُبْصِرُونَ وَلَوْ نَشَاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلَى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ
يس وَالْقُرْآنِ الْحَكِيمِ إِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ تَنزِيلَ الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّا أُنذِرَ آبَاؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلَى أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ إِنَّا جَعَلْنَا فِي أَعْنَاقِهِمْ أَغْلَالًا فَهِيَ إِلَى الْأَذْقَانِ فَهُم مُّقْمَحُونَ وَجَعَلْنَا مِن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ
شاهَت الوجوهُ
شاهَت الوجوهُ
شاهَت الوجوهُ
وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيِّ الْقَيُّومِ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا
طس حم عسق
مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ
حم
حم
حم
حم
حم
حم
حم
حُمَّ الأمرُ وجاء النصرُ فعلينا لا يُنصرون
حم تَنزِيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَدِيدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّوْلِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ إِلَيْهِ الْمَصِيرُ
بِسْمِ اللَّهِ بابُنا
تَبَارَكَ حيطانُنا
يس سقفُنا
كهيعص كِفايتُنا
حم عسق حمـايتنـا
فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
سِترُ العرشِ مسبولٌ علينا وعينُ اللهِ ناظرةٌ إلينا بحول الله لا يقدرُ علينا
وَاللَّهُ مِن وَرَائِهِم مُّحِيطٌ بَلْ هُوَ قُرْآنٌ مَّجِيدٌ فِي لَوْحٍ مَّحْفُوظٍ
فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
إِنَّ وَلِيِّيَ اللَّهُ الَّذِي نَزَّلَ الْكِتَابَ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ
إِنَّ وَلِيِّيَ اللَّهُ الَّذِي نَزَّلَ الْكِتَابَ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ
إِنَّ وَلِيِّيَ اللَّهُ الَّذِي نَزَّلَ الْكِتَابَ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ
حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
بسم الله الذي لا يضرُّ مع اسمه شيءٌ في الأرض ولا في السماء وهو السميع العليم
بسم الله الذي لا يضرُّ مع اسمه شيءٌ في الأرض ولا في السماء وهو السميع العليم
بسم الله الذي لا يضرُّ مع اسمه شيءٌ في الأرض ولا في السماء وهو السميع العليم
ولا حول ولا قوَّة إلا بالله العلي العظيم
ولا حول ولا قوَّة إلا بالله العلي العظيم
ولا حول ولا قوَّة إلا بالله العلي العظيم
Hizbul Bahr
Seyyid Hasan Eş Şâzilî
الحزب البحر
يَا عليُّ يَا عَظيمُ يَا حَليْمُ يَا عَليْمُ أَنْتَ رَبِّي وَعِلْمُكَ حَسْبي فَنِعْمَ الرَّبُّ رَبِّي وَنِعْمَ الحَسْبُ حَسْبي . تَنْصُرُ مَنْ تَشاءُ وَأنتَ العَزيزُ الرَّحِيْمُ . نَسْأَلُكَ العِصْمَةَ في الحَرَكَاتِ وَالسَّكَناتِ وَالكَلِمَاتِ وَالإِراداتِ وَالخَطَراتِ مِنَ الشُّكوكِ وَالظُّنونِ وَالأوْهَامِ السَّاتِرَةِ لِلقُلوبِ عَنْ مُطالَعَةِ الغُيُوبِ . فَقَدِ اِبتُلِيَ المُؤمِنُونَ وَزُلزلوا زِلْزالاً . شَدِيداً وَإذْ يَقولُ المُنافِقونَ وَالذينَ في قُلوبِهِمْ مَرَضٌ مَا وَعَدَنا الله وَرَسُولُهُ إلا غُروراً . فَثَبِّتنا وانْصُرنا وَسَخِّرْ لَنَا هذا البَحْرَ كَما سَخَّرْتَ البَحْرَ لِموسَى . وسَخَّرْتَ النَّارَ لإبْراهيمَ وسخَّرتَ الجِبَالَ وَالحَدِيْدَ لِداوودَ . وَسَخَّرتَ الرِّيْحَ وَالشَّيَاطِينَ وَالجِنَّ لِسُليمانَ وَسَخِّرْ لَنَا كُلَّ بَحرٍ هُو لَكَ في الأرضِ وَالسَّماءِ وَالمُلْكِ وَالمَلَكوتِ وَبَحرَ الدُّنيا والآخِرَةِ . وَسَخِّرْ لَنَا كُلَّ شَيءِ يَا مَنْ بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيءِ . كهيعص . كهيعص . كهيعص . انْصُرْنا فَإِنَّكَ خَيْرُ النَّاصِرينَ . وَافتَحْ لَنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الفاتِحينَ. وَاغْفِرْ لَنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الغافرينَ . وَارْحَمْنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الرَّاحِمينَ . وَارْزُقْنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الرَّازقينَ . وَاهْدِنا وَنَجِّنا مِنَ القَوْمِ الظَّالِمينَ . وَهَبْ لَنا ريْحاً طَيِّبةً كَما هيَ في عِلْمِكَ وانْشُرها عَلَيْنا مِنْ خَزآئِنِ رَحْمَتِكَ . وَاحْمِلْنا بِها حَمْلَ الكرامِةِ مَعَ السَّلامةِ وَالعافِيَةِ في الدِّيْنِ وَالدُّنيَا وَالآخِرةِ إنَّكَ عَلى كُلِّ شَيءٍ قَديرٌ . اللَّهُمَّ يَسِّرْ لَنا أُمُورَنَا مَعَ الراحَةِ لقُلُوبِنَا وَأبْدانِنَا وَالسَّلامَةِ وَالعَافِيَةِ في دِيْنِنَا وَدُنْيانَا وَكُنْ لنا صَاحِبَاً في سَفَرِنَا وَخَليفَةً ِفي أهْلِنَا واطْمِسْ عَلى وُجوْهِ أعْدآئِنَا وَامْسَخْهُمْ عَلى مَكانَتِهِم فَلا يَسْتطيعونَ المُضِيَّ وَلا المَجيءَ إِلَيْنا . وَلَوْ نَشَاءُ لَطَمَسْنا عَلى أَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقوا الصِّراطَ فأنَّى يُبْصِرُون . وَلَوْ نَشَاءُ لَمَسَخْناهُم عَلَى مَكانَتِهِمْ فَما اسْتَطَاعُوا مُضِياً وَلا يَرْجِعونَ . يس . وَالقُرآنِ الحَكيْمِ . إِنَّكَ لَمِنَ المُرْسَلينَ . عَلى صِرَاطٍ مُستَقِيمٍ . تَنْزيْلَ العَزيْزِ الرَّحيْمِ . لِتُنْذِرَ قَوْمَاً مآ أُنْذِرَ آباؤهُمْ فَهُمْ غافِلونَ . لَقَدْ حَقَّ القَوْلُ عَلى أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لا يُؤمِنونَ . إِنَّا جَعَلْنا في أعْناقِهِمْ أغلالاً فَهيَ إِلى الأَذْقانِ فَهُمْ مُقْمَحونَ . وَجَعَلْنا مِنْ بَيْنِ أيْديهِمْ سَدّاً وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدّاً فَأغْشَيْنهُم فَهُمْ لا يُبْصِرونَ . شَاهَتِ الوجُوهُ شَاهَتِ الوجُوهُ شَاهَتِ الوجُوهُ وَعَنَتِ الوُجوهُ للحَيِّ القَيّومِ . وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْماً طس طسم حمعسق . مَرَجَ البَحْرَيْنِ يَلْتَقِيانِ بَيْنَهُما بَرْزَخٌ لا يَبْغِيانِ حم حم حم حم حم حم حم . حُمَّ الأمرُ وَجَآءَ النَّصْرُ فَعَلَيْنا لا يُنْصَرونَ حم تَنْزيْلُ الكِتابِ مِنَ اللهِ العَزيْزِ العَليمِ غَافِرِ الذَّنْبِ وَقابِلِ التَّوْبِ شَديدِ العِقابِ ذِي الطَّوْلِ لا إلَهَ إلاّ هُوَ إِلَيْهِ المَصِيْرُ . (بِسْمِ اللهِ بَابُنا . تَبَارَكَ حِيطَانُنا . يس سَقْفُنا . كهيعص كِفايَتُنا حمعسق حِمايَتُنا فَسَيَكْفيكهُمُ الله وَهُو السَميعُ العليْمُ – ثلاثاً) ( سِتْرُ العَرْشِ مَسْبُولٌ عَلَيْنَا وَعَيْنُ اللهِ ناظِرَةٌ إِليْنَا بِحَوْلِ اللهِ لا يُقْدَرُ عَلَيْنا وَاللهُ مِنْ وَرَآئِهمْ مُحيْطٌ . بَل هُوَ قُرآنٌ مَجِيدٌ . في لَوحٍ مَحْفُوظٍ . فَاللهُ خَيْرٌ حَافِظَاً وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِميْنَ – ثلاثاً ) ( إِنَّ وَليِّيَ اللهُ الذيْ نَزَّلَ الكِتابَ وَهُوَ يتَولَّى الصَّالِحيْنَ – ثلاثاً ) (حَسْبِيَ اللهُ لا إلَهَ إلا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ العَرْشِ العَظِيمِ – ثلاثاً) ( بِسْمِ اللهِ الَّذِيْ لا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيءٌ في الأَرْضِ وَلا في السَمَآءِ وَهوَ السَميعُ العَليْمُ – ثلاثاً ) ( وَلا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إلاَّ بِاللهِ العَليِّ العَظِيمِ – ثلاثاً )
Bismillahirrahmanirrahim…
Allahümme ya aliyyü, ya azıymü, ya alim.
Ente rabbi veılmüke hasbi.
Fe nı’mer rabbü ve nı’mel hasbü hasbi.
Tensuru men teşaü ve entel azizür rahıym.
Nes’elükel ısmete fil
Harekati ves sekenati vel kelimati vel iradati vel hatarati minez zünıni ves şükuki vel evhamis satırati lil kulubi an müteatil ğuyub.
Fe kadibtü liyel mü’minune ve zülzilu zilzalen şadida.
Ve iz yakulül münafiküne fi kulunihim merudün ma veadenallahü ve rasulühu illa ğurura.
Fe sebbitna vensurna ve sahhir lena hazel bahra kema sahhartel bahra
Li musa ve saharten nara li ibrahime ve sahhartel cibale vel hadide li davude ve sahhater riha veş şeyatıyne vel cinne li süleymane ve sahhir külle bahrin hüve leke fil ardı ves semai vel mülki vel melekuti ve bahred dünya ve bahral ahırati ve sahhir lena külle şey’in ya men bi Yedihi melekutü külli şey’in
kaf ha ya ayn sad kaf ha ya ayn sad kaf ha ya ayn sad
Ünsurna fe inneke hayrun nasirin
Veftah lena fe inneke hayrul fatihıyn.
Vağfir lena fe inneke hayrul ğafirin.
Verhamna fe inneke hayrur rahımin.
Verzukna fe inneke hayrur razikıyn.
Veehdina ve neccina minel kavmiz zalimin.
Ve hablena rıyhan teyyibeten kema hiye fi ılmike venşurha Aleyna min hazaini rahmetike vahmilna biha hamlel kerameti meas selameti vel afiyeti fid dini ved dünya vel ahirati inneke ala külli şey’in kadir.
Allahümme yessir lena ümuruna mearrahati li kulubina ve ebdanina ves selamati vel afiyeti fi dinina ve dünyana.
Ve kün lena sahiben fi seferina ve halifeten fi ehlina vatmis ala vücuhi adaina vemsah hüm ala
Mekanetihim fe la vücuhi adaina vemsah hüm ala
Mekanetihim fe la yestetıy’unel mudıy’e lel mecie ileyna ve lev neşaü letamesna ala a’yünihim festebekus sırate fe yübsırun.
Ve lev neşaü lemesahnahüm ala mekanetihim fe mestetaü mudiyyen ve la yerciun.
Yasin vel kur’anil hakim inneke leminel mürseline ala müstekıym.
Tenzilel azızir rahim.
Li tünzira kavmen ma ünzira abaühüm fe hüm ğafilün.
Le kad hakkal kavlü alal ekserihim fe hüm la yü’minune inna cealna fi anakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fe hüm mukmehun.
Ve cealna min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fe hüm la yübsirun.Şahetil vücuh (3 kez tekrar edilecek)
Ve anetik vücuhü lil hayyil kayyum.
Ve kad habe men hamele zulme.
Ta Sin Mim.
Ha Mim.
Hummel emru ve caen nasru fealeyna la yünsarun.
Ha mim tenzilül kitabi minellahil azızil alim.
Ğafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ıkab.
Zittavli la ilahe illa hu ileyhil masıyr.
Bismillahi babüna tebareke hıytanüna yasin sakfüna kaf ha ayn sad kifayetüna, ha mim ayn sin kaf hımayetüna,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim.
Sitrul arşi mesbulün aleyne ve aynüllahi nazıratün ileyna bi havlillahi la yukderu alyne vellahü min veraihim muhıyt.
Bel hüve kur’anün mecid,fi levhım mafuz
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve sallellahü ala seyyidina muhammedin ve alihi ve sahbihi ve selleme teslimen vel hamdü lillahi rabbil alemin.
Anlamı:
Bismillahirrahmanirrahim
Ey yüce, ey azamet sahibi, ey halim ve ey bilen! Sen
benim rabbimsin ve senin ilmin bana yeter. Ne güzel rabdir
benim rabbim. Ve ne güzeldir bana yeten! Dilediğine yardım
edersin, sen, üstünsün ve merhamet sahibisin. Hareketlerde,
duruşlarda, sözlerde, isteklerde, akla gelebilen ve kalpleri
gaipleri mütala etmekten alıkoyup perdeleyen vehim, zan ve
şüphe gibi düşüncelerde senden masumiyet ve koruma
istiyoruz. “şüphesiz müminler sınandılar ve şiddetli bir
sarsıntı geçirdiler. O zaman münafıklar ve kalplerinde
hastalık bulunanlar şöyle diyorlardı: Allah ve rasulü bize
aldanmadan başka bir şey vaat etmedi.” Bize sebat ver, bize
yardım et ve Musa’ya denizi, İbrahim’e ateşi, Davud’a dağları
ve demiri, Süleyman’a rüzgarı ve cinleri musahhar kıldığın
gibi bu denizi de bize musahhar kıl. Yerde ve gökte, mülkte
ve melekutta olan senin bütün denizlerini, dünya ve ahiret
denizlerini bize musahhar kıl. Ey her şeyin melekutu elinde
olan her şeyi bize musahhar kıl. Kaf. Ha. Ya. Ayn. Sad. [3 defa]
bize yardım et, çünkü sen yardım edenlerin en
hayırlısısın. Bize fetih ver, çünkü sen fethedenlerin en
hayırlısısın. Bizi bağışla, çünkü sen bağışlayanların en
hayırlısısın. Bize merhamet et, çünkü sen merhamet
edenlerin en hayırlısısın. Bizi rızıklandır, çünkü sen rızk
verenlerin en hayırlısısın. Bize hidayet ver, bizi zalim
topluluktan kurtar. İlminde olduğu gibi bize tertemiz bir rüzgar
ver. Onu rahmetinin hazinelerinden üzerimize yay, bizi
onunla şerefli, din, dünya ve ahiret bakımından selametli ve
afiyette olan kimseler olarak taşı. Çünkü senin her şeye
gücün yeter. Allah’ım! Kalplerimizin ve bedenlerimizin
selameti, dinimizin ve dünyamızın selamet ve afiyeti ile
birlikte işlerimizi bize kolaylaştır. Yolculuğumuzda bize
yoldaş ve ailemiz arasında vekilimiz ol. Düşmanlarımızın
gözlerini bize karşı körelt. Onları oldukları yerde başka şekle
sok. Artık yürüyemesinler, bize gelemesinler. “Dilesek
onların gözlerini büsbütün kör ederdik. O zaman doğru yolu
bulmaya koşuşurlar, ama nasıl göreceklerdi. Eğer dilesek
oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileriye
gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye!” “Yasin.
Hikmet dolu Kur’an hakkı için. Sen şüphesiz
Rasullerdensin. Sen şüphesiz rasullerdensin ataları
uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir
toplumu uyarman için indirilmiştir. Andolsun ki onların çoğu
gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman
etmiyorlar. Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O
halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları
yukarı kalkıktır. Önlerinden bir set ve arkalarından bir set
çektik de onları kapattık, artık göremezler.” Yüzler bakar [3 defa]
Yüzler, daima diri ve her şey üzerinde kaim olana boyun eğer. Zulüm taşıyan hüsrana uğramıştır. Ta-Sin.
Ha Mim. Ayn Sin Kaf. Buluşmak üzere iki denizi salı verdi.
Aralarında bir engel vardır, birbirlerine karışmazlar. Hamim.
Hamim. Hamim. Hamim. Hamim. Hamim. Hamim. İş kızıştı
ve yardım geldi. Artık bize üstünlük kuramazlar. Hamim.
Kitabın indirilmesi üstün ve bilen Allah tarafındandır. O
günahları bağışlayan, tövbeleri kabul eden ve cezası şiddetli
olandır. Sınırsız kudret sahibidir. O’ndan başka ilah yoktur.
Dönüş ancak O’nadır. “Bismillah” kapımız, “tebareke”
duvarımız, “yasin” çatımız, “Kaf Ha Ya Ayn Sad” kifayetimiz
(yeter bize), Ha Mim Ayn Sin Kaf himayemizdir. Onlara karşı
Allah sana yetecektir. O, işitendir, bilendir. [3 defa].
Arşın örtüsü üzerimize serilmiştir. Allah’ın gözü bize bakıyor (gözetimindeyiz).
Allah’ın kudretiyle bize güç yetiremeyeceklerdir. Allah, onları ötelerinden kuşatmıştır.
Bilakis o, ulu bir Kur’andır. Levh-i mahfuzdadır. Allah en iyi koruyandır.
O, merhamet edenlerin en iyisidir. Benim velim Kitabı indiren Allah’dır ve salihleri veli edinir. [3 defa]
Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. O’na tevekkül ettim.
O, büyük arşın Rabbidir. [3 defa]
Yerde ve göklerde ismiyle beraber hiçbir şeyin zarar vermediği Allah’ın ismiyle.
O, işitendir, bilendir. [3 defa ]
Yüce ve azamet sahibi olan Allah’dan başka güç ve kudret kaynağı yoktur. [3 defa]
Efendimiz Muhammed’e, ehl-i beytine ve ashabına salat ve selam olsun. Alemlerin rabbi olan Allah’a hamdolsun. AMİN…
Salat al-Tibbiyya
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ
Allāhumma ṣalli ʿalā Sayyidinā Muḥammadin ṭibbi l-qulūbi wa dawā’iha, wa ʿāfiyati l-abdāni wa shifā’iha, wa nūri l-abṣāri wa ḍiyā’iha, wa ʿalā ālihi wa ṣaḥbihi wa sallim.
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ
Allāhumma ṣalli ʿalā Sayyidinā Muḥammadin ṭibbi l-qulūbi wa dawā’iha, wa ʿāfiyati l-abdāni wa shifā’iha, wa nūri l-abṣāri wa ḍiyā’iha, wa ʿalā ālihi wa ṣaḥbihi wa sallim.
Salat al-Maşişiyya
ibni Beşişe Rahimehullaah Bilal Habeşi'nin...
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مَنْ مِنْهُ انْشَقَّتِ الْأَسْرَارُ ❁ وَانْفَلَقَتِ الْأَنْوَارُ ❁ وَفِيهِ ارْتَقَتِ الْحقَائِقُ ❁ وَتَنَزَّلَتْ عُلُومُ آدَمَ فَأَعْجَزَ الْخَلَائِقِ ❁ وَلَهُ تَضَاءَلَتِ الْفُهُومُ فَلَمْ يُدْرِكْهُ مِنَّا سَابِقٌ وَلَا لَاحِقٌ ❁ فَرِيَاضُ الْمَلَكُوتِ بِزَهْرِ جَمَالِهِ مُونِقَةٌ ❁ وَحِيَاضُ الْجَبَرُوتِ بِفَيْضِ أَنْوَارِهِ مُتَدَفِّقَةٌ ❁ وَلَا شَيْءَ إِلَّا وَهُوَ بِهِ مَنُوطٌ❁ إِذْ لَوْلَا الْوَاسِطَةُ لَذَهَبَ كَمَا قِيلَ الْمَوْسُوطُ ❁ صَلَاةً تَلِيقُ بِكَ مِنْكَ إِلَيْهِ كَمَا هُوَ أَهْلُهُ ❁ اَللَّهُمَّ إِنَّهُ سِرُّكَ الْجَامِعُ الدَّالُّ عَلَيْكَ ❁ وَحِجَابُكَ الْأَعْظَمُ الْقَائِمُ لَكَ بَيْنَ يَدَيْكَ ❁ اَللَّهُمَّ أَلْحِقْنِي بِنَسَبِهِ ❁ وَحَقِّقْنِي بِحَسَبِهِ ❁ وَعَرِّفْنِي إِيَّاهُ مَعْرِفَةً أَسْلَمُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْجَهْلِ ❁ وَأَكْرَعُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْفَضْلِ ❁ وَاحْمِلْنِي عَلىٰ سَبِيلِهِ إِلَىٰ حَضْرَتِكَ ❁ حَمْلًا مَحْفُوفًا بِنُصْرَتِكَ ❁ وَاقْذِفْ بِي عَلَى الْبَاطِلِ فَأَدْمَغَهُ ❁ وَزُجَّ بِي فِي بِحَارِ الْأَحَدِيَّةِ ❁ وَانْشُلْنِي مِنْ أَوْحَالِ التَّوْحِيدِ ❁ وَأَغْرِقْنِي فِي عَيْنِ بَحْرِ الْوَحْدَةِ ❁ حَتَّىٰ لَا أَرَىٰ وَلَا أَسْمَعَ وَلَا أَجِدَ وَلَا أُحِسَّ إِلَّا بِهَا ❁ وَاجْعَلِ الْحِجَابَ الْأَعْظَمَ حَيَاةَ رُوحِي ❁ وَرُوحَهُ سِرَّ حَقِيقَتِي ❁ وَحَقِيقَتَهُ جَامِعَ عَوَالِمِي بِتَحْقِيقِ الْحَقِّ الْأَوَّلِ ❁ يَا أَوَّلُ يَا آخِرُ يَا ظَاهِرُ يَا بَاطِنُ ❁ اِسْمَعْ نِدآئِي بِمَا سَمِعْتَ بِهِ نِدَآءَ عَبْدِكَ زَكَرِيَّا ❁ وَانْصُرْنِي بِكَ لَكَ ❁ وَأَيِّدْنِي بِكَ لَكَ ❁ وَاجْمَعْ بَيْنِي وَبَيْنَكَ ❁ وَحُلْ بَيْنِي وَبَيْنَ غَيْرِكَ ❁
الله الله الله
إِنَّ الَّذِي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْآنَ لَرَادُّكَ إِلَىٰ مَعَادٍ ❁ (28:85)
رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا ❁ (18:10)
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁ (33:56)
Allâhümme salli alâ men minhün şeqqatil esrâru venfeleqatil envâru ve fîhirteqatil haqâiqu ve tenezzelet ulûmu âdeme fea'cezel halâiqa ve lehû tedâeletil fühûmü felem yüdrikhü minnâ sâbiqun ve lâ lâhiqun feriyâdul melekûti bizehri cemâlihî mûniqatün ve hıyâdul ceberûti bi feydı envârihî mütedeffiqatün ve lâ şey-e illâ ve hüve bihî menûtun iz levlel vâsitatü lezehebe kemâ qîlel mevsûtu salâten telîqu bike minke ileyhi kemâ hüve ehlüh. Allâhümme innehû sirrukel câmiuddâllu aleyke ve hicâbukel a'zamul qâimu leke beyne yedeyk. Allâhümme elhıqnî binesebihî ve haqqiqnî bi hasebihî ve arrifnî iyyâhü ma'rifeten eslemu bihâ min mevâridil cehli ve ekrau bihâ min mevâridil fadli vahmilnî alâ sebîlihî ilâ hadratike hamlen mahfûfen bi nusratike vaqzif bî alel bâtıli fe-edmeğahü vezücce bî fî bihâril ehadiyyeti venşulnî min evhâlittevhîdi ve eğriqnî fî ayni bahril vahdeti hattâ lâ erâ velâ esmeu velâ ecide velâ uhisse illâ bihâ vec-alil hicâbel a'zame hayâte rûhî ve rûhahû sirra haqîqatî ve haqîqatehû câmia avâlimî bitahqîqil haqqil evveli yâ evvelu yâ âhiru yâ zâhiru yâ bâtın. İsma' nidâî bimâ semi'te bihî nidâe abdike zekeriyyâ vensurnî bike leke ve eyyidnî bike leke vecma' beynî ve beyneke ve hul beynî ve beyne ğayrike Allâh Allâh Allâh. İnnellezî ferada aleykel qur-âne lerâddüke ilâ meâdin rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşedâ. İnnallâhe ve melâiketehû yusallûne alennebiyy, yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.
RAŞiT TUNCA
BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
» Latest member:
» Forum threads: 5,258
» Forum posts: 5,849
Read More / Comment 
