MUHAMMED

Muhammed


BAYRAK

TC.Bayrak



Welcome, Guest
You have to register before you can post on our site.

Username
  

Password
  





Forum Statistics
Members:» Members: 7
Latest member:» Latest member: Muhammed
Forum threads:» Forum threads: 5,258
Forum posts:» Forum posts: 5,849

Full Statistics Full Statistics

DOWNLOADEN


“Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri,E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz”
(Raşit Tunca)




AYET

“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır”
ENBİYA Suresi 105


FELSEFEMiZ

“ iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR, Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir. islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip, Onunla Yaşayabilmekdir”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)


Raşit Tunca Sözü

“Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun.”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ

“ Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır.
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)





Hz Muhammed Yün Giyerdi

HIRKAYI SAADETTE (HIRKAi ŞERiF CAMiSiNDEKi VEYSELE HEDiYE GÖNDERDiĞi) ziyaret edilen HIRKASIDA YÜNDEN Dokuma (DEVE YÜNÜ) zaten yün olmasaydi bu güne kadar kalmazdı çürürdü..
Yine Öbürü Hz. Muhammed in HIRKASI,  Kaab bin zübeyre hediye edilen HIRKA, "kasidei bürde", yani bürde bürdeeee (Bürde : Bürünülen Şey Demektir), yani hırka şiiri, ve ziyaret edilen bürde, hırka yünden, muhammed kendi yün giyerdi

Bürde; Yemen(YEMEN KARAN YADA KAREN (VEYSEL KARANi KARANLI VEYSEL) işi, çubuklu, çizgili kumaş olup İhram gibi, bedene bürünülür.

Aba ve hırkaya da, Bürde denir. Sehl b. Sa’d der ki “Resûlullah aleyhisselâma, bir kadın, dokuduğu kenarlı bir Bürdeyi getirdi.

“Ya Resûlallah! Bunu, kendi elimle dokudum. Sana giydirmeye getirdim.” dedi. Resûlullah da, ihtiyacı olduğu için, onu, kabul etti.

Bu Bürdeyi bürünmüş olarak yanımıza çıktı. Cemaattan biri, ona elini sürüp “Ya Resûlallah! Bu Bürdeden daha güzeli olamaz! Bunu, bana giydirsen?” dedi. Resûlullah efendimiz “Olur!” buyurdu.

Mecliste, oturduktan sonra eve döndü. Bürdeyi dürüp o kimseye gönderdi. Cemaat, “Sen, hiç de, iyi etmedin! Resûlullahın giydiği ve ihtiyacı olduğu bir şeyi, kendisinden istedin!? Sen de, bilirsin ki: Resûlullah aleyhisselâm, hiçbir istekliyi red etmez, boş çevirmez!” diyerek kınadılar.

O kimse de “Vallahi, ben, bunu, giymek için istemedim. Fakat, öldüğüm gün, kefenim olsun diye istedim!” dedi. Gerçekten de, o Bürde, öldüğü gün, kefeni oldu.

Resûlullah efendimiz, Tebük’te, Eyle halkına bir Eman Fermanı yazıp verdiği zaman, eman alameti olmak üzre bir de, Bürde (Hırka) vermişti.

Ebül’Abbas Abdullah bin Muhammed, bu Bürde’yi, onlardan üç yüz dinara satın aldı. Abbas oğulları, bu Hırkaya, seleften halefe tevarüs ettiler.

Halifeler, bayram günlerinde onu üzerlerine giyip Peygamberimize aid Âsâ’yı ellerine alarak dışarı çıktıkları zaman, kalbler ürperir, gözler kararırdı.

Meşhur Arap şairlerinden Ka’b bin Züheyr, af dilemek ve Müslüman olmak için Peygamberimize gelip içinde “Şüphe yok ki: Resûlullah, doğru yolu gösteren bir Nûr, kötülükleri yok etmek için Allahın sıyırılmış keskin, yalın kılıçlarından bir kılıçtır!” beyti de, bulunan Kaside Bürdesini okuduğu zaman, Peygamberimiz, sırtındaki Bürdesini (Hırkasını) çıkarıp ona giydirdi.

Hazreti Muaviye, halifeliği sırasında, Ka’b bin Züheyr’e “Resûlullahın Hırkasını, bize sat!” diye haber saldı. Kendisine on bin dirhem gönderdi.

Ka’b bin Züheyr “Ben, Resûlullahın Hırkasını giymek hususunda hiç kimseyi, kendime tercih edemem!” diyerek Hazreti Muaviye’nin dileğini reddetti.

Ka’b bin Züheyr, vefât ettiği zaman, Hazreti Muaviye onu, Ka’b’ın oğullarından yirmi bin dirheme satın aldı. Peygamberimizin, Ka’b bin Züheyr’e vermiş olduğu bu mübârek Hırka, Halifeden Halifeye tevarüs edilerek geçti.

Emevi saltanatının çöküşünden sonra ilk Abbasi Halifesi Ebül’Abbas Seffah bin Abdullah bin Muhammed tarafından üç yüz dinara satın alındı.

Bayramlarda Halifeler tarafından giyildi. Halife Muktedir’in, öldürüldüğü zaman kanı, bulaşarak kirlendi. Abbasiler, Mısır’a gelirken, onu, yanlarında getirdiler. Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı alıp Halife olduğu zaman Mısır’daki “Mübârek Emanetler” arasında bu mübârek Hırka da, İstanbul’a getirildi.

İstanbul’da Topkapı Hırka-ı Seadet Dairesinde herkes tarafından ziyâret olunan bu mübârek Hırka: 1,24 santim boyunda, geniş kollu siyah yünlü kumaştan yapılmıştır.

Hırkanın içi, kaba dokunmuş krem renk yünlü kumaş kaplıdır. Önünde sağ tarafından 0,23×0,30 eb’adında bir parçası noksandır. Sağ kolunda da, eksiklik vardır. Hırka, yer yer yıpranmıştır.

Müteaddid bohçalara sarılmış olarak 0,57×0,45×0,21 ebadında üstten açılır kapaklı altın bir çekmece içindedir. Hırka-i Seadetin, bu ebadda Sultan III. Murad tarafından yaptırılmış olan altın bir mahfazası da; mevcuddur. Bu mahfaza, sanat itibariyle fevkal’ade olup ayrıca zümrüdlerle de bezenmiştir.(Kaynak : https://dinisualler.com/peygamber-efendi...elbiseler/)



"Allah, Berat gecesi, Mudar kabilesi koyunlarının kıllarından fazla kişiyi bağışlar” Hadisi

Allahu Teala şâbanın on beşinci gecesi Mudar kabilesi koyunlarının kılları sayısından fazla kişiyi bağışlar”

Peygamberimiz Buyurdular

"Allah Teâlâ  şâbanın on beşinci gecesi dünya semasında rahmetiyle tecelli eder ve Mudar kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar"

(Tirmizî, “Ṣavm”, 39; İbn Mâce, “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 191)

Dikkat : Hadisde bozulma var  orjinlainde "Kelb" Kabilesi deniyor halbuki koyunlu yünlü kabile Mudar Kabilesidir

islam ansiklopedisinde hadis böyle:

Hz. Peygamber’in, “Allah Teâlâ -rahmetiyle- şâbanın on beşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar” buyurduğu rivayet edilmiştir (Tirmizî, “Ṣavm”, 39; İbn Mâce, “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 191)


Diğer bir rivayete göre de Hz. Peygamber,

“Şâbanın ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona âfiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der” buyurmuştur

(İbn Mâce, “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 191)

Veysel Karani asıl ismi, Üveys bin Âmir’dir. Yemen’in Karn köyünde doğduğu için Karni ismiyle de bilinir. Memleketimizde Veysel Karani diye tanınır. Doğum tarihi belli değildir. 657 (H.37)de Sıffin Muharebesinde şehit edildi. Peygamber efendimiz zamanında yaşamış büyük veli. İsmi Üveys bin Âmir el-Karni'dir. Yemen’in Karn köyünde doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. 657 (H.37) tarihinde şehid edildi. Peygamber efendimizin sağlığında müslüman oldu. Fakat görmediği için Sahabi olamadı. Peygamber efendimiz zamanında Medine’ye gelmedi. Tabiinin büyüklerinden olduğu hadis-i şerifte bildirildi. Hazret-i Ömer’in halifeliği sırasında Medine’ye geldi. Çok alaka ve hürmet gördü. Önceleri kendi memleketi Yemen’de yaşadı. Sonra Basra'ya gitti.


Peygamber efendimiz; "Üveys-i Karni, ihsan ve iyilikte Tabiinin hayırlısıdır.” buyurdu. Resulullah efendimiz, zaman zaman mübarek yüzünü Yemen tarafına döndürür ve; “Yemen tarafından rahmet rüzgarı estiğini duyuyorum.” buyururdu.

“Kıyamette Allahü teala Üveys suretinde yetmiş bin melek yaratır ve Üveys’i onların arasında Arasat’a götürürler. Cennet’e gider ve Allahü tealanın dilediği (bildirdiği)nden başka mahluk hangisinin Üveys olduğunu bilmez.”

“Ümmetimden bir kimse vardır ki, Rebi’a ve Mudar kabilelerinin koyunları kıllarının adedince kişiye kıyamette şefaat edecektir.” buyurdu.

Arabistan’da bu iki kabilenin koyunları kadar kimsenin koyunu olmadığı söylenmiştir.[/b]

Kabilenin ceddi Mudar, Nizâr b. Mead b. Adnân’ın oğludur; (ADNAN Peygamberimzin büyük dedesi)

Eshab-ı kiram; “Ya Resulallah, bu kimdir?” dediler. Peygamber efendimiz; “Allah’ın kullarından biri.” buyurdu. Biz hepimiz kullarız, ismi nedir? dediler. “Üveys.” buyurdu. Nerelidir? dediler. “Karnlıdır.” buyurdu. O sizi gördü mü? dediler. “Baş gözü ile görmedi.” buyurdu. Hayret, size bu kadar aşık olsun da, hizmet ve huzurunuza koşup gelmesin! dediler. “İki sebepten: Biri hallerine mağlubdur. İkincisi ise benim dinime bağlılığından dolayıdır. İhtiyar bir annesi vardır. Îman etmiştir. Gözleri görmez, el ve ayakları hareket etmez. Üveys gündüzleri deve çobanlığı yapar, aldığı ücreti kendisinin ve annesinin nafakasına harcar.” buyurdu. Biz onu görür müyüz dediler. Hazret-i Ebu Bekr’e; “Sen onu kendi zamanında göremezsin.” Ama hazret-i Ömer ve hazret-i Ali’ye; “Siz onu görürsünüz. Sol böğründe ve avucunun içinde bir gümüş miktarı beyazlık vardır. Bu baras hastalığı beyazlığı değildir. Ona varınca, benim selamımı söyleyin ve ümmetime dua etmesini bildirin.” buyurdu. (Kaynak : https://www.turkcebilgi.com/veysel_karani)

Hırka elbise üstüne giyilen, genellikle ceket boyunda, yün veya pamukludan yapılmış, önü açık, kollu, dışarıda veya soğuk havalarda evde de giyilen bir kıyafet. Peygamberimize hürmetlerinden dolayı dervişler de hırka giyerler. Tarikatlarda hırka iki türlü giydirilir. İlki mürit tarikata intisap etmeye karar verdiğinde şeyh efendi tarafından giydirilen irade hırkasıdır. Diğeri ise henüz bir tarikata intisap etmemekle birlikte sufilerin hallerinden ve ahlakından nasiplenme ümidiyle giyilen muhip hırkasıdır.

Teberrük hırkası da denilir. İyilerin giydiği hırkayı giyerek iyilerden olma ümid edilir. Bunların yanı sıra tarikata girmeye niyetlenenlerin giydiği tövbe hırkası, seyr u sülûkunu tamamlayan dervişlere giydirilen ve irşad hırkası, hilâfet hırkası, icâzet hırkası da denilen velayet hırkası, şeyhin tövbe hırkasından sonra ve irade hırkasından önce tâlibe uygun gördüğü tasarruf hırkası da vardır. Tarikatlara göre giyme zamanları ve biçimleri değişir. Bir de sema hırkası vardır ki bu sema ve zikir meclislerinde giyilir. Vecde gelip yırtanlar da olur. Bu hırka bahsi başlı başına bir yazı konusu, inşallah diyelim ve konumuza devam edelim.

Hz. Peygamberin hırkaları

Hz. Peygamberin kaç hırkası olduğunu bilmiyoruz ama iki kişiye hırkasını çıkarıp verdiğini biliyoruz. Bunlardan birine bizzat kendisi giydirmiş iken diğerini kendisi giydirmemiş, giydirmek üzere kendisine göndermiştir. Kendilerine Hz. Peygamber tarafından hediye edilen bu hırkalar, sahiplerinin vefatından az sonra anlatılacağı üzere bir şekilde İstanbul'da buluşmuşlar. Birbirleriyle karıştırılmasın diye de birine Hırka-i Şerif, birine de Hırka-i Saadet adı verilmiş.

Hırka-i Saadet Topkapı Sarayı'nda, Hırka-i Şerif aynı isimle camide.

Hırka-i Şerif

Hırka-i Şerif Yemen'den sadece Hz. Peygamberi görmek için Medine'ye gelip göremeden dönen Veysel Karani'ye Hz. Peygamberimiz tarafından gönderilen hırkadır. Veysel Karani'yi Veysel Karanî yapan ise annesinin sözünü dinlemesi ve ona sadık olmasıdır. Attar'ın anlattığına göre Veysel Karani deve çobanlığı yaparak ve hurma çekirdekleri toplayıp satarak geçimini sağlarmış. Yani devrinin garibanlarından. Hırkasının sarayda değil de bir camide saklanmasının hikmeti bu olsa gerek. Veysel Karani, Müslüman olduktan sonra hakkında çok şey dinlediği ve görmeden âşık olduğu Hz. Peygamberi görmek için Medine'ye gitmek ister.

Ondaki Hz. Peygamber sevgisi çok az kimsede bulunur. Uhud Savaşı'nda Resûlullah'ın bir dişinin kırıldığını öğrenince, Peygamberin dişi kırıldıysa benim dişim de kırılmalı der ve hangi dişinin kırıldığını bilmediği için tüm dişlerini kıracak kadar sever.

Veysel Karani gitmek ister ama bakmak zorunda olduğu bakıma muhtaç yaşlı bir annesi vardır. Annesinin kendisini bırakmasına rızası yoktur ama Veysel Karani de Peygamberi görmeyi çok istemektedir. Kapısına kadar gidip görüp hemen döneceğine söz verince anne yüreği bu, dayanır mı, peki oğlum der, madem çok istiyorsun git, ama sakın bekleme, gör ve çabucak dön, diye tembihleyerek izin verir. Veysel Karani hemen yola çıkar ve Medine'ye gelir. Ancak Resûl-i Ekrem o gün evde değildir ve akşama kadar da gelmeyecektir. Veysel Karani de annesine söz vermiştir, bekleyemez ve Peygamberimizi göremeden Yemen'e döner.

Hz. Peygamber kapısına kadar gelip annesine söz verdiği için kendisini beklemeden dönen bu güzel insana verilmek üzere hırkasını Hz. Ömer ve Hz. Ali'ye verir. Hz. Ömer'in halifeliği döneminde Medine'ye gelen Veysel Karani çok hürmet görür ve Hz. Ömer kendisine emanet edilen hırkayı sahibine teslim eder.
İstanbul'a gelmesinin öyküsü

Veysel Karanî hiç evlenmemiş. Sıffîn'de Hz. Ali'nin saflarında savaşırken şehit olunca hırka kardeşine kalır. Üveys ailesi yıllarca hırkayı muhafaza eder. Ailenin Irak ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde ikamet ettiği dönemlerde karışıklık çıkması ve huzurun kaçması üzerine Kuşadası'na göç edip yerleşir. Aile aşiret halinde yaşamış ve ziraatla meşgul olmuş Hz. Peygamberin hırkasına sahip oldukları için de bölgede aileye karşı daima saygı gösterilmiş.

Daha sonra I. Ahmed aileyi İstanbul'a davet eder ve Yavuzselim'de ikamet etmeleri için bir konak tahsis eder. İstanbul halkının merakı üzerine de Hırka-i Şerif'i ziyarete açarlar. Ziyaretler her yıl artar ve bu hali ev kaldıramaz olur. Bunun üzerine I. Abdülhamid aynı semtte tek odalık bir Hırka-i Şerif dairesi yaptırır, Sultan Abdülmecid de bir cami (Hırka-i Şerif Camii) inşa ettirir ve Hırka-i Şerif burada Sakal-ı Şerif ve Veysel Karanî'ye ait kemer ve takke ile birlikte bir mahfaza içerisinde özel bir dairede muhafaza edilmeye başlanır.

Günümüzde Ramazan ayının ilk haftasında ziyarete açılır ve arife gününe kadar kalır.


Bu bir Karoglan Derlme Makalesidir

Raşit Tunca
Schrems,14.02.2023

Sesdeş Ne Demektir?

Sesdeş, iki veya Daha fazla kelimenin içinde aynı harflerden bulunmasına verilen isim, yani ses benzeşmesi olan iki veya daha fazla kelime.. kardeş kelimeler

Mesala : kara,para,yara
veya Bizlere en güzel örnek olan Kuran'daki "Nas" suresi :

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs
Meliki’n-nâs
İlâhi’n-nâs
Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs
Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs
Mine’l-cinneti ve’n-nâs
Eşdeş Ne Demektir?

Eşdeş, Bir kelimenin eş anlamlısına verilen isim, yani aynı anlamı olan iki veya daha fazla kelime..

Mesala : Don = Pantalon , para = mıngır
"Ekonomik Değil" Ne Demektir?

Misal : "Bu ürünün kullanılması veya yapılması veya satılması... Ekonomik değil" Cümlesini bir atasözü ile açıklarsak

"delinin getirdiği odun üstünü kurutmaz" veyada "delinin getirdiği su üstünü yumaz" atasözünde olduğu gibi, Bir ürünün üretilmesi veya kullanılması veya yapılması veya satılmasındaki zararı karından çok olan üretim ve ürün demektir.
50 liraya mal ettiğın bir ürünün pazar fiyatının 20 lira olmak zorunda olması gibi yani...


HiZBÜS SEYFiYYU

الحزب السيفي

بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ آرَّحِيم

وصلى الله على مولانا محمد وعلى اله وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ اللَّهُمَّ إِنِّي أَقَدِّمُ إِلَيْكَ بَيْنَ يَدَى كُلِّ نَفْسٍ وَلَمْحَةٍ وَطَرْفَةِ يَطْرِفُ بها أَهْلُ السَّمَوَاتِ وَأَهْلُ الْأَرْضِ وَكُلِّ شَيْ هُوَ فِي عِلْمِكَ كَائِنِ أَوْقَدْ كَانَ أَقَدَمُ إِلَيْكَ بَيْنَ يَدَيْ ذَلِكَ كَلِّهِ بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ آرَّحِيم اللَّهُم أَنْتَ اللهُ المَلِكُ الْحَقُّ المُبِينُ الْقَدِيم المتعزِّزُ بِالْعَظَمَةِ وَالْكِبْرِيَاءِ المُتَفَرِدُ بِالْبَقَاءِ الْحَيُّ الْقَيُّومُ القَادِرُ المُقْتَدِرُ الْجَبَّارُ الْقَهَارُ الَّذِى لَا إِلهَ إِلَّا أَنْتَ (صَمَدِيَّةِ (٣) أَنتَ رَبِّي وَأَنَا عَبْدُكَ عَمِلْتُ سُوءً وَ ظَلَمْتُ نَفْسِي وَأَعْتَرَفْتُ بِذَبِي فَاغْفِرْلي ذنُونِي كُلَّهَا فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنتَ يَا غَفُورُ يَا شَكُورُ يَا حَلِيمُ يَا كَرِيمُ يَا صَبور يَا رَحِيمُ اللَّهُم إِنِّي أَحْمَدُكَ وَأَنْتَ الْمَحْمُودُ وَأَنْتَ لِلْحَمْدِ أَهْلُ وَأَشْكُرُكَ وَأَنْتَ المَشكُورُ وَأَنْتَ لِلشُّكْرِ أَهْلُ عَلَى مَا خَصَصْتَنِي بِهِ مِنْ مَوَاهِبِ الرَّغَائِبِ وَأَوْصَلْتَ إِلَى مِنْ فَضَائِلِ الصَّنَائِعِ وَأَوَلَيتَنِي بِهِ مِنْ إحْسَانِكَ وَبَوَأْتَنِي بِهِ مِنْ مَظَنّةِ الصِّدْقِ عِندَكَ وَأَنلْتَنِي بِهِ مِنْ مِنَنِكَ الْوَاصِلَةِ إِلَى وَأَحْسَنْتَ بِهِ إِلَى كُلَّ وَقْتٍ مِنْ دفْعِ الْبَلِيَّةِ عَنِي وَالتَّوْفِيقِ لِي وَالْإِجَابَةِ لِدُعَائِي حِينَ أَنَا دِيكَ دَاعِيًا وَأَناجِيكَ رَاغِبًا وَأَدْعُوكَ مُتَضَرَ عًا صَا فِيًا ضَارِعا وَحِينَ أَرْجُوكَ رَاجِبًا فَأَجِدُكَ كَافِيًا وَأَلُوذُ يك في المَوَاطِنِ كَلِهَا فَكُنْ لِي وَلِأَهْلِي ولإخْوَانِي كَلِّهِمْ جَارً ا حَاضِرً ا حَفِيَّا بَارًا وليا فِي الْأُمُورِ كَلِهَا نَاظِرًا وَ عَلَى الْأَعْدَاءِ كلِهِمْ نَاصِرًا وَلِلْخَطَايَا وَالذُّنُوبِ كُلِّهَا غَافِرًا وَلِلْعُيُوبِ كُلِّهَا سَائِرًا لَمْ أَعْدَمْ عَوْنَكَ وَبِرَكَ وَخَيْرَكَ وَعِزِّكَ وَإِحْسَانَكَ طَرْفَةَ عَيْنٍ مُنْدُ أَنزَلْتَنِي دَارَ الْإِخْتِبَارِ وَالْفِكْرِ وَالْإِعْتِبَارِ لِتَنْظُرَمَا أَقَدِمُ لِدَارِ الْخَلُودِ وَالْقَرَارِ وَالْمَقَامَةِ مَعَ الْأَخْيَارِ فَأَنَا عَبْدُكَ فَاجْعَلْنِي ( يَارَبِّ (۳) عَتِيقَكَ يَا إِلَى وَ مَوْلَايَ خَلَصْنِي وَأَهْلِي وَإِخْوَانِي كُلَّهُمْ مِنَ النَّارِ وَ مِنْ جَمِيعِ الْمَضارِّ وَالْمَضالِّ والمَصَائِبِ وَالْمَعَائِبِ وَالنَّوَائِبِ وَاللَّوَازِمِ وَاهُمُومِ الَّتِي قَدْ سَاوَرَتْنِي فِيهَا الْغُمُومُ بمعَارِيض أَصْنَافِ الْبَلَاءِ وَضُرُوب جَهْدِ الْقَضَاءِ إِلى لَا أَذْكُرُ مِنْكَ الا الْجَمِيلَ وَلَمْ أَرَ مِنْكَ إِلَّا النَّفْضِيلَ خيْرُكَ لِي شَامِلٌ وَصُنْعُكَ لِي كَامِلٌ وَلُطْفُكَ لي كَافِلٌ وَبِرُّكَ لِي غامِرٌ وَفَضْلُكَ عَلَيَّ دَائِمٌ مُتَوَاتِرٌ وَنَعَمُكَ عِنْدِي مُتَّصِلَةٌ لَمْ تُخْفِرْ لِي جَوَارِي وَأَمَنْتَ حو في وَصَدَّقْتَ رَجَاءي وَحَقَّقْتَ آمَالِي وَصَا حَبْتَنِي فِي أَسْفَارِى وَأَكَرَمْتَنِي في أَحْضَارِى وَعَافَيْتَ أَمْرَاضِي وَشَفَيْتَ أَوْصَابي وَأَحْسَنْتَ مُنْقَلَبي وَمَثْوَايَ وَلَمْ تُشَمِتْ بِي أَعْدَائِي وَحُسَّادِي وَرَمَيْتَ مَنْ رَمَانِي بِسُوءٍ وَكَفَيْتَنِي شَرَّ مَنْ عَادَانِي فَأَنَا أَسْأَلُكَ يَا اللهُ الْآنَ أَنْ تَدْفَعَ عَنِى كَيْدَ الْحَاسِدِينَ وَظُلْمُ الظَّالِمِينَ وَشَرَ المعائِدِينَ وَاحْمِنِي وَأَهْلِي وَإِخْوَانِي كلَّهُمْ تَحْتَ سُرَادِقَاتِ عِزِكَ يَا أَكَرَمَ الأكَرَمِينَ وَبَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ أَعْدَاءي كمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمُشْرِقِ وَالْمَغَرب وَاخْطَفْ أَبْصَارَهُمْ عَنِّي بِنُورِ قُدْسِكَ وَاضْرَبْ رِقَابَهُمْ بِجَلَالِ مَجْدِكَ وَاقْطَعْ أَعْنَا قَهُمْ بِسَطَوَاتِ قَهْرِكَ وَأَهْلِكْهُمْ وَدَمّر هُم تَدْمِيرًا كَمَا دَفَعْتَ كَيْدَ الحُسَّادِ عَنْ أَنْبِيَائِكَ وَضَرَبَتَ رِقَابَ الجَبَابِرَةِ لِأَصْفَيَائِكَ وَخَطَفْتَ أَبْصَارَ الْأَعْدَاءِ عَنْ أَوْلِيَائِكَ وَقَطَعْتَ أَعْنَاقَ الْأَكَاسِرَةِ لِاَتْقِيَائِكَ وَأَهْلَكْتَ الْفَراعِنَةَ وَدَمَّرْتَ الدَّجَاجِلَةَ لِخَوَاصّكَ المُقَرَّبِينَ وَعِبَادِكَ الصَّالِحِينَ . يَاغِيَاثَ الْمُسْتَغِيثِينَ أَعِشْنِي ء ثَلَاثَ » عَلَى جَمِيعِ أَعْدَائِكَ فَحَمْدِى لَكَ يَا إِلهِي وَاصِبٌ وَثَنَائِي عَلَيْكَ مُتَوَاتِرُ دَائِبَا دَائِمَا مِنَ الدَّهْرِ إِلَى الدَّهْرِ بِأَلْوَانِ التَّسْبِيحِ وَالتَّقْدِيسِ وَصُنُوفِ اللُّغَاتِ الْمَادِحَةِ وَأَصْنَافِ التَّنْزِيهِ خَالِصًا لِذِكْرِكَ وَمَرْضِيًّا لَكَ بِنَاصِحِ التَّحْمِيدِ وَالتَّمْجِيدِ وَخَالِصِ التَّوْحِيدِ وَإِخْلَاصِ التَّقَرُّبِ وَالتَّقْرِيبِ وَالتَّفْرِيدِ وَامْحَاضِ التَّمْجِيدِ بِطُولِ التَّعَبُّدِ وَالتَّعْدِيدِ لَمْ تُعَنْ فِي قُدْرَتِكَ وَلَمْ تُشَارَكَ فِي اُلُوهِيَّتِكَ وَلَمْ تُعْلَمْ لَكَ مَا هِيَّةٌ فَتَكُونَ لِلْأَشْيَاءِ الْمُخْتَلِفَةِ مُجَانِسًا وَلَمْ تُعَايَنَ إِذْ حُبِسَتْ الْأَشْيَاءُ عَلَى الْعَزَائِمِ المختلفَةِ وَلَا خَرَقَتْ الْأَوْهَامُ حُجُبَ الْغُيُوبِ إِلَيْكَ فَأَعْتَقِدُ مِنْكَ مَحْدُودًا في مَجْدِ عَظَمَتِكَ لَا يَبْلُغُكَ بَعْدُ الْهِمَمِ وَلَا يَنَا لَكَ غَوْصُ الْفِطَنِ وَلَا يَنْتَهِي إلَيْكَ بَصَرُ نَاظِرٍ فِي مَجْدِ جَبَرُوتِكَ ارْ تِفعَتْ عَنْ صِفَاتِ الْمُخَلُوقِينَ صِفاتُ قُدْرَتِكَ وَعَلَاعَنْ ذِكْرِ الذَّاكِرِينَ كِبْرِيَاءُ عَظَمَتِكَ فَلَا يَنْتَقِصُ مَا أَرَدْتَ أن يَزْدَادَ وَلَا يَزْدَادُ مَا أَرَدْتَ أَنْ يَنْتَقِصَ لَا أَحَدَ شَهِدَ كَ حِينَ فَطَرْتَ الْخَلْقَ وَلَا نِدَّ وَلَا ضِدَّ حَضَرَكَ حِينَ بَرَأتَ انُّفُوسَ كَلَّتْ الْأَلْسُنُ عَنْ تَفْسِيرِ صِفَتِكَ وَانحَسَرَتْ الْعُقُولُ عَنْ كُنْهِ معْرِفَتِكَ وَصِفَتِكَ وَكَيْفَ يُوصَفُ كُنهُ صِفَتِكَ يَارَبِّ وَأَنْتَ اللهُ الْمَلِكُ الْجَبَّارُ الْقُدُّوسُ الْأَزَلِيُّ الَّذِي لَمْ يَزَلْ وَلَا يَزَالُ أَزَلِيًا بَاقِيَا أَبَدِيًا سَر مَدِيَا دَائِماً فِي الْغُيُوبِ ( وَحْدَكَ لَا شَرِيكَ لَكَ ـ (۳) لَيْسَ فِيهَا أَحَدٌ غَيْرُكَ وَلَمْ يَكُنْ إِلَهُ سوَاكَ حَارَتْ فِي بِحارِبَهَاءِ مَلَكُوتِكَ عَمِيقَاتُ مَذَاهِبِ التّفَكُّرِ وَتَوَاضَعَتْ الملوكُ لِهَيْبَتِكَ وَعَنَتْ الْوُجُوهُ بِذِلَّةِ الْإِسْتِكَانَةِ لِعِزَّتِكَ وَانْقَادَ كُلُّ شَيْ لِعَظَمَتِكَ وَاسْتَسْلَمَ كُلُّ شَيْ لِقُدْرَتِكَ وَخَضَعَتْ لَكَ الرِّقَابُ وَكَلَّ دُونَ ذَلِكَ تخبيرُ اللُّغَاتِ وَضَلَّ هُنَالِكَ التَدْبِيرُ في صفاتٍ فِي تَصَارِيفِ الصِّفَاتِ فَمَنْ تَفَكَرَ فِي إِنْشَائِكَ الْبَدِيعِ وَثَنَائِكَ الرَّفِيعِ وَتَعَمَقَ فِي ذَلِكَ رَجَعَ طَرْفَهُ إِلَيْهِ حَاسِءًا حَسِيرًا وَعَقَلُهُ مَجْهُوتًا وَتَفَكُرُهُ مُتَحَيِّرًا أَسِيرًا. اللَّهُم لَكَ الْحَمْدُ حَمْدَا كَثِيرًا دَائِماً مُتَوَالِيا مُتَوَاتِرا مَتَضَاعِفَا مُتَّسِعًا مُتَسِقا يَدُومُ وَيَتَضَاعَفُ وَلَا يَبِيدُ غَيْرَ مَفْقُودٍ في الْمَلَكُوتِ وَلَا مَطْمُوسٍ فِي الْمَعَالِمِ وَلَا مُنْتَقَصٍ فِي الْعِرْفَانِ فَلَكَ الْحَمْدُ عَلَى مَكَارِمِكَ الَّتِي لَا تُخصَى وَنِعَمِكَ الَّتي لَا تُسْتَقْصَى فِي اللَّيْلِ إِذَا أَدْبَرَ وَالصُّبْحِ إِذَا أَسْفَرَ وَ فِي الْبَرِّ وَ البِحَارِ وَالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ وَالْعَشِيِّ وَالْإِبْكَارِ وَالظَّهرَةِ وَالْأَسْحَارِ وَفِي كُلِّ جُزْءٍ مِنْ أجْزَاءِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ اللَّهُم لَكَ الحَمْدُ بِتَوْفِيقِكَ قَدْ أَحْضَرْتَنِي النَّجَاةَ وَجَعَلْتَنِي مِنْكَ فِي وِلَايَةِ الْعِصْمَةِ فَلَمْ أَبْرَحْ فِي سُبُوعَ نَعْمَائِكَ وَتَتَابُعِ الءِكَ مَحْرُوسًا بِكَ فِي الرَدِّ وَ الْإِمْتَنَاعِ وَمَحْفُوظًا بِكَ فِي المَنَعَةِ وَالدِّفَاعِ عني . اللَّهُمَّ إِنِّي أَحْمَدُكَ إِذْ لَمْ تُكَلِّفْنِي فَوْقَ طَاقَتِي وَلَمْ تَرْضَ  مِنِّي الاَّطَاعَتِي وَرَضِيتَ مِنِي مِنْ طَاعَتِكَ وَعِبَادَتِكَ دُونَ اسْتِطَاعَتِي وَأَقَلَّ مِنْ وسعِي وَمَقْدِرَتي فَإِنَّكَ أَنتَ اللهُ الْمَلِكُ الحقُّ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ لَمْ تَغِبْ وَلَا تَغِيبُ عَنْكَ غَائِبَةٌ وَلَا تَخْفَى عَلَيْكَ خَافِيَةٌ وَلَنْ تَضِلَّ عَنْكَ فِي ظُلَمِ الْخَفْيَاتِ ضَالَّةٌ إِنَّمَا أَمْرُكَ إِذَا أَرَدْتَ شَيْئًا أَنْ تَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ ( صَمَدِيَّةٌ ٣) اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ حَمْدًا كَثِيرًا دَ اِيمًا مِثْلَ مَا حَمَدْتَ بِهِ نَفْسَكَ وَأَضْعَافَ مَا حَمَدَ كَ بِهِ الْحَامِدُونَ وَسَبَّحَكَ بِهِ الْمَسَبِّحُونَ وَمَجَّدَكَ بِهِ الْمُمَجِّدُونَ وَكَبَّرَكَ بِهِ الْمُكَبِّرُونَ وَهَلَّلَكَ بِهِ المُهَلِّلُونَ وَقَدَّسَكَ بِهِ الْمُقَدِّسُونَ وَوَحَّدَكَ بِهِ الْمُوَحِّدُونَ وَعَظَّمَكَ بِهِ المُعَظِّمُونَ وَاسْتَغْفَرَكَ بِهِ الْمُسْتَغْفِرُونَ حَتَّى يَكُونَ لَكَ مِنِّي وَحْدِى فِي كُلِّ طَرْفَةِ عَيْنٍ وَأَقَلَ مِنْ ذَلِكَ مِثْلُ حَمْدِ جَيع الحامدينَ وَتَوْحِيدِ أَصْنَافِ الْمُوَحِدِينَ والمخلِصِينَ وَتَقْدِيسِ أَجْنَاسِ الْعَارِفِينَ وَثنَاءِ جَميعِ المُهلِّلِينَ وَالْمُصَلِّينَ وَالْمُسَبِّحِينَ وَمِثْلَ مَا أَنتَ بِهِ عَالِمُ وَأَنتَ مَحْمُودُ وَ مَحْبُوبٌ وَمَحْجُوبٌ مِنْ جَمِيعِ خَلْقِكَ كُلِّهِمْ مِنَ الْحَيَوَانَاتِ وَالْبَرَايَا وَالْأَنَامِ . إلى أسْأَلُكَ بِمَسَائِلِكَ وَأَرْغَبُ إِلَيْكَ بِكَ فِي بَرَكَاتِ مَا أَنْطَقْتَنِي بِهِ مِنْ حَمْدِكَ وَوَفَقْتَنى لَهُ مِنْ شُكرِكَ وَتَمْجِيدِى لَكَ فَمَا أَيْسَرَ مَا كَلَّفْتَنِي بِهِ مِنْ حَقِكَ وَأَعْظَمَ مَا وَعَدْتَنِي بِهِ مِنْ نَعْمَائِكَ وَمَزِيدِ الْخَيْرِ على شكرِكَ ابْتَدَ أَتَنِي بِالنِّعَمِ فَضْلاً وَطَوْلًا وَأَمَرْتَنِي بِالشُكْرِ حَقًّا وَعَدْلاً وَوَعَدْتَنِي عَلَيْهِ أَضْعَا فًا وَمَزِيدًا وَأَعْطَيْتَنِي مِنْ رِزْقِكَ وَاسِعًا كَثِيرًا اخْتِيَارًا وَرِضًا وَسَألْتَنِي عَنْهُ شُكْرًا يَسِيرًا ، لَكَ الحَمْدُ اللَّهُم عَلَى إِذْ نَجَّيْتَنِي وَعَافَيْتَنِي بِرَحْمَتِكَ مِنْ جَهْدِ الْبَلَاءِ وَدَرْكِ الشَّقَاءِ وَلَمْ تَسْلِمَنِي لِسُوءِ قَضَائِكَ وَبَلَائِكَ وَجَعَلْتَ مَلْبَسِيَ الْعَافِيَةَ وَأَوْلَيَتَنِي البَسْطَةَ وَالرَّحَاءَ وَشَرَعْتَ لِي أَيْسَرَ الْقَصْدِ وَضَاعَفْتَ لِي أَشْرَفَ الْفَضْلِ مَعَ مَا عَبَدَتَنِي بِهِ مِنَ الْمَحَجَّةِ الشَّرِيفَةِ وَلَشَّرْتَنِي بِهِ مِنَ الدَّرَجَةِ الْعَالِيَّةِ الرَّفِيعَةِ وَاصْطَفَيْتَنِي بِأَعْظَمِ النَّبِيِّينَ دَعْوَةٌ وَأَفْضَلِهِمْ شَفَاعَةً وَأَرْفَعِهِمْ دَرَجَةً وَأَقْرَبِهِمْ مَنْزِلَةً وَأَوْضَحِهِمْ حجَّةً محمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ وَسَلَّمَ وَعَلَى جَميعِ الْأَنْبِيَاءِ والمُرْسَلِينَ وَأَصْحَابِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ ( صَمَدِيَّةٌ ٣) اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ وَاغْفِرْ لِي وَلِأَهْلِي ولإخْوَانِي كُلِّهِمْ مَا لَا يَسَعُهُ إِلَّا مَغْفِرَتُكَ وَلَا يَمْحَقُهُ الأَعفُوكَ وَلَا يُكَفِرُهُ إِلا تجاوَزُكَ وَفَضْلُكَ وَهَبْ لِي فِي يَوْمِي هَذَا وَلَيْلَتِي هَذِهِ وَسَاعَتِي هَذِهِ وَشَهْرِى هَذَا وَسَنَتِي هَذِهِ يَقِينَا صَادِقًا يُهَوِّنَ عَلَى مَصَائِبَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَأَخَزَانَهُمَا وَيُشَوِّقُنِي إِلَيْكَ وَيُرغِّبُنِي فيما عِنْدَكَ وَاكْتُبْ لِي عِنْدَكَ الْمُغَفِرَةَ وبلغنِى الْكَرَامَةَ مِنْ عِنْدِكَ وَأَوْزِعْنِي شكْرَ مَا أَنْعَمْتَ بِهِ عَلَى فَإِنَّكَ أنتَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ الْوَاحِدُ الْأَحَدُ الرَّفِيعُ الْبَدِيعُ المُبْدِئُ المَعِيدُ السَمِيعُ الْعَلِيمُ اللَّذِى لَيْسَ لِأَمْرِكَ مَدْفَعُ وَلَا عَنْ قَضَائِكَ مُمْتَنَعُ وَأَشْهَدُ أَنَّكَ رَبِّي وَرَبُّ كُلِّ شَيْ فَاطِرُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ المُتَعَالِ (صَمَدِيَة ٣ ) اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الثَّبَاتَ فِي الْأَمْرِ وَ الْعَزِيمَةَ عَلَى الرُّشْدِ وَالشَّكْر عَلَى نِعَمِكَ وَأَسْأَلُكَ حُسْنَ عِبَادَتِكَ وَأَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ كُلِّ مَا تَعْلَمُ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِ كُلِّ مَا تَعْلَمُ وَأَسْتَغْفِرُكَ مِنْ شَرِ كل ما تَعْلَمُ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ  وَأَسْأَلُكَ لِي وَلِأَهْلِي وَلِإِخْوَانِي كُلِّهِمْ أَمْنًا وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ جَوْرِ كُلِّ جَائِرٍ وَمَكْرِ كُلِّ مَاكِرٍ وَظُلْمِ كُلِّ ظَالِمٍ وَسِحْرِ كُلِّ سَاحِرٍ وَبَغْيِ كُلِّ بَاغٍ وَحَسَدِ كُلِّ حَاسِدٍ وَغَدْرِ كُلِّ غَادِ رٍ وَكَيْدِ كُلِّ كَايِدٍ وَعَدَاوَةِ كُلِّ عَدُ وٍّ وَطَعْنِ كُلِّ طَاعِنٍ وَقَدْحِ كُلِّ قَادِحٍ وَحِيَلِ كُلِ مُتَحَيِّلٍ وَشَمَاتَةِ كُلِّ شَامِتٍ وَكَشْحِ كلِّ كَاشِحٍ . اللَّهُمَّ بِكَ أَصُولُ عَلَى الْأَعْدَاءِ وَالْقُرَنَاءِ وَإِيَّاكَ أَرْجُو وِلَايَةَ الأَحِبَاءِ وَالْأَوْلِيَاءِ وَالْقُرَبَاءِ فَلَكَ الْحَمْدُ على مَا لَا أَسْتَطِيعُ إِحْصَاءَهُ وَلَا تَعْدِيدَهُ مِنْ عَوَائِدِ فَضْلِكَ وَعَوَارِفِ رِزْقِكَ وَأَلْوَانِ مَا أَوْ لَيْتَنِي بِهِ مِنْ إِرْفَادِكَ وَكَرَمِكَ فَإِنَّكَ أَنتَ اللهُ الَّذِي لا إلَهَ إِلَّا أَنْتَ الْفَاشِي فِي الْخَلْقِ حَمْدُكَ البَاسِطُ بِالْجُودِ يَدُكَ لا تُضَادُ فِي حُكْمِكَ وَلَا تَنَازَعُ فِي  أمْرِكَ وَسُلْطَائِكَ وَمُلْكِكَ وَلَا تُشارَكَ فِي رُبُوبِيَّتِكَ وَلَا تُرَاحَمُ في خَلِيقَتِكَ تَمْلِكُ مِنَ الْأَنَامِ مَا تَشَاءُ وَلَا يَمْلِكُونَ مِنكَ الأَمَا تُرِيدُ . اللَّهُمَّ أَنتَ اللهُ المُنعِمُ المُتَفَضِلُ الْقَادِرُ الْمُقْتَدِرُ الْقَاهِرُ الْمُقَدَّسُ تَرَدَّيْتُ بِالْمَجْدِ وَالْبَهَاءِ وَتَعَظَّمْتَ بِالْعِزَّةِ وَالْعَلَاءِ وَتَأَزَّرْتَ بِالْعَظَمَةِ وَالْكِبْرِيَاءِ (صَمَدِيَة ٣ ) وَتَغَشَيْتَ بالنّور والضِّياء وتجلّتْ بِالْمَهَابَةِ وَالْبَهَاءِ لَكَ الْمَنُّ الْقَدِيمُ وَالسُّلْطَانُ الشَّامِخُ وَالْمُلْكُ الْبَاذِخُ وَالْجُودُ الْوَاسِعُ وَالْقُدْرَةُ الْكَامِلَةُ وَالْحِكْمَةُ الْبَالِغَةُ وَالْعِزَّةُ الشامِلَةُ فَلَكَ الْحَمْدُ عَلَى ما جعلتني من أمّة محمدٍ صلى الله عليهِ وَسَلم وَعَلى آله وهو افضل بنِي آدَمَ عَلَيْهِ السَّلَامُ الَّذِينَ كَرَمْتَهُمْ وَحَمَلْتَهُمْ فِي الْبَرَ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْتَهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْتَهُمْ عَلَى كَثِيرِ مِنْ خَلْقِكَ تَفْضِيلاً وَخَلَقْتَنِي سَمِيعًا بَصِيرًا صَحِيحا سَوِيًّا سَا لِمَا مُعَافَى وَلَمْ تَشْغَلْنِي بنقصانِ فِي بَدَنِي عَنْ طَاعَتِكَ وَلَا بِآفَةٍ فِي جَوَارِحِي وَلَا عَاهَةِ في نَفْسِي وَلَا فِي عَقْلِي وَلَمْ تَمْنَعْنِي كَرَامَتَكَ إِيَّايَ وَحُسْنَ صَنِيعِكَ عِنْدِي وَفَضْلَ مَنَا حِكَ لَدَيَّ وَنَعماءكَ عَلَى أَنْتَ الَّذِى أَوْ سَعْتَ عَلَى في الدُّنْيَا رِزْقًا وَفَضَلْتَنِي عَلَى كَثِيرٍ مِنْ أَهْلِهَا تَفْضِيلاً فَجَعَلْتَ لِي سَمْعًا يَسْمَعُ آيَاتِكَ وَعَقْلَا يَفْهَمُ إِيمَانَكَ وَبَصَرَا يَرَى قُدْرَتَكَ وَفَؤادًا يَعْرِفُ عَظَمتَكَ. وَقَلْبًا يَعْتَقِدُ تَوْحِيدَكَ فَإِنِي لِفَضْلِكَ عَلَى شَاهِدُ حَامِدُ شَاكِرٌ وَلَكَ نَفْسِي شَاكِرَةٌ وَبِحَقِّكَ عَلَى شَاهِدَةٌ وأشْهَدُ اَنَّكَ حَىٌّ قبل كل حَىٍّ وَحَىَّ بَعدَ كُلِّ حَيٍّ وَحَىٌّ بَعدَ كُل ميّتٍ وَحَىٌّ لَمْ تَرِثُ الحَيَاةَ مِنْ حَيٍّ وَلَمْ تَقْطَعْ خَيْرَكَ عَنِي فِي كُلِّ وَقْتِ وَلَمْ تَقْطَعْ رَجَائِي وَلَمْ تُنْزِلْ فِي عُقُوبَاتِ النّقمِ وَلَمْ تُغيّرْ عَلَىَّ وَثَائِقَ النِّعَمِ وَلَمْ تَمْنَعْ عَنِي دَقَائِقَ الْعِصَمِ فَلَوْ لَمْ أَذْكَرْ مِن إحْسَانِكَ وَإِنْعَامِكَ عَلَى الأَ عَفْوَكَ عَنِي وَالتَّوْفِيقَ لِي وَالْإِسْتِجَابَةَ لِدُعَائِي حِينَ رَفَعْتُ صَوْتِي بِدُعَائِكَ وَتَحْمِيدِكَ وَتَوْحِيدِكَ وَتَمْجِيدِكَ وَتَهْلِيلِكَ وَتَكْبِيرِكَ وَتَعْظِيمِكَ وَإِلَّا فِي تَقْدِيرِكَ خَلْقِي حِينَ صَوَرْتَنِي فَأَحْسَنْتَ صُورَت وَالأَ في قِسْمَةِ الْأَرْزَاقِ حِينَ قَدَّرْتَهَا لِي لَكَانَ فِي ذَلِكَ مَا يَشْغَلُ فِكْرِى عَنْ جَهْدِى فَكَيْفَ إِذَا فَكَرْتُ في الْنَّعَمِ الْعِظَامِ الَّتِي أَتَقَلَّبُ فَهَا وَلَا أَبْلُغُ شُكْرَ شَيْ مِنْهَا فَلَكَ الْحَمْدُ عَدَدَ مَا حَفِظَهُ عِلْمُكَ وَجَرَى بِهِ قَلَمُكَ وَنَفَذَ بِهِ حُكْمُكَ فِي خَلْقِكَ وَعَدَدَ مَا وَسِعَتْهُ رحمتُكَ مِنْ جَميع خَلْقِكَ وَعَدَدَ مَا أَحَاطَتْ بِهِ قُدْرَتُكَ وَأَضْعَافَ مَا تَسْتَوْجِبُهُ مِنْ جَميع خَلْقِكَ. اللَّهُمَّ إِنِّي مُقِرُ بِنِعْمَتِكَ عَلَى فَتَمْ إِحْسَانَكَ إِلَى فِيمَا بَقِيَ مِنْ عُمْرِى بِأَعْظَمَ وَأَتَمَّ وَأَحْمَلَ وَأَحْسَنَ مِمَّا أَحْسَنْتَ إِلى فِيمَا مَضَى مِنْهُ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ . اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ وَأَتَوَسَلُ إِلَيْكَ بِتَوْحِيدِكَ وَتَمْجِيدِكَ وَتَحْمِيدِكَ وَتَهْلِيلِكَ وَتَكْبِيرِكَ وَتَسْبِيحِكَ وَكَمَا لِكَ وَتَدْبِيرِكَ وَتَعْظِيمِكَ وَتَقْدِيسِكَ وَنُورِكَ وَرَأفَتِكَ وَرَحْمَتِكَ وَعِلْمِكَ وَحِلْمِكَ وَعُلُوِّكَ وَوَقَارِكَ وَفَضْلِكَ وَجَلَالِكَ وَمَنِّكَ وَكَمَالِكَ وَكِبْرِيَاتِكَ وَسُلْطَانِكَ وَقُدْرَتِكَ وَإحْسَانِكَ وَامْتِنَا نِكَ وَجمَالِكَ وَبَهَائِكَ وَبُرْهَانِكَ وَغُفْرَانَكَ وَنَبِيتِكَ وَوَلِيِّكَ وعِتْرتِهِ الطّاهِرِينَ أَنْ تُصَلَّى عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى سَائِرِ إِخْوَانِهِ الأنبياءِ وَالْمُرْسَلِينَ وَأَنْ لَا تَحْرِمَنِي رِفْدَكَ وَفَضْلَكَ وَجَمَالَكَ وَحَلَا لَكَ وَفَوَائِدَ كَرَامَتِكَ فَإِنَّهُ لَا تَعْتَرِيكَ لِكَثْرَةِ مَا قَدْ نَشَرْتَ مِنَ الْعَطَايَا عَوَائِقُ الْبُخْلِ وَلَا يُنْقِصُ جُوَدَكَ التقَصِيرُ فِي شُكْرِ نِعْمَتِكَ وَالا تُنْفِدُ خزَائِنَكَ مَوَاهِبُكَ الْمُتَّسِعَةُ وَلَا تَوَثَرر فِي جُودِكَ الْعَظِيمِ مِنَحُكَ الْفَائِقَةُ الْجَلِيلَةُ الْجَميلَةُ الْأَصِيلَةُ وَلَا تَخَافُ ضَيَمَ إِمْلَاقٍ فَتَكْدِى وَلَا يَلْحَقُكَ خَوْفُ عُدْمٍ فَيُنْقِصَ مِنْ جُودِكَ فَيْضُ فَضْلِكَ إِنَّكَ عَلَى مَا تَشَاءُ قَدِيرُ وبالإجابة جدير. اللهم ارزقنى قَلْبَاخَاشِعَاخَاضِعًا ضَارِعًا وَعَيْنَا بَاكِيَةً وَبَدَنَا صَحِيحَا صَابِرًا وَيَقِينا صادِقًا بِالْحَقِّ صَادِعَا وَتَوْبَةً نَصُوحًا وَلِسَانًا ذَاكِرًا وَحَامِدًا وَ إِيمَانًا صَحِيحا وَرِزْقًا حَلَالًا طَيِّبًا وَاسِعَا وَعِلْمًا نَافِعًا وَوَلَدًا صَالِحًا وَصَاحِبًا مُوَافِقا وَسِنَا طَوِيلًا فِي الخَيْرِ مُشْتَغِلاً بِالْعِبَادَةِ الْخَالِصَةِ وَخُلْقًا حَسَنًا وَعَمَلًا صَالِحًا مُتَقَبَلَا وَتَوْبَةً مَقْبُولَةً وَدَرَجَةً رَفِيعَةً وَامْرَأَةً مُؤْمِنَةً طَائِعَةً اللَّهُم لَا تُنْسِنِي ذِكْرَكَ وَلَا تُوَلَّنِي غَيْرَكَ وَلَا تُؤْمِنِى مَكْرَكَ وَلَا تَكْشِفْ عَنِي سَتْرَكَ وَلَا تُقْنِطْنِي مِنْ رَحْمَتِكَ وَلَا تُبْعِدْنِي مِنْ كَنَفِكَ وَجِوَارِكَ وَأَعِذْنِي مِنْ سُخَطِكَ وَغَضَبِكَ وَلَا تُؤيّسْنِي مِنْ رَحْمَتِكَ وَرَوْحِكَ وَكُن لِي وَلِأَهْلِي وَلِإِخْوَانِي كُلِّهِمْ أنيسًا مِنْ كُلِّ رَوْعَةٍ وَخَوْفٍ وَخَشْيَةٍ وَوَحْشَةٍ وَغُرْبَةٍ وَاعْصِمْنِي من كُلِّ هَلَكَةٍ وَنَجِّنِي مِن كُل بليَّةٍ وَافَةٍ وَعَاهَةٍ وَغُصَّةٍ وَمِحْنَةٍ وَزَلْزَلَةٍ وَشِدَّةِ وَإِهانَةٍ وَذِلَّةٍ وَغَلَبَةٍ وَقِلَّةٍ وَجُوعِ وَعَطَشِ وَفَقْرِ وَفَاقَةٍ وَضِيقٍ وَفِتْنَةِ وَوَبَاءِ وَبَلَاءِ وَغَرَقٍ وَحَرْقٍ وَبَرْقٍ وَسَرْقٍ وَحَرٍّ وَبَرْدٍ وَنَهْبٍ وَغَيٍّ وَضَلَالٍ وَضَالَّةٍ وَهَامَّةٍ وَزَلَلٍ وَخَطَايَا وَهَمٍّ وَغَمٍّ وَمَسْخٍ وَخَسْفٍ وَقَذْفٍ وَخَلَّةٍ وَعِلَّةٍ وَمَرَضٍ وَجُنُونٍ وَجُذَامٍ وبرصٍ وَفالَجٍ وَبَاسُورٍ وَسَلَسٍ وَنَقْصٍ وَهَلَكَةٍ وَفَضِيحَةٍ وَقَبِيحَةٍ فِي الدَّارَيْنِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ . اَللَّهُم ارْفَعْنِي وَلَا تَضَعْنِي وَادْفَعَ عَلَى وَلَا تَدْ فَنِي وَأَعْطِنِي وَلَا تَحْرِمْنِي وَزِدْنِي وَلَا تُنْقِصْنِي وَارْحَمْنِي وَلَا تُعَذِّبْنِي وَفَرِّجْ هَمِّ وَاكْشِفْ غَمّي وَأَهْلِكْ عَدُوّى وَانْصُرْني وَلَا تَخْذُلْنِي وَأَكْرِمْنِي وَلَا تُهِنَّى وَاسْتُرْنِي وَلَا نَفْضَحْنِي وَأثِرْنِي وَلَا تُؤْثِرْ عَلَىَّ وَاحْفَظْنِي وَلَا تُضَيِّعْنِي فَإِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْ قَدِيرٌ يَا أَقْدَرَ الْقَادِرِينَ وَيَا أَسْرَعَ الحَاسِبِينَ وَصَلَّى اللهُ عَلَى سيدنا محمد وَآلِهِ وَسَلَّمَ أَجْمَعِينَ يَإِذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ اَللَّهُمَّ أَنْتَ أَمَرْتَنَا بِدُعَائِكَ وَوَعَدْتَنَا إجَابَتِكَ وَقَدْ دَعَوْنَاكَ كَمَا أَمَرْتَنَا فَاجِبْنَا كَمَا وَعَدْتَنَا يَاذَا الْجَلَالِ وَالْإكْرَامِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ اللَّهُمَّ مَا قَدَّرْتَ لِي مِنْ خَيْرٍ وَشَرَعْتُ فِيهِ بِتَوْفِيقِكَ وَتَيْسِيرِكَ فَتَمِّمْهُ لِي بِأِحْسَنِ الْوُجُوهِ كُلِهَا وَأَصْوَبِهَا وَأَصْفَاهَا فإنكَ عَلَى مَا تَشَاءُ قَدِيرُ وَ بِالإِجَابَةِ جَدِيرٌ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ وَ مَا قَدَّرْتَ لي مِنْ شَرِ وَ تُحَذِرُنِي مِنْهُ فَاصْرِفْهُ عنِّى يَا حَىُّ يَا قَيّومُ يَا مَنْ قَامَتْ السَّموات والأَرْضُ بأمرو يَا مَنْ يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ الأَبِإِذْنِهِ يَا مَنْ أَمْرة إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كن فَيَكُونُ ، فَسُبْحَنَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ (سُبْحَانَ اللَّهِ الْقَادِرِالقَاهِرِ الْقَوِي العَزِيزِ الْجَبَّارِ الْحَىِّ الْقَيَومِ بِلَا مُعِينِ وَلَا ظَهِيرٍ برحْمَتِكَ أَسْتَغِيثُ ـ ثَلَاثًا ) اللَّهُمَّ هَذَا الدُّعَاءُ وَمِنْكَ الْإِجَابَةُ وهَذَا الْجُهْدُ مِنِي وَعَلَيْكَ التكلانُ ( وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلا بِاللَّهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ ـ ثَلَاثًا ) وَالْحَمْدُ لِلَّهِ أَوَّلًَ وَآخِرًا وَظَاهِرًا وَبَاطِنًا وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَأَصْحَابِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَسَلَّمَ تَسليمًا كثيرًا أَثِيرًا دَائِمَا أَبَدًا إِلَى يَوْمِ الدِّينِ وَحَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالِمينَ وَصَلى الله عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ عدَدَ مَا وَسعَه علم الله إنتهي الحزب السيفي للإمام علي كرم الله وجهه


Hizbü’s-Seyf – Hz Ali (r.a.) Kılıç Duası

HiZBÜSSEYFi

Bismillahirrahmenirrahim

ve    sallallahu    ala    mevlana    muhammedin    ve    ala    elihi    vesahbihi    ve    selleme    allahümme    inni    ügadimü    ileyke    beyne    yedeykülli    nefsin        velemhatin    ve    tarfetin    yatrifü    bihe    ehlüssemavaati    ve    ehlül    ardi    ve    külli    şeyin    hüve    fi    ilmike    kainin    evgad    kane    ügadimü    ileyke    beyne    yedey    zelike    küllihi
Bismillahirrahmenirrahim
allahümme    entallahül    melikül    haaggül    mübinül    gadimül    müteazzizü    bil    azamati    vel    kibriyai    elmünferidü    bil    bagail    hayyul    kayumul    gadirul    muktedirul    cebbarul    gahherullezi    la    ilahe    ille    ente    (3    kulhü)    ente    rabbi    ve    ene    abdüke    amiltü    süen    ve    zalemtü    nefsi    vagtereftü    bizenbi    fagfirli    zünübi    küllehe    feinnehü    la    yağfiruzünübe    ille    ente        ya    ğafuru    ya    şekürü    ya    halimu    ya    kerimu    ya    saburu    ya    rahimu    allahümme    inni    ahmedüke    ve    entel    mahmudu    ve    ente    lilhamdi    ehlün    ve    eşkürüke    ve    entel    meşkürü    ve    ente    lişşükri    ehlün    ala    me    hassasteni    bihi    min    mevehibir    regaibi    ve    evsalte    ileyye    min    fadza    ili    ilis    sanaii    ve    evleyteni    bihi    min    ihsanike    ve    bevve´teni    bihi    min    mezannetis    sıdgi    indeke    ve    enelteni    bihi    min    minenikel    vasileti    ileyye    ve    ahsente    bihi    ileyye    külli    vagtin    min    def´il    beliyyeti    anni    vettevfiki    li        velicabeti    liduai    hiyne    ünedike    daiyen    ve    ünecike    rağiben    ve    ed´uke    mütedzarrian    safiyen    zarian    ve    hiyne    ercüke    raciyen    fe    ecidüke    kafiyen    ve    elüzübike    fil    mevatini    küllihe    fekün    li    veli    ihvani    küllihim    caren    haziren    hafiyyen    beren    veliyyen    fil    umuri    küllihe    naziren    ve    alel    a´dai    küllihim    nasiren    velil    hateye    vezzünibi    küllihe    ğafiren    veliluyubi    küllihe    setiren elem    a´dem    avneke    ve    birike    ve    hayreke ve    izzeke    ve    ihsaneke    tarfete    aynin münzü    enzelteni    derel    ihtibari vel    fikri    vel    iğtibari    litenzure    ma    ügadimü    lidaril    hulidi    velgarari    velmügameti    ma    al    ahyari    fe    ene    abdüke    fecalni        (ya    rabbi  3    defa)    atigake    ya    ilahi    mevlaye    hallisni    ve    ehli    ve    ihvani    küllihim    minennari    ve    min    cemi    il    medzarri        vel    mazalli    vel    mesaibi    vel    meaibi    ven    nevaibi    vellevazimi    vel    hümümilleti    gad    severetni    fihel    gumumi    bimearizi    esnafil    belai    ve    duribi    cehdilgazai    ilehi    la    ezkürüminke    illel    cemile    velem    era    minke    illettafzile    hayrüke    li    şemilün    ve    sunike    li    kamilün    velütfüke    li    kafilun    ve    birruke    li    gamirun    ve    fadzlüke    alleyye    daimün    mütevatirun    ve    niamüke    indi    müttesilatün    lem    tuhfirli    civari    ve    emente    havfi    ve    saddakte    racei    ve    haggagte    emeli    ve    sahebteni    fi    esfari    ve    ekremteni    fi    ahdzari    ve    afeyte    emradzi    ve    şefeyte    evsabi    ve    ahsente    müngalebi    vemesveye    velem    tüşemit    bi    a´dai    ve    hussadi    ve    rameyte    men    ramani    bisüin    ve    kefeyteni    şerre    men    adani    fe    ene    eselüke    ya    allahül    ene    en    tedfea    anni    keydel    hasidine    ve    zulmez    zalimine    ve    şerrel    muanidine    vahmini    ve    ehli    ve    ihvani    küllehüm    tahte    süredigati        izzike    ya    ekremel        ekremine    ve    baid    beyni    ve    beyne    a´dai    keme    beadte    beynel    meşrigi    vel    mağribi    vahtef    ebsarehüm    anni    binuri    gudsike        vadzreb    rigabehüm    bicelali    mecdike    vagt´a                    e´anagahüm    bisetavati    gahrike    ve    ehlikhüm    ve    demmirhüm    tedmiren        keme    defa´te        keydel    hussadi    an    enbiyaike    ve    dzarabte    rigabel    cebabireti        li    esfiyaike    ve    hatefte    ebsarel    a´dai        an    evliyaike    vegatate    a´nagel        ekasireti        lietgiyaike    ve    ehlektel    ferainete        ve    demmerted    decacilete    lihavassikel    mugarrebine    ve    ibadikes    salihine.   
(ya    giyasel    müstagisine    egisni)    (3    defa)
ala    cemii    a´daike    fehamdi    leke    ya    ilahi    vasibun    ve    senai    aleyke    mütevatirün    daiben    daimen    mineddehri    bielvanit    tesbihi    vettakdisi    vesunufil    lugati    medihati    ve    esnafit    tenzihi    halisen    lizikrike    ve    merziyyen    leke    binasiit    tahmidi    vettemcidi    ve    halisit    tevhidi    veihlsit    tegarrübi    vettakribi    vettefridi    ve    imhazit    temcidi    bitulit    teabbudi    vetta´didi    lem    tüan    fi    gudretike    velem    tüşerek    fi    üluhiyetike    velem    tulem    leke    mahiyyetün    feteküne    lileşyail    muhtelifeti    mücenisen    velem    tüayen    iz    hubiset    eleşyaü    alel    azaimil    muhtelifeti    vela    haregat    elevhamü    hücübel    guyubi    ileyke    fa´tegidu        minke    mahduden    fi    mecdi    azamatike    la    yabluğuke    bu´dül    himemi    vela    yenalüke    gavsül    fitani    vela    yentehi    ileyke    basaru    nazirin    fi    mecdi    cebarituker    tefeat    an    sifatil    mahlugine    sifatu    gudretike    ve    ala    an    zikriz    zekirine    kibriyaü    azamatike    fela    yentagisu    me    eradte    enyezdede    vela    yezdadü    me    eradte    enyentegise    la    ehade    şehideke    hiyne    fetartel    halge    vela    nidde    vela    zidde    hazereke    hiyne    bere´ten    nüfüse    kellet    elsünü    an    tefsiri    sifatike    ven    hasaret    el    ugulü    an    künhi    mi´rifatike    ve    sifatike    ve    keyfe    yusefü    künhü    sifatike    ya    rabbi    ve    entallahül    melikül    cebbarul    guddüsül    ezeliyyüllezi    lem    yezel    vela    yezalü    ezelliyyen    bagiyen    ebeden    sermediyyen    daimen    fil    guyyubi    (vahdeke    la    şerike    leke)    (3    defa)            leyse    fihe    ahedün    gayreke    velem    yekün    ilehün    sivake    haret        fi    bihari    behai    melekütike    amigatü mezehibit    tefekküri    ve    tevezeat    elmülükü    liheybetike    ve    anet    elvücuhu    bizilletil    istikaneti    liizzetike    vengade    külli    şeyin    ligudretike    vehazeat    leker    rigabü    ve    kelle    düne    zelike    tahbirül    lügati    ve    zalle    hünaliket    tedbirü    fi    sıfatin    fi    tesarifissıfati    femen    tefekkere    fi    inşaikel    bedii    vesenaiker    rafii    ve    teammege    fi    zelike    racea    tarfühü    ileyhi    hasien    hasiren    ve    aglühü    mebhüten    tefekkürühü    mütehayyiren    esiren.        allahüme    lekel    hamdü    hamden    kesiren    daimen        mütevaliyen    mütevatiren    mütezaifen    müttesian    müttesigan    yedümu    veyetezaafu    vela    yebidu    gayre    mefgudin    fil    meleküti    vela    metmusin    fil    mealimi        vela    müntegasin    fil    irfani    felekel    hamdü    ala    mekarimikelletti    la    tühsa    ve    niamikelleti    latüstagse    filleyli    ize    edberi    vessubhi    ize    esfere    vefil    berri    vel    bihari    vel    gudivvi    vel    asali    vel    aşiyyi        vel    ibkari    vezzahireti    vel    eshari    vefi    külli    cüzin    min    eczail    leyli    vennehar    .    allahümme    lekel    hamdü    bitevfigike    gad    ehzartenin    necate    ve    cealteni    minke    fi    vilayetil    ismeti    felem    ebrah    fi    sübügi    neamaike    ve    tetebui    elaike    mahrusen    bike    firreddi    vel    imtinai    ve    mahfuzen    bike    fil    meneati    veddifei    anni.    allahümme    inni    ahmedüke    iz    lem    tükellifni    fevga    tagati    velem    terdza    minni    ille    taati    ve    radziyte    minni    min    taatike    ve    ibadetike    düne    istideati    ve    egalle    min    vüsi        ve    magdireti    feinneke    entellahül    melikül    haggullezi    la    ilahe    illa    ente    lem    tegib    vela    tegibu    anke    gaibetün    vela    tehfa    aleyke    hafiyetün    velen    tezille    anke    fi    zulemil    hafiyyeti    dzalletün    innema    emrüke    ize    eradte    şeyen    en    tegule    lehü    kün    feyekün    (    3    kulhü)        allahümme    lekel    hamdü    hamden    kesiren    daimen    misle    ma    hamedte    bihi    nefseke    ve    ezafe    ma    hamedeke    bihil    hamidüne    ve    sebbehake    bihil    müsebbihune    ve    meccedeke    bihik    mümeccidüne    ve    kebbereke        bihil    mükebbirune    ve    helleleke    bihil    mühellilüne    ve    gaddeseke        bihil    mügaddisune    vevahhedeke    bihil    müvahhaidüne    ve    azzemeke    bihil    müazzimune    vestağfereke    bihil    müstağfirune    hatte    yeküne    leke    minni    vahdi    fi    külli    tarfeti    aynin    ve    egalle    min    zelike    mislü    hamdi    cemiil    hamidine    ve    tevhidi    esnafil    müvahhaidine    vel    mühlasine    ve    tagdisi    ecnasil    arifine    vesenai    cemiil    mühalliline    vel    müsalline    vel    müsabbihine    ve    misle    ma    ente    bihi    alimun    ve    ente    mahmudun    ve    mahbubun    ve    mahcubun    min    cemii    halgike    küllihim    minel    hayavanati    vel    beraye    vel    enam.    ilahi    eselüke    bimesailike    ve    ergabu    ileyke    bike    fi    berekati    ma    entagdeni    bihi    min    hamdike    ve    veffagteni    lehü    min    şükrike    ve    temcidi    leke    fema    eysere    me    kellefteni    bihi    min    haggike    ve    agzeme    ma    veadteni    bihi    min    neamaike    ve    mezidil    hayri    ale    şükrikebtede    teni    binniami    fadzlen    ve    tavlen    ve    emerteni    bişükri    haggen    ve    adlen    veveadteni    aleyhi    edzafen    ve    meziden    ve    eateydeni    min    rizgike    vesian    kesiran    ihtiyren    ve    rizen    ve    seelteni    anhüb    şükren    yesiran.    lekel    hamdü    allahümme    alleyye    iz    necceyteni    ve    afeyteni    birahmetike    min    cehdil    belai    ve    derkiş    şegai    velem    tüslimeni    lisüi    gazaike    ve    belaike    ve    cealte    melbesiyel    afiyete    ve    evleytenil    bestete    verrehae    ve    şereate    li    eysere    gasdi        vedzeafte    li    eşrefel    gasdi    mea    ma    abedteni    bihi    min    mehaccetis    şerifeti    ve    beşşerteni    bihi    mined    derecetil    aliyyetir    rafiati    vestafeyteni    bieazemin    nebiyyine    daveten    ve    eftalihim    şefeaten    ve    erfaihim    dereceten    ve    egrabihim    menzileten    ve    evzahihim    hücceten    muhammedin    sallahü    alleyhi    veale    elihi    veseleme    veale    cemiil    enbiyai    velmürselin    ve    eshabihit    tayyibinet    tahirine    (3    külhü)    allahüme    salli    ala    muhammedin    veala    eli    muhammedin    vagfirli    veli    ehli    veli    ihveni    küllihim    mele    yeseuhu    ille    magfiretüke    vele    yemhaguhu    ille    afvüke    vela    yükafirühu    ille    tecavuzuke    ve    fazlüke    ve    hibli    fi    yevmi    heze    veleyleti    hezihi    ve    saati    hezihi    ve    şehri    heze    ve    seneti    hezihi    yakinen    sadigan    yühevvinü    aleyye    mesaibed    dünya    vel    ahireti    ve    ehzenehüme    ve    yüşevviguni    ileyke    ve    yurağğibuni    fi    me    indeke    vektüb    li    indekel    mağfirete    ve    belliğnil    keramete    min    indeke    ve    evziğni    şükre    me    enamte    bihi    aleyye    feinneke    entellahüllezi    la    ilahe    illa    entel    va    hidül    ehadür    rafiul    bediul    mübdiul    muidus    semiul    alimul    lezi    leyse    li    emrike    medfeun    vela    an    gadzaike    mümteneun    ve    eşhedüenekke    rabbi    ve    rabbü    külli    sşeyin    fatirus    semavati    velerdzi    alimül    gaibi    veşşehadetil    alliyyül    kebirul    müteali    (3    kulhü)    allahümme    inni    eselükes    sebete    fil    emri    vel    azimete    alar    rüşdi    veş    şükri    ala    niamike    ve    eselüke    husne    ibadetike    ve    eselüke    min    hayrin    külli    ma    talamu    ve    euzü    bike    min    şerri    külli    ma    talamu    ve    estagfiruke    min    şerri    külli    ma    talamu    inneke    ente    allamul    guyubi    ve    eselüke    li    veliehli    veliihvani    küllihim    emnen    ve    euzu    bike    min    cevri    külli    cairin    ve    mekri    külli    makirin    ve    zulmi    külli    zalimin    ve    sihri    külli    sahirin    ve    bagğyi    külli    bağin    ve    hasedi    külli    hasidin    ve    gadri    külli    gadirin    ve    keydi    külli    kayidin    ve    adevati    külli    aduvvin    ve    ta´ni    külli    tainin    ve    gadhi    külli    gadihin    ve    hiyeli    külli    mütehayyilin    ve    şamatati    külli    şamitin    ve    keşhi    külli    kaşihin.    allahümme    bike    asülü    alel    a´dai    vel    kuranai    ve    iyyake    ercü    vilayetel    ehibbai    vel    evliyai    vel    gurabai    felekel    hamdü    ala    mele    estatiu    ihsaehu        vela    ta´didehü    min    avaidi    fadzlike    ve    avarifi    rizgike    ve    elvani    ma    evleyteni    bihi    min    irfadike    ve    keramike    fe    inneke    entallahüllezi    la    ilahe    illa    entel    faşi    fil    halgi    hamdükel    basitü    bil    cüdi    yeduke    la    tuzaddü    fi    hükmike    vela    tünezeu    fi    emrike    ve    sultanike    ve    mülkike    vela    tüşarekü    fi    rububiyyetike    vela    tüzahamü    fi    haligatike    temlikü    minel    enami    ma    teşeu    vela    yamliküne    minke    ille    ma    türidü.    allahümme    entallahül    mün    imul    mütefadzzilül    gadirul    muktedirul    gahirul    mugaddesü    tereddeytü    bil    mecdi    vel    behai    veteazzemte    bil    izzeti    vel    alai    vete    ezzerte    bil    azameti    vel    kibriai    (3    kulhü)    vetegaşşeyte    bilnuri    vezziyai    vetecellelte    bil    mehabeti    vel    behai    lekel    mennül    gadimü    vessultanüs    şemihu    ve    mülkül    bezihu    velcudül    vesiu    vel    gudretül    kemiletü    vel    hikmetül    beliğatü    vel    izzetüş    şemiletü    felekel    hamdü    ala    me    cealteni    min    ümeti    muhammedin    sallalahu    aleyhi    veseleme    ve    ala    elihi    vehüve    efdalü    beni    edeme    aleyhisselamüllezine    kerremtehüm    ve    hameltehüm    fil    berri    vel    bahri    ve    rezagtehüm    minettayyibeti    ve    fadzzeltehüm    ala    kesirin    min    halgike    tafdzilen    vehalagteni    semian    basiran    sahihan    seviyyen    salimen    muafen    velem    teşğalni    binuksanin    fi    bedeni    an    taatike    vela    biafetin    fi    cevarihi    vela    ahetin    fi    nefsi    vela    fi    agli    velem tem    na´ni    kerameteke    iyyaye    vehusne    saniike    indi    ve    fazle    menaihike    ledeyye    vena´maike    aleyye    entellezi    evsa´te    aleyye    fiddünya    rizgan    ve    fazzalteni    ala    kesirin    min    ehlihe    tafzilen    fecealte    li    seman    yesmau    eyetike    ve    aglen    yefhemü    imeneke    ve    basaran    yera    gudreteke    ve    füeden    yağrifu    azameteke    ve    galben    yağtegidu    tevhideke    fe    ini    lifadzlike    aleyye    şahidun    hamidun    şakirun    veleke    nefsi    şakiretün    ve    bihaggike    alleyye    şahidetün    ve    eşhedü    enneke    hayyun    gable    külli    hayyin    ve    hayyun    bağde    külli    hayyin    ve    hayyun    bağde    külli    meyyitin    ve    hayyun    lem    teris    elhayate    min    hayyin    velem    tagtá    hayreke    ani    fi    külli    vagtin    velem    tagtá        racei    velem    tünzil    bi    ugubetin    nigami    velem    tuğayyir    aleyye    veseigan    niami    velem    temna    anni    degaigel    isemi    felev    lem    ezkür    min    ihsaneke    ve    inamike    aleyye    ille    afveke    anni    vettevfige    li    vel    isticabete    li    duai    hiyne    rafağtu    savti    bi    duaike    ve    tahmidike    ve    tevhidike    ve    temcidike    ve    tehlilike    ve    tekbirike    ve    tağzimkike    ve    ille    fi    tagdirike    halgi    hine    savverteni    fe    ahsente    sureti    ve    ille    fi    gismetil    erzegi    hine    gaddertehe    li    lekene    fi    zelike    me    yeşgalü    fikri    an    cehdi    fekeyfe    ize    fekkertü    finni    amil    izemilleti    etegallebü    fihe    vela    eblugu    şukre    şeyin    min    he    felekelhamdu    adede    me    hafizehü    ilmüke    ve    cera    bihi    galemüke    ve    nefeze    bihi    hükmüke    fi    halgüke    ve    adede    me    ve    siadhü    rahmetüke    min    cemii    halgüke    ve    adede    me    ehatet    bihi    gudretüke    ve    edzafe    me    testevcibühü    min    cemii    halgüke.    allahümme    inni    mugirun    binimetike    aleyye    fetemmim    ihsaneke    ileyye    fi    me    bagiye    min    umri    bi    ağzeme    ve    etemme    ve    ekmele    ve    ahsene    mimme    ahsente    ileyye    fi    me    medza    minhü    birahmetike    ya    erhamerrahimin.    allahümme    inni    eselüke    ve    etevesellü    ileyyke    bi    tevhidike    ve    temcidike    ve    tahmidike    ve    tehlilike    ve    tekbirike    ve    tesbihike    ve    kemelike    ve    tedbirike    ve    tağzimike    ve    tagdisike    ve    nurike    ve    ra´fetike    ve    rahmetike    ve    ilmike    ve    hilmike    ve    uluvike    ve    gararike    ve    fadzlike    ve    celalike    ve    menike    ve    kemelike    ve    kibriyaike    ve    sultanike    ve    gudretike    ve    ihsanike    ve    imtinanike    ve    cemalike    ve    behaike    ve    bürhanike    ve    gufranike    ve    nebiyyike    ve    veliyyike    ve    itretihit    tahiriyne    en    tüsalliye    ala    seyyidine    muhammedin    ve    ala    sairi    ihvanihil    enbiyai    vel    mürseline    ve    enle    tahrimeni    rifdeke    ve    fadzleke    ve    cemaleke    ve    celaleke    ve    fevaide    kerametike    fe    innehü    la    tagt´terike    li    kesreti    me    gad    neşerte    minel    ataye    avaigul    buhli    vela    yungisu    cüdeke    tagsiru    fi    şükri    nigmetike    vela    tünfidu    hazaineke    mevahibukel    müttesiatü    vela    tüessiru    fi    cüdikel    azimi    minehükel    fe    igatül    celiletül    cemiletül    esiletü    vela    tehafü    zayme    imlagin    fetükdi    vela    yelhaguke    havfü    udmin    feyüngise    min    cüdike    feyzu    fazlike    inneke    ala    me    tesau    gadirun    ve    bil    icabetü    cedirun.    allahümmerzukni    galben    haşien    hadzien    dzarian    ve    aynen    bekiyeten    ve    bedenen    sahihen    sabiren    ve    yakinen    sadigan    bilhaggi    sadian    ve    tevbeten    nesuhan    ve    lisanen    zakiren    ve    hamiden    ve    imanen    sahihen    ve    rizgen    helalen    tayyiben    vesian    ve    ilmen    nefian    ve    veleden    salihan    ve    sahiben    müvefigan    ve    sinnen    tavilen    bil    hayri    müştegilen    bil    ibadeti    haliseti    ve    hulugan    hasenen    ve    amelen    salihan    mütegabbelen    ve    tevbeten    magbuleten    ve    dereceten    rafiaten    vemreeten    mümineten    taieten    allahümme    la    tünsini    zikreke    vela    tüvellini    gayreke    vela    tüemmini    mekreke    vela    tekşif    anni    setreke        vela    tüknitni    min    rahmetike        vela    tübidni    min    kenefike    ve    civarike    ve    eizni    min    suhtike    ve    gazabike    vela    tüeyyisni    min    rahmetike    ve    ravhike    ve    kün    li    veli    ehli    veli    ihvani    küllihim    enisen    min    külli    ravatin    ve    havfin    ve    haşyetin    ve    vahşetin    ve    gurbetin        vagsimni    min    küllihelketin        ve    neccini    min    külli    beliyyetin    ve    afetin    ve    ahetin        ve    gussatin    ve    mihnetin    ve    zelzeletin    ve    şiddetin    ve    ihanetin    ve    zilletin    ve    galebetin    ve    gilletin    ve    cuin    ve    ateşin    ve    fagrin    ve    fagatin    ve    dzigin    ve    fitnetin    ve    vebain    ve    belain    ve    garegin    ve    hargin    ve    bergin    ve    sergin    ve    harin    ve    berdin    ve    nehbin    ve    gayin    ve    dzalalin    ve    dzaletin    ve    hemmetin    ve    zelelin    ve    hataye    ve    hemin    ve    gamin    ve    meshin    ve    hasfin    ve    gazfin    ve    halletin    ve    illetin    ve    meradzin    ve    cununin    ve    cuzamin    ve    berasin    ve    felacin    ve    basurin    ve    selesin    ve    nagsin    ve    heleketin    ve    fadzihetin    ve    gabihatin    fiddareyni    inneke    la    tuhliful    mi    ad.    allahümme erfeani    vela    teza´ni    vedfeanni    vela    tedfeani    ve    atini    vela    tahrimni    ve    zidni    vela    tüngisni    verhamni    vela    tuazzibni    ve    ferric    hemmi    vekşif    gammi    ve    ehlik    aduvvi    vensurni    vela    tahzulni    ve    ekrimni    vela    tuhinni    vesturni    vela    tefzahni    ve    esirni    vela    tü´sir    aleyye    vahfezini    vela    tüzayyi´ni    fe    inneke    ala    külli    şeyin    gadirun    ya    agdarel    gadiriyne    veya    esraal    hasibine    ve    sallahu    alla    seyidine    muhammedin    ve    elihi    ve    selleme    ecmaine    ya    zel    celali    vel    ikrami    allahümme    ente    emertene    bi    duaike    ve    veadtene    bi    icabetike    ve    gad    deavneke    keme    emertene    fe    ecibne    kema    ve    adtene        ya    zel    celali    vel    ikrami    inneke    la    tuhliful    miad    allahümme    ma    gadderte    li    min    hayrin    ve    şeratü    fihi    bitevfigike    ve    teysirike    fe    temmimhü    li    biahsenil    vücuhi    külli    he    ve    esvabihe    esfehe    fe    inneke    ala    ma    teşeü    gadirun    ve    bil    icabeti    cedirun    nigmel    mevla    ve    nigmen    nasiru    veme    gadderte    li    min    şerin    ve    tuhaziruni    min    hü    ve    esrifhu    anni    ya    hayyu    ya    kayyumu    ya    men    gamet    essemavetü    vel    erzu    bi    emrihi    ya    men    yumsikus    semae    entegaa    alel    ardzi    ille    bi    iznihi    ya    men    emruhu    iza    erade    şeyen    enyagule    lehu    kunfeyekun.    fesubhanellezi    biyedihi    melekütü    külli    şeyin    ve    ileyhi    türceun    (subhanallahil    gadiril    gahiril    gaviyyil    azizil    cebbaril    hayyil    gayyumi    bile    muiynin    vela    zahirin    birahmetike    estagisu    3    defa)    allahümme    hezedduaü    ve    minkel    icabetü    ve    hezel    cuhdü    minni    ve    aleyket    tuklanü    (vela    havle    vela    guvvete    illa    billa    hil    aliyyil    azim    3    defa)    velhamdülillahi    evvelen    ve    ahiren    ve    zahiren    ve    batinen    ve    sallallahu    ala    seyyidine    muhammedin    ve    elihi    ve    eshabihit    tayyibinet    tahirine    ve    selleme    teslimen    kesiran    esiren    daimen    ebeden    ila    yevmiddin    ve    hasbunallahi    ve    nigmel    vekilu    velhamdülillahi    rabbil    alemine    ve    sallallahu    ala    seyyidine    muhammedin    veala    elihi    fi    külli    lamhatin    ve    nefesin    adede    me    vesiahu    ilmullah.

   
intehe    Hizbüsseyfiyyu


lil    imami    Aliyyin    keremallahe vechehü 
Veysel Karani hazretlerine ait münacat


بِسْـــــمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيـمِ
اِلهِى اَنْتَ رَبِّى وَ اَنَا الْعَبْدُ وَ اَنْتَ الْخَالِقُ وَ انَا الْمَخْلُوقُ
وَ اَنْتَ الرَّزَّاقُ وَ اَنَا الْمَرْزُوقُ وَ اَنْتَ الْمَالِكُ وَ اَنَا الْمَمْلُوك
وَ اَنْتَ الْعَزِيزُ وَ اَنَا الذَّلِيلُ وَ اَنْتَ الْغَنِىُّ وَ اَنَا الْفَقِيرُ
وَ اَنْتَ الْحَىُّ وَ اَنَا الْمَيِّتُ وَ اَنْتَ الْبَاقِى وَ اَنَا الْفَانِى

وَ اَنْتَ الْكَرِيمُ وَ اَنَا اللَّئِيمُ وَ اَنْتَ الْمُحْسِنُ وَ اَنَا الْمُسِئُ
وَ اَنْتَ الْغَفُورُ وَ اَنَا الْمُذْنِبُ وَ اَنْتَ الْعَظِيمُ وَ اَنَا الْحَقِيرُ

وَ اَنْتَ الْقَوِىُّ وَ اَنَا الضَّعِيفُ وَ اَنْتَ الْمُعْطِى وَ اَنَا السَّائِلُ
وَ اَنْتَ اْلاَمِينُ وَ اَنَا الْخَا ئِفُ وَ اَنْتَ الْجَوَّادُ وَ اَنَا الْمِسْكِينُ
وَ اَنْتَ الْمُجِيبُ وَ اَنَا الدَّاعِى وَ اَنْتَ الشَّافِى وَ اَنَا الْمَرِيضُ
فَاغْفِرْلِى ذُنُوبِى وَ تَجَاوَزْ عَنِّى وَ اشْفِ اَمْرَاضِى يَا اَللَّهُ يَا كَافِى
يَا رَبُّ يَا وَافِى يَا رَحِيمُ يَا شَافِى يَا كَرِيمُ يَا مُعَافِى
فَاعْفُ عَنِّى مِنْ كُلِّ ذَنْبٍ وَ عَافِنِى مِنْ كُلِّ دَآءٍ وَارْضَ عَنِّى اَبَدًا

بِرَحْمَتِكَ يَآ اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
وَ اَخِرُ دَعْوَيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Okunuşu:

Bismillahirrahmanirrahiym
Mevlaye entel mevla ve enel abdü ve hel yerhamül abde illel mevla. Mevlaye mevlaye.
Entel aziyzü ve enez zelilü ve hel yerhamüz zelile illel aziyz. Mevlaye mevlaye. Entel haliku ve enel mahluku ve hel yerhamül mahluka illel haliku. Mevlaye mevlaye. Entel
mu’tıy ve enes saliü ve hel yerhamüs saile illel mu’tıy. Mevlaye mevlaye. Entel müğıysü
ve enel müsteğıysü ve hel yerhamül müsteğıyse illel müğıys. Mevlaye mevlaye. Entel bakıy ve enel fani ve hel yerhamül faniye illel bakıy. Mevlaye mevlaye. Ented daimü ve enez zailü ve hel yerhamüz zaile illed daim. Mevlaye mevlaye. Entel kebiyru ve enes sağıyru ve hel yerhamüs sağıyra illel kebir. Mevlaye mevlaye. Entel hayyü ve enel meyyitü ve hel yerhamül meyyite illel hayyü. Mevlaye mevlaye. Entel kaviyyü ve ened daıyfü ve hel yerhamüd daıyfe illel kaviyyü. Mevlaye mevlaye. Entel malikü ve enel memlukü ve hel yerhamül memluke illel malik. Mevlaye mevlaye. Entel ğaniyyü ve enel fakiyru ve hel yerhamül fakıyra illel ğaniyyü.

Anlamı:

Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla
Ya ilahi! Rabbim Sensin! Çünkü ben abdim. Nefsimin terbiyesinden acizim. Demek beni terbiye eden Sensin! Hem Sensin Halık! Çünkü ben mahlukum; yapılıyorum. Hem Rezzak Sensin! Çünkü ben rızka muhtacım; elim yetişmiyor. Demek beni yapan ve rızkımı veren sensin. Hem Sensin Malik! Çünkü ben memlukum. Benden başkası bende tasarruf ediyor. Demek Malikimiz Sensin. Hem Sen Azizsin! İzzet ve azamet sahibisin! Ben zilletime bakıyorum; üstümde bir izzet cilveleri var. Demek Senin izzetinin ayinesiyiz. Hem Sensin Ganiyyi Mutlak! Çünkü ben fakirim. Fakrımın eline yetişmediği bir gına veriliyor. Demek gani Sensin, veren Sensin. Hem Sen Hayyı Baki’sin! Çünkü ben ölüyorum. Ölmemde ve dirilmemde, bir daimi hayat verici cilvesini görürüm. Hem Sen
Bakisin! Çünkü ben, fena ve zevalimde, Senin devam ve bekanı görüyorum. Hem Sen Kerimsin, umulmadık yerden ihsan edensin. Çünkü ben nankör ve cimriyim bu kadar nimetlerin şükrünü eda edemiyorum, Senin rızan dairesinde sarf etmiyorum. Hem Sen
Muhsin’sin bütün iyilikler, güzellikler Sendendir, Senden gelir. Çünkü ben kötülük ve günahlara mazharım, suç ve kabahatim çoktur. Hem Sen Gafur’sun, günahları bağışlayansın. Çünkü ben günahlardan kurtulamıyorum, mağfiretin olmazsa kim beni bağışlar, suçlarımı affeder?! Hem Sen Azim’sin, azamet sahibisin. Çünkü ben hakirim, Sen olmazsan bir hiçim, hiçbir şeref ve değere sahip değilim. Hem Sen Kavi’sin, her şeye gücün yeter. Çünkü be zaifim, Senin yardımın olmazsa hiçbir şeye gücüm yetmez. Hem cevap veren, atiyye veren Sensin! Çünkü biz umum mevcudat, kali ve hali dillerimizle daimi bağırıp istiyoruz; niyaz edip yalvarıyoruz. Arzularımız yerlerine geliyor; maksudlarımız veriliyor. Demek bize veren Sensin. Hem Sen Emin’sin. Çünkü ben korkuyorum, ancak Seninle emniyet bulurum. Kalplere huzur, akıllara güven veren Sensin, Sana korku arız olmaz. Hem Sen Cevad’sın, cömertsin. Çünkü ben ihsanına muhtacım, Sen ise bol bol verensin, atıyyen bitmez hazinen tükenmez, hem Sen dualara
icabet eden Mücib’sin. Çünkü dua edip yardıma muhtaç olan benim. Kabul buyurmazsan hangi kapı var gideyim. Hem Sen Şafisin, bütün maddi manevi hastalıklara şifa verensin. Çünkü ben hastayım, türlü türlü illet ve hastalıklara mübtelayım işte Sen günahlarımı mağfiret et, suçlarımı bağışla, her türlü hastalığıma şifa ver, Ya Allah, ya Kafi, ya Vafi, ya Rahim, ya Şafi, ya Kerim, ya Muafi! Beni, ana babamı, hizmeti Kuraniyye ve imaniyyede sadık arkadaşlarımı, Üstadım Said Nursi’yi (r.a.) affına mazhar kıl. Her gün günahtan beni affeyle, her hastalıktan bana şifa ve afiyet ver. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi erhamürrahimin, rahmetinle benden ve onlardan ebediyyen razı ol. Hamd olsun Alemlerin Rabbi olan Allah’a.

HiZBÜL BAHR
Seyyid Hasan Eş Şâzilî

Hizbul Bahr Li Raşidiye
Hizbul Bahr Li Raşidiye

حزب البحر للإمام الشاذلي حزب البحر
لسيدي أبو الحسن الشاذلي رضي الله عنه

اللَّهُمَّ يا عليُّ يا عظيمُ يا حليمُ يا عليمُ  أنت ربي وعلمُكَ حسبي  فنعمَ الربُّ ربي ونعمَ الحسْبُ حَسبي  تنصرُ من تشاء وأنت العزيزُ الرحيمُ  نسألُكَ العِصمةَ في الحركاتِ والسَّـكنَـاتِ والكلماتِ والإراداتِ والخَطَراتِ من الشكوكِ والظُّنونِ والأوهـام السـاترةِ للقلوبِ عن مُطالعةِ الغيوب  فقدِ ابْتُلِيَ الْمُؤْمِنُونَ وَزُلْزِلُوا زِلْزَالًا شَدِيدًا  وَإِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ مَّا وَعَدَنَا اللَّهُ وَرَسُولُهُ إِلَّا غُرُورًا

فَثَبِّتنا وانصرنا وسَخِّرْ لنا هذا البحرَ كما سخَّرْتَ البحرَ لموسى  وسخَّرْتَ النارَ لإبراهيمَ  وسخَّرْتَ الجبال والحديد لداودَ  وسخَّرت الرِّيحَ والشياطينَ والجنَّ لسليمانَ  وسخِّر لنا كلَّ بحرٍ هو لك في الأرض و السماء والملكِ والملكوتِ  وبحرَ الدنيا وبحرَ الآخرةِ  وسخِّرْ لنا كلَّ شيء يا من بيده ملكوتُ كلِّ شيءٍ

كهيعص
كهيعص
كهيعص

اُنصرنا فإنك خير الناصرين  وافتح لنا فإنك خيرُ الفاتحين  واغفر لنا فإنك خير الغافرين  وارحمْنا فإنك خيرُ الراحمين  وارزقنا فإنك خيرُ الرازقين  واهدِنا ونجّنا من القومِ الظالمين  وهبْ لنا ريحاً طيّبةً كما هي في علمك  وانشرها علينا من خزائِنِ رحمتِك  واحْمِلنا بها حمل الكرامةِ مع السلامةِ والعافيةِ في الدين والدنيا والآخرةِ  إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

اللهم يسِّر لنا أمورنا مع الراحةِ لقلوبِنَا وأبدانِنا  والسلامةِ والعافيةِ في ديننا ودُنْيانا  وكن لنا صاحباً في سفرِنا  وخليفةً في أهلنا  واطْمِس على وجُوهِ أعدائِنَا وامسخْهُم على مكانَتِهم فلا يستطيعون المُضِي ولا المجيء إلينا

وَلَوْ نَشَاءُ لَطَمَسْنَا عَلَى أَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَأَنَّى يُبْصِرُونَ  وَلَوْ نَشَاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلَى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ

يس  وَالْقُرْآنِ الْحَكِيمِ  إِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ  عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ  تَنزِيلَ الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ  لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّا أُنذِرَ آبَاؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ  لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلَى أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ  إِنَّا جَعَلْنَا فِي أَعْنَاقِهِمْ أَغْلَالًا فَهِيَ إِلَى الْأَذْقَانِ فَهُم مُّقْمَحُونَ  وَجَعَلْنَا مِن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ

شاهَت الوجوهُ
شاهَت الوجوهُ
شاهَت الوجوهُ
وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيِّ الْقَيُّومِ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا
طس  حم  عسق
مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ  بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ

حم
حم
حم
حم
حم
حم
حم

حُمَّ الأمرُ وجاء النصرُ فعلينا لا يُنصرون

حم  تَنزِيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ  غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَدِيدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّوْلِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ إِلَيْهِ الْمَصِيرُ

بِسْمِ اللَّهِ بابُنا

تَبَارَكَ حيطانُنا

يس سقفُنا

كهيعص كِفايتُنا

حم  عسق حمـايتنـا

فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

سِترُ العرشِ مسبولٌ علينا  وعينُ اللهِ ناظرةٌ إلينا  بحول الله لا يقدرُ علينا

وَاللَّهُ مِن وَرَائِهِم مُّحِيطٌ  بَلْ هُوَ قُرْآنٌ مَّجِيدٌ  فِي لَوْحٍ مَّحْفُوظٍ

فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

إِنَّ وَلِيِّيَ اللَّهُ الَّذِي نَزَّلَ الْكِتَابَ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ

إِنَّ وَلِيِّيَ اللَّهُ الَّذِي نَزَّلَ الْكِتَابَ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ

إِنَّ وَلِيِّيَ اللَّهُ الَّذِي نَزَّلَ الْكِتَابَ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ

حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

بسم الله الذي لا يضرُّ مع اسمه شيءٌ في الأرض ولا في السماء وهو السميع العليم

بسم الله الذي لا يضرُّ مع اسمه شيءٌ في الأرض ولا في السماء وهو السميع العليم

بسم الله الذي لا يضرُّ مع اسمه شيءٌ في الأرض ولا في السماء وهو السميع العليم

ولا حول ولا قوَّة إلا بالله العلي العظيم

ولا حول ولا قوَّة إلا بالله العلي العظيم

ولا حول ولا قوَّة إلا بالله العلي العظيم






Hizbul Bahr

Seyyid Hasan Eş Şâzilî



الحزب البحر

يَا عليُّ يَا عَظيمُ يَا حَليْمُ يَا عَليْمُ أَنْتَ رَبِّي وَعِلْمُكَ حَسْبي فَنِعْمَ الرَّبُّ رَبِّي وَنِعْمَ الحَسْبُ حَسْبي . تَنْصُرُ مَنْ تَشاءُ وَأنتَ العَزيزُ الرَّحِيْمُ . نَسْأَلُكَ العِصْمَةَ في الحَرَكَاتِ وَالسَّكَناتِ وَالكَلِمَاتِ وَالإِراداتِ وَالخَطَراتِ مِنَ الشُّكوكِ وَالظُّنونِ وَالأوْهَامِ السَّاتِرَةِ لِلقُلوبِ عَنْ مُطالَعَةِ الغُيُوبِ . فَقَدِ اِبتُلِيَ المُؤمِنُونَ وَزُلزلوا زِلْزالاً . شَدِيداً وَإذْ يَقولُ المُنافِقونَ وَالذينَ في قُلوبِهِمْ مَرَضٌ مَا وَعَدَنا الله وَرَسُولُهُ إلا غُروراً . فَثَبِّتنا وانْصُرنا وَسَخِّرْ لَنَا هذا البَحْرَ كَما سَخَّرْتَ البَحْرَ لِموسَى . وسَخَّرْتَ النَّارَ لإبْراهيمَ وسخَّرتَ الجِبَالَ وَالحَدِيْدَ لِداوودَ . وَسَخَّرتَ الرِّيْحَ وَالشَّيَاطِينَ وَالجِنَّ لِسُليمانَ وَسَخِّرْ لَنَا كُلَّ بَحرٍ هُو لَكَ في الأرضِ وَالسَّماءِ وَالمُلْكِ وَالمَلَكوتِ وَبَحرَ الدُّنيا والآخِرَةِ . وَسَخِّرْ لَنَا كُلَّ شَيءِ يَا مَنْ بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيءِ . كهيعص . كهيعص . كهيعص . انْصُرْنا فَإِنَّكَ خَيْرُ النَّاصِرينَ . وَافتَحْ لَنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الفاتِحينَ. وَاغْفِرْ لَنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الغافرينَ . وَارْحَمْنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الرَّاحِمينَ . وَارْزُقْنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الرَّازقينَ . وَاهْدِنا وَنَجِّنا مِنَ القَوْمِ الظَّالِمينَ . وَهَبْ لَنا ريْحاً طَيِّبةً كَما هيَ في عِلْمِكَ وانْشُرها عَلَيْنا مِنْ خَزآئِنِ رَحْمَتِكَ . وَاحْمِلْنا بِها حَمْلَ الكرامِةِ مَعَ السَّلامةِ وَالعافِيَةِ في الدِّيْنِ وَالدُّنيَا وَالآخِرةِ إنَّكَ عَلى كُلِّ شَيءٍ قَديرٌ . اللَّهُمَّ يَسِّرْ لَنا أُمُورَنَا مَعَ الراحَةِ لقُلُوبِنَا وَأبْدانِنَا وَالسَّلامَةِ وَالعَافِيَةِ في دِيْنِنَا وَدُنْيانَا وَكُنْ لنا صَاحِبَاً في سَفَرِنَا وَخَليفَةً ِفي أهْلِنَا واطْمِسْ عَلى وُجوْهِ أعْدآئِنَا وَامْسَخْهُمْ عَلى مَكانَتِهِم فَلا يَسْتطيعونَ المُضِيَّ وَلا المَجيءَ إِلَيْنا . وَلَوْ نَشَاءُ لَطَمَسْنا عَلى أَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقوا الصِّراطَ فأنَّى يُبْصِرُون . وَلَوْ نَشَاءُ لَمَسَخْناهُم عَلَى مَكانَتِهِمْ فَما اسْتَطَاعُوا مُضِياً وَلا يَرْجِعونَ . يس . وَالقُرآنِ الحَكيْمِ . إِنَّكَ لَمِنَ المُرْسَلينَ . عَلى صِرَاطٍ مُستَقِيمٍ . تَنْزيْلَ العَزيْزِ الرَّحيْمِ . لِتُنْذِرَ قَوْمَاً مآ أُنْذِرَ آباؤهُمْ فَهُمْ غافِلونَ . لَقَدْ حَقَّ القَوْلُ عَلى أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لا يُؤمِنونَ . إِنَّا جَعَلْنا في أعْناقِهِمْ أغلالاً فَهيَ إِلى الأَذْقانِ فَهُمْ مُقْمَحونَ . وَجَعَلْنا مِنْ بَيْنِ أيْديهِمْ سَدّاً وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدّاً فَأغْشَيْنهُم فَهُمْ لا يُبْصِرونَ . شَاهَتِ الوجُوهُ شَاهَتِ الوجُوهُ شَاهَتِ الوجُوهُ وَعَنَتِ الوُجوهُ للحَيِّ القَيّومِ . وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْماً طس طسم حمعسق . مَرَجَ البَحْرَيْنِ يَلْتَقِيانِ بَيْنَهُما بَرْزَخٌ لا يَبْغِيانِ حم حم حم حم حم حم حم . حُمَّ الأمرُ وَجَآءَ النَّصْرُ فَعَلَيْنا لا يُنْصَرونَ حم تَنْزيْلُ الكِتابِ مِنَ اللهِ العَزيْزِ العَليمِ غَافِرِ الذَّنْبِ وَقابِلِ التَّوْبِ شَديدِ العِقابِ ذِي الطَّوْلِ لا إلَهَ إلاّ هُوَ إِلَيْهِ المَصِيْرُ . (بِسْمِ اللهِ بَابُنا . تَبَارَكَ حِيطَانُنا . يس سَقْفُنا . كهيعص كِفايَتُنا حمعسق حِمايَتُنا فَسَيَكْفيكهُمُ الله وَهُو السَميعُ العليْمُ – ثلاثاً) ( سِتْرُ العَرْشِ مَسْبُولٌ عَلَيْنَا وَعَيْنُ اللهِ ناظِرَةٌ إِليْنَا بِحَوْلِ اللهِ لا يُقْدَرُ عَلَيْنا وَاللهُ مِنْ وَرَآئِهمْ مُحيْطٌ . بَل هُوَ قُرآنٌ مَجِيدٌ . في لَوحٍ مَحْفُوظٍ . فَاللهُ خَيْرٌ حَافِظَاً وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِميْنَ – ثلاثاً ) ( إِنَّ وَليِّيَ اللهُ الذيْ نَزَّلَ الكِتابَ وَهُوَ يتَولَّى الصَّالِحيْنَ – ثلاثاً ) (حَسْبِيَ اللهُ لا إلَهَ إلا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ العَرْشِ العَظِيمِ – ثلاثاً) ( بِسْمِ اللهِ الَّذِيْ لا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيءٌ في الأَرْضِ وَلا في السَمَآءِ وَهوَ السَميعُ العَليْمُ – ثلاثاً )  ( وَلا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إلاَّ بِاللهِ العَليِّ العَظِيمِ –  ثلاثاً )

Okunuşu:

Bismillahirrahmanirrahim…
Allahümme ya aliyyü, ya azıymü, ya alim.
Ente rabbi veılmüke hasbi.
Fe nı’mer rabbü ve nı’mel hasbü hasbi.
Tensuru men teşaü ve entel azizür rahıym.
Nes’elükel ısmete fil
Harekati ves sekenati vel kelimati vel iradati vel hatarati minez zünıni ves şükuki vel evhamis satırati lil kulubi an müteatil ğuyub.
Fe kadibtü liyel mü’minune ve zülzilu zilzalen şadida.
Ve iz yakulül münafiküne fi kulunihim merudün ma veadenallahü ve rasulühu illa ğurura.
Fe sebbitna vensurna ve sahhir lena hazel bahra kema sahhartel bahra
Li musa ve saharten nara li ibrahime ve sahhartel cibale vel hadide li davude ve sahhater riha veş şeyatıyne vel cinne li süleymane ve sahhir külle bahrin hüve leke fil ardı ves semai vel mülki vel melekuti ve bahred dünya ve bahral ahırati ve sahhir lena külle şey’in ya men bi Yedihi melekutü külli şey’in
kaf ha ya ayn sad  kaf ha ya ayn sad  kaf ha ya ayn sad
Ünsurna fe inneke hayrun nasirin
Veftah lena fe inneke hayrul fatihıyn.
Vağfir lena fe inneke hayrul ğafirin.
Verhamna fe inneke hayrur rahımin.
Verzukna fe inneke hayrur razikıyn.
Veehdina ve neccina minel kavmiz zalimin.
Ve hablena rıyhan teyyibeten kema hiye fi ılmike venşurha Aleyna min hazaini rahmetike vahmilna biha hamlel kerameti meas selameti vel afiyeti fid dini ved dünya vel ahirati inneke ala külli şey’in kadir.
Allahümme yessir lena ümuruna mearrahati li kulubina ve ebdanina ves selamati vel afiyeti fi dinina ve dünyana.
Ve kün lena sahiben fi seferina ve halifeten fi ehlina vatmis ala vücuhi adaina vemsah hüm ala
Mekanetihim fe la vücuhi adaina vemsah hüm ala
Mekanetihim fe la yestetıy’unel mudıy’e lel mecie ileyna ve lev neşaü letamesna ala a’yünihim festebekus sırate fe yübsırun.
Ve lev neşaü lemesahnahüm ala mekanetihim fe mestetaü mudiyyen ve la yerciun.
Yasin vel kur’anil hakim inneke leminel mürseline ala müstekıym.
Tenzilel azızir rahim.
Li tünzira kavmen ma ünzira abaühüm fe hüm ğafilün.
Le kad hakkal kavlü alal ekserihim fe hüm la yü’minune inna cealna fi anakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fe hüm mukmehun.
Ve cealna min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fe hüm la yübsirun.Şahetil vücuh (3 kez tekrar edilecek)
Ve anetik vücuhü lil hayyil kayyum.
Ve kad habe men hamele zulme.
Ta Sin Mim.
Ha Mim.
Hummel emru ve caen nasru fealeyna la yünsarun.
Ha mim tenzilül kitabi minellahil azızil alim.
Ğafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ıkab.
Zittavli la ilahe illa hu ileyhil masıyr.
Bismillahi babüna tebareke hıytanüna yasin sakfüna kaf ha ayn sad kifayetüna, ha mim ayn sin kaf hımayetüna,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim.
Sitrul arşi mesbulün aleyne ve aynüllahi nazıratün ileyna bi havlillahi la yukderu alyne vellahü min veraihim muhıyt.
Bel hüve kur’anün mecid,fi levhım mafuz
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve sallellahü ala seyyidina muhammedin ve alihi ve sahbihi ve selleme teslimen vel hamdü lillahi rabbil alemin.

Anlamı:

Bismillahirrahmanirrahim
Ey yüce, ey azamet sahibi, ey halim ve ey bilen! Sen
benim rabbimsin ve senin ilmin bana yeter. Ne güzel rabdir
benim rabbim. Ve ne güzeldir bana yeten! Dilediğine yardım
edersin, sen, üstünsün ve merhamet sahibisin. Hareketlerde,
duruşlarda, sözlerde, isteklerde, akla gelebilen ve kalpleri
gaipleri mütala etmekten alıkoyup perdeleyen vehim, zan ve
şüphe gibi düşüncelerde senden masumiyet ve koruma
istiyoruz. “şüphesiz müminler sınandılar ve şiddetli bir
sarsıntı geçirdiler. O zaman münafıklar ve kalplerinde
hastalık bulunanlar şöyle diyorlardı: Allah ve rasulü bize
aldanmadan başka bir şey vaat etmedi.” Bize sebat ver, bize
yardım et ve Musa’ya denizi, İbrahim’e ateşi, Davud’a dağları
ve demiri, Süleyman’a rüzgarı ve cinleri musahhar kıldığın
gibi bu denizi de bize musahhar kıl. Yerde ve gökte, mülkte
ve melekutta olan senin bütün denizlerini, dünya ve ahiret
denizlerini bize musahhar kıl. Ey her şeyin melekutu elinde
olan her şeyi bize musahhar kıl. Kaf. Ha. Ya. Ayn. Sad. [3 defa]
bize yardım et, çünkü sen yardım edenlerin en
hayırlısısın. Bize fetih ver, çünkü sen fethedenlerin en
hayırlısısın. Bizi bağışla, çünkü sen bağışlayanların en
hayırlısısın. Bize merhamet et, çünkü sen merhamet
edenlerin en hayırlısısın. Bizi rızıklandır, çünkü sen rızk
verenlerin en hayırlısısın. Bize hidayet ver, bizi zalim
topluluktan kurtar. İlminde olduğu gibi bize tertemiz bir rüzgar
ver. Onu rahmetinin hazinelerinden üzerimize yay, bizi
onunla şerefli, din, dünya ve ahiret bakımından selametli ve
afiyette olan kimseler olarak taşı. Çünkü senin her şeye
gücün yeter. Allah’ım! Kalplerimizin ve bedenlerimizin
selameti, dinimizin ve dünyamızın selamet ve afiyeti ile
birlikte işlerimizi bize kolaylaştır. Yolculuğumuzda bize
yoldaş ve ailemiz arasında vekilimiz ol. Düşmanlarımızın
gözlerini bize karşı körelt. Onları oldukları yerde başka şekle
sok. Artık yürüyemesinler, bize gelemesinler. “Dilesek
onların gözlerini büsbütün kör ederdik. O zaman doğru yolu
bulmaya koşuşurlar, ama nasıl göreceklerdi. Eğer dilesek
oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileriye
gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye!” “Yasin.
Hikmet dolu Kur’an hakkı için. Sen şüphesiz
Rasullerdensin. Sen şüphesiz rasullerdensin ataları
uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir
toplumu uyarman için indirilmiştir. Andolsun ki onların çoğu
gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman
etmiyorlar. Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O
halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları
yukarı kalkıktır. Önlerinden bir set ve arkalarından bir set
çektik de onları kapattık, artık göremezler.” Yüzler bakar [3 defa]
Yüzler, daima diri ve her şey üzerinde kaim olana boyun eğer. Zulüm taşıyan hüsrana uğramıştır. Ta-Sin.
Ha Mim. Ayn Sin Kaf. Buluşmak üzere iki denizi salı verdi.
Aralarında bir engel vardır, birbirlerine karışmazlar. Hamim.
Hamim. Hamim. Hamim. Hamim. Hamim. Hamim. İş kızıştı
ve yardım geldi. Artık bize üstünlük kuramazlar. Hamim.
Kitabın indirilmesi üstün ve bilen Allah tarafındandır. O
günahları bağışlayan, tövbeleri kabul eden ve cezası şiddetli
olandır. Sınırsız kudret sahibidir. O’ndan başka ilah yoktur.
Dönüş ancak O’nadır. “Bismillah” kapımız, “tebareke”
duvarımız, “yasin” çatımız, “Kaf Ha Ya Ayn Sad” kifayetimiz
(yeter bize), Ha Mim Ayn Sin Kaf himayemizdir. Onlara karşı
Allah sana yetecektir. O, işitendir, bilendir. [3 defa].
Arşın örtüsü üzerimize serilmiştir. Allah’ın gözü bize bakıyor (gözetimindeyiz).
Allah’ın kudretiyle bize güç yetiremeyeceklerdir. Allah, onları ötelerinden kuşatmıştır.
Bilakis o, ulu bir Kur’andır. Levh-i mahfuzdadır. Allah en iyi koruyandır.
O, merhamet edenlerin en iyisidir. Benim velim Kitabı indiren Allah’dır ve salihleri veli edinir. [3 defa]
Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. O’na tevekkül ettim.
O, büyük arşın Rabbidir. [3 defa]
Yerde ve göklerde ismiyle beraber hiçbir şeyin zarar vermediği Allah’ın ismiyle.
O, işitendir, bilendir. [3 defa ]
Yüce ve azamet sahibi olan Allah’dan başka güç ve kudret kaynağı yoktur. [3 defa]
Efendimiz Muhammed’e, ehl-i beytine ve ashabına salat ve selam olsun. Alemlerin rabbi olan Allah’a hamdolsun. AMİN…
Salat al-Tibbiyya


اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ

Allāhumma ṣalli ʿalā Sayyidinā Muḥammadin ṭibbi l-qulūbi wa dawā’iha, wa ʿāfiyati l-abdāni wa shifā’iha, wa nūri l-abṣāri wa ḍiyā’iha, wa ʿalā ālihi wa ṣaḥbihi wa sallim.


Salat al-Maşişiyya
ibni Beşişe Rahimehullaah  Bilal Habeşi'nin...




اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مَنْ مِنْهُ انْشَقَّتِ الْأَسْرَارُ ❁ وَانْفَلَقَتِ الْأَنْوَارُ ❁ وَفِيهِ ارْتَقَتِ الْحقَائِقُ ❁ وَتَنَزَّلَتْ عُلُومُ آدَمَ فَأَعْجَزَ الْخَلَائِقِ ❁ وَلَهُ تَضَاءَلَتِ الْفُهُومُ فَلَمْ يُدْرِكْهُ مِنَّا سَابِقٌ وَلَا لَاحِقٌ ❁ فَرِيَاضُ الْمَلَكُوتِ بِزَهْرِ جَمَالِهِ مُونِقَةٌ ❁ وَحِيَاضُ الْجَبَرُوتِ بِفَيْضِ أَنْوَارِهِ مُتَدَفِّقَةٌ ❁ وَلَا شَيْءَ إِلَّا وَهُوَ بِهِ مَنُوطٌ❁ إِذْ لَوْلَا الْوَاسِطَةُ لَذَهَبَ كَمَا قِيلَ الْمَوْسُوطُ ❁ صَلَاةً تَلِيقُ بِكَ مِنْكَ إِلَيْهِ كَمَا هُوَ أَهْلُهُ ❁ اَللَّهُمَّ إِنَّهُ سِرُّكَ الْجَامِعُ الدَّالُّ عَلَيْكَ ❁ وَحِجَابُكَ الْأَعْظَمُ الْقَائِمُ لَكَ بَيْنَ يَدَيْكَ ❁ اَللَّهُمَّ أَلْحِقْنِي بِنَسَبِهِ ❁ وَحَقِّقْنِي بِحَسَبِهِ ❁ وَعَرِّفْنِي إِيَّاهُ مَعْرِفَةً أَسْلَمُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْجَهْلِ ❁ وَأَكْرَعُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْفَضْلِ ❁ وَاحْمِلْنِي عَلىٰ سَبِيلِهِ إِلَىٰ حَضْرَتِكَ ❁ حَمْلًا مَحْفُوفًا بِنُصْرَتِكَ ❁ وَاقْذِفْ بِي عَلَى الْبَاطِلِ فَأَدْمَغَهُ ❁ وَزُجَّ بِي فِي بِحَارِ الْأَحَدِيَّةِ ❁ وَانْشُلْنِي مِنْ أَوْحَالِ التَّوْحِيدِ ❁ وَأَغْرِقْنِي فِي عَيْنِ بَحْرِ الْوَحْدَةِ ❁ حَتَّىٰ لَا أَرَىٰ وَلَا أَسْمَعَ وَلَا أَجِدَ وَلَا أُحِسَّ إِلَّا بِهَا ❁ وَاجْعَلِ الْحِجَابَ الْأَعْظَمَ حَيَاةَ رُوحِي ❁ وَرُوحَهُ سِرَّ حَقِيقَتِي ❁ وَحَقِيقَتَهُ جَامِعَ عَوَالِمِي بِتَحْقِيقِ الْحَقِّ الْأَوَّلِ ❁ يَا أَوَّلُ يَا آخِرُ يَا ظَاهِرُ يَا بَاطِنُ ❁ اِسْمَعْ نِدآئِي بِمَا سَمِعْتَ بِهِ نِدَآءَ عَبْدِكَ زَكَرِيَّا ❁ وَانْصُرْنِي بِكَ لَكَ ❁ وَأَيِّدْنِي بِكَ لَكَ ❁ وَاجْمَعْ بَيْنِي وَبَيْنَكَ ❁ وَحُلْ بَيْنِي وَبَيْنَ غَيْرِكَ ❁

الله الله الله


إِنَّ الَّذِي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْآنَ لَرَادُّكَ إِلَىٰ مَعَادٍ ❁ (28:85)
رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا ❁ (18:10)
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁ (33:56)
Salat al-Maşişiyya

Allâhümme salli alâ men minhün şeqqatil esrâru venfeleqatil envâru ve fîhirteqatil haqâiqu ve tenezzelet ulûmu âdeme fea'cezel halâiqa ve lehû tedâeletil fühûmü felem yüdrikhü minnâ sâbiqun ve lâ lâhiqun feriyâdul melekûti bizehri cemâlihî mûniqatün ve hıyâdul ceberûti bi feydı envârihî mütedeffiqatün ve lâ şey-e illâ ve hüve bihî menûtun iz levlel vâsitatü lezehebe kemâ qîlel mevsûtu salâten telîqu bike minke ileyhi kemâ hüve ehlüh. Allâhümme innehû sirrukel câmiuddâllu aleyke ve hicâbukel a'zamul qâimu leke beyne yedeyk. Allâhümme elhıqnî binesebihî ve haqqiqnî bi hasebihî ve arrifnî iyyâhü ma'rifeten eslemu bihâ min mevâridil cehli ve ekrau bihâ min mevâridil fadli vahmilnî alâ sebîlihî ilâ hadratike hamlen mahfûfen bi nusratike vaqzif bî alel bâtıli fe-edmeğahü vezücce bî fî bihâril ehadiyyeti venşulnî min evhâlittevhîdi ve eğriqnî fî ayni bahril vahdeti hattâ lâ erâ velâ esmeu velâ ecide velâ uhisse illâ bihâ vec-alil hicâbel a'zame hayâte rûhî ve rûhahû sirra haqîqatî ve haqîqatehû câmia avâlimî bitahqîqil haqqil evveli yâ evvelu yâ âhiru yâ zâhiru yâ bâtın. İsma' nidâî bimâ semi'te bihî nidâe abdike zekeriyyâ vensurnî bike leke ve eyyidnî bike leke vecma' beynî ve beyneke ve hul beynî ve beyne ğayrike Allâh Allâh Allâh. İnnellezî ferada aleykel qur-âne lerâddüke ilâ meâdin rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşedâ. İnnallâhe ve melâiketehû yusallûne alennebiyy, yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ. 

RAŞiT TUNCA

BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA
Raşit Tunca

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik

BOARD KISAYOLLARI

ALLAH

Allah



BAYRAK

TC.Bayrak



WEB-TUNCA


Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi




GALATASARAY

G A L A T A S A R A Y


FENERBAHÇE


F E N E R B A H C E


BEŞiKTAŞ

B E Ş i K T A Ş


TRABZONSPOR

T R A B Z O N S P O R


MiLLi TAKIM

M i L L i T A K I M


ETKiNLiKLERiMiZ


“Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al”
(Raşit Tunca)



MEVLANA'DAN

“ Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca, Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca, Hak intikamını, Kulunun Eliyle Alır da, Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."
(Hz. Mevlana)