MUHAMMED
BAYRAK
| Welcome, Guest |
|
You have to register before you can post on our site. |
| Forum Statistics |
» Members: 7 » Latest member: Muhammed » Forum threads: 5,258 » Forum posts: 5,849 Full Statistics |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
Irmak Arıcı Kimdir? Biyografisi
Irmak Arıcı (d. 17 Ekim 1995, İzmir, Türkiye), Türk şarkıcı ve söz yazarı.
"Irmak Arıcı, 31 Temmuz 1998 tarihinde Çankırı'da dünyaya geldi.
'Gece Gibi Gönlün' ve ardından Mustafa Ceceli ile düet yaptığı 'Mühür' şarkılarıyla tanındı. 'Mühür', müzik listelerinde 1. sıraya yerleşti.
Ceceli ile düet yaptığı 'Mühür' isimli parça ile dikkatleri üzerine çeken Irmak Arıcı, 2019 yılından bu yana müzik piyasalarında yer alıyor."
Gece Gibi Adam ve Yağmurum Ol gibi şarkılarıyla çıkış yakalamış genç şarkıcı Irmak Arıcı'nın mezun olduğu bölüm herkesi şaşırttı. Esas mesleğini yerine getirmeyen şarkıcının fakültesini başarıyla tamamlayıp diplomasını da aldığı öğrenildi. Asıl mesleğini yapmadığını belirten Irmak Arıcı'nın mesleği merak edildi. Peki Irmak Arıcı'nın asıl mesleği nedir? Irmak Arıcı kimdir? İşte detaylar...
"Gece Gibi Gönlün" ve ardından Mustafa Ceceli ile düet yaptığı "Mühür" şarkılarıyla tanınmıştır.[1][2] "Mühür", müzik listelerinde 1. sıraya yerleşmiştir.[3]
Müzik dünyasının genç ve yetenekli isimlerinden Irmak Arıcı, kısa sürede kariyerinde önemli bir noktaya geldi. Irmak Arıcı; ilk olarak kendi Youtube kanalı üzerinde ve beste, sözleri kendisine ait olan “gece gibi gönlün” şarkısı ile büyük bir çıkış yapmayı başardı.
26 yaşındaki Arıcı, bu müthiş yükselişin ardından Mustafa Ceceli ile birlikte seslendirmiş olduğu “Mühür” isimli şarkı ile 70 milyondan fazla izlenme oranına ulaştı.
Son olarak trafikte tartıştığı kişinin yüzüne tüküren son dönemlerin popüler şarkıcısı Irmak Arıcı, 'Olaydan sonra psikolojim bozuldu, sonrasında da kendimi ifade edemedim. İnsanlar da beni çok yanlış anladı bu yüzden' dedi.
Irmak Arıcı'nın sevenleri, hayatına dair bir detayın ortaya çıkmasıyla şaşkınlığa uğradı. Arıcı'nın asıl mesleği, müzik sektörüne çok uzak bir yerlerden çıktı...
Irmak Arıcı biyografisi içinde rastladığımız bir detay, Veterinerlik Fakültesi’nden mezun olması.
Mesleği aslen veterinerlik olan Arıcı; müziği ise zevk için yaptığını ifade ediyor.
Diskografi
Single'ları
2019 Gece Gibi Gönlün Zula Müzik 25 Mart 2019
Mühür (Mustafa Ceceli İle) DMC 10 Temmuz 2019
Mevzum Derin 15 Ekim 2019
2020 Bir Devir Bitti (Sinan Akçıl İle) Lets Menajerlik 21 Şubat 2020
Kula Bela DMC 27 Mart 2020
Gün Ağarmadan (Mustafa Ceceli İle) 12 Haziran 2020
Yağmurum Ol 8 Temmuz 2020
Mahşer (Taladro İle) 1 Ekim 2020
Söz Yaşları 23 Ekim 2020
2021 Güya 19 Mart 2021
Bizim Çocuklar (Mustafa Sandal, Eypio ve Derya Uluğ ile) 9 Haziran 2021
Yallah 16 Haziran 2021
Toparlanmam Lazım (Kerim Araz İle) 13 Temmuz 2021
Gözyaşlarım Saklılar (Taladro İle) 12 Ağustos 2021
Asık Suratım 5 Kasım 2021
2022 Yas (Doğanay Karadeniz İle) Mahzen Media 19 Mart 2022
Kim Haklı? DMC 29 Haziran 2022
Gönlümdeki Hain 23 Eylül 2022
Nasıl Olacak? 16 Aralık 2022
2023 Mesele (Ahmet Hatipoğlu İle) 18 Ocak 2023
Ölümlü Dünya 1 Şubat 2023
Ölümlü Dünya (Speed Up Versiyon)
Günahsızım (Nahide Babashlı İle) 29 Mart 2023
Canlı performansları
2021 Sonum Olur 19 Şubat 2021
Dönemem (Enes Yolcu İle) 29 Nisan 2021
2022 Akşam Olur Karanlığa Kalırsın 26 Aralık 2022
Diğer şarkıları
2017 Gece Gibi Gönlün (Şafak Ağun İle) 18 Kasım 2017
2018 Yorar (Rıdvan Tatlı İle) 16 Mayıs 2018
Seni Çok Seviyorum (Şafak Ağun İle) 6 Temmuz 2018
Kimin Koynunda Uyandın? (Şafak Ağun İle) 22 Temmuz 2018
2020 Kula Bela (Anıl Gültekin İle) 15 Nisan 2020
Beyaz Giyme 30 Mayıs 2020
Öyle Bir Yerdeyim Ki (Akustik) 2 Temmuz 2020
Gesi Bağları 10 Ağustos 2020
Kimin Koynunda Uyandın? (Akustik) 30 Ağustos 2020
Bip Bip (Irmak Arıcı'nın Karavan Günlükleri) 28 Eylül 2020
Zeytinyağlı Yiyemem Aman (Irmak Arıcı'nın Karavan Günlükleri) 13 Ekim 2020
Çalın Davulları (Cumhuriyet Bayramı Özel) 29 Ekim 2020
Ben Giderim Batum'a (Irmak Arıcı'nın Karavan Günlükleri) 20 Kasım 2020
İki Keklik (Irmak Arıcı'nın Karavan Günlükleri) 11 Aralık 2020
2021 Giresun'un İçinde (Irmak Arıcı'nın Karavan Günlükleri) 20 Ocak 2021
Çarşamba'yı Sel Aldı (Irmak Arıcı'nın Karavan Günlükleri) 7 Mayıs 2021
Hayalet Sevgilim (İrem Cover) (Irmak Arıcı'nın Karavan Günlükleri) 22 Mayıs 2021
Diğer çalışmaları
2019 Olmaz Olmaz Bu İş Olamaz Fikret Şeneş Şarkıları: Volume 2 4 Ekim 2019
Kaynak ve Dipnotlar
Wikipedia
Onedio
Karoglan Başağaçlı Raşit Anlatıyor
Forum Sayfası Nasıl Gezilir
Bilgilendirici Video
Son süreç ne kadar uzun dur? Allahu alem (Allah bilir)
Bismillahirrahmenirrahim
بِسْمِ ٱللَّهِ مَجْر۪ىٰهَا وَمُرْسَىٰهَآ ۚ إِنَّ رَبِّى لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
Bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ, inne rabbî le gafûrun rahîm.
Hz Nuh Aleyhisselam gemi'yi kaç senede inşa etti? ve azab ne zaman indi? her çiftten ikişer tane gemiye alınma.... süreç ne kadar uzun? tufan kopma hadisesi... ve sonunda geminin karaya inmesi ve. kurtuluş ve "Ümmetı necat" kurtulanlar zümresi....
Ya bu gün! Güneş'in batı dan doğması ile başlayacak olan süreç ve Hz Mehdi'nin "Ümmeti Necat" ı toplaması, ve bu döngüdeki tufan yani kıyamet' inde kopması! ve kurtulanar zümresinin yeni dünya'yı tekrar inşa etmesi de bir süreç. Ne kadar sürer Allahu alem! (Allah bilir) erken gelen çok beklemek durumunda kalır (kalabilir belki de), sonra gelenin de kurtulamama ihtmali var,
'Rabbinin alâmetlerinden biri geldiği gün, daha önce iman etmeyen yahut imanıyla hayır kazanmayan hiçbir kimseye o günkü imanı asla fayda vermez.' (Enam, 6/158) anıdır." (Buhari, Tefsir, 9, Rikak, 40)
ve erken gelip sabredemeyen "hani birşey olacağı yok" deyip geri dönenler kaybeder! ve öyleyse "karda sürünüyor olsanızda..." hadisi ile tufanlar başlayıp, kar fırtınaları başlayınca bile olsa, hala geç kalmış sayılmazsınız, hemen mehdiye doğru gidin O'nu ve yerini duyduysanız biliyorsanız hemen O'na yönelin.......
Hz Nuh'un gemi nedir bilmemesi ve Rabbine sormasi "Gemi nedir gemiyi nasıl yapayım" diye sorması
ve O'nunda(Rabbimizin de) "Bir tavuğun göğüs kemiğine bak yap" demesi
daha sonra da ora dan geçen ihtiyar bir kadının, Hz Nuh'a inanıp, tufan hakkında sorması, ve O'na yardım olarak tavuğunu vermesi, ve fakat o gün gelince, bu tavuk karşılığında, O'nu da gemiye almayı unutmaması için rica etmesi, buna rağmen Allah'ın Hz. Nuh'a O kadını gemiye almayı unutturması, ve sonra akla gelmesi, ve "Güvercin ve Zeytin Efsanesi" ve gemiye alınması unutulan zeytin ağacı ve, zeytin dalından bir dal, yapraklı zeytin koparıp gelimesi için, güvercin'in gönderilmesi, ve uçurularak gemiye alınan zeytin ağacı, ölmsüzlük ağacı ve, işte o unutulan, ve hatırlanınca, uçarak gemiye alınan "ilafihim" karısı (ismi, yahutta lakabı, "ilafihim" olan kadın), ve kureyş suresinde ismi geçen "ila fi him" manası "bu onun için" yani tavuğunu onun için feda eden kadının lakabı, ila fi him, yarı almancı, ya da ingiliz = "Him" , yarı arap.. Hüve>>Hüma >>Hüm (Him)>>> veya He>> Him >>She >>Herr
Son a kalanlardan olmayın, yoksa Hz Mehdi sizi de, uçurarak kurtarmak durumunda kalır, o da ancak 13 estağfirullah telefonunu kullanabilenlere mahsustur.....
Nûh -aleyhisselâm-, elli yaşındayken Cebrâîl -aleyhisselâm- geldi, Peygamberliğini bildirdi ve:
“Dermesil ve kavmine git; onlara tevhîd inancını teblîğ et!” dedi.
Hazret-i Nûh, ömrünün sonuna kadar tevhîd inancını teblîğ edeceğine dâir söz (mîsâk) verdi. Kur’ân-ı Kerîm’de buyrulur:
“Hani biz peygamberlerden (tebliğ vazifelerini yerine getirmeleri için) sağlam bir söz almıştık; Sen’den de, Nûh, İbrâhîm, Mûsâ ve Meryem oğlu Îsâ’dan da. (Evet) biz onlardan pek sağlam bir söz almıştık!” (el-Ahzâb, 7)
“And olsun, biz Nûh’u kavmine elçi gönderdik. (Nûh) Onlara: «Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. Allâh’tan başkasına tapmayın! Ben size (gelecek) elem verici bir günün azâbından korkuyorum!» (dedi.)” (Hûd, 25-26)
Nûh -aleyhisselâm- ilk zamanlar vazîfesini gizli olarak yerine getirdi, sonraları âşikâr teblîğ etmeye başladı. Gençliğinde herkesin sevgisini kazanmış bir zât olmasına rağmen teblîğe başlayınca durum değişti. Kendisine çok az kimse tâbî oldu.
Kavmin melîki olan Dermesil, Hazret-i Nûh’un bu teblîğ faâliyetinden haberdâr olunca, yanında bulunanlara:
“–O da kim?” dedi. Onlar da:
“–Bizim kavmimizden olduğu hâlde bize uymayan birisi... İsmi, Nûh bin Lâmek. Baştan akıllı idi. Sonradan aklını kaybetti. Kendisinin peygamber olduğunu söylüyor!” dediler. Ardından:
“–Putlara da karşı çıkıyor!” denince Dermesil, Hazret-i Nûh’u yanına çağırtarak:
“–Yazık sana! Sen bizim ilâhlarımızı inkâr mı ediyorsun?” diye azarladı.
Ayrıca, Hazret-i Nûh’un etrâfında fakirlerin olması sebebiyle onunla alay ediyorlardı. Kâfirler Nûh -aleyhisselâm-’a:
“«–Senin peşinden gidenler sıradan ve basit kimseler iken biz hiç sana inanır mıyız!» dediler.” (eş-Şuarâ, 111)
Hûd Suresi 31. Ayet
Ve lâ ekûlu lekum indî hazâinullâhi ve lâ a’lemul gaybe ve lâ ekûlu innî melekun ve lâ ekûlu lillezîne tezderî a’yunukum len yu’tiyehumullâhu hayrâ(hayren), allâhu a’lemu bimâ fî enfusihim, innî izen le minez zâlimîn(zâlimîne).
وَلَآ أَقُولُ لَكُمْ عِندِى خَزَآئِنُ ٱللَّهِ وَلَآ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ وَلَآ أَقُولُ إِنِّى مَلَكٌ وَلَآ أَقُولُ لِلَّذِينَ تَزْدَرِىٓ أَعْيُنُكُمْ لَن يُؤْتِيَهُمُ ٱللَّهُ خَيْرًا ۖ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا فِىٓ أَنفُسِهِمْ ۖ إِنِّىٓ إِذًا لَّمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ
Size ben, “Allah’ın hazineleri yanımdadır”, demiyorum; gaybı da bilmem. “Ben bir meleğim” de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, “Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez” de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zâlimlerden olurum.
Hûd Suresi 32. Ayet
Kâlû yâ nûhu kad câdeltenâ fe ekserte cidâlenâ fe’tinâ bi mâ teidunâ in kunte mines sâdikîn(sâdikîne).
قَالُوا۟ يَٰنُوحُ قَدْ جَٰدَلْتَنَا فَأَكْثَرْتَ جِدَٰلَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ
Dediler ki: “Ey Nûh! Bizimle tartıştın ve tartışmayı uzattın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi kendisiyle bizi tehdit ettiğin azabı getir.”
Hûd Suresi 33. Ayet
Kâle innemâ ye’tîkum bihillâhu in şâe ve mâ entum bi mu’cizîn(mu’cizîne).
قَالَ إِنَّمَا يَأْتِيكُم بِهِ ٱللَّهُ إِن شَآءَ وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ
Nûh dedi ki: “Onu size, dilerse ancak Allah getirir ve siz (Allah’ı) âciz bırakamazsınız.”
Hûd Suresi 34. Ayet
Ve lâ yenfeukum nushî in eredtu en ensaha lekum in kânallâhu yurîdu en yugviyekum, huve rabbukum ve ileyhi turceûn(turceûne).
وَلَا يَنفَعُكُمْ نُصْحِىٓ إِنْ أَرَدتُّ أَنْ أَنصَحَ لَكُمْ إِن كَانَ ٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يُغْوِيَكُمْ ۚ هُوَ رَبُّكُمْ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Ben size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizi azdırmak istemişse, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O’na döndürüleceksiniz.
Hûd Suresi 35. Ayet
Em yekûlûnefterâh(yekûlûnefterâhu), kul iniftereytuhu fe aleyye icrâmî ve ene berîun mimmâ tucrimûn(tucrimûne).
أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۖ قُلْ إِنِ ٱفْتَرَيْتُهُۥ فَعَلَىَّ إِجْرَامِى وَأَنَا۠ بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُجْرِمُونَ
(Ey Muhammed!) Yoksa “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana âittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım.”
Hûd Suresi 36. Ayet
Ve ûhiye ilâ nûhın ennehu len yu’mine min kavmike illâ men kad âmene fe lâ tebteis bi mâ kânû yef’alûn(yef’alûne).
وَأُوحِىَ إِلَىٰ نُوحٍ أَنَّهُۥ لَن يُؤْمِنَ مِن قَوْمِكَ إِلَّا مَن قَدْ ءَامَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ
Nûh’a vahyolundu ki: “Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O hâlde, onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı üzülme.”
Hûd Suresi 37. Ayet
Vasnaıl fulke bi a’yuninâ ve vahyinâ ve lâ tuhâtıbnî fîllezîne zalemû, innehum mugrekûn(mugrekûne).
وَٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ ۚ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ
“Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır.”
Hûd Suresi 38. Ayet
Ve yasneul fulke ve kullemâ merre aleyhi meleun min kavmihi sehırû minh(minhu), kâle in tesharû minnâ fe innâ nesharu minkum kemâ tesharûn(tesharûne).
وَيَصْنَعُ ٱلْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَيْهِ مَلَأٌ مِّن قَوْمِهِۦ سَخِرُوا۟ مِنْهُ ۚ قَالَ إِن تَسْخَرُوا۟ مِنَّا فَإِنَّا نَسْخَرُ مِنكُمْ كَمَا تَسْخَرُونَ
(Nûh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: “Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.”
Hûd Suresi 39. Ayet
Fe sevfe ta’lemûne men ye’tîhi azâbun yuhzîhi ve yehıllu aleyhi azâbun mukîm(mukîmun).
فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُّقِيمٌ
Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini, kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini ileride anlayacaksınız.
Hûd Suresi 40. Ayet
Hattâ izâ câe emrunâ ve fâret tennûru kulnâhmil fîhâ min kullin zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlu ve men âmen(âmene), ve mâ âmene meahû illâ kalîl(kalîlun).
حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ قُلْنَا ٱحْمِلْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ وَمَنْ ءَامَنَ ۚ وَمَآ ءَامَنَ مَعَهُۥٓ إِلَّا قَلِيلٌ
Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nûh’a dedik ki: “Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki âilen ile iman edenleri ona yükle.” Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.
Hûd Suresi 41. Ayet
Ve kâlerkebû fîhâ bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ, inne rabbî le gafûrun rahîm(rahîmun).
۞ وَقَالَ ٱرْكَبُوا۟ فِيهَا بِسْمِ ٱللَّهِ مَجْر۪ىٰهَا وَمُرْسَىٰهَآ ۚ إِنَّ رَبِّى لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
(Nûh), “Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” dedi.
Hûd Suresi 42. Ayet
Ve hiye tecrî bihim fî mevcin kel cibâli ve nâdâ nûhunibnehu ve kâne fî ma´zilin yâ buneyyerkeb meanâ ve lâ tekun meal kâfirîn(kâfirîne).
وَهِىَ تَجْرِى بِهِمْ فِى مَوْجٍ كَٱلْجِبَالِ وَنَادَىٰ نُوحٌ ٱبْنَهُۥ وَكَانَ فِى مَعْزِلٍ يَٰبُنَىَّ ٱرْكَب مَّعَنَا وَلَا تَكُن مَّعَ ٱلْكَٰفِرِينَ
Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi.
Hûd Suresi 43. Ayet
Kâle seâvî ilâ cebelin ya´sımunî minel mâ´(mâi) kâle lâ âsımel yevme min emrillâhi illâ men rahim(rahime), ve hâle beynehumal mevcu fe kâne minel mugrakîn(mugrakîne).
قَالَ سَـَٔاوِىٓ إِلَىٰ جَبَلٍ يَعْصِمُنِى مِنَ ٱلْمَآءِ ۚ قَالَ لَا عَاصِمَ ٱلْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ إِلَّا مَن رَّحِمَ ۚ وَحَالَ بَيْنَهُمَا ٱلْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُغْرَقِينَ
O, “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nûh, “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.
Hûd Suresi 44. Ayet
Ve kîle yâ ardubleî mâeki ve yâ semâu akliî ve gîdal mâu ve kudıyel emru vestevet alal cûdiyyi ve kîle bu´den lil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).
وَقِيلَ يَٰٓأَرْضُ ٱبْلَعِى مَآءَكِ وَيَٰسَمَآءُ أَقْلِعِى وَغِيضَ ٱلْمَآءُ وَقُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَٱسْتَوَتْ عَلَى ٱلْجُودِىِّ ۖ وَقِيلَ بُعْدًا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
“Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cûdî’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi.
Hûd Suresi 45. Ayet
Ve nâdâ nûhun rabbehu fe kâle rabbi innebnî min ehlî ve inne va´dekel hakku ve ente ahkemul hâkimîn(hâkimîne).
وَنَادَىٰ نُوحٌ رَّبَّهُۥ فَقَالَ رَبِّ إِنَّ ٱبْنِى مِنْ أَهْلِى وَإِنَّ وَعْدَكَ ٱلْحَقُّ وَأَنتَ أَحْكَمُ ٱلْحَٰكِمِينَ
Nûh, Rabbine seslenip şöyle dedi: “Rabbim! Şüphesiz oğlum da âilemdendir. Senin va’din elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”
Hûd Suresi 46. Ayet
Kâle yâ nûhu innehu leyse min ehlik(ehlike), innehu amelun gayru salih(salihin), fe lâ tes´elni mâ leyse leke bihî ilm(ilmun), innî eızuke en tekûne minel câhilîn(câhilîne).
قَالَ يَٰنُوحُ إِنَّهُۥ لَيْسَ مِنْ أَهْلِكَ ۖ إِنَّهُۥ عَمَلٌ غَيْرُ صَٰلِحٍ ۖ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ ۖ إِنِّىٓ أَعِظُكَ أَن تَكُونَ مِنَ ٱلْجَٰهِلِينَ
Allah, “Ey Nûh! O, asla senin âilenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” dedi.
Hûd Suresi 47. Ayet
Kâle rabbi innî eûzu bike en es´eleke mâ leyse lî bihî ilm(ilmun), ve illâ tagfirlî ve terhamnî ekun minel hâsirîn(hâsirîne).
قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِكَ أَنْ أَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ لِى بِهِۦ عِلْمٌ ۖ وَإِلَّا تَغْفِرْ لِى وَتَرْحَمْنِىٓ أَكُن مِّنَ ٱلْخَٰسِرِينَ
Nûh, “Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum” dedi.
Hûd Suresi 48. Ayet
Kîle yâ nûhuhbıt bi selâmin minnâ ve berekâtin aleyke ve alâ umemin mimmen meâk(meâke), ve umemun se numettiuhum summe yemessuhum minnâ azâbun elîm(elîmun).
قِيلَ يَٰنُوحُ ٱهْبِطْ بِسَلَٰمٍ مِّنَّا وَبَرَكَٰتٍ عَلَيْكَ وَعَلَىٰٓ أُمَمٍ مِّمَّن مَّعَكَ ۚ وَأُمَمٌ سَنُمَتِّعُهُمْ ثُمَّ يَمَسُّهُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ
Ona denildi ki: “Ey Nûh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki, biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine elem dolu bir azap dokunacak.”
Hûd Suresi 49. Ayet
Tilke min enbâil gaybi nûhîhâ ileyk(ileyke), mâ kunte ta´lemuhâ ente ve lâ kavmuke min kabli hâzâ, fasbır, innel âkıbete lil muttekîn(muttekîne).
تِلْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهَآ إِلَيْكَ ۖ مَا كُنتَ تَعْلَمُهَآ أَنتَ وَلَا قَوْمُكَ مِن قَبْلِ هَٰذَا ۖ فَٱصْبِرْ ۖ إِنَّ ٱلْعَٰقِبَةَ لِلْمُتَّقِينَ
İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O hâlde sabret. Çünkü (iyi) sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.
Bir Karoglan Makalesi
Raşit Tunca
Schrems, 01.04.2023
İlim ve Amellerin Faziletleri:
İlim ve Amellerin Fazileti: İlim, insanların manevi derecelerinin yükselmesine sebep olduğu gibi, göklerin ve yerin Rabbı olan Yüce Allah’ın sevgisini kazanmaya da vesile olur. Efendimizin (sav) “Alim mümin” alim olmayan müminden yedi yüz derece daha faziletlidir. Her derecenin arası, arz ile sema arası kadardır” buyurmaktadır. İlim sahipleri, insanlara peygamberlerin getirdiği ahkama göre yol gösterir. Bu yüzden halk. Daima alimlere muhtaçtır. Nitekim cennete, ehl-i cennete “Bir şeyler isteyin” denildiğinde onlar ne isteyeceklerini yine alimlerden öğreneceklerdir.
Muaz b. Cebel (ra) derki: İlim öğrenin zira Allah rızası için ilim öğrenmek nimet, ilim talep etmek saadet, ders okumak tesbih, ilim mubahsesi cihat, bilmeyene öğretmek sadakadır. Hasılı ilim imam, amel de ona tabi olan cemaat gibidir.
Öğrenilmesi farz olan ilim, Hakk’ı arayan kimseyi, Allah Teala’ya yaklaştırandır. İlimlerin en yükseği marifetullah (Hak bilgisi)’dir. Tam ve külli yakınlığı sağlayan ilim, süfiyyenin ilmidir. Tasavvuf yolunda kurtuluş arayanların evvela ilim öğrenip sonra sufilik yoluna girmeleri gerekir.
İlim iki çeşittir. Biri ilim-i ubudiyet, diğeri ilm-i rububiyettir. Kişi ilm-i ubudiyeti, yani sağlam inanç ve salih amel için gerekli olan din bilgisini öğrendikten sonra ilm-i rububiyet, yani tarikat tahsiline yönelir.
Zikir yolunu tutmak sevaba nail olmaya vesile olduğu gibi, nefs perdelerin kalkmasına da müessir olur.
Amellerin Fazileti:
Namazın Faziletleri:
Temizliğin altı derecesi vardır.
Namaz kılacak kimsenin azalarını, elbiselerini ve bulunduğu yeri her türlü pislikten temizlemesi Kötü huy ve sıfatlardan temizlenmek
Nefis kötü ahlaktan uzak tutmak
Kalbi kötü isteklerin kederlerinden arıtmak
Ruhu cehalet ve ayıplarından kurtarmak Sırrı masivadan uzaklaştırmak. Bu temizlik mertebesi nebilerin, kamil velilerin ve onların yolunda giden Salihlerin temizliğidir. Farz namazların fazileti hususunda Efendimizin (sav) şöyle buyurur:
“Allah Teala’nın insanlara farz kıldığı şeylerden kendi katında tevhidden sonra en sevimli olanı namazdır. Eğer Allah Teala katında namazdan daha efdal bir ibadet olsaydı, melekler onunla ibadet ederlerdi. Halbuki meleklerin kimisi rükuda, kimisi secdede, kimisi kuû ddadır.”
Teravih namazı; sünnet olup yirmi rekattır.
Ramazan ayında yatsı namazını müteakip kılınır. Efendimiz (sav) “Allah Teala size Ramazan gecesi namazın sünnet kılmıştır.” Buyurarak sünnet ve Allah rızasının sebep olduğunu belirtmiştir.
Teheccüd namazı, geceleyin bir miktar uyuduktan sonra kılınır. Uyumadan kılınan namaz teheccüd olmaz. Teheccüdün en güzel şekli önce iki rekat tahiyyetül-vudü kılınır. Bu iki rekatın ikisinde Fatiha’dan sonra Nisa suresinin 64. Ayeti ikincisinde yine Nisa suresinin 110. Ayeti okunur.
Sonra ilkinde Ayetel kürsü ikincisinde
Amenerrasulü okunan iki rekat namaz daha kılınır. Sonra da ikişer rekat olmak üzere on iki rekata tamamlanır. Teheccüd sekiz rekat kılınabileceği gibi yirmi, otuz, kırk, elli, rekata kadar kılınabilir.
Teheccüd namazını adab ve erkana riayet ederek kılana Allah Teala beşi dünyada, dördü ahirette olmak üzere dokuz ikramda bulunacaktır. Dünyadakiler, afetlerden korumak, kıldığı namazın eserinin yüzde görülme, salih kulların muhabbetine nail olmak, sadır olması ve iffet duygusudur. Ahirettekiler ise yüz aklığı, hesap kolaylığı, sıratı rahat geçmek, kitabının sağ elden verilmesi gibidir.
İşrak namazı, iki rekattır. Güneş iki mızrak yükseldikten sonra kılınır. Efendimizin (sav) “Bir kimse” sabah namazını cemaatle kıldıktan sonra oturup güneş doğuncaya kadar zikir ile meşgul olsa, güneş doğuncaya kadar iki rekat namaz kılsa bir nafile hac ve umre sevabına nail olur.” Buyuruyor.
Güneş doğarken, müstehab olan zikrullahtır. Çünkü bu değerli vakitte zikrullaha devam etmenin nefislerde büyük bir tesiri vardır.
Kuşluk namazı iki veya dört rekattan on iki rekata kadar kılınabilir. Kuşluk vaktinde dört rekat ile Allah Tealaya hatırlayan kişinin o günün akşamına kadar mekruhlardan uzaklaştıracağı rivayet edilir.
Evvabin namazı, altı rekattır. Akşamla yatsı arasında kılınır. Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur. “ Bir kimse akşam namazından sonra hiç konuşmadan altı rekat namaz kılarsa, o namaz on iki yıllık ibadete denk olur.”
Bu namazların haricinde Tesbih, istihare, Tevbe, Hacet, Regaib, Berat Gecesi, istika, yolcu, Küsuf namazları da anlatılmıştır.
Orucun Faziletleri:
Bakara suresinin 183. Ayetinin Allah Teala “sizden öncekilere farz kıldığı gibi oruç size de farz kılındı” buyuruyor. Ramazan ayı orucunun tutulması farzdır. Bu ayda bir tesbih diğer aylarda olan bin tesbihten daha faziletlidir, hayırlıdır. Hz. Peygamber (sav) buyurmuştur ki, “oruç tutan kimsenin iki sevinci vardır. Bir sevinmesi iftar vaktindedir. Bir sevinci de Rabbına kavuştuğu zamandır.”
Şevval ayında altı sonuç tutmak sevaptır. Zilhicceden dokuz gün, zilkadenin son günü ile birlikte oruç tutmak müstehabdır. Ramazan orucundan sonra Aşure günü orucunu diğer günlerde tutulan oruçların hiçbiri tercih edilmemiştir. Pazartesi ve Perşembe oruçlarda müstehabdır. Çünkü ameller Allah Teala’ya Pazartesi ve Perşembe günleri arz olunur.
Zekatın Faziletleri:
Efendimiz (sav) şöyle buyurmuşlardır. “Zekatı verilen mal helak olmaz. Zekat vermeyen kavminden Allah yağmuru alır. Mallarınızı zekatla koruyan, hastalıklarınızı sadaka ile tedavi edin” Müslüman’a yakışan çok mükafat olmak için bol bol sadaka vermektedir. Sadaka verirken minnet ve eziyetle verilmemesi gerekir. Yoksa dileyiciye güzele “Allah versin” diyerek göndermek, yaptığı iyiliği boşa çıkarmaktan daha iyidir. Emr-i bi’l maruf sadakadır. Nehyi anil-münker sadakadır. Zar hangi şeyi Allah rızası için sarf edersen elbette onunla memur olursun. Yani Allah onun ecir ve sevabını sona ihsan eyler.
Haccın Faziletleri:
Hz. Peygamber (sav) “ Bir kimse cima ve fısktan hazar ederek Kabe’yi ziyaret etse anasından doğduğu zamanki gibi günahından tertemiz olur” buyurmuştur.
Hacc’da esas olan kişinin kalbindeki niyetini riyadan halis kılması, ticaret ve emsali dini ve dünyevi maksatlardan temizlenmesi tertemiz mal ile yola çakmasıdır. Yine hacıya yakışan ve gerekli olan Allah’ın hukuku ile mahlukatın haklarına riayettir.
Aile Hukukuna Aid Faziletler:
Nikahın Faziletleri:
Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor, “Nikah benim sünnetimdir, fıtrat ve sünnetimi seven ona sahip çıksın, iyi sarılsın”
Allah için evlenen ve Allah için müminleri evlendiren Allah Teala’nın dostluğuna hak kazanır.
Evlenmenin Afetleri:
Kadınların istekleri bitip tükenmek bilmediğinden onlara helal kazanç götürmek zordur.
Kadınların kötü huylarına tahammül ve eziyetlerine sabır çok güçtür.
Çoluk çocuk ile meşguliyet insan dünya peşinde sevk ederek Allah Telaya’yı unutturabilir.
Evlenmenin Faydaları:
Allah’ın vaadine güvenerek zengin olmak.
Evlat ve zürriyet çoğalır.
Nikah, şerefe delalet eder.
Evlilik sayesinde kadınların güçlük ve sıkıntılara tahammül ederek zamanla güzel huy sahibi olmasına sağlar.
Evlenilecek kadında aranan şartlar:
Dindarlık ve namusluluk.
Güzel huyluluk.
Fizik, yüz ve soy güzelliği.
Kadın gezmeye düşkün olmamalı.
Kadın kanaatkar olmalıdır.
Evlatlarına şefkatli olmalı.
Kadının mehiri az olmalıdır. Evlenilecek kadın nikah düşen yakın akrabalarından olmamalıdır.
Kadın kısır olmamalıdır.
Evlenilecek kadının kız olması tercih edilmelidir.
Karı-Kocanın Hak ve Vazifeleri
Erkeğin Kadın Üzerindeki Hakları:
Kadın kocasının günah olmayan bütün emirlerine riayet etmelidir.
Kadının kocasının hakkın, kendisinden ve bütün akrabalarından haklarına takdim etmelidir. Kadın kocasının izni olmasan asla evden çıkmamalıdır.
Kadın kocasının izni olmadan evinden hiç bir şey vermemelidir.
Kadın, evin halini düzeltip, ıslah etmeye ihtimam göstermelidir.
Kadın, kocasının namusunu ve sırrını muhafazadan sorumlu, din işlerinde ona yardımcı olmakla yükümlüdür.
Kadının Kocası Üzerindeki Hakları:
Erkek hanımına yediğinden yedirmeli giydiğinden giydirmelidir.
Hanımını her bakımdan iyi idare etmeli, kırıp incitmemelidir.
Erkek hanımına zulmetmemelidir.
Fesada sebebiyet verecek şekilde gevşek ve aşarı olacak şekilde kıskanç davranmamalıdır. Erkek hanımına karşı su-i zandan kaçınmalıdır. Erkek, Allah Teala kendisine bol rızık verdiği zaman hanımına bol bol vermeli, fakat israfa girmemelidir.
Ana-Baba- Evladın Hak ve Vazifeleri:
Doğumdan sonra kulağına ezan okuma adab-ı veladetlendir.
Çocuk doğduğu zaman ağzı hurma gibi tatlı bir şeyle açılmalıdır.
Doğan yavrunun yedinci günde başı tıraş edilir.
Yedinci günde akika kurbanı kesilir.
Yedinci günde sünnet ettirmek.
Çoğu anasının emzirmesinde adabdır.
Evlat, kız-erkek, her ne olursa olsun ihsan-ı ilahi add olunmalıdır.
Meme emen çocuğun ağlamasıyla darlanmamalıdır.
Evladın Ana-Baba Üzerindeki Hakları:
Çocuğu güzel bir ad koymak.
Helal ve temiz bir rızkla beslemek. Kitab-ı Kerim-i öğretmek.
Altı yaşına varınca edep öğretmek.
On altı yaşına gelince evlendirmek.
Evlada kötü muameleden sakınmak.
Evladın Ana-Babaya Karşı Vazifeleri:
Ana-babaya eza ve cefa etmemek.
Onlara iyilik ve şükranla muamele edip güzel sözlerle gönüllerini almak.
Mübah olan her meselede ana-babaya itaatkar olmak.
Ana-babaya ölümlerine kadar iyi bakmak yeterli değildir.
Ölümlerinden sonra çocuğunun iyi halinden dolayı kabirde ferahtır.
Dirilerin ölülere hediyesi dua ve istiğfardır.
Akraba Hukukuna Dair Faziletler:
Sıla-i rahim, ömrü uzatır, rızkı arttır, rızkı artırır. Efendimiz (sav) “Sıla-i rahmi terketme sıla yap, sana zulmedeni bağışla, sana kötülük yapana bile iyilik yap” buyurmaktadır.
Köle ve Hayvanların Hakları:
Aç bırakmamak.
Bilindiği hayvanın yüzüne vurmamak.
Hayvana azab ve işkence etmemek.
Kendisine eziyet vermeyen karınca ve hüd hüd kuşunu öldürmemek.
Akrep, yılan, fare, alaca, karga ve kuduz köpek gibi zararlıların dışında hayvanat öldürmemek.
Amme Hukukuna Dair Faziletler:
Amme hukuku denilince insanların ırz ve namuslarına dil uzatmaktan sakınmalı ve dedikodu, kovuculuk, yalan ve benzeri dil ile işlenen günahlardan çekinmek akla gelir.
Gıybet, müminin duyunca hoşlanmayacağı sözleri ortasından söylemektir. İstir dini ister dünyevi ne olursa olsun gıybet yapılmamalıdır. Bir Müslüman’ın şerefine dil uzatmak en büyük günahlardan biridir. Gıybete şu dört yerde başka çare kalmadığı zaman izin verilmiştir.
Zalimin zulmünü padişaha şikayet etmek. Hak sahibinin hakkın almak için yardım isteğini kişiye olayı yada kişiyi anlatması.
Fetva almak için yardım isteği kişiye olayı da kişiyi anlatması.
Açıktan günah işleyen fasıkı, fısıktan korunmak amacıyla söylemek.
Kovuculuk, açıklanması, istenmeyen sırların açıklanmasıdır.
Efendimiz (sav) “ Korucu cennet giremez” buyurmuştur. Akıllı olana yakışan gördüklerini söylemektir. Bir fayda sağlamak veya günah önlemek siz konusu ise caizdir. Mesela birinin tasallut ederken gördüğün kimse hakkında şahitli yapma mecburiyetin vardır.
Doğruluk mutlaka hayra götürür. Efendimiz (sav)’e “Mümin yalancı olabilirim:” diye sorulunca “Hayır asla olamaz! Buyurmuşlardır. Çünkü yalan uyduranlar Allah’ın ayetlerine inanmayanlardır. Yalan bütün kötülüklerin temeli, günahların esasıdır.
Yalan Ancak Bir Kaç Yerde Mübahtır:
Dargınların arasını bulmak için.
Harpte düşmana hile yapmak için.
Erkeklerin hanımına ve kadının kocasına muhabbet ve yuva saadeti için söylediği yalan sözler.
Müminin yalan vaadden kaçınması gereklidir. Çünkü yalan vaad münafıklık alametidir.
Nefsin Islah Yolları:
Kul, nefsin azgınlık ve taşkınlığından kurtularak itiminan makamına erince nefs insana güzel bir binit olur. En büyük cihad ile mücadeledir. Nefsin kötü ahlakı pek çoktur. Bunların başlıcaları, kibir, vebriya, öfke, hased, mal sevgisi ve makam tutkusudur.
Tevazu ile kul nefsini kibir ve ucbün çirkinliğinden uzak tutmalıdır. Efendimiz (sav); “Dünyada böbürlenip büyüklük taslayanlar, kıyamet gününde küçük karınca suretinde yaratılacak ve halk onların üzerine basarak çiğneyecektir.” Buyurmaktadır.
Yusuf b. Esbat tevazu şu güzel sözleri açıklıyor, “Evinden çıktıktan sonra karşılaştığın herkesi kendine üstün görmektir.”
Küçük şirk sayılan riyanın nefisten uzaklaştırılması ancak yapılan her şeyin Allah rızası için olduğunu bilmekle mümkündür. Kişi bir amele yöneldiği zaman aklında sadece Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır.
Efendimiz (sav) yumuşak huyluluğu da şu sözlerle açıklıyor,
“ Sizin en hayırlınız öfkelendiği zaman kendine hakim olandır. En yumuşak başlı olanınızda elinde intikam alma imkanı olduğu halde insanların kusurlarını bağışlayandır.
Hased, Allah’ın kullarına ihsandan memnun olmamak manasına gelir. Bu ise insanı günahla götürebilir. Bir kimse dünyaya aid bir şey için hassal ediyorsa bu tutumu ona hiç bir şey kazandırmaz. İbn Şirin derki: “ Hased ettiğim kimse Cennet ehliyse onun ehl-i cennet olduğunu kıskanmayayım da dünyalığını mı kıskanayım? Zira dünya cennet nazaran çok hafiftir. Eğer hased ettiğim kimse cehennemlik ise, onu cehenneme götüren dünyasını niye kıskanayım?
Müminlerde olması gerekli olan güzel huylardan biride isar’dır Yani kendine verilmesi gerekin ihsanın başkasını arzu etmektir. Nitekim Allah Teala bu konuda Haşr suresinde “ Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile, kardeşlerini kendilerinden önce tutarlar” buyurmaktadır.
Nefsin kötü huylarından olan hırs kişiyi hasrete götürür. Bunu önüne geçmek amacıyla müminlerin kanaatkar olması gereklidir. Kanaat konusunda
aslolan iktisatlı, tutumlu olmaktır. İktisat, harcamada tutumlu, vermede minnetsiz davranmaktadır.
Bilmek gerekir ki, makam sevgisi ve şöhret tutkusu, nefse en çekici gelen özelliklerdendir. Bu sebeple sıdk makamına ermiş kimselerden en son çıkan nefsani duygu, “makam sevgisi” veya “baş olması” arzusundadır. Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur. “Siz baş olmaya çok meraklısınız, fakat bu duygu, kıyamet gününde size pişmanlık sebebi olacaktır.
Sülük, Ma’rifet ve Tevhidin Fazileti:
Sülük’ün niteliği: Bu alemde gerçek maksat, biricik gaye Allah Teala Hazretleridir. Bu yüce gayeye götürülen yollar, yaratıkların nefesleri sayısıncadır. Bu yolların en sağlam, en zor, en yüce ve en doğru olan, riyasat, mücahede ve şiddet yoludur. Kalp temizliği batın tasfiyesi, zikir ve tevhid ile olur. Allah Teala ile aramızda bulunan perdelerin en kalını şüphesiz nefs perdesidir.
Nefsin Arzularına Karşı Koyabilmek İçin Gerekli Bazı Hususlar Vardır:
Gönlünün ısındığı bir kamil şeyhe bağlanmak.
Tevbe ve inabeden sonra Hak’a yönelmek.
Sünnet uymaya ihtimam göstermek.
Ehl-i dünyaya yaltaklanmamak.
Aç kalmak (ve az yemek).
Sükut (ve az konuşmak).
Zikri ilahi ile meşgul olmak.
Halvete devam.
Vakıasını başkasına söylememek.
Ma’rifet’i İlahiyyenin Fazileti:
Marifet ve ilm-i ilahi, yani, Cenabı Hakk’ı iyice tanımak faziletlerin en yücesidir. Nitekim rivayet olunduğuna göre Resulullah (sav) “ En fazileti amel nedir? Sonuncusu “Allah’ı bilmek ve tanımaktır.” Buyuruyor. Ayrıca yine bu konu ile alakalı olarak “Bilerek yapılan az amel, bilinmeden yapılan çok amelden daha hayırlı ve faydalıdır.” Buyurmaktadır.
Tevhid-i İlahinin Fazileti: Tevhid hakkında pek çok söz söylenmiştir. Fakat tevhidin hakikati dil ile beyan olunamaz. Çünkü tevhid hakikatinin yörüngesi, tatmak ve yaşamaktır, on ancak vicdan ile anlaşılabilir.
Ebül Abbas es-Seyyari derki: “ Tevhid; kalbin Hakk’tan başka bir şey hatırlamamasıdır.”
MİFTHU’S-SALAT VE MİRKATÜN-NECAT
(Namaz Anahtarı ve Kurtuluş Merdiveni) Namazın Sırları ve Adabı:
Namazı kılacak kişi yemek ve içmekle ilgili ihtiyaçlarını görmüş, kalbi huzur ve teveccühünü bozabilecek düşünceleri zihinden çıkarmış olmalıdır. Bedeninin ve kalbini tevbe ile temizlemelidir. Burada temizlenmesi gerekli olan en önemli şey kalptir. Çünkü kalp nazargah-ı ilahi’dir.
Bedenen kıbleye, batınen ise Cenab-ı Hakk’ın huzur-u ilahisine yönelmeli ve son namaz imiş gibi kılmak gerekir.
Niyetten sonra tekbir alınır ve namaza durulur. Burada mümin bir miraçtadır. Bunu hiçbir an unutmamalı ve Allah’ın huzuruna yakışır şekilde namaz eda eylemelidir.
Tekbirden sonra sağ ele elin üzerine konularak bağlanır. Yeni ise insanın iki denizinin kavuştuğu yer olan göbeğin biraz aşağısındadır. Göbeğin üst kısmı (kalp ve daha yukarısı) semavi sırlar hazinesi, alt kısmı ise nefsini orduların karargahı ve arzın sırları deposudur. Eller bu şekilde bağlanınca nefsini duygu ve güçlerin yukarı çıkması önlenmiş olur. Nefsle mücadele ve ihtilaf ortadan kalkınca ellerin birleştirilmesi ihtiyacı ortadan kalkan ve eller yana salıverilir. Bu konuda görüş ayrıcalığı çıkmaktadır.
Bu durum namaz kılan kişinin ahvalinin farklığından kaynaklanır.
Namaz kılana yakışan, padişahlar padişahı Allah’ın huzurunda zelil bir kulun oluşu gibi huşu ve hudu halinde bulunmaktadır. Ruküdan doğrulunca belini ve sırtını dümdüz yapmak gereklidir. Yoksa Allah Teala nazar buyurmaz.
Secdeye giderken dizler, eller sonra alan ve burun sırasıyla yere konur. Dirsekler yere yapıştırılmaz. Secdede sünnet ve farzlara riayetle özen gösterilmelidir. Çünkü kulun Cenab-ı Hakk’ın en yakın olduğu an secde anıdır. Secdeden kalkınca sol ayak üzerine oturulur ve sağ ayak parmakları kıbleyi gösterecek şekilde dikilir. Eller açılıp kapanmaya zorlanmadan uyluklar üzerine konur.
Teşehhüdde et-Tahiyyat okunurken Mirac’ın sırrı düşünülmelidir. Çünkü namaz Mi’raç çıkmak için sağ ve solda bulunan meleklerle, Müslüman ins ve cinlere selam verilmelidir.
Namazın Faziletleri:
İkindi namazı çok önemlidir. Bu namazı kılana büyük mutluluk vardır. İyiliklerin kötülükleri giderdiği gibi namazda dünya karanlıklarını giderir. Beş vakit namaz Cenab-Hakk’a açılan baş huzur kapısıdır.
Nefsin namazı insanı kötü huylardan, kalbin namazı gaflet ve gereksiz uğraştan, sırrın namazı da masivaya iltifattan alıkor.
Namaz lugatta dua demektir. Çünkü tam anlamıyla Allah’a yönelince bütün organları sanki dil kesilir ve Allah Telalaya zahirin ve batınen dua eder.
Cuma ve Cemaatin Faziletleri:
Allah Teala buyuruyor ki.
“ Cuma günü namaza çağrıldığında hemen Allah’ın zikrine koşunuz. Alış verişi terkediniz. Eğer bilseniz bu sizin için daha hayırlıdır. (Cuma-9)
Cuma namazını terk etmek kalbin nurlanıp inkişaf etmesine sebep olur.
Cuma namazında gerekli olan adabdan birinin de sessizce hutbe dinlemek olduğu bilinmelidir. Çünkü Allah Resulü (sav) “imam minbere çıktığında zaman namaz kılmak da, konuşmak da caiz değildir.” buyurmuşlardır.
Günlerin en hayırlı olan Cuma günüdür.
Cemaatle namaz, sünnet-i müekkededir. Cemaatle kılının namazın yirmiyedi kat sevabı olduğu unutulmamalıdır.
Saf bağlayıp namaz kılan mü’minler, nefs gibi haramilere şeytan misli hırsızlara karşı mücadele etmek için birbirlerine destek olarak kenetlenmiş binalar gibidir. Namaza duran cemaatin zahirleri şartlarını taşı(Zeker) bir araya gelirse batınlarıda onlara uyar. Takva ve iyilik hususunda birbirlerine karşılıklı olarak yardımcı olurlar. Birbirlerine nur ve bereket sirayet eder.
Tenbih
Namaz, kalbi ve kalple ilgili amelleri, cehri ve hafi zikri toplayan ve kulu yüksek derecelere ulaştıran bir ibadettir.
Ammelilerin bir ruhu, bir cesedi vardır. İnsanoğlu dünyada bulunduğu sürece onun amellerinden yüz çevirmesi azgınlık ve isyanın ta kendisidir. Ameller haller ile tezkiye görür. Haller (ahval) ammelileri gelişir.
Dinin ikamesi için gayret göster., lakin (ölüm) gelinceye kadar Rabbına kulluğuna devam et.
Kaynak :
CAMİ’UL FAZAİL
VE KAMİLİR-REZAİL
Aziz Mahmut Hüdayi
Şehâbeddin es-Sühreverdî’nin şeriata uygun olan sûfîliğin esaslarını açıkladığı Derslerinin yer aldığı Kitap “Avârifü’l-Maârif”
Avarif-ül Me´arif
Şihabuddin Sühreverdi
Hazretleri
SÜHREVERDİ´NİN HAYATI VE ESERLERİ
1.Hayatı:
" Devrin siyasi ve kültürel durumu
Müellifin yaşadığı çağ Abbasi hilafetinin yıkılışına tekaddüm eder.
Bu dönem aynı zamanda İslam dünyasında medreselerin ve tekkelerin kurulup yaygınlaşmaya başladığı dönemdir.
İbn-i Arabi, N. Kübra, A. Geylani, Razi gibi büyük kametler bu dönemde boy gösterir. " Müellifin adı ve nesebi
Adı Ömer bin Muhammed Künyeleri Ebu Hafs,
Ebu Abdullah, Ebu Nasr, Ebul Kasım Nesebi Ebubekir (ra)' e dayanır. Sühreverdi 6 aylık çocukken babası kadılık makamında bir iftira sonucu idam edilir.
Lakabları, Şihabuddin, Şeyh-ül İslam, Şeyh-uş
Şuyuh,
" Memleketi ve doğumu
Doğum yeri Irak-I Acem bölgesinin kuzey batı köşesinde Cibal eyaleti, Zencan'a bağlı küçük bir kasaba olan Sühreverdi 16 yaşına kadar burada, geri kalan ömrünü Bağdat'ta geçirdi. Doğum tarihi
H. 539 Şabanın ilk gecesi (27 Ocak 1145)
" Yetişmesi ve hocaları
1.Abdulkahir Es-Sühreverdi (d.488) Sühreverdi'nin amcasıdır.
Ebulkasım b. Fadlan (ö. 565)
Ebul Muzaffer Hibetullah eş Şibli (ö. 563)
Ebul Feth ibn-ul Batti (ö.564)
Ma'mer bin El Fahir (ö.564)
Ebu Zür'a el Makdisi (ö.566)
Ebul Fütuh et Tai (ö. 555)
A. Kadir Geylani (ö. 561)
Bir ara uzlete çekildi. Daha sonraları irşad ve vaazlara başladı. Zamanın halifesi (Nasır) kendisine ciddi hürmet gösterdi. Halife tarafından muhtelif yerlere (Harezm, Konya vs.) elçilik vazifesi ile gidip gelmiştir. Hayatının sonlarına doğru gözlerini kaybetti. 26 Kasım 1234'te vefat etti. Bahauddin veled, İbnu Farid, İbni Arabi'lerle mülakatı olmuştur. Münziri, Hafız Zeynettin gibi kimseler kendisinden icazet almışlardır.
" Halife ve müridleri
1. Ebu Cafer Muhammed bin Ömer es Sühreverdi
( ö.655)
2. Bahauddin Zekeriyya el Multani (ö. 661)
3. Necmuddin Alibuzguş eş Şirazi (ö.678)
4. Kemaleddin İsfahani (ö.635)
5. İzzeddin b. Abdüsselam (ö.660)
6. Sadi-i Şirazi (ö.691)
2. Eserleri:
1. Avarif-ül Mea'rif
En meşhur eseridir. 63. Bölümden meydana gelir.
Muhtelif konuları bakımından Kuşeyri Risalesi, Kut-ul Kulup ve İhya ile ciddi benzerlik gösterir.
Yıllarca tekkelerde hassaten okutulmuştur.
2. Nuğbet-ül Beyan Fi tefsir-ül Kur'an
3. Reşf-ul Nesayih-il İmaniye ve Keşf-ul Fadayih-il
Yunaniye
4. İrşad-ül Müridin ve Mecd-ad Talibin
5. İ'lamül hüda Akidetü Erbaa'tü-t Tüka
6. Er-Rahik-ul Mahtum
MÜELLİFİN ÖNSÖZÜ
Allah (cc) kalp temizliğine ermiş olanlara kendini tanımaya bahşeder. Onlar zikirle hoş ve derin nefes alırlar. Dünyayı ve menfaatini hor görür geceleri kaim, gündüzleri saimdirler. Dünyevi lezzetlere bedel Kur'an'dan tad alırlar. Kur'an ve sünnete bağlılıklarından ötürü. Onlara taraf-ı ilahiden halkı irşad, Hakk'a davet vazifesi verilmiştir.
Bir kavmin sayısını arttıran onlardan olur.
İlmi Tasavvuf, saf gönüllere, ihlaslı kalplere inen Rabbani bir hak vergisidir.
1. BÖLÜM
TASAVVUF İLMİNİN MENŞEİ
Tasavvuf hali, zevki ve keşfi bir ilimdir.
İnsan tabiatının devamlı değişen istekleri cehaletin, gafletin, bir çeşitidir. Sufilerin kalpleri ise Allah ile doludur.
Her ilmin kendi sahasında temel dinamikleri belirlenip usulleri tayin edilmiştir. Tasavvuf da bu tasniften nasibini almıştır.
Allah gökten su indirdi, demek nurları taksim etti, dereler onunla dolup taştı ayeti ise Allah Teala'nın ezelde taksim ettiği nur kalplerde dolup taştı manasına gelir. Fıkıh, dünyada tam manasıyla züht hayatı yaşayan tasavvuf aliminin ilmidir. Birinci dereceden ilim, istikamet ve hidayet kaynağı Peygamberimiz (SAV) dir.
Aşağıda olan her şey mütevazi olur. Din insanın kendisini Rabbine adaması onun karşısında varlık iddia etmemesidir.
İlim pınarlarının suyu kalbe ulaşınca kalp gözleri tam manasıyla açılır. Kişi hakkı batıldan ayırdeder.
İbn-i Abbas: En iyi ibadet dini anlamaktır. Efendimiz (SAV)'in ilim ve marifeti, bütün varlıların isimleri kendisine öğretilen Hz. Adem (AS)'den intikal etmiştir.
Gerçek sufi mukarrebdir.
Ebrar, mukarrebin haliyle hallenmedikçe "mutasavvuf", hal kendilerinde tahakkuk ederse "sufi" olur.
2. BÖLÜM
SUFİLERİN DUYDUKLARINI ANLAMALARI
İşitmenin hayırlı oluşunun alameti, kişinin Hakk'tan duyduğunu bütün özellik ve vasıflarıyla anlayarak işitmesi ve dinlemesidir. Sufi anlatılan ve ilham edilene kulak verir.
Şibli: "Kur'an'ın nasihatleri kalbi Allah ile beraber olan ve göz açıp kapayıncaya kadar da olsa O
(cc)'ndan gafil olmayanlar içindir."
Anlayış makamı, sohbet ve konuşma yeridir. O da kalbin işitmesinden ibarettir. Müşahade makamı ise kalbin basiretli olmasıdır. Anlayış, ilham ve semain tabi neticesidir.
Kalbin ölümü nefsin şehvetlere dalmasındandır. Allah Teala'ya kulak vermeye mani olan her şey nefisden kaynaklanır.
Anahatlar umumi bir bakışla idrak edilir. Tefarruat ise insan yaratılışının kifayetsizliği sebebiyle tamamiyle idrak edilemez.
Tohum eken hakime benzer, tohum ise doğru söze benzer.
Heva ve hevesten tad almak asalak bir dikenin gelişmekte olan bir bitkiye mani olması gibidir. Sufinin kalbi ilahi sevginin bütün lezzetleriyle konakladığı yerdir. Saf sevgi ruhu huzur-u ilahiye ulaştıran bir bağdır.
Rasulullah (SAV) kainat yaratılmadan önce makam-ı istikrara en yakın kişi olmuş, temkin sohbetine katılmış bulunduğundan bütün hal ve davranışlarında ilahi n urlar apaçık görülmüştür.
Fehimden ilme, ilimden amale ulaşılır.
Ayetler, ilahi hususiyet ve vasıflar taşır. Okunması ve dinlenilmesiyle ilahi tecelliler yenilenir ve kişi Allah'ın azamet ve cemalinin aksettiği bir ayna olur.
Cafer-i Sadık "Allah kullarına kelamı ile tecelli eder, fakat onlar bunu idrak edemezler." Duydukları ve dinledikleri Allah katından olunca, duyduğu gördüğü, gördüğü duyduğu olur. Sonu evvelki haline döner. Evveli sonu olur.
Konuşana sözünü bitirinceye kadar mühlet vermek, dinlerken sağa sola bakmamak ve hatibin yüzüne bakmak iyi dinleme adabındandır.
Rasulullah (SAV)'tan gelen haberleri, salihlerin hayatını, ahiret ahvalini dinlemek, ilim öğrenmek isteyene gereklidir.
3.BÖLÜM
TASAVVUF İLMİNİN FAZİLETİ
Ulema, ümmetin yol göstericisi, delili, dinin direğidir.
Süfyan b. Uyeyne "İnsanların en cahili bildiği halde yapmayan ve en faziletlisi ise Allah'tan en çok korkandır."
" İlmi ile amil olmayan alimin ilmi bereketiyle amele dönmesi umulur. İlim hem farz hem de fazilettir. Kitap ve Sünnete istinat etmelidir.
Farz ilim, ihlas ilmidir. Tehlikeli davranışları incelikleriyle bilmektir. Vakit ilmidir. Helali bilmeye yarayan ilimdir. Alış-veriş, nikah ve talak ilmidir. Cahili olduğu ilmi elde etme ilmidir. İlmi tevhidi öğrenmek, yerine getirilmesi farz olan şeyleri amel etmeyi bilecek kadar öğrenmek, emir ve nehy ilmini öğrenmek farz olan ilimdir denilmiştir.
Ebu Ali el Cüzcani: Allah'tan istikamet üzere olmayı isteyenlerden ol, keramet sahibi olmayı isteyenlerden değil.
Kırık kalpli ve amelinden ötürü kendini sorumlu tutmak, nefsini itham etmek, keramet ve keşiften üstün tutulmalıdır.
Yakin bir defa hasıl oldumu yeni harikuladeliklerle yakin artmaz. Bulunduğu makam istiğna makamı olduğundan ilahi kudretin harikuladelikler vasıtasıyla bilinmesine ihtiyacı olmadığı gibi, bunda ilahi bir hikmet de yoktur.
Eğer kişi marifet yolunda ilerlerken keramet ve harikuladeliklere rastlarsa bu caiz ve güzeldir, rastlamazsa bu mühim olmadığı gibi eksiklik de değildir.
Bütün ilimlerin tahsili esnasında dünya muhabbeti ve takvanın hakikatlerinden uzak kalmak tahsile mani olmaz hatta bazen bu ilmi elde etmeye (çünkü ilimle uğraşmak çok zordur) yardımcı olur. Ehl-i tasavvufun ilmi, dünya ile elde edilmez, heva ve hevesten kaçınmadıkça bu ilmin hakikatlerine ulaşılmaz. Takva medresesi dışında da öğrenilemez.
Sufiler, muhabbetin her çeşidine vakıftırlar. Muhabbet-i Zati'den muhabbet-i sıfatı, kalbi muhabbetten ruhi muhabbetin farkını bilirler. Saf bir takva ve zühdde kemal, ilimde üstün olmakla elde edilir.
Kalp aynası cilalanmış kimse, Levh-i Mahfuz'dan bazı bilgilere sahip olabilir. Külli ilimleri ihata eden, cüz'i ilimlere dönmeye onlarla uğraşmaya ihtiyacı yoktur.
Yaşanmayıp çok ilim elde etme düşüncesi şeytanın bir aldatmacasıdır.
İlm-ül verase ilm-ül diraseden geçer. Hakka'l yakin derecesi ilimleri vicdanidir. Müşahade makamından üstündür.
Sahabe yakin ilmini kendileri hallederken, fetva ilmini tabiine havale ediyordu. Mufassal bilgi, kalp temizliği, üstün seciye ve kabiliyetle elde edilir.
Mücmel bilgi ilmin aslıdır.
Allah (cc) kuluna hayır murad ettimi onu taate muvaffak kılar.
Salih amel, salih amele götürür. Alim ve zahid sufi kendini kimseden üstün görmez. Tercih edildiğinde aleyhinde bir fitne olmasından korkar.
4. BÖLÜM
SUFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLERİ
En mühim şey, her türlü kin ve düşmanlıktan arınma. Kin adavete saik dünya sevgisi, makam ve mevki tutkusu.
Kötü sıfatlar değiştikçe perdeler kalkar, sünnete muvafakat mümkün olur. Resulullah (sav)' a intiba eden ilahi muhabbetten en çok nasib dar olandır. Resulullah (sav)'intiba etmekle elde edilen başarıların en şereflisi Allah (cc)'a sığınma ve ilticadır. Bunda ruhi bit istiğrak ve dua makamına yakın olma gizlidir.
" Murad" ilahi yardıma mazhar olmuş, şuhum aleminin kötülüklerinden korunmuş demektir. Tasavvuf nefsin tabii arzularına sed çekme, açlık ve dünyayı terkle elde edilir. Mutabakat yolu dışındaki bir hareket mahrumiyet, sünnete ittiba ise hikmetli konuşmayı netice verir.
Sehl b. Abdullah: Kitap ve sünnetin kabul etmediği bütün vecd halleri batıldır.
5. BÖLÜM
TASAVVUFUN MAHİYETİ
Tasavvufun mahiyeti "fakr" oluşturur. Fakrın sıfatı; yokluk anında sükunet ve rıza, varlıkta dağıtma ve isar.
Fakir, Allah' a arzedilecek haceti olmayandır. Fakir, hiçbir şeye malik olmayan, hiç bir şeyin de kendisine malik olmadığıdır.
Fakir, kulluk vazifesiyle meşguldür. Rabb'isinin hacetini bildiğini bilir.
Tasavvuf, fakr ve zühdü cem eden bir isimdir.
Tasavvuf edeptir, güzel oydur.
Sadık müridin izn-i ilahiye olan bağlılığı sağlamlaşmadıkça zenginliğe dalıvermesine izin verilmez.
Tasavvuf iyi geçinme, alınana üzülmeme, altınla toprağı bir görmedir.
Tasavvuf, kendinde ölüp Hakk'la dirilmedir. Sufi toprak gibidir, ona her şey atılır, ama ondan sadece güzel ve hoş şeyler çıkar. Tasavvuf çiledir, sıkıntıdır, ıstıraptır.
6. BÖLÜM
SUFİ KELİMESİNİN KÖKÜ
Sufiler yün giyerler yün (suf) e izafeten "sufi" denir.
Huzur-u ilahide ön safta bulunduklarından "saff"a izafeten
Safevi kelimesinden türemiştir. Eshab-ı suffe'ye izafeten.
Horasanlılar yerleştikleri mağaraya izafeten "Şikufiyye", Şamlılar ise "Cuiyye" ile adlandırılırlar.
Tercihe şayan ise "suf" ( yün) e nisbet edilenidir. Sufi, H.200'üncü yıla kadar kullanılan bir kelime değildir.
7. BÖLÜM
MUTASAVVIFLAR VE ONLARA BENZEYENLER
Kişi sevdiği ile beraberdir.
Müteşebbihin sufilere olan sevgisi, sufilerin ruhlarının kendisini anladığı gibi kendi ruhunun da onları anlaması ve yakınlaşmasından kaynaklanır.
Sufiyye yolunun basamakları; iman, ilm, zevk. Sufinin telvini (halden hale geçmek) kalbini bulma, mutasavvıfınki kalp mertebesinden nefis mertebesine düşerek, nefsini görmekle gerçekleşir.
Müteşebbihin telvini yoktur.
Sufinin şarabı saf ve halis, mutasavvıfınki biraz karışık, müteşebbihin şarabı ise daha katkılıdır.
İbn- i Ata: "Cenab-ı Hakk'ı dünyevi endişe veya menfaatı nedeniyle seven zalim, ahiret için seven muktesid, iradesini Cenab-ı Hakk'm iradesine terkeden sabıktır.
Cüneyd: "Marifete ihtiyacı olanla karşılaştığın zaman ona ilimle değil, rıfk ve hilmle yanaş." Sufilerle veya müteşebbihlerle beraber olan şaki olmaz.
8.BÖLÜM
MELAMETİLİK VE MELAMETİLER
Melameti, halis, sadık kimselerdir ki amellerine başkalarının vakıf olmasını istemezler. Amelinin ortaya çıkmasından, günahının ortaya çıkmasından korktuğu gibi korkar.
Sufi ise ihlasından dolayı kendi ihlasını da unutmuştur.
Osman el Mağribi: "Melameti; halkı aradan çıkaran, fakat nefsine karşı bunda muvaffak olamayan kimsedir. Bu "muhlis"tir. Sufi ise kalbinden ve amelinden halkı çıkarıp nefsini de bertaraf eden kimsedir ki bu da "muhlas"tır." Arif gerektiğinde amelini maslaha için izhar eder. Melameti, mutasavvıftan ileri, sufiden geri bir mertebededir.
Melamatiyye Usulüne Göre Zikir:
1. Dil ile
2. Kalp ile
3. Sır ile
4. Ruh ile
9. BÖLÜM
SUFİ OLMADIKLARI HALDE SUFİ GÖRÜNENLER
Fitneye tutulmuş çarpık kimselerin zannettiği şeyler melametilerde yoktur.
"Kalenderiyye", kalp temizliğinin verdiği sarhoşlukla şer'i hudutları bozan, bir arda oturma ve birlikte olma konusundaki her türlü kayıtları ve adabı ortadan kaldıran gruptur.
Allah ile beraber olduğuna inandıkları kalplerinin güzelliği ve temizliği ile yetinirler.
Kimisi ibahilerin yolunu tutarak içlerinin Allah'a ulaştığını iddia ederek, bunun da ulaşılması gereken hedef olduğunu savunmuşlardır. Şeriatın reddettiği her şey zındıkadan başka bir şey değildir.
Aldatılmış olan bu tür kimseler, şeriatın kulluğun gerektirdiği bir hak ve vecibe, hakikatin da kulluk görevinin inceliklerine vakıf olmak, demek olduğunu bilemediler.
Hz. Ömer (ra): "Kendisini töhmet altında bırakacak duruma sokan kimse, bu yüzden hakkında da kötü düşünen kimseleri kınamasın."
Allah(cc) her hangi bir şeye hululdan münezzeh olduğu gibi, kendisine de her hangi bir şeyin hululünden münezzehtir.
Hakikat derecesine ermiş bazı muhakkiklerin, sohbetlerinde duydukları gibi konuşmaya ve yanlış anlamaya sebep olacak sözler söylemeye cesaret etmelerinin sebebi, uzun muamele ve mücahade neticesinde zahiri ve batıni olarak bu sözlerin kendilerine gelmesi, sufiye topluluğunun esasları olan takvada sadakat, dünyaya karşı gösterilen zühd ve kemal gibi prensiplere sımsıkı sarılmalarıdır.
10. BÖLÜM
ŞEYHLİK MAKAMI
Şeyh, Allah'ı kullarına gerçek manada sevdiren, kullarını da Allah(cc)'a sevdiren ve yaklaştıran kimsedir.
Şeyh, ittiba-i Resul(sav)'u şart koşar ve oraya götürür.
Tezkiy-i nefis yoluyla Cenab-ı Hakk'ı bildirir ve sevdirir.
Şeyhin üzerinde Cenab-ı Hakk' m verdiği bir vakar vardır.
Şeyhlik yolundaki salik nefsini iradesiyle iyiliğe sevkeder.
Kalbin biri nefse diğeri ruha bakan iki yüzü vardır. Şeyh, kendi nefsini daha önce nasıl düzeltmiş ise müridini de öylece düzeltir.
Hz. İsa: "İkinci doğumu gerçekleştiremeyen kimse, semanın melekutuna yükselemez."
Akıl, mülk aleminde tasarrufa sahip olduğu için matematik ilminin delillerine vakıf olabilir. Fakat, melekut alemine yükselemez. Şeyhlik konusunda salih salikin durumu 1-Mücerred Salik: Cenab-ı Hakk'ın kendisine lutfettiği kadar nasibini alır. Nefse ait bazı sıfatlardan dolayı şeyhliğe erişemezler.
2. Mücerred Meczup: Farzların dışında belli bir amelleri ve seyr-i sulukları olmadığı halde Allah (cc)'m kendilerine lutfettiği kadar, ruhi huzur ve sükuna erişilen hallerden nasibini alabilirler. Şeyhlik makamına layık olamazlar.
1. Salik-i Meczub: Diğer ikisine nazaran daha açık, lutf-u ilahiye daha mazhar, daima avlar ama avlanmaz. Bazı sıfatlardan dolayı şeyhlik makamına ulaşamazlar.
2. Meczub-u Salik: Mutlak şeyhlik makamına en layık olanlar ; "Perde-i gayb kalksa yakinim ziyadeleşmeyecek." diyebilenler. Halin etkisinden kurtulmuş, hal ona değil o hale galiptir. Bedenler ve kalıplar Hakka yaklaştırılmış ruhların uzanıp kısalarak secde eden gölgeleri gibidir. Asılları şehadet aleminde kesif, gölgeleri latiftir. Gayıp aleminde ise asıllara latif, gölgeleri kesiftir.
Şeyhlik makamına eren;
Hakkal yakine ulaşmış bir arif ,
Maddi - manevi, nurani ve zulmani perdelerden sıyrılmış,
Hakk tarafından sevilen, nazarı deva, sözü şifa,
Sukutu Allah'la
Lutf-u kahrı bir gören kimsedir.
11.BÖLÜM
HADİMLER VE ONLARA BENZEYENLER
Cenab-ı Hakk: Davut (as) 'a " Ey Davut bana talip olan ve beni isteyen birini gördüğün zaman onun hizmetçisi ol" diye vahyetmiştir.
Şeyh her konuda Cenab-ı Hakk'ın muradını, hadim ise niyetini bilir. Hadim her işini Allah için, Şeyh ise Allah ile birlikte, O' ondan gafil olmaksızın yapar.
Hizmet, kişinin Allah ile beraber olabilme halini düzeltmek ve devamlı yaptığı nafileler hariç sair nafilelerden daha hayırlıdır.
Yapılan hizmet ne olursa hepsi de kendi arzuları ile başkalarına hizmeti tercih ettiği ve sufiler grubuna benzemeye çalıştığı için onların bereketine nail olur.
" Onlar kendileriyle bulunanların şaki olmadığı bir topluluktur"
12.BÖLÜM
SUFİLER GÖRE HIRKANIN HÜKMÜ
Hırka giymek, Şeyh ile mürit ile arasında bir bağlantı kurmak, müridin nefsi ile kendi arasında şeyhin hakemliğini kabul etmesi ve şeyhine ait elbise ile talibin nefsinde şeyhin iradesinin hakimiyet tesis etmesi demektir.
Kendiliğinden yetişen ağaç, yapraklansa da meyve vermez, meyve verse de bakımlı meyve gibi olmaz. Hırka giymek sünnet-i Peygamberi'de açıkça yoktur. Kabulü maslahata dayanır.
*Batını yönü ile şeyhine itiraz eden bir müridin feyz alıp, felaha ermesi pek nadirdir. Şeyh, hırkanın şartlarını yerine getireceğine ve edebine riayet edeceğine dair müritten söz alır. Mürit, şeyhe bir emanettir, heva ve hevesle tasarruf edilmez. Müridin şeyhin sohbetinden izinsiz ayrılması uygun değildir. Müridin süt emme zamanı şeyhin sohbet vakitleridir.
Hırka
1.Müritlik hırkası Sadece gerçek müridlere giydirilir.
2.Teberrük hırkası Mürid olmayıp onlara benzemeye çalışanlara giydirilir.
Hz. Yusuf (as)'un gömleği Hz. Yakup (as)'un gözlerini nasıl açmışsa şeyhin giydirdiği hırka da müridde aynı tesirleri yapar.
Teberrük hırkası giydirilene şeriatın sınırlarına sıkı sıkıya bağlı kalması tavsiye edilir. Bu haldeki kimse müridlik hırkası giyme seviyesine yükselebilir. Hırka konusunda yapılan tercihler (renk, cins) dinden ve hakikatten bir şey değildir.
Hırka giydirme ve giydirmemede bir beis yoktur.
13.BÖLÜM
RİBAT (TEKKELER)'DE YAŞAYAN
DERVİŞLER
Ribat ve tekkelerde yaşayan dervişler "ne ticaret ne de alışverişin kendilerini Allah'm zikrinden alıkoymadığı" kimselerdir.
Ribatın aslı, atların bağlandığı yer idi. Sonraları ardından gelecek tehlikelere karşı, içindekileri korumak için hudut boylarındaki tekkelere "ribat" denilmiştir. Salih bir müslüman vesilesiyle çevresindeki nice kimseler ıslah olur. Ribat; bir ibadetin ardından diğerini gözlemektir. Ribat, nefisle savaştır.
*Masivayla ilişkiyi kesen, bütün organlara hakkını tam veren, kefalet-i ilahi ile yetinen... kimse hakiki murabıttır.
14.BÖLÜM
SUFFE ASHABI VE RİBATLARDAKİ DERVİŞLER
Çokça temizlenmeyi severler. Ribat onların evi ve ikametgahıdır. Ribatlardaki dervişlerin içlerinden kin sökülüp atılmıştır. Zahidler halveti, sufiler halvet de- encümeni tercih ederler.
* Cemaat evlerindeki kaidelerle gençler üzerindeki nefsin hakimiyeti daraltılır. Gözlerin ona çevrilmesi, üzerimde davranışlarını kontrol eden bakışların çoğalması ile gençler cemaat içinde murakabe altına alınır ve terbiye edilirler. Hizmet, başkalarına karşı davranmanın ve hizmet etmenin lezzetini almış, muamelenin tadına varmış, ribatlara ilk defa giren, acemi ve mübtedilerin yapacağı iştir. Kalp kazanma bereketine ve abidlere yardım sevabına böylece nail olur.
15.BÖLÜM
MURABITLAR VE SUFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Mevzii ve arizi bir takım kusurların varlığı, işin ruhuna zarar vermez. Mü'min seven ve sevilen, iyi geçinen ve iyi geçinilen insandır. Zıddında hayır yoktur. Karşılıklı murakabe altındadırlar. Tefrika nefsin zuhuruyla ortaya çıkar.
Ruveym: "Sufiler aralarında anlaştıkları ve kınamayı kaldırdıkları vakit helak olurlar." Nefis, kalple karşılaştığında ondan kötülük ve şer def'olur.
Şikayet eden de şikayet edilen de şeyh tarafından tekdir edilir.
Dervişler kusurlarından dolayı istiğfar ederler, kusurda ala ısrar etmezler.
Af ve özür dilendiğinde kabul edip reddetmezler. Af diledikten sonra kardeşlerine bir şey takdim etmek sünnettendir.
Sufi yapılan bir iltifattan dolayı kalbine bir gurur gelirse, kendini bundan alıkor.
Ribatlardaki dervişlerin dünyevi tasa ve meşgaleye düşmemeleri için ihtiyaçları giderilir. Şeyh, vaktini bütünüyle Hakk'a veremeyen dervişlerin ribatlardan yedirilip içirilmelerini uygun görebilir.
Sufiler ve şeyhler, gençleri başı boşluktan korumak için onları istihdam ederler. Hakiki derviş ve mürid döner dolaşır gene ribata gelir.
16.BÖLÜM
SEFR VE İKAMET ADABI
A. Başlangıçta sefer edip nihayette ikameti tercih edenler
1. Sefer vesilesiyle ilim öğrenmek için. İlm kastıyla evinden çıkan Allah yolundadır. Ona cennetin yolu kolaylaştırılır.
2. Şeyh aramak ve sadık ihvan bulmak için. Sadık ve salih kimselerle görüşme inkişafa vesiledir. Nazarı ve vakarı fayda sağlamayanın sözü de tesir ve fayda sağlamaz. Sözün nuraniliği kalp nuraniyeti kadardır. Kalp nuraniyeti de istikametin ve ubudiyyetin hakkıyla ifasıyla gerçekleşir.
3. Alışkanlık ve hoşa giden şeylerden uzaklaşmak için
Eğer kişi doğduğu yerden başka bir yerde ölürse, kendisine cennetten doğduğu yerle izinin bulunduğu yer arası mesafe ölçülür.
4. Nefsin ince tuzak ve hilelerini ortaya çıkarmak için
1. Eskiye ait ibretli eserleri görmek için.
2. Hüsn-ü teveccühten sıyrılmak ve unutulmak için. Hüsn-ü teveccüh ayakların kaydığı bir makamdır. Eğer teveccüh nefsin müdahalesi olmaksızın geliyorsa bunda mahzur yoktur, bilakis sıhhat-ı hale işarettir.
B-Başlangıçta ikameti tercih edip, nihayette sefere yönelenler.
C. Devamlı ikameti tercih edenler. Bunlar Hakk'ın terbiye ve murakabesinde yetişirler.
A. Devamlı seferde olmayı tercih edenler. Tanınmaktan sakınırlar. İkametin tevekküle mani olduğuna kanidirler.
" Bazen nefsin coşkunluğu ve heyecanı kalp hareketine karıştırılır. Bu ise felakete götürür. Sefere çıkmadan istihare namazı kılmak adabtandır.
17.BÖLÜM
SEFERİN FARZLARI VE FAZİLETLERİ
Sefere karar veren sufinin;
Teyemmümün,
Namazın kasr ve cem durumunu,
Mest üzerine mesh ahkamını bilmesi gerekir.
Sefer adabı:
1. Yoldaş ve arkadaş edinilmeli.
Tek başına yolculuk uygun değildir.
Üç kişi olunduğunda biri imam tayin edilir. Tasallut ve cah düşüncesiyle riyasete talip olma heva ve hevesten kaynaklanır
2. Sefere niyetlenen sufi arkadaşlarına veda eder ve onlara duada bulunur.
3. Uğranılan yerlerde en azından iki rekat namaz kılar.
4. Binite bindiğinde mesnun olan duayı okur.
5. Yolculuğa sabah erkenden ve Perşembe günü çıkmak iyi olur.
6. Konak yerine uğrandığında dua etmek
7. Temizlik malzemelerini yanında bulundurmak 8. Sefere çıkmadan evvel iki rekat namaz kılmak. Bu kaidelere bağlı kalanlar reddolunmaz. Kabul etmeyenlerin görüşü de büsbütün atılmaz.
18. BÖLÜM
SEFERDEN DÖNME ADABI
İkamet edilecek yerin ölü ve dirilerine selam vermek.
Kardeş edindiği kimseyi ziyaret edenin yolu asan olur.
Mescidlerden birine girince iki rekat namaz kılmak.
Tekkeye girince hususi ve maslahata dayalı bazı sebeplerden dolayı selam vermek bazen terkedilir.
Seferden dönene hoş amedide bulunmak.
Sefer dönüşü geridekilere hediye getirmek. Seferden dönen kimsenin istirahatı için hazırlık yapmak.
Gelir gelmez konuşmaya dalmama, sorulmadıkça konuşmama
Ziyaret ettiklerinin yanından izinsiz ayrılmama
19. BÖLÜM
ESBABA TEVESSÜL VE SUFİLER
Aslolan kimseden bir şey istememektir. Yakin durumuna göre esbaba tevessül farklılık gösterir.
Tevekkülde vesvese maruz kimseler, esbaba kafi miktarda tevessül edebilirler.
Gerçek miskin insanlardan bir şey istemeyendir. Sufiler Hz. İbrahim (as) vari Allah (cc)'dan bir şey istemekten haya ederler. O (as) "Allah (cc) beni biliyor mu ?" demişti.
Bazen rızka meyil Cenab-ı Hakk'ın verdiği bir intibah, bazen de bir günahın cezasıdır. Rızık bazan hikmet yollu, bazen de kudret - Hz. Meryem'e olduğu gibi- yollu gelir. Rızık ve borç konusunda daim sabır hazinesine müracaat edilmelidir. Bütün bu tevekkül ve esbab dairesinde bir şey gelmiyorsa zaruret miktarı istenilebilir. Veren el alan elden üstündür.
Kendine verilen mala emanet nazarıyla bakan fakrı lisanıyla, kendi malı gibi seyre dalan, fahr lisanıyla ve hayalperestlerin diliyle konuşur. Gerçek fakir indirileni değil, asıl indirenin yakınlığını taleb eder.
20.BÖLÜM
FETH-İ MANEVİ VE İHSAN-I İLAHİ
Sufi Allah ile meşguliyetin kemaline ererek takvada kemal sahibi olunca, hali onu esbaba tevessülü terke mecbur edebilir.
Bunun mebdeinde bir kapı açılır ki, gerek kendinin gerekse şeriatın günah saydığı şeye duçar olursa yaptığının cezası olarak telakki eder. "Günaha düştüğümü çocuğumun kötü ahlakından anlıyorum." sözü meşhurdur.
Allah (cc), bahşedeceği idrakle onu tevhide ve Hakk'la meşgul olmaya muvaffak kılar. Allah(cc)'m tecelliyat-ı ef'alinden kendisine münkeşif olan hadiseleri tarassut ve mülahazaya devamla kul, tecelliyat-ı ef'alden tecelliyat-ı zata yükselir.
Tecelli-i ef'al; rıza ve teslimiyeti doğurur.
Tecelli-i sıfat; heybet ve üns kazandırır.
Tecelli-i zat ; fena ve beka duygularını bahşeder.
Fena, terk-i ihtiyar ve fiil-i ilahiye vukufun adıdır. Cenab-ı Hakk'ın zatının bizzat tecellisi ancak ahirette olacaktır.
Resulullah (sav), ashabını tedricen ve nefsin tedbirinden, fiil-i ilahiyi müşahade ve Hakk'ın hüsn-ü tedbirine yönelmeye hazırladı. Cenab-ı Hakk'ın kendisine sevkettiği rızkı kabul hususunda ilm-i ilahiye vakıf olan kul, korktuğundan emindir.
Feth-i ilahinin farkında olan da vardır olmayan da.
Mükaşefeye mazhar olanlar ;
Allah'tan ilm sunularak,
Ef'alden tecrid ile ilim sunularak,
Her ikisi de olmaksızın mükaşefeye ulaştılar. Rızık alırken de verirken de işaret beklenir. Nefis endişesi kalkarsa işaret beklenmez. Dervişlerin bazısına musallat olan sıkıntılar, kalplerin Allah ile meşguliyetini, kulluk hukukuna riayetini kemale erdirmek içindir.
Kul, Allah(cc) ile olan meşguliyetinden hali olduğu ölçüde dünya sevgisine müptela olur.
Zühd, ehlinin son adımı, tevekkül ehlinin ilk adımı mesabesindedir.
Feth-i ilahiye mazhar olana, hikmet veya kudret elinden merzuk olması müsavidir.
İhtiyacından ve zaruret miktarından fazlasını isteyenin sufilikle alakası yoktur.
21. BÖLÜM
SUFİLERE GÖRE EVLİLİK VE BEKARLIK
Sufi'lere göre her ikisinin de bir gaye ve zamanı vardır. Herhangi bir halin (evlilik-bekarlık) ihtiyar edilmesi, Allah (cc) içindir.
Nefsin isyanından emin olundukça, bekarlık tercih edilir. Nefis, ilimle dizginlenir.
Evlenme adına şehevi bir acelecilik, erkeklerin manevi yolda gerilemesi demektir. Sadık mürid buluğa ermedikçe evlenmez. Buluğu ise 'Rical' olmasıdır.
Evlilik ve bekarlık hakkındaki haberlerin farklılık göstermesi, muhatabın farklılığındandır. Fazileti muhataba göre değişir.
Evli sufiye yardım edilmelidir.
Mücerred yaşamak, dervişini işini kolaylaştırır. 'Bizim arkadaşlarımızdan evlenip de manevi derecesini muhafaza edeni görmedim. S. ed Darani Evlenmek, azimetten, ruhsata düşmektir.
Sıkıntıya sabır, refaha sabırdan daha kolaydır.
Oruç tutulmalı, nefis, ibadete alıştırılmalı.
Müridin evliliği düşünmemesi, hüsn-ü edebdendir.
Kadın ve şehvet akla gelince tevbe edilmelidir. Kalbi namaz ve ibadetten meşgul olacak derecede evlenme düşüncesi arız olunca, şeyhe müşkil arzedilir ve duası talep edilir.
Bazen keşfen, yakazaten veya bir zatın işareti ile evlilik telkin, bekarlık men'edilir. Evliliğe basiretle gidilir; gözü kapalı gidilmez.
Tezkiye olmuş nefisler, nasibi olan hazlara eriştiğinde kalblerin inşirahı artar.
Süfyan b. Uyeyne; 'Çok kadınla evlenmek, dünya sevgisinden değildir. Çünkü Hz. Ali (ra)
Peygamber Efendimiz (sav)'in Ashab'ının en zahidi olduğu halde, dört hanımla evli idi, on yedi kariyesi vardı'.
Evlilik nedeniyle hanımdan gelen iki fitne vardır: 1-Maişet derdi
2-Kadınla ihtilat ve mübaşerette ifrat, hizmetten uzaklık.
Evliler için büyük bir gizli fitne de, fuhuş cemal lütfunda sükunet bulması ve neticede ruhta bir donukluk hasıl olur ki, bunun farkedilmesi çok zordur.
Ariflerin gönlüne zina düşüncesinin arız olması, onu işleyenin durumuna düşmeleri demektir.
22.BÖLÜM
SUFİLER'İN SEMAI
'Sözü dinleyip, en güzeline uyanları müjdele! Onlar Allah (cc)'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Onlar, akıl ve basiret sahibidirler' (Zümer Suresi, Ayet:
18)
Bütün sema'ın harareti, yolu, duygusunun burudeti üzerine gelince, gözlerinden yaşlar boşanır. Bazen bu vecdden de ürperti ve titremeyle zahir olur.
Beyne ve ruha da etkisi vardır.
Ehl-i batıl, heva sahiplerinden de bütün haller nakledilir.
Kalb incelendiğinde duaya yönelinmelidir. Allah korkusundan, derisi ürperince Cenab-ı Hak Cehennemi haram kılar.
Semaın ihtilaflı olanı, name ile söylenen şiirlerin dinlenmesidir.
Sema, nefse hitabı, eş ve cariyelerin şöylesi eğlenceli ve Hakk'a davet itibariyle haram, şüpheli ve helal pozisyonu sözkonusudur. Bunların helal ve şüpheli hallerine de acz-u müsamaha gösterilmesi uygun değildir.
Sema yapanın diri bir kalb ve ölü bir nefisle sema yapması gerekir. Aksi halde sema helal değildir
(Abdurrahman es-Sülemi)
Nefsini rahatlatmak için, hal iddiasından uzak olarak sema yapanın raks ve semaı faydalı da değildir, zararlı da...
Şeyh ve manevi liderlerin raksetmeleri hiç yakışık almaz.
SEMA'I İNKAR EDENLER
1-Sünnet-i Seniyye ve Asar'dan habersizdir.
2-Kendisinin iyi amellerine aldanmıştır.
3-Soğuk tabiatlı, zevkten nasibi yoktur.
Haram olan, mücerred değil, fitne endişesidir. Taat, zahiri sıfatların sırrı, vecd batıni sıfatların özüdür. Zahiri sıfatlar hareket ve sükunet, batıni sıfatlar ahval ve ahlak şeklindedir.
23.BÖLÜM
SEMA'A KARŞI ÇIKANLAR
Sema, temkin ehli ariflerden başkası için sahih olmadığı gibi, mübtedi müridlere de mübah değildir.
Şarkıyla çokça meşgul olan, sefih sayılır. Sefihin de şehadeti muteber değildir. (İmam Şafi'i). Şarkı kalbe nifak tohumu eker. (Abdullah b.
Mes'ud)
Şarkı zinanın büyüğüdür (F. b. İyaz) Sema, eğer bir oğlanın sesini dinleyerek yapılıyorsa, ona fitne karıştığından, dindar kimselerin bunu reddi gerekir. Tasavvufun tamamı ciddiyet'dir.
24.BÖLÜM
SEMA'A İHTİYAÇ DUYMAYANLAR
Vecd, kaybettiğini hissetmektir.
Ehl-i batın, nefsinin hevasını bulduğunda vecde ulaşır. Ehl-i Hak ise, kalbinin muradına erdiğinde vecd duyar.
Nefsin perdeleri, arızi ve zulmani hicaplar, kalbin perdeleri ise semavi ve nurani hicaplardır. Vecd bazen manaların anlaşılmasından, bazen de sadece musıki ve namelerin tesiriyle olur. Vecd kaynağı Hak Teala olan, bir varidatdır. Allah'ın zatını murat eden O'nun (cc) indinden gelenle yetinmez. Mekan-ı kurba erişmiş olan kimseyi nezd-i ilahiden gelen bir varidat meşgul etmez ve harekete geçirmez. Varidat kulun Allah (cc)'a uzaklığını gösterir. Halbuki kurb makamındaki kimse aradığını bulmuştur.
Varidat güçlü ve kamil olanı değiştirmez. Hz.
Ebubekir (ra)'in sözüne telmihen.
'Allahım! Beni gözü yaşlı olmakla merzuk kıl'. (H. Şerif)
25. BÖLÜM
SEMA ADABI
Sıdk, ciddiyet, halis niyet, vakar ve semadan önce istihare, bereket ve istifade için dua.
Sema meclisinde vecde davetiye çıkarmaktan korkmalıdır.
1- Vecd gelmeden, vecd gösterisinde bulunulursa:
2- Allah'a yalan isnadı
3- Halkı aldatma
4- Salah düşüncesinin bozulmasına sebep olur.
5- Halkı batıl yola zorlama.
En güzeli, vecd anında hırka yırtmamaktır. Hırkayı parçalayıp dağıtmak Sufilere göre ahdi yenilemektir.
Hırka hususunda söz hakkı, şeyhindir.
Sema'a ehil olmayanın katılması mekruhtur.
26.BÖLÜM
HALVET, ÇİLE VEYA ERBAİN
Erbain, sair zamanlarda hak, ters düşen arzuların bastırılması için yapılır.
Kırk gün ihlasla amel eden kimsenin kalbinden diline doğru hikmet pınarları akseder, ilm-i ledünne açılan kapı, buradadır.
Kul, insanlardan ayrılıp, Allah-u Teala'ya yönelmesi sayesinde mesafeler kat'ederek nefis madeninden ilim cevherini çıkarır.
Erbain'de muvaffak olmanın şartı, şartları ihlasla yerine getirmektir.
Halvette nefsin arzularından uzaklaşma vardır. Peygamber Efendimiz (sav) de nübüvvet öncesi halvet yaşamıştı.
27. BÖLÜM
HALVETTE VAKİ OLABİLECEKLER
Halvet, dinin selameti, nefis ahvalinin yok olması, amelin Allah için yapılması içindir. Keşf ve Fetih mülahazasıyla yapılan halvet fitneye düşme demektir. Taleb edilecek istikamettir; keramet değildir.
Dinin esaslarına uygun halvet, kalbi nurlandırır, dünya rağbetini keser, zikrin tadına erdirir, namaz, tilavet vs. ibadetlerin ihlasla yapılmasını sağlar. Bazen zihne hayaller düşer ki, bunları vehametle karıştırmamak lazımdır.
Zikre, hususiyle 'La ilahe illallah' mülazemet esastır.
Kalbe yermeşen kelime-i tevhid, kalbe yerleşince nefsin itirazlarını önler. Zikir nurunun kalbe bir cevher halinde yerleşmesi, halvetten gaye budur. Bazı hayaller asılsız bazen de mevhibe-i ilahi olarak belirir ki, onlar da hakikatle irtibatlıdır. Hakikatler misal elbisesinden sıyrılarak, özel bir haber ve keşif halini alır.
Mükaşefelerin hepsi yakin duygusunu takviye içindir. Asıl kayine ulaşan kimsenin bunlara ihtiyacı yoktur. Her ne olursa olsun, takva ve zühdün hakkı verilmeli, asla aldanılmamalıdır.
28. BÖLÜM
HALVETE NASIL GİRİLİR
Dünyada tecerrüd, halvete girip, gusül, iki rekat namaz, gözyaşı tevbe, ahlak-ı zemimeden arınma, cemaatle kılınacak namazlara sadece devam. Halka halveti belli etmeme, daim zikr-i İlahi ile meşgul olma, hayale başka şeylerin girmesine izin verilmemelidir.
Daim abdestli bulunmaya çalışılmalıdır. Uykuya karşı mücadele etmelidir.
Azık, tuz ve ekmektir. Çok zor durumda katık da alınabilir.
Kıllet-i Taam, Kıllet-i menam, Kıllet-i kelam, uzlet ani'l enam esastır. Yeme, tedricen azaltılabilir.
Açlığın sınırı; ekmek-katık ayırt edilemeyecek seviyeye gelmesi.
Belli bir dönemden sonra Allah (cc) yemeği unutturur. Unutmasa bile, kalbin nur ile dolması, ruhun çekici kabiliyetini güçlendirir. Ruh, onu kendi merkezine ve alem-i ruhanideki yerine doğru çıkmaya başlar. Bu sayede salik, nefsani şehvet duygularından nefret eder. Lüzumsuz, konuşma gibi, şeyler nefsi uyarıcı etki yapar.
Fakat Cenab-ı Hakk'ın mevahib-i İlahiyesi buna münhasır değildir.
Erbain için tercih edilen zaman: Zi'l-Ka'de, Zi'lHicce'nin ilk on günüdür.
29. BÖLÜM
SUFİYYENİN AHLAK ANLAYIŞI
Ahlakta model Peygamber Efendimiz (sav)'dir. O (sav)'nun ahlakıyla ahlaklanmak esastır. Rasulullah (sav)'dan Şeytani sıfat sökülüp alınmıştır.
Bazı sıfatların bulunması ise Allah (cc)'ın Nebi'sini (sav) özel rahmeti ile terbiye etmesi ve ümmetine örnek almasına vesiledir.
Tasavvuf halka iyi muamele, Hakk'a sadakattir. İyi geçim, sabır, cömertlik, ülfet, nasihat ve şefkat hukuk-u azimdendir. Allah (cc)'ın ahlakıyla ahlaklanmak hedeftir.
Güzel ahlak, insanı Cennet'e götürür.
30. BÖLÜM
SUFİLERİN AHLAKI
1-Tevazu:
Her davete icabet, hediye kabulü, selam verme, selam alma.
Kendinde bir değer görmeme, hakkı her kimden olursa olsun kabul etme, herkesi kendinden hayırlı görme.
Böbürlenerek yürümeme, insanın yaratılığı şeye bakması.
Zillet ve meskenete düşmek, uygun değildir.
2-İnsanlara yumuşak davranmak:
Halkın arasına karışıp ezalarına sabır, uzletten daha hayırlıdır. Öfkeyi yutma, aff-u safv memduhdur. Yumuşaklık hayırdan nasipdarlık demektir.
3-İsar:
Kendileri muhtaç iken başkalarını kendilerine tercih edenler.
Kendisini mülkün emanetçisi görenin isarı en sağlıklı isardır.
Huzeyfetü'l-Adevi'nin Yermük'teki su hadisesi, Ebu Talha ve misafiri Sa'd b. Rebi ve Abdurrahman b. Avf kardeşliği. Cömertlik, buhl'la kazanılır
4-Afv ve Müsamaha:
İhsan sana kötülük yapana iyilik yapmandır. İnsan, güneş, rüzgar ve yağmur gibi umumidir.
5-Güler Yüzlülük ve Tatlı Dillilik: Güler yüzlülük, tebessüm, sadakadır.
mü'minin kalbinin aydınlığı yüzüne vurur. Sevinç ve neşe Allah için ve O'ndan (cc) ötürüdür.
6-Şakalaşma ve Yumuşak Muamele Sufiyye ahlakındandır.
Rasulullah (sav) latife ve şaka yapardı.
Mübtedilerin çokça şakalaşmaları uygun olmaz.
İşin içine nefs karışabilir.
İnsanları rahatlatmak için şaka yapılsa da, halvette ciddiyyet esastır.
Mizah bast ve recadan ileri gelir,
7-Yapmacık Davranışları Terketmek: Tekellüf, nefsin arzusu üzere insanlara gösteriş olsun diye yapılan yapmacık hareketlerdir. İkram ederken dahi tekellüften uzak peygamberane ahlaktır.
ziyaretçiye elde olanı, davetliye elden geleni ikram etmek esastır.
8-Mal Biriktirmeyi Terketmek:
Rasulullah (sav) ertesi gün için evde bir şey bırakmaz ve bıraktırmazlar.
Sufilerin Cenab-ı Hakk'ın hazinelerini deniz gibi (tükenmez) bilir.
Allah (cc) kuşlar gibi tevekkül içinde olmak
9-Aza Kanaat Etmek:
Kanaat rızadan kaynaklanır. Şerefi artırır. Fitnelerden korur. O, tükenmez hazinedir. Az malın şükrü daha kolaydır.
10-Münakaşa ve Cedelden Uzaklaşmak Hakkı söylemenin dışında cedel ve münakaşadan uzaklaşma.
Nefisten gelen öfkeye kalbi hilm gösterme
Öfke anında nefsi itham etme, pozisyon değiştirme. Öfke ve normal halde hükmetmek ancak nefsini dizginleyebileceklerin işidir.
11-İnsanları sevmek ve onlarla iyi geçinmek:
Mümine merhamet, kardeşlik.
Geçinemeyen ve geçinilemeyende hayır yoktur.
İyi kimselerle ülfet ve ünsiyyet kalbe inşirah verir. Sevgi ile itaat, korkarak itaatten daha faziletlidir. Allah (cc)'ın sevdikleriyle beraberlik O'nun (cc) sevgisine götürür.
12-İyilik Yapana Teşekkür ve Dua:
Sufinin hakkın varlığını kabulü, hakkın vücudunu perdelemez, O (cc) her şeyi açık seçik görür.
Nimete hamd, nimetden daha değerlidir. Sufinin teşekkürü, teşekkülün kemalinden, inancın nimeti Allah (cc)'dan görmelerindendir.
13-Makamı Müslümanlara Hizmet İçin Kullanmak:
Makamı hizmet için isteyenler, ölmeden evvel ölenler içindir. Nefsin hilelerinden emin olmayanın fitnesinden korkulur.
Bilgisizlikle insanlara zarar vermemek.
İnsanların cehaletine sabretmek
İnsanların elindekilerine talip olmamalı, kendi elindekini onlar için harcamak. Riyasete liyakat için gerekli şartlardır. (Sehl b. Abdullah)
31. BÖLÜM
TASAVVUFTA EDEB
Ebed, zahir ve batın terbiyesidir.
İnsan edebe (ahlaki değişikliğe) ehil yaratılmıştır. Edebin menbaı, iyi seciyedir. Kimse halindeki seciye mümarese ve riyazetle fiile çıkarılarak edeb ve terbiye kazanılır.
Bazen mümarese ve riyazete ihtiyaç duyulmaz. İlim edeble anlaşılır
İbadetteki edeb, hizmetten daha yücedir. Taat Cennet'e, taatteki edeb, Rıza-yı Bari'ye ulaştırır.
Zahiri su-i edeb, zahiri ceza, batıni dolanı da batıni cezayı mucib olur.
32. BÖLÜM
HUZUR-U İLAHİ'DE EDEB
Bu edeb, Rasulullah (sav)'dan alınır.
Sevinçteki ifrat veya bastın halinin aşırısı, varidatın çoğalmasına mani olur.
Her kabz halinde bir ceza sözkonusudur. Kabz bast halindeki ifrattandır.
Bastın itidali mesalih-i ilahiyyeyi nefse kaydırmamaktır.
Göz, basiretle istikamete erer.
Sultandan küçük şeyler istenmez. Kurb nedeniyle haşmet perdesi müstesna.
Arif için edeb, mübtedi için tevbe mesabesindedir.
33. BÖLÜM
TAHARET ADABI
İstinca, Kıble'ye yönelmeme,
Pisliği izale ve kullanılacak taş ve suyun temiz olması istibra, idrar kalmaması için yapılan temizlik hareketi istinca, öksürme gibi hareketlerle iyice temizlenme.
Temizlikte Şeytan vesvesesine fırsat verecek aşırılıktan sakınılmalıdır.
Def-i hacet halinde istitar (nazar-ı nas'dan gizlenme)
İdrar serpintilerinden ictinab edilmelidir.
Gusledilen banyoya bevletmemek.
Duaları yerli yerince okumak
Girişte sol ayak, çıkınca sağ ayak
İsm-i İlahi bulunan şeyleri yanından bulundurmamak
34. BÖLÜM
ABDEST ADABI
Abdestden önce -adabıyla- misvaklanmak Abdest dualarını okumak
Farzlarını noksansız yapmak, tertibe riayet etmek Sünnetlerine riayet etmek.
35. BÖLÜM
HAVASS'IN ABDEST ADABI
Uzuvlarını huzur-u kalb ile yıkamak
Daim abdestli bulunmak
Suyu israf etmemek, i'tidal sınırına vakıf olmak Zahiri temizliğe kafi miktarda önem verip, asıl batına yönelmek.
36. BÖLÜM NAMAZIN FAZİLETLERİ
Namaz, felaha götürür.
Namaz kılan, ateşte ısınan ve eğrilikleri düzeltilen ağız gibidir.
Namaz, kul ile Rabb'i arasında kavuşma vesilesidir.
Namaz, Allah'ı hatırlatır.
Namaz kılan bütün azalarıyla dua halindedir. Namaz kılan ehl-i semanın bütün hallerini cem'etmiştir.
Namazda sürat ve acele, felah kapılarını kapatır.
37. BÖLÜM
NAMAZIN KEYFİYYETİ VE ADABI
Abdest, vakit girmeden alınmalıdır.
Sünnet, insanı farza hazırlar, berekete vesile olur.
Sünnet-farz arası tevbe edilir.
İlk tekbirler ruhi ve bedeni tam konsantrasyona girilmelidir.
Kıyam, rüku', secde hallerinde okunması farz, vacip ve mendub olan dualar okunur. Gözler secdede açık bulundurulur. Zira onlar da secde ederler. Namazda Mirac sırrı vardır. İmam, sultanın kapısında duran elçiye benzer. Temsil ettiklerini unutmaz ve onlara tercüman olur.
38. BÖLÜM
NAMAZIN ADABI VE SIRLARI
Kalbi dünyevi şeyle meşgul etmeme. Maddimanevi.
Namazda istikamet üzere olma, namaz hırsızlığına girmeme, kişiye namazda yazılacak ecir, kalb huzurudur.
39. BÖLÜM
ORUCUN FAZİLETİ VE TESİRİ
Oruç, sabrın yarısıdır. Şehveti kırar. Oruç, Allah (cc)'a doğru seyahattir. Hikmeti doğurur.
Melekut kapıları oruçla çalınır.
Mide doldurulan en şerli kaptır.
40. BÖLÜM
ORUÇLA İLGİLİ MUHTELİF GÖRÜŞLER
Kalb selameti oruçta görülüyorsa, oruca devam edilir. ara-sıra oruç bırakılır. Bayram ve teşrik günleri hariç, savm-dehr tutulabilir. Oruç tutma sıra ve keyfiyeti kalbin ve nefsin durumlarına göre farklı değerlendirilmiştir. Kimileri orucun bozulmasını mübah ve iyi görürken kimileri çirkin görmüştür.
Eyyam-ı beyz, Şaban'ın ilk 15'i Zi'l-Hicce ve
Muharrem ayının ilk 10 gününde oruç müstehabdır.
41. BÖLÜM
ORUCUN ADABI
Zahir ve batın bütünlüğü selameti.
Yemeğin normal zamanlarda daha az yenmesi
Oruçla nefis zarurete alıştırılırsa diğer zaruretlere geçilir.
Sahur yapmak, iftara acele etmek. İftarın namazdan önce olması sünnetdir.
Gıybet gibi ma'nevi arazlardan ictinab. Sufiler orucun da alışkanlık haline gelmesinden hoşlanmazlar.
Oruçsuz bir cemaatin sohbetine katılanın da oruçsuz olması adabdandır. Belli bir programı olanların ise oruca devamlılığı uygun olanıdır. Orucun bozulmasındaki ve bozulmamasındaki efdaliyet niyetleri sadakate bağlıdır. Yediklerinizi zikirle eritiniz (H. Şerif) Mümkün mertebe gizlenmek.
42. BÖLÜM
YEMENİN FAYDA VE ZARARLARI
Niyetle adet ibadete döner.
Sufi vaktini Allah'a vermiştir.
Sufi adet olan şeylere ancak zaruret miktarı rağbet eder. Vukuf rutubeti (su) hararet-i nefis, (toprak) serinlik (ruh) hususiyeti vardır. Dengeli olmaları esastır.
Yiyecekler helal olmalıdır.
Yemekten önce eller yıkanır besmele çekilir, Mün'im olan Allah hatırlanır.
Kalbin bozulması lokmadan geçer.
Nimetin değerini takdir, şükür sayılır.
43. BÖLÜM
YEME-İÇME ADABI
1-Tuzla başlayıp, tuzla bitirmek 2-Topluca yemek, bereket olur.
3-Yer sofrasında yemek
4-Lokmaları küçük küçük almak ve iyice çiğnemek, yaslanmadan yemek 5-Önce yaş ve ilim bakımından üstün olan kimsenin başlaması,
6-Sağ el ile yemek
7-Kendi önünden ve yemeğin kenarından yemek
8-Kusur aramamak
9-Yere düşen lokmayı alıp yemek 10-Parmaklarını yalamak.
11-Yemek kabını iyice sıyırmak
12-Yemeğin içine üflememek
13-Sofrada sirke ve yeşillik cinsinden şeyler bulundurmak.
14-Yemekte suskun durmamak
15-Et ve ekmeği bıçakla kesmemek. 16-Sofradakiler ellerini çekmedikçe yemeğe devam etmek.
17-Ekmek konulunca başka bir şey beklememek 18-İyice acıkmadan yememek, iyice doymadan da kalkmak.
19-Hizmet edene en azından yemekten birkaç lokma yedirmek. 20-Kalkınca hamdetmek.
21-Dişleri ve elleri temizlemek, dişlerdeki kırıntıları yutmak.
22-Elinin ıslağı ile gözleri meshetmek 23-Yapmacık davranışlardan sakınmak. Şüpheli yiyeceklerde istiğfar.
24-Bir topluluğun yanına tam yemek vaktinde gitmemek.
25-İkramda tekellüften sakınmak. İkram etme niyeti müstesna...
26-Konulan yemeği küçümsememek 27-Davete icabet etmek.
44. BÖLÜM
SUFİLERİN GİYİNME ADABI
Elbisenin helal ve temiz olması esastır. Sıcak ve soğuktan korumak.
Giyilen elbise, bulunan mevki ve makamla tenasüb içinde olmalıdır.
Nefsine galip gelen, hırstan uzak, hüsn-ü niyyet sahibi kimselerin güzel ve yumuşak elbise giymelerinde bir beis yoktur.
Kibre sebep olacak, nefsin heva ve hevesini teşci edecek giysilerden sakınılmalıdır. Şüpheli şeyleri terk etmek.
45. BÖLÜM
GECELERİ İHYA ETMENİN FAZİLETİ
Kalb ve nefis birbiriyle mücadele ettiği sırada, şartlarına riayet ederek, dengeli bir şekilde uymak. Salih ise, müridlerin kalblerinin sükun bulmasına sebep olur.
Ruh, kalb ve üns, uykunun yerini tuttuğunda az uyku zarar vermez.
Gece elde edilen nimetler, gündüze yayılır. Bu durumda kalb ilahi nurlarla dolar.
Geceleri namaz kılanın yüzü, gündüzleri ak olur.
46. BÖLÜM
GECELEYİN KALKIŞ VE UYKU ADABI
Akşam namazını evrad-u ezkarlar beklemek, gece kalkışı akşam ile yatsı arasını ibadet ve zikirle geçirmek.
Yatsıdan sonra konuşmamak. Abdest tazelemek. Nefis derin haz almaya çalışır. Hakkı verilir ama hazzı verilmez.
Alışkanlıkları değiştirmek de gece kalkmayı kolaylaştırır. Midenin yemekle dolu olmaması. Yeniler yiyecekler tilavet zikir ve istiğfarla eritilmelidir.
İhtiyaten vitir uykudan önce kılınmalıdır. Taze abdestle sadık rüya zahir ve batının temizliğinden geçer.
Rüyada Hak Teala ile konuşanlar olur ki, emir ve nehy alırlar. Bu zahiri emir ve nehy gibidir. Kendileri hakkında gafletten kurtulmak için abdeste azami dikkat gerekir. Mesela, gece yatarken mesnun olan dura ve sureler okunur.
47. BÖLÜM
GECE NAMAZI VE ADABI
Akşam ezanıyla ikameti arasında iki rekat namaz ve farz namazdan sonra da iki rek'at namaz kılınır. Akşam ile yatsı arası ibadet gündüzün günahlarını siler. Yatsıdan sonra da dört veya iki rekat nafile kılar. Eve girince dört rek'at daha kılar.
Uyanacağından emin olmayanın vitir namazını yatmadan kılmalıdır. Gece kalkınca gönlü sadece Allah (cc)'a vermeli.
Daima Allah (cc)'a iltica edilmelidir. Su ile temizlenip, Kur'an okunduğu zaman iki temizleyici bir araya gelir (zahiri ve batıni). Böylece Şeytan'ın vesveseleri, te'sir ve aldatmalar zail olur.
12 rek'at teheccüd namazı kılınır.
48. BÖLÜM
GECEYİ BÖLÜMLERE AYIRMAK
Gecenin tamamını ihya edemeyenler üçte birini, üçte ikisini, veya altıda birini ihya etmeleri müstehabdır.
Gece ibadeti şuurlu yapılmalı. Uyku gibi sıkıntı veren şeyler giderilmeli.
Tan yerinin ağarması (uykuyla geçirilerek) gece ibadetine tercih edilmemeli.
Kurb makamına erenler artan bir şevkle gece ibadetine müdavimlerdir.
Gündüz işlenen günah, kusur, gece ibadetine mani olur. Dünyevi işle çok fazla iştigal.
49. BÖLÜM
GÜNDÜZÜN ADABI
Tan yeri ağarmadan abdestli olarak sabah namazı beklenir.
Gündüzün iki ucunda ve gecenin bir kısmında kılınan namaz, günahlara keffaretdir. Sabah namazı, sünnetinden sonra tevbe istiğfar getirilip, dua edilir.
Efendimiz (sav)'e salat-u selam getirilir.
Sabah namazından sonra münacaat yapılır.
50. BÖLÜM
GÜNLÜK İBADETLERİN VAKİTLERİNE GÖRE DAĞILIMI
Sabah namazından sonra yerinden kalkmadan Kıble'ye yönelik olarak oturup, evrad-u ezkar okunur. Kerahet vaktinde uyumamalıdır. Güneş iki mızrak boyu yükselince iki rekat namaz kılınır.
İşe gidecek bir kimse evden çıkmadan önce iki rekat namaz kılar; eve döndüğünde de iki rek'at kılar.
Sabahla öğle arası iki veya on iki rekat kuşluk namazı kılar.
Dışarıda hizmeti olmayan taat, tilavet, zikir ve münacaatla meşgul olur.
Kuşluk sonrası namazdan sonra biraz uyumak iyidir. Gece kalkmaya yardımcı olur. Kalbi saflaştırır. Zeval vaktine bir saat kala kalkar.
Tilavet ve zikirle meşgul olur.
İbadet-ü ta'ate çoluk-çocukla meşguliyetten aşırı bir gevşeklik hasıl olur. İbadete olan isteksizlik giderilmedikçe namaza durulmaz. Bu da halk içinde Hakk'la olmaktan geçer.
Ruhu daim hak huzurunda bulunanlara ise halkla beraber olması zorluk vermez, bilakis ibadet gibi olur.
Öğle ile ikindi arası ibadet ve tilavetle geçirilir.
Ağzın tadı değiştiğinde misvak kullanılır. Hevanın, dünyanın ve nefsin galebesiyle ibadetten geri kalan kalbiyle bunun ezikliğini yaşar. İkindiden sonra nafile ibadet vakti bittiğinden tilavet ve zikirle meşgul olur veya sohbet dinler.
51. BÖLÜM
MÜRİD-MÜRŞİD MÜNASEBETLERİ
Mürid, mürşidin önünde bulunmaz. Ondan önce işe ve söze başlamaz. Şeyh konuşurken ses tonuna dikkat eder.
Mürid gerek malında, gerek şahsında şahsi tercihte bulunmaz.
halinde ve hareketlerinde açıklanması gereken bir şey hisseden mürid, bunu şeyhinden sorarak çözümler.
Mürşid, müridin problemlerinin halline çalışır ve onları giderir.
Rasulullah (sav) için Cibril (as) bir vahy emini olduğu gibi, mürşid de mürid için ilham eminidir. Mürşid konuşurken, şaibeli, parlak, nefse hoş gelen söz ve davranışlardan uzaktır.
Mürid, şeyhinin makamından daha üstün bir makam aramaz.
Şeyh için arzu edilen şey, müride daha yüksek dereceler kazandırır. Tam teslimiyetle mürid gıyabi huzur edebine nail olur.
Yüksek sesle konuşmak vakarın gitmesine sebeptir. Kalbde hürmet ve vakar olduğu zaman dil, ma la ya'niyyat ve garabetten kurtulur.
Şeyhe (büyüğe) temsil ettiği makam muktezasıyla hitab edilir.
Yabancılık nisbetinde zahire alaka artar. Şeyh yeni gelenlere önceki müridlere nisbeten daha fazla alaka gösterebilir.
Ebu Mansur el-Mağribi:
Şeyhe hizmet, ihvan ve akranla da arkadaşlık edilir. Şeyhde görülen beğenilmedik hareket, şeyhin ilim ve hikmet yönüyle bir mazeretinin bulunduğunu bilmesi ve ona teslim olması, müridin edebindendir.
Şeyhin yanında nafile namaza durmamak da adabdandır.
Kendine gelen tecelli, mesbibe, keramet gibi şeyleri şeyhinden gizlemeli.
Kendi terbiye ve eğitimine layık olduğuna inanmadığı şeyhin sohbetine girmemesi edebdendir.
Karşılıklı sevgi ve ülfet hal ve feyz in'ikasına en büyük vesiledir.
Rüya ve halleri şeyhinden habersiz tek başına yorumlamamalı.
Her türlü hacetini arzetmek için acele etmemesi şeyhin hazır hale gelmesini beklemesi adabdandır. Huzura varırken hususi görüşmelerde şeyhe hediye (sadaka) takdim edilir.
52. BÖLÜM
ŞEYHİN RİAYET EDECEĞİ ADAB
1-Sufiler arasından sivrilip, ortaya atılmamak, insanları celb için lütuf, merhamet, güzel konuşma gösterisinde bulunmamak.
Kalbini Hakk'a nazır tutmaksızın, O'ndan (cc) yardım istememeksizin müridlere tek bir kelime etmez. Dili kalbe, kalbi Allah'a bağlar. Ebu'n-Necib es-Sühreverdi: Dervişler, sözü ve sohbeti algılamaya hazır bulunmadığı sürece onlarla konuşmaz.
Müridin değişen halini görüp ona göre hareket eder. Umuma karşı konuşurken konuları genel boyutlarıyla ele alır.
2-Halkla beraber bulunduktan sonra kendini tefekkür zikir ve ibadete vereceği bir halvethanesi olmalı. Celveti halvetin himayesine alır. Fetret devrinde (beş vakit) halkı irşadı ile faydalandıran şeyh, fazilet kazanır.
3-Kendinden irşad isteyenlere güzel davranması, hürmet ve saygıya layık şeylere karşı görevini yaparak mütevazi davranması.
'İlk defa gelmiş müride, rıfk ve mülayemetle davran, ilimle değil'.
4-Müridleri sever, hastalık ve sıhhat halinde haklarını yerine getirir.
'Onların irade ve sadakatlerine güvenerek onları asla terketmez'.
5-nefis terbiyesinde müride yardımcı olmak, sadakatlerine güven nisbetinde ruhsat sınırlarına kadar yapılanlara müsaade eder.
6-Müridlerinden kendisine gelecek, herhangi bir menfaat ya da hizmete müridin lehine olacağına inandığı müstesna, tenezzül etmez.
7-Müridden sadır olacak kusuru şahsını hedef alarak söylemez. Umuma konuşur, 'Kızım sana söylüyorum; gelinim sen anla' kabilinden. 8-Müridin keşf ve varidat gibi şeylerini korur, onu başkalarına anlatmaz. Müridin hal ve keşfini küçümsemez. Bunlara takılıp kalınmayacağını da izah eder.
53. BÖLÜM
SOHBET VE TESİRLERİ
Cinsiyet ve birtakım asgari müşterekler sohbete sebeptir. Sohbete yakınlık duyan kişi, muhatabı Şeriat terazisine vurmalıdır.
Sadık ve samimi bir mürid, fasidlerle birarada bulunmaktan çok, salih ve iyi kimselerle bulunmakla bozulur.
Süleyman el-Havvas'a İbrahim b. Edhem gelir. Onu karşılamayacak mısın? denildiğinde 'İbrahim b. Edhem'i karşılamaktansa, yırtıcı arslanlarla karşılaşmayı tercih ederim. Çünkü ben onu gördüğümde ona karşı en güzel sözleri söylerim. Nefsimin en güzel hallerini ona arzederim. Bu ise fitnenin ta kendisidir'. der.
Halvette toplumdan maddi bir ayrılış, uzlette ise manevi ve şuuri bir ayrılış vardır. Halvet asıl ve daimi, ihtilat ise geçici ve arızidir. Ehli ile sohbet batıni gözleri açar, eşyanın hakikatına erdirir.
Arkadaşının işini önemseme samimi dostluğu gösterir.
Kaynaşan ve kaynaşılan insan Allah'a sevimli ve yakındır.
Uzleti tercih ülfet etme ve edilme özelliğini gidermez.
Bizim anlattığımız dostluk hemcinse karşı duyulan temayülden gelen ülfet ve ünsiyet değil, Allah için Allah'la ve Allah'dan olanıdır.
Allah için sevenler imanın tadına ererler. Allah'la sohbet edenlerle sohbet insanı, sohbet-i ilahi'ye götürür.
54. BÖLÜM
SOHBET VE KARDEŞLİĞİN SORUMLULUKLARI
Takva ve hayırda yardımlaşmana
Arkadaşına af dileme, dua etme, birliktelik için bereket niyazı.
Allah için birbirini sevenler ve O'nun (cc) için ayrılanlar Arş-ı Ala'da gölgelenecekler.
'Biri, diğerini dünyevi menfaat sebebiyle terk eden,
Allah yolunda kardeş olamaz'. (Cüneyd elBağdadi)
Kardeş incitilmez, aşırı şaka yapılmaz, yerine getirilemeyecek söz verilmez.
Bir ayrılık vuku bulsa da arkadaşı iyilikle anmak.
Mümkün oldukça hüsn-ü zan etmek.
Sadır olacak nefi bir harekete doğrudan kınamada bulunmaz, yanlışı gidermede en iyi yolu tercih eder.
Kişi, dostunun dini üzeredir.
55. BÖLÜM
SOHBET VE KARDEŞLİĞİN ADABI
1-Kardeşinin hatasını görmezlikten gelmek.
Nasihat uluorta herkesin ortasında yapılmaz. 2-Kardeşlerine hizmet etmek, sıkıntılarına katlanmak.
3-Elindeki mal ve mülkü kendine ait görmemek. 4-Fazilet ve üstünlüğünü bildiği kişiye değer vermek.
5-Gereksiz dünya işleriyle fazla ilgilenen kimselerin sohbetinden uzak durmak.
6-Kardeşinin işine, kendi işinden daha çok önem vermek.
7-Yumuşak muamele etmek.
8-Söylediklerini, dikkatlice söylemek 9-Kardeşliğin devamı için bütün gücünü kullanmak.
10-Küçüklere şefkat ve sevgi ile muamele etmek. 11-Bir yere çağırıldığında, 'Nereye?', 'Niçin?' gibi sorular sormamak. 12-Kardeşlerine yük olmama.
13-Açık ve samimi davranmak, mudarat etmek, müdahane etmemek.
14-Beraberlikte inkıbaz ve inbisat arası orta yolu tercih etmek.
15-Ayıp ve kusurlarını örtmek.
16-Kardeşinin ayıpları için istiğfarda bulunmak. 17-Kardeşlerini kendisiyle mudarat etmeye mecbur bırakmamak.
*Bütün kötülükler nefisten, onun tezkiye edilmeyişinden kaynaklanır.
56. BÖLÜM
KENDİLERİNİ TANIMA KONUSUNDA
SUFİLERİN GÖRÜŞLERİ
Akıl ve nakil sahipleri ruh konusunda ihtilafa düştükleri kadar hiç bir konuda ihtilaf etmediler. Sadıkların bu konudaki konuşmalarını Allah'ın(cc) Kelamı ve ayetlerinin tevili olarak değerlendirmek daha doğrudur.
Ruh konusunda konuşulanların bir kısmı ruhun Kıdemine, diğer bir kısmı da hududuna kildir. Akıl, ruhla bir varlık ve kişilik kazanır. Onunla eşya üzerine hüccet getirebilir. Eğer ruh olmasaydı akıl dumura uğrar, hiçbir şeyin leh ve aleyhinde bir delil getiremezdi. Ancak o, yaratıkların en latifi, cevherlerin safi ve parlağıdır. Gayblar onunla sezilebilir. Hakikat ehlinin keşfi onunladır. Ruh bilinmesi güç, hatta imkansız gibi şeyleri bilebilir. Ruhlara göre dünya ve ahiret arasında fark yoktur. Ruhlar, berzahta dolaşan, dünya ahvali ve melekleri gören, insanların durumları ile ilgili semada yapılan konuşmaları duyan ruhlar, Arşın altındaki ruhlar, cennetlerde uçan ruhları, dilediği ve gücü yettiği kadar, hayatı boyunca, Allah'a doğru koşan ruhlar vardır.
İnsanlardan biri ölüp de ruhlar alemine gelince tanıdıkları ile konuşur ve haber sorarlar. Ruh, bedende bir araç, sıfat ve vasıf değil, cevher, zat ve ayndır. Ruh ilimle gıdalanır.
Ruh, yeşil ve taze çubuğun içinde bulunan su gibi, kesif bedenle iç içe girmiş, latif bir cisimdir.
(Cüveyni)
Bazı kelamcılar, ruhun araz olduğu fikrini tercih etmiştir.
Ruhun, bedenden ayrılırken, ondan bütünüyle ayrılması mümkün değildir.
Beden ruhtan ayrılırken ölümü hissettiği gibi, ruh da cesetten ayrılırken ölümü hisseder.
Ulvi ve semavi olan ruh-u insani, emir aleminden, beşeri olan ruh-u hayvani de halk alemindendir. Aklın yeri dimağ, diyen de, kalp diyen de olmuştur. Nefsin şekillenmesi, ruh-u insaninin Ruh-u hayvani üzerinde galebesi ve böylece hayvani ruhun diğer hayvanlardaki ruh-u hayvani cinsinden ayrılmasıdır.
Ruh, kendisi ile hayata ve canlılığa kavuşulan güzel bir bahar rüzgarı, nefis, şehvetlerin ve kötülüklerin kendisinden kaynaklandığı sıcak ve kavurucu bir rüzgar.
Kötü fiil ve ahlaklar hüsn-ü riyazetle giderilebilir veya değiştirilebilir.
Aç gözlülük ve ihtirastan tama' ve hırs meydana gelir.
Bir kul, yaratılışında mevcud olan hayvani insiyakları ilim ve adl ile eğitip yönlendirmedikçe insanlık derecesine erişemez
Kalp sekine ile dolduğu zaman nefse itminan verir.
Çünkü sekine imanı artıran bir haldir.
Nefis cibilli vasıflardan sıyrıldığı ve tabi hareketlerinden kurtulduğu zaman, itminan makamına yönelmeye başlar.
Nefis tabii halinde, pişmanlık duymaksızın ve kendine kıymaksızın durusa ilim ve marifetin nuru onu etkilemez.
Sufiler, "Sır, müşahede mahalli, kalp, kalp de marifet mahallidir." demişlerdir.
Bir kısmı sırrın, ruhtan aşağıda olduğuna işaret etmiş, diğer bir kısmı da ruhtan daha latif ve üstün olduğu fikrini benimsemiştir. Akıl, ruhun dili ve tercümanıdır.
Amellere eşit ve aynı olsa da akıllar farklı değer arzeder.
Akıl nazari ilimlerden değildir.
Akıl, ilimlerin hepsi değilse de, zaruri ilimlerden biridir.
Akıl, kendisi ile ilimlerin idrak edilebildiği bir sıfattır.
Aklın nuru, ruhtan feyz alır ilimler de aklın nuru ile öğretilebilir.
Akıl, akl-ı meaş ve akl-ı mead olarak iki kısımdır. Akla, cehalete mani olduğu için mani, engel anlamında akıl adı verilmiştir.
Basiret aklın içine aldığı bütün ilimleri kuşatır. Aklı şeriat nuru ile aydınlanan ve basiretle takviye edilen kimse, basiret erbabının ve yalnızca mücerret akla dayanmayan akıl sahiplerinin mükaşefesine mahsus olan ve kainatın batınını ifade eden melekut alemini kavrayabilir.
57. BÖLÜM
KALBE GELEN HAVATIRIN BİLİNMESİ
Meleğin ve şeytanın insanın üzerinde yönlendiren etkisi vardır.
Havatırı tefrike aid arzı ve istek, müridin himmeti. talebi, iradesi ve Cenab-ı Hakk'ın takdir ve ettiği nasib kadardır.
Havatır Allah (cc)'ın kuluna gönderdiği elçilerdir. Kalp lekelendiği zaman şeytan onu arzu ederek ona doğru yaklaşır.
Kalbin saffeti, zikir ve murakebe ile muhafaza altına alınmıştır. Zikrin kendine ait bir nuru vardır. Zikrin kapısı takva ile açılır. Kul organlarını ilahi yasaklardan korumadıkça takvaya eremez. Takva önce yasaklardan, sonra da lüzümsuz meşgalelerden alıkor, hatta nefsin vesveselerinden bile alıkor.
Nefsin söyledikleri genel olarak telakki edilmeli. Nefsin hak ve hazları ancak üzere iki ihtiyacı vardır.
Nefis, vesvese ile eşyayı gerçeğe ve hakikate aykırı bir şekilde, sahibine ters yüz ederek göstermeye böylece kişiyi eğri tarafa çekmeye çalışır. İnsanların bir kısmına havatırın yönü konusunda, haz tarafını bırakarak hak tarafını yapması dışında başkası caiz değildir.
Havatır hakkında şüpheye düşen insanlardan bir kısmı da Allah (cc)'tan kendilerine verilen güçlü ilmin tesiriyle, haz tarafına meyleden havatırı ve onun gereğini yapma yoluna gider.
Uruç eden kişi, bu halini muhafaza ederek normal durumuna iner. Fakat hali aynı şekilde devam etmez. İnişi ile birlikte nefsin istek ve ihtiyaçları menziline tekrar girer.
Bütün fiiller, kendilerinden önce bulunan havatırdan doğar.
Yediği içtiği haram olan kimse ilham ile vesveseyi birbirinden ayırdedemez.
Havatır konusunda şüpheye sevkeden sebepler:
1- Yakin zayıflığı
2- Nefsin sıfatlarını tanımadaki ilim azlığı
3- Heva ve hevese uyma
4- Dünya, makam, mevki ve hubb-u cah sevgisi.
Cüneyd:
"Hakk'tan gelen havatırın birincisi diğerinden daha kuvvetlidir."
Allah'ın hatırı bazen meleklerden bazen de nefisten gelir.
58. BÖLÜM
HAL, SABİT VE KALICI DEĞİLDİR
Bir şey önce "hal" olarak başlar, bilahere makam haline gelir.
"Muhasebe hali"nefsin vatanı, yerleşme yeri ve makamı haline gelir. Bunun devamlı hale gelmesi ve muhasebenin kulda yerleşik duruma yükselmesi halinde, muhasebe halinden, muhasebe makamına yükselmiş olur.
Bütün hallerin en yücesi, Hakka'l yakin halidir.
Mevhibe-i İlahidir.
Makamlar kesbi, haller vehbidir.
Haller, Cenab-ı Hakk'ın gönülde uyandırdığı şeyler, makamlar ise bunların yollarıdır. Haller devamlı olmaz ve peşpeşe gelmezse hal değil, tevih ve besadih adını alır. Bu hallerin başlangıcıdır. Devam ederse hal olur.
Kul, makamlara yükselmeye, hallerin artması ve fazlalaşması ile devam eder.
Kul, gerçek tevbeye erişinceye kadar, hal olan tevbe ile tekrar tevbe etmeye devam eder. Tevbenin başında meydana gelen zecr ve meş hali üç şekilde tezahür eder: 1- İlim yoluyla mez
2- Akıl yoluyla mez
3- İman yoluyla mez
Rıza hali de kul, rıza makamında mutmain oluncaya kadar gidip gelmesine devam eder.
Tevbe, bütün mekanların aslı ve özü bütün hallerin anahtarıdır. Makamların ilkidir.
Kulda zecr ve mez'in hal olarak bakınması tevbenin anahtarı ve başlangıcıdır. Mezi ve Zecirden sonra"intibah" hali hissedilir.
İntibah kişiye hayra götüren hallerin başında gelir.
Yakaza; Hakk'tan korkan kimselerin kalbine Allah (cc) tarafından ihsan edilen ve onları tevbe etmeye yönlendiren ilahi bir ikazdır.
Gerçek bir muhasebe ancak sahih ve sağlam bir tevbeden sonra olur.
Murakabe menfi hatıraları keser.
İnabe tevbenin ikinci derecesidir. İnabe, Allah' (cc) tan yine Allah' (cc) a dönüştür.
Tevbe, mücahedeyle, mücahede ise sabırla olur. Sehl b. Abdullah: "Nimetlere sabır, bela ve musibetler sabırdan daha zordur."
Sabrın hakikatı, nefsin itminana ermesinden, onun itminana ermesi, keskiye edilmesinden nefsin tezkiyesi de ancak tevbe ile olur.
Ömer b. Abdulaziz"Kaza ve kaderin şahsıma takdir ettiği şeyler dışında asla sevincim olmadı." Havf tevbeye yönelişten hasıl olur. Tevbede istikamet havf ve recanın mutedil olmasına vesiledir.
Tevbe makamı bütün makamları toplar.
Hz. Ali(ra): " Zühd, mümin olsun kafir olsun dünyayı yiyen kimseye aldırmamandır." Fakirde zaruri bir katlanma, zahidde ve iradi bir katlanma ve terkediş vardır.
Sehl b. Abdullah: "Gerçek ubudiyyet, şahsi tedbir ve ihtiyar terk edildiğinde elde edilir."
Yaptığını Hakk'la yapan, düşündüğünü Hakk'la düşünen ve O'nun emirlerine yasaklarına aykırı, ufacık bir şeye yönelmeyen kimsenin durumu "beka" makamındır.
Tevbe: Tevbede tevbe etmektir.
Şahsi düşünceler ve duyguların varlığı silkinmesi gereken günahtır.
Gönlüne doğan kötülükten zevk almayı hor ve hakir görmekten bir an bile gafil olan kişinin selamette olmayacağından ve bu zevkin kalbe işlemesinden korkulur.
Heva ve hevese duyulan sevk, Cenab-ı Hakk'a karşı hissedilen sevginin yokluğundan veya azlığındandır.
Vera: Dinin aslı veradır(Hadisi Şerif) Hz. Ömer:" Takva ve vera'i elinde bulunduran, dünyalığı elinde bulunduranlara karşı boyun eğmesi layık değildir."
Vera zühdün başlangıcıdır.
Vera şüpheli şeylerden çekinmedir. Allah' (cc) tan bir an olsun gafil olmamadır. el-Havvas:"Vera, korkunun, korku marifetin, marifette Allah' (cc) a yakın olmanın delilidir," Zühd: Cüneyd:" Zühd, elde olmayanın gönülde de olmamasıdır."
Zühd, elde olandan el etek çekme, elde olanı da dağıtmaktır."
Zühd, nefsin hazlarını terk etmektir.
Şibli:"Zühd, gaflettir, dünya değersiz bir metadır, değersiz bir şeye karşı zahid olma ise gaflettir. Zühd içinde zühd, zühd sırasıyla şahsi irade ve ihtiyarından çıkmaktır.
Hakiki zahid, dünyayı alırsa, yine Allah' (cc) la ve O'nun müsadesi ile alır.
Sabır: Sabır, sabırda sabretmektir.
Sabır nefsi olgunlaştırır.
Ancak sabredenlere, mükafatlar hesapsız olarak ödenecektir.
Şibli:"Sabrın en güç olanı Allah' (cc) ta(Sabr- fillah) sabreder. Bir defa sabreder. Sabır Allah' (cc) ta(Billah) ve Allah (cc) için (lillah) sabreden ve asla sabırsızlık göstermeyen kişidir. Fakat az da olsa şikayet onda vuku bulur.
Sabbar(Sabur)'un sabrı, yalnız Allah' (cc) ta Allah (cc) için ve yalnız Allah' (cc) la olan kişidir. Sabırda izzet ve güzellik vardır.
Fakr: Fakr, sana ait hiçbir şeyin bulunmamasıdır. Kettani"Allan' (cc) a fakr gerçekleşince Allah (cc) ile gına hali gerçekleşmiş olur."
Fakr, ihtiyaçların kalpte belirmesi ve Allah' (cc) ın dışında ki şeylere karşı muhtaçlığın yok olmasıdır.
Fakr, Allah' (cc) dan başka hiçbir sebebe istinad etmemektir.
Fakr, tevhid menzillerinin ilkidir.
Şükür: Şükür, Mü'mini görerek nimetin farkına varmamaktır.
Şükür de Allah'ın bir nimetidir. Ona da ayrıca şükür gerekir.
Şükür, Allah' (cc) ın verdiği nimetlerle O'na isyan etmemektir.
Şükrün hakikatı: Kulun, dinine zarar verenler dışında kendisi hakkında takdir edilen her şeyi, nimet olarak bilmesidir.
Havf: Hikmetin başı Allah (cc) korkusudur. Gerçek havf sahibi azaba sebep olan korktuğu şeyleri terketmektir.
Zunnur el-Mısri"Allah' (cc) ı gerçek manada seven kişi, havf kalbini sulamadıkça muhabbet kadehinden içemez."
Reca: Hardal tanesi ağırlığında imana sahip olanın kurtulacağı müjdesi verilmiştir.
Recanın alameti, güzelce itaat ve ibadet etmektir.
Reca, helal tecellileri cemal gözü ile görmektir.
Havf ve reva bir kuşun iki kanadı gibidir. Reca, Cenab-ı Hakk'ın keremini görerek rahata ermektir.
Tevekkül: Her işini Allah' (cc) a havale etmek.
Tevekkülün yalnızca görünen bir tarafı vardır.
Tevekkül imanın neticesidir.
Zünnun: "Tevekkül nefsin tedbiri terk etmesi ve Cenab-ı Hakk'a karşı her türlü güç ve kuvvetten soyutlanmasıdır.
Tevekkül Allah' (cc) a sımsıkı sarılmaktır.
Tevekkül Allah' (cc) ı bilme nisbetinde olur. Masivadan bir şeyler umarak bakmak cehalet ve marifet kıtlığından kaynaklanır.
Rıza: Rıza, takdir edilenleri kalbin sükunetle karşılanmasıdır.
Musibet ve belalara, nimet ve lütuflara sevinildiği gibi sevinmektir.
Rıza, kalplere vasıl olan ilmin sağlam ve sahih olmasıdır.
Rıza kalbin inşirahından, kalbin inşirahı da yakin nurundan meydana gelir.
Seven, sevgiliden gelen her şeyi kendisinin muradı ve tercihi olarak görür.
59.BÖLÜM
HALLERLE İLGİLİ BAZI AÇIKLAMALAR
Muhabbet: Allah ve Resulullah sevgisini herşeyden üstün tutulan hakkın ve imanın zevkine varmış demektir.
Allah ve Resulü iman hükmü ile sevilirken, çoluk çocuk da fıtratın hükmü ile sevilebilir. Ruhun muhabbeti, kalbin muhabbeti, nefsin muhabbeti, aklın muhabbeti gibi muhabbetin değişik saikleri vardır.
Genel anlamda sevgi emirleri yerine getirmek olarak özel anlamda: Ruhun Cenab- Hakk'ı yakinen bilmesinden doğan zat sevgisidir.
Gerçek manada sevenler, sevdiğine ve sevdiğinin de sevdiğine ulaşmak gönülle olur.
El- Ruzbari:" Bütün varlığından sıyrılmadıkça sevginin sınırına yaklaşamazsın."
Cüneyd:"Muhabbet, muhibbin, kendi sıfatları yerine mahbub olan Allah' (cc) ın sıfatlarına bürünmektir.
Şevk: Seven kişide meydana gelen şevk, şahsi gayreti ile değildir.
Tevbe istikrara kavuşunca zühd, muhabbet istikrara kavuşunca şevk meydana gelir.
Şevk muhabbetin meyvesidir.
Muhitlerin dünyada bekledikleri şevk, ölümden sonrası için, bekledikleri şevkten farklıdır. Nice sadık muhibler yaşamaktan zevk alırlar. Mücahededen hasıl olan şevk bu'd ve gaybubet halinde hasıl olan şevkten daha şiddetlidir.
Üns: Cüneyd:"Üns, heybetin varlığı ile beraber yüksek haya duygusunun birlikte bulunmasıdır." Zünnun "Üns, sevginin sevgilisine karşı iç huzuru duymasıdır." el-Vasit:"Kainattan kalben ve manen bütünüyle uzaklaşmayan kimse ünsibillah haline eremez." Allah' (cc) a olan tazım ve heybetin artması ünsün de artması demektir.
Ünsün hakikatı"Cenab-ı Hakk'ın azametini öğrenmenin ağırlığı ile beşeri varlığın bir kenara sürülüp atılması, fetih meydanlarında ruhun serbestçe yayılmasıdır.
Zati üns feradan sonra gelir, zat tecellilerinin mütaalasından sonra hasıl olan beka ve temkin makamın da meydana gelir.
Nefsi mutmainnenin hudu ünsten, huşu de heybettendir.
Kurb: Kulun Rabbisine en yakın hali secde anıdır. Nefsin ibadet ve taatla ifa etmesi ile ruhun kurbiyetle olan nasibi gittikçe artar.
Cüneyd:"Cenab-ı Hakk, kulların kalbini kendisine ne kadar yakın görürse, o nisbette onların kalbine yaklaşır."
Sehl:" Kurbiyet makamlarının en aşağı derecesi hayadır."
Haya: Haya sahibi, organlarına ve düşüncelerine hakım olmalıdır. Hz. Osman(ra):"Evde karanlıkta guslederken bile Allah' (cc) tan utancımdan büzülür de öyle yıkanırım."
Haya, Cenab-ı Hakk'ın celal tecellilerinin azameti karşısında ruhun teslimiyeti ve başını önüne eğmesidir.
Vuslak(İttisal) Nuri:"İttisal, kalplerin mükaşefe, sırların müşahede makamına ermesidir."
Vuslak, kulun, Halık'ından başkasını görmemesi ve içinde yaratıcıdan başkasına ait bir duygu bulunmamasıdır.
Vasıl, Allah'ın vuslata erdirdiği kişidir. Muttasıl ise, kendi şahsi gayret ve çalışması ile vuslata eren kişidir.
Vasıl olan, Allah' (cc) dan alıkoyacak hiçbir şey yoktur.
Zunnur:"Dönen, gittiği yönden dönmedikçe Hakk'a rücü etmiş sayılmaz. Her şeyden kesilip O' (cc) na yönelmeyen vuslata eremez.
Vuslak yolunun basamakları ebedi ahiret hayatında bile asla katedilemez.
Kabz Ve Bast: Şeyhler, kabz ve bastın alametlerine işaret etmişlerdir.
Kabz ve bastın kendilerine ait muayyen mevsimi vardır. Bunların vakti, havvasa ait muhabbet makamında bulunan kimselerde. kabz ve bast hali görülmez. Bu durumda birinin ancak havf ve recası vardır. Bazen kabz ve bast haline benzer duygular hisseder ve buna da gerçek kabz ve bast zanneder. Halbuki öyle değildir, kendisine arz olan bir sıkıntı halidir, ancak o kabz zanneder. Veya nefsani bir rahatlama ve tabii bir neş'edir. Fakat o bunu bast zanneder.
Kişide nefs-i emmareye aid sıfatlar bulunduğu sürece bu tür rahatlık ve ferahlık ortaya çıkar. el-Vasıt:"Cenab-ı Hakk, sana ait olan şeylerden dolayı seni kabzeder. Kendisine ait şeylerden de seni bast eder."
Kabz ve bast nefs-i levvameden kaynaklanır.
Fena ve beka makamına erdiği zaman kabz ve bast yoktur.
Kabz, bazen bast konusunda aşırı gitmenin neticesinde vaki olabilir.
Avama ait muhabbetin ilk devresinde bulunan kimse, kabz ile himmi bast ile de neşatı karıştırır. Bazen, kabz ve basta benzer haller meydana gelebilir; amma bu nefsin tabii sıfatlarından değil, mutmainne halinden doğar.
Fena ve Beka: Fena; bütün hallerden sıyrılmak, hiçbir şeye karşı haz duymamaktır.
Beka; kulun kendisine ait olan şeylerde fani ve Allah (cc) için olan şeylerle baki olmasıdır. Cüneyd:"Fena, beşeri ve nefsani vasıfların bütünüyle susturulması, tüm varlığın Cenab-ı Hakk'la meşgul olmasıdır."
Fena, Allah' (cc) ın emirlerinin kul üzerinde tam bir hakimiyet kurmasıdır.
Fena, bazen Cenab-ı Hakk'ın sıfatlarını, bazen de zat tecellilerini azametini müşahade etmekle meydana gelir.
Beka makamına erişen kişiye, Hakk, halktan, halk da Hakk'tan engelleyemez. Fena halinde bulunan kimse ise Hakk ile halktan perdelenmiştir.
60. BÖLÜM
HALLERE DAİR BAZI TASAVVUFİ
ISTILAHLAR
Cem' ve Fark'Tefrika
Cem' asıl, fark ise Fer'idir.
Cem': Sahabinin Allah' (cc) tan başka hiçbir şeyi müşahade edemediği vuslattır.
Tefrika ise dilediğini açık seçik görmektir. Cüneyd:"Kurbiyetin vecd ile bulunması cem', kulun beşeri özellikleri ile kaybolması da tefrikadır.
Cem' ile tevhidin her türlü beşeri sıfatlardan tecridine, fark ile de şahsi gayretle elde edilene işaret edilmiştir.
Kul amellerine kesb nazarıyla bakacak ve nefsine bir şeyler izafe edecek olursa tefrikada, herşeyi Hakk'a izafe edecek olursa cem'dir.
Tefrika ubudiyyet, cem' ise tevhiddir.
Cem' fena ile tahakkuk ederse "Cem'ul cem" adını alır.
Hakk'ın fiillerini görmek tefrika, sıfatlarını görmek cem' zatını görmek de cem'ul cemdir.
Tecelli ve İstikrar: İstikrar, kalbe ait sıfatların güçlü olması ve kemali sebebiyle nefsani sıfatların ortadan kalkmasıdır.
Tecelli ise, Cenab-ı Hakk'ın bazen fiilleri, bazen sıfatları, bazen de zati ile olur.
Tecelli, beşeri perdelerin kaldırılması, Cenab-ı Hakk'ın zat tecellilerinde, kula göre bir televvun ve değişikliğin olmamasıdır.
İstikrar ise, beşeri kişiliğinin seninle gaybı müşahade arasında bir engel olmasıdır. Denilmiştir.
Tecrid ve Tefrid: Tecrid: yaptığı şeylerde kulun bütün gaye ve garazlardan sıyrılması
Telfid ise; kulun kendisine gelen şeylerde nefsini görmemesi, Allah' (cc) tan bilmesi
Vecd, Tevaccud, Vucud:
Vecd: Allah' (cc) tan kulun batınına gelen ve ona ferah veya hüzün kazandıran bir haldir. Tevaccud: Zikir veya fikirle vecdi elde etmeğe çalışmaktır.
Vücud: Vecdin vicdan boşluğuna ulaşarak ferahlığının genişlenmesi ve yayılmasıdır.
Galebe: Vecdin birbiri andından sürekli gelmesidir
Muvamere: Sekr, hal saltanatını kulu istila etmesi sahu ise, kulun yeniden sözleri ve işlerini düzene koymaya yönelmesidir.
Kimin üzerinde halin cereyanından bir eser varsa, onda sekr den bir eser var demektir. Bütün duygular yerli yerine dönünce de sahu hali meydana gelir.
Mahu ve Isbat:
Mahu: Nefse ve nefsin kaynağına fena nazar ile bakarak amellerin kalıp ve şekillerini imha etmek. Isbat; Hakk'ın o kimse için bahşettiği vücud ile amellerin resimlerini isbat etmek.
İlmel Yakin: Nazar ve delel tariki ile
Aynel yakin: Keşf ve ilham yoluyla
Hakkel yakin: Beşeri vasıflardan sıyrılmanın gerçekleşmesi ve vuslat isteyen kimsenin bu dereceye erişmesi ile elde edilir.
İlmel yakin tefrika hali, ayne'l yakin yolun cem' hali, hakka'l yakin de cem'ul cem halidir.
Vakt:
Vat, kula hakim olan şeydir.
Vakitle, kulun irade ve gayreti dışında üzerine hücum eden haller kastedilir.
Gaybet-Şühud:
Şühud: Bir an murakebe, bir an da müşahade vasfı ile birlikte olmaktır.
Murakebe ve müşahede halini kaybedip huzur dairesinden çıkınca gaybet halindedir. Kulun Hakk'la eşyadan kaybolması kasdedilir.
Zevk-Şürb-Reyy:
Zevk iman, şurb ilim, reyy de haldir. Zevk bevadih erbabı, şurb, tevali, levaih ve levami erbabı, reyy de hal erbabı içindir.
Muhadara: Telvin erbabı
Muşahade: Temkin erbabı
Mükaşefe: Kul telvin ve temkin arasında istikrar kazanıncaya kadar her ikisinin arasında bulunan kimseler içindir.
Tevarik-Bevadih-Levami: Bütün bunlarla ifade edilmek istenen şey, halin başlangıcı ile ilk ondaki görüntülerdir.
Temkin ve Telvin:
Telvin, erbab-ı kulub içindir. Kalpler değişik sıfatlara yönelir. Kalp erbabına bu sıfatların sayısınca telvinler zahirdir.
Temkin erbabı ise; hallerin olumsuz etkilerden kurtularak kalp perdelerini yırtmış ve ruhları Cenab-ı Hakk'ın tecellilerinde bir değişme söz konusu olmadığı için, telvin ortadan kalkmıştır. Telvin sahibinde, nefsin sıfatları ortaya çıktığı zaman onda bazı şeyler eksilebilir.
Nefes:
Müntehi, hal kendisinde sağlamca yerleştiği için nefes sahibidir. Huzur ve gaybet halleri gelip geçici değildir. Vecd halleri nefesleri ile birlikte istikrar kazanmıştır.
61. BÖLÜM
BİDAYET VE NİHAYETLE İLGİLİ AÇIKLAMA Niyet amellerin başlangıcıdır. Başlangıçta bir mürid için en önemli şey onun sufiyyi yoluna girip, onlar gibi giyinmesi, Allah (cc) için onların meclisinde bulunmuştur.
Mürid, sufiler yoluna Allah (cc) için girmelidir. Bidayeti sağlam olan kimsenin nihayeti de kamil ve tam olur. Seyr-u süluk sırasında manevi terakkiyi engelleyen alaka ve maniler, başlangıcın bozuk olmasındandır.
Mübtedi müridin ilk yapacağı kötü davranışlarından uzaklaşmasıdır.
Mürid sıdk ve ihlasa sarılırsa marifet sahibi kişiler seviyesine erer.
Sülukun başındaki müridlere arız olan afetlerin hepsi nazarlarının mahlukata yönelik olmasındandır.
Doğruluk iyiliğe götürür.
Mürid için en faydalı şey nefsini tanımasıdır. Yemesi, içmesi ve giyinmesi(herşeyi) Allah (cc) için olmalıdır.
Bidayetinde, dost, tanıdık ve arkadaşlarından ayrılmak suretiyle işini sağlam yapmayan ve yalnızlığa sımsıkı sarılmayan kişinin bidayeti istikrarlı olmaz.
Sadakatın azlığı, ihtilat ve başkaları ile haşır neşir olmanın çokluğundandır.
Çoğu zaman sırf insanlara bakması bile ona zarar verebilir.
Zaruret sınırını aşan kimsenin kalbinin yönelişleri birbirine çağrışım yapar ve kalp tek tek çözülerek dağılmağa başlar.
Mübtedini, dünyaya değer veren kimselerin hiçbirini tanımaması gerekir.
Mürid cuma gününe özel bir önem verir. Mübtedinin dünyaya değer veren kimselerin hiçbirini tanımaması gerekir.
Mürid cuma gününe özel bir önem verir. Mübtedinin Kur'an tilaveti ve hıfzından nasibi olmalıdır.
Kalp ile dilin birlikte bulunmadığı, buna bütün gücüyle önem vermediği tilavet, namaz ve zikir gibi her amel eksiktir.
Kul, Allah' (cc) a muhtaç olma ve O' (cc) na sığınma miktarınca belaları tanır.
Cüneyd:"Sadık, bin sene Allah' (cc) a yönelse de, bir an O'ndan yön çevirse kaybettiği kazandığından çok olurdu."
Mübtedi: Sadık, müntehi sıddıktır.
Müntehilerin heva ve hevesleri ölmüş, ruhları heva nefislerinden kurtulmuştur.
Müntehiler kendilerine nimetler çoğaldıkça ubudiyetlerini çoğaltan kimselerdir. Dünyalıkları çoğaldıkça kurbiyetleri artar. Mevki ve makamları yükseldikçe, tevazu ve alçak gönüllülükleri artar. Müntehi, avamdan bir mü'min gibi namaz, oruç ve her türlü hayırla, hatta yoldan insanlara eziyet veren bir şeyin kaldırılmasıyla Allah' (cc) a yaklaşır.
Müridde nihai makamlar istikrar bulunca o, ahz ve terk ile mukayyed değildir. Çünkü o, her iki halde de sağlam bir ihtiyar ve tercih gücüne sahiptir.
İstikamet ve istikrar kazanan herkes Resulullah
(SAV)'ın haline benzer
Resulullah'(SAV) ın sözleri ruhsat erbabı, fiilleri ise azimet erbabı içindir.
Cüneyd:"Nihayet, tekrar başlangıca dönmektir."
Bu yazı ilim2000.tripod.com adlı internet sitesinden alınarak düzenlenmiştir.
Avarif-ül Me´arif
Şihabuddin Sühreverdi
Hazretleri
SÜHREVERDİ´NİN HAYATI VE ESERLERİ
1.Hayatı:
" Devrin siyasi ve kültürel durumu
Müellifin yaşadığı çağ Abbasi hilafetinin yıkılışına tekaddüm eder.
Bu dönem aynı zamanda İslam dünyasında medreselerin ve tekkelerin kurulup yaygınlaşmaya başladığı dönemdir.
İbn-i Arabi, N. Kübra, A. Geylani, Razi gibi büyük kametler bu dönemde boy gösterir. " Müellifin adı ve nesebi
Adı Ömer bin Muhammed Künyeleri Ebu Hafs,
Ebu Abdullah, Ebu Nasr, Ebul Kasım Nesebi Ebubekir (ra)' e dayanır. Sühreverdi 6 aylık çocukken babası kadılık makamında bir iftira sonucu idam edilir.
Lakabları, Şihabuddin, Şeyh-ül İslam, Şeyh-uş
Şuyuh,
" Memleketi ve doğumu
Doğum yeri Irak-I Acem bölgesinin kuzey batı köşesinde Cibal eyaleti, Zencan'a bağlı küçük bir kasaba olan Sühreverdi 16 yaşına kadar burada, geri kalan ömrünü Bağdat'ta geçirdi. Doğum tarihi
H. 539 Şabanın ilk gecesi (27 Ocak 1145)
" Yetişmesi ve hocaları
1.Abdulkahir Es-Sühreverdi (d.488) Sühreverdi'nin amcasıdır.
Ebulkasım b. Fadlan (ö. 565)
Ebul Muzaffer Hibetullah eş Şibli (ö. 563)
Ebul Feth ibn-ul Batti (ö.564)
Ma'mer bin El Fahir (ö.564)
Ebu Zür'a el Makdisi (ö.566)
Ebul Fütuh et Tai (ö. 555)
A. Kadir Geylani (ö. 561)
Bir ara uzlete çekildi. Daha sonraları irşad ve vaazlara başladı. Zamanın halifesi (Nasır) kendisine ciddi hürmet gösterdi. Halife tarafından muhtelif yerlere (Harezm, Konya vs.) elçilik vazifesi ile gidip gelmiştir. Hayatının sonlarına doğru gözlerini kaybetti. 26 Kasım 1234'te vefat etti. Bahauddin veled, İbnu Farid, İbni Arabi'lerle mülakatı olmuştur. Münziri, Hafız Zeynettin gibi kimseler kendisinden icazet almışlardır.
" Halife ve müridleri
1. Ebu Cafer Muhammed bin Ömer es Sühreverdi
( ö.655)
2. Bahauddin Zekeriyya el Multani (ö. 661)
3. Necmuddin Alibuzguş eş Şirazi (ö.678)
4. Kemaleddin İsfahani (ö.635)
5. İzzeddin b. Abdüsselam (ö.660)
6. Sadi-i Şirazi (ö.691)
2. Eserleri:
1. Avarif-ül Mea'rif
En meşhur eseridir. 63. Bölümden meydana gelir.
Muhtelif konuları bakımından Kuşeyri Risalesi, Kut-ul Kulup ve İhya ile ciddi benzerlik gösterir.
Yıllarca tekkelerde hassaten okutulmuştur.
2. Nuğbet-ül Beyan Fi tefsir-ül Kur'an
3. Reşf-ul Nesayih-il İmaniye ve Keşf-ul Fadayih-il
Yunaniye
4. İrşad-ül Müridin ve Mecd-ad Talibin
5. İ'lamül hüda Akidetü Erbaa'tü-t Tüka
6. Er-Rahik-ul Mahtum
MÜELLİFİN ÖNSÖZÜ
Allah (cc) kalp temizliğine ermiş olanlara kendini tanımaya bahşeder. Onlar zikirle hoş ve derin nefes alırlar. Dünyayı ve menfaatini hor görür geceleri kaim, gündüzleri saimdirler. Dünyevi lezzetlere bedel Kur'an'dan tad alırlar. Kur'an ve sünnete bağlılıklarından ötürü. Onlara taraf-ı ilahiden halkı irşad, Hakk'a davet vazifesi verilmiştir.
Bir kavmin sayısını arttıran onlardan olur.
İlmi Tasavvuf, saf gönüllere, ihlaslı kalplere inen Rabbani bir hak vergisidir.
1. BÖLÜM
TASAVVUF İLMİNİN MENŞEİ
Tasavvuf hali, zevki ve keşfi bir ilimdir.
İnsan tabiatının devamlı değişen istekleri cehaletin, gafletin, bir çeşitidir. Sufilerin kalpleri ise Allah ile doludur.
Her ilmin kendi sahasında temel dinamikleri belirlenip usulleri tayin edilmiştir. Tasavvuf da bu tasniften nasibini almıştır.
Allah gökten su indirdi, demek nurları taksim etti, dereler onunla dolup taştı ayeti ise Allah Teala'nın ezelde taksim ettiği nur kalplerde dolup taştı manasına gelir. Fıkıh, dünyada tam manasıyla züht hayatı yaşayan tasavvuf aliminin ilmidir. Birinci dereceden ilim, istikamet ve hidayet kaynağı Peygamberimiz (SAV) dir.
Aşağıda olan her şey mütevazi olur. Din insanın kendisini Rabbine adaması onun karşısında varlık iddia etmemesidir.
İlim pınarlarının suyu kalbe ulaşınca kalp gözleri tam manasıyla açılır. Kişi hakkı batıldan ayırdeder.
İbn-i Abbas: En iyi ibadet dini anlamaktır. Efendimiz (SAV)'in ilim ve marifeti, bütün varlıların isimleri kendisine öğretilen Hz. Adem (AS)'den intikal etmiştir.
Gerçek sufi mukarrebdir.
Ebrar, mukarrebin haliyle hallenmedikçe "mutasavvuf", hal kendilerinde tahakkuk ederse "sufi" olur.
2. BÖLÜM
SUFİLERİN DUYDUKLARINI ANLAMALARI
İşitmenin hayırlı oluşunun alameti, kişinin Hakk'tan duyduğunu bütün özellik ve vasıflarıyla anlayarak işitmesi ve dinlemesidir. Sufi anlatılan ve ilham edilene kulak verir.
Şibli: "Kur'an'ın nasihatleri kalbi Allah ile beraber olan ve göz açıp kapayıncaya kadar da olsa O
(cc)'ndan gafil olmayanlar içindir."
Anlayış makamı, sohbet ve konuşma yeridir. O da kalbin işitmesinden ibarettir. Müşahade makamı ise kalbin basiretli olmasıdır. Anlayış, ilham ve semain tabi neticesidir.
Kalbin ölümü nefsin şehvetlere dalmasındandır. Allah Teala'ya kulak vermeye mani olan her şey nefisden kaynaklanır.
Anahatlar umumi bir bakışla idrak edilir. Tefarruat ise insan yaratılışının kifayetsizliği sebebiyle tamamiyle idrak edilemez.
Tohum eken hakime benzer, tohum ise doğru söze benzer.
Heva ve hevesten tad almak asalak bir dikenin gelişmekte olan bir bitkiye mani olması gibidir. Sufinin kalbi ilahi sevginin bütün lezzetleriyle konakladığı yerdir. Saf sevgi ruhu huzur-u ilahiye ulaştıran bir bağdır.
Rasulullah (SAV) kainat yaratılmadan önce makam-ı istikrara en yakın kişi olmuş, temkin sohbetine katılmış bulunduğundan bütün hal ve davranışlarında ilahi n urlar apaçık görülmüştür.
Fehimden ilme, ilimden amale ulaşılır.
Ayetler, ilahi hususiyet ve vasıflar taşır. Okunması ve dinlenilmesiyle ilahi tecelliler yenilenir ve kişi Allah'ın azamet ve cemalinin aksettiği bir ayna olur.
Cafer-i Sadık "Allah kullarına kelamı ile tecelli eder, fakat onlar bunu idrak edemezler." Duydukları ve dinledikleri Allah katından olunca, duyduğu gördüğü, gördüğü duyduğu olur. Sonu evvelki haline döner. Evveli sonu olur.
Konuşana sözünü bitirinceye kadar mühlet vermek, dinlerken sağa sola bakmamak ve hatibin yüzüne bakmak iyi dinleme adabındandır.
Rasulullah (SAV)'tan gelen haberleri, salihlerin hayatını, ahiret ahvalini dinlemek, ilim öğrenmek isteyene gereklidir.
3.BÖLÜM
TASAVVUF İLMİNİN FAZİLETİ
Ulema, ümmetin yol göstericisi, delili, dinin direğidir.
Süfyan b. Uyeyne "İnsanların en cahili bildiği halde yapmayan ve en faziletlisi ise Allah'tan en çok korkandır."
" İlmi ile amil olmayan alimin ilmi bereketiyle amele dönmesi umulur. İlim hem farz hem de fazilettir. Kitap ve Sünnete istinat etmelidir.
Farz ilim, ihlas ilmidir. Tehlikeli davranışları incelikleriyle bilmektir. Vakit ilmidir. Helali bilmeye yarayan ilimdir. Alış-veriş, nikah ve talak ilmidir. Cahili olduğu ilmi elde etme ilmidir. İlmi tevhidi öğrenmek, yerine getirilmesi farz olan şeyleri amel etmeyi bilecek kadar öğrenmek, emir ve nehy ilmini öğrenmek farz olan ilimdir denilmiştir.
Ebu Ali el Cüzcani: Allah'tan istikamet üzere olmayı isteyenlerden ol, keramet sahibi olmayı isteyenlerden değil.
Kırık kalpli ve amelinden ötürü kendini sorumlu tutmak, nefsini itham etmek, keramet ve keşiften üstün tutulmalıdır.
Yakin bir defa hasıl oldumu yeni harikuladeliklerle yakin artmaz. Bulunduğu makam istiğna makamı olduğundan ilahi kudretin harikuladelikler vasıtasıyla bilinmesine ihtiyacı olmadığı gibi, bunda ilahi bir hikmet de yoktur.
Eğer kişi marifet yolunda ilerlerken keramet ve harikuladeliklere rastlarsa bu caiz ve güzeldir, rastlamazsa bu mühim olmadığı gibi eksiklik de değildir.
Bütün ilimlerin tahsili esnasında dünya muhabbeti ve takvanın hakikatlerinden uzak kalmak tahsile mani olmaz hatta bazen bu ilmi elde etmeye (çünkü ilimle uğraşmak çok zordur) yardımcı olur. Ehl-i tasavvufun ilmi, dünya ile elde edilmez, heva ve hevesten kaçınmadıkça bu ilmin hakikatlerine ulaşılmaz. Takva medresesi dışında da öğrenilemez.
Sufiler, muhabbetin her çeşidine vakıftırlar. Muhabbet-i Zati'den muhabbet-i sıfatı, kalbi muhabbetten ruhi muhabbetin farkını bilirler. Saf bir takva ve zühdde kemal, ilimde üstün olmakla elde edilir.
Kalp aynası cilalanmış kimse, Levh-i Mahfuz'dan bazı bilgilere sahip olabilir. Külli ilimleri ihata eden, cüz'i ilimlere dönmeye onlarla uğraşmaya ihtiyacı yoktur.
Yaşanmayıp çok ilim elde etme düşüncesi şeytanın bir aldatmacasıdır.
İlm-ül verase ilm-ül diraseden geçer. Hakka'l yakin derecesi ilimleri vicdanidir. Müşahade makamından üstündür.
Sahabe yakin ilmini kendileri hallederken, fetva ilmini tabiine havale ediyordu. Mufassal bilgi, kalp temizliği, üstün seciye ve kabiliyetle elde edilir.
Mücmel bilgi ilmin aslıdır.
Allah (cc) kuluna hayır murad ettimi onu taate muvaffak kılar.
Salih amel, salih amele götürür. Alim ve zahid sufi kendini kimseden üstün görmez. Tercih edildiğinde aleyhinde bir fitne olmasından korkar.
4. BÖLÜM
SUFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLERİ
En mühim şey, her türlü kin ve düşmanlıktan arınma. Kin adavete saik dünya sevgisi, makam ve mevki tutkusu.
Kötü sıfatlar değiştikçe perdeler kalkar, sünnete muvafakat mümkün olur. Resulullah (sav)' a intiba eden ilahi muhabbetten en çok nasib dar olandır. Resulullah (sav)'intiba etmekle elde edilen başarıların en şereflisi Allah (cc)'a sığınma ve ilticadır. Bunda ruhi bit istiğrak ve dua makamına yakın olma gizlidir.
" Murad" ilahi yardıma mazhar olmuş, şuhum aleminin kötülüklerinden korunmuş demektir. Tasavvuf nefsin tabii arzularına sed çekme, açlık ve dünyayı terkle elde edilir. Mutabakat yolu dışındaki bir hareket mahrumiyet, sünnete ittiba ise hikmetli konuşmayı netice verir.
Sehl b. Abdullah: Kitap ve sünnetin kabul etmediği bütün vecd halleri batıldır.
5. BÖLÜM
TASAVVUFUN MAHİYETİ
Tasavvufun mahiyeti "fakr" oluşturur. Fakrın sıfatı; yokluk anında sükunet ve rıza, varlıkta dağıtma ve isar.
Fakir, Allah' a arzedilecek haceti olmayandır. Fakir, hiçbir şeye malik olmayan, hiç bir şeyin de kendisine malik olmadığıdır.
Fakir, kulluk vazifesiyle meşguldür. Rabb'isinin hacetini bildiğini bilir.
Tasavvuf, fakr ve zühdü cem eden bir isimdir.
Tasavvuf edeptir, güzel oydur.
Sadık müridin izn-i ilahiye olan bağlılığı sağlamlaşmadıkça zenginliğe dalıvermesine izin verilmez.
Tasavvuf iyi geçinme, alınana üzülmeme, altınla toprağı bir görmedir.
Tasavvuf, kendinde ölüp Hakk'la dirilmedir. Sufi toprak gibidir, ona her şey atılır, ama ondan sadece güzel ve hoş şeyler çıkar. Tasavvuf çiledir, sıkıntıdır, ıstıraptır.
6. BÖLÜM
SUFİ KELİMESİNİN KÖKÜ
Sufiler yün giyerler yün (suf) e izafeten "sufi" denir.
Huzur-u ilahide ön safta bulunduklarından "saff"a izafeten
Safevi kelimesinden türemiştir. Eshab-ı suffe'ye izafeten.
Horasanlılar yerleştikleri mağaraya izafeten "Şikufiyye", Şamlılar ise "Cuiyye" ile adlandırılırlar.
Tercihe şayan ise "suf" ( yün) e nisbet edilenidir. Sufi, H.200'üncü yıla kadar kullanılan bir kelime değildir.
7. BÖLÜM
MUTASAVVIFLAR VE ONLARA BENZEYENLER
Kişi sevdiği ile beraberdir.
Müteşebbihin sufilere olan sevgisi, sufilerin ruhlarının kendisini anladığı gibi kendi ruhunun da onları anlaması ve yakınlaşmasından kaynaklanır.
Sufiyye yolunun basamakları; iman, ilm, zevk. Sufinin telvini (halden hale geçmek) kalbini bulma, mutasavvıfınki kalp mertebesinden nefis mertebesine düşerek, nefsini görmekle gerçekleşir.
Müteşebbihin telvini yoktur.
Sufinin şarabı saf ve halis, mutasavvıfınki biraz karışık, müteşebbihin şarabı ise daha katkılıdır.
İbn- i Ata: "Cenab-ı Hakk'ı dünyevi endişe veya menfaatı nedeniyle seven zalim, ahiret için seven muktesid, iradesini Cenab-ı Hakk'm iradesine terkeden sabıktır.
Cüneyd: "Marifete ihtiyacı olanla karşılaştığın zaman ona ilimle değil, rıfk ve hilmle yanaş." Sufilerle veya müteşebbihlerle beraber olan şaki olmaz.
8.BÖLÜM
MELAMETİLİK VE MELAMETİLER
Melameti, halis, sadık kimselerdir ki amellerine başkalarının vakıf olmasını istemezler. Amelinin ortaya çıkmasından, günahının ortaya çıkmasından korktuğu gibi korkar.
Sufi ise ihlasından dolayı kendi ihlasını da unutmuştur.
Osman el Mağribi: "Melameti; halkı aradan çıkaran, fakat nefsine karşı bunda muvaffak olamayan kimsedir. Bu "muhlis"tir. Sufi ise kalbinden ve amelinden halkı çıkarıp nefsini de bertaraf eden kimsedir ki bu da "muhlas"tır." Arif gerektiğinde amelini maslaha için izhar eder. Melameti, mutasavvıftan ileri, sufiden geri bir mertebededir.
Melamatiyye Usulüne Göre Zikir:
1. Dil ile
2. Kalp ile
3. Sır ile
4. Ruh ile
9. BÖLÜM
SUFİ OLMADIKLARI HALDE SUFİ GÖRÜNENLER
Fitneye tutulmuş çarpık kimselerin zannettiği şeyler melametilerde yoktur.
"Kalenderiyye", kalp temizliğinin verdiği sarhoşlukla şer'i hudutları bozan, bir arda oturma ve birlikte olma konusundaki her türlü kayıtları ve adabı ortadan kaldıran gruptur.
Allah ile beraber olduğuna inandıkları kalplerinin güzelliği ve temizliği ile yetinirler.
Kimisi ibahilerin yolunu tutarak içlerinin Allah'a ulaştığını iddia ederek, bunun da ulaşılması gereken hedef olduğunu savunmuşlardır. Şeriatın reddettiği her şey zındıkadan başka bir şey değildir.
Aldatılmış olan bu tür kimseler, şeriatın kulluğun gerektirdiği bir hak ve vecibe, hakikatin da kulluk görevinin inceliklerine vakıf olmak, demek olduğunu bilemediler.
Hz. Ömer (ra): "Kendisini töhmet altında bırakacak duruma sokan kimse, bu yüzden hakkında da kötü düşünen kimseleri kınamasın."
Allah(cc) her hangi bir şeye hululdan münezzeh olduğu gibi, kendisine de her hangi bir şeyin hululünden münezzehtir.
Hakikat derecesine ermiş bazı muhakkiklerin, sohbetlerinde duydukları gibi konuşmaya ve yanlış anlamaya sebep olacak sözler söylemeye cesaret etmelerinin sebebi, uzun muamele ve mücahade neticesinde zahiri ve batıni olarak bu sözlerin kendilerine gelmesi, sufiye topluluğunun esasları olan takvada sadakat, dünyaya karşı gösterilen zühd ve kemal gibi prensiplere sımsıkı sarılmalarıdır.
10. BÖLÜM
ŞEYHLİK MAKAMI
Şeyh, Allah'ı kullarına gerçek manada sevdiren, kullarını da Allah(cc)'a sevdiren ve yaklaştıran kimsedir.
Şeyh, ittiba-i Resul(sav)'u şart koşar ve oraya götürür.
Tezkiy-i nefis yoluyla Cenab-ı Hakk'ı bildirir ve sevdirir.
Şeyhin üzerinde Cenab-ı Hakk' m verdiği bir vakar vardır.
Şeyhlik yolundaki salik nefsini iradesiyle iyiliğe sevkeder.
Kalbin biri nefse diğeri ruha bakan iki yüzü vardır. Şeyh, kendi nefsini daha önce nasıl düzeltmiş ise müridini de öylece düzeltir.
Hz. İsa: "İkinci doğumu gerçekleştiremeyen kimse, semanın melekutuna yükselemez."
Akıl, mülk aleminde tasarrufa sahip olduğu için matematik ilminin delillerine vakıf olabilir. Fakat, melekut alemine yükselemez. Şeyhlik konusunda salih salikin durumu 1-Mücerred Salik: Cenab-ı Hakk'ın kendisine lutfettiği kadar nasibini alır. Nefse ait bazı sıfatlardan dolayı şeyhliğe erişemezler.
2. Mücerred Meczup: Farzların dışında belli bir amelleri ve seyr-i sulukları olmadığı halde Allah (cc)'m kendilerine lutfettiği kadar, ruhi huzur ve sükuna erişilen hallerden nasibini alabilirler. Şeyhlik makamına layık olamazlar.
1. Salik-i Meczub: Diğer ikisine nazaran daha açık, lutf-u ilahiye daha mazhar, daima avlar ama avlanmaz. Bazı sıfatlardan dolayı şeyhlik makamına ulaşamazlar.
2. Meczub-u Salik: Mutlak şeyhlik makamına en layık olanlar ; "Perde-i gayb kalksa yakinim ziyadeleşmeyecek." diyebilenler. Halin etkisinden kurtulmuş, hal ona değil o hale galiptir. Bedenler ve kalıplar Hakka yaklaştırılmış ruhların uzanıp kısalarak secde eden gölgeleri gibidir. Asılları şehadet aleminde kesif, gölgeleri latiftir. Gayıp aleminde ise asıllara latif, gölgeleri kesiftir.
Şeyhlik makamına eren;
Hakkal yakine ulaşmış bir arif ,
Maddi - manevi, nurani ve zulmani perdelerden sıyrılmış,
Hakk tarafından sevilen, nazarı deva, sözü şifa,
Sukutu Allah'la
Lutf-u kahrı bir gören kimsedir.
11.BÖLÜM
HADİMLER VE ONLARA BENZEYENLER
Cenab-ı Hakk: Davut (as) 'a " Ey Davut bana talip olan ve beni isteyen birini gördüğün zaman onun hizmetçisi ol" diye vahyetmiştir.
Şeyh her konuda Cenab-ı Hakk'ın muradını, hadim ise niyetini bilir. Hadim her işini Allah için, Şeyh ise Allah ile birlikte, O' ondan gafil olmaksızın yapar.
Hizmet, kişinin Allah ile beraber olabilme halini düzeltmek ve devamlı yaptığı nafileler hariç sair nafilelerden daha hayırlıdır.
Yapılan hizmet ne olursa hepsi de kendi arzuları ile başkalarına hizmeti tercih ettiği ve sufiler grubuna benzemeye çalıştığı için onların bereketine nail olur.
" Onlar kendileriyle bulunanların şaki olmadığı bir topluluktur"
12.BÖLÜM
SUFİLER GÖRE HIRKANIN HÜKMÜ
Hırka giymek, Şeyh ile mürit ile arasında bir bağlantı kurmak, müridin nefsi ile kendi arasında şeyhin hakemliğini kabul etmesi ve şeyhine ait elbise ile talibin nefsinde şeyhin iradesinin hakimiyet tesis etmesi demektir.
Kendiliğinden yetişen ağaç, yapraklansa da meyve vermez, meyve verse de bakımlı meyve gibi olmaz. Hırka giymek sünnet-i Peygamberi'de açıkça yoktur. Kabulü maslahata dayanır.
*Batını yönü ile şeyhine itiraz eden bir müridin feyz alıp, felaha ermesi pek nadirdir. Şeyh, hırkanın şartlarını yerine getireceğine ve edebine riayet edeceğine dair müritten söz alır. Mürit, şeyhe bir emanettir, heva ve hevesle tasarruf edilmez. Müridin şeyhin sohbetinden izinsiz ayrılması uygun değildir. Müridin süt emme zamanı şeyhin sohbet vakitleridir.
Hırka
1.Müritlik hırkası Sadece gerçek müridlere giydirilir.
2.Teberrük hırkası Mürid olmayıp onlara benzemeye çalışanlara giydirilir.
Hz. Yusuf (as)'un gömleği Hz. Yakup (as)'un gözlerini nasıl açmışsa şeyhin giydirdiği hırka da müridde aynı tesirleri yapar.
Teberrük hırkası giydirilene şeriatın sınırlarına sıkı sıkıya bağlı kalması tavsiye edilir. Bu haldeki kimse müridlik hırkası giyme seviyesine yükselebilir. Hırka konusunda yapılan tercihler (renk, cins) dinden ve hakikatten bir şey değildir.
Hırka giydirme ve giydirmemede bir beis yoktur.
13.BÖLÜM
RİBAT (TEKKELER)'DE YAŞAYAN
DERVİŞLER
Ribat ve tekkelerde yaşayan dervişler "ne ticaret ne de alışverişin kendilerini Allah'm zikrinden alıkoymadığı" kimselerdir.
Ribatın aslı, atların bağlandığı yer idi. Sonraları ardından gelecek tehlikelere karşı, içindekileri korumak için hudut boylarındaki tekkelere "ribat" denilmiştir. Salih bir müslüman vesilesiyle çevresindeki nice kimseler ıslah olur. Ribat; bir ibadetin ardından diğerini gözlemektir. Ribat, nefisle savaştır.
*Masivayla ilişkiyi kesen, bütün organlara hakkını tam veren, kefalet-i ilahi ile yetinen... kimse hakiki murabıttır.
14.BÖLÜM
SUFFE ASHABI VE RİBATLARDAKİ DERVİŞLER
Çokça temizlenmeyi severler. Ribat onların evi ve ikametgahıdır. Ribatlardaki dervişlerin içlerinden kin sökülüp atılmıştır. Zahidler halveti, sufiler halvet de- encümeni tercih ederler.
* Cemaat evlerindeki kaidelerle gençler üzerindeki nefsin hakimiyeti daraltılır. Gözlerin ona çevrilmesi, üzerimde davranışlarını kontrol eden bakışların çoğalması ile gençler cemaat içinde murakabe altına alınır ve terbiye edilirler. Hizmet, başkalarına karşı davranmanın ve hizmet etmenin lezzetini almış, muamelenin tadına varmış, ribatlara ilk defa giren, acemi ve mübtedilerin yapacağı iştir. Kalp kazanma bereketine ve abidlere yardım sevabına böylece nail olur.
15.BÖLÜM
MURABITLAR VE SUFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Mevzii ve arizi bir takım kusurların varlığı, işin ruhuna zarar vermez. Mü'min seven ve sevilen, iyi geçinen ve iyi geçinilen insandır. Zıddında hayır yoktur. Karşılıklı murakabe altındadırlar. Tefrika nefsin zuhuruyla ortaya çıkar.
Ruveym: "Sufiler aralarında anlaştıkları ve kınamayı kaldırdıkları vakit helak olurlar." Nefis, kalple karşılaştığında ondan kötülük ve şer def'olur.
Şikayet eden de şikayet edilen de şeyh tarafından tekdir edilir.
Dervişler kusurlarından dolayı istiğfar ederler, kusurda ala ısrar etmezler.
Af ve özür dilendiğinde kabul edip reddetmezler. Af diledikten sonra kardeşlerine bir şey takdim etmek sünnettendir.
Sufi yapılan bir iltifattan dolayı kalbine bir gurur gelirse, kendini bundan alıkor.
Ribatlardaki dervişlerin dünyevi tasa ve meşgaleye düşmemeleri için ihtiyaçları giderilir. Şeyh, vaktini bütünüyle Hakk'a veremeyen dervişlerin ribatlardan yedirilip içirilmelerini uygun görebilir.
Sufiler ve şeyhler, gençleri başı boşluktan korumak için onları istihdam ederler. Hakiki derviş ve mürid döner dolaşır gene ribata gelir.
16.BÖLÜM
SEFR VE İKAMET ADABI
A. Başlangıçta sefer edip nihayette ikameti tercih edenler
1. Sefer vesilesiyle ilim öğrenmek için. İlm kastıyla evinden çıkan Allah yolundadır. Ona cennetin yolu kolaylaştırılır.
2. Şeyh aramak ve sadık ihvan bulmak için. Sadık ve salih kimselerle görüşme inkişafa vesiledir. Nazarı ve vakarı fayda sağlamayanın sözü de tesir ve fayda sağlamaz. Sözün nuraniliği kalp nuraniyeti kadardır. Kalp nuraniyeti de istikametin ve ubudiyyetin hakkıyla ifasıyla gerçekleşir.
3. Alışkanlık ve hoşa giden şeylerden uzaklaşmak için
Eğer kişi doğduğu yerden başka bir yerde ölürse, kendisine cennetten doğduğu yerle izinin bulunduğu yer arası mesafe ölçülür.
4. Nefsin ince tuzak ve hilelerini ortaya çıkarmak için
1. Eskiye ait ibretli eserleri görmek için.
2. Hüsn-ü teveccühten sıyrılmak ve unutulmak için. Hüsn-ü teveccüh ayakların kaydığı bir makamdır. Eğer teveccüh nefsin müdahalesi olmaksızın geliyorsa bunda mahzur yoktur, bilakis sıhhat-ı hale işarettir.
B-Başlangıçta ikameti tercih edip, nihayette sefere yönelenler.
C. Devamlı ikameti tercih edenler. Bunlar Hakk'ın terbiye ve murakabesinde yetişirler.
A. Devamlı seferde olmayı tercih edenler. Tanınmaktan sakınırlar. İkametin tevekküle mani olduğuna kanidirler.
" Bazen nefsin coşkunluğu ve heyecanı kalp hareketine karıştırılır. Bu ise felakete götürür. Sefere çıkmadan istihare namazı kılmak adabtandır.
17.BÖLÜM
SEFERİN FARZLARI VE FAZİLETLERİ
Sefere karar veren sufinin;
Teyemmümün,
Namazın kasr ve cem durumunu,
Mest üzerine mesh ahkamını bilmesi gerekir.
Sefer adabı:
1. Yoldaş ve arkadaş edinilmeli.
Tek başına yolculuk uygun değildir.
Üç kişi olunduğunda biri imam tayin edilir. Tasallut ve cah düşüncesiyle riyasete talip olma heva ve hevesten kaynaklanır
2. Sefere niyetlenen sufi arkadaşlarına veda eder ve onlara duada bulunur.
3. Uğranılan yerlerde en azından iki rekat namaz kılar.
4. Binite bindiğinde mesnun olan duayı okur.
5. Yolculuğa sabah erkenden ve Perşembe günü çıkmak iyi olur.
6. Konak yerine uğrandığında dua etmek
7. Temizlik malzemelerini yanında bulundurmak 8. Sefere çıkmadan evvel iki rekat namaz kılmak. Bu kaidelere bağlı kalanlar reddolunmaz. Kabul etmeyenlerin görüşü de büsbütün atılmaz.
18. BÖLÜM
SEFERDEN DÖNME ADABI
İkamet edilecek yerin ölü ve dirilerine selam vermek.
Kardeş edindiği kimseyi ziyaret edenin yolu asan olur.
Mescidlerden birine girince iki rekat namaz kılmak.
Tekkeye girince hususi ve maslahata dayalı bazı sebeplerden dolayı selam vermek bazen terkedilir.
Seferden dönene hoş amedide bulunmak.
Sefer dönüşü geridekilere hediye getirmek. Seferden dönen kimsenin istirahatı için hazırlık yapmak.
Gelir gelmez konuşmaya dalmama, sorulmadıkça konuşmama
Ziyaret ettiklerinin yanından izinsiz ayrılmama
19. BÖLÜM
ESBABA TEVESSÜL VE SUFİLER
Aslolan kimseden bir şey istememektir. Yakin durumuna göre esbaba tevessül farklılık gösterir.
Tevekkülde vesvese maruz kimseler, esbaba kafi miktarda tevessül edebilirler.
Gerçek miskin insanlardan bir şey istemeyendir. Sufiler Hz. İbrahim (as) vari Allah (cc)'dan bir şey istemekten haya ederler. O (as) "Allah (cc) beni biliyor mu ?" demişti.
Bazen rızka meyil Cenab-ı Hakk'ın verdiği bir intibah, bazen de bir günahın cezasıdır. Rızık bazan hikmet yollu, bazen de kudret - Hz. Meryem'e olduğu gibi- yollu gelir. Rızık ve borç konusunda daim sabır hazinesine müracaat edilmelidir. Bütün bu tevekkül ve esbab dairesinde bir şey gelmiyorsa zaruret miktarı istenilebilir. Veren el alan elden üstündür.
Kendine verilen mala emanet nazarıyla bakan fakrı lisanıyla, kendi malı gibi seyre dalan, fahr lisanıyla ve hayalperestlerin diliyle konuşur. Gerçek fakir indirileni değil, asıl indirenin yakınlığını taleb eder.
20.BÖLÜM
FETH-İ MANEVİ VE İHSAN-I İLAHİ
Sufi Allah ile meşguliyetin kemaline ererek takvada kemal sahibi olunca, hali onu esbaba tevessülü terke mecbur edebilir.
Bunun mebdeinde bir kapı açılır ki, gerek kendinin gerekse şeriatın günah saydığı şeye duçar olursa yaptığının cezası olarak telakki eder. "Günaha düştüğümü çocuğumun kötü ahlakından anlıyorum." sözü meşhurdur.
Allah (cc), bahşedeceği idrakle onu tevhide ve Hakk'la meşgul olmaya muvaffak kılar. Allah(cc)'m tecelliyat-ı ef'alinden kendisine münkeşif olan hadiseleri tarassut ve mülahazaya devamla kul, tecelliyat-ı ef'alden tecelliyat-ı zata yükselir.
Tecelli-i ef'al; rıza ve teslimiyeti doğurur.
Tecelli-i sıfat; heybet ve üns kazandırır.
Tecelli-i zat ; fena ve beka duygularını bahşeder.
Fena, terk-i ihtiyar ve fiil-i ilahiye vukufun adıdır. Cenab-ı Hakk'ın zatının bizzat tecellisi ancak ahirette olacaktır.
Resulullah (sav), ashabını tedricen ve nefsin tedbirinden, fiil-i ilahiyi müşahade ve Hakk'ın hüsn-ü tedbirine yönelmeye hazırladı. Cenab-ı Hakk'ın kendisine sevkettiği rızkı kabul hususunda ilm-i ilahiye vakıf olan kul, korktuğundan emindir.
Feth-i ilahinin farkında olan da vardır olmayan da.
Mükaşefeye mazhar olanlar ;
Allah'tan ilm sunularak,
Ef'alden tecrid ile ilim sunularak,
Her ikisi de olmaksızın mükaşefeye ulaştılar. Rızık alırken de verirken de işaret beklenir. Nefis endişesi kalkarsa işaret beklenmez. Dervişlerin bazısına musallat olan sıkıntılar, kalplerin Allah ile meşguliyetini, kulluk hukukuna riayetini kemale erdirmek içindir.
Kul, Allah(cc) ile olan meşguliyetinden hali olduğu ölçüde dünya sevgisine müptela olur.
Zühd, ehlinin son adımı, tevekkül ehlinin ilk adımı mesabesindedir.
Feth-i ilahiye mazhar olana, hikmet veya kudret elinden merzuk olması müsavidir.
İhtiyacından ve zaruret miktarından fazlasını isteyenin sufilikle alakası yoktur.
21. BÖLÜM
SUFİLERE GÖRE EVLİLİK VE BEKARLIK
Sufi'lere göre her ikisinin de bir gaye ve zamanı vardır. Herhangi bir halin (evlilik-bekarlık) ihtiyar edilmesi, Allah (cc) içindir.
Nefsin isyanından emin olundukça, bekarlık tercih edilir. Nefis, ilimle dizginlenir.
Evlenme adına şehevi bir acelecilik, erkeklerin manevi yolda gerilemesi demektir. Sadık mürid buluğa ermedikçe evlenmez. Buluğu ise 'Rical' olmasıdır.
Evlilik ve bekarlık hakkındaki haberlerin farklılık göstermesi, muhatabın farklılığındandır. Fazileti muhataba göre değişir.
Evli sufiye yardım edilmelidir.
Mücerred yaşamak, dervişini işini kolaylaştırır. 'Bizim arkadaşlarımızdan evlenip de manevi derecesini muhafaza edeni görmedim. S. ed Darani Evlenmek, azimetten, ruhsata düşmektir.
Sıkıntıya sabır, refaha sabırdan daha kolaydır.
Oruç tutulmalı, nefis, ibadete alıştırılmalı.
Müridin evliliği düşünmemesi, hüsn-ü edebdendir.
Kadın ve şehvet akla gelince tevbe edilmelidir. Kalbi namaz ve ibadetten meşgul olacak derecede evlenme düşüncesi arız olunca, şeyhe müşkil arzedilir ve duası talep edilir.
Bazen keşfen, yakazaten veya bir zatın işareti ile evlilik telkin, bekarlık men'edilir. Evliliğe basiretle gidilir; gözü kapalı gidilmez.
Tezkiye olmuş nefisler, nasibi olan hazlara eriştiğinde kalblerin inşirahı artar.
Süfyan b. Uyeyne; 'Çok kadınla evlenmek, dünya sevgisinden değildir. Çünkü Hz. Ali (ra)
Peygamber Efendimiz (sav)'in Ashab'ının en zahidi olduğu halde, dört hanımla evli idi, on yedi kariyesi vardı'.
Evlilik nedeniyle hanımdan gelen iki fitne vardır: 1-Maişet derdi
2-Kadınla ihtilat ve mübaşerette ifrat, hizmetten uzaklık.
Evliler için büyük bir gizli fitne de, fuhuş cemal lütfunda sükunet bulması ve neticede ruhta bir donukluk hasıl olur ki, bunun farkedilmesi çok zordur.
Ariflerin gönlüne zina düşüncesinin arız olması, onu işleyenin durumuna düşmeleri demektir.
22.BÖLÜM
SUFİLER'İN SEMAI
'Sözü dinleyip, en güzeline uyanları müjdele! Onlar Allah (cc)'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Onlar, akıl ve basiret sahibidirler' (Zümer Suresi, Ayet:
18)
Bütün sema'ın harareti, yolu, duygusunun burudeti üzerine gelince, gözlerinden yaşlar boşanır. Bazen bu vecdden de ürperti ve titremeyle zahir olur.
Beyne ve ruha da etkisi vardır.
Ehl-i batıl, heva sahiplerinden de bütün haller nakledilir.
Kalb incelendiğinde duaya yönelinmelidir. Allah korkusundan, derisi ürperince Cenab-ı Hak Cehennemi haram kılar.
Semaın ihtilaflı olanı, name ile söylenen şiirlerin dinlenmesidir.
Sema, nefse hitabı, eş ve cariyelerin şöylesi eğlenceli ve Hakk'a davet itibariyle haram, şüpheli ve helal pozisyonu sözkonusudur. Bunların helal ve şüpheli hallerine de acz-u müsamaha gösterilmesi uygun değildir.
Sema yapanın diri bir kalb ve ölü bir nefisle sema yapması gerekir. Aksi halde sema helal değildir
(Abdurrahman es-Sülemi)
Nefsini rahatlatmak için, hal iddiasından uzak olarak sema yapanın raks ve semaı faydalı da değildir, zararlı da...
Şeyh ve manevi liderlerin raksetmeleri hiç yakışık almaz.
SEMA'I İNKAR EDENLER
1-Sünnet-i Seniyye ve Asar'dan habersizdir.
2-Kendisinin iyi amellerine aldanmıştır.
3-Soğuk tabiatlı, zevkten nasibi yoktur.
Haram olan, mücerred değil, fitne endişesidir. Taat, zahiri sıfatların sırrı, vecd batıni sıfatların özüdür. Zahiri sıfatlar hareket ve sükunet, batıni sıfatlar ahval ve ahlak şeklindedir.
23.BÖLÜM
SEMA'A KARŞI ÇIKANLAR
Sema, temkin ehli ariflerden başkası için sahih olmadığı gibi, mübtedi müridlere de mübah değildir.
Şarkıyla çokça meşgul olan, sefih sayılır. Sefihin de şehadeti muteber değildir. (İmam Şafi'i). Şarkı kalbe nifak tohumu eker. (Abdullah b.
Mes'ud)
Şarkı zinanın büyüğüdür (F. b. İyaz) Sema, eğer bir oğlanın sesini dinleyerek yapılıyorsa, ona fitne karıştığından, dindar kimselerin bunu reddi gerekir. Tasavvufun tamamı ciddiyet'dir.
24.BÖLÜM
SEMA'A İHTİYAÇ DUYMAYANLAR
Vecd, kaybettiğini hissetmektir.
Ehl-i batın, nefsinin hevasını bulduğunda vecde ulaşır. Ehl-i Hak ise, kalbinin muradına erdiğinde vecd duyar.
Nefsin perdeleri, arızi ve zulmani hicaplar, kalbin perdeleri ise semavi ve nurani hicaplardır. Vecd bazen manaların anlaşılmasından, bazen de sadece musıki ve namelerin tesiriyle olur. Vecd kaynağı Hak Teala olan, bir varidatdır. Allah'ın zatını murat eden O'nun (cc) indinden gelenle yetinmez. Mekan-ı kurba erişmiş olan kimseyi nezd-i ilahiden gelen bir varidat meşgul etmez ve harekete geçirmez. Varidat kulun Allah (cc)'a uzaklığını gösterir. Halbuki kurb makamındaki kimse aradığını bulmuştur.
Varidat güçlü ve kamil olanı değiştirmez. Hz.
Ebubekir (ra)'in sözüne telmihen.
'Allahım! Beni gözü yaşlı olmakla merzuk kıl'. (H. Şerif)
25. BÖLÜM
SEMA ADABI
Sıdk, ciddiyet, halis niyet, vakar ve semadan önce istihare, bereket ve istifade için dua.
Sema meclisinde vecde davetiye çıkarmaktan korkmalıdır.
1- Vecd gelmeden, vecd gösterisinde bulunulursa:
2- Allah'a yalan isnadı
3- Halkı aldatma
4- Salah düşüncesinin bozulmasına sebep olur.
5- Halkı batıl yola zorlama.
En güzeli, vecd anında hırka yırtmamaktır. Hırkayı parçalayıp dağıtmak Sufilere göre ahdi yenilemektir.
Hırka hususunda söz hakkı, şeyhindir.
Sema'a ehil olmayanın katılması mekruhtur.
26.BÖLÜM
HALVET, ÇİLE VEYA ERBAİN
Erbain, sair zamanlarda hak, ters düşen arzuların bastırılması için yapılır.
Kırk gün ihlasla amel eden kimsenin kalbinden diline doğru hikmet pınarları akseder, ilm-i ledünne açılan kapı, buradadır.
Kul, insanlardan ayrılıp, Allah-u Teala'ya yönelmesi sayesinde mesafeler kat'ederek nefis madeninden ilim cevherini çıkarır.
Erbain'de muvaffak olmanın şartı, şartları ihlasla yerine getirmektir.
Halvette nefsin arzularından uzaklaşma vardır. Peygamber Efendimiz (sav) de nübüvvet öncesi halvet yaşamıştı.
27. BÖLÜM
HALVETTE VAKİ OLABİLECEKLER
Halvet, dinin selameti, nefis ahvalinin yok olması, amelin Allah için yapılması içindir. Keşf ve Fetih mülahazasıyla yapılan halvet fitneye düşme demektir. Taleb edilecek istikamettir; keramet değildir.
Dinin esaslarına uygun halvet, kalbi nurlandırır, dünya rağbetini keser, zikrin tadına erdirir, namaz, tilavet vs. ibadetlerin ihlasla yapılmasını sağlar. Bazen zihne hayaller düşer ki, bunları vehametle karıştırmamak lazımdır.
Zikre, hususiyle 'La ilahe illallah' mülazemet esastır.
Kalbe yermeşen kelime-i tevhid, kalbe yerleşince nefsin itirazlarını önler. Zikir nurunun kalbe bir cevher halinde yerleşmesi, halvetten gaye budur. Bazı hayaller asılsız bazen de mevhibe-i ilahi olarak belirir ki, onlar da hakikatle irtibatlıdır. Hakikatler misal elbisesinden sıyrılarak, özel bir haber ve keşif halini alır.
Mükaşefelerin hepsi yakin duygusunu takviye içindir. Asıl kayine ulaşan kimsenin bunlara ihtiyacı yoktur. Her ne olursa olsun, takva ve zühdün hakkı verilmeli, asla aldanılmamalıdır.
28. BÖLÜM
HALVETE NASIL GİRİLİR
Dünyada tecerrüd, halvete girip, gusül, iki rekat namaz, gözyaşı tevbe, ahlak-ı zemimeden arınma, cemaatle kılınacak namazlara sadece devam. Halka halveti belli etmeme, daim zikr-i İlahi ile meşgul olma, hayale başka şeylerin girmesine izin verilmemelidir.
Daim abdestli bulunmaya çalışılmalıdır. Uykuya karşı mücadele etmelidir.
Azık, tuz ve ekmektir. Çok zor durumda katık da alınabilir.
Kıllet-i Taam, Kıllet-i menam, Kıllet-i kelam, uzlet ani'l enam esastır. Yeme, tedricen azaltılabilir.
Açlığın sınırı; ekmek-katık ayırt edilemeyecek seviyeye gelmesi.
Belli bir dönemden sonra Allah (cc) yemeği unutturur. Unutmasa bile, kalbin nur ile dolması, ruhun çekici kabiliyetini güçlendirir. Ruh, onu kendi merkezine ve alem-i ruhanideki yerine doğru çıkmaya başlar. Bu sayede salik, nefsani şehvet duygularından nefret eder. Lüzumsuz, konuşma gibi, şeyler nefsi uyarıcı etki yapar.
Fakat Cenab-ı Hakk'ın mevahib-i İlahiyesi buna münhasır değildir.
Erbain için tercih edilen zaman: Zi'l-Ka'de, Zi'lHicce'nin ilk on günüdür.
29. BÖLÜM
SUFİYYENİN AHLAK ANLAYIŞI
Ahlakta model Peygamber Efendimiz (sav)'dir. O (sav)'nun ahlakıyla ahlaklanmak esastır. Rasulullah (sav)'dan Şeytani sıfat sökülüp alınmıştır.
Bazı sıfatların bulunması ise Allah (cc)'ın Nebi'sini (sav) özel rahmeti ile terbiye etmesi ve ümmetine örnek almasına vesiledir.
Tasavvuf halka iyi muamele, Hakk'a sadakattir. İyi geçim, sabır, cömertlik, ülfet, nasihat ve şefkat hukuk-u azimdendir. Allah (cc)'ın ahlakıyla ahlaklanmak hedeftir.
Güzel ahlak, insanı Cennet'e götürür.
30. BÖLÜM
SUFİLERİN AHLAKI
1-Tevazu:
Her davete icabet, hediye kabulü, selam verme, selam alma.
Kendinde bir değer görmeme, hakkı her kimden olursa olsun kabul etme, herkesi kendinden hayırlı görme.
Böbürlenerek yürümeme, insanın yaratılığı şeye bakması.
Zillet ve meskenete düşmek, uygun değildir.
2-İnsanlara yumuşak davranmak:
Halkın arasına karışıp ezalarına sabır, uzletten daha hayırlıdır. Öfkeyi yutma, aff-u safv memduhdur. Yumuşaklık hayırdan nasipdarlık demektir.
3-İsar:
Kendileri muhtaç iken başkalarını kendilerine tercih edenler.
Kendisini mülkün emanetçisi görenin isarı en sağlıklı isardır.
Huzeyfetü'l-Adevi'nin Yermük'teki su hadisesi, Ebu Talha ve misafiri Sa'd b. Rebi ve Abdurrahman b. Avf kardeşliği. Cömertlik, buhl'la kazanılır
4-Afv ve Müsamaha:
İhsan sana kötülük yapana iyilik yapmandır. İnsan, güneş, rüzgar ve yağmur gibi umumidir.
5-Güler Yüzlülük ve Tatlı Dillilik: Güler yüzlülük, tebessüm, sadakadır.
mü'minin kalbinin aydınlığı yüzüne vurur. Sevinç ve neşe Allah için ve O'ndan (cc) ötürüdür.
6-Şakalaşma ve Yumuşak Muamele Sufiyye ahlakındandır.
Rasulullah (sav) latife ve şaka yapardı.
Mübtedilerin çokça şakalaşmaları uygun olmaz.
İşin içine nefs karışabilir.
İnsanları rahatlatmak için şaka yapılsa da, halvette ciddiyyet esastır.
Mizah bast ve recadan ileri gelir,
7-Yapmacık Davranışları Terketmek: Tekellüf, nefsin arzusu üzere insanlara gösteriş olsun diye yapılan yapmacık hareketlerdir. İkram ederken dahi tekellüften uzak peygamberane ahlaktır.
ziyaretçiye elde olanı, davetliye elden geleni ikram etmek esastır.
8-Mal Biriktirmeyi Terketmek:
Rasulullah (sav) ertesi gün için evde bir şey bırakmaz ve bıraktırmazlar.
Sufilerin Cenab-ı Hakk'ın hazinelerini deniz gibi (tükenmez) bilir.
Allah (cc) kuşlar gibi tevekkül içinde olmak
9-Aza Kanaat Etmek:
Kanaat rızadan kaynaklanır. Şerefi artırır. Fitnelerden korur. O, tükenmez hazinedir. Az malın şükrü daha kolaydır.
10-Münakaşa ve Cedelden Uzaklaşmak Hakkı söylemenin dışında cedel ve münakaşadan uzaklaşma.
Nefisten gelen öfkeye kalbi hilm gösterme
Öfke anında nefsi itham etme, pozisyon değiştirme. Öfke ve normal halde hükmetmek ancak nefsini dizginleyebileceklerin işidir.
11-İnsanları sevmek ve onlarla iyi geçinmek:
Mümine merhamet, kardeşlik.
Geçinemeyen ve geçinilemeyende hayır yoktur.
İyi kimselerle ülfet ve ünsiyyet kalbe inşirah verir. Sevgi ile itaat, korkarak itaatten daha faziletlidir. Allah (cc)'ın sevdikleriyle beraberlik O'nun (cc) sevgisine götürür.
12-İyilik Yapana Teşekkür ve Dua:
Sufinin hakkın varlığını kabulü, hakkın vücudunu perdelemez, O (cc) her şeyi açık seçik görür.
Nimete hamd, nimetden daha değerlidir. Sufinin teşekkürü, teşekkülün kemalinden, inancın nimeti Allah (cc)'dan görmelerindendir.
13-Makamı Müslümanlara Hizmet İçin Kullanmak:
Makamı hizmet için isteyenler, ölmeden evvel ölenler içindir. Nefsin hilelerinden emin olmayanın fitnesinden korkulur.
Bilgisizlikle insanlara zarar vermemek.
İnsanların cehaletine sabretmek
İnsanların elindekilerine talip olmamalı, kendi elindekini onlar için harcamak. Riyasete liyakat için gerekli şartlardır. (Sehl b. Abdullah)
31. BÖLÜM
TASAVVUFTA EDEB
Ebed, zahir ve batın terbiyesidir.
İnsan edebe (ahlaki değişikliğe) ehil yaratılmıştır. Edebin menbaı, iyi seciyedir. Kimse halindeki seciye mümarese ve riyazetle fiile çıkarılarak edeb ve terbiye kazanılır.
Bazen mümarese ve riyazete ihtiyaç duyulmaz. İlim edeble anlaşılır
İbadetteki edeb, hizmetten daha yücedir. Taat Cennet'e, taatteki edeb, Rıza-yı Bari'ye ulaştırır.
Zahiri su-i edeb, zahiri ceza, batıni dolanı da batıni cezayı mucib olur.
32. BÖLÜM
HUZUR-U İLAHİ'DE EDEB
Bu edeb, Rasulullah (sav)'dan alınır.
Sevinçteki ifrat veya bastın halinin aşırısı, varidatın çoğalmasına mani olur.
Her kabz halinde bir ceza sözkonusudur. Kabz bast halindeki ifrattandır.
Bastın itidali mesalih-i ilahiyyeyi nefse kaydırmamaktır.
Göz, basiretle istikamete erer.
Sultandan küçük şeyler istenmez. Kurb nedeniyle haşmet perdesi müstesna.
Arif için edeb, mübtedi için tevbe mesabesindedir.
33. BÖLÜM
TAHARET ADABI
İstinca, Kıble'ye yönelmeme,
Pisliği izale ve kullanılacak taş ve suyun temiz olması istibra, idrar kalmaması için yapılan temizlik hareketi istinca, öksürme gibi hareketlerle iyice temizlenme.
Temizlikte Şeytan vesvesesine fırsat verecek aşırılıktan sakınılmalıdır.
Def-i hacet halinde istitar (nazar-ı nas'dan gizlenme)
İdrar serpintilerinden ictinab edilmelidir.
Gusledilen banyoya bevletmemek.
Duaları yerli yerince okumak
Girişte sol ayak, çıkınca sağ ayak
İsm-i İlahi bulunan şeyleri yanından bulundurmamak
34. BÖLÜM
ABDEST ADABI
Abdestden önce -adabıyla- misvaklanmak Abdest dualarını okumak
Farzlarını noksansız yapmak, tertibe riayet etmek Sünnetlerine riayet etmek.
35. BÖLÜM
HAVASS'IN ABDEST ADABI
Uzuvlarını huzur-u kalb ile yıkamak
Daim abdestli bulunmak
Suyu israf etmemek, i'tidal sınırına vakıf olmak Zahiri temizliğe kafi miktarda önem verip, asıl batına yönelmek.
36. BÖLÜM NAMAZIN FAZİLETLERİ
Namaz, felaha götürür.
Namaz kılan, ateşte ısınan ve eğrilikleri düzeltilen ağız gibidir.
Namaz, kul ile Rabb'i arasında kavuşma vesilesidir.
Namaz, Allah'ı hatırlatır.
Namaz kılan bütün azalarıyla dua halindedir. Namaz kılan ehl-i semanın bütün hallerini cem'etmiştir.
Namazda sürat ve acele, felah kapılarını kapatır.
37. BÖLÜM
NAMAZIN KEYFİYYETİ VE ADABI
Abdest, vakit girmeden alınmalıdır.
Sünnet, insanı farza hazırlar, berekete vesile olur.
Sünnet-farz arası tevbe edilir.
İlk tekbirler ruhi ve bedeni tam konsantrasyona girilmelidir.
Kıyam, rüku', secde hallerinde okunması farz, vacip ve mendub olan dualar okunur. Gözler secdede açık bulundurulur. Zira onlar da secde ederler. Namazda Mirac sırrı vardır. İmam, sultanın kapısında duran elçiye benzer. Temsil ettiklerini unutmaz ve onlara tercüman olur.
38. BÖLÜM
NAMAZIN ADABI VE SIRLARI
Kalbi dünyevi şeyle meşgul etmeme. Maddimanevi.
Namazda istikamet üzere olma, namaz hırsızlığına girmeme, kişiye namazda yazılacak ecir, kalb huzurudur.
39. BÖLÜM
ORUCUN FAZİLETİ VE TESİRİ
Oruç, sabrın yarısıdır. Şehveti kırar. Oruç, Allah (cc)'a doğru seyahattir. Hikmeti doğurur.
Melekut kapıları oruçla çalınır.
Mide doldurulan en şerli kaptır.
40. BÖLÜM
ORUÇLA İLGİLİ MUHTELİF GÖRÜŞLER
Kalb selameti oruçta görülüyorsa, oruca devam edilir. ara-sıra oruç bırakılır. Bayram ve teşrik günleri hariç, savm-dehr tutulabilir. Oruç tutma sıra ve keyfiyeti kalbin ve nefsin durumlarına göre farklı değerlendirilmiştir. Kimileri orucun bozulmasını mübah ve iyi görürken kimileri çirkin görmüştür.
Eyyam-ı beyz, Şaban'ın ilk 15'i Zi'l-Hicce ve
Muharrem ayının ilk 10 gününde oruç müstehabdır.
41. BÖLÜM
ORUCUN ADABI
Zahir ve batın bütünlüğü selameti.
Yemeğin normal zamanlarda daha az yenmesi
Oruçla nefis zarurete alıştırılırsa diğer zaruretlere geçilir.
Sahur yapmak, iftara acele etmek. İftarın namazdan önce olması sünnetdir.
Gıybet gibi ma'nevi arazlardan ictinab. Sufiler orucun da alışkanlık haline gelmesinden hoşlanmazlar.
Oruçsuz bir cemaatin sohbetine katılanın da oruçsuz olması adabdandır. Belli bir programı olanların ise oruca devamlılığı uygun olanıdır. Orucun bozulmasındaki ve bozulmamasındaki efdaliyet niyetleri sadakate bağlıdır. Yediklerinizi zikirle eritiniz (H. Şerif) Mümkün mertebe gizlenmek.
42. BÖLÜM
YEMENİN FAYDA VE ZARARLARI
Niyetle adet ibadete döner.
Sufi vaktini Allah'a vermiştir.
Sufi adet olan şeylere ancak zaruret miktarı rağbet eder. Vukuf rutubeti (su) hararet-i nefis, (toprak) serinlik (ruh) hususiyeti vardır. Dengeli olmaları esastır.
Yiyecekler helal olmalıdır.
Yemekten önce eller yıkanır besmele çekilir, Mün'im olan Allah hatırlanır.
Kalbin bozulması lokmadan geçer.
Nimetin değerini takdir, şükür sayılır.
43. BÖLÜM
YEME-İÇME ADABI
1-Tuzla başlayıp, tuzla bitirmek 2-Topluca yemek, bereket olur.
3-Yer sofrasında yemek
4-Lokmaları küçük küçük almak ve iyice çiğnemek, yaslanmadan yemek 5-Önce yaş ve ilim bakımından üstün olan kimsenin başlaması,
6-Sağ el ile yemek
7-Kendi önünden ve yemeğin kenarından yemek
8-Kusur aramamak
9-Yere düşen lokmayı alıp yemek 10-Parmaklarını yalamak.
11-Yemek kabını iyice sıyırmak
12-Yemeğin içine üflememek
13-Sofrada sirke ve yeşillik cinsinden şeyler bulundurmak.
14-Yemekte suskun durmamak
15-Et ve ekmeği bıçakla kesmemek. 16-Sofradakiler ellerini çekmedikçe yemeğe devam etmek.
17-Ekmek konulunca başka bir şey beklememek 18-İyice acıkmadan yememek, iyice doymadan da kalkmak.
19-Hizmet edene en azından yemekten birkaç lokma yedirmek. 20-Kalkınca hamdetmek.
21-Dişleri ve elleri temizlemek, dişlerdeki kırıntıları yutmak.
22-Elinin ıslağı ile gözleri meshetmek 23-Yapmacık davranışlardan sakınmak. Şüpheli yiyeceklerde istiğfar.
24-Bir topluluğun yanına tam yemek vaktinde gitmemek.
25-İkramda tekellüften sakınmak. İkram etme niyeti müstesna...
26-Konulan yemeği küçümsememek 27-Davete icabet etmek.
44. BÖLÜM
SUFİLERİN GİYİNME ADABI
Elbisenin helal ve temiz olması esastır. Sıcak ve soğuktan korumak.
Giyilen elbise, bulunan mevki ve makamla tenasüb içinde olmalıdır.
Nefsine galip gelen, hırstan uzak, hüsn-ü niyyet sahibi kimselerin güzel ve yumuşak elbise giymelerinde bir beis yoktur.
Kibre sebep olacak, nefsin heva ve hevesini teşci edecek giysilerden sakınılmalıdır. Şüpheli şeyleri terk etmek.
45. BÖLÜM
GECELERİ İHYA ETMENİN FAZİLETİ
Kalb ve nefis birbiriyle mücadele ettiği sırada, şartlarına riayet ederek, dengeli bir şekilde uymak. Salih ise, müridlerin kalblerinin sükun bulmasına sebep olur.
Ruh, kalb ve üns, uykunun yerini tuttuğunda az uyku zarar vermez.
Gece elde edilen nimetler, gündüze yayılır. Bu durumda kalb ilahi nurlarla dolar.
Geceleri namaz kılanın yüzü, gündüzleri ak olur.
46. BÖLÜM
GECELEYİN KALKIŞ VE UYKU ADABI
Akşam namazını evrad-u ezkarlar beklemek, gece kalkışı akşam ile yatsı arasını ibadet ve zikirle geçirmek.
Yatsıdan sonra konuşmamak. Abdest tazelemek. Nefis derin haz almaya çalışır. Hakkı verilir ama hazzı verilmez.
Alışkanlıkları değiştirmek de gece kalkmayı kolaylaştırır. Midenin yemekle dolu olmaması. Yeniler yiyecekler tilavet zikir ve istiğfarla eritilmelidir.
İhtiyaten vitir uykudan önce kılınmalıdır. Taze abdestle sadık rüya zahir ve batının temizliğinden geçer.
Rüyada Hak Teala ile konuşanlar olur ki, emir ve nehy alırlar. Bu zahiri emir ve nehy gibidir. Kendileri hakkında gafletten kurtulmak için abdeste azami dikkat gerekir. Mesela, gece yatarken mesnun olan dura ve sureler okunur.
47. BÖLÜM
GECE NAMAZI VE ADABI
Akşam ezanıyla ikameti arasında iki rekat namaz ve farz namazdan sonra da iki rek'at namaz kılınır. Akşam ile yatsı arası ibadet gündüzün günahlarını siler. Yatsıdan sonra da dört veya iki rekat nafile kılar. Eve girince dört rek'at daha kılar.
Uyanacağından emin olmayanın vitir namazını yatmadan kılmalıdır. Gece kalkınca gönlü sadece Allah (cc)'a vermeli.
Daima Allah (cc)'a iltica edilmelidir. Su ile temizlenip, Kur'an okunduğu zaman iki temizleyici bir araya gelir (zahiri ve batıni). Böylece Şeytan'ın vesveseleri, te'sir ve aldatmalar zail olur.
12 rek'at teheccüd namazı kılınır.
48. BÖLÜM
GECEYİ BÖLÜMLERE AYIRMAK
Gecenin tamamını ihya edemeyenler üçte birini, üçte ikisini, veya altıda birini ihya etmeleri müstehabdır.
Gece ibadeti şuurlu yapılmalı. Uyku gibi sıkıntı veren şeyler giderilmeli.
Tan yerinin ağarması (uykuyla geçirilerek) gece ibadetine tercih edilmemeli.
Kurb makamına erenler artan bir şevkle gece ibadetine müdavimlerdir.
Gündüz işlenen günah, kusur, gece ibadetine mani olur. Dünyevi işle çok fazla iştigal.
49. BÖLÜM
GÜNDÜZÜN ADABI
Tan yeri ağarmadan abdestli olarak sabah namazı beklenir.
Gündüzün iki ucunda ve gecenin bir kısmında kılınan namaz, günahlara keffaretdir. Sabah namazı, sünnetinden sonra tevbe istiğfar getirilip, dua edilir.
Efendimiz (sav)'e salat-u selam getirilir.
Sabah namazından sonra münacaat yapılır.
50. BÖLÜM
GÜNLÜK İBADETLERİN VAKİTLERİNE GÖRE DAĞILIMI
Sabah namazından sonra yerinden kalkmadan Kıble'ye yönelik olarak oturup, evrad-u ezkar okunur. Kerahet vaktinde uyumamalıdır. Güneş iki mızrak boyu yükselince iki rekat namaz kılınır.
İşe gidecek bir kimse evden çıkmadan önce iki rekat namaz kılar; eve döndüğünde de iki rek'at kılar.
Sabahla öğle arası iki veya on iki rekat kuşluk namazı kılar.
Dışarıda hizmeti olmayan taat, tilavet, zikir ve münacaatla meşgul olur.
Kuşluk sonrası namazdan sonra biraz uyumak iyidir. Gece kalkmaya yardımcı olur. Kalbi saflaştırır. Zeval vaktine bir saat kala kalkar.
Tilavet ve zikirle meşgul olur.
İbadet-ü ta'ate çoluk-çocukla meşguliyetten aşırı bir gevşeklik hasıl olur. İbadete olan isteksizlik giderilmedikçe namaza durulmaz. Bu da halk içinde Hakk'la olmaktan geçer.
Ruhu daim hak huzurunda bulunanlara ise halkla beraber olması zorluk vermez, bilakis ibadet gibi olur.
Öğle ile ikindi arası ibadet ve tilavetle geçirilir.
Ağzın tadı değiştiğinde misvak kullanılır. Hevanın, dünyanın ve nefsin galebesiyle ibadetten geri kalan kalbiyle bunun ezikliğini yaşar. İkindiden sonra nafile ibadet vakti bittiğinden tilavet ve zikirle meşgul olur veya sohbet dinler.
51. BÖLÜM
MÜRİD-MÜRŞİD MÜNASEBETLERİ
Mürid, mürşidin önünde bulunmaz. Ondan önce işe ve söze başlamaz. Şeyh konuşurken ses tonuna dikkat eder.
Mürid gerek malında, gerek şahsında şahsi tercihte bulunmaz.
halinde ve hareketlerinde açıklanması gereken bir şey hisseden mürid, bunu şeyhinden sorarak çözümler.
Mürşid, müridin problemlerinin halline çalışır ve onları giderir.
Rasulullah (sav) için Cibril (as) bir vahy emini olduğu gibi, mürşid de mürid için ilham eminidir. Mürşid konuşurken, şaibeli, parlak, nefse hoş gelen söz ve davranışlardan uzaktır.
Mürid, şeyhinin makamından daha üstün bir makam aramaz.
Şeyh için arzu edilen şey, müride daha yüksek dereceler kazandırır. Tam teslimiyetle mürid gıyabi huzur edebine nail olur.
Yüksek sesle konuşmak vakarın gitmesine sebeptir. Kalbde hürmet ve vakar olduğu zaman dil, ma la ya'niyyat ve garabetten kurtulur.
Şeyhe (büyüğe) temsil ettiği makam muktezasıyla hitab edilir.
Yabancılık nisbetinde zahire alaka artar. Şeyh yeni gelenlere önceki müridlere nisbeten daha fazla alaka gösterebilir.
Ebu Mansur el-Mağribi:
Şeyhe hizmet, ihvan ve akranla da arkadaşlık edilir. Şeyhde görülen beğenilmedik hareket, şeyhin ilim ve hikmet yönüyle bir mazeretinin bulunduğunu bilmesi ve ona teslim olması, müridin edebindendir.
Şeyhin yanında nafile namaza durmamak da adabdandır.
Kendine gelen tecelli, mesbibe, keramet gibi şeyleri şeyhinden gizlemeli.
Kendi terbiye ve eğitimine layık olduğuna inanmadığı şeyhin sohbetine girmemesi edebdendir.
Karşılıklı sevgi ve ülfet hal ve feyz in'ikasına en büyük vesiledir.
Rüya ve halleri şeyhinden habersiz tek başına yorumlamamalı.
Her türlü hacetini arzetmek için acele etmemesi şeyhin hazır hale gelmesini beklemesi adabdandır. Huzura varırken hususi görüşmelerde şeyhe hediye (sadaka) takdim edilir.
52. BÖLÜM
ŞEYHİN RİAYET EDECEĞİ ADAB
1-Sufiler arasından sivrilip, ortaya atılmamak, insanları celb için lütuf, merhamet, güzel konuşma gösterisinde bulunmamak.
Kalbini Hakk'a nazır tutmaksızın, O'ndan (cc) yardım istememeksizin müridlere tek bir kelime etmez. Dili kalbe, kalbi Allah'a bağlar. Ebu'n-Necib es-Sühreverdi: Dervişler, sözü ve sohbeti algılamaya hazır bulunmadığı sürece onlarla konuşmaz.
Müridin değişen halini görüp ona göre hareket eder. Umuma karşı konuşurken konuları genel boyutlarıyla ele alır.
2-Halkla beraber bulunduktan sonra kendini tefekkür zikir ve ibadete vereceği bir halvethanesi olmalı. Celveti halvetin himayesine alır. Fetret devrinde (beş vakit) halkı irşadı ile faydalandıran şeyh, fazilet kazanır.
3-Kendinden irşad isteyenlere güzel davranması, hürmet ve saygıya layık şeylere karşı görevini yaparak mütevazi davranması.
'İlk defa gelmiş müride, rıfk ve mülayemetle davran, ilimle değil'.
4-Müridleri sever, hastalık ve sıhhat halinde haklarını yerine getirir.
'Onların irade ve sadakatlerine güvenerek onları asla terketmez'.
5-nefis terbiyesinde müride yardımcı olmak, sadakatlerine güven nisbetinde ruhsat sınırlarına kadar yapılanlara müsaade eder.
6-Müridlerinden kendisine gelecek, herhangi bir menfaat ya da hizmete müridin lehine olacağına inandığı müstesna, tenezzül etmez.
7-Müridden sadır olacak kusuru şahsını hedef alarak söylemez. Umuma konuşur, 'Kızım sana söylüyorum; gelinim sen anla' kabilinden. 8-Müridin keşf ve varidat gibi şeylerini korur, onu başkalarına anlatmaz. Müridin hal ve keşfini küçümsemez. Bunlara takılıp kalınmayacağını da izah eder.
53. BÖLÜM
SOHBET VE TESİRLERİ
Cinsiyet ve birtakım asgari müşterekler sohbete sebeptir. Sohbete yakınlık duyan kişi, muhatabı Şeriat terazisine vurmalıdır.
Sadık ve samimi bir mürid, fasidlerle birarada bulunmaktan çok, salih ve iyi kimselerle bulunmakla bozulur.
Süleyman el-Havvas'a İbrahim b. Edhem gelir. Onu karşılamayacak mısın? denildiğinde 'İbrahim b. Edhem'i karşılamaktansa, yırtıcı arslanlarla karşılaşmayı tercih ederim. Çünkü ben onu gördüğümde ona karşı en güzel sözleri söylerim. Nefsimin en güzel hallerini ona arzederim. Bu ise fitnenin ta kendisidir'. der.
Halvette toplumdan maddi bir ayrılış, uzlette ise manevi ve şuuri bir ayrılış vardır. Halvet asıl ve daimi, ihtilat ise geçici ve arızidir. Ehli ile sohbet batıni gözleri açar, eşyanın hakikatına erdirir.
Arkadaşının işini önemseme samimi dostluğu gösterir.
Kaynaşan ve kaynaşılan insan Allah'a sevimli ve yakındır.
Uzleti tercih ülfet etme ve edilme özelliğini gidermez.
Bizim anlattığımız dostluk hemcinse karşı duyulan temayülden gelen ülfet ve ünsiyet değil, Allah için Allah'la ve Allah'dan olanıdır.
Allah için sevenler imanın tadına ererler. Allah'la sohbet edenlerle sohbet insanı, sohbet-i ilahi'ye götürür.
54. BÖLÜM
SOHBET VE KARDEŞLİĞİN SORUMLULUKLARI
Takva ve hayırda yardımlaşmana
Arkadaşına af dileme, dua etme, birliktelik için bereket niyazı.
Allah için birbirini sevenler ve O'nun (cc) için ayrılanlar Arş-ı Ala'da gölgelenecekler.
'Biri, diğerini dünyevi menfaat sebebiyle terk eden,
Allah yolunda kardeş olamaz'. (Cüneyd elBağdadi)
Kardeş incitilmez, aşırı şaka yapılmaz, yerine getirilemeyecek söz verilmez.
Bir ayrılık vuku bulsa da arkadaşı iyilikle anmak.
Mümkün oldukça hüsn-ü zan etmek.
Sadır olacak nefi bir harekete doğrudan kınamada bulunmaz, yanlışı gidermede en iyi yolu tercih eder.
Kişi, dostunun dini üzeredir.
55. BÖLÜM
SOHBET VE KARDEŞLİĞİN ADABI
1-Kardeşinin hatasını görmezlikten gelmek.
Nasihat uluorta herkesin ortasında yapılmaz. 2-Kardeşlerine hizmet etmek, sıkıntılarına katlanmak.
3-Elindeki mal ve mülkü kendine ait görmemek. 4-Fazilet ve üstünlüğünü bildiği kişiye değer vermek.
5-Gereksiz dünya işleriyle fazla ilgilenen kimselerin sohbetinden uzak durmak.
6-Kardeşinin işine, kendi işinden daha çok önem vermek.
7-Yumuşak muamele etmek.
8-Söylediklerini, dikkatlice söylemek 9-Kardeşliğin devamı için bütün gücünü kullanmak.
10-Küçüklere şefkat ve sevgi ile muamele etmek. 11-Bir yere çağırıldığında, 'Nereye?', 'Niçin?' gibi sorular sormamak. 12-Kardeşlerine yük olmama.
13-Açık ve samimi davranmak, mudarat etmek, müdahane etmemek.
14-Beraberlikte inkıbaz ve inbisat arası orta yolu tercih etmek.
15-Ayıp ve kusurlarını örtmek.
16-Kardeşinin ayıpları için istiğfarda bulunmak. 17-Kardeşlerini kendisiyle mudarat etmeye mecbur bırakmamak.
*Bütün kötülükler nefisten, onun tezkiye edilmeyişinden kaynaklanır.
56. BÖLÜM
KENDİLERİNİ TANIMA KONUSUNDA
SUFİLERİN GÖRÜŞLERİ
Akıl ve nakil sahipleri ruh konusunda ihtilafa düştükleri kadar hiç bir konuda ihtilaf etmediler. Sadıkların bu konudaki konuşmalarını Allah'ın(cc) Kelamı ve ayetlerinin tevili olarak değerlendirmek daha doğrudur.
Ruh konusunda konuşulanların bir kısmı ruhun Kıdemine, diğer bir kısmı da hududuna kildir. Akıl, ruhla bir varlık ve kişilik kazanır. Onunla eşya üzerine hüccet getirebilir. Eğer ruh olmasaydı akıl dumura uğrar, hiçbir şeyin leh ve aleyhinde bir delil getiremezdi. Ancak o, yaratıkların en latifi, cevherlerin safi ve parlağıdır. Gayblar onunla sezilebilir. Hakikat ehlinin keşfi onunladır. Ruh bilinmesi güç, hatta imkansız gibi şeyleri bilebilir. Ruhlara göre dünya ve ahiret arasında fark yoktur. Ruhlar, berzahta dolaşan, dünya ahvali ve melekleri gören, insanların durumları ile ilgili semada yapılan konuşmaları duyan ruhlar, Arşın altındaki ruhlar, cennetlerde uçan ruhları, dilediği ve gücü yettiği kadar, hayatı boyunca, Allah'a doğru koşan ruhlar vardır.
İnsanlardan biri ölüp de ruhlar alemine gelince tanıdıkları ile konuşur ve haber sorarlar. Ruh, bedende bir araç, sıfat ve vasıf değil, cevher, zat ve ayndır. Ruh ilimle gıdalanır.
Ruh, yeşil ve taze çubuğun içinde bulunan su gibi, kesif bedenle iç içe girmiş, latif bir cisimdir.
(Cüveyni)
Bazı kelamcılar, ruhun araz olduğu fikrini tercih etmiştir.
Ruhun, bedenden ayrılırken, ondan bütünüyle ayrılması mümkün değildir.
Beden ruhtan ayrılırken ölümü hissettiği gibi, ruh da cesetten ayrılırken ölümü hisseder.
Ulvi ve semavi olan ruh-u insani, emir aleminden, beşeri olan ruh-u hayvani de halk alemindendir. Aklın yeri dimağ, diyen de, kalp diyen de olmuştur. Nefsin şekillenmesi, ruh-u insaninin Ruh-u hayvani üzerinde galebesi ve böylece hayvani ruhun diğer hayvanlardaki ruh-u hayvani cinsinden ayrılmasıdır.
Ruh, kendisi ile hayata ve canlılığa kavuşulan güzel bir bahar rüzgarı, nefis, şehvetlerin ve kötülüklerin kendisinden kaynaklandığı sıcak ve kavurucu bir rüzgar.
Kötü fiil ve ahlaklar hüsn-ü riyazetle giderilebilir veya değiştirilebilir.
Aç gözlülük ve ihtirastan tama' ve hırs meydana gelir.
Bir kul, yaratılışında mevcud olan hayvani insiyakları ilim ve adl ile eğitip yönlendirmedikçe insanlık derecesine erişemez
Kalp sekine ile dolduğu zaman nefse itminan verir.
Çünkü sekine imanı artıran bir haldir.
Nefis cibilli vasıflardan sıyrıldığı ve tabi hareketlerinden kurtulduğu zaman, itminan makamına yönelmeye başlar.
Nefis tabii halinde, pişmanlık duymaksızın ve kendine kıymaksızın durusa ilim ve marifetin nuru onu etkilemez.
Sufiler, "Sır, müşahede mahalli, kalp, kalp de marifet mahallidir." demişlerdir.
Bir kısmı sırrın, ruhtan aşağıda olduğuna işaret etmiş, diğer bir kısmı da ruhtan daha latif ve üstün olduğu fikrini benimsemiştir. Akıl, ruhun dili ve tercümanıdır.
Amellere eşit ve aynı olsa da akıllar farklı değer arzeder.
Akıl nazari ilimlerden değildir.
Akıl, ilimlerin hepsi değilse de, zaruri ilimlerden biridir.
Akıl, kendisi ile ilimlerin idrak edilebildiği bir sıfattır.
Aklın nuru, ruhtan feyz alır ilimler de aklın nuru ile öğretilebilir.
Akıl, akl-ı meaş ve akl-ı mead olarak iki kısımdır. Akla, cehalete mani olduğu için mani, engel anlamında akıl adı verilmiştir.
Basiret aklın içine aldığı bütün ilimleri kuşatır. Aklı şeriat nuru ile aydınlanan ve basiretle takviye edilen kimse, basiret erbabının ve yalnızca mücerret akla dayanmayan akıl sahiplerinin mükaşefesine mahsus olan ve kainatın batınını ifade eden melekut alemini kavrayabilir.
57. BÖLÜM
KALBE GELEN HAVATIRIN BİLİNMESİ
Meleğin ve şeytanın insanın üzerinde yönlendiren etkisi vardır.
Havatırı tefrike aid arzı ve istek, müridin himmeti. talebi, iradesi ve Cenab-ı Hakk'ın takdir ve ettiği nasib kadardır.
Havatır Allah (cc)'ın kuluna gönderdiği elçilerdir. Kalp lekelendiği zaman şeytan onu arzu ederek ona doğru yaklaşır.
Kalbin saffeti, zikir ve murakebe ile muhafaza altına alınmıştır. Zikrin kendine ait bir nuru vardır. Zikrin kapısı takva ile açılır. Kul organlarını ilahi yasaklardan korumadıkça takvaya eremez. Takva önce yasaklardan, sonra da lüzümsuz meşgalelerden alıkor, hatta nefsin vesveselerinden bile alıkor.
Nefsin söyledikleri genel olarak telakki edilmeli. Nefsin hak ve hazları ancak üzere iki ihtiyacı vardır.
Nefis, vesvese ile eşyayı gerçeğe ve hakikate aykırı bir şekilde, sahibine ters yüz ederek göstermeye böylece kişiyi eğri tarafa çekmeye çalışır. İnsanların bir kısmına havatırın yönü konusunda, haz tarafını bırakarak hak tarafını yapması dışında başkası caiz değildir.
Havatır hakkında şüpheye düşen insanlardan bir kısmı da Allah (cc)'tan kendilerine verilen güçlü ilmin tesiriyle, haz tarafına meyleden havatırı ve onun gereğini yapma yoluna gider.
Uruç eden kişi, bu halini muhafaza ederek normal durumuna iner. Fakat hali aynı şekilde devam etmez. İnişi ile birlikte nefsin istek ve ihtiyaçları menziline tekrar girer.
Bütün fiiller, kendilerinden önce bulunan havatırdan doğar.
Yediği içtiği haram olan kimse ilham ile vesveseyi birbirinden ayırdedemez.
Havatır konusunda şüpheye sevkeden sebepler:
1- Yakin zayıflığı
2- Nefsin sıfatlarını tanımadaki ilim azlığı
3- Heva ve hevese uyma
4- Dünya, makam, mevki ve hubb-u cah sevgisi.
Cüneyd:
"Hakk'tan gelen havatırın birincisi diğerinden daha kuvvetlidir."
Allah'ın hatırı bazen meleklerden bazen de nefisten gelir.
58. BÖLÜM
HAL, SABİT VE KALICI DEĞİLDİR
Bir şey önce "hal" olarak başlar, bilahere makam haline gelir.
"Muhasebe hali"nefsin vatanı, yerleşme yeri ve makamı haline gelir. Bunun devamlı hale gelmesi ve muhasebenin kulda yerleşik duruma yükselmesi halinde, muhasebe halinden, muhasebe makamına yükselmiş olur.
Bütün hallerin en yücesi, Hakka'l yakin halidir.
Mevhibe-i İlahidir.
Makamlar kesbi, haller vehbidir.
Haller, Cenab-ı Hakk'ın gönülde uyandırdığı şeyler, makamlar ise bunların yollarıdır. Haller devamlı olmaz ve peşpeşe gelmezse hal değil, tevih ve besadih adını alır. Bu hallerin başlangıcıdır. Devam ederse hal olur.
Kul, makamlara yükselmeye, hallerin artması ve fazlalaşması ile devam eder.
Kul, gerçek tevbeye erişinceye kadar, hal olan tevbe ile tekrar tevbe etmeye devam eder. Tevbenin başında meydana gelen zecr ve meş hali üç şekilde tezahür eder: 1- İlim yoluyla mez
2- Akıl yoluyla mez
3- İman yoluyla mez
Rıza hali de kul, rıza makamında mutmain oluncaya kadar gidip gelmesine devam eder.
Tevbe, bütün mekanların aslı ve özü bütün hallerin anahtarıdır. Makamların ilkidir.
Kulda zecr ve mez'in hal olarak bakınması tevbenin anahtarı ve başlangıcıdır. Mezi ve Zecirden sonra"intibah" hali hissedilir.
İntibah kişiye hayra götüren hallerin başında gelir.
Yakaza; Hakk'tan korkan kimselerin kalbine Allah (cc) tarafından ihsan edilen ve onları tevbe etmeye yönlendiren ilahi bir ikazdır.
Gerçek bir muhasebe ancak sahih ve sağlam bir tevbeden sonra olur.
Murakabe menfi hatıraları keser.
İnabe tevbenin ikinci derecesidir. İnabe, Allah' (cc) tan yine Allah' (cc) a dönüştür.
Tevbe, mücahedeyle, mücahede ise sabırla olur. Sehl b. Abdullah: "Nimetlere sabır, bela ve musibetler sabırdan daha zordur."
Sabrın hakikatı, nefsin itminana ermesinden, onun itminana ermesi, keskiye edilmesinden nefsin tezkiyesi de ancak tevbe ile olur.
Ömer b. Abdulaziz"Kaza ve kaderin şahsıma takdir ettiği şeyler dışında asla sevincim olmadı." Havf tevbeye yönelişten hasıl olur. Tevbede istikamet havf ve recanın mutedil olmasına vesiledir.
Tevbe makamı bütün makamları toplar.
Hz. Ali(ra): " Zühd, mümin olsun kafir olsun dünyayı yiyen kimseye aldırmamandır." Fakirde zaruri bir katlanma, zahidde ve iradi bir katlanma ve terkediş vardır.
Sehl b. Abdullah: "Gerçek ubudiyyet, şahsi tedbir ve ihtiyar terk edildiğinde elde edilir."
Yaptığını Hakk'la yapan, düşündüğünü Hakk'la düşünen ve O'nun emirlerine yasaklarına aykırı, ufacık bir şeye yönelmeyen kimsenin durumu "beka" makamındır.
Tevbe: Tevbede tevbe etmektir.
Şahsi düşünceler ve duyguların varlığı silkinmesi gereken günahtır.
Gönlüne doğan kötülükten zevk almayı hor ve hakir görmekten bir an bile gafil olan kişinin selamette olmayacağından ve bu zevkin kalbe işlemesinden korkulur.
Heva ve hevese duyulan sevk, Cenab-ı Hakk'a karşı hissedilen sevginin yokluğundan veya azlığındandır.
Vera: Dinin aslı veradır(Hadisi Şerif) Hz. Ömer:" Takva ve vera'i elinde bulunduran, dünyalığı elinde bulunduranlara karşı boyun eğmesi layık değildir."
Vera zühdün başlangıcıdır.
Vera şüpheli şeylerden çekinmedir. Allah' (cc) tan bir an olsun gafil olmamadır. el-Havvas:"Vera, korkunun, korku marifetin, marifette Allah' (cc) a yakın olmanın delilidir," Zühd: Cüneyd:" Zühd, elde olmayanın gönülde de olmamasıdır."
Zühd, elde olandan el etek çekme, elde olanı da dağıtmaktır."
Zühd, nefsin hazlarını terk etmektir.
Şibli:"Zühd, gaflettir, dünya değersiz bir metadır, değersiz bir şeye karşı zahid olma ise gaflettir. Zühd içinde zühd, zühd sırasıyla şahsi irade ve ihtiyarından çıkmaktır.
Hakiki zahid, dünyayı alırsa, yine Allah' (cc) la ve O'nun müsadesi ile alır.
Sabır: Sabır, sabırda sabretmektir.
Sabır nefsi olgunlaştırır.
Ancak sabredenlere, mükafatlar hesapsız olarak ödenecektir.
Şibli:"Sabrın en güç olanı Allah' (cc) ta(Sabr- fillah) sabreder. Bir defa sabreder. Sabır Allah' (cc) ta(Billah) ve Allah (cc) için (lillah) sabreden ve asla sabırsızlık göstermeyen kişidir. Fakat az da olsa şikayet onda vuku bulur.
Sabbar(Sabur)'un sabrı, yalnız Allah' (cc) ta Allah (cc) için ve yalnız Allah' (cc) la olan kişidir. Sabırda izzet ve güzellik vardır.
Fakr: Fakr, sana ait hiçbir şeyin bulunmamasıdır. Kettani"Allan' (cc) a fakr gerçekleşince Allah (cc) ile gına hali gerçekleşmiş olur."
Fakr, ihtiyaçların kalpte belirmesi ve Allah' (cc) ın dışında ki şeylere karşı muhtaçlığın yok olmasıdır.
Fakr, Allah' (cc) dan başka hiçbir sebebe istinad etmemektir.
Fakr, tevhid menzillerinin ilkidir.
Şükür: Şükür, Mü'mini görerek nimetin farkına varmamaktır.
Şükür de Allah'ın bir nimetidir. Ona da ayrıca şükür gerekir.
Şükür, Allah' (cc) ın verdiği nimetlerle O'na isyan etmemektir.
Şükrün hakikatı: Kulun, dinine zarar verenler dışında kendisi hakkında takdir edilen her şeyi, nimet olarak bilmesidir.
Havf: Hikmetin başı Allah (cc) korkusudur. Gerçek havf sahibi azaba sebep olan korktuğu şeyleri terketmektir.
Zunnur el-Mısri"Allah' (cc) ı gerçek manada seven kişi, havf kalbini sulamadıkça muhabbet kadehinden içemez."
Reca: Hardal tanesi ağırlığında imana sahip olanın kurtulacağı müjdesi verilmiştir.
Recanın alameti, güzelce itaat ve ibadet etmektir.
Reca, helal tecellileri cemal gözü ile görmektir.
Havf ve reva bir kuşun iki kanadı gibidir. Reca, Cenab-ı Hakk'ın keremini görerek rahata ermektir.
Tevekkül: Her işini Allah' (cc) a havale etmek.
Tevekkülün yalnızca görünen bir tarafı vardır.
Tevekkül imanın neticesidir.
Zünnun: "Tevekkül nefsin tedbiri terk etmesi ve Cenab-ı Hakk'a karşı her türlü güç ve kuvvetten soyutlanmasıdır.
Tevekkül Allah' (cc) a sımsıkı sarılmaktır.
Tevekkül Allah' (cc) ı bilme nisbetinde olur. Masivadan bir şeyler umarak bakmak cehalet ve marifet kıtlığından kaynaklanır.
Rıza: Rıza, takdir edilenleri kalbin sükunetle karşılanmasıdır.
Musibet ve belalara, nimet ve lütuflara sevinildiği gibi sevinmektir.
Rıza, kalplere vasıl olan ilmin sağlam ve sahih olmasıdır.
Rıza kalbin inşirahından, kalbin inşirahı da yakin nurundan meydana gelir.
Seven, sevgiliden gelen her şeyi kendisinin muradı ve tercihi olarak görür.
59.BÖLÜM
HALLERLE İLGİLİ BAZI AÇIKLAMALAR
Muhabbet: Allah ve Resulullah sevgisini herşeyden üstün tutulan hakkın ve imanın zevkine varmış demektir.
Allah ve Resulü iman hükmü ile sevilirken, çoluk çocuk da fıtratın hükmü ile sevilebilir. Ruhun muhabbeti, kalbin muhabbeti, nefsin muhabbeti, aklın muhabbeti gibi muhabbetin değişik saikleri vardır.
Genel anlamda sevgi emirleri yerine getirmek olarak özel anlamda: Ruhun Cenab- Hakk'ı yakinen bilmesinden doğan zat sevgisidir.
Gerçek manada sevenler, sevdiğine ve sevdiğinin de sevdiğine ulaşmak gönülle olur.
El- Ruzbari:" Bütün varlığından sıyrılmadıkça sevginin sınırına yaklaşamazsın."
Cüneyd:"Muhabbet, muhibbin, kendi sıfatları yerine mahbub olan Allah' (cc) ın sıfatlarına bürünmektir.
Şevk: Seven kişide meydana gelen şevk, şahsi gayreti ile değildir.
Tevbe istikrara kavuşunca zühd, muhabbet istikrara kavuşunca şevk meydana gelir.
Şevk muhabbetin meyvesidir.
Muhitlerin dünyada bekledikleri şevk, ölümden sonrası için, bekledikleri şevkten farklıdır. Nice sadık muhibler yaşamaktan zevk alırlar. Mücahededen hasıl olan şevk bu'd ve gaybubet halinde hasıl olan şevkten daha şiddetlidir.
Üns: Cüneyd:"Üns, heybetin varlığı ile beraber yüksek haya duygusunun birlikte bulunmasıdır." Zünnun "Üns, sevginin sevgilisine karşı iç huzuru duymasıdır." el-Vasit:"Kainattan kalben ve manen bütünüyle uzaklaşmayan kimse ünsibillah haline eremez." Allah' (cc) a olan tazım ve heybetin artması ünsün de artması demektir.
Ünsün hakikatı"Cenab-ı Hakk'ın azametini öğrenmenin ağırlığı ile beşeri varlığın bir kenara sürülüp atılması, fetih meydanlarında ruhun serbestçe yayılmasıdır.
Zati üns feradan sonra gelir, zat tecellilerinin mütaalasından sonra hasıl olan beka ve temkin makamın da meydana gelir.
Nefsi mutmainnenin hudu ünsten, huşu de heybettendir.
Kurb: Kulun Rabbisine en yakın hali secde anıdır. Nefsin ibadet ve taatla ifa etmesi ile ruhun kurbiyetle olan nasibi gittikçe artar.
Cüneyd:"Cenab-ı Hakk, kulların kalbini kendisine ne kadar yakın görürse, o nisbette onların kalbine yaklaşır."
Sehl:" Kurbiyet makamlarının en aşağı derecesi hayadır."
Haya: Haya sahibi, organlarına ve düşüncelerine hakım olmalıdır. Hz. Osman(ra):"Evde karanlıkta guslederken bile Allah' (cc) tan utancımdan büzülür de öyle yıkanırım."
Haya, Cenab-ı Hakk'ın celal tecellilerinin azameti karşısında ruhun teslimiyeti ve başını önüne eğmesidir.
Vuslak(İttisal) Nuri:"İttisal, kalplerin mükaşefe, sırların müşahede makamına ermesidir."
Vuslak, kulun, Halık'ından başkasını görmemesi ve içinde yaratıcıdan başkasına ait bir duygu bulunmamasıdır.
Vasıl, Allah'ın vuslata erdirdiği kişidir. Muttasıl ise, kendi şahsi gayret ve çalışması ile vuslata eren kişidir.
Vasıl olan, Allah' (cc) dan alıkoyacak hiçbir şey yoktur.
Zunnur:"Dönen, gittiği yönden dönmedikçe Hakk'a rücü etmiş sayılmaz. Her şeyden kesilip O' (cc) na yönelmeyen vuslata eremez.
Vuslak yolunun basamakları ebedi ahiret hayatında bile asla katedilemez.
Kabz Ve Bast: Şeyhler, kabz ve bastın alametlerine işaret etmişlerdir.
Kabz ve bastın kendilerine ait muayyen mevsimi vardır. Bunların vakti, havvasa ait muhabbet makamında bulunan kimselerde. kabz ve bast hali görülmez. Bu durumda birinin ancak havf ve recası vardır. Bazen kabz ve bast haline benzer duygular hisseder ve buna da gerçek kabz ve bast zanneder. Halbuki öyle değildir, kendisine arz olan bir sıkıntı halidir, ancak o kabz zanneder. Veya nefsani bir rahatlama ve tabii bir neş'edir. Fakat o bunu bast zanneder.
Kişide nefs-i emmareye aid sıfatlar bulunduğu sürece bu tür rahatlık ve ferahlık ortaya çıkar. el-Vasıt:"Cenab-ı Hakk, sana ait olan şeylerden dolayı seni kabzeder. Kendisine ait şeylerden de seni bast eder."
Kabz ve bast nefs-i levvameden kaynaklanır.
Fena ve beka makamına erdiği zaman kabz ve bast yoktur.
Kabz, bazen bast konusunda aşırı gitmenin neticesinde vaki olabilir.
Avama ait muhabbetin ilk devresinde bulunan kimse, kabz ile himmi bast ile de neşatı karıştırır. Bazen, kabz ve basta benzer haller meydana gelebilir; amma bu nefsin tabii sıfatlarından değil, mutmainne halinden doğar.
Fena ve Beka: Fena; bütün hallerden sıyrılmak, hiçbir şeye karşı haz duymamaktır.
Beka; kulun kendisine ait olan şeylerde fani ve Allah (cc) için olan şeylerle baki olmasıdır. Cüneyd:"Fena, beşeri ve nefsani vasıfların bütünüyle susturulması, tüm varlığın Cenab-ı Hakk'la meşgul olmasıdır."
Fena, Allah' (cc) ın emirlerinin kul üzerinde tam bir hakimiyet kurmasıdır.
Fena, bazen Cenab-ı Hakk'ın sıfatlarını, bazen de zat tecellilerini azametini müşahade etmekle meydana gelir.
Beka makamına erişen kişiye, Hakk, halktan, halk da Hakk'tan engelleyemez. Fena halinde bulunan kimse ise Hakk ile halktan perdelenmiştir.
60. BÖLÜM
HALLERE DAİR BAZI TASAVVUFİ
ISTILAHLAR
Cem' ve Fark'Tefrika
Cem' asıl, fark ise Fer'idir.
Cem': Sahabinin Allah' (cc) tan başka hiçbir şeyi müşahade edemediği vuslattır.
Tefrika ise dilediğini açık seçik görmektir. Cüneyd:"Kurbiyetin vecd ile bulunması cem', kulun beşeri özellikleri ile kaybolması da tefrikadır.
Cem' ile tevhidin her türlü beşeri sıfatlardan tecridine, fark ile de şahsi gayretle elde edilene işaret edilmiştir.
Kul amellerine kesb nazarıyla bakacak ve nefsine bir şeyler izafe edecek olursa tefrikada, herşeyi Hakk'a izafe edecek olursa cem'dir.
Tefrika ubudiyyet, cem' ise tevhiddir.
Cem' fena ile tahakkuk ederse "Cem'ul cem" adını alır.
Hakk'ın fiillerini görmek tefrika, sıfatlarını görmek cem' zatını görmek de cem'ul cemdir.
Tecelli ve İstikrar: İstikrar, kalbe ait sıfatların güçlü olması ve kemali sebebiyle nefsani sıfatların ortadan kalkmasıdır.
Tecelli ise, Cenab-ı Hakk'ın bazen fiilleri, bazen sıfatları, bazen de zati ile olur.
Tecelli, beşeri perdelerin kaldırılması, Cenab-ı Hakk'ın zat tecellilerinde, kula göre bir televvun ve değişikliğin olmamasıdır.
İstikrar ise, beşeri kişiliğinin seninle gaybı müşahade arasında bir engel olmasıdır. Denilmiştir.
Tecrid ve Tefrid: Tecrid: yaptığı şeylerde kulun bütün gaye ve garazlardan sıyrılması
Telfid ise; kulun kendisine gelen şeylerde nefsini görmemesi, Allah' (cc) tan bilmesi
Vecd, Tevaccud, Vucud:
Vecd: Allah' (cc) tan kulun batınına gelen ve ona ferah veya hüzün kazandıran bir haldir. Tevaccud: Zikir veya fikirle vecdi elde etmeğe çalışmaktır.
Vücud: Vecdin vicdan boşluğuna ulaşarak ferahlığının genişlenmesi ve yayılmasıdır.
Galebe: Vecdin birbiri andından sürekli gelmesidir
Muvamere: Sekr, hal saltanatını kulu istila etmesi sahu ise, kulun yeniden sözleri ve işlerini düzene koymaya yönelmesidir.
Kimin üzerinde halin cereyanından bir eser varsa, onda sekr den bir eser var demektir. Bütün duygular yerli yerine dönünce de sahu hali meydana gelir.
Mahu ve Isbat:
Mahu: Nefse ve nefsin kaynağına fena nazar ile bakarak amellerin kalıp ve şekillerini imha etmek. Isbat; Hakk'ın o kimse için bahşettiği vücud ile amellerin resimlerini isbat etmek.
İlmel Yakin: Nazar ve delel tariki ile
Aynel yakin: Keşf ve ilham yoluyla
Hakkel yakin: Beşeri vasıflardan sıyrılmanın gerçekleşmesi ve vuslat isteyen kimsenin bu dereceye erişmesi ile elde edilir.
İlmel yakin tefrika hali, ayne'l yakin yolun cem' hali, hakka'l yakin de cem'ul cem halidir.
Vakt:
Vat, kula hakim olan şeydir.
Vakitle, kulun irade ve gayreti dışında üzerine hücum eden haller kastedilir.
Gaybet-Şühud:
Şühud: Bir an murakebe, bir an da müşahade vasfı ile birlikte olmaktır.
Murakebe ve müşahede halini kaybedip huzur dairesinden çıkınca gaybet halindedir. Kulun Hakk'la eşyadan kaybolması kasdedilir.
Zevk-Şürb-Reyy:
Zevk iman, şurb ilim, reyy de haldir. Zevk bevadih erbabı, şurb, tevali, levaih ve levami erbabı, reyy de hal erbabı içindir.
Muhadara: Telvin erbabı
Muşahade: Temkin erbabı
Mükaşefe: Kul telvin ve temkin arasında istikrar kazanıncaya kadar her ikisinin arasında bulunan kimseler içindir.
Tevarik-Bevadih-Levami: Bütün bunlarla ifade edilmek istenen şey, halin başlangıcı ile ilk ondaki görüntülerdir.
Temkin ve Telvin:
Telvin, erbab-ı kulub içindir. Kalpler değişik sıfatlara yönelir. Kalp erbabına bu sıfatların sayısınca telvinler zahirdir.
Temkin erbabı ise; hallerin olumsuz etkilerden kurtularak kalp perdelerini yırtmış ve ruhları Cenab-ı Hakk'ın tecellilerinde bir değişme söz konusu olmadığı için, telvin ortadan kalkmıştır. Telvin sahibinde, nefsin sıfatları ortaya çıktığı zaman onda bazı şeyler eksilebilir.
Nefes:
Müntehi, hal kendisinde sağlamca yerleştiği için nefes sahibidir. Huzur ve gaybet halleri gelip geçici değildir. Vecd halleri nefesleri ile birlikte istikrar kazanmıştır.
61. BÖLÜM
BİDAYET VE NİHAYETLE İLGİLİ AÇIKLAMA Niyet amellerin başlangıcıdır. Başlangıçta bir mürid için en önemli şey onun sufiyyi yoluna girip, onlar gibi giyinmesi, Allah (cc) için onların meclisinde bulunmuştur.
Mürid, sufiler yoluna Allah (cc) için girmelidir. Bidayeti sağlam olan kimsenin nihayeti de kamil ve tam olur. Seyr-u süluk sırasında manevi terakkiyi engelleyen alaka ve maniler, başlangıcın bozuk olmasındandır.
Mübtedi müridin ilk yapacağı kötü davranışlarından uzaklaşmasıdır.
Mürid sıdk ve ihlasa sarılırsa marifet sahibi kişiler seviyesine erer.
Sülukun başındaki müridlere arız olan afetlerin hepsi nazarlarının mahlukata yönelik olmasındandır.
Doğruluk iyiliğe götürür.
Mürid için en faydalı şey nefsini tanımasıdır. Yemesi, içmesi ve giyinmesi(herşeyi) Allah (cc) için olmalıdır.
Bidayetinde, dost, tanıdık ve arkadaşlarından ayrılmak suretiyle işini sağlam yapmayan ve yalnızlığa sımsıkı sarılmayan kişinin bidayeti istikrarlı olmaz.
Sadakatın azlığı, ihtilat ve başkaları ile haşır neşir olmanın çokluğundandır.
Çoğu zaman sırf insanlara bakması bile ona zarar verebilir.
Zaruret sınırını aşan kimsenin kalbinin yönelişleri birbirine çağrışım yapar ve kalp tek tek çözülerek dağılmağa başlar.
Mübtedini, dünyaya değer veren kimselerin hiçbirini tanımaması gerekir.
Mürid cuma gününe özel bir önem verir. Mübtedinin dünyaya değer veren kimselerin hiçbirini tanımaması gerekir.
Mürid cuma gününe özel bir önem verir. Mübtedinin Kur'an tilaveti ve hıfzından nasibi olmalıdır.
Kalp ile dilin birlikte bulunmadığı, buna bütün gücüyle önem vermediği tilavet, namaz ve zikir gibi her amel eksiktir.
Kul, Allah' (cc) a muhtaç olma ve O' (cc) na sığınma miktarınca belaları tanır.
Cüneyd:"Sadık, bin sene Allah' (cc) a yönelse de, bir an O'ndan yön çevirse kaybettiği kazandığından çok olurdu."
Mübtedi: Sadık, müntehi sıddıktır.
Müntehilerin heva ve hevesleri ölmüş, ruhları heva nefislerinden kurtulmuştur.
Müntehiler kendilerine nimetler çoğaldıkça ubudiyetlerini çoğaltan kimselerdir. Dünyalıkları çoğaldıkça kurbiyetleri artar. Mevki ve makamları yükseldikçe, tevazu ve alçak gönüllülükleri artar. Müntehi, avamdan bir mü'min gibi namaz, oruç ve her türlü hayırla, hatta yoldan insanlara eziyet veren bir şeyin kaldırılmasıyla Allah' (cc) a yaklaşır.
Müridde nihai makamlar istikrar bulunca o, ahz ve terk ile mukayyed değildir. Çünkü o, her iki halde de sağlam bir ihtiyar ve tercih gücüne sahiptir.
İstikamet ve istikrar kazanan herkes Resulullah
(SAV)'ın haline benzer
Resulullah'(SAV) ın sözleri ruhsat erbabı, fiilleri ise azimet erbabı içindir.
Cüneyd:"Nihayet, tekrar başlangıca dönmektir."
Bu yazı ilim2000.tripod.com adlı internet sitesinden alınarak düzenlenmiştir.
Justine Siegemund Kimdir? Biyograafisi
Justine Siegemund , ayrıca Justina Siegmund , kızlık soyadı Dietrich veya Dittrich ( * 26 Aralık 1636 , Rohnstock ; † 10 Kasım 1705, Berlin ), ayrıca Justina Sigmund veya Justine Siegmund , Silezya'dan bir Alman ebe idi . Kendi kendini yetiştirmiş ve köy ebesi olarak Brandenburg sarayında ebe oldu ve ebeler için ilk Almanca ders kitabını yayınladı (ilk baskısı 1690'da).
Justina Dietrich (von Rohnstock), Rohnstock'tan evanjelik papaz Elias Dittrich'in kızıydı ve emeklilik memuru Christian Sieg(e)mund ile evlendi.
Justina Siegmund ebelik becerilerini kendi kendine öğrendi. 21 yaşında "hayali bir hamilelik" ("grossesse nervuse") geçirmiş ve ebelerin cehaletinden muzdaripti. Kendi vücudundaki bu özel durum, kadın doğuma olan ilgisini uyandırmıştı. [1] 1670'de Liegnitz'de " şehir ebesi" oldu . Kötü şöhreti ve itibarı arttıktan sonra, 1683'te Büyük Seçmen Friedrich Wilhelm tarafından "Chur-Brandenburg mahkemesinin kayınvalidesi" olarak atandı .(ebe) Berlin'e atandı. Ayrıca Hollanda da dahil olmak üzere diğer mahkemelerde çalıştı. Klasik "çift kulp", adını "Siegemundin"den almıştır. [2]
iş ve anlamDüzenlemek
"Bir tıp çalışması yazdıktan sonra. Frankfurt an der Oder'deki fakülte sansüre boyun eğmiş ve 1689'da onayını almış, Die Chur-Brandenburgische Hoff-Woe-Mutter, yani zor ve haksız doğumlar konusunda son derece gerekli bir ders başlığı altında yayınlandı. konuşma sunuldu (Coelln ad Spree 1690, 4°; Berlin 1708; Leipzig 1715, 1724; Die Königl. Preuss. und Chur-Brandenb. Hoff-Wehe-Mutter [...]. , Berlin 1723, başlıklı genişletilmiş baskılar) 4°, 1741, 1752, [3]1756; Cornelius Solingen'in bir metninin eklenmesiyle Hollandaca çevirisi, Amsterdam 1691, 4°.” G. in Hirsch-H. V, s. 263–264)
Kaynak
Wikipedia
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Selamün Aleyküm!
Raşidi Muskası Yahutta “Muskai Raşidan” Nedir?
Raşidi Tarikatının Kurucusu Başağaçlı Raşit Tunca’nın ezbere bildiği, veya okuyup zikrettiği, sureler, ayetler, salavatlar, zikirler dir. Ve Bunlar Raşit Tunca’nın Günlük veya haftalık veya senede bir veya ömürde bir okuyup zikretmiş olduğu veya muska olarak üzerinde taşıdığı dualar, zikirler, sureler, ayetler ve salavatların yaklaşık olarak tamamıdır.
Vird olarak okunmak istenince, en az haftada bir defa, orta haddesi günde bir defa ve en fazla, günde iki defa, sabah ve ikindi namazından sonra zikredilip hatmedilir. Aşağıdak Arapça Blok Halinde Yazılı olanın Yazıcınızdan Çıktısını alıp Muska haline getirip de “HAMEYLi MUSKASI” olaraktan, Herhangi güzel bir misk ile kokulanıp folya ile sarılı olarak ve deri muhafaza içinde üzerinizde, veya arabanızda veya çantanızda taşınır. Yapamayanlar bizden sipariş verebilirler. Başvuru için “karoglan446@gmail.com” mail adresini kulanınız
ZIRH VE KALKAN OLARAK TA
Bir Tabak içine bir küçük paket “Tuz” dökülür ve, Hatmei Raşidan okunurken, arada bir zikirdeki durak olan noktalara gelince, durup tabaktaki tuza üflenir, ve tabak kaşık yardımı ile karşıtırılarakdan, tekrar tekrar hatim bitesiye üflenir ve karşıtırılır. ve sonra bu tuz kapaklı bir kavonaza koyup ağzı sıkıca kapatılır. Haftada bir, 10 litreli bir kovaya, bir çay kaşığı katılıp, ılık su ile eritilir ve banyodan sonra, yani sabunlanıp durulandıktan sonra, bu tuzlu su, bir tas ile, bütün vucada dökülüp vücut ıslatılır, vücudun bu tuzlu suyu emmesi için biraz beklenir, ve sonra havlu ile kurulanılır, ve vücut iyonoze edilir, ve aynen pil gibi olunur, ve pili doldurmak içinde, hatme bir defa daha zikredilir, ondan sonra, her hafta, hatme okunmadan önce bu tuzlu su ile yukardaki tarif üzre banyo edilip, vücut iyonize edilir, ve sonra hatme okunur, ve vücudunuz bir elektrik kalkanı oluşturur bu sayede.
Ve aynı tuzdan, yemeklerinize de, salatalarınıza da kullanabilirsiniz. Tuz bitince yenisini yaparsınız.
MUSKAi RAŞiDAN PRO3 BUDUR
ARAPÇA HATMEi ŞERiF
TAHSiN التحصين الشريف بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم وصلى الله عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وصَحْبهِ وسلّمَ تسليم اللهم إني أسْأَلُكَ بِالْعَرْشِ والكرسي والنور الَّذِي عَلَيْهِ سَيِّدُنَا مُحَمَّدُ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْ تُسَخِرَ لِي قَلْبَ مَن أَخَوَجْتَنِي إِلَيْهِ وَأَنْ تَكْفِينِي شَرَّ مَنْ يَقْدِرُ عَلَى وَلَا أَقْدِرُ عَلَيْهِ يَا مَنْ بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ أَنتَ عَالِمُ بِهِ وقَادِرُ عَلَيْهِ تَحَصَلْتُ بِالْحِصْنِ الَّذِي أَسَسَهُ اللهُ سُورُهُ لا إله إلا الله ، بَابُهُ مُحمدٌ رَسُولُ اللهِ مِفْتَاحُهُ لَاحَوْلَ وَلَا قُوَةَ إِلَّابِ اللَّهِ مَنْ أَرَادَ لِي سُؤَ أَخَذَلَهُ اللهُ هَمْسًا هَمْسًا لَمْسَا لَمْسًا لَمُوسًا لَمُوسًا مَأْمُونَا مَأْمُونَا أنا الأَسَدُ سَهْي تَفَذَ مِنْهُ الْمَدَدُ لَا أَبَالِي مِنْ أَحَدٍ بِفَضْلِ قل هو اللهُ أَحَدٌ . اللهُ الصَّمَدُ. لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ - ثَلَاثَ مَرَّاتٍ ) اَللَّهُمَّ يَا جَميلَ السَتْرِ إِذَا أَحَاطَ الْبَلَاءُ مِنْ سِدْرَةِ الْمُنْتَهَى أَنْ تَكْفَيَنِي شَرَ من أمر على ونهى اللهم إن جاءوني فردهُمْ وَإِن بَغَوْ عَلَى فَهُدَهُمْ وَأَنَّكَ أَنتَ الله رَبِّي وَرَبُّهُمْ وَرَبُّ الْخَلَائِقِ كُلِهِمْ ( فَسَيَكفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ - ثَلَاثَ مَرَّاتٍ ) فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللهُ لَا إِلَهَ إِلا هُوَ عَلَيْهِ تَوكَلْتُ وَهُوَ رَبُّ العرش العظيم وَلَا حَول ولا قوة الآب الله العلى العظيم وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّم تَسلِها وَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ HiZBÜL KEBiR الحزب الكبير بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ آرَّحِيم الحمدُ اللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ ، وَإِذَا قَرَأْتَ القرآنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَينَ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بالآخرة حجا با مستورًا ، وَجَعَلْنَا عَلَى قُليم اكنة أن يقهره وفي أَذَانِهِمْ وَفَراوَإِذَا ذَكَرتَ رَبِّكَ فِي الْقُرْآنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلَى أَدْبَارِهِمْ نُفُورًا. يَا مَالِكَ يوم الدين إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإياك نستعين رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنْتَ خَيْرَ الْوَارِثِينَ . ) الم نَوَوْا فَلَوَوَاعَمَا نَوَوْا ثُمَّ لَوَوَاعَمَا نَوَوْا فَعَمُوا وَصَمُوا عَمَّا نَوَوْا فَوَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ بِمَا ظَلَمُوا فَهُمْ لَا أَفَحَسِبْتُمْ أَنما خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا وَجَعَلْنَا مِن بَيْنِ أَيْدِيهِم سَدًا وَمَن عَليهِ وسَدًا فَاغْشَيْنَاهُم فهو لا يا معشر الجن والإنس إن اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنْفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانْفُذُوا لا ( لا الاء إلا الأوكَ يَا اللهُ ثَلَاثًا ) إِنَّكَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ ، وَبِالْحَقِّ أَنْزَلْنَاهُ وَبِالْحَقِّ نَزَلَ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلا بِاللَّهِ الْعَلِى الْعَظِيمِ ، الْتَجَمَ كُلُّ مَارِدٍ وَذَلَّ كُلُّ ذِى بَطْشِ شَدِيدٍ مُعَانِدٍ ، وَتَلَاشَتْ مَكَائِدُ انجنِ وَالْإِنْسِ أَجْمَعِينَ بِأَسْمَائِكَ يَا رَبَّ الْعَالَمِينَ بِالسَّمَوَاتِ القَائِمَاتِ فَهُنَّ بِالْقُدْرَةِ وَاقِفَاتُ بِالسَبْعِ الْمُتَطَابِقَاتِ بالحِبِ الْمُتَرَادِ فَاتِ بِمَوَاقِفِ الْأَمْلاكِ في مجاري الأفلاك بالكريسي البسيط بِالْعَرْشِ الْمُحَيطِ بِغَايَةِ الغَايَاتِ بمواضيع الإِشَارَاتِ بمَن دَنَا فَتَدَلَى فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى خَضَعَتِ الْمَرَدَةُ فَكُبِتُوا ود حضُوا كَبَتَ الْأَعْدَاءُ بِأَسْمَاءِ اللَّهِ فَكُبِتُوا حساأ المارد وذال الحاسدُ استعنت بالله علَى كُلِّ مَن نوَى لي سُوءًا كَيْفَ أَخافُ والى أملي أو كَيْفَ أَضَام وَعَلَى اللهِ مُتَكَلِي . اللَّهُوَ احْرُسْنِي مِنْ كَيْدِ الفاسِقِ وَمِن سطوة المارقِ وَمِنْ لَدَغَةِ الْغاسِقِ بِكَيعَصَ كُفِيْتُ بحمعسق حُمِيْتُ فسيكفيكهم الله وَهُوَ السَمِيعُ الْعَلِيمُ ثَلَاثَ ( وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلا بِاللهِ الْعَلِي الْعَظِيمِ . بسْمِ اللَّهِ مَا أَعْظَمَ اللَّهَ كُلَّمَا أَوْقَدُوا نارا لِلْحَرْبِ أَطْفَأَهَا اللهُ . كَتَبَ الله لأَغْلَبَنَ أَنَا وَرُسُلِي إِنَّ اللَّهَ قَوِيٌّ عَزِيزُ اللَّهُمَّ يَا مَنْ أَلْحَمَ الْبَحْرِ بِقُدْرَتِهِ وَقَهَرَ الْعِبَادَ بِحِكْمَتِهِ اكفِنِي أَنْتَ الكَافِي وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيَ الْقَيَومِ وَقَدْ خَابَ مَنْ حمَلَ ظُلْمًا فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ . أَقْبِلُ وَلَا تَخَفْ إِنَّكَ مِنْ الآمنين . لَا تَخَفْ نَجَوْتَ مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ لا تَخافُ دَرَكَا وَلَا تَخْشَى . لَا تَخَفْ إِنَّكَ أَنتَ الأعْلَى . لَا تَخَافَا إِنَّنِي مَعَكُمَا أَسْمَعُ وأرى لا تخف إنِّي لَا يَخَافُ لَدَى الْمُرْسَلُونَ . وَلَيْبَدِّ لَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنَا . وَآمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ . اَللَّهُمَّ آمِنَا مِنْ كُلِّ خَوْفٍ وَهُم وَعَمٍ وَكَرْبٍ گرددٍ گرددٍ گردهٍ گردهٍ دَهٍ دَهٍ دَهْ دَهْ الله رَبُّ الْعِزَّةِ كَتَبَ اسْمَهُ عَلَى كلِّ شَيْ أَغْرَهُ ، خَضَعَ كُلُّ شَى لعظْمَةِ سلْطَانه اللهم اخضيعُ لي جَمِيعَ مَنْ يرَانِي مِنَ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ وَالطَّيْرِ وَالْوُحُوشِ وَالْمَوَامِ اللَّهُوَ اجْعَلْ لِي نُورًا مِنْ نُورِكَ عَلَى وَجْهِي وَمِنْ ضِيَاءِ سُلْطَانِكَ أَمَا مِي حَتَّى إِذَا رَأَوْنِي وَلَّوْا هَارِبِينَ خَاضِعِينَ لِهَيْبَةِ اللَّهِ وَلِيْبَةِ أَسْمَائِهِ وَلَهَيْبَتِي تَذَكَذَّكَتِ الْجِبَالُ بِكهيعص كفيتُ بِحَمَعَسَقَ جُمِيْتُ فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللهُ وَهُوَ السَمِيعُ العَلِيمُ ء ثَلَاثَ .) وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلأَبِ اللهِ الْعَلِي الْعَظِيمِ رَبَّنَا أَرِنَا اللَّدَيْنِ أَضَلَانَا مِنَ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ نجْعَلْهُمَا تَحْتَ أَقْدَامِنَا لِيَكُونَ مِنَ الْأَسْفَلِينَ وَرَدَ اللَّهُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا خَيْرًا وَكَفَى اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ الْقِتَالَ وَكَانَ اللهُ قويا عَزِيزًا بَهَا بَهَا بَهَا بَهْيا بَهْيا بَهْيا بَهْيَاتٍ بَهْيَاتٍ بَهْيَاتِ الْقَدِيمُ الْأَزَلِي يُخْضِعُ لِي جَمِيعَ مَنْ يَرَانِي لَمَقْفَنْجَلِ يَا أَرْضُ حُدِيهِمْ قُلْ كُونُوا حِجَارَةً أَوْ حَدِيدًا وَقِفُوهُمْ إِنَّهُمْ مَسْئُولُونَ كَأَنَّهُمْ خُشُبُ مُسَنَّدَةٌ وَلَا حَولَ وَلَا قُوَّةَ إِلا بِاللهِ الْعلى العظيم طَهُورٌ بِدْعَقٌ مَحْبَبهٌ صُورَهٌ مَخَبَبَهْ سَقْفَاطِيسٌ سَقَاطِيمٌ أَحُونٌ قَ أَدُمَّ حَمَّ هَاءٌ آمينْ محمد رَسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاءُ عَلَى الْكَفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرَهُمْ رُكَعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللَّهِ وَرِضْوَانًا سيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِمْ مِنْ أَثَر السجود ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنجيل ا كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطَأَهُ فَازْرَهُ فَاسْتَغْلَظ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزَّرَاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الكفار وعد الله الذين آمنوا وعملوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا ) صدق اللهُ الْعَظِيمُ وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيَّ الْكَرِيمِ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ عدد ما يتعلق بهِ عِلم الله القديم من الجاءزِ وَالْوَاجِبِ وَالمُسْتَحِيلُ جُمْلَةً وَتَفْصِيلًا مُنذُ خُلِقَتِ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمِ مِائَةً ألف مرة وفي كُلِّ مَرةٍ مِثْلُ قَدْرِ ذَلِكَ وَعَلَى آلِهِ وصحبهِ وَسَلَّمَ (يَا عَزِيزُ مَائَةً مَرَّة ) ياعزيزُ فلم ازلْ بعِزِّك عزيزاً يا عزيز (سبع مرات) إنتهى الجزر الكبير HiZBÜS SAĞiR الحزب الصغير بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ آرَّحِيم وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلّمَ. بسم الإله الخالق الأكبر وهو حِرْزٌ مَانِعُ مِمَّا أَخَافُ وَأَحْذَرُ لَا قُدْرَةَ لِمخْلُوقٍ مَعَ قَدَرَة الخَالِقِ يُلْحِمُهُ بِلجَامِ قُدْرَتِهِ أَحْمَى حَميسًا أَطْمَى طَمِيثًا وَكَانَ اللهُ قويا عزيزا حمعسق حمايتنا كهيعص كفايتنا ( فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ثَلَاثًا ) وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلا بِاللهِ الْعَلِي الْعَظِيمِ ، وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِيهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ ( يَا بَارِئُ ـ مَائَةَ مَرَّةٍ ) ( يَا لَطِيفُ ـ مَائَةٌ وَتِسْعُ وَعِشْرُونَ مَرَّةً ) ( اللَّهُمَّ يَا لَطِيفًا بِخَلْقِهِ يَا عَلِيمًا بِخَلْقِهِ يا خبيرًا بِخَلْقِهِ الْطُفْ بِنَا يَا لَطِيفُ يَا علِيمُ يَا خَبِيرُ ـ سَبْعَ مَرَةٌ ) ( يَا اللهُ ـ سِتَّ وَسِتُونَ مَرَةٌ ) ( يَا دَايم ـ سِتٌ وَسِتُونَ مَرَّة ) لكَ الدَّوَامُ الْأَزَلَ وَالْبَقَاءُ السَرْمَدِئُ حتى ترث الأَرْضَ وَمَن عَلَيْها وانت خير الوارثين سُبحَانَكَ يَادَاءِمُ أَنتَ وَلِيُّنا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنْتَ خَيْرُ الْغَافِرِينَ سُبحانَكَ يَا دَائِمُ ارْزُقْنَا حَلَاوَةَ مُحَبَتِكَ وَاحْشُرْنَا فِي زُمْرَةِ الْمُحبِّينَ وَلَاحَوْلَ ولا قوة الا بالله العلي العظيم إنتهى الحزب الصغير SALATI ZATI MUHAMMEDiYE ARAPÇASI اللهُمَّ صَلَّ عَلَى الذَّاتِ المُحَمَّدِيَّةِ اللَّطِيفَةِ الْأَحَدِيَّةِ شَمْسِ سَمَاءِ الْاَسْرَارِ وَمَظْهَرِ الْأَنْوَارِ وَمَرْكِرِ مَدَارِ الْجَلَالِ وَقُطْبِ فَلَكِ الْجَمَالِ. اَللَّهُمَّ بِسِرِّهِ لَدَيْكَ وَبِسَيْرِهِ إِلَيْكَ أَمِنْ خَوْفِي وَاقِلْ عَشْرَتِي وَأَذْهِبْ حُرْنِي وَحِرْصِي وَكُنْ لِى وَخُذْنِي إِلَيْكَ مِنِّى وَارْزُقْنِي ا لْفَنَاءَ عَنِّى وَلَا تَجْعَلْنِى مَفْتُونَا بِنَفْسِى مَحْجُوبًا بِحِسِى وَاكْشِفْ لِي عَنْ كُلِّ سِرّ مَكْتُومٍ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ SALATI MEŞiŞiYA ibni Beşişe Rahimehullah اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ مَنْ مِنْهُ انْشَقَّتِ الْأَسْرَارُ ❁ وَانْفَلَقَتِ الْأَنْوَارُ ❁ وَفِيهِ ارْتَقَتِ الْحقَائِقُ ❁ وَتَنَزَّلَتْ عُلُومُ آدَمَ فَأَعْجَزَ الْخَلَائِقِ ❁ وَلَهُ تَضَاءَلَتِ الْفُهُومُ فَلَمْ يُدْرِكْهُ مِنَّا سَابِقٌ وَلَا لَاحِقٌ ❁ فَرِيَاضُ الْمَلَكُوتِ بِزَهْرِ جَمَالِهِ مُونِقَةٌ ❁ وَحِيَاضُ الْجَبَرُوتِ بِفَيْضِ أَنْوَارِهِ مُتَدَفِّقَةٌ ❁ وَلَا شَيْءَ إِلَّا وَهُوَ بِهِ مَنُوطٌ❁ إِذْ لَوْلَا الْوَاسِطَةُ لَذَهَبَ كَمَا قِيلَ الْمَوْسُوطُ ❁ صَلَاةً تَلِيقُ بِكَ مِنْكَ إِلَيْهِ كَمَا هُوَ أَهْلُهُ ❁ اَللَّهُمَّ إِنَّهُ سِرُّكَ الْجَامِعُ الدَّالُّ عَلَيْكَ ❁ وَحِجَابُكَ الْأَعْظَمُ الْقَائِمُ لَكَ بَيْنَ يَدَيْكَ ❁ اَللَّهُمَّ أَلْحِقْنِي بِنَسَبِهِ ❁ وَحَقِّقْنِي بِحَسَبِهِ ❁ وَعَرِّفْنِي إِيَّاهُ مَعْرِفَةً أَسْلَمُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْجَهْلِ ❁ وَأَكْرَعُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْفَضْلِ ❁ وَاحْمِلْنِي عَلىٰ سَبِيلِهِ إِلَىٰ حَضْرَتِكَ ❁ حَمْلًا مَحْفُوفًا بِنُصْرَتِكَ ❁ وَاقْذِفْ بِي عَلَى الْبَاطِلِ فَأَدْمَغَهُ ❁ وَزُجَّ بِي فِي بِحَارِ الْأَحَدِيَّةِ ❁ وَانْشُلْنِي مِنْ أَوْحَالِ التَّوْحِيدِ ❁ وَأَغْرِقْنِي فِي عَيْنِ بَحْرِ الْوَحْدَةِ ❁ حَتَّىٰ لَا أَرَىٰ وَلَا أَسْمَعَ وَلَا أَجِدَ وَلَا أُحِسَّ إِلَّا بِهَا ❁ وَاجْعَلِ الْحِجَابَ الْأَعْظَمَ حَيَاةَ رُوحِي ❁ وَرُوحَهُ سِرَّ حَقِيقَتِي ❁ وَحَقِيقَتَهُ جَامِعَ عَوَالِمِي بِتَحْقِيقِ الْحَقِّ الْأَوَّلِ ❁ يَا أَوَّلُ يَا آخِرُ يَا ظَاهِرُ يَا بَاطِنُ ❁ اِسْمَعْ نِدآئِي بِمَا سَمِعْتَ بِهِ نِدَآءَ عَبْدِكَ زَكَرِيَّا ❁ وَانْصُرْنِي بِكَ لَكَ ❁ وَأَيِّدْنِي بِكَ لَكَ ❁ وَاجْمَعْ بَيْنِي وَبَيْنَكَ ❁ وَحُلْ بَيْنِي وَبَيْنَ غَيْرِكَ ❁ الله الله الله إِنَّ الَّذِي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْآنَ لَرَادُّكَ إِلَىٰ مَعَادٍ ❁ (28:85) رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا ❁ (18:10) إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁ (33:56) HiZBÜS SEYFiYYU الحزب السيفي بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ آرَّحِيم وصلى الله على مولانا محمد وعلى اله وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ اللَّهُمَّ إِنِّي أَقَدِّمُ إِلَيْكَ بَيْنَ يَدَى كُلِّ نَفْسٍ وَلَمْحَةٍ وَطَرْفَةِ يَطْرِفُ بها أَهْلُ السَّمَوَاتِ وَأَهْلُ الْأَرْضِ وَكُلِّ شَيْ هُوَ فِي عِلْمِكَ كَائِنِ أَوْقَدْ كَانَ أَقَدَمُ إِلَيْكَ بَيْنَ يَدَيْ ذَلِكَ كَلِّهِ بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ آرَّحِيم اللَّهُم أَنْتَ اللهُ المَلِكُ الْحَقُّ المُبِينُ الْقَدِيم المتعزِّزُ بِالْعَظَمَةِ وَالْكِبْرِيَاءِ المُتَفَرِدُ بِالْبَقَاءِ الْحَيُّ الْقَيُّومُ القَادِرُ المُقْتَدِرُ الْجَبَّارُ الْقَهَارُ الَّذِى لَا إِلهَ إِلَّا أَنْتَ (صَمَدِيَّةِ (٣) أَنتَ رَبِّي وَأَنَا عَبْدُكَ عَمِلْتُ سُوءً وَ ظَلَمْتُ نَفْسِي وَأَعْتَرَفْتُ بِذَبِي فَاغْفِرْلي ذنُونِي كُلَّهَا فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنتَ يَا غَفُورُ يَا شَكُورُ يَا حَلِيمُ يَا كَرِيمُ يَا صَبور يَا رَحِيمُ اللَّهُم إِنِّي أَحْمَدُكَ وَأَنْتَ الْمَحْمُودُ وَأَنْتَ لِلْحَمْدِ أَهْلُ وَأَشْكُرُكَ وَأَنْتَ المَشكُورُ وَأَنْتَ لِلشُّكْرِ أَهْلُ عَلَى مَا خَصَصْتَنِي بِهِ مِنْ مَوَاهِبِ الرَّغَائِبِ وَأَوْصَلْتَ إِلَى مِنْ فَضَائِلِ الصَّنَائِعِ وَأَوَلَيتَنِي بِهِ مِنْ إحْسَانِكَ وَبَوَأْتَنِي بِهِ مِنْ مَظَنّةِ الصِّدْقِ عِندَكَ وَأَنلْتَنِي بِهِ مِنْ مِنَنِكَ الْوَاصِلَةِ إِلَى وَأَحْسَنْتَ بِهِ إِلَى كُلَّ وَقْتٍ مِنْ دفْعِ الْبَلِيَّةِ عَنِي وَالتَّوْفِيقِ لِي وَالْإِجَابَةِ لِدُعَائِي حِينَ أَنَا دِيكَ دَاعِيًا وَأَناجِيكَ رَاغِبًا وَأَدْعُوكَ مُتَضَرَ عًا صَا فِيًا ضَارِعا وَحِينَ أَرْجُوكَ رَاجِبًا فَأَجِدُكَ كَافِيًا وَأَلُوذُ يك في المَوَاطِنِ كَلِهَا فَكُنْ لِي وَلِأَهْلِي ولإخْوَانِي كَلِّهِمْ جَارً ا حَاضِرً ا حَفِيَّا بَارًا وليا فِي الْأُمُورِ كَلِهَا نَاظِرًا وَ عَلَى الْأَعْدَاءِ كلِهِمْ نَاصِرًا وَلِلْخَطَايَا وَالذُّنُوبِ كُلِّهَا غَافِرًا وَلِلْعُيُوبِ كُلِّهَا سَائِرًا لَمْ أَعْدَمْ عَوْنَكَ وَبِرَكَ وَخَيْرَكَ وَعِزِّكَ وَإِحْسَانَكَ طَرْفَةَ عَيْنٍ مُنْدُ أَنزَلْتَنِي دَارَ الْإِخْتِبَارِ وَالْفِكْرِ وَالْإِعْتِبَارِ لِتَنْظُرَمَا أَقَدِمُ لِدَارِ الْخَلُودِ وَالْقَرَارِ وَالْمَقَامَةِ مَعَ الْأَخْيَارِ فَأَنَا عَبْدُكَ فَاجْعَلْنِي ( يَارَبِّ (۳) عَتِيقَكَ يَا إِلَى وَ مَوْلَايَ خَلَصْنِي وَأَهْلِي وَإِخْوَانِي كُلَّهُمْ مِنَ النَّارِ وَ مِنْ جَمِيعِ الْمَضارِّ وَالْمَضالِّ والمَصَائِبِ وَالْمَعَائِبِ وَالنَّوَائِبِ وَاللَّوَازِمِ وَاهُمُومِ الَّتِي قَدْ سَاوَرَتْنِي فِيهَا الْغُمُومُ بمعَارِيض أَصْنَافِ الْبَلَاءِ وَضُرُوب جَهْدِ الْقَضَاءِ إِلى لَا أَذْكُرُ مِنْكَ الا الْجَمِيلَ وَلَمْ أَرَ مِنْكَ إِلَّا النَّفْضِيلَ خيْرُكَ لِي شَامِلٌ وَصُنْعُكَ لِي كَامِلٌ وَلُطْفُكَ لي كَافِلٌ وَبِرُّكَ لِي غامِرٌ وَفَضْلُكَ عَلَيَّ دَائِمٌ مُتَوَاتِرٌ وَنَعَمُكَ عِنْدِي مُتَّصِلَةٌ لَمْ تُخْفِرْ لِي جَوَارِي وَأَمَنْتَ حو في وَصَدَّقْتَ رَجَاءي وَحَقَّقْتَ آمَالِي وَصَا حَبْتَنِي فِي أَسْفَارِى وَأَكَرَمْتَنِي في أَحْضَارِى وَعَافَيْتَ أَمْرَاضِي وَشَفَيْتَ أَوْصَابي وَأَحْسَنْتَ مُنْقَلَبي وَمَثْوَايَ وَلَمْ تُشَمِتْ بِي أَعْدَائِي وَحُسَّادِي وَرَمَيْتَ مَنْ رَمَانِي بِسُوءٍ وَكَفَيْتَنِي شَرَّ مَنْ عَادَانِي فَأَنَا أَسْأَلُكَ يَا اللهُ الْآنَ أَنْ تَدْفَعَ عَنِى كَيْدَ الْحَاسِدِينَ وَظُلْمُ الظَّالِمِينَ وَشَرَ المعائِدِينَ وَاحْمِنِي وَأَهْلِي وَإِخْوَانِي كلَّهُمْ تَحْتَ سُرَادِقَاتِ عِزِكَ يَا أَكَرَمَ الأكَرَمِينَ وَبَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ أَعْدَاءي كمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمُشْرِقِ وَالْمَغَرب وَاخْطَفْ أَبْصَارَهُمْ عَنِّي بِنُورِ قُدْسِكَ وَاضْرَبْ رِقَابَهُمْ بِجَلَالِ مَجْدِكَ وَاقْطَعْ أَعْنَا قَهُمْ بِسَطَوَاتِ قَهْرِكَ وَأَهْلِكْهُمْ وَدَمّر هُم تَدْمِيرًا كَمَا دَفَعْتَ كَيْدَ الحُسَّادِ عَنْ أَنْبِيَائِكَ وَضَرَبَتَ رِقَابَ الجَبَابِرَةِ لِأَصْفَيَائِكَ وَخَطَفْتَ أَبْصَارَ الْأَعْدَاءِ عَنْ أَوْلِيَائِكَ وَقَطَعْتَ أَعْنَاقَ الْأَكَاسِرَةِ لِاَتْقِيَائِكَ وَأَهْلَكْتَ الْفَراعِنَةَ وَدَمَّرْتَ الدَّجَاجِلَةَ لِخَوَاصّكَ المُقَرَّبِينَ وَعِبَادِكَ الصَّالِحِينَ . يَاغِيَاثَ الْمُسْتَغِيثِينَ أَعِشْنِي ء ثَلَاثَ » عَلَى جَمِيعِ أَعْدَائِكَ فَحَمْدِى لَكَ يَا إِلهِي وَاصِبٌ وَثَنَائِي عَلَيْكَ مُتَوَاتِرُ دَائِبَا دَائِمَا مِنَ الدَّهْرِ إِلَى الدَّهْرِ بِأَلْوَانِ التَّسْبِيحِ وَالتَّقْدِيسِ وَصُنُوفِ اللُّغَاتِ الْمَادِحَةِ وَأَصْنَافِ التَّنْزِيهِ خَالِصًا لِذِكْرِكَ وَمَرْضِيًّا لَكَ بِنَاصِحِ التَّحْمِيدِ وَالتَّمْجِيدِ وَخَالِصِ التَّوْحِيدِ وَإِخْلَاصِ التَّقَرُّبِ وَالتَّقْرِيبِ وَالتَّفْرِيدِ وَامْحَاضِ التَّمْجِيدِ بِطُولِ التَّعَبُّدِ وَالتَّعْدِيدِ لَمْ تُعَنْ فِي قُدْرَتِكَ وَلَمْ تُشَارَكَ فِي اُلُوهِيَّتِكَ وَلَمْ تُعْلَمْ لَكَ مَا هِيَّةٌ فَتَكُونَ لِلْأَشْيَاءِ الْمُخْتَلِفَةِ مُجَانِسًا وَلَمْ تُعَايَنَ إِذْ حُبِسَتْ الْأَشْيَاءُ عَلَى الْعَزَائِمِ المختلفَةِ وَلَا خَرَقَتْ الْأَوْهَامُ حُجُبَ الْغُيُوبِ إِلَيْكَ فَأَعْتَقِدُ مِنْكَ مَحْدُودًا في مَجْدِ عَظَمَتِكَ لَا يَبْلُغُكَ بَعْدُ الْهِمَمِ وَلَا يَنَا لَكَ غَوْصُ الْفِطَنِ وَلَا يَنْتَهِي إلَيْكَ بَصَرُ نَاظِرٍ فِي مَجْدِ جَبَرُوتِكَ ارْ تِفعَتْ عَنْ صِفَاتِ الْمُخَلُوقِينَ صِفاتُ قُدْرَتِكَ وَعَلَاعَنْ ذِكْرِ الذَّاكِرِينَ كِبْرِيَاءُ عَظَمَتِكَ فَلَا يَنْتَقِصُ مَا أَرَدْتَ أن يَزْدَادَ وَلَا يَزْدَادُ مَا أَرَدْتَ أَنْ يَنْتَقِصَ لَا أَحَدَ شَهِدَ كَ حِينَ فَطَرْتَ الْخَلْقَ وَلَا نِدَّ وَلَا ضِدَّ حَضَرَكَ حِينَ بَرَأتَ انُّفُوسَ كَلَّتْ الْأَلْسُنُ عَنْ تَفْسِيرِ صِفَتِكَ وَانحَسَرَتْ الْعُقُولُ عَنْ كُنْهِ معْرِفَتِكَ وَصِفَتِكَ وَكَيْفَ يُوصَفُ كُنهُ صِفَتِكَ يَارَبِّ وَأَنْتَ اللهُ الْمَلِكُ الْجَبَّارُ الْقُدُّوسُ الْأَزَلِيُّ الَّذِي لَمْ يَزَلْ وَلَا يَزَالُ أَزَلِيًا بَاقِيَا أَبَدِيًا سَر مَدِيَا دَائِماً فِي الْغُيُوبِ ( وَحْدَكَ لَا شَرِيكَ لَكَ ـ (۳) لَيْسَ فِيهَا أَحَدٌ غَيْرُكَ وَلَمْ يَكُنْ إِلَهُ سوَاكَ حَارَتْ فِي بِحارِبَهَاءِ مَلَكُوتِكَ عَمِيقَاتُ مَذَاهِبِ التّفَكُّرِ وَتَوَاضَعَتْ الملوكُ لِهَيْبَتِكَ وَعَنَتْ الْوُجُوهُ بِذِلَّةِ الْإِسْتِكَانَةِ لِعِزَّتِكَ وَانْقَادَ كُلُّ شَيْ لِعَظَمَتِكَ وَاسْتَسْلَمَ كُلُّ شَيْ لِقُدْرَتِكَ وَخَضَعَتْ لَكَ الرِّقَابُ وَكَلَّ دُونَ ذَلِكَ تخبيرُ اللُّغَاتِ وَضَلَّ هُنَالِكَ التَدْبِيرُ في صفاتٍ فِي تَصَارِيفِ الصِّفَاتِ فَمَنْ تَفَكَرَ فِي إِنْشَائِكَ الْبَدِيعِ وَثَنَائِكَ الرَّفِيعِ وَتَعَمَقَ فِي ذَلِكَ رَجَعَ طَرْفَهُ إِلَيْهِ حَاسِءًا حَسِيرًا وَعَقَلُهُ مَجْهُوتًا وَتَفَكُرُهُ مُتَحَيِّرًا أَسِيرًا. اللَّهُم لَكَ الْحَمْدُ حَمْدَا كَثِيرًا دَائِماً مُتَوَالِيا مُتَوَاتِرا مَتَضَاعِفَا مُتَّسِعًا مُتَسِقا يَدُومُ وَيَتَضَاعَفُ وَلَا يَبِيدُ غَيْرَ مَفْقُودٍ في الْمَلَكُوتِ وَلَا مَطْمُوسٍ فِي الْمَعَالِمِ وَلَا مُنْتَقَصٍ فِي الْعِرْفَانِ فَلَكَ الْحَمْدُ عَلَى مَكَارِمِكَ الَّتِي لَا تُخصَى وَنِعَمِكَ الَّتي لَا تُسْتَقْصَى فِي اللَّيْلِ إِذَا أَدْبَرَ وَالصُّبْحِ إِذَا أَسْفَرَ وَ فِي الْبَرِّ وَ البِحَارِ وَالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ وَالْعَشِيِّ وَالْإِبْكَارِ وَالظَّهرَةِ وَالْأَسْحَارِ وَفِي كُلِّ جُزْءٍ مِنْ أجْزَاءِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ اللَّهُم لَكَ الحَمْدُ بِتَوْفِيقِكَ قَدْ أَحْضَرْتَنِي النَّجَاةَ وَجَعَلْتَنِي مِنْكَ فِي وِلَايَةِ الْعِصْمَةِ فَلَمْ أَبْرَحْ فِي سُبُوعَ نَعْمَائِكَ وَتَتَابُعِ الءِكَ مَحْرُوسًا بِكَ فِي الرَدِّ وَ الْإِمْتَنَاعِ وَمَحْفُوظًا بِكَ فِي المَنَعَةِ وَالدِّفَاعِ عني . اللَّهُمَّ إِنِّي أَحْمَدُكَ إِذْ لَمْ تُكَلِّفْنِي فَوْقَ طَاقَتِي وَلَمْ تَرْضَ مِنِّي الاَّطَاعَتِي وَرَضِيتَ مِنِي مِنْ طَاعَتِكَ وَعِبَادَتِكَ دُونَ اسْتِطَاعَتِي وَأَقَلَّ مِنْ وسعِي وَمَقْدِرَتي فَإِنَّكَ أَنتَ اللهُ الْمَلِكُ الحقُّ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ لَمْ تَغِبْ وَلَا تَغِيبُ عَنْكَ غَائِبَةٌ وَلَا تَخْفَى عَلَيْكَ خَافِيَةٌ وَلَنْ تَضِلَّ عَنْكَ فِي ظُلَمِ الْخَفْيَاتِ ضَالَّةٌ إِنَّمَا أَمْرُكَ إِذَا أَرَدْتَ شَيْئًا أَنْ تَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ ( صَمَدِيَّةٌ ٣) اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ حَمْدًا كَثِيرًا دَ اِيمًا مِثْلَ مَا حَمَدْتَ بِهِ نَفْسَكَ وَأَضْعَافَ مَا حَمَدَ كَ بِهِ الْحَامِدُونَ وَسَبَّحَكَ بِهِ الْمَسَبِّحُونَ وَمَجَّدَكَ بِهِ الْمُمَجِّدُونَ وَكَبَّرَكَ بِهِ الْمُكَبِّرُونَ وَهَلَّلَكَ بِهِ المُهَلِّلُونَ وَقَدَّسَكَ بِهِ الْمُقَدِّسُونَ وَوَحَّدَكَ بِهِ الْمُوَحِّدُونَ وَعَظَّمَكَ بِهِ المُعَظِّمُونَ وَاسْتَغْفَرَكَ بِهِ الْمُسْتَغْفِرُونَ حَتَّى يَكُونَ لَكَ مِنِّي وَحْدِى فِي كُلِّ طَرْفَةِ عَيْنٍ وَأَقَلَ مِنْ ذَلِكَ مِثْلُ حَمْدِ جَيع الحامدينَ وَتَوْحِيدِ أَصْنَافِ الْمُوَحِدِينَ والمخلِصِينَ وَتَقْدِيسِ أَجْنَاسِ الْعَارِفِينَ وَثنَاءِ جَميعِ المُهلِّلِينَ وَالْمُصَلِّينَ وَالْمُسَبِّحِينَ وَمِثْلَ مَا أَنتَ بِهِ عَالِمُ وَأَنتَ مَحْمُودُ وَ مَحْبُوبٌ وَمَحْجُوبٌ مِنْ جَمِيعِ خَلْقِكَ كُلِّهِمْ مِنَ الْحَيَوَانَاتِ وَالْبَرَايَا وَالْأَنَامِ . إلى أسْأَلُكَ بِمَسَائِلِكَ وَأَرْغَبُ إِلَيْكَ بِكَ فِي بَرَكَاتِ مَا أَنْطَقْتَنِي بِهِ مِنْ حَمْدِكَ وَوَفَقْتَنى لَهُ مِنْ شُكرِكَ وَتَمْجِيدِى لَكَ فَمَا أَيْسَرَ مَا كَلَّفْتَنِي بِهِ مِنْ حَقِكَ وَأَعْظَمَ مَا وَعَدْتَنِي بِهِ مِنْ نَعْمَائِكَ وَمَزِيدِ الْخَيْرِ على شكرِكَ ابْتَدَ أَتَنِي بِالنِّعَمِ فَضْلاً وَطَوْلًا وَأَمَرْتَنِي بِالشُكْرِ حَقًّا وَعَدْلاً وَوَعَدْتَنِي عَلَيْهِ أَضْعَا فًا وَمَزِيدًا وَأَعْطَيْتَنِي مِنْ رِزْقِكَ وَاسِعًا كَثِيرًا اخْتِيَارًا وَرِضًا وَسَألْتَنِي عَنْهُ شُكْرًا يَسِيرًا ، لَكَ الحَمْدُ اللَّهُم عَلَى إِذْ نَجَّيْتَنِي وَعَافَيْتَنِي بِرَحْمَتِكَ مِنْ جَهْدِ الْبَلَاءِ وَدَرْكِ الشَّقَاءِ وَلَمْ تَسْلِمَنِي لِسُوءِ قَضَائِكَ وَبَلَائِكَ وَجَعَلْتَ مَلْبَسِيَ الْعَافِيَةَ وَأَوْلَيَتَنِي البَسْطَةَ وَالرَّحَاءَ وَشَرَعْتَ لِي أَيْسَرَ الْقَصْدِ وَضَاعَفْتَ لِي أَشْرَفَ الْفَضْلِ مَعَ مَا عَبَدَتَنِي بِهِ مِنَ الْمَحَجَّةِ الشَّرِيفَةِ وَلَشَّرْتَنِي بِهِ مِنَ الدَّرَجَةِ الْعَالِيَّةِ الرَّفِيعَةِ وَاصْطَفَيْتَنِي بِأَعْظَمِ النَّبِيِّينَ دَعْوَةٌ وَأَفْضَلِهِمْ شَفَاعَةً وَأَرْفَعِهِمْ دَرَجَةً وَأَقْرَبِهِمْ مَنْزِلَةً وَأَوْضَحِهِمْ حجَّةً محمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ وَسَلَّمَ وَعَلَى جَميعِ الْأَنْبِيَاءِ والمُرْسَلِينَ وَأَصْحَابِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ ( صَمَدِيَّةٌ ٣) اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ وَاغْفِرْ لِي وَلِأَهْلِي ولإخْوَانِي كُلِّهِمْ مَا لَا يَسَعُهُ إِلَّا مَغْفِرَتُكَ وَلَا يَمْحَقُهُ الأَعفُوكَ وَلَا يُكَفِرُهُ إِلا تجاوَزُكَ وَفَضْلُكَ وَهَبْ لِي فِي يَوْمِي هَذَا وَلَيْلَتِي هَذِهِ وَسَاعَتِي هَذِهِ وَشَهْرِى هَذَا وَسَنَتِي هَذِهِ يَقِينَا صَادِقًا يُهَوِّنَ عَلَى مَصَائِبَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَأَخَزَانَهُمَا وَيُشَوِّقُنِي إِلَيْكَ وَيُرغِّبُنِي فيما عِنْدَكَ وَاكْتُبْ لِي عِنْدَكَ الْمُغَفِرَةَ وبلغنِى الْكَرَامَةَ مِنْ عِنْدِكَ وَأَوْزِعْنِي شكْرَ مَا أَنْعَمْتَ بِهِ عَلَى فَإِنَّكَ أنتَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ الْوَاحِدُ الْأَحَدُ الرَّفِيعُ الْبَدِيعُ المُبْدِئُ المَعِيدُ السَمِيعُ الْعَلِيمُ اللَّذِى لَيْسَ لِأَمْرِكَ مَدْفَعُ وَلَا عَنْ قَضَائِكَ مُمْتَنَعُ وَأَشْهَدُ أَنَّكَ رَبِّي وَرَبُّ كُلِّ شَيْ فَاطِرُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ المُتَعَالِ (صَمَدِيَة ٣ ) اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الثَّبَاتَ فِي الْأَمْرِ وَ الْعَزِيمَةَ عَلَى الرُّشْدِ وَالشَّكْر عَلَى نِعَمِكَ وَأَسْأَلُكَ حُسْنَ عِبَادَتِكَ وَأَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ كُلِّ مَا تَعْلَمُ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِ كُلِّ مَا تَعْلَمُ وَأَسْتَغْفِرُكَ مِنْ شَرِ كل ما تَعْلَمُ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ وَأَسْأَلُكَ لِي وَلِأَهْلِي وَلِإِخْوَانِي كُلِّهِمْ أَمْنًا وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ جَوْرِ كُلِّ جَائِرٍ وَمَكْرِ كُلِّ مَاكِرٍ وَظُلْمِ كُلِّ ظَالِمٍ وَسِحْرِ كُلِّ سَاحِرٍ وَبَغْيِ كُلِّ بَاغٍ وَحَسَدِ كُلِّ حَاسِدٍ وَغَدْرِ كُلِّ غَادِ رٍ وَكَيْدِ كُلِّ كَايِدٍ وَعَدَاوَةِ كُلِّ عَدُ وٍّ وَطَعْنِ كُلِّ طَاعِنٍ وَقَدْحِ كُلِّ قَادِحٍ وَحِيَلِ كُلِ مُتَحَيِّلٍ وَشَمَاتَةِ كُلِّ شَامِتٍ وَكَشْحِ كلِّ كَاشِحٍ . اللَّهُمَّ بِكَ أَصُولُ عَلَى الْأَعْدَاءِ وَالْقُرَنَاءِ وَإِيَّاكَ أَرْجُو وِلَايَةَ الأَحِبَاءِ وَالْأَوْلِيَاءِ وَالْقُرَبَاءِ فَلَكَ الْحَمْدُ على مَا لَا أَسْتَطِيعُ إِحْصَاءَهُ وَلَا تَعْدِيدَهُ مِنْ عَوَائِدِ فَضْلِكَ وَعَوَارِفِ رِزْقِكَ وَأَلْوَانِ مَا أَوْ لَيْتَنِي بِهِ مِنْ إِرْفَادِكَ وَكَرَمِكَ فَإِنَّكَ أَنتَ اللهُ الَّذِي لا إلَهَ إِلَّا أَنْتَ الْفَاشِي فِي الْخَلْقِ حَمْدُكَ البَاسِطُ بِالْجُودِ يَدُكَ لا تُضَادُ فِي حُكْمِكَ وَلَا تَنَازَعُ فِي أمْرِكَ وَسُلْطَائِكَ وَمُلْكِكَ وَلَا تُشارَكَ فِي رُبُوبِيَّتِكَ وَلَا تُرَاحَمُ في خَلِيقَتِكَ تَمْلِكُ مِنَ الْأَنَامِ مَا تَشَاءُ وَلَا يَمْلِكُونَ مِنكَ الأَمَا تُرِيدُ . اللَّهُمَّ أَنتَ اللهُ المُنعِمُ المُتَفَضِلُ الْقَادِرُ الْمُقْتَدِرُ الْقَاهِرُ الْمُقَدَّسُ تَرَدَّيْتُ بِالْمَجْدِ وَالْبَهَاءِ وَتَعَظَّمْتَ بِالْعِزَّةِ وَالْعَلَاءِ وَتَأَزَّرْتَ بِالْعَظَمَةِ وَالْكِبْرِيَاءِ (صَمَدِيَة ٣ ) وَتَغَشَيْتَ بالنّور والضِّياء وتجلّتْ بِالْمَهَابَةِ وَالْبَهَاءِ لَكَ الْمَنُّ الْقَدِيمُ وَالسُّلْطَانُ الشَّامِخُ وَالْمُلْكُ الْبَاذِخُ وَالْجُودُ الْوَاسِعُ وَالْقُدْرَةُ الْكَامِلَةُ وَالْحِكْمَةُ الْبَالِغَةُ وَالْعِزَّةُ الشامِلَةُ فَلَكَ الْحَمْدُ عَلَى ما جعلتني من أمّة محمدٍ صلى الله عليهِ وَسَلم وَعَلى آله وهو افضل بنِي آدَمَ عَلَيْهِ السَّلَامُ الَّذِينَ كَرَمْتَهُمْ وَحَمَلْتَهُمْ فِي الْبَرَ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْتَهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْتَهُمْ عَلَى كَثِيرِ مِنْ خَلْقِكَ تَفْضِيلاً وَخَلَقْتَنِي سَمِيعًا بَصِيرًا صَحِيحا سَوِيًّا سَا لِمَا مُعَافَى وَلَمْ تَشْغَلْنِي بنقصانِ فِي بَدَنِي عَنْ طَاعَتِكَ وَلَا بِآفَةٍ فِي جَوَارِحِي وَلَا عَاهَةِ في نَفْسِي وَلَا فِي عَقْلِي وَلَمْ تَمْنَعْنِي كَرَامَتَكَ إِيَّايَ وَحُسْنَ صَنِيعِكَ عِنْدِي وَفَضْلَ مَنَا حِكَ لَدَيَّ وَنَعماءكَ عَلَى أَنْتَ الَّذِى أَوْ سَعْتَ عَلَى في الدُّنْيَا رِزْقًا وَفَضَلْتَنِي عَلَى كَثِيرٍ مِنْ أَهْلِهَا تَفْضِيلاً فَجَعَلْتَ لِي سَمْعًا يَسْمَعُ آيَاتِكَ وَعَقْلَا يَفْهَمُ إِيمَانَكَ وَبَصَرَا يَرَى قُدْرَتَكَ وَفَؤادًا يَعْرِفُ عَظَمتَكَ. وَقَلْبًا يَعْتَقِدُ تَوْحِيدَكَ فَإِنِي لِفَضْلِكَ عَلَى شَاهِدُ حَامِدُ شَاكِرٌ وَلَكَ نَفْسِي شَاكِرَةٌ وَبِحَقِّكَ عَلَى شَاهِدَةٌ وأشْهَدُ اَنَّكَ حَىٌّ قبل كل حَىٍّ وَحَىَّ بَعدَ كُلِّ حَيٍّ وَحَىٌّ بَعدَ كُل ميّتٍ وَحَىٌّ لَمْ تَرِثُ الحَيَاةَ مِنْ حَيٍّ وَلَمْ تَقْطَعْ خَيْرَكَ عَنِي فِي كُلِّ وَقْتِ وَلَمْ تَقْطَعْ رَجَائِي وَلَمْ تُنْزِلْ فِي عُقُوبَاتِ النّقمِ وَلَمْ تُغيّرْ عَلَىَّ وَثَائِقَ النِّعَمِ وَلَمْ تَمْنَعْ عَنِي دَقَائِقَ الْعِصَمِ فَلَوْ لَمْ أَذْكَرْ مِن إحْسَانِكَ وَإِنْعَامِكَ عَلَى الأَ عَفْوَكَ عَنِي وَالتَّوْفِيقَ لِي وَالْإِسْتِجَابَةَ لِدُعَائِي حِينَ رَفَعْتُ صَوْتِي بِدُعَائِكَ وَتَحْمِيدِكَ وَتَوْحِيدِكَ وَتَمْجِيدِكَ وَتَهْلِيلِكَ وَتَكْبِيرِكَ وَتَعْظِيمِكَ وَإِلَّا فِي تَقْدِيرِكَ خَلْقِي حِينَ صَوَرْتَنِي فَأَحْسَنْتَ صُورَت وَالأَ في قِسْمَةِ الْأَرْزَاقِ حِينَ قَدَّرْتَهَا لِي لَكَانَ فِي ذَلِكَ مَا يَشْغَلُ فِكْرِى عَنْ جَهْدِى فَكَيْفَ إِذَا فَكَرْتُ في الْنَّعَمِ الْعِظَامِ الَّتِي أَتَقَلَّبُ فَهَا وَلَا أَبْلُغُ شُكْرَ شَيْ مِنْهَا فَلَكَ الْحَمْدُ عَدَدَ مَا حَفِظَهُ عِلْمُكَ وَجَرَى بِهِ قَلَمُكَ وَنَفَذَ بِهِ حُكْمُكَ فِي خَلْقِكَ وَعَدَدَ مَا وَسِعَتْهُ رحمتُكَ مِنْ جَميع خَلْقِكَ وَعَدَدَ مَا أَحَاطَتْ بِهِ قُدْرَتُكَ وَأَضْعَافَ مَا تَسْتَوْجِبُهُ مِنْ جَميع خَلْقِكَ. اللَّهُمَّ إِنِّي مُقِرُ بِنِعْمَتِكَ عَلَى فَتَمْ إِحْسَانَكَ إِلَى فِيمَا بَقِيَ مِنْ عُمْرِى بِأَعْظَمَ وَأَتَمَّ وَأَحْمَلَ وَأَحْسَنَ مِمَّا أَحْسَنْتَ إِلى فِيمَا مَضَى مِنْهُ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ . اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ وَأَتَوَسَلُ إِلَيْكَ بِتَوْحِيدِكَ وَتَمْجِيدِكَ وَتَحْمِيدِكَ وَتَهْلِيلِكَ وَتَكْبِيرِكَ وَتَسْبِيحِكَ وَكَمَا لِكَ وَتَدْبِيرِكَ وَتَعْظِيمِكَ وَتَقْدِيسِكَ وَنُورِكَ وَرَأفَتِكَ وَرَحْمَتِكَ وَعِلْمِكَ وَحِلْمِكَ وَعُلُوِّكَ وَوَقَارِكَ وَفَضْلِكَ وَجَلَالِكَ وَمَنِّكَ وَكَمَالِكَ وَكِبْرِيَاتِكَ وَسُلْطَانِكَ وَقُدْرَتِكَ وَإحْسَانِكَ وَامْتِنَا نِكَ وَجمَالِكَ وَبَهَائِكَ وَبُرْهَانِكَ وَغُفْرَانَكَ وَنَبِيتِكَ وَوَلِيِّكَ وعِتْرتِهِ الطّاهِرِينَ أَنْ تُصَلَّى عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى سَائِرِ إِخْوَانِهِ الأنبياءِ وَالْمُرْسَلِينَ وَأَنْ لَا تَحْرِمَنِي رِفْدَكَ وَفَضْلَكَ وَجَمَالَكَ وَحَلَا لَكَ وَفَوَائِدَ كَرَامَتِكَ فَإِنَّهُ لَا تَعْتَرِيكَ لِكَثْرَةِ مَا قَدْ نَشَرْتَ مِنَ الْعَطَايَا عَوَائِقُ الْبُخْلِ وَلَا يُنْقِصُ جُوَدَكَ التقَصِيرُ فِي شُكْرِ نِعْمَتِكَ وَالا تُنْفِدُ خزَائِنَكَ مَوَاهِبُكَ الْمُتَّسِعَةُ وَلَا تَوَثَرر فِي جُودِكَ الْعَظِيمِ مِنَحُكَ الْفَائِقَةُ الْجَلِيلَةُ الْجَميلَةُ الْأَصِيلَةُ وَلَا تَخَافُ ضَيَمَ إِمْلَاقٍ فَتَكْدِى وَلَا يَلْحَقُكَ خَوْفُ عُدْمٍ فَيُنْقِصَ مِنْ جُودِكَ فَيْضُ فَضْلِكَ إِنَّكَ عَلَى مَا تَشَاءُ قَدِيرُ وبالإجابة جدير. اللهم ارزقنى قَلْبَاخَاشِعَاخَاضِعًا ضَارِعًا وَعَيْنَا بَاكِيَةً وَبَدَنَا صَحِيحَا صَابِرًا وَيَقِينا صادِقًا بِالْحَقِّ صَادِعَا وَتَوْبَةً نَصُوحًا وَلِسَانًا ذَاكِرًا وَحَامِدًا وَ إِيمَانًا صَحِيحا وَرِزْقًا حَلَالًا طَيِّبًا وَاسِعَا وَعِلْمًا نَافِعًا وَوَلَدًا صَالِحًا وَصَاحِبًا مُوَافِقا وَسِنَا طَوِيلًا فِي الخَيْرِ مُشْتَغِلاً بِالْعِبَادَةِ الْخَالِصَةِ وَخُلْقًا حَسَنًا وَعَمَلًا صَالِحًا مُتَقَبَلَا وَتَوْبَةً مَقْبُولَةً وَدَرَجَةً رَفِيعَةً وَامْرَأَةً مُؤْمِنَةً طَائِعَةً اللَّهُم لَا تُنْسِنِي ذِكْرَكَ وَلَا تُوَلَّنِي غَيْرَكَ وَلَا تُؤْمِنِى مَكْرَكَ وَلَا تَكْشِفْ عَنِي سَتْرَكَ وَلَا تُقْنِطْنِي مِنْ رَحْمَتِكَ وَلَا تُبْعِدْنِي مِنْ كَنَفِكَ وَجِوَارِكَ وَأَعِذْنِي مِنْ سُخَطِكَ وَغَضَبِكَ وَلَا تُؤيّسْنِي مِنْ رَحْمَتِكَ وَرَوْحِكَ وَكُن لِي وَلِأَهْلِي وَلِإِخْوَانِي كُلِّهِمْ أنيسًا مِنْ كُلِّ رَوْعَةٍ وَخَوْفٍ وَخَشْيَةٍ وَوَحْشَةٍ وَغُرْبَةٍ وَاعْصِمْنِي من كُلِّ هَلَكَةٍ وَنَجِّنِي مِن كُل بليَّةٍ وَافَةٍ وَعَاهَةٍ وَغُصَّةٍ وَمِحْنَةٍ وَزَلْزَلَةٍ وَشِدَّةِ وَإِهانَةٍ وَذِلَّةٍ وَغَلَبَةٍ وَقِلَّةٍ وَجُوعِ وَعَطَشِ وَفَقْرِ وَفَاقَةٍ وَضِيقٍ وَفِتْنَةِ وَوَبَاءِ وَبَلَاءِ وَغَرَقٍ وَحَرْقٍ وَبَرْقٍ وَسَرْقٍ وَحَرٍّ وَبَرْدٍ وَنَهْبٍ وَغَيٍّ وَضَلَالٍ وَضَالَّةٍ وَهَامَّةٍ وَزَلَلٍ وَخَطَايَا وَهَمٍّ وَغَمٍّ وَمَسْخٍ وَخَسْفٍ وَقَذْفٍ وَخَلَّةٍ وَعِلَّةٍ وَمَرَضٍ وَجُنُونٍ وَجُذَامٍ وبرصٍ وَفالَجٍ وَبَاسُورٍ وَسَلَسٍ وَنَقْصٍ وَهَلَكَةٍ وَفَضِيحَةٍ وَقَبِيحَةٍ فِي الدَّارَيْنِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ . اَللَّهُم ارْفَعْنِي وَلَا تَضَعْنِي وَادْفَعَ عَلَى وَلَا تَدْ فَنِي وَأَعْطِنِي وَلَا تَحْرِمْنِي وَزِدْنِي وَلَا تُنْقِصْنِي وَارْحَمْنِي وَلَا تُعَذِّبْنِي وَفَرِّجْ هَمِّ وَاكْشِفْ غَمّي وَأَهْلِكْ عَدُوّى وَانْصُرْني وَلَا تَخْذُلْنِي وَأَكْرِمْنِي وَلَا تُهِنَّى وَاسْتُرْنِي وَلَا نَفْضَحْنِي وَأثِرْنِي وَلَا تُؤْثِرْ عَلَىَّ وَاحْفَظْنِي وَلَا تُضَيِّعْنِي فَإِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْ قَدِيرٌ يَا أَقْدَرَ الْقَادِرِينَ وَيَا أَسْرَعَ الحَاسِبِينَ وَصَلَّى اللهُ عَلَى سيدنا محمد وَآلِهِ وَسَلَّمَ أَجْمَعِينَ يَإِذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ اَللَّهُمَّ أَنْتَ أَمَرْتَنَا بِدُعَائِكَ وَوَعَدْتَنَا إجَابَتِكَ وَقَدْ دَعَوْنَاكَ كَمَا أَمَرْتَنَا فَاجِبْنَا كَمَا وَعَدْتَنَا يَاذَا الْجَلَالِ وَالْإكْرَامِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ اللَّهُمَّ مَا قَدَّرْتَ لِي مِنْ خَيْرٍ وَشَرَعْتُ فِيهِ بِتَوْفِيقِكَ وَتَيْسِيرِكَ فَتَمِّمْهُ لِي بِأِحْسَنِ الْوُجُوهِ كُلِهَا وَأَصْوَبِهَا وَأَصْفَاهَا فإنكَ عَلَى مَا تَشَاءُ قَدِيرُ وَ بِالإِجَابَةِ جَدِيرٌ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ وَ مَا قَدَّرْتَ لي مِنْ شَرِ وَ تُحَذِرُنِي مِنْهُ فَاصْرِفْهُ عنِّى يَا حَىُّ يَا قَيّومُ يَا مَنْ قَامَتْ السَّموات والأَرْضُ بأمرو يَا مَنْ يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ الأَبِإِذْنِهِ يَا مَنْ أَمْرة إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كن فَيَكُونُ ، فَسُبْحَنَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ (سُبْحَانَ اللَّهِ الْقَادِرِالقَاهِرِ الْقَوِي العَزِيزِ الْجَبَّارِ الْحَىِّ الْقَيَومِ بِلَا مُعِينِ وَلَا ظَهِيرٍ برحْمَتِكَ أَسْتَغِيثُ ـ ثَلَاثًا ) اللَّهُمَّ هَذَا الدُّعَاءُ وَمِنْكَ الْإِجَابَةُ وهَذَا الْجُهْدُ مِنِي وَعَلَيْكَ التكلانُ ( وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلا بِاللَّهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ ـ ثَلَاثًا ) وَالْحَمْدُ لِلَّهِ أَوَّلًَ وَآخِرًا وَظَاهِرًا وَبَاطِنًا وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَأَصْحَابِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَسَلَّمَ تَسليمًا كثيرًا أَثِيرًا دَائِمَا أَبَدًا إِلَى يَوْمِ الدِّينِ وَحَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالِمينَ وَصَلى الله عَلَى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ عدَدَ مَا وَسعَه علم الله إنتهي الحزب السيفي للإمام علي كرم الله وجهه MÜNACATI ÜVEYS EL KARANi بِسْـــــمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيـمِ اِلهِى اَنْتَ رَبِّى وَ اَنَا الْعَبْدُ وَ اَنْتَ الْخَالِقُ وَ انَا الْمَخْلُوقُ وَ اَنْتَ الرَّزَّاقُ وَ اَنَا الْمَرْزُوقُ وَ اَنْتَ الْمَالِكُ وَ اَنَا الْمَمْلُوك وَ اَنْتَ الْعَزِيزُ وَ اَنَا الذَّلِيلُ وَ اَنْتَ الْغَنِىُّ وَ اَنَا الْفَقِيرُ وَ اَنْتَ الْحَىُّ وَ اَنَا الْمَيِّتُ وَ اَنْتَ الْبَاقِى وَ اَنَا الْفَانِى وَ اَنْتَ الْكَرِيمُ وَ اَنَا اللَّئِيمُ وَ اَنْتَ الْمُحْسِنُ وَ اَنَا الْمُسِئُ وَ اَنْتَ الْغَفُورُ وَ اَنَا الْمُذْنِبُ وَ اَنْتَ الْعَظِيمُ وَ اَنَا الْحَقِيرُ وَ اَنْتَ الْقَوِىُّ وَ اَنَا الضَّعِيفُ وَ اَنْتَ الْمُعْطِى وَ اَنَا السَّائِلُ وَ اَنْتَ اْلاَمِينُ وَ اَنَا الْخَا ئِفُ وَ اَنْتَ الْجَوَّادُ وَ اَنَا الْمِسْكِينُ وَ اَنْتَ الْمُجِيبُ وَ اَنَا الدَّاعِى وَ اَنْتَ الشَّافِى وَ اَنَا الْمَرِيضُ فَاغْفِرْلِى ذُنُوبِى وَ تَجَاوَزْ عَنِّى وَ اشْفِ اَمْرَاضِى يَا اَللَّهُ يَا كَافِى يَا رَبُّ يَا وَافِى يَا رَحِيمُ يَا شَافِى يَا كَرِيمُ يَا مُعَافِى فَاعْفُ عَنِّى مِنْ كُلِّ ذَنْبٍ وَ عَافِنِى مِنْ كُلِّ دَآءٍ وَارْضَ عَنِّى اَبَدًا بِرَحْمَتِكَ يَآ اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَ اَخِرُ دَعْوَيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ HiZBÜL BAHR يَا عليُّ يَا عَظيمُ يَا حَليْمُ يَا عَليْمُ أَنْتَ رَبِّي وَعِلْمُكَ حَسْبي فَنِعْمَ الرَّبُّ رَبِّي وَنِعْمَ الحَسْبُ حَسْبي . تَنْصُرُ مَنْ تَشاءُ وَأنتَ العَزيزُ الرَّحِيْمُ . نَسْأَلُكَ العِصْمَةَ في الحَرَكَاتِ وَالسَّكَناتِ وَالكَلِمَاتِ وَالإِراداتِ وَالخَطَراتِ مِنَ الشُّكوكِ وَالظُّنونِ وَالأوْهَامِ السَّاتِرَةِ لِلقُلوبِ عَنْ مُطالَعَةِ الغُيُوبِ . فَقَدِ اِبتُلِيَ المُؤمِنُونَ وَزُلزلوا زِلْزالاً . شَدِيداً وَإذْ يَقولُ المُنافِقونَ وَالذينَ في قُلوبِهِمْ مَرَضٌ مَا وَعَدَنا الله وَرَسُولُهُ إلا غُروراً . فَثَبِّتنا وانْصُرنا وَسَخِّرْ لَنَا هذا البَحْرَ كَما سَخَّرْتَ البَحْرَ لِموسَى . وسَخَّرْتَ النَّارَ لإبْراهيمَ وسخَّرتَ الجِبَالَ وَالحَدِيْدَ لِداوودَ . وَسَخَّرتَ الرِّيْحَ وَالشَّيَاطِينَ وَالجِنَّ لِسُليمانَ وَسَخِّرْ لَنَا كُلَّ بَحرٍ هُو لَكَ في الأرضِ وَالسَّماءِ وَالمُلْكِ وَالمَلَكوتِ وَبَحرَ الدُّنيا والآخِرَةِ . وَسَخِّرْ لَنَا كُلَّ شَيءِ يَا مَنْ بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيءِ . كهيعص . كهيعص . كهيعص . انْصُرْنا فَإِنَّكَ خَيْرُ النَّاصِرينَ . وَافتَحْ لَنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الفاتِحينَ. وَاغْفِرْ لَنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الغافرينَ . وَارْحَمْنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الرَّاحِمينَ . وَارْزُقْنا فَإِنَّكَ خَيْرُ الرَّازقينَ . وَاهْدِنا وَنَجِّنا مِنَ القَوْمِ الظَّالِمينَ . وَهَبْ لَنا ريْحاً طَيِّبةً كَما هيَ في عِلْمِكَ وانْشُرها عَلَيْنا مِنْ خَزآئِنِ رَحْمَتِكَ . وَاحْمِلْنا بِها حَمْلَ الكرامِةِ مَعَ السَّلامةِ وَالعافِيَةِ في الدِّيْنِ وَالدُّنيَا وَالآخِرةِ إنَّكَ عَلى كُلِّ شَيءٍ قَديرٌ . اللَّهُمَّ يَسِّرْ لَنا أُمُورَنَا مَعَ الراحَةِ لقُلُوبِنَا وَأبْدانِنَا وَالسَّلامَةِ وَالعَافِيَةِ في دِيْنِنَا وَدُنْيانَا وَكُنْ لنا صَاحِبَاً في سَفَرِنَا وَخَليفَةً ِفي أهْلِنَا واطْمِسْ عَلى وُجوْهِ أعْدآئِنَا وَامْسَخْهُمْ عَلى مَكانَتِهِم فَلا يَسْتطيعونَ المُضِيَّ وَلا المَجيءَ إِلَيْنا . وَلَوْ نَشَاءُ لَطَمَسْنا عَلى أَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقوا الصِّراطَ فأنَّى يُبْصِرُون . وَلَوْ نَشَاءُ لَمَسَخْناهُم عَلَى مَكانَتِهِمْ فَما اسْتَطَاعُوا مُضِياً وَلا يَرْجِعونَ . يس . وَالقُرآنِ الحَكيْمِ . إِنَّكَ لَمِنَ المُرْسَلينَ . عَلى صِرَاطٍ مُستَقِيمٍ . تَنْزيْلَ العَزيْزِ الرَّحيْمِ . لِتُنْذِرَ قَوْمَاً مآ أُنْذِرَ آباؤهُمْ فَهُمْ غافِلونَ . لَقَدْ حَقَّ القَوْلُ عَلى أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لا يُؤمِنونَ . إِنَّا جَعَلْنا في أعْناقِهِمْ أغلالاً فَهيَ إِلى الأَذْقانِ فَهُمْ مُقْمَحونَ . وَجَعَلْنا مِنْ بَيْنِ أيْديهِمْ سَدّاً وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدّاً فَأغْشَيْنهُم فَهُمْ لا يُبْصِرونَ . شَاهَتِ الوجُوهُ شَاهَتِ الوجُوهُ شَاهَتِ الوجُوهُ وَعَنَتِ الوُجوهُ للحَيِّ القَيّومِ . وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْماً طس طسم حمعسق . مَرَجَ البَحْرَيْنِ يَلْتَقِيانِ بَيْنَهُما بَرْزَخٌ لا يَبْغِيانِ حم حم حم حم حم حم حم . حُمَّ الأمرُ وَجَآءَ النَّصْرُ فَعَلَيْنا لا يُنْصَرونَ حم تَنْزيْلُ الكِتابِ مِنَ اللهِ العَزيْزِ العَليمِ غَافِرِ الذَّنْبِ وَقابِلِ التَّوْبِ شَديدِ العِقابِ ذِي الطَّوْلِ لا إلَهَ إلاّ هُوَ إِلَيْهِ المَصِيْرُ . (بِسْمِ اللهِ بَابُنا . تَبَارَكَ حِيطَانُنا . يس سَقْفُنا . كهيعص كِفايَتُنا حمعسق حِمايَتُنا فَسَيَكْفيكهُمُ الله وَهُو السَميعُ العليْمُ – ثلاثاً) ( سِتْرُ العَرْشِ مَسْبُولٌ عَلَيْنَا وَعَيْنُ اللهِ ناظِرَةٌ إِليْنَا بِحَوْلِ اللهِ لا يُقْدَرُ عَلَيْنا وَاللهُ مِنْ وَرَآئِهمْ مُحيْطٌ . بَل هُوَ قُرآنٌ مَجِيدٌ . في لَوحٍ مَحْفُوظٍ . فَاللهُ خَيْرٌ حَافِظَاً وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِميْنَ – ثلاثاً ) ( إِنَّ وَليِّيَ اللهُ الذيْ نَزَّلَ الكِتابَ وَهُوَ يتَولَّى الصَّالِحيْنَ – ثلاثاً ) (حَسْبِيَ اللهُ لا إلَهَ إلا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ العَرْشِ العَظِيمِ – ثلاثاً) ( بِسْمِ اللهِ الَّذِيْ لا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيءٌ في الأَرْضِ وَلا في السَمَآءِ وَهوَ السَميعُ العَليْمُ – ثلاثاً ) ( وَلا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إلاَّ بِاللهِ العَليِّ العَظِيمِ – ثلاثاً ) TAHSiNi ŞERiF تحسين شريف بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ الٓمٓ ذَٰلِكَ ٱلْكِتَٰبُ لَا رَيْبَ ۛ فِيهِ ۛ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِٱلْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ وَٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِٱلْءَاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ اَعُوذُ بِاللَّهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم لَوْ أَنزَلْنَاهَذَا الْقُرْآنَ عَلَى جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُ خَاشِعًامُّتَصَدِّعًا مِّنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَتِلْكَالْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِوَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُالْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُالْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُالْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَاللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُالْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِوَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ RAŞiDi ViRDi - ZiKiR EVRADI أَلَآ إِنَّ أَوْلِيَآءَ ٱللَّهِ و عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ لاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ.يَا اَيهاشَّيْطَانِرَّجِيمْ وَحِذْبَهُ يَا اَيُّوهَادَّجَّلْ وحواصّهو اِنَّكُمْ لَيْسَ بِصُلْطَانِ ا لَّهُم وَلاَ تَغْوِيَنَّهُمْ وَلاَ تُسَلِّطَنَّهُمْ. بل هم عباد الله المخلصون. وَإِنَّكُمْ وَ حِزْبَكُمْ إِلَّا شَيْطاَنِرَّجِيمْ فَخْرُجْ مِنْ هاَذَاْلبَدَنِ مِنْ هاَذَ اْلبَيْتِ من هذا الطريق مِنْ هاَذَ الشَّحْرِ وَمِنْ هاَذَ اْلمَدِنَةُ فَإِنَّكُمْ رَجيِم. وَإِنَّ عَلَيْكُمْ لَعْنَةَ إِليَ يَوْمِ الدِّينِ أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ نعم المولى ونعم النصيرغُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللَّهُ ۖ وَاللَّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللَّهُ ۖ وَاللَّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللَّهُ ۖ وَاللَّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ بسم الله الرحمن الرحيم أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ بسم الله الرحمن الرحيم أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ إِلَهِ النَّاسِ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ مِنَ الْجِنَّةِ وَ النَّاسِ بسم الله الرحمن الرحيم اَللهُ لآ اِلَهَ اِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَمَا فِي اْلاَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ اِلاَّ بِاِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ اِلاَّ بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضَ وَلاَ يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ لاَ حَوْلَ وَلاَقوّةَ اِلاّ بِاللهِ العَلِيّ العَظِيمِ لاَ حَوْلَ وَلاَقوّةَ اِلاّ بِاللهِ العَلِيّ العَظِيمِ لاَ حَوْلَ وَلاَقوّةَ اِلاّ بِاللهِ العَلِيّ العَظِيمِ رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلاَةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ هُمْ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا الَّذِينَ يَذْكُرُونَ اللّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَىَ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذا بَاطِلاً سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ الصَّابِرِينَ وَالصَّادِقِينَ وَالْقَانِتِينَ وَالْمُنْفِقِينَ وَالْمُسْتَغْفِرِينَ بِالْأَسْحَارِ استغفر الله اللذي لا الاه الاهو الحي القيوم واتوب اِليْهِ استغفر الله اللذي لا الاه الاهو الحي القيوم واتوب اِليْهِ استغفر الله اللذي لا الاه الاهو الحي القيوم واتوب اِليْهِ استغفر الله العظيم واتوب اِليْهِ استغفر الله العظيم واتوب اِليْهِ استغفر الله العظيم واتوب اِليْهِ وَاللّهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لاَ يَعْلَمُونَ قَالَ مُوسَى مَا جِئْتُم بِهِ السِّحْرُ إِنَّ اللّهَ سَيُبْطِلُهُ إِنَّ اللّهَ لاَ يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِدِينَ كَتَبَ اللَّهُ لَأَغْلِبَنَّ أَنَا وَرُسُلِي إِنَّ اللَّهَ قَوِيٌّ عَزِيزٌ رَّبِّ أَنِّي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍ رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ ما تَرَى فِي خَلْقِ الرَّحْمَنِ مِن تَفَاوُتٍ فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرَى مِن فُطُورٍ ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنقَلِبْ إِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِأً وَهُوَ حَسِيرٌ وَإِن يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ iSTiAZE 1 - VAĞFUANNE DUASI أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُشْرِكِينَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُنَافِقِينَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْحَاسِدٍ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْفَاسِقٌ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الخَائِنِينَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَاذِبُين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ ْلمُفْسِدِينَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُسْرِفُونَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ اْلعَدُوِّينَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ السَّاحِرين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ النَّفَّاثَاتِ الْعُقَدِين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُجْرِمِينَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْواحشين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ سيئة الْمسيئين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ خيالل كل متخيّ لين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ نظرال حاءنين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ كشف الكفرالكشفون وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ شمتاتو كل شمتون وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ عمال الْبخيلّين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ غافلا الغافلين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ عمل اليُرَاؤُونَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ عجلال كل معجّلين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ تجوذال متجاوذين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْإنكار المنكرين وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ إفْتِراء ألمُفْترءينَ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ السارِق المُسارقون وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ انّاقِصَ اْلمُنْقِصوُنْ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ دجال وحواصّهو وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الشيطان الرجيم وحزبهو وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين iSTiAZE 2 - RABBENEFRIĞ DUASI أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُشْرِكِينَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُنَافِقِينَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْحَاسِدٍ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْفَاسِقٌ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الخَائِنِينَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَاذِبُين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ ْلمُفْسِدِينَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُسْرِفُونَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ اْلعَدُوِّينَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ السَّاحِرين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ النَّفَّاثَاتِ الْعُقَدِين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُجْرِمِينَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْواحشين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ سيئة الْمسيئين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ خيالل كل متخيّ لين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ نظرال حاءنين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ كشف الكفرالكشفون رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ شمتاتو كل شمتون رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ عمال الْبخيلّين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ غافلا الغافلين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ عمل اليُرَاؤُونَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ عجلال كل معجّلين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ تجاوذال متجاوذٯن رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْإنكار المنكرين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ إفْتِراء ألمُفْترءينَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ السارِق المُسارقون رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ انّاقِصَ اْلمُنْقِصوُنْ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ دجال وحواصّهو وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الشيطان الرجيم وحزبهو وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين iSTiAZE 3 - RABBENEFRIĞLENE ZÜNÜBENE VE iSRAFENE DUASI أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُشْرِكِينَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُنَافِقِينَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْحَاسِدٍ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْفَاسِقٌ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الخَائِنِينَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَاذِبُين رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ ْلمُفْسِدِينَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُسْرِفُونَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ اْلعَدُوِّينَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ السَّاحِرين ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ النَّفَّاثَاتِ الْعُقَدِين ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْمُجْرِمِينَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْواحشين ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ سيئة الْمسيئين ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ خيالل كل متخيّ لين ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ نظرال حاءنين ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ كشف الكفرالكشفون ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ شمتاتو كل شمتون ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ عمال الْبخيلّين ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ غافلا الغافلين ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ عمل اليُرَاؤُونَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ عجلال كل معجّلين ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ تجاوذال متجاوذٯن ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْإنكار المنكرين ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ إفْتِراء ألمُفْترءينَ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ السارِق المُسارقون ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ انّاقِصَ اْلمُنْقِصوُنْ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ دجال وحواصّهو وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الشيطان الرجيم وحزبهو وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين FEFRUG DUASI أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ رَبِّ إِنِّي لا أَمْلِكُ إِلاَّ نَفْسِي وعائلتي وزوجتي وابني وابنتي وَأَخِي فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الْمُشْرِكِينَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الْمُنَافِقِينَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الْحَاسِدٍ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الْفَاسِقٌ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الخَائِنِينَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الْكَاذِبُين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ ْلمُفْسِدِينَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الْمُسْرِفُونَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ اْلعَدُوِّينَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ السَّاحِرين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ النَّفَّاثَاتِ الْعُقَدِين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الْمُجْرِمِينَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الْواحشين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ سيئة الْمسيئين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ خيالل كل متخيّ لين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ نظرال حاءنين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ كشف الكفرالكشفون فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ شمتاتو كل شمتون فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ عمال الْبخيلّين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ غافلا الغافلين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ عمل اليُرَاؤُونَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ عجلال كل معجّلين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ تجوذال متجاوذين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الْإنكار المنكرين فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ إفْتِراء ألمُفْترينَ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ السارِق المُسارقون فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ انّاقِصَ اْلمُنْقِصوٌ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ دجال وحواصّهو وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْقَوْمِ الشيطان الرجيم وحزبهو وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين VAHFIZ DUASI أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ اللهم وا حفْظ لى ولى اهلى ولى حبيب ومحبوبى وعلى الهم وصحبهم حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ اللهم وا حفْظ صلاةى وذكرى وعايتى وحدىسى وكلماةى وتكبرى وتحمدى وتمجدى وتسبهى وتكدسىوسلاوى وصلاواةى وشكرى ودوعائ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ اللهم وا حفْظ بيةي ومالى ورذكى وحيوانى ونباةي وشجري وأشيائ ورقبى وصيحي ونورى وضيائ ونفثى ومددو وطاقاةي وقوةي وسحاةي ومدرو وفرسةي وعكلي ودني وپيقمبري والاماني والاسلامي حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ اللهم وا حفْظ سيدنا محمد و علي آل سيدنا محمد اللهم وا حفْظ سيدنا آدم اللهم وا حفْظ سيدنا ابراهيم اللهم وا حفْظ سيدنا اسماعيل اللهم وا حفْظ سيدنا إسحاق اللهم وا حفْظ سيدنا خضر اللهم وا حفْظ سيدنا لقمان اللهم وا حفْظ سيدةنا السيدة مريم اللهم وا حفْظ سيدنا عیسی اللهم وا حفْظ سيدنا جبرائیل اللهم وا حفْظ سيدنا ميكاءيل للهم صل علي سيدنا اسرافيل اللهم وا حفْظ سيدنا عزرائيل اللهم وا حفْظ سيدةنا السيدة فرياءيل اللهم وا حفْظ سيدنا ملكء حملءي عرش اللهم وا حفْظ سيدنا منكر نكر اللهم وا حفْظ سيدنا الملائكي كراماً كاتبين اللهم وا حفْظ سيدنا الملائكي محافظون اللهم وا حفْظ سيدنا جميع الملائكةُ المُقَرَّبوُنْ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ اللهم وا حفْظ سيدنا ومٯ لا نا إيمامول حسين اللهم وا حفْظ سيدنا ومٯ لا نا إيمامول حسن اللهم وا حفْظ سيدةنا السيدة فاطمة زهراء اللهم وا حفْظ سيدنا ومٯ لا نا إيمامول علي اللهم وا حفْظ سيدنا ومٯ لا نا إيمامول عثمان بن عوف أن اللهم وا حفْظ سيدنا ومٯ لا نا إيمامول عمر الخطاب اللهم وا حفْظ سيدنا ومٯ لا نا إيمامول أبو بكر الصديق حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ اللهم وا حفْظ زمانى وقتي وسنواتي وشهرويومي وساعاتي وعاني حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين ZEMZEM DUASI اللهم اني اسألك علما نافعا ورزقا واسعا وشفاء من كل داء اللهم اني اسألك علما نافعا ورزقا واسعا وشفاء من كل داء اللهم اني اسألك علما نافعا ورزقا واسعا وشفاء من كل داء هذه هي الصلاة اللهم اني اسألك اللهم اني اسألك قلبا خاشئاً خاضعًا ضارعًا وعيناً باكيةً وبدناً صحيحاً صابراً او يقينًا صادقاً بالخقًِ صادعًا وتوبةً نصوحاً ومكبولتاً ولساناً ذاكراً وحامدًا وإيمانًا صحيحاً وعلما نافعا ورزقا حلالاً طيّبًا واسعًا ولداً وبنةً صالحاً وصالحةً وصاحباً موافقا وسناً طويلاً في الخير مشتغلاً بالعبادة الحالصةً وخلقاً حسناً وعملاً صالحاً متقبًلاً وتوبة مقبولة ً ودرجةً رفيعةً وعُمْرَأَةً مؤمناً او مؤمنةً وطاعيِأًةً رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين --oOo-- Burada Kar Yağması için soğuk süt, Yağmur yağması içinde soğuk Zemzem Veya Menba Suyu içilir içildikten sonra duaya buradan itibaren devam edilir اللهم اجعلني سَعْيًا مشكورًا وَذَنْبًا مَغْفُورًا وَعملًا مقبولًا وَتِجَارَتًا لَنْ تَبُورْ سبحانك اللهم وبحمدكْ، أشهد أن لا إله إلا أنتْ أستغفراللهَ وأتوبُ إليكْ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلـــهَ إِلاَّ الله وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَرَسـُـولُهُ اَللّـهُـمَّ اجْعَلْنِي مِـنَ التـَّــوَّابِينَ وَالْمُتَـطَهّـِـرِيـنْ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين SALAVATI KEBiR االلهم صل علي سيدنا محمد و علي آل سيدنا محمد اللهم صل علي سيدنا آدم اللهم صل علي سيدنا شيد اللهم صل علي سيدنا إدريس اللهم صل علي سيدنا نوح اللهم صل علي سيدنا هود اللهم صل علي سيدنا ذالقرنين اللهم صل علي سيدنا لقمان اللهم صل علي سيدنا خضر اللهم صل علي سيدنا إلياس اللهم صل علي سيدنا اليصَعا اللهم صل علي سيدنا حِظْكِلْ اللهم صل علي سيدنا شعْيا اللهم صل علي سيدنا ذلكفل اللهم صل علي سيدنا أيوب اللهم صل علي سيدنا عزير اللهم صل علي سيدنا صالح اللهم صل علي سيدنا يونس اللهم صل علي سيدنا يوشاء اللهم صل علي سيدنا ابراهيم اللهم صل علي سيدنا اسماعيل اللهم صل علي سيدنا إسحاق اللهم صل علي سيدنا لوت اللهم صل علي سيدنا ياكوبو اللهم صل علي سيدنا يوسف اللهم صل علي سيدنا بونيامين اللهم صل علي سيدنا داوُدْ اللهم صل علي سيدنا سولايمان اللهم صل علي سيدنا شعيب اللهم صل علي سيدنا هارون اللهم صل علي سيدنا موسى اللهم صل علي سيدنا إعرمييَ اللهم صل علي سيدنا زكريا اللهم صل علي سيدنا يحيى اللهم صل علي سيدةنا السيدة مريم اللهم صل علي سيدنا عیسی اللهم صل علي سيدنا اثنا عشر حَوَارِيُّونَ اللهم صل علي سيدنا يمليحا مكثلن مثلن مرنوش دبرنوش سذنوش كفتطيّوش قطمير اللهم صل علي سيدنا محمد مصطفى وعلى أ له وصحبه اجمعين اللهم صل علي سيدنا مَحْدِيّوُلْ مُنْتَظَرْ و علي أ له وصحبه اجمعين االلهم صل علي سيدنا رَمْزِي يَلْچِنْ ثَمْثُونْ اللهم صل علي سيدنا علي زينل عابدين اللهم صل علي سيدةنا السيدة زينب اللهم صل علي سيدنا ومٯ لا نا إيمامول حسين اللهم صل علي سيدنا ومٯ لا نا إيمامول حسن اللهم صل علي سيدةنا السيدة فاطمة زهراء اللهم صل علي سيدنا ومٯ لا نا إيمامول علي اللهم صل علي سيدنا ومٯ لا نا إيمامول عثمان بن عوف أن اللهم صل علي سيدنا ومٯ لا نا إيمامول عمر الخطاب اللهم صل علي سيدنا ومٯ لا نا إيمامول أبو بكر الصديق اللهم صل علي سيّدةنا السّيّدة حَلِيمَءِ سَادِيَه اللهم صل علي سيدنا محمد مصطفى وعلى أ له وصحبه اجمعين اللهم صل علي سيدةنا السيدة زينب اللهم صل علي سيدةنا السيدة روكيا اللهم صل علي سيدةنا السيدة أم كلثوم اللهم صل علي سيدةنا السيدة فاطمة زهراء اللهم صل علي سيدةنا السيدة عائشئ صادق اللهم صل علي سيدةنا السيدة خديجة الكبرى اللهم صل علي سيدةنا السيدة مريم اللهم صل علي سيدةنا السيدة صَفُرَ اللهم صل علي سيدةنا السيدة رابيع اللهم صل علي سيدنا دانيال اللهم صل علي سيدنا دانيالا اللهم صل علي سيدةنا السيدة عَصِّيَ اللهم صل علي سيدةنا السيدة مَاشِتَ اللهم صل علي سيدةنا السيدة بلقيس اللهم صل علي سيدةنا السيدة زولايهه اللهم صل علي سيدةنا السيدة رَءْلَ اللهم صل علي سيدةنا السيدة حجر اللهم صل علي سيدةنا السيدة ساري اللهم صل علي سيدةنا السيدة حَوَّي اللهم صل علي سيدنا جميع الأنبياء والمرسلون اللهم صل علي سيدنا جبرائیل اللهم صل علي سيدةنا السيدة قبرائیلَ اللهم صل علي سيدنا ميكاءيل اللهم صل عليسيدةنا السيدة ميحاءيل اللهم صل علي سيدنا اسرافيل اللهم صل عليسيدةنا السيدة رَفَأَلَّا اللهم صل علي سيدنا عزرائيل اللهم صل علي سيدةنا السيدة زر- ازرا- زرءلا اللهم صل علي سيدةنا السيدة فرياءيل اللهم صل علي سيدنا فرُّوهْ اللهم صل علي سيدنا ملكء حملءي عرش اللهم صل علي سيدنا منكر نكر اللهم صل علي سيدنا الملائكي كراماً كاتبين اللهم صل علي سيدنا الملائكي محافظون اللهم صل علي سيدنا جميع الملائكةُ المُقَرَّبوُنْ والْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ SALAVATI KASR اللهم صل علي سيدنا محمد و علي آل سيدنا محمد اللهم صل علي سيدنا آدم سيدنا نوح سيدنا ابراهيم اسماعيل إسحاق داوُدْ و سولايمان زكريا و يحيى هارون و موسى و عیسی و محمد مصطفى و علي أ له وصحبه اجمعين اللهم صل علي سيدنا مَحْدِيّوُلْ مُنْتَظَرْ وعلي أ له وصحبه اجمعين,اللهم صل علي سيدنا جميع الأنبياء والمرسلون ,اللهم صل علي سيدنا جبرائیل,ميكاءيل اسرافيل عزرائيل فرياءيل اللهم صل علي سيدنا ملكء حملءي عرش اللهم صل علي سيدنا منكر نكر اللهم صل علي سيدنا الملائكي كراماً كاتبين، اللهم صل علي سيدنا الملائكي محافظون، اللهم صل علي سيدنا جميع الملائكةُ المُقَرَّبوُنْ والْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بصلواة رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب صلواة برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين Bi ADEDE SALAVATI اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ رَحْمَةِ اللهِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ فَضْلِ اللهِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ خَلْقِ اللهِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ عِلْمِ اللهِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كَلِمَاتِ اللهِ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كَرَمِ اللهِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ حُرُوفِ كَلامِ اللهِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ قَطَرَاتِ الْأَمْطَارِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ أَوْرَاقَ الْأَشْجَارِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ رَمْلِ الْقِفَارِ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ مَا خُلِقَ فِي الْبِحَارِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ الْحُبُوبِ وَالثِّمَارِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ مَا أَظْلَمَ عَلَيْهِ اللَّيْلُ وَأَشْرَقَ عَلَيْهِ النَّهَارِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ مَنْ صَلَّى عَلَيْهِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ مَنْ لَمْ يُصَلِّ عَلَيْهِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ أَنْفَاسِ الْخَلَآئِقِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ نُجُومِ السَّمَوَاتِ ❁ اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كُلِّ شَيْىءٍ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ ❁ صَلَوَاتُ اللهِ تَعَالَى وَمَلَآئِكَتِهِ وَأَنْبِيَآئِهِ وَرُسُلِهِ وَجَمِيعِ الْخَلَآئِقِ عَلَىٰ سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ وَإِمَامُ الْمُتَّقِينَ وَقَائِدُ الْغُرِّ الْمُحَجَّلِينَ وَشَفِيعِ الْمُذْنِبِينَ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِهِ وَأَصْحَابِهِ وَأَزْوَاجِهِ وَذُرِّيَّتِهِ وَأَهْلِ بَيْتِهِ وَأَهْلِ طَاعَتِكَ أَجْمَعِينَ مِنْ أَهْلِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرَضِينَ بِرَحْمَتِكَ يآ اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَ يآ اكْرَمَ الْأَكْرَمِينَ ❁ وَصَلَّى اللهُ تَعَالَى عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينَ وَسَلِّمْ تَسْلِيمًا دَائِمًا أَبَدًا كَثِيرًا كَثِيرًا وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ❁ SALATI TIBBIYE اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ YASiN SURESi سُوۡرَةُ یسٓ بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ يسٓ وَٱلۡقُرۡءَانِ ٱلۡحَكِيمِ إِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ عَلَىٰ صِرَٲطٍ۬ مُّسۡتَقِيمٍ۬ تَنزِيلَ ٱلۡعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ لِتُنذِرَ قَوۡمً۬ا مَّآ أُنذِرَ ءَابَآؤُهُمۡ فَهُمۡ غَـٰفِلُونَ لَقَدۡ حَقَّ ٱلۡقَوۡلُ عَلَىٰٓ أَكۡثَرِهِمۡ فَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ إِنَّا جَعَلۡنَا فِىٓ أَعۡنَـٰقِهِمۡ أَغۡلَـٰلاً۬ فَهِىَ إِلَى ٱلۡأَذۡقَانِ فَهُم مُّقۡمَحُونَ وَجَعَلۡنَا مِنۢ بَيۡنِ أَيۡدِيہِمۡ سَدًّ۬ا وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ سَدًّ۬ا فَأَغۡشَيۡنَـٰهُمۡ فَهُمۡ لَا يُبۡصِرُونَ وَسَوَآءٌ عَلَيۡہِمۡ ءَأَنذَرۡتَهُمۡ أَمۡ لَمۡ تُنذِرۡهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّڪۡرَ وَخَشِىَ ٱلرَّحۡمَـٰنَ بِٱلۡغَيۡبِۖ فَبَشِّرۡهُ بِمَغۡفِرَةٍ۬ وَأَجۡرٍ۬ ڪَرِيمٍ إِنَّا نَحۡنُ نُحۡىِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَنَڪۡتُبُ مَا قَدَّمُواْ وَءَاثَـٰرَهُمۡۚ وَكُلَّ شَىۡءٍ أَحۡصَيۡنَـٰهُ فِىٓ إِمَامٍ۬ مُّبِينٍ۬ وَٱضۡرِبۡ لَهُم مَّثَلاً أَصۡحَـٰبَ ٱلۡقَرۡيَةِ إِذۡ جَآءَهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ إِذۡ أَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡہِمُ ٱثۡنَيۡنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزۡنَا بِثَالِثٍ۬ فَقَالُوٓاْ إِنَّآ إِلَيۡكُم مُّرۡسَلُونَ قَالُواْ مَآ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرٌ۬ مِّثۡلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ مِن شَىۡءٍ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا تَكۡذِبُونَ قَالُواْ رَبُّنَا يَعۡلَمُ إِنَّآ إِلَيۡكُمۡ لَمُرۡسَلُونَ وَمَا عَلَيۡنَآ إِلَّا ٱلۡبَلَـٰغُ ٱلۡمُبِينُ قَالُوٓاْ إِنَّا تَطَيَّرۡنَا بِكُمۡۖ لَٮِٕن لَّمۡ تَنتَهُواْ لَنَرۡجُمَنَّكُمۡ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ۬ قَالُواْ طَـٰٓٮِٕرُكُم مَّعَكُمۡۚ أَٮِٕن ذُڪِّرۡتُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ۬ مُّسۡرِفُونَ وَجَآءَ مِنۡ أَقۡصَا ٱلۡمَدِينَةِ رَجُلٌ۬ يَسۡعَىٰ قَالَ يَـٰقَوۡمِ ٱتَّبِعُواْ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ٱتَّبِعُواْ مَن لَّا يَسۡـٴَـلُكُمۡ أَجۡرً۬ا وَهُم مُّهۡتَدُونَ وَمَا لِىَ لَآ أَعۡبُدُ ٱلَّذِى فَطَرَنِى وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ ءَأَتَّخِذُ مِن دُونِهِۦۤ ءَالِهَةً إِن يُرِدۡنِ ٱلرَّحۡمَـٰنُ بِضُرٍّ۬ لَّا تُغۡنِ عَنِّى شَفَـٰعَتُهُمۡ شَيۡـًٔ۬ا وَلَا يُنقِذُونِ إِنِّىٓ إِذً۬ا لَّفِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ إِنِّىٓ ءَامَنتُ بِرَبِّكُمۡ فَٱسۡمَعُونِ قِيلَ ٱدۡخُلِ ٱلۡجَنَّةَۖ قَالَ يَـٰلَيۡتَ قَوۡمِى يَعۡلَمُونَ بِمَا غَفَرَ لِى رَبِّى وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلۡمُكۡرَمِينَ وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ مِنۢ بَعۡدِهِۦ مِن جُندٍ۬ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ إِن كَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ فَإِذَا هُمۡ خَـٰمِدُونَ يَـٰحَسۡرَةً عَلَى ٱلۡعِبَادِۚ مَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَہۡزِءُونَ أَلَمۡ يَرَوۡاْ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّنَ ٱلۡقُرُونِ أَنَّہُمۡ إِلَيۡہِمۡ لَا يَرۡجِعُونَ وَإِن كُلٌّ۬ لَّمَّا جَمِيعٌ۬ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ وَءَايَةٌ۬ لَّهُمُ ٱلۡأَرۡضُ ٱلۡمَيۡتَةُ أَحۡيَيۡنَـٰهَا وَأَخۡرَجۡنَا مِنۡہَا حَبًّ۬ا فَمِنۡهُ يَأۡڪُلُونَ وَجَعَلۡنَا فِيهَا جَنَّـٰتٍ۬ مِّن نَّخِيلٍ۬ وَأَعۡنَـٰبٍ۬ وَفَجَّرۡنَا فِيہَا مِنَ ٱلۡعُيُونِ لِيَأۡڪُلُواْ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتۡهُ أَيۡدِيهِمۡۖ أَفَلَا يَشۡڪُرُونَ سُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلۡأَزۡوَٲجَ ڪُلَّهَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ وَمِنۡ أَنفُسِهِمۡ وَمِمَّا لَا يَعۡلَمُونَ وَءَايَةٌ۬ لَّهُمُ ٱلَّيۡلُ نَسۡلَخُ مِنۡهُ ٱلنَّہَارَ فَإِذَا هُم مُّظۡلِمُونَ وَٱلشَّمۡسُ تَجۡرِى لِمُسۡتَقَرٍّ۬ لَّهَاۚ ذَٲلِكَ تَقۡدِيرُ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡعَلِيمِ وَٱلۡقَمَرَ قَدَّرۡنَـٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلۡعُرۡجُونِ ٱلۡقَدِيمِ لَا ٱلشَّمۡسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدۡرِكَ ٱلۡقَمَرَ وَلَا ٱلَّيۡلُ سَابِقُ ٱلنَّہَارِۚ وَكُلٌّ۬ فِى فَلَكٍ۬ يَسۡبَحُونَ وَءَايَةٌ۬ لَّهُمۡ أَنَّا حَمَلۡنَا ذُرِّيَّتَہُمۡ فِى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ وَخَلَقۡنَا لَهُم مِّن مِّثۡلِهِۦ مَا يَرۡكَبُونَ وَإِن نَّشَأۡ نُغۡرِقۡهُمۡ فَلَا صَرِيخَ لَهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنقَذُونَ إِلَّا رَحۡمَةً۬ مِّنَّا وَمَتَـٰعًا إِلَىٰ حِينٍ۬ وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّقُواْ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيكُمۡ وَمَا خَلۡفَكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ وَمَا تَأۡتِيہِم مِّنۡ ءَايَةٍ۬ مِّنۡ ءَايَـٰتِ رَبِّہِمۡ إِلَّا كَانُواْ عَنۡہَا مُعۡرِضِينَ وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ أَنفِقُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ ڪَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنُطۡعِمُ مَن لَّوۡ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطۡعَمَهُ ۥۤ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا فِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ۬ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ تَأۡخُذُهُمۡ وَهُمۡ يَخِصِّمُونَ فَلَا يَسۡتَطِيعُونَ تَوۡصِيَةً۬ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمۡ يَرۡجِعُونَ وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمۡ يَنسِلُونَ قَالُواْ يَـٰوَيۡلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرۡقَدِنَاۜۗ هَـٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَصَدَقَ ٱلۡمُرۡسَلُونَ إِن ڪَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ فَإِذَا هُمۡ جَمِيعٌ۬ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ فَٱلۡيَوۡمَ لَا تُظۡلَمُ نَفۡسٌ۬ شَيۡـًٔ۬ا وَلَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا ڪُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ إِنَّ أَصۡحَـٰبَ ٱلۡجَنَّةِ ٱلۡيَوۡمَ فِى شُغُلٍ۬ فَـٰكِهُونَ هُمۡ وَأَزۡوَٲجُهُمۡ فِى ظِلَـٰلٍ عَلَى ٱلۡأَرَآٮِٕكِ مُتَّكِـُٔونَ لَهُمۡ فِيہَا فَـٰكِهَةٌ۬ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ سَلَـٰمٌ۬ قَوۡلاً۬ مِّن رَّبٍّ۬ رَّحِيمٍ۬ وَٱمۡتَـٰزُواْ ٱلۡيَوۡمَ أَيُّہَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ أَلَمۡ أَعۡهَدۡ إِلَيۡكُمۡ يَـٰبَنِىٓ ءَادَمَ أَن لَّا تَعۡبُدُواْ ٱلشَّيۡطَـٰنَۖ إِنَّهُ ۥ لَكُمۡ عَدُوٌّ۬ مُّبِينٌ۬ وَأَنِ ٱعۡبُدُونِىۚ هَـٰذَا صِرَٲطٌ۬ مُّسۡتَقِيمٌ۬ وَلَقَدۡ أَضَلَّ مِنكُمۡ جِبِلاًّ۬ كَثِيرًاۖ أَفَلَمۡ تَكُونُواْ تَعۡقِلُونَ هَـٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى كُنتُمۡ تُوعَدُونَ ٱصۡلَوۡهَا ٱلۡيَوۡمَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ ٱلۡيَوۡمَ نَخۡتِمُ عَلَىٰٓ أَفۡوَٲهِهِمۡ وَتُكَلِّمُنَآ أَيۡدِيہِمۡ وَتَشۡہَدُ أَرۡجُلُهُم بِمَا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ وَلَوۡ نَشَآءُ لَطَمَسۡنَا عَلَىٰٓ أَعۡيُنِہِمۡ فَٱسۡتَبَقُواْ ٱلصِّرَٲطَ فَأَنَّىٰ يُبۡصِرُونَ وَلَوۡ نَشَآءُ لَمَسَخۡنَـٰهُمۡ عَلَىٰ مَڪَانَتِهِمۡ فَمَا ٱسۡتَطَـٰعُواْ مُضِيًّ۬ا وَلَا يَرۡجِعُونَ وَمَن نُّعَمِّرۡهُ نُنَڪِّسۡهُ فِى ٱلۡخَلۡقِۖ أَفَلَا يَعۡقِلُونَ وَمَا عَلَّمۡنَـٰهُ ٱلشِّعۡرَ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُ ۥۤۚ إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرٌ۬ وَقُرۡءَانٌ۬ مُّبِينٌ۬ لِّيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّ۬ا وَيَحِقَّ ٱلۡقَوۡلُ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِينَ أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّا خَلَقۡنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتۡ أَيۡدِينَآ أَنۡعَـٰمً۬ا فَهُمۡ لَهَا مَـٰلِكُونَ وَذَلَّلۡنَـٰهَا لَهُمۡ فَمِنۡہَا رَكُوبُہُمۡ وَمِنۡہَا يَأۡكُلُونَ وَلَهُمۡ فِيہَا مَنَـٰفِعُ وَمَشَارِبُۖ أَفَلَا يَشۡكُرُونَ وَٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً۬ لَّعَلَّهُمۡ يُنصَرُونَ لَا يَسۡتَطِيعُونَ نَصۡرَهُمۡ وَهُمۡ لَهُمۡ جُندٌ۬ مُّحۡضَرُونَ فَلَا يَحۡزُنكَ قَوۡلُهُمۡۘ إِنَّا نَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَ أَوَلَمۡ يَرَ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَـٰهُ مِن نُّطۡفَةٍ۬ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ۬ مُّبِينٌ۬ وَضَرَبَ لَنَا مَثَلاً۬ وَنَسِىَ خَلۡقَهُ ۥۖ قَالَ مَن يُحۡىِ ٱلۡعِظَـٰمَ وَهِىَ رَمِيمٌ۬ قُلۡ يُحۡيِيہَا ٱلَّذِىٓ أَنشَأَهَآ أَوَّلَ مَرَّةٍ۬ۖ وَهُوَ بِكُلِّ خَلۡقٍ عَلِيمٌ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلشَّجَرِ ٱلۡأَخۡضَرِ نَارً۬ا فَإِذَآ أَنتُم مِّنۡهُ تُوقِدُونَ أَوَلَيۡسَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِقَـٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يَخۡلُقَ مِثۡلَهُمۚ بَلَىٰ وَهُوَ ٱلۡخَلَّـٰقُ ٱلۡعَلِيمُ إِنَّمَآ أَمۡرُهُ ۥۤ إِذَآ أَرَادَ شَيۡـٴً۬ـا أَن يَقُولَ لَهُ ۥ كُن فَيَكُونُ فَسُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِى بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىۡءٍ۬ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ سُوۡرَةُ الإخلاص بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ لَمۡ يَلِدۡ وَلَمۡ يُولَدۡ وَلَمۡ يَكُن لَّهُ ۥ ڪُفُوًا أَحَدٌ سُوۡرَةُ الفَاتِحَة أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ اَلْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ العَالَمِينَ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ إيَّاكَ نَعْبُدُ وإيَّاكَ نَسْتَعِينُ اِهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ أنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّي اللهم إني أعوذببك بغفرانك من عذابك ، ومغفرتك من سخطك ،و منك مرة أخرى أعوذ بك اللهم إني أعوذببك بغفرانك من عذابك ، ومغفرتك من سخطك ،و منك مرة أخرى أعوذ بك اللهم إني أعوذببك بغفرانك من عذابك ، ومغفرتك من سخطك ،و منك مرة أخرى أعوذ بك اللهم اعوذبك من عَذَابك الى العوفك واعوذبك من غضبك الى ا لمغْفِرتك و بك اعوذبك واعوذبك من أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ الى لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِك وباَلاوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ اللهم اعوذبك من عَذَابك الى العوفك واعوذبك من غضبك الى ا لمغْفِرتك و بك اعوذبك واعوذبك من أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ الى لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِك وباَلاوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ اللهم اعوذبك من عَذَابك الى العوفك واعوذبك من غضبك الى ا لمغْفِرتك و بك اعوذبك واعوذبك من أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ الى لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِك وباَلاوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِين إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ اِهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ أنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّيِ NAMAZ SURELERi أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ اَلْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ العَالَمِينَ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ إيَّاكَ نَعْبُدُ وإيَّاكَ نَسْتَعِينُ اِهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ أنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّيِ سُوۡرَةُ الفِیل بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصۡحَـٰبِ ٱلۡفِيلِ أَلَمۡ يَجۡعَلۡ كَيۡدَهُمۡ فِى تَضۡلِيلٍ۬ وَأَرۡسَلَ عَلَيۡہِمۡ طَيۡرًا أَبَابِيلَ تَرۡمِيهِم بِحِجَارَةٍ۬ مِّن سِجِّيلٍ۬ فَجَعَلَهُمۡ كَعَصۡفٍ۬ مَّأۡڪُولِۭ سُوۡرَةُ قُرَیش بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ لِإِيلَـٰفِ قُرَيۡشٍ إِیلَـٰفِهِمۡ رِحۡلَةَ ٱلشِّتَآءِ وَٱلصَّيۡفِ فَلۡيَعۡبُدُواْ رَبَّ هَـٰذَا ٱلۡبَيۡتِ ٱلَّذِىٓ أَطۡعَمَهُم مِّن جُوعٍ۬ وَءَامَنَهُم مِّنۡ خَوۡفِۭ سُوۡرَةُ المَاعون بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ فَذَٲلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلۡيَتِيمَ وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ فَوَيۡلٌ۬ لِّلۡمُصَلِّينَ ٱلَّذِينَ هُمۡ عَن صَلَاتِہِمۡ سَاهُونَ ٱلَّذِينَ هُمۡ يُرَآءُونَ وَيَمۡنَعُونَ ٱلۡمَاعُونَ سُوۡرَةُ الکَوثَر بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِنَّآ أَعۡطَيۡنَـٰكَ ٱلۡكَوۡثَرَ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنۡحَرۡ إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلۡأَبۡتَرُ سُوۡرَةُ الکافِرون بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ يَـٰٓأَيُّہَا ٱلۡڪَـٰفِرُونَ لَآ أَعۡبُدُ مَا تَعۡبُدُونَ وَلَآ أَنتُمۡ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعۡبُدُ وَلَآ أَنَا۟ عَابِدٌ۬ مَّا عَبَدتُّمۡ وَلَآ أَنتُمۡ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعۡبُدُ لَكُمۡ دِينُكُمۡ وَلِىَ دِينِ سُوۡرَةُ النّصر بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا جَآءَ نَصۡرُ ٱللَّهِ وَٱلۡفَتۡحُ وَرَأَيۡتَ ٱلنَّاسَ يَدۡخُلُونَ فِى دِينِ ٱللَّهِ أَفۡوَاجً۬ا فَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ وَٱسۡتَغۡفِرۡهُۚ إِنَّهُ ۥ ڪَانَ تَوَّابَۢا سُوۡرَةُ لهب / المَسَد بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ تَبَّتۡ يَدَآ أَبِى لَهَبٍ۬ وَتَبَّ مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُ مَالُهُ ۥ وَمَا ڪَسَبَ سَيَصۡلَىٰ نَارً۬ا ذَاتَ لَهَبٍ۬ وَٱمۡرَأَتُهُ ۥ حَمَّالَةَ ٱلۡحَطَبِ فِى جِيدِهَا حَبۡلٌ۬ مِّن مَّسَدِۭ سُوۡرَةُ الإخلاص بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ لَمۡ يَلِدۡ وَلَمۡ يُولَدۡ وَلَمۡ يَكُن لَّهُ ۥ ڪُفُوًا أَحَدٌ سُوۡرَةُ الفَلَق بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلۡفَلَقِ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّـٰثَـٰتِ فِى ٱلۡعُقَدِ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ سُوۡرَةُ النَّاس بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ إِلَـٰهِ ٱلنَّاسِ مِن شَرِّ ٱلۡوَسۡوَاسِ ٱلۡخَنَّاسِ ٱلَّذِى يُوَسۡوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ مِنَ ٱلۡجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ EBCED VE EBCED DUASI الأبجدية العربية الأبجدية العربية لأليف با تسع مرات ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن و ه لا ي ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن و ه لا ي ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن و ه لا ي ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن و ه لا ي ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن و ه لا ي ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن و ه لا ي ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن و ه لا ي ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن و ه لا ي ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن و ه لا ي FETiH SURESi SON AYET الآية الأخيرة من سورة فتح أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاء عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاء بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ اللَّهِ وَرِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ السُّجُودِ ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا EBCED DUASI صلاة الأبجدية EBCED DUASININ TÜRKÇESi
Alfabe (Ebced) Duasının Türkçesi Budur
Ya Rabbi okuduğum Bu alfebenin harflerini ve fetih suresinin son ayetinin harflerini çokca çoğaltta onlar ile Namazlarimda ve sari vakitlerimde, şimdiye kadar okuduğum, ve bu gün içinde okuyacağım, ve bugünün devami olan gündüzde, ve onun devami olan gecede, ve gecenin devamı olan gündüzde, başlangıçtan şimdiye kadar, şimdiden bitirişe kadar, okudugum ve okuyacağım, Bütün Zikirlerimdeki Dualarımdaki, surelerdeki, ayetlerdeki, tahmidlerimdeki, temcidlerimdeki,tehlillerimdeki,tekbirlerimdeki,tesbihlerimdeki, takdislerimdeki, salavatlarımdaki,selamlarımdaki, şükürlerimdeki, hamdlarımdaki, hatalarımı yanlışlarımı düzelt, Gerekli olan eksiklerimi tamamla, yanlış olan fazlalarımı gider, ve dogru okunmuşlar silsilesine kat, ve onların feyizinden, bereketinden, şifasından,hıfzı inayetinden ve ilminden ve faydasından, beni, benden eksilmeksizin eşimi ve çocuklarımı, Annemi ve Annelerimi, Babamı ve Babamlarımı, Dedemi ve Dedelerimi, Ninemi ve Ninelerimi, Dayımı ve Dayılarımı Teyzemi ve Teyzelerimi Amcamı ve Amcalarımı Halamı ve Halalarımı Yeğenimi ve Yeğenlerimi Kuzenimi ve kuzenlerimi Abimi ve Abilerimi Ablamı ve Ablalarımı Kardeşimi ve Kardeşlerimi, Gizli Kalmış Evladlarımı ve Annelerini ve ehli beytimi, ve Mehdi ve sevenlerini ve Cemaatini, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intsab etmiş olanları, ve şimdiden kıyametin sabahına kadar intsab edecek olanları, sevenlerimi ve sevdiklerimi, bize ve ehlimize ve müntesiplerimize, bir nebze iyiliği ve hayrı dokunanları, öğretmenlerimizi, mürşidlerimizi ve arkadaşlarımızı ve Kırk Fersah Sağa Sola, Öne Arkaya, Alta Ve Üste, Bulunduğumuz Yerlerdeki imanlı Komşularımızı da nasiplendir. Ve Ayrıca Silsileyi Kasr, Silsileyi Kebir, Silsileyi Üla ve Silsileyi Melaemi de nasiplendir. Ya Rabbi, Başlangıçtan kıyametin sabahına kadar, bu tarikata intisab eden herkes, zikrimizin, başlangıç, yani giriş duasını okuduktan sonra, bir defa euzu besmelesini de okuyan herkes, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile zikrin devamını eksik kalan kısımlarını tamamla , yine silsileye hediye edilen fatiha ve kulhulerden de, baştan bir tanesine okuyanın, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, o gün devamını okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile devamını ve eksik olanlarını tamamla Ya Rabbi ayrıca okuduğumuz Hediye paketimiz olan Yasin ihlas fatiha ve Raşidi hatimlerimizin harflerini öyle çoğalt ki, hediye ettiğim, bu günkü hediye paketimden bir adet hediye etmiş olayım saydığım her bir kimseye. Amiyn Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemine Amiyn.
--o-- استغفر الله اللذي لا الاه الاهو الحي القيوم واتوب اِليْهِ استغفر الله اللذي لا الاه الاهو الحي القيوم واتوب اِليْهِ استغفر الله اللذي لا الاه الاهو الحي القيوم واتوب اِليْهِ استغفر الله العظيم واتوب اِليْهِ استغفر الله العظيم واتوب اِليْهِ استغفر الله العظيم واتوب اِليْهِ رَبِّ نَجِّنِي من كل بلاءدّني والاخرة والامراضي وعافة وأعوذبك من فتنة دّجّل وحواصّك وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ الصلاة رَبِّي نَجِّنِي رَبِّي نَجِّنِي من كل بليّةٍ وافةٍ وعاهةٍ وغصّةٍ ومحنةٍ وزلزلةٍ وشدّةٍ وإهنةٍ وذلّةٍ وغلبةٍ وقلّةٍ وجوعٍ وعطشٍ وفقرٍ وفاقةٍ وضيقٍ وفتنةٍ وباءٍ وبلاءٍ وغرقٍ وحرقٍ وبرقٍ وسرقٍ وحرٍّ وبرْدٍ ونهبٍ وغيٍ وضلالٍ وضالةٍ وهامّةٍ وزللٍ وخطيا و همٍّ وغمٍّ ومسخٍ وخسفٍ وقذفٍ وخلّةٍ وعلّةٍ ومرضٍ وجنونٍ وجذامٍ وبرصٍ وفالجٍ وباسورٍ وسلسٍ ونقصٍ وهلكةٍوفضيحةٍ وقبيحةٍ في الدارين إنّك لا تُخلفُ اْلميعاد. رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين VEDFEA DUASI صلاة ودفعن ودفعنا دعس أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ اللهم ودفعنا كفر الْكَافِرِين اللهم ودفعنا شرك الْمُشْرِكِينَ اللهم ودفعنا نفاق الْمُنَافِقِينَ اللهم ودفعنا حسد الْحَاسِدٍ اللهم ودفعنا فسق الفَاسِقٌ اللهم ودفعنا خيانة الخَائِنِينَ اللهم ودفعنا كذب كذب الكَاذِبُين اللهم وَدْفَعَنَا إفْسَادَ اْلمُفْسِدِينَ اللهم ودفعنا إسراف الْمُسْرِفُونَ اللهم ودفعنا عَدَاوَةَ اْلعَدُوِّينَ اللهم ودفعنا سحر السَّاحِرين اللهم ودفعنا النَّفَّاثَاتِ الْعُقَدِين اللهم ودفعنا جرم الْمُجْرِمِينَ اللهم ودفعنا ظلم الظَّالِمِينَ اللهم ودفعنا وحشة الْواحشين اللهم ودفعنا سيئة الْمسيئين اللهم ودفعنا خيالل كل متخيالين اللهم ودفعنا نظرال حاءنين اللهم ودفعنا كشف الكفرالكشفن السيّإين اللهم ودفعنا شمتاتو كل شمتون اللهم ودفعنا عمال بخيلّين اللهم ودفعنا غافلا الغافلين اللهم ودفعنا عمل اليُرَاؤُونَ اللهم ودفعنا عجلال كل معجّلين اللهم ودفعنا تجوذ المتجاوذين اللهم ودفعنا الْإنكار المنكرين اللهم ودفعنا إفْتِراء ألمُفْترءينَ اللهم ودفعنا السارِق المُسارقون اللهم ودفعنا انّاقِصَ اْلمُنْقِصوُنْ اللهم ودفعنا دجال وحواصّهو وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ اللهم ودفعنا الشيطان الرجيم وحزبهو وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين اللهم انت ربي لاالاه الا انت خلقتني. وأنا عبدك . فغفرلي ذنوبي.فإنّهو لايغفر الذنوب الا انت يا أَوَّلُ يا آخِرُ يا ظاهِرُ يا بَاطِنُ يا الْحَيُّ الْقَيُّومُ يا أَحَد ياصمد يا محي يا موميت يا مؤمن يا مُهَيْمِنُ يَا مُع۪يدُ يا راشد يا صبور يا باعث يا بقي رزّاق الكريم مَلِكُلْ عَدْلِلْ يَكِينْ عَز۪يزُالحكيم عَزِيزٌ ذُو انْتِقَامٍ سَتَّارُالكريم شَفِيقُ اْلحَلِيمِْ يا حليم يا سليم يَا مَج۪يدُ ياودود رَؤُوفٌ رَّحِيمْ رَحْمَنِ الرَّحِيمِْ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَهْ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينْ يا حادي يامحدي يا حاسيبُ يامحاسبُ يا خبيرُ يامخابرُ يا حَافِظُ يا محَافَظُ وللّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ أعوذ بكلمات الله التامات من شر من خلق أعوذ بكلمات الله التامات من شر من خلق أعوذ بكلمات الله التامات من شر من خلق بِسْمِ اللَّهِ الَّذِى لاَ يَضُرّ ُ معَ اِسْمِهِ شَيْءٌ فِي اْلاَرْدِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمْ بِسْمِ اللَّهِ الَّذِى لاَ يَضُرّ ُ معَ اِسْمِهِ شَيْءٌ فِي اْلاَرْدِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمْ بِسْمِ اللَّهِ الَّذِى لاَ يَضُرّ ُ معَ اِسْمِهِ شَيْءٌ فِي اْلاَرْدِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمْ خَلَقَ الْإِنسَانَ مِن صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِ وَخَلَقَ الْجَانَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ مُدْهَامَّتَانِ بِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ سُبْحاَنَ اللّهِ وَ الْحَمْدُ لِلهِ و لاآاِلَاهَ الا اللهُ وَللهُ اَكْبَرْ وَلا حَوْلَ ولا قُوَّةَ اِلاَّباِللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمُ سُبْحاَنَ اللّهِ وَ الْحَمْدُ لِلهِ و لاآاِلَاهَ الا اللهُ وَللهُ اَكْبَرْ وَلا حَوْلَ ولا قُوَّةَ اِلاَّباِللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمُ سُبْحاَنَ اللّهِ وَ الْحَمْدُ لِلهِ و لاآاِلَاهَ الا اللهُ وَللهُ اَكْبَرْ وَلا حَوْلَ ولا قُوَّةَ اِلاَّباِللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يحي ويميت وَهُوَو هو حيّ لا يموت بيده الخيروَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءِِقَدِيرُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يحي ويميت وَهُوَو هو حيّ لا يموت بيده الخيروَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءِِقَدِيرُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يحي ويميت وَهُوَو هو حيّ لا يموت بيده الخيروَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءِِقَدِيرُ TEVHiDi KEBiR أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، جبرائیل واهيو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، آدم صافييو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، حابيل مشيو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، كابيل مزروا اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، حابيل مازلومو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، كابيل كاتيلو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، ايدريس طرزيييو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، نوح نجيييو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ،إلياس جننتو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، خضر حاييو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ،صالح حاقّو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، حود ماهفوزا اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، ذالقرنين صترو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، شعْيا فمو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، اليصَعا ناسرو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، عزير موهيمينول اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، أيوب ماريزا اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، لقمان شيفاو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، لقمان حكيمو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، يونوس طوكيفو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، يونوس طوفيكو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، يوشا رفيكو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، ابراهيم هاليلو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، اسماعيل ظبهو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، إسحاق موجيزا اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، لوت ماغدورا اللّهُ، لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، لوت حيجرتول اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، ياكوب حاسرتو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، يوسوف جمالو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، يوسوف جميلا اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، يوسوف رويتو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، بونيامين مرهامتو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، داوُدْ يدو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، سولايمان ماليكو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، سولايمان حاكيمو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، شعيب راي اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، هارون طرجومانو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، موسى كليمو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، إعرمييَ مكرو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، زكريا و يحيى شهيدو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، مريم ايففتو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، عیسی روهو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، ممحمد راسولا اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، محمد حابيبا اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، ابو بكير صاديقو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، عمر آدلو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، عثمان حاياو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، علي اسدو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، حسن ولحسين ريهانو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، فاطمة أُمّييّو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، مهدى حيدايتو اللّهُ لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، حاليد بين وليد سيف الله لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ، طالها بين عوبيدو اللّهُ سُوۡرَةُ الإخلاص بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ لَمۡ يَلِدۡ وَلَمۡ يُولَدۡ وَلَمۡ يَكُن لَّهُ ۥ ڪُفُوًا أَحَدٌ بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ لَمۡ يَلِدۡ وَلَمۡ يُولَدۡ وَلَمۡ يَكُن لَّهُ ۥ ڪُفُوًا أَحَدٌ بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ لَمۡ يَلِدۡ وَلَمۡ يُولَدۡ وَلَمۡ يَكُن لَّهُ ۥ ڪُفُوًا أَحَدٌ سُوۡرَةُ الفَاتِحَة أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لرَّحْمنِ الرَّحِيمِ مَلِكِ يَوْمِ الدِّينِ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ اهدِنَا الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لرَّحْمنِ الرَّحِيمِ مَلِكِ يَوْمِ الدِّينِ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ اهدِنَا الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لرَّحْمنِ الرَّحِيمِ مَلِكِ يَوْمِ الدِّينِ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ اهدِنَا الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ أستغفرالله سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ أستغفرالله سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ أستغفرالله رَّبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَل لِّي مِن لَّدُنكَ سُلْطَانًا نَّصِيرًا رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي. وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي. وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي. يَفْقَهُوا قَوْلِي رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا و فهمن وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِالْكَافِرِينَ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتْ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتْ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتْ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتْ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتْ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتْ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتْ وَقُل رَّبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا رَبِّ هَبْ لِي مِن لَّدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ حَسْبِيَ اللّهْ حَسْبِيَ اللّهُ تَوَكَّلْتُ علي اللّهْ فَإِن تَوَلَّوْاْ فَقُلْ حَسْبِيَ اللّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللّهِ وَمَلآئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَقَالُواْ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ لاَ يُكَلِّفُ اللّهُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ الَّذِي أَنْقَضَ ظَهْرَكَ وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ إِنِّي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِين فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ برحمتك يا ارحمر الرّاحمين رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سيدنا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سيدنا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى سيدنا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ سيدنا إِبْرَاهِيم إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ اللَّهُمَّ بَارِكَ عَلَى سيدنا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سيدنا مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى سيدنا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ سيدنا إِبْرَاهِيم إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ اللهم صل علي سيدنا مَحْدِي وَعَلَى آلِ سيدنا مَحْدِي كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى سيدنا إِبْرَاهِيمَ ومحمد وَعَلَى آلِ سيدنا إِبْرَاهِيم ومحمد إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ اللَّهُمَّ بَارِكَ عَلَى سيدنا مَحْدِي وَعَلَى آلِ سيدنا مَحْدِي كَمَا بَارَكْتَ عَلَى سيدنا إِبْرَاهِيمَ ومحمد وَعَلَى آلِ سيدنا إِبْرَاهِيم ومحمد إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لاَّ رَيْبَ فِيهِ إِنَّ اللّهَ لاَ يُخْلِفُ الْمِيعَادَ رَبِّ انصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ اهدِنَا الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ أمين HIZIR DUASI أَنتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذنوبنا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الْغَافِرِينَ سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الرَّازِقِينَ سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْوَارِث۪ينَۚ سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْفَاتِحِين سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ ٱلْحَٰكِمِينَ سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ فاضلين سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ النَّاصِرِينَ سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْمُحْسِن۪ينَ۟ سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْشَافِعِين سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْمشفِقون سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْصَادِقُ الوَعْدِ الأَمِينِ۟ سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ الْمَاكِرِينَ سُبْحَانَكَ انت الاها خَيْرُ قويُّ القاءيمٌ سُبْحَانَكَ انت الاها رَؤُوفٌ رَّاحِيمُ ولا حول ولا قوه الا بالله العلي العظيم هو هو هو هو هو هو هو يا الله وصلى على محمد بعدد من صلى عليه وعدد قطرات الامطار وعدد أوراق الأشجار وعدد أنفاس المستغفرين بالاسحار وعدد ما كان وما يكون ليوم الحشر بالقرار وصلي عليه ما تعاقب الليل والنهار وصلي عليه ما اختلف ما الاواني وتعاقب الاسراني وكرر الجديدانه واستقبل الفرغدان وعدد اموجو البهار وعدد مر مالي والتجاري اللهم صل على محمد وعلى اله واصحابه واتباعه اجمعين وسلام على جبرائيل وميكائل واسرافيل وعزرائيل والملائكه حمل العرش والمنكر نكر وسلام على الملائكه المقربين والنبي ورسول اجمعين وسلام على الاولياء والصالحين سلام الله وصلوات الله عليهم اجمعين والحمد لله رب العالمين HURUFU MUKATA حم حم حم كهيعص كِفَيَتُنَا حم عسق حِمَيَتُنَا فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ الم الم الم المر المر المر يس يس يس طٰسٓ۠ طٰسٓ۠ طٰسٓ۠ طسم طسم طسم طه طه طه ص ص ص ن ن ن رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَأَنتَ خَيْرُ الْغَافِرِينَ آمَنْتُ بِاللهِ وَ مَلَئِكَتِهٍ وَ كُتُبِهِ وَ رُسُلِهِ وَ اْليَوْمِ اْلآخِرِ وَ بِالْقَدَرِ خَيْرِهِ وَ شَرِّهِ مِنَ اللهِ تَعَالَى وَ اْلبَعْثُ بَعْدَ اْلمَوْتِ حَقٌّ اَشْهَدُ اَنْ لآ اِلَهَ اِلاَّ اَللهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّداً رَسُولُ اَللهُ. َاَشْهَدُ اَنْ لآ اِلَهَ اِلاَّ اَللهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّداً رَسُولُ اَللهُ. َاَشْهَدُ اَنْ لآ اِلَهَ اِلاَّ اَللهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّداً رَسُولُ اَللهُ. الّلهُمَّ إنّي اُرِيدُ اَنْ اُجَدِّداً اَلْاِمَانَ وَنِّكَاحَ تَجْدِيداً بِقَوْلِ لَااِلَهَ اِلَّااللهُ مُحَمّدٌ رَسُولُ اللّهْ الّلهُمَّ إنّي اُرِيدُ اَنْ اُجَدِّداً اَلْاِمَانَ وَنِّكَاحَ تَجْدِيداً بِقَوْلِ لَااِلَهَ اِلَّااللهُ مُحَمّدٌ رَسُولُ اللّهْ الّلهُمَّ إنّي اُرِيدُ اَنْ اُجَدِّداً اَلْاِمَانَ وَنِّكَاحَ تَجْدِيداً بِقَوْلِ لَااِلَهَ اِلَّااللهُ مُحَمّدٌ رَسُولُ اللّهْ رَضِيتُ بِاللهِ رَبّا وَ بِاْلإِسْلامِ دِينًا وَ بِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ رَسُولًا وَ نَبِيّا يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قُلُوبَنا عَلَى دِينِكَ يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قُلُوبَنا عَلَى دِينِكَ يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قُلُوبَنا عَلَى دِينِكَ وَ هُوَ الْعَلىُّ الْعَظِيمُ ذولْجَلاَلِ سُبْحاَنَ اللهِ سُبْحَانَ اللَّهِ سُبْحَانَ اللَّهِ سُبْحَانَ اللَّهِ سُبْحاَنَ الْبَقِي دآَءِمَنِ الْحَمْدُ لِلهِ اَلْحَمْدُ للّهِ اَلْحَمْدُ للّهِ اَلْحَمْدُ للّهِ لاَ أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ،أَنْتَ كَمَـا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ رَبِّ الْعاَلَمِينَ تَعاَلَى شاَنُهُ اللَهُ اَكْبَرْ الله أكبر الله أكبر الله أكبر رَبّيِ إنّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنّيِ أستغفرالله أستغفرالله أستغفرالله اللهم صل علي سيدنا محمد و علي آل سيدنا محمد اللهم صل علي سيدنا محمد و علي آل سيدنا محمد اللهم صل علي سيدنا محمد و علي آل سيدنا محمد اللهم بارك علي سيدنا محمد و علي آل سيدنا محمد اللهم صل علي سيدنا مَحْدِي و علي آل سيدنا مَحْدِي اللهم صل علي سيدنا مَحْدِي و علي آل سيدنا مَحْدِي اللهم صل علي سيدنا مَحْدِي و علي آل سيدنا مَحْدِي اللهم بارك علي سيدنا مَحْدِي و علي آل سيدنا مَحْدِي لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ الربيع والصيف في الموسم ست مائة ستة وستون مرات اَللَّهْ الخريف والشتاء في الموسم ستة وستون مرات اَللَّهْ اَللَّهْ اَللَّهْ اَللَّهْ اَللَّهْ اَللَّهْ اَللَّهْ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ Karınca Duası (Bereket Duası) أَللَّهُمَّ رَبَّ جَبْرَائِيلَ وَمِيكَائِيلَ وَإِسْرَافِيلَ وَعَزْرَائِيلَ وَإِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ وَمُنَزِّلَ البَرَكَاتِ وَمُنْزِلَ التَّوْرَاتِ وَالإِنْجِيلِ وَالزَّبُورِ وَالفُرْقَانِ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ العَلِيِّ العَظِيمِ.لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ المَلِكُ الحَقُّ المُبِينِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ صَادِقُ الوَعْدِ الأَمِينِ. إِنَّ اللهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو القُوَّةِ المَتِينِ.يَا اللهُ، يَا اللهُ، يَا اللهُ، يَا رَبِّ، يَا رَبِّ، يَا رَبِّ، يَا حَيُّ، يَا حَيُّ، يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا ذَا الجَلاَلِ وَالإِكْرَامِ أَسْئَلُكَ بِاسْمِكَ العَظِيمِ أَنْ تَرْزُقَنِي رِزْقًا حَلاَلاً طَيِّبًا بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّحِمِينَ. ﻳَﻣْﻠِﻴﺧَﺎ ﻤِﺜْﻟِﻴﻧَﺎ ﻤَﻜْﺜَﻟِﻴﻧَﺎ ﻣَﺮْﻧﻮُﺶْ ﺪَﺒَﺮْﻧُﻮﺶْ ﺸَﺎﺬَﻧﻮُﺶْ ﻜَﻔَﺸْﻄَﻄَﻴّﻮﺶْ ﻗِﻄْﻣِﻴﺮْ Sefer Duası سُبْحانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنقَلِبُونَ بِسْمِ اللّهِ مَجْرَاهَا وَمُرْسَاهَا إِنَّ رَبِّي لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ Ashabi Kehf'in Duası قُل لَّوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَادًا لِّكَلِمَاتِ رَبِّي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ أَن تَنفَدَ كَلِمَاتُ رَبِّي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِ مَدَدًا Salatentüncina Duası اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْجِينَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ اْلاَحْوَالِ وَاْلآفَاتِ وَتَقْضِى لَنَا بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ وَتُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّئَاتِ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَى الدَّرَجَاتِ وَتُبَلِّغُنَا بِهَا اَقْصَى الْغَايَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِى الْحَيَاتِ وَبَعْدَ الْمَمَاتِ حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ نِعْمَ اْلمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرَ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ Miftahül Cennet Duası بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ وَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ لاَّ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَّبِّ أَنِّي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍ رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ وَقُلْ لاَ حَوْلَ وَلاَقوّةَ اِلاّ بِاللهِ العَلِيّ العَظِيمِ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ وَقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ إِلَهِ النَّاسِ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ مِنَ الْجِنَّةِ وَ النَّاسِ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَّبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَل لِّي مِن لَّدُنكَ سُلْطَانًا نَّصِيرًا اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُل رَّبِّ أَنزِلْنِي مَآئِدَةً مُّبَارَكًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَأَنتَ خَيْرُ الْمُنزِلِينَ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُل رَّبِّ أَنزِلْنِي مُنزَلًا مُّبَارَكًا وَأَنتَ خَيْرُ الْمُنزِلِينَ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلاَةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاء اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي. وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي. يَفْقَهُوا قَوْلِي رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا و فهمن وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَبِّ هَبْ لِي مِن لَّدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ وَقُل رَّبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ حَسْبِيَ اللّهْ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ حَسْبِيَ اللّهُ تَوَكَّلْتُ علي اللّهْ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ فَإِن تَوَلَّوْاْ فَقُلْ حَسْبِيَ اللّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ إِنِّي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِين فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ برحمتك يا ارحمر الرّاحمين اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لاَّ رَيْبَ فِيهِ إِنَّ اللّهَ لاَ يُخْلِفُ الْمِيعَادَ اَللَّهُمَّ اَدْخِلِ اَلجَنَةَ لَا إِلَهَ إِلاَّ اَللهُ مُحَمَّدً رَسُولُ اَلله وَقُلْ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين Melavan Duası (Melavan Salavatı) اللهم صل علی سینا محمد وعلى أله وصحبيهي وسلام ما اختلف الملواني و تعاقب العضران و گرر الجديدان و استقبل الفرقدانی و بلغ روحه و ارواح أهل بيته من التحية و السلام وارحم و بارك و سليم عليه عليهم كثيرا كثيرا إلي يوم الحشر والقرار صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين RAŞiDi HATiMi Yasin Suresi سُوۡرَةُ یسٓ بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ يسٓ وَٱلۡقُرۡءَانِ ٱلۡحَكِيمِ إِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ عَلَىٰ صِرَٲطٍ۬ مُّسۡتَقِيمٍ۬ تَنزِيلَ ٱلۡعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ لِتُنذِرَ قَوۡمً۬ا مَّآ أُنذِرَ ءَابَآؤُهُمۡ فَهُمۡ غَـٰفِلُونَ لَقَدۡ حَقَّ ٱلۡقَوۡلُ عَلَىٰٓ أَكۡثَرِهِمۡ فَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ إِنَّا جَعَلۡنَا فِىٓ أَعۡنَـٰقِهِمۡ أَغۡلَـٰلاً۬ فَهِىَ إِلَى ٱلۡأَذۡقَانِ فَهُم مُّقۡمَحُونَ وَجَعَلۡنَا مِنۢ بَيۡنِ أَيۡدِيہِمۡ سَدًّ۬ا وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ سَدًّ۬ا فَأَغۡشَيۡنَـٰهُمۡ فَهُمۡ لَا يُبۡصِرُونَ وَسَوَآءٌ عَلَيۡہِمۡ ءَأَنذَرۡتَهُمۡ أَمۡ لَمۡ تُنذِرۡهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّڪۡرَ وَخَشِىَ ٱلرَّحۡمَـٰنَ بِٱلۡغَيۡبِۖ فَبَشِّرۡهُ بِمَغۡفِرَةٍ۬ وَأَجۡرٍ۬ ڪَرِيمٍ إِنَّا نَحۡنُ نُحۡىِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَنَڪۡتُبُ مَا قَدَّمُواْ وَءَاثَـٰرَهُمۡۚ وَكُلَّ شَىۡءٍ أَحۡصَيۡنَـٰهُ فِىٓ إِمَامٍ۬ مُّبِينٍ۬ وَٱضۡرِبۡ لَهُم مَّثَلاً أَصۡحَـٰبَ ٱلۡقَرۡيَةِ إِذۡ جَآءَهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ إِذۡ أَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡہِمُ ٱثۡنَيۡنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزۡنَا بِثَالِثٍ۬ فَقَالُوٓاْ إِنَّآ إِلَيۡكُم مُّرۡسَلُونَ قَالُواْ مَآ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرٌ۬ مِّثۡلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ مِن شَىۡءٍ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا تَكۡذِبُونَ قَالُواْ رَبُّنَا يَعۡلَمُ إِنَّآ إِلَيۡكُمۡ لَمُرۡسَلُونَ وَمَا عَلَيۡنَآ إِلَّا ٱلۡبَلَـٰغُ ٱلۡمُبِينُ قَالُوٓاْ إِنَّا تَطَيَّرۡنَا بِكُمۡۖ لَٮِٕن لَّمۡ تَنتَهُواْ لَنَرۡجُمَنَّكُمۡ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ۬ قَالُواْ طَـٰٓٮِٕرُكُم مَّعَكُمۡۚ أَٮِٕن ذُڪِّرۡتُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ۬ مُّسۡرِفُونَ وَجَآءَ مِنۡ أَقۡصَا ٱلۡمَدِينَةِ رَجُلٌ۬ يَسۡعَىٰ قَالَ يَـٰقَوۡمِ ٱتَّبِعُواْ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ٱتَّبِعُواْ مَن لَّا يَسۡـٴَـلُكُمۡ أَجۡرً۬ا وَهُم مُّهۡتَدُونَ وَمَا لِىَ لَآ أَعۡبُدُ ٱلَّذِى فَطَرَنِى وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ ءَأَتَّخِذُ مِن دُونِهِۦۤ ءَالِهَةً إِن يُرِدۡنِ ٱلرَّحۡمَـٰنُ بِضُرٍّ۬ لَّا تُغۡنِ عَنِّى شَفَـٰعَتُهُمۡ شَيۡـًٔ۬ا وَلَا يُنقِذُونِ إِنِّىٓ إِذً۬ا لَّفِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ إِنِّىٓ ءَامَنتُ بِرَبِّكُمۡ فَٱسۡمَعُونِ قِيلَ ٱدۡخُلِ ٱلۡجَنَّةَۖ قَالَ يَـٰلَيۡتَ قَوۡمِى يَعۡلَمُونَ بِمَا غَفَرَ لِى رَبِّى وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلۡمُكۡرَمِينَ ۞ وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ مِنۢ بَعۡدِهِۦ مِن جُندٍ۬ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ إِن كَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ فَإِذَا هُمۡ خَـٰمِدُونَ يَـٰحَسۡرَةً عَلَى ٱلۡعِبَادِۚ مَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَہۡزِءُونَ أَلَمۡ يَرَوۡاْ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّنَ ٱلۡقُرُونِ أَنَّہُمۡ إِلَيۡہِمۡ لَا يَرۡجِعُونَ وَإِن كُلٌّ۬ لَّمَّا جَمِيعٌ۬ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ وَءَايَةٌ۬ لَّهُمُ ٱلۡأَرۡضُ ٱلۡمَيۡتَةُ أَحۡيَيۡنَـٰهَا وَأَخۡرَجۡنَا مِنۡہَا حَبًّ۬ا فَمِنۡهُ يَأۡڪُلُونَ وَجَعَلۡنَا فِيهَا جَنَّـٰتٍ۬ مِّن نَّخِيلٍ۬ وَأَعۡنَـٰبٍ۬ وَفَجَّرۡنَا فِيہَا مِنَ ٱلۡعُيُونِ لِيَأۡڪُلُواْ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتۡهُ أَيۡدِيهِمۡۖ أَفَلَا يَشۡڪُرُونَ سُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلۡأَزۡوَٲجَ ڪُلَّهَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ وَمِنۡ أَنفُسِهِمۡ وَمِمَّا لَا يَعۡلَمُونَ وَءَايَةٌ۬ لَّهُمُ ٱلَّيۡلُ نَسۡلَخُ مِنۡهُ ٱلنَّہَارَ فَإِذَا هُم مُّظۡلِمُونَ وَٱلشَّمۡسُ تَجۡرِى لِمُسۡتَقَرٍّ۬ لَّهَاۚ ذَٲلِكَ تَقۡدِيرُ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡعَلِيمِ وَٱلۡقَمَرَ قَدَّرۡنَـٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلۡعُرۡجُونِ ٱلۡقَدِيمِ لَا ٱلشَّمۡسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدۡرِكَ ٱلۡقَمَرَ وَلَا ٱلَّيۡلُ سَابِقُ ٱلنَّہَارِۚ وَكُلٌّ۬ فِى فَلَكٍ۬ يَسۡبَحُونَ وَءَايَةٌ۬ لَّهُمۡ أَنَّا حَمَلۡنَا ذُرِّيَّتَہُمۡ فِى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ وَخَلَقۡنَا لَهُم مِّن مِّثۡلِهِۦ مَا يَرۡكَبُونَ وَإِن نَّشَأۡ نُغۡرِقۡهُمۡ فَلَا صَرِيخَ لَهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنقَذُونَ إِلَّا رَحۡمَةً۬ مِّنَّا وَمَتَـٰعًا إِلَىٰ حِينٍ۬ وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّقُواْ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيكُمۡ وَمَا خَلۡفَكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ وَمَا تَأۡتِيہِم مِّنۡ ءَايَةٍ۬ مِّنۡ ءَايَـٰتِ رَبِّہِمۡ إِلَّا كَانُواْ عَنۡہَا مُعۡرِضِينَ وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ أَنفِقُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ ڪَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنُطۡعِمُ مَن لَّوۡ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطۡعَمَهُ ۥۤ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا فِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ۬ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ تَأۡخُذُهُمۡ وَهُمۡ يَخِصِّمُونَ فَلَا يَسۡتَطِيعُونَ تَوۡصِيَةً۬ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمۡ يَرۡجِعُونَ وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمۡ يَنسِلُونَ قَالُواْ يَـٰوَيۡلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرۡقَدِنَاۜۗ هَـٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَصَدَقَ ٱلۡمُرۡسَلُونَ إِن ڪَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ فَإِذَا هُمۡ جَمِيعٌ۬ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ فَٱلۡيَوۡمَ لَا تُظۡلَمُ نَفۡسٌ۬ شَيۡـًٔ۬ا وَلَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا ڪُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ إِنَّ أَصۡحَـٰبَ ٱلۡجَنَّةِ ٱلۡيَوۡمَ فِى شُغُلٍ۬ فَـٰكِهُونَ هُمۡ وَأَزۡوَٲجُهُمۡ فِى ظِلَـٰلٍ عَلَى ٱلۡأَرَآٮِٕكِ مُتَّكِـُٔونَ لَهُمۡ فِيہَا فَـٰكِهَةٌ۬ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ سَلَـٰمٌ۬ قَوۡلاً۬ مِّن رَّبٍّ۬ رَّحِيمٍ۬ وَٱمۡتَـٰزُواْ ٱلۡيَوۡمَ أَيُّہَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ ۞ أَلَمۡ أَعۡهَدۡ إِلَيۡكُمۡ يَـٰبَنِىٓ ءَادَمَ أَن لَّا تَعۡبُدُواْ ٱلشَّيۡطَـٰنَۖ إِنَّهُ ۥ لَكُمۡ عَدُوٌّ۬ مُّبِينٌ۬ وَأَنِ ٱعۡبُدُونِىۚ هَـٰذَا صِرَٲطٌ۬ مُّسۡتَقِيمٌ۬ وَلَقَدۡ أَضَلَّ مِنكُمۡ جِبِلاًّ۬ كَثِيرًاۖ أَفَلَمۡ تَكُونُواْ تَعۡقِلُونَ هَـٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى كُنتُمۡ تُوعَدُونَ ٱصۡلَوۡهَا ٱلۡيَوۡمَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ ٱلۡيَوۡمَ نَخۡتِمُ عَلَىٰٓ أَفۡوَٲهِهِمۡ وَتُكَلِّمُنَآ أَيۡدِيہِمۡ وَتَشۡہَدُ أَرۡجُلُهُم بِمَا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ وَلَوۡ نَشَآءُ لَطَمَسۡنَا عَلَىٰٓ أَعۡيُنِہِمۡ فَٱسۡتَبَقُواْ ٱلصِّرَٲطَ فَأَنَّىٰ يُبۡصِرُونَ وَلَوۡ نَشَآءُ لَمَسَخۡنَـٰهُمۡ عَلَىٰ مَڪَانَتِهِمۡ فَمَا ٱسۡتَطَـٰعُواْ مُضِيًّ۬ا وَلَا يَرۡجِعُونَ وَمَن نُّعَمِّرۡهُ نُنَڪِّسۡهُ فِى ٱلۡخَلۡقِۖ أَفَلَا يَعۡقِلُونَ وَمَا عَلَّمۡنَـٰهُ ٱلشِّعۡرَ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُ ۥۤۚ إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرٌ۬ وَقُرۡءَانٌ۬ مُّبِينٌ۬ لِّيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّ۬ا وَيَحِقَّ ٱلۡقَوۡلُ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِينَ أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّا خَلَقۡنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتۡ أَيۡدِينَآ أَنۡعَـٰمً۬ا فَهُمۡ لَهَا مَـٰلِكُونَ وَذَلَّلۡنَـٰهَا لَهُمۡ فَمِنۡہَا رَكُوبُہُمۡ وَمِنۡہَا يَأۡكُلُونَ وَلَهُمۡ فِيہَا مَنَـٰفِعُ وَمَشَارِبُۖ أَفَلَا يَشۡكُرُونَ وَٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً۬ لَّعَلَّهُمۡ يُنصَرُونَ لَا يَسۡتَطِيعُونَ نَصۡرَهُمۡ وَهُمۡ لَهُمۡ جُندٌ۬ مُّحۡضَرُونَ فَلَا يَحۡزُنكَ قَوۡلُهُمۡۘ إِنَّا نَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَ أَوَلَمۡ يَرَ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَـٰهُ مِن نُّطۡفَةٍ۬ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ۬ مُّبِينٌ۬ وَضَرَبَ لَنَا مَثَلاً۬ وَنَسِىَ خَلۡقَهُ ۥۖ قَالَ مَن يُحۡىِ ٱلۡعِظَـٰمَ وَهِىَ رَمِيمٌ۬ قُلۡ يُحۡيِيہَا ٱلَّذِىٓ أَنشَأَهَآ أَوَّلَ مَرَّةٍ۬ۖ وَهُوَ بِكُلِّ خَلۡقٍ عَلِيمٌ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلشَّجَرِ ٱلۡأَخۡضَرِ نَارً۬ا فَإِذَآ أَنتُم مِّنۡهُ تُوقِدُونَ أَوَلَيۡسَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِقَـٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يَخۡلُقَ مِثۡلَهُمۚ بَلَىٰ وَهُوَ ٱلۡخَلَّـٰقُ ٱلۡعَلِيمُ إِنَّمَآ أَمۡرُهُ ۥۤ إِذَآ أَرَادَ شَيۡـٴً۬ـا أَن يَقُولَ لَهُ ۥ كُن فَيَكُونُ فَسُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِى بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىۡءٍ۬ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ Fetih Suresi سُوۡرَةُ الفَتْح بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِنَّا فَتَحۡنَا لَكَ فَتۡحً۬ا مُّبِينً۬ا لِّيَغۡفِرَ لَكَ ٱللَّهُ مَا تَقَدَّمَ مِن ذَنۢبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعۡمَتَهُ ۥ عَلَيۡكَ وَيَہۡدِيَكَ صِرَٲطً۬ا مُّسۡتَقِيمً۬ا وَيَنصُرَكَ ٱللَّهُ نَصۡرًا عَزِيزًا هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ ٱلسَّكِينَةَ فِى قُلُوبِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ لِيَزۡدَادُوٓاْ إِيمَـٰنً۬ا مَّعَ إِيمَـٰنِہِمۡۗ وَلِلَّهِ جُنُودُ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمً۬ا لِّيُدۡخِلَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَـٰتِ جَنَّـٰتٍ۬ تَجۡرِى مِن تَحۡتِہَا ٱلۡأَنۡہَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيہَا وَيُڪَفِّرَ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔاتِہِمۡۚ وَكَانَ ذَٲلِكَ عِندَ ٱللَّهِ فَوۡزًا عَظِيمً۬ا وَيُعَذِّبَ ٱلۡمُنَـٰفِقِينَ وَٱلۡمُنَـٰفِقَـٰتِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ وَٱلۡمُشۡرِكَـٰتِ ٱلظَّآنِّينَ بِٱللَّهِ ظَنَّ ٱلسَّوۡءِۚ عَلَيۡہِمۡ دَآٮِٕرَةُ ٱلسَّوۡءِۖ وَغَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيۡہِمۡ وَلَعَنَهُمۡ وَأَعَدَّ لَهُمۡ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرً۬ا وَلِلَّهِ جُنُودُ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا إِنَّآ أَرۡسَلۡنَـٰكَ شَـٰهِدً۬ا وَمُبَشِّرً۬ا وَنَذِيرً۬ا لِّتُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ وَتُسَبِّحُوهُ بُڪۡرَةً۬ وَأَصِيلاً إِنَّ ٱلَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ ٱللَّهَ يَدُ ٱللَّهِ فَوۡقَ أَيۡدِيہِمۡۚ فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَىٰ نَفۡسِهِۦۖ وَمَنۡ أَوۡفَىٰ بِمَا عَـٰهَدَ عَلَيۡهُ ٱللَّهَ فَسَيُؤۡتِيهِ أَجۡرًا عَظِيمً۬ا سَيَقُولُ لَكَ ٱلۡمُخَلَّفُونَ مِنَ ٱلۡأَعۡرَابِ شَغَلَتۡنَآ أَمۡوَٲلُنَا وَأَهۡلُونَا فَٱسۡتَغۡفِرۡ لَنَاۚ يَقُولُونَ بِأَلۡسِنَتِهِم مَّا لَيۡسَ فِى قُلُوبِهِمۡۚ قُلۡ فَمَن يَمۡلِكُ لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔا إِنۡ أَرَادَ بِكُمۡ ضَرًّا أَوۡ أَرَادَ بِكُمۡ نَفۡعَۢاۚ بَلۡ كَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرَۢا بَلۡ ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَنقَلِبَ ٱلرَّسُولُ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ إِلَىٰٓ أَهۡلِيهِمۡ أَبَدً۬ا وَزُيِّنَ ذَٲلِكَ فِى قُلُوبِكُمۡ وَظَنَنتُمۡ ظَنَّ ٱلسَّوۡءِ وَڪُنتُمۡ قَوۡمَۢا بُورً۬ا وَمَن لَّمۡ يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ فَإِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلۡكَـٰفِرِينَ سَعِيرً۬ا وَلِلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ يَغۡفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُۚ وَڪَانَ ٱللَّهُ غَفُورً۬ا رَّحِيمً۬ا سَيَقُولُ ٱلۡمُخَلَّفُونَ إِذَا ٱنطَلَقۡتُمۡ إِلَىٰ مَغَانِمَ لِتَأۡخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعۡكُمۡۖ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُواْ كَلَـٰمَ ٱللَّهِۚ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا ڪَذَٲلِكُمۡ قَالَ ٱللَّهُ مِن قَبۡلُۖ فَسَيَقُولُونَ بَلۡ تَحۡسُدُونَنَاۚ بَلۡ كَانُواْ لَا يَفۡقَهُونَ إِلَّا قَلِيلاً۬ قُل لِّلۡمُخَلَّفِينَ مِنَ ٱلۡأَعۡرَابِ سَتُدۡعَوۡنَ إِلَىٰ قَوۡمٍ أُوْلِى بَأۡسٍ۬ شَدِيدٍ۬ تُقَـٰتِلُونَہُمۡ أَوۡ يُسۡلِمُونَۖ فَإِن تُطِيعُواْ يُؤۡتِكُمُ ٱللَّهُ أَجۡرًا حَسَنً۬اۖ وَإِن تَتَوَلَّوۡاْ كَمَا تَوَلَّيۡتُم مِّن قَبۡلُ يُعَذِّبۡكُمۡ عَذَابًا أَلِيمً۬ا لَّيۡسَ عَلَى ٱلۡأَعۡمَىٰ حَرَجٌ۬ وَلَا عَلَى ٱلۡأَعۡرَجِ حَرَجٌ۬ وَلَا عَلَى ٱلۡمَرِيضِ حَرَجٌ۬ۗ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُ ۥ يُدۡخِلۡهُ جَنَّـٰتٍ۬ تَجۡرِى مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡہَـٰرُۖ وَمَن يَتَوَلَّ يُعَذِّبۡهُ عَذَابًا أَلِيمً۬ا ۞ لَّقَدۡ رَضِىَ ٱللَّهُ عَنِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ إِذۡ يُبَايِعُونَكَ تَحۡتَ ٱلشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا فِى قُلُوبِہِمۡ فَأَنزَلَ ٱلسَّكِينَةَ عَلَيۡہِمۡ وَأَثَـٰبَهُمۡ فَتۡحً۬ا قَرِيبً۬ا وَمَغَانِمَ كَثِيرَةً۬ يَأۡخُذُونَہَاۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمً۬ا وَعَدَكُمُ ٱللَّهُ مَغَانِمَ ڪَثِيرَةً۬ تَأۡخُذُونَہَا فَعَجَّلَ لَكُمۡ هَـٰذِهِۦ وَكَفَّ أَيۡدِىَ ٱلنَّاسِ عَنكُمۡ وَلِتَكُونَ ءَايَةً۬ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ وَيَهۡدِيَكُمۡ صِرَٲطً۬ا مُّسۡتَقِيمً۬ا وَأُخۡرَىٰ لَمۡ تَقۡدِرُواْ عَلَيۡہَا قَدۡ أَحَاطَ ٱللَّهُ بِہَاۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ ڪُلِّ شَىۡءٍ۬ قَدِيرً۬ا وَلَوۡ قَـٰتَلَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوَلَّوُاْ ٱلۡأَدۡبَـٰرَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِيًّ۬ا وَلَا نَصِيرً۬ا سُنَّةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلُۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبۡدِيلاً۬ وَهُوَ ٱلَّذِى كَفَّ أَيۡدِيَهُمۡ عَنكُمۡ وَأَيۡدِيَكُمۡ عَنۡہُم بِبَطۡنِ مَكَّةَ مِنۢ بَعۡدِ أَنۡ أَظۡفَرَكُمۡ عَلَيۡهِمۡۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرًا هُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّوڪُمۡ عَنِ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ وَٱلۡهَدۡىَ مَعۡكُوفًا أَن يَبۡلُغَ مَحِلَّهُ ۥۚ وَلَوۡلَا رِجَالٌ۬ مُّؤۡمِنُونَ وَنِسَآءٌ۬ مُّؤۡمِنَـٰتٌ۬ لَّمۡ تَعۡلَمُوهُمۡ أَن تَطَـُٔوهُمۡ فَتُصِيبَكُم مِّنۡهُم مَّعَرَّةُۢ بِغَيۡرِ عِلۡمٍ۬ۖ لِّيُدۡخِلَ ٱللَّهُ فِى رَحۡمَتِهِۦ مَن يَشَآءُۚ لَوۡ تَزَيَّلُواْ لَعَذَّبۡنَا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡهُمۡ عَذَابًا أَلِيمًا إِذۡ جَعَلَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلۡحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ ٱلۡجَـٰهِلِيَّةِ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَڪِينَتَهُ ۥ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَعَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَأَلۡزَمَهُمۡ ڪَلِمَةَ ٱلتَّقۡوَىٰ وَكَانُوٓاْ أَحَقَّ بِہَا وَأَهۡلَهَاۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىۡءٍ عَلِيمً۬ا لَّقَدۡ صَدَقَ ٱللَّهُ رَسُولَهُ ٱلرُّءۡيَا بِٱلۡحَقِّۖ لَتَدۡخُلُنَّ ٱلۡمَسۡجِدَ ٱلۡحَرَامَ إِن شَآءَ ٱللَّهُ ءَامِنِينَ مُحَلِّقِينَ رُءُوسَكُمۡ وَمُقَصِّرِينَ لَا تَخَافُونَۖ فَعَلِمَ مَا لَمۡ تَعۡلَمُواْ فَجَعَلَ مِن دُونِ ذَٲلِكَ فَتۡحً۬ا قَرِيبًا هُوَ ٱلَّذِىٓ أَرۡسَلَ رَسُولَهُ ۥ بِٱلۡهُدَىٰ وَدِينِ ٱلۡحَقِّ لِيُظۡهِرَهُ ۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدً۬ا مُّحَمَّدٌ۬ رَّسُولُ ٱللَّهِۚ وَٱلَّذِينَ مَعَهُ ۥۤ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلۡكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيۡنَہُمۡۖ تَرَٮٰهُمۡ رُكَّعً۬ا سُجَّدً۬ا يَبۡتَغُونَ فَضۡلاً۬ مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٲنً۬اۖ سِيمَاهُمۡ فِى وُجُوهِهِم مِّنۡ أَثَرِ ٱلسُّجُودِۚ ذَٲلِكَ مَثَلُهُمۡ فِى ٱلتَّوۡرَٮٰةِۚ وَمَثَلُهُمۡ فِى ٱلۡإِنجِيلِ كَزَرۡعٍ أَخۡرَجَ شَطۡـَٔهُ ۥ فَـَٔازَرَهُ ۥ فَٱسۡتَغۡلَظَ فَٱسۡتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعۡجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِہِمُ ٱلۡكُفَّارَۗ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ مِنۡہُم مَّغۡفِرَةً۬ وَأَجۡرًا عَظِيمَۢا Rahman Suresi سُوۡرَةُ الرَّحمٰن بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلرَّحۡمَـٰنُ عَلَّمَ ٱلۡقُرۡءَانَ خَلَقَ ٱلۡإِنسَـٰنَ عَلَّمَهُ ٱلۡبَيَانَ ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ بِحُسۡبَانٍ۬ وَٱلنَّجۡمُ وَٱلشَّجَرُ يَسۡجُدَانِ وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلۡمِيزَانَ أَلَّا تَطۡغَوۡاْ فِى ٱلۡمِيزَانِ وَأَقِيمُواْ ٱلۡوَزۡنَ بِٱلۡقِسۡطِ وَلَا تُخۡسِرُواْ ٱلۡمِيزَانَ وَٱلۡأَرۡضَ وَضَعَهَا لِلۡأَنَامِ فِيہَا فَـٰكِهَةٌ۬ وَٱلنَّخۡلُ ذَاتُ ٱلۡأَكۡمَامِ وَٱلۡحَبُّ ذُو ٱلۡعَصۡفِ وَٱلرَّيۡحَانُ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ خَلَقَ ٱلۡإِنسَـٰنَ مِن صَلۡصَـٰلٍ۬ كَٱلۡفَخَّارِ وَخَلَقَ ٱلۡجَآنَّ مِن مَّارِجٍ۬ مِّن نَّارٍ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقَيۡنِ وَرَبُّ ٱلۡمَغۡرِبَيۡنِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ مَرَجَ ٱلۡبَحۡرَيۡنِ يَلۡتَقِيَانِ بَيۡنَہُمَا بَرۡزَخٌ۬ لَّا يَبۡغِيَانِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ يَخۡرُجُ مِنۡہُمَا ٱللُّؤۡلُؤُ وَٱلۡمَرۡجَانُ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ وَلَهُ ٱلۡجَوَارِ ٱلۡمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلۡبَحۡرِ كَٱلۡأَعۡلَـٰمِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ كُلُّ مَنۡ عَلَيۡہَا فَانٍ۬ وَيَبۡقَىٰ وَجۡهُ رَبِّكَ ذُو ٱلۡجَلَـٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ يَسۡــٴَـلُهُ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ كُلَّ يَوۡمٍ هُوَ فِى شَأۡنٍ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ سَنَفۡرُغُ لَكُمۡ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ يَـٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ إِنِ ٱسۡتَطَعۡتُمۡ أَن تَنفُذُواْ مِنۡ أَقۡطَارِ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِ فَٱنفُذُواْۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلۡطَـٰنٍ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ يُرۡسَلُ عَلَيۡكُمَا شُوَاظٌ۬ مِّن نَّارٍ۬ وَنُحَاسٌ۬ فَلَا تَنتَصِرَانِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ وَرۡدَةً۬ كَٱلدِّهَانِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ فَيَوۡمَٮِٕذٍ۬ لَّا يُسۡـٴَـلُ عَن ذَنۢبِهِۦۤ إِنسٌ۬ وَلَا جَآنٌّ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّڪُمَا تُكَذِّبَانِ يُعۡرَفُ ٱلۡمُجۡرِمُونَ بِسِيمَـٰهُمۡ فَيُؤۡخَذُ بِٱلنَّوَٲصِى وَٱلۡأَقۡدَامِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ هَـٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِہَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ يَطُوفُونَ بَيۡنَہَا وَبَيۡنَ حَمِيمٍ ءَانٍ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ وَلِمَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ذَوَاتَآ أَفۡنَانٍ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ فِيہِمَا عَيۡنَانِ تَجۡرِيَانِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ فِيہِمَا مِن كُلِّ فَـٰكِهَةٍ۬ زَوۡجَانِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشِۭ بَطَآٮِٕنُہَا مِنۡ إِسۡتَبۡرَقٍ۬ۚ وَجَنَى ٱلۡجَنَّتَيۡنِ دَانٍ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ فِيہِنَّ قَـٰصِرَٲتُ ٱلطَّرۡفِ لَمۡ يَطۡمِثۡہُنَّ إِنسٌ۬ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنٌّ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ كَأَنَّہُنَّ ٱلۡيَاقُوتُ وَٱلۡمَرۡجَانُ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ هَلۡ جَزَآءُ ٱلۡإِحۡسَـٰنِ إِلَّا ٱلۡإِحۡسَـٰنُ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ وَمِن دُونِہِمَا جَنَّتَانِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ مُدۡهَآمَّتَانِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ فِيہِمَا عَيۡنَانِ نَضَّاخَتَانِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ فِيہِمَا فَـٰكِهَةٌ۬ وَنَخۡلٌ۬ وَرُمَّانٌ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ فِيہِنَّ خَيۡرَٲتٌ حِسَانٌ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ حُورٌ۬ مَّقۡصُورَٲتٌ۬ فِى ٱلۡخِيَامِ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ لَمۡ يَطۡمِثۡہُنَّ إِنسٌ۬ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنٌّ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفۡرَفٍ خُضۡرٍ۬ وَعَبۡقَرِىٍّ حِسَانٍ۬ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ تَبَـٰرَكَ ٱسۡمُ رَبِّكَ ذِى ٱلۡجَلَـٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ Mülk Suresi Tebareke سُوۡرَةُ المُلک بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ تَبَـٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلۡمُلۡكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ۬ قَدِيرٌ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلۡمَوۡتَ وَٱلۡحَيَوٰةَ لِيَبۡلُوَكُمۡ أَيُّكُمۡ أَحۡسَنُ عَمَلاً۬ۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡغَفُورُ ٱلَّذِى خَلَقَ سَبۡعَ سَمَـٰوَٲتٍ۬ طِبَاقً۬اۖ مَّا تَرَىٰ فِى خَلۡقِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ مِن تَفَـٰوُتٍ۬ۖ فَٱرۡجِعِ ٱلۡبَصَرَ هَلۡ تَرَىٰ مِن فُطُورٍ۬ ثُمَّ ٱرۡجِعِ ٱلۡبَصَرَ كَرَّتَيۡنِ يَنقَلِبۡ إِلَيۡكَ ٱلۡبَصَرُ خَاسِئً۬ا وَهُوَ حَسِيرٌ۬ وَلَقَدۡ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِمَصَـٰبِيحَ وَجَعَلۡنَـٰهَا رُجُومً۬ا لِّلشَّيَـٰطِينِۖ وَأَعۡتَدۡنَا لَهُمۡ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ وَلِلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّہِمۡ عَذَابُ جَهَنَّمَۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ إِذَآ أُلۡقُواْ فِيہَا سَمِعُواْ لَهَا شَہِيقً۬ا وَهِىَ تَفُورُ تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلۡغَيۡظِۖ كُلَّمَآ أُلۡقِىَ فِيہَا فَوۡجٌ۬ سَأَلَهُمۡ خَزَنَتُہَآ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَذِيرٌ۬ قَالُواْ بَلَىٰ قَدۡ جَآءَنَا نَذِيرٌ۬ فَكَذَّبۡنَا وَقُلۡنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىۡءٍ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا فِى ضَلَـٰلٍ۬ كَبِيرٍ۬ وَقَالُواْ لَوۡ كُنَّا نَسۡمَعُ أَوۡ نَعۡقِلُ مَا كُنَّا فِىٓ أَصۡحَـٰبِ ٱلسَّعِيرِ فَٱعۡتَرَفُواْ بِذَنۢبِہِمۡ فَسُحۡقً۬ا لِّأَصۡحَـٰبِ ٱلسَّعِيرِ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُم بِٱلۡغَيۡبِ لَهُم مَّغۡفِرَةٌ۬ وَأَجۡرٌ۬ كَبِيرٌ۬ وَأَسِرُّواْ قَوۡلَكُمۡ أَوِ ٱجۡهَرُواْ بِهِۦۤۖ إِنَّهُ ۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ أَلَا يَعۡلَمُ مَنۡ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلۡخَبِيرُ هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ ذَلُولاً۬ فَٱمۡشُواْ فِى مَنَاكِبِہَا وَكُلُواْ مِن رِّزۡقِهِۦۖ وَإِلَيۡهِ ٱلنُّشُورُ ءَأَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يَخۡسِفَ بِكُمُ ٱلۡأَرۡضَ فَإِذَا هِىَ تَمُورُ أَمۡ أَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يُرۡسِلَ عَلَيۡكُمۡ حَاصِبً۬اۖ فَسَتَعۡلَمُونَ كَيۡفَ نَذِيرِ وَلَقَدۡ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَكَيۡفَ كَانَ نَكِيرِ أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَى ٱلطَّيۡرِ فَوۡقَهُمۡ صَـٰٓفَّـٰتٍ۬ وَيَقۡبِضۡنَۚ مَا يُمۡسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحۡمَـٰنُۚ إِنَّهُ ۥ بِكُلِّ شَىۡءِۭ بَصِيرٌ أَمَّنۡ هَـٰذَا ٱلَّذِى هُوَ جُندٌ۬ لَّكُمۡ يَنصُرُكُم مِّن دُونِ ٱلرَّحۡمَـٰنِۚ إِنِ ٱلۡكَـٰفِرُونَ إِلَّا فِى غُرُورٍ أَمَّنۡ هَـٰذَا ٱلَّذِى يَرۡزُقُكُمۡ إِنۡ أَمۡسَكَ رِزۡقَهُ ۥۚ بَل لَّجُّواْ فِى عُتُوٍّ۬ وَنُفُورٍ أَفَمَن يَمۡشِى مُكِبًّا عَلَىٰ وَجۡهِهِۦۤ أَهۡدَىٰٓ أَمَّن يَمۡشِى سَوِيًّا عَلَىٰ صِرَٲطٍ۬ مُّسۡتَقِيمٍ۬ قُلۡ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمۡ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَـٰرَ وَٱلۡأَفۡـِٔدَةَۖ قَلِيلاً۬ مَّا تَشۡكُرُونَ قُلۡ هُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمۡ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَإِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ قُلۡ إِنَّمَا ٱلۡعِلۡمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۟ نَذِيرٌ۬ مُّبِينٌ۬ فَلَمَّا رَأَوۡهُ زُلۡفَةً۬ سِيٓـَٔتۡ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَقِيلَ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَهۡلَكَنِىَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِىَ أَوۡ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ ٱلۡكَـٰفِرِينَ مِنۡ عَذَابٍ أَلِيمٍ۬ قُلۡ هُوَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيۡهِ تَوَكَّلۡنَاۖ فَسَتَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ فِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ۬ قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَصۡبَحَ مَآؤُكُمۡ غَوۡرً۬ا فَمَن يَأۡتِيكُم بِمَآءٍ۬ مَّعِينِۭ Nebe Suresi Amme سُوۡرَةُ النّبَإِ بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ ٱلَّذِى هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ ثُمَّ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَـٰدً۬ا وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادً۬ا وَخَلَقۡنَـٰكُمۡ أَزۡوَٲجً۬ا وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتً۬ا وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسً۬ا وَجَعَلۡنَا ٱلنَّہَارَ مَعَاشً۬ا وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعً۬ا شِدَادً۬ا وَجَعَلۡنَا سِرَاجً۬ا وَهَّاجً۬ا وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٲتِ مَآءً۬ ثَجَّاجً۬ا لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبًّ۬ا وَنَبَاتً۬ا وَجَنَّـٰتٍ أَلۡفَافًا إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَـٰتً۬ا يَوۡمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجً۬ا وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٲبً۬ا وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادً۬ا لِّلطَّـٰغِينَ مَـَٔابً۬ا لَّـٰبِثِينَ فِيہَآ أَحۡقَابً۬ا لَّا يَذُوقُونَ فِيہَا بَرۡدً۬ا وَلَا شَرَابًا إِلَّا حَمِيمً۬ا وَغَسَّاقً۬ا جَزَآءً۬ وِفَاقًا إِنَّہُمۡ ڪَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابً۬ا وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَـٰتِنَا كِذَّابً۬ا وَكُلَّ شَىۡءٍ أَحۡصَيۡنَـٰهُ ڪِتَـٰبً۬ا فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا حَدَآٮِٕقَ وَأَعۡنَـٰبً۬ا وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابً۬ا وَكَأۡسً۬ا دِهَاقً۬ا لَّا يَسۡمَعُونَ فِيہَا لَغۡوً۬ا وَلَا كِذَّٲبً۬ا جَزَآءً۬ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابً۬ا رَّبِّ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَہُمَا ٱلرَّحۡمَـٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابً۬ا يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَـٰٓٮِٕكَةُ صَفًّ۬اۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابً۬ا ذَٲلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا إِنَّآ أَنذَرۡنَـٰكُمۡ عَذَابً۬ا قَرِيبً۬ا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَـٰلَيۡتَنِى كُنتُ تُرَٲبَۢا Cuma Suresi سُوۡرَةُ الجُمُعَة بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ ٱلۡمَلِكِ ٱلۡقُدُّوسِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَكِيمِ هُوَ ٱلَّذِى بَعَثَ فِى ٱلۡأُمِّيِّـۧنَ رَسُولاً۬ مِّنۡہُمۡ يَتۡلُواْ عَلَيۡہِمۡ ءَايَـٰتِهِۦ وَيُزَكِّيہِمۡ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلۡكِتَـٰبَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَإِن كَانُواْ مِن قَبۡلُ لَفِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ۬ وَءَاخَرِينَ مِنۡہُمۡ لَمَّا يَلۡحَقُواْ بِہِمۡۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ذَٲلِكَ فَضۡلُ ٱللَّهِ يُؤۡتِيهِ مَن يَشَآءُۚ وَٱللَّهُ ذُو ٱلۡفَضۡلِ ٱلۡعَظِيمِ مَثَلُ ٱلَّذِينَ حُمِّلُواْ ٱلتَّوۡرَٮٰةَ ثُمَّ لَمۡ يَحۡمِلُوهَا كَمَثَلِ ٱلۡحِمَارِ يَحۡمِلُ أَسۡفَارَۢاۚ بِئۡسَ مَثَلُ ٱلۡقَوۡمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ لَا يَہۡدِى ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ قُلۡ يَـٰٓأَيُّہَا ٱلَّذِينَ هَادُوٓاْ إِن زَعَمۡتُمۡ أَنَّكُمۡ أَوۡلِيَآءُ لِلَّهِ مِن دُونِ ٱلنَّاسِ فَتَمَنَّوُاْ ٱلۡمَوۡتَ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ وَلَا يَتَمَنَّوۡنَهُ ۥۤ أَبَدَۢا بِمَا قَدَّمَتۡ أَيۡدِيهِمۡۚ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِٱلظَّـٰلِمِينَ قُلۡ إِنَّ ٱلۡمَوۡتَ ٱلَّذِى تَفِرُّونَ مِنۡهُ فَإِنَّهُ ۥ مُلَـٰقِيڪُمۡۖ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَىٰ عَـٰلِمِ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ يَـٰٓأَيُّہَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا نُودِىَ لِلصَّلَوٰةِ مِن يَوۡمِ ٱلۡجُمُعَةِ فَٱسۡعَوۡاْ إِلَىٰ ذِكۡرِ ٱللَّهِ وَذَرُواْ ٱلۡبَيۡعَۚ ذَٲلِكُمۡ خَيۡرٌ۬ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ فَإِذَا قُضِيَتِ ٱلصَّلَوٰةُ فَٱنتَشِرُواْ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَٱبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِ ٱللَّهِ وَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ كَثِيرً۬ا لَّعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ وَإِذَا رَأَوۡاْ تِجَـٰرَةً أَوۡ لَهۡوًا ٱنفَضُّوٓاْ إِلَيۡہَا وَتَرَكُوكَ قَآٮِٕمً۬اۚ قُلۡ مَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٌ۬ مِّنَ ٱللَّهۡوِ وَمِنَ ٱلتِّجَـٰرَةِۚ وَٱللَّهُ خَيۡرُ ٱلرَّٲزِقِينَ Bakara Suresi 153 ile 157 . Ayetler سُوۡرَةُ البَقَرَة يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱسۡتَعِينُواْ بِٱلصَّبۡرِ وَٱلصَّلَوٰةِۚ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّـٰبِرِينَ وَلَا تَقُولُواْ لِمَن يُقۡتَلُ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أَمۡوَٲتُۢۚ بَلۡ أَحۡيَآءٌ۬ وَلَـٰكِن لَّا تَشۡعُرُونَ وَلَنَبۡلُوَنَّكُم بِشَىۡءٍ۬ مِّنَ ٱلۡخَوۡفِ وَٱلۡجُوعِ وَنَقۡصٍ۬ مِّنَ ٱلۡأَمۡوَٲلِ وَٱلۡأَنفُسِ وَٱلثَّمَرَٲتِۗ وَبَشِّرِ ٱلصَّـٰبِرِينَ ٱلَّذِينَ إِذَآ أَصَـٰبَتۡهُم مُّصِيبَةٌ۬ قَالُوٓاْ إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّآ إِلَيۡهِ رَٲجِعُونَ أُوْلَـٰٓٮِٕكَ عَلَيۡہِمۡ صَلَوَٲتٌ۬ مِّن رَّبِّهِمۡ وَرَحۡمَةٌ۬ۖ وَأُوْلَـٰٓٮِٕكَ هُمُ ٱلۡمُهۡتَدُونَ Bakara Suresi 18. Ayet صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ Fecr Suresi 27. 28. 29. 30. Ayetler يَٓا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُۗ اِرْجِع۪ٓي اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةًۚ فَادْخُل۪ي ف۪ي عِبَاد۪يۙ وَادْخُل۪ي جَنَّت۪ي Şems Suresi بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّىٰهَا فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَٰهَا كَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا وَلَا يَخَافُ عُقْبَٰهَا Zilzâl Suresi بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا زُلْزِلَتِ ٱلْأَرْضُ زِلْزَالَهَا وَأَخْرَجَتِ ٱلْأَرْضُ أَثْقَالَهَا وَقَالَ ٱلْإِنسَٰنُ مَا لَهَا يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَىٰ لَهَا يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ ٱلنَّاسُ أَشْتَاتًا لِّيُرَوْا۟ أَعْمَٰلَهُمْ فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۥ وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُۥ AYETEL KÜRSİ BAKARA Suresi Âyet - 255 سُوۡرَةُ البَقَرَة ٱللَّهُ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡحَىُّ ٱلۡقَيُّومُۚ لَا تَأۡخُذُهُ ۥ سِنَةٌ۬ وَلَا نَوۡمٌ۬ۚ لَّهُ ۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِۗ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشۡفَعُ عِندَهُ ۥۤ إِلَّا بِإِذۡنِهِۦۚ يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىۡءٍ۬ مِّنۡ عِلۡمِهِۦۤ إِلَّا بِمَا شَآءَۚ وَسِعَ كُرۡسِيُّهُ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضَۖ وَلَا يَـُٔودُهُ ۥ حِفۡظُهُمَاۚ وَهُوَ ٱلۡعَلِىُّ ٱلۡعَظِيمُ Haşr Suresi Son Ayetleri Levenzelna veya Hüvallahüllezi (21 ile 24. Ayetler) سُوۡرَةُ الحَشر لَوۡ أَنزَلۡنَا هَـٰذَا ٱلۡقُرۡءَانَ عَلَىٰ جَبَلٍ۬ لَّرَأَيۡتَهُ ۥ خَـٰشِعً۬ا مُّتَصَدِّعً۬ا مِّنۡ خَشۡيَةِ ٱللَّهِۚ وَتِلۡكَ ٱلۡأَمۡثَـٰلُ نَضۡرِبُہَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَفَكَّرُونَ هُوَ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَۖ عَـٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِۖ هُوَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ ٱلرَّحِيمُ هُوَ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡمَلِكُ ٱلۡقُدُّوسُ ٱلسَّلَـٰمُ ٱلۡمُؤۡمِنُ ٱلۡمُهَيۡمِنُ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡجَبَّارُ ٱلۡمُتَڪَبِّرُۚ سُبۡحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشۡرِڪُونَ هُوَ ٱللَّهُ ٱلۡخَـٰلِقُ ٱلۡبَارِئُ ٱلۡمُصَوِّرُۖ لَهُ ٱلۡأَسۡمَآءُ ٱلۡحُسۡنَىٰۚ يُسَبِّحُ لَهُ ۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ Tarık Suresi سُوۡرَةُ الطّارق بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ وَمَآ أَدۡرَٮٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُ إِن كُلُّ نَفۡسٍ۬ لَّمَّا عَلَيۡہَا حَافِظٌ۬ فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَـٰنُ مِمَّ خُلِقَ خُلِقَ مِن مَّآءٍ۬ دَافِقٍ۬ يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآٮِٕبِ إِنَّهُ ۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرٌ۬ يَوۡمَ تُبۡلَى ٱلسَّرَآٮِٕرُ فَمَا لَهُ ۥ مِن قُوَّةٍ۬ وَلَا نَاصِرٍ۬ وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجۡعِ وَٱلۡأَرۡضِ ذَاتِ ٱلصَّدۡعِ إِنَّهُ ۥ لَقَوۡلٌ۬ فَصۡلٌ۬ وَمَا هُوَ بِٱلۡهَزۡلِ إِنَّہُمۡ يَكِيدُونَ كَيۡدً۬ا وَأَكِيدُ كَيۡدً۬ا فَمَهِّلِ ٱلۡكَـٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا Duha Suresi سُوۡرَةُ الِضُّحىٰ بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلضُّحَىٰ وَٱلَّيۡلِ إِذَا سَجَىٰ مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ وَلَلۡأَخِرَةُ خَيۡرٌ۬ لَّكَ مِنَ ٱلۡأُولَىٰ وَلَسَوۡفَ يُعۡطِيكَ رَبُّكَ فَتَرۡضَىٰٓ أَلَمۡ يَجِدۡكَ يَتِيمً۬ا فَـَٔاوَىٰ وَوَجَدَكَ ضَآلاًّ۬ فَهَدَىٰ وَوَجَدَكَ عَآٮِٕلاً۬ فَأَغۡنَىٰ فَأَمَّا ٱلۡيَتِيمَ فَلَا تَقۡهَرۡ وَأَمَّا ٱلسَّآٮِٕلَ فَلَا تَنۡہَرۡ وَأَمَّا بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثۡ inşirah Suresi سُوۡرَةُ الشَّرح بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَلَمۡ نَشۡرَحۡ لَكَ صَدۡرَكَ وَوَضَعۡنَا عَنكَ وِزۡرَكَ ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهۡرَكَ وَرَفَعۡنَا لَكَ ذِكۡرَكَ فَإِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرًا إِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرً۬ا فَإِذَا فَرَغۡتَ فَٱنصَبۡ وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرۡغَب Vettin - Tin Suresi سُوۡرَةُ التِّین بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيۡتُونِ وَطُورِ سِينِينَ وَهَـٰذَا ٱلۡبَلَدِ ٱلۡأَمِينِ لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ فِىٓ أَحۡسَنِ تَقۡوِيمٍ۬ ثُمَّ رَدَدۡنَـٰهُ أَسۡفَلَ سَـٰفِلِينَ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فَلَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونٍ۬ فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعۡدُ بِٱلدِّينِ أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَحۡكَمِ ٱلۡحَـٰكِمِينَ Kadir Suresi سُوۡرَةُ القَدر بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِنَّآ أَنزَلۡنَـٰهُ فِى لَيۡلَةِ ٱلۡقَدۡرِ وَمَآ أَدۡرَٮٰكَ مَا لَيۡلَةُ ٱلۡقَدۡرِ لَيۡلَةُ ٱلۡقَدۡرِ خَيۡرٌ۬ مِّنۡ أَلۡفِ شَہۡرٍ۬ تَنَزَّلُ ٱلۡمَلَـٰٓٮِٕكَةُ وَٱلرُّوحُ فِيہَا بِإِذۡنِ رَبِّہِم مِّن كُلِّ أَمۡرٍ۬ سَلَـٰمٌ هِىَ حَتَّىٰ مَطۡلَعِ ٱلۡفَجۡرِ Tekasür Suresi سُوۡرَةُ التّکاثُر بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَلۡهَٮٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ ثُمَّ لَتَرَوُنَّہَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ ثُمَّ لَتُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَٮِٕذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ Asr Suresi سُوۡرَةُ العَصر بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلۡعَصۡرِ إِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ لَفِى خُسۡرٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡحَقِّ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ Fil Suresi سُوۡرَةُ الفِیل بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصۡحَـٰبِ ٱلۡفِيلِ أَلَمۡ يَجۡعَلۡ كَيۡدَهُمۡ فِى تَضۡلِيلٍ۬ وَأَرۡسَلَ عَلَيۡہِمۡ طَيۡرًا أَبَابِيلَ تَرۡمِيهِم بِحِجَارَةٍ۬ مِّن سِجِّيلٍ۬ فَجَعَلَهُمۡ كَعَصۡفٍ۬ مَّأۡڪُولِۭ Kureyş Suresi سُوۡرَةُ قُرَیش بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ لِإِيلَـٰفِ قُرَيۡشٍ إِیلَـٰفِهِمۡ رِحۡلَةَ ٱلشِّتَآءِ وَٱلصَّيۡفِ فَلۡيَعۡبُدُواْ رَبَّ هَـٰذَا ٱلۡبَيۡتِ ٱلَّذِىٓ أَطۡعَمَهُم مِّن جُوعٍ۬ وَءَامَنَهُم مِّنۡ خَوۡفِۭ Maun Suresi سُوۡرَةُ المَاعون بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ فَذَٲلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلۡيَتِيمَ وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ فَوَيۡلٌ۬ لِّلۡمُصَلِّينَ ٱلَّذِينَ هُمۡ عَن صَلَاتِہِمۡ سَاهُونَ ٱلَّذِينَ هُمۡ يُرَآءُونَ وَيَمۡنَعُونَ ٱلۡمَاعُونَ Kevser Suresi سُوۡرَةُ الکَوثَر بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِنَّآ أَعۡطَيۡنَـٰكَ ٱلۡكَوۡثَرَ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنۡحَرۡ إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلۡأَبۡتَرُ Kafirun Suresi سُوۡرَةُ الکافِرون بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ قُلۡ يَـٰٓأَيُّہَا ٱلۡڪَـٰفِرُونَ لَآ أَعۡبُدُ مَا تَعۡبُدُونَ وَلَآ أَنتُمۡ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعۡبُدُ وَلَآ أَنَا۟ عَابِدٌ۬ مَّا عَبَدتُّمۡ وَلَآ أَنتُمۡ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعۡبُدُ لَكُمۡ دِينُكُمۡ وَلِىَ دِينِ Nasr Suresi سُوۡرَةُ النّصر بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا جَآءَ نَصۡرُ ٱللَّهِ وَٱلۡفَتۡحُ وَرَأَيۡتَ ٱلنَّاسَ يَدۡخُلُونَ فِى دِينِ ٱللَّهِ أَفۡوَاجً۬ا فَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ وَٱسۡتَغۡفِرۡهُۚ إِنَّهُ ۥ ڪَانَ تَوَّابَۢا Tebbet Suresi سُوۡرَةُ لهب / المَسَد بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ تَبَّتۡ يَدَآ أَبِى لَهَبٍ۬ وَتَبَّ مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُ مَالُهُ ۥ وَمَا ڪَسَبَ سَيَصۡلَىٰ نَارً۬ا ذَاتَ لَهَبٍ۬ وَٱمۡرَأَتُهُ ۥ حَمَّالَةَ ٱلۡحَطَبِ فِى جِيدِهَا حَبۡلٌ۬ مِّن مَّسَدِۭ ihlas Suresi سُوۡرَةُ الإخلاص بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ قُلۡ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ لَمۡ يَلِدۡ وَلَمۡ يُولَدۡ وَلَمۡ يَكُن لَّهُ ۥ ڪُفُوًا أَحَدٌ Felak Suresi سُوۡرَةُ الفَلَق بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ قُلۡ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلۡفَلَقِ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّـٰثَـٰتِ فِى ٱلۡعُقَدِ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ Nas Suresi سُوۡرَةُ النَّاس بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ قُلۡ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ إِلَـٰهِ ٱلنَّاسِ مِن شَرِّ ٱلۡوَسۡوَاسِ ٱلۡخَنَّاسِ ٱلَّذِى يُوَسۡوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ مِنَ ٱلۡجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ Bakara Suresi ilk 5 Ayeti بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ الٓمٓ ذَٰلِكَ ٱلْكِتَٰبُ لَا رَيْبَ ۛ فِيهِ ۛ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِٱلْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ وَٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِٱلْءَاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ Enam Suresi سورة الأنعام بسم الله الرحمن الرحيم الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَ ثُمَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِم يَعْدِلُونَ هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن طِينٍ ثُمَّ قَضَى أَجَلاً وَأَجَلٌ مُّسَمًّى عِندَهُ ثُمَّ أَنتُمْ تَمْتَرُونَ وَهُوَ اللَّهُ فِي السَّمَاوَاتِ وَفِي الأَرْضِ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ وَمَا تَأْتِيهِم مِّنْ آيَةٍ مِّنْ آيَاتِ رَبِّهِمْ إِلاَّ كَانُواْ عَنْهَا مُعْرِضِينَ فَقَدْ كَذَّبُواْ بِالْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ فَسَوْفَ يَأْتِيهِمْ أَنبَاء مَا كَانُواْ بِهِ يَسْتَهْزِؤُونَ أَلَمْ يَرَوْا كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّن قَرْنٍ مَّكَّنَّاهُمْ فِي الأَرْضِ مَا لَمْ نُمَكِّن لَّكُمْ وَأَرْسَلْنَا السَّمَاء عَلَيْهِم مِّدْرَارًا وَجَعَلْنَا الأَنْهَارَ تَجْرِي مِن تَحْتِهِمْ فَأَهْلَكْنَاهُم بِذُنُوبِهِمْ وَأَنشَأْنَا مِن بَعْدِهِمْ قَرْنًا آخَرِينَ وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا فِي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِأَيْدِيهِمْ لَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُواْ إِنْ هَذَا إِلاَّ سِحْرٌ مُّبِينٌ وَقَالُواْ لَوْلا أُنزِلَ عَلَيْهِ مَلَكٌ وَلَوْ أَنزَلْنَا مَلَكًا لَّقُضِيَ الأَمْرُ ثُمَّ لاَ يُنظَرُونَ وَلَوْ جَعَلْنَاهُ مَلَكًا لَّجَعَلْنَاهُ رَجُلاً وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِم مَّا يَلْبِسُونَ وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذِينَ سَخِرُواْ مِنْهُم مَّا كَانُواْ بِهِ يَسْتَهْزِؤُونَ قُلْ سِيرُواْ فِي الأَرْضِ ثُمَّ انظُرُواْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ قُل لِّمَن مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُل لِلَّهِ كَتَبَ عَلَى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ لاَ رَيْبَ فِيهِ الَّذِينَ خَسِرُواْ أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ وَلَهُ مَا سَكَنَ فِي اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ قُلْ أَغَيْرَ اللَّهِ أَتَّخِذُ وَلِيًّا فَاطِرِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَهُوَ يُطْعِمُ وَلاَ يُطْعَمُ قُلْ إِنِّيَ أُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَسْلَمَ وَلاَ تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِكِينَ قُلْ إِنِّيَ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّي عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ مَّن يُصْرَفْ عَنْهُ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمَهُ وَذَلِكَ الْفَوْزُ الْمُبِينُ وَإِن يَمْسَسْكَ اللَّهُ بِضُرٍّ فَلاَ كَاشِفَ لَهُ إِلاَّ هُوَ وَإِن يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ قُلْ أَيُّ شَيْءٍ أَكْبَرُ شَهَادَةً قُلِ اللَّهِ شَهِيدٌ بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَأُوحِيَ إِلَيَّ هَذَا الْقُرْآنُ لأُنذِرَكُم بِهِ وَمَن بَلَغَ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ اللَّهِ آلِهَةً أُخْرَى قُل لاَّ أَشْهَدُ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَهٌ وَاحِدٌ وَإِنَّنِي بَرِيءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ الَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَاءَهُمُ الَّذِينَ خَسِرُواْ أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِآيَاتِهِ إِنَّهُ لاَ يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُواْ أَيْنَ شُرَكَاؤُكُمُ الَّذِينَ كُنتُمْ تَزْعُمُونَ ثُمَّ لَمْ تَكُن فِتْنَتُهُمْ إِلاَّ أَن قَالُواْ وَاللَّهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِكِينَ انظُرْ كَيْفَ كَذَبُواْ عَلَى أَنفُسِهِمْ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُواْ يَفْتَرُونَ وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ وَجَعَلْنَا عَلَى قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِي آذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن يَرَوْا كُلَّ آيَةٍ لاَّ يُؤْمِنُواْ بِهَا حَتَّى إِذَا جَاؤُوكَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُواْ إِنْ هَذَا إِلاَّ أَسَاطِيرُ الأَوَّلِينَ وَهُمْ يَنْهَوْنَ عَنْهُ وَيَنْأَوْنَ عَنْهُ وَإِن يُهْلِكُونَ إِلاَّ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ وَلَوْ تَرَىَ إِذْ وُقِفُواْ عَلَى النَّارِ فَقَالُواْ يَا لَيْتَنَا نُرَدُّ وَلاَ نُكَذِّبَ بِآيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ بَلْ بَدَا لَهُم مَّا كَانُواْ يُخْفُونَ مِن قَبْلُ وَلَوْ رُدُّواْ لَعَادُواْ لِمَا نُهُواْ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ وَقَالُواْ إِنْ هِيَ إِلاَّ حَيَاتُنَا الدُّنْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ وَلَوْ تَرَى إِذْ وُقِفُواْ عَلَى رَبِّهِمْ قَالَ أَلَيْسَ هَذَا بِالْحَقِّ قَالُواْ بَلَى وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُواْ الْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَاء اللَّهِ حَتَّى إِذَا جَاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُواْ يَا حَسْرَتَنَا عَلَى مَا فَرَّطْنَا فِيهَا وَهُمْ يَحْمِلُونَ أَوْزَارَهُمْ عَلَى ظُهُورِهِمْ أَلاَ سَاء مَا يَزِرُونَ وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلاَّ لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَلَلدَّارُ الآخِرَةُ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ يَتَّقُونَ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ قَدْ نَعْلَمُ إِنَّهُ لَيَحْزُنُكَ الَّذِي يَقُولُونَ فَإِنَّهُمْ لاَ يُكَذِّبُونَكَ وَلَكِنَّ الظَّالِمِينَ بِآيَاتِ اللَّهِ يَجْحَدُونَ وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِّن قَبْلِكَ فَصَبَرُواْ عَلَى مَا كُذِّبُواْ وَأُوذُواْ حَتَّى أَتَاهُمْ نَصْرُنَا وَلاَ مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِ اللَّهِ وَلَقَدْ جَاءَكَ مِن نَّبَإِ الْمُرْسَلِينَ وَإِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ إِعْرَاضُهُمْ فَإِنِ اسْتَطَعْتَ أَن تَبْتَغِيَ نَفَقًا فِي الأَرْضِ أَوْ سُلَّمًا فِي السَّمَاء فَتَأْتِيَهُم بِآيَةٍ وَلَوْ شَاء اللَّهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدَى فَلاَ تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِلِينَ إِنَّمَا يَسْتَجِيبُ الَّذِينَ يَسْمَعُونَ وَالْمَوْتَى يَبْعَثُهُمُ اللَّهُ ثُمَّ إِلَيْهِ يُرْجَعُونَ وَقَالُواْ لَوْلاَ نُزِّلَ عَلَيْهِ آيَةٌ مِّن رَّبِّهِ قُلْ إِنَّ اللَّهَ قَادِرٌ عَلَى أَن يُنَزِّلَ آيَةً وَلَكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ وَمَا مِن دَابَّةٍ فِي الأَرْضِ وَلاَ طَائِرٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلاَّ أُمَمٌ أَمْثَالُكُم مَّا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِن شَيْءٍ ثُمَّ إِلَى رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ وَالَّذِينَ كَذَّبُواْ بِآيَاتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِي الظُّلُمَاتِ مَن يَشَإِ اللَّهُ يُضْلِلْهُ وَمَن يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ قُلْ أَرَأَيْتَكُم إِنْ أَتَاكُمْ عَذَابُ اللَّهِ أَوْ أَتَتْكُمُ السَّاعَةُ أَغَيْرَ اللَّهِ تَدْعُونَ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ بَلْ إِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ إِلَيْهِ إِنْ شَاء وَتَنسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا إِلَى أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَخَذْنَاهُمْ بِالْبَأْسَاء وَالضَّرَّاء لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ فَلَوْلا إِذْ جَاءَهُمْ بَأْسُنَا تَضَرَّعُواْ وَلَكِن قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ فَلَمَّا نَسُواْ مَا ذُكِّرُواْ بِهِ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ أَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍ حَتَّى إِذَا فَرِحُواْ بِمَا أُوتُواْ أَخَذْنَاهُم بَغْتَةً فَإِذَا هُم مُّبْلِسُونَ فَقُطِعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذِينَ ظَلَمُواْ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ أَخَذَ اللَّهُ سَمْعَكُمْ وَأَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلَى قُلُوبِكُم مَّنْ إِلَهٌ غَيْرُ اللَّهِ يَأْتِيكُم بِهِ انظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الآيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ قُلْ أَرَأَيْتَكُمْ إِنْ أَتَاكُمْ عَذَابُ اللَّهِ بَغْتَةً أَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ إِلاَّ الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ إِلاَّ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ فَمَنْ آمَنَ وَأَصْلَحَ فَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ وَالَّذِينَ كَذَّبُواْ بِآيَاتِنَا يَمَسُّهُمُ الْعَذَابُ بِمَا كَانُواْ يَفْسُقُونَ قُل لاَّ أَقُولُ لَكُمْ عِندِي خَزَائِنُ اللَّهِ وَلا أَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلا أَقُولُ لَكُمْ إِنِّي مَلَكٌ إِنْ أَتَّبِعُ إِلاَّ مَا يُوحَى إِلَيَّ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَفَلاَ تَتَفَكَّرُونَ وَأَنذِرْ بِهِ الَّذِينَ يَخَافُونَ أَن يُحْشَرُواْ إِلَى رَبِّهِمْ لَيْسَ لَهُم مِّن دُونِهِ وَلِيٌّ وَلاَ شَفِيعٌ لَّعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ وَلاَ تَطْرُدِ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِم مِّن شَيْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِم مِّن شَيْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِمِينَ وَكَذَلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لِّيَقُولُوا أَهَؤُلاء مَنَّ اللَّهُ عَلَيْهِم مِّن بَيْنِنَا أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَعْلَمَ بِالشَّاكِرِينَ وَإِذَا جَاءَكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِآيَاتِنَا فَقُلْ سَلامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ أَنَّهُ مَن عَمِلَ مِنكُمْ سُوءًا بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِن بَعْدِهِ وَأَصْلَحَ فَأَنَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ وَكَذَلِكَ نُفَصِّلُ الآيَاتِ وَلِتَسْتَبِينَ سَبِيلُ الْمُجْرِمِينَ قُلْ إِنِّي نُهِيتُ أَنْ أَعْبُدَ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ قُل لاَّ أَتَّبِعُ أَهْوَاءكُمْ قَدْ ضَلَلْتُ إِذًا وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُهْتَدِينَ قُلْ إِنِّي عَلَى بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّي وَكَذَّبْتُم بِهِ مَا عِندِي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِ إِنِ الْحُكْمُ إِلاَّ لِلَّهِ يَقُصُّ الْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ الْفَاصِلِينَ قُل لَّوْ أَنَّ عِندِي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِ لَقُضِيَ الأَمْرُ بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِالظَّالِمِينَ وَعِندَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لاَ يَعْلَمُهَا إِلاَّ هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلاَّ يَعْلَمُهَا وَلاَ حَبَّةٍ فِي ظُلُمَاتِ الأَرْضِ وَلاَ رَطْبٍ وَلاَ يَابِسٍ إِلاَّ فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ وَهُوَ الَّذِي يَتَوَفَّاكُم بِاللَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُم بِالنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ فِيهِ لِيُقْضَى أَجَلٌ مُّسَمًّى ثُمَّ إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُم حَفَظَةً حَتَّىَ إِذَا جَاءَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لاَ يُفَرِّطُونَ ثُمَّ رُدُّواْ إِلَى اللَّهِ مَوْلاهُمُ الْحَقِّ أَلاَ لَهُ الْحُكْمُ وَهُوَ أَسْرَعُ الْحَاسِبِينَ قُلْ مَن يُنَجِّيكُم مِّن ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً لَّئِنْ أَنجَانَا مِنْ هَذِهِ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرِينَ قُلِ اللَّهُ يُنَجِّيكُم مِّنْهَا وَمِن كُلِّ كَرْبٍ ثُمَّ أَنتُمْ تُشْرِكُونَ قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلَى أَن يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِّن فَوْقِكُمْ أَوْ مِن تَحْتِ أَرْجُلِكُمْ أَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذِيقَ بَعْضَكُم بَأْسَ بَعْضٍ انظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الآيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ وَكَذَّبَ بِهِ قَوْمُكَ وَهُوَ الْحَقُّ قُل لَّسْتُ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍ لِّكُلِّ نَبَإٍ مُّسْتَقَرٌّ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ وَإِذَا رَأَيْتَ الَّذِينَ يَخُوضُونَ فِي آيَاتِنَا فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتَّى يَخُوضُواْ فِي حَدِيثٍ غَيْرِهِ وَإِمَّا يُنسِيَنَّكَ الشَّيْطَانُ فَلاَ تَقْعُدْ بَعْدَ الذِّكْرَى مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ وَمَا عَلَى الَّذِينَ يَتَّقُونَ مِنْ حِسَابِهِم مِّن شَيْءٍ وَلَكِن ذِكْرَى لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ وَذَرِ الَّذِينَ اتَّخَذُواْ دِينَهُمْ لَعِبًا وَلَهْوًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَذَكِّرْ بِهِ أَن تُبْسَلَ نَفْسٌ بِمَا كَسَبَتْ لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ اللَّهِ وَلِيٌّ وَلاَ شَفِيعٌ وَإِن تَعْدِلْ كُلَّ عَدْلٍ لاَّ يُؤْخَذْ مِنْهَا أُوْلَئِكَ الَّذِينَ أُبْسِلُواْ بِمَا كَسَبُواْ لَهُمْ شَرَابٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌ بِمَا كَانُواْ يَكْفُرُونَ قُلْ أَنَدْعُو مِن دُونِ اللَّهِ مَا لاَ يَنفَعُنَا وَلاَ يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَى أَعْقَابِنَا بَعْدَ إِذْ هَدَانَا اللَّهُ كَالَّذِي اسْتَهْوَتْهُ الشَّيَاطِينُ فِي الأَرْضِ حَيْرَانَ لَهُ أَصْحَابٌ يَدْعُونَهُ إِلَى الْهُدَى ائْتِنَا قُلْ إِنَّ هُدَى اللَّهِ هُوَ الْهُدَىَ وَأُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ وَأَنْ أَقِيمُواْ الصَّلاةَ وَاتَّقُوهُ وَهُوَ الَّذِيَ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ بِالْحَقِّ وَيَوْمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُ قَوْلُهُ الْحَقُّ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنفَخُ فِي الصُّورِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ لِأَبِيهِ آزَرَ أَتَتَّخِذُ أَصْنَامًا آلِهَةً إِنِّي أَرَاكَ وَقَوْمَكَ فِي ضَلالٍ مُّبِينٍ وَكَذَلِكَ نُرِي إِبْرَاهِيمَ مَلَكُوتَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ الْمُوقِنِينَ فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ اللَّيْلُ رَأَى كَوْكَبًا قَالَ هَذَا رَبِّي فَلَمَّا أَفَلَ قَالَ لا أُحِبُّ الآفِلِينَ فَلَمَّا رَأَى الْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هَذَا رَبِّي فَلَمَّا أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمْ يَهْدِنِي رَبِّي لأكُونَنَّ مِنَ الْقَوْمِ الضَّالِّينَ فَلَمَّا رَأَى الشَّمْسَ بَازِغَةً قَالَ هَذَا رَبِّي هَذَا أَكْبَرُ فَلَمَّا أَفَلَتْ قَالَ يَا قَوْمِ إِنِّي بَرِيءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ إِنِّي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ وَحَاجَّهُ قَوْمُهُ قَالَ أَتُحَاجُّونِّي فِي اللَّهِ وَقَدْ هَدَانِ وَلاَ أَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِهِ إِلاَّ أَن يَشَاء رَبِّي شَيْئًا وَسِعَ رَبِّي كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًا أَفَلاَ تَتَذَكَّرُونَ وَكَيْفَ أَخَافُ مَا أَشْرَكْتُمْ وَلاَ تَخَافُونَ أَنَّكُمْ أَشْرَكْتُم بِاللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَانًا فَأَيُّ الْفَرِيقَيْنِ أَحَقُّ بِالأَمْنِ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ الَّذِينَ آمَنُواْ وَلَمْ يَلْبِسُواْ إِيمَانَهُم بِظُلْمٍ أُوْلَئِكَ لَهُمُ الأَمْنُ وَهُم مُّهْتَدُونَ وَتِلْكَ حُجَّتُنَا آتَيْنَاهَا إِبْرَاهِيمَ عَلَى قَوْمِهِ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَّن نَّشَاء إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ وَوَهَبْنَا لَهُ إِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ كُلاًّ هَدَيْنَا وَنُوحًا هَدَيْنَا مِن قَبْلُ وَمِن ذُرِّيَّتِهِ دَاوُودَ وَسُلَيْمَانَ وَأَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسَى وَهَارُونَ وَكَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ وَزَكَرِيَّا وَيَحْيَى وَعِيسَى وَإِلْيَاسَ كُلٌّ مِّنَ الصَّالِحِينَ وَإِسْمَاعِيلَ وَالْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًا وَكُلاًّ فَضَّلْنَا عَلَى الْعَالَمِينَ وَمِنْ آبَائِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَإِخْوَانِهِمْ وَاجْتَبَيْنَاهُمْ وَهَدَيْنَاهُمْ إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ ذَلِكَ هُدَى اللَّهِ يَهْدِي بِهِ مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ وَلَوْ أَشْرَكُواْ لَحَبِطَ عَنْهُم مَّا كَانُواْ يَعْمَلُونَ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ فَإِن يَكْفُرْ بِهَا هَؤُلاء فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَّيْسُواْ بِهَا بِكَافِرِينَ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ هَدَى اللَّهُ فَبِهُدَاهُمُ اقْتَدِهْ قُل لاَّ أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِنْ هُوَ إِلاَّ ذِكْرَى لِلْعَالَمِينَ وَمَا قَدَرُواْ اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ إِذْ قَالُواْ مَا أَنزَلَ اللَّهُ عَلَى بَشَرٍ مِّن شَيْءٍ قُلْ مَنْ أَنزَلَ الْكِتَابَ الَّذِي جَاءَ بِهِ مُوسَى نُورًا وَهُدًى لِّلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاطِيسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثِيرًا وَعُلِّمْتُم مَّا لَمْ تَعْلَمُواْ أَنتُمْ وَلاَ آبَاؤُكُمْ قُلِ اللَّهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ وَهَذَا كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُّصَدِّقُ الَّذِي بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنذِرَ أُمَّ الْقُرَى وَمَنْ حَوْلَهَا وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالآخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِهِ وَهُمْ عَلَى صَلاتِهِمْ يُحَافِظُونَ وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا أَوْ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمْ يُوحَ إِلَيْهِ شَيْءٌ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثْلَ مَا أَنزَلَ اللَّهُ وَلَوْ تَرَى إِذِ الظَّالِمُونَ فِي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلائِكَةُ بَاسِطُواْ أَيْدِيهِمْ أَخْرِجُواْ أَنفُسَكُمُ الْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللَّهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنتُمْ عَنْ آيَاتِهِ تَسْتَكْبِرُونَ وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادَى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُم مَّا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَاء ظُهُورِكُمْ وَمَا نَرَى مَعَكُمْ شُفَعَاءَكُمُ الَّذِينَ زَعَمْتُمْ أَنَّهُمْ فِيكُمْ شُرَكَاء لَقَد تَّقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمْ تَزْعُمُونَ إِنَّ اللَّهَ فَالِقُ الْحَبِّ وَالنَّوَى يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَمُخْرِجُ الْمَيِّتِ مِنَ الْحَيِّ ذَلِكُمُ اللَّهُ فَأَنَّى تُؤْفَكُونَ فَالِقُ الإِصْبَاحِ وَجَعَلَ اللَّيْلَ سَكَنًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ حُسْبَانًا ذَلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُواْ بِهَا فِي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ قَدْ فَصَّلْنَا الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ وَهُوَ الَّذِيَ أَنشَأَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ قَدْ فَصَّلْنَا الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ وَهُوَ الَّذِيَ أَنزَلَ مِنَ السَّمَاء مَاء فَأَخْرَجْنَا بِهِ نَبَاتَ كُلِّ شَيْءٍ فَأَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُّخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُّتَرَاكِبًا وَمِنَ النَّخْلِ مِن طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّاتٍ مِّنْ أَعْنَابٍ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ انظُرُواْ إِلَى ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ وَيَنْعِهِ إِنَّ فِي ذَلِكُمْ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ وَجَعَلُواْ لِلَّهِ شُرَكَاء الْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ وَخَرَقُواْ لَهُ بَنِينَ وَبَنَاتٍ بِغَيْرِ عِلْمٍ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يَصِفُونَ بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ أَنَّى يَكُونُ لَهُ وَلَدٌ وَلَمْ تَكُن لَّهُ صَاحِبَةٌ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ فَاعْبُدُوهُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ وَكِيلٌ لاَّ تُدْرِكُهُ الأَبْصَارُ وَهُوَ يُدْرِكُ الأَبْصَارَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ قَدْ جَاءَكُم بَصَائِرُ مِن رَّبِّكُمْ فَمَنْ أَبْصَرَ فَلِنَفْسِهِ وَمَنْ عَمِيَ فَعَلَيْهَا وَمَا أَنَاْ عَلَيْكُم بِحَفِيظٍ وَكَذَلِكَ نُصَرِّفُ الآيَاتِ وَلِيَقُولُواْ دَرَسْتَ وَلِنُبَيِّنَهُ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ اتَّبِعْ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ وَأَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِكِينَ وَلَوْ شَاء اللَّهُ مَا أَشْرَكُواْ وَمَا جَعَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا وَمَا أَنتَ عَلَيْهِم بِوَكِيلٍ وَلاَ تَسُبُّواْ الَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ فَيَسُبُّواْ اللَّهَ عَدْوًا بِغَيْرِ عِلْمٍ كَذَلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ أُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ إِلَى رَبِّهِم مَّرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ وَأَقْسَمُواْ بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَئِن جَاءَتْهُمْ آيَةٌ لَّيُؤْمِنُنَّ بِهَا قُلْ إِنَّمَا الآيَاتُ عِندَ اللَّهِ وَمَا يُشْعِرُكُمْ أَنَّهَا إِذَا جَاءَتْ لاَ يُؤْمِنُونَ وَنُقَلِّبُ أَفْئِدَتَهُمْ وَأَبْصَارَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُواْ بِهِ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ وَلَوْ أَنَّنَا نَزَّلْنَا إِلَيْهِمُ الْمَلائِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتَى وَحَشَرْنَا عَلَيْهِمْ كُلَّ شَيْءٍ قُبُلاً مَّا كَانُواْ لِيُؤْمِنُواْ إِلاَّ أَن يَشَاء اللَّهُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَهُمْ يَجْهَلُونَ وَكَذَلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا شَيَاطِينَ الإِنسِ وَالْجِنِّ يُوحِي بَعْضُهُمْ إِلَى بَعْضٍ زُخْرُفَ الْقَوْلِ غُرُورًا وَلَوْ شَاء رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ وَلِتَصْغَى إِلَيْهِ أَفْئِدَةُ الَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ بِالآخِرَةِ وَلِيَرْضَوْهُ وَلِيَقْتَرِفُواْ مَا هُم مُّقْتَرِفُونَ أَفَغَيْرَ اللَّهِ أَبْتَغِي حَكَمًا وَهُوَ الَّذِي أَنزَلَ إِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلاً وَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ أَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِّن رَّبِّكَ بِالْحَقِّ فَلاَ تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِينَ وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلاً لاَّ مُبَدِّلِ لِكَلِمَاتِهِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ وَإِن تُطِعْ أَكْثَرَ مَن فِي الأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ إِن يَتَّبِعُونَ إِلاَّ الظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلاَّ يَخْرُصُونَ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ مَن يَضِلُّ عَن سَبِيلِهِ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ فَكُلُواْ مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللَّهِ عَلَيْهِ إِن كُنتُمْ بِآيَاتِهِ مُؤْمِنِينَ وَمَا لَكُمْ أَلاَّ تَأْكُلُواْ مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللَّهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُم مَّا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ إِلاَّ مَا اضْطُرِرْتُمْ إِلَيْهِ وَإِنَّ كَثِيرًا لَّيُضِلُّونَ بِأَهْوَائِهِم بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِالْمُعْتَدِينَ وَذَرُواْ ظَاهِرَ الإِثْمِ وَبَاطِنَهُ إِنَّ الَّذِينَ يَكْسِبُونَ الإِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُواْ يَقْتَرِفُونَ وَلاَ تَأْكُلُواْ مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللَّهِ عَلَيْهِ وَإِنَّهُ لَفِسْقٌ وَإِنَّ الشَّيَاطِينَ لَيُوحُونَ إِلَى أَوْلِيَائِهِمْ لِيُجَادِلُوكُمْ وَإِنْ أَطَعْتُمُوهُمْ إِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ أَوَ مَن كَانَ مَيْتًا فَأَحْيَيْنَاهُ وَجَعَلْنَا لَهُ نُورًا يَمْشِي بِهِ فِي النَّاسِ كَمَن مَّثَلُهُ فِي الظُّلُمَاتِ لَيْسَ بِخَارِجٍ مِّنْهَا كَذَلِكَ زُيِّنَ لِلْكَافِرِينَ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ وَكَذَلِكَ جَعَلْنَا فِي كُلِّ قَرْيَةٍ أَكَابِرَ مُجْرِمِيهَا لِيَمْكُرُواْ فِيهَا وَمَا يَمْكُرُونَ إِلاَّ بِأَنفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ وَإِذَا جَاءَتْهُمْ آيَةٌ قَالُواْ لَن نُّؤْمِنَ حَتَّى نُؤْتَى مِثْلَ مَا أُوتِيَ رُسُلُ اللَّهِ اللَّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُ سَيُصِيبُ الَّذِينَ أَجْرَمُواْ صَغَارٌ عِندَ اللَّهِ وَعَذَابٌ شَدِيدٌ بِمَا كَانُواْ يَمْكُرُونَ فَمَن يُرِدِ اللَّهُ أَن يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلإِسْلامِ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَاء كَذَلِكَ يَجْعَلُ اللَّهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ وَهَذَا صِرَاطُ رَبِّكَ مُسْتَقِيمًا قَدْ فَصَّلْنَا الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ لَهُمْ دَارُ السَّلامِ عِندَ رَبِّهِمْ وَهُوَ وَلِيُّهُمْ بِمَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ قَدِ اسْتَكْثَرْتُم مِّنَ الإِنسِ وَقَالَ أَوْلِيَاؤُهُم مِّنَ الإِنسِ رَبَّنَا اسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَا أَجَلَنَا الَّذِيَ أَجَّلْتَ لَنَا قَالَ النَّارُ مَثْوَاكُمْ خَالِدِينَ فِيهَا إِلاَّ مَا شَاء اللَّهُ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ وَكَذَلِكَ نُوَلِّي بَعْضَ الظَّالِمِينَ بَعْضًا بِمَا كَانُواْ يَكْسِبُونَ يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالإِنسِ أَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِّنكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ آيَاتِي وَيُنذِرُونَكُمْ لِقَاء يَوْمِكُمْ هَذَا قَالُواْ شَهِدْنَا عَلَى أَنفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَشَهِدُواْ عَلَى أَنفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُواْ كَافِرِينَ ذَلِكَ أَن لَّمْ يَكُن رَّبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرَى بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا غَافِلُونَ وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِّمَّا عَمِلُواْ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ وَرَبُّكَ الْغَنِيُّ ذُو الرَّحْمَةِ إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِن بَعْدِكُم مَّا يَشَاء كَمَا أَنشَأَكُم مِّن ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ آخَرِينَ إِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَآتٍ وَمَا أَنتُم بِمُعْجِزِينَ قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُواْ عَلَى مَكَانَتِكُمْ إِنِّي عَامِلٌ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِ إِنَّهُ لاَ يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ وَجَعَلُواْ لِلَّهِ مِمَّا ذَرَأَ مِنَ الْحَرْثِ وَالأَنْعَامِ نَصِيبًا فَقَالُواْ هَذَا لِلَّهِ بِزَعْمِهِمْ وَهَذَا لِشُرَكَائِنَا فَمَا كَانَ لِشُرَكَائِهِمْ فَلاَ يَصِلُ إِلَى اللَّهِ وَمَا كَانَ لِلَّهِ فَهُوَ يَصِلُ إِلَى شُرَكَائِهِمْ سَاء مَا يَحْكُمُونَ وَكَذَلِكَ زَيَّنَ لِكَثِيرٍ مِّنَ الْمُشْرِكِينَ قَتْلَ أَوْلادِهِمْ شُرَكَاؤُهُمْ لِيُرْدُوهُمْ وَلِيَلْبِسُواْ عَلَيْهِمْ دِينَهُمْ وَلَوْ شَاء اللَّهُ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ وَقَالُواْ هَذِهِ أَنْعَامٌ وَحَرْثٌ حِجْرٌ لاَّ يَطْعَمُهَا إِلاَّ مَن نَّشَاء بِزَعْمِهِمْ وَأَنْعَامٌ حُرِّمَتْ ظُهُورُهَا وَأَنْعَامٌ لاَّ يَذْكُرُونَ اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا افْتِرَاء عَلَيْهِ سَيَجْزِيهِم بِمَا كَانُواْ يَفْتَرُونَ وَقَالُواْ مَا فِي بُطُونِ هَذِهِ الأَنْعَامِ خَالِصَةٌ لِّذُكُورِنَا وَمُحَرَّمٌ عَلَى أَزْوَاجِنَا وَإِن يَكُن مَّيْتَةً فَهُمْ فِيهِ شُرَكَاء سَيَجْزِيهِمْ وَصْفَهُمْ إِنَّهُ حَكِيمٌ عَلِيمٌ قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ قَتَلُواْ أَوْلادَهُمْ سَفَهًا بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُواْ مَا رَزَقَهُمُ اللَّهُ افْتِرَاء عَلَى اللَّهِ قَدْ ضَلُّواْ وَمَا كَانُواْ مُهْتَدِينَ وَهُوَ الَّذِي أَنشَأَ جَنَّاتٍ مَّعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا أُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ كُلُواْ مِن ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ وَآتُواْ حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ وَلاَ تُسْرِفُواْ إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ وَمِنَ الأَنْعَامِ حَمُولَةً وَفَرْشًا كُلُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ وَلاَ تَتَّبِعُواْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ مِّنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الأُنثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ الأُنثَيَيْنِ نَبِّؤُونِي بِعِلْمٍ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ وَمِنَ الإِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الأُنثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ الأُنثَيَيْنِ أَمْ كُنتُمْ شُهَدَاء إِذْ وَصَّاكُمُ اللَّهُ بِهَذَا فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ اللَّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ قُل لاَّ أَجِدُ فِي مَا أُوحِيَ إِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلَى طَاعِمٍ يَطْعَمُهُ إِلاَّ أَن يَكُونَ مَيْتَةً أَوْ دَمًا مَّسْفُوحًا أَوْ لَحْمَ خِنزِيرٍ فَإِنَّهُ رِجْسٌ أَوْ فِسْقًا أُهِلَّ لِغَيْرِ اللَّهِ بِهِ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلاَ عَادٍ فَإِنَّ رَبَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ وَعَلَى الَّذِينَ هَادُواْ حَرَّمْنَا كُلَّ ذِي ظُفُرٍ وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَا إِلاَّ مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَا أَوِ الْحَوَايَا أَوْ مَا اخْتَلَطَ بِعَظْمٍ ذَلِكَ جَزَيْنَاهُم بِبَغْيِهِمْ وَإِنَّا لَصَادِقُونَ فَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل رَّبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَاسِعَةٍ وَلاَ يُرَدُّ بَأْسُهُ عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِمِينَ سَيَقُولُ الَّذِينَ أَشْرَكُواْ لَوْ شَاء اللَّهُ مَا أَشْرَكْنَا وَلاَ آبَاؤُنَا وَلاَ حَرَّمْنَا مِن شَيْءٍ كَذَلِكَ كَذَّبَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِم حَتَّى ذَاقُواْ بَأْسَنَا قُلْ هَلْ عِندَكُم مِّنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَا إِن تَتَّبِعُونَ إِلاَّ الظَّنَّ وَإِنْ أَنتُمْ إِلاَّ تَخْرُصُونَ قُلْ فَلِلَّهِ الْحُجَّةُ الْبَالِغَةُ فَلَوْ شَاء لَهَدَاكُمْ أَجْمَعِينَ قُلْ هَلُمَّ شُهَدَاءَكُمُ الَّذِينَ يَشْهَدُونَ أَنَّ اللَّهَ حَرَّمَ هَذَا فَإِن شَهِدُواْ فَلاَ تَشْهَدْ مَعَهُمْ وَلاَ تَتَّبِعْ أَهْوَاء الَّذِينَ كَذَّبُواْ بِآيَاتِنَا وَالَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ بِالآخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ قُلْ تَعَالَوْا أَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ أَلاَّ تُشْرِكُواْ بِهِ شَيْئًا وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا وَلاَ تَقْتُلُواْ أَوْلادَكُم مِّنْ إِمْلاقٍ نَّحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَإِيَّاهُمْ وَلاَ تَقْرَبُواْ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَلاَ تَقْتُلُواْ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ ذَلِكُمْ وَصَّاكُمْ بِهِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ وَلاَ تَقْرَبُواْ مَالَ الْيَتِيمِ إِلاَّ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ حَتَّى يَبْلُغَ أَشُدَّهُ وَأَوْفُواْ الْكَيْلَ وَالْمِيزَانَ بِالْقِسْطِ لاَ نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا وَإِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُواْ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَى وَبِعَهْدِ اللَّهِ أَوْفُواْ ذَلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ وَأَنَّ هَذَا صِرَاطِي مُسْتَقِيمًا فَاتَّبِعُوهُ وَلاَ تَتَّبِعُواْ السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَن سَبِيلِهِ ذَلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ ثُمَّ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ تَمَامًا عَلَى الَّذِيَ أَحْسَنَ وَتَفْصِيلاً لِّكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُم بِلِقَاء رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ وَهَذَا كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ فَاتَّبِعُوهُ وَاتَّقُواْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ أَن تَقُولُواْ إِنَّمَا أُنزِلَ الْكِتَابُ عَلَى طَائِفَتَيْنِ مِن قَبْلِنَا وَإِن كُنَّا عَن دِرَاسَتِهِمْ لَغَافِلِينَ أَوْ تَقُولُواْ لَوْ أَنَّا أُنزِلَ عَلَيْنَا الْكِتَابُ لَكُنَّا أَهْدَى مِنْهُمْ فَقَدْ جَاءَكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا سَنَجْزِي الَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ آيَاتِنَا سُوءَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُواْ يَصْدِفُونَ هَلْ يَنظُرُونَ إِلاَّ أَن تَأْتِيَهُمُ الْمَلائِكَةُ أَوْ يَأْتِيَ رَبُّكَ أَوْ يَأْتِيَ بَعْضُ آيَاتِ رَبِّكَ يَوْمَ يَأْتِي بَعْضُ آيَاتِ رَبِّكَ لاَ يَنفَعُ نَفْسًا إِيمَانُهَا لَمْ تَكُنْ آمَنَتْ مِن قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِي إِيمَانِهَا خَيْرًا قُلِ انتَظِرُواْ إِنَّا مُنتَظِرُونَ إِنَّ الَّذِينَ فَرَّقُواْ دِينَهُمْ وَكَانُواْ شِيَعًا لَّسْتَ مِنْهُمْ فِي شَيْءٍ إِنَّمَا أَمْرُهُمْ إِلَى اللَّهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُواْ يَفْعَلُونَ مَن جَاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا وَمَن جَاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلاَ يُجْزَى إِلاَّ مِثْلَهَا وَهُمْ لاَ يُظْلَمُونَ قُلْ إِنَّنِي هَدَانِي رَبِّي إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِّلَّةَ إِبْرَاهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ قُلْ إِنَّ صَلاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَاْ أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ قُلْ أَغَيْرَ اللَّهِ أَبْغِي رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍ وَلاَ تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ إِلاَّ عَلَيْهَا وَلاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى ثُمَّ إِلَى رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ وَهُوَ الَّذِي جَعَلَكُمْ خَلائِفَ الأَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِّيَبْلُوَكُمْ فِي مَا آتَاكُمْ إِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ الْعِقَابِ وَإِنَّهُ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ VAKIA SURESi بسم الله الرحمن الرحيم إِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ إِذَا رُجَّتِ الأَرْضُ رَجًّا وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّا فَكَانَتْ هَبَاءً مُّنبَثًّا وَكُنتُمْ أَزْوَاجًا ثَلاثَةً فَأَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ وَأَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَ أُوْلَئِكَ الْمُقَرَّبُونَ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ ثُلَّةٌ مِّنَ الأَوَّلِينَ وَقَلِيلٌ مِّنَ الآخِرِينَ عَلَى سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ مُتَّكِئِينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلِينَ يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُّخَلَّدُونَ بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ لا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلا يُنزِفُونَ وَفَاكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ وَحُورٌ عِينٌ كَأَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ الْمَكْنُونِ جَزَاء بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ لا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلا تَأْثِيمًا إِلاَّ قِيلا سَلامًا سَلامًا وَأَصْحَابُ الْيَمِينِ مَا أَصْحَابُ الْيَمِينِ فِي سِدْرٍ مَّخْضُودٍ وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ وَمَاء مَّسْكُوبٍ وَفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ لّا مَقْطُوعَةٍ وَلا مَمْنُوعَةٍ وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ إِنَّا أَنشَأْنَاهُنَّ إِنشَاء فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَارًا عُرُبًا أَتْرَابًا لِّأَصْحَابِ الْيَمِينِ ثُلَّةٌ مِّنَ الأَوَّلِينَ وَثُلَّةٌ مِّنَ الآخِرِينَ وَأَصْحَابُ الشِّمَالِ مَا أَصْحَابُ الشِّمَالِ فِي سَمُومٍ وَحَمِيمٍ وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ لّا بَارِدٍ وَلا كَرِيمٍ إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَلِكَ مُتْرَفِينَ وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنثِ الْعَظِيمِ وَكَانُوا يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَئِنَّا لَمَبْعُوثُونَ أَوَ آبَاؤُنَا الأَوَّلُونَ قُلْ إِنَّ الأَوَّلِينَ وَالآخِرِينَ لَمَجْمُوعُونَ إِلَى مِيقَاتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا الضَّالُّونَ الْمُكَذِّبُونَ لَآكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ فَمَالِؤُونَ مِنْهَا الْبُطُونَ فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَمِيمِ فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْهِيمِ هَذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدِّينِ نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلا تُصَدِّقُونَ أَفَرَأَيْتُم مَّا تُمْنُونَ أَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُ أَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ عَلَى أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَالَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِي مَا لا تَعْلَمُونَ وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْأَةَ الأُولَى فَلَوْلا تَذَكَّرُونَ أَفَرَأَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ أَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُ أَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ لَوْ نَشَاء لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ إِنَّا لَمُغْرَمُونَ بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ أَفَرَأَيْتُمُ الْمَاء الَّذِي تَشْرَبُونَ أَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ الْمُنزِلُونَ لَوْ نَشَاء جَعَلْنَاهُ أُجَاجًا فَلَوْلا تَشْكُرُونَ أَفَرَأَيْتُمُ النَّارَ الَّتِي تُورُونَ أَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَا أَمْ نَحْنُ الْمُنشِؤُونَ نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِّلْمُقْوِينَ فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ فَلا أُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِ وَإِنَّهُ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ إِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ فِي كِتَابٍ مَّكْنُونٍ لّا يَمَسُّهُ إِلاَّ الْمُطَهَّرُونَ تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ الْعَالَمِينَ أَفَبِهَذَا الْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ فَلَوْلا إِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَ وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَكِن لّا تُبْصِرُونَ فَلَوْلا إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ تَرْجِعُونَهَا إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ فَأَمَّا إِن كَانَ مِنَ الْمُقَرَّبِينَ فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّةُ نَعِيمٍ وَأَمَّا إِن كَانَ مِنَ أَصْحَابِ الْيَمِينِ فَسَلامٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَابِ الْيَمِينِ وَأَمَّا إِن كَانَ مِنَ الْمُكَذِّبِينَ الضَّالِّينَ فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ إِنَّ هَذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَقِينِ فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ KEHF SURESi بسم الله الرحمن الرحيم الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَنزَلَ عَلَى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَل لَّهُ عِوَجًا قَيِّمًا لِّيُنذِرَ بَأْسًا شَدِيدًا مِن لَّدُنْهُ وَيُبَشِّرَ الْمُؤْمِنِينَ الَّذِينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا حَسَنًا مَاكِثِينَ فِيهِ أَبَدًا وَيُنذِرَ الَّذِينَ قَالُوا اتَّخَذَ اللَّهُ وَلَدًا مَّا لَهُم بِهِ مِنْ عِلْمٍ وَلا لِآبَائِهِمْ كَبُرَتْ كَلِمَةً تَخْرُجُ مِنْ أَفْوَاهِهِمْ إِن يَقُولُونَ إِلاَّ كَذِبًا فَلَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَّفْسَكَ عَلَى آثَارِهِمْ إِن لَّمْ يُؤْمِنُوا بِهَذَا الْحَدِيثِ أَسَفًا إِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الأَرْضِ زِينَةً لَّهَا لِنَبْلُوَهُمْ أَيُّهُمْ أَحْسَنُ عَمَلا وَإِنَّا لَجَاعِلُونَ مَا عَلَيْهَا صَعِيدًا جُرُزًا أَمْ حَسِبْتَ أَنَّ أَصْحَابَ الْكَهْفِ وَالرَّقِيمِ كَانُوا مِنْ آيَاتِنَا عَجَبًا إِذْ أَوَى الْفِتْيَةُ إِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا فَضَرَبْنَا عَلَى آذَانِهِمْ فِي الْكَهْفِ سِنِينَ عَدَدًا ثُمَّ بَعَثْنَاهُمْ لِنَعْلَمَ أَيُّ الْحِزْبَيْنِ أَحْصَى لِمَا لَبِثُوا أَمَدًا نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَأَهُم بِالْحَقِّ إِنَّهُمْ فِتْيَةٌ آمَنُوا بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَاهُمْ هُدًى وَرَبَطْنَا عَلَى قُلُوبِهِمْ إِذْ قَامُوا فَقَالُوا رَبُّنَا رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ لَن نَّدْعُوَ مِن دُونِهِ إِلَهًا لَقَدْ قُلْنَا إِذًا شَطَطًا هَؤُلاء قَوْمُنَا اتَّخَذُوا مِن دُونِهِ آلِهَةً لَّوْلا يَأْتُونَ عَلَيْهِم بِسُلْطَانٍ بَيِّنٍ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا وَإِذِ اعْتَزَلْتُمُوهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ إِلاَّ اللَّهَ فَأْوُوا إِلَى الْكَهْفِ يَنشُرْ لَكُمْ رَبُّكُم مِّن رَّحْمَتِه ويُهَيِّئْ لَكُم مِّنْ أَمْرِكُم مِّرْفَقًا وَتَرَى الشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَاوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ الْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ الشِّمَالِ وَهُمْ فِي فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَلِكَ مِنْ آيَاتِ اللَّهِ مَن يَهْدِ اللَّهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُ وَلِيًّا مُّرْشِدًا وَتَحْسَبُهُمْ أَيْقَاظًا وَهُمْ رُقُودٌ وَنُقَلِّبُهُمْ ذَاتَ الْيَمِينِ وَذَاتَ الشِّمَالِ وَكَلْبُهُم بَاسِطٌ ذِرَاعَيْهِ بِالْوَصِيدِ لَوِ اطَّلَعْتَ عَلَيْهِمْ لَوَلَّيْتَ مِنْهُمْ فِرَارًا وَلَمُلِئْتَ مِنْهُمْ رُعْبًا وَكَذَلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَاءَلُوا بَيْنَهُمْ قَالَ قَائِلٌ مِّنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالُوا رَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُوا أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمْ هَذِهِ إِلَى الْمَدِينَةِ فَلْيَنظُرْ أَيُّهَا أَزْكَى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُم بِرِزْقٍ مِّنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ أَحَدًا إِنَّهُمْ إِن يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ يَرْجُمُوكُمْ أَوْ يُعِيدُوكُمْ فِي مِلَّتِهِمْ وَلَن تُفْلِحُوا إِذًا أَبَدًا وَكَذَلِكَ أَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُوا أَنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ وَأَنَّ السَّاعَةَ لا رَيْبَ فِيهَا إِذْ يَتَنَازَعُونَ بَيْنَهُمْ أَمْرَهُمْ فَقَالُوا ابْنُوا عَلَيْهِم بُنْيَانًا رَّبُّهُمْ أَعْلَمُ بِهِمْ قَالَ الَّذِينَ غَلَبُوا عَلَى أَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِم مَّسْجِدًا سَيَقُولُونَ ثَلاثَةٌ رَّابِعُهُمْ كَلْبُهُمْ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًا بِالْغَيْبِ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْ قُل رَّبِّي أَعْلَمُ بِعِدَّتِهِم مَّا يَعْلَمُهُمْ إِلاَّ قَلِيلٌ فَلا تُمَارِ فِيهِمْ إِلاَّ مِرَاء ظَاهِرًا وَلا تَسْتَفْتِ فِيهِم مِّنْهُمْ أَحَدًا وَلا تَقُولَنَّ لِشَيْءٍ إِنِّي فَاعِلٌ ذَلِكَ غَدًا إِلاَّ أَن يَشَاء اللَّهُ وَاذْكُر رَّبَّكَ إِذَا نَسِيتَ وَقُلْ عَسَى أَن يَهْدِيَنِ رَبِّي لِأَقْرَبَ مِنْ هَذَا رَشَدًا وَلَبِثُوا فِي كَهْفِهِمْ ثَلاثَ مِائَةٍ سِنِينَ وَازْدَادُوا تِسْعًا قُلِ اللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثُوا لَهُ غَيْبُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ أَبْصِرْ بِهِ وَأَسْمِعْ مَا لَهُم مِّن دُونِهِ مِن وَلِيٍّ وَلا يُشْرِكُ فِي حُكْمِهِ أَحَدًا وَاتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِن كِتَابِ رَبِّكَ لا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهِ وَلَن تَجِدَ مِن دُونِهِ مُلْتَحَدًا وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ وَلا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَلا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَن ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوَاهُ وَكَانَ أَمْرُهُ فُرُطًا وَقُلِ الْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَن شَاء فَلْيُؤْمِن وَمَن شَاء فَلْيَكْفُرْ إِنَّا أَعْتَدْنَا لِلظَّالِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَا وَإِن يَسْتَغِيثُوا يُغَاثُوا بِمَاء كَالْمُهْلِ يَشْوِي الْوُجُوهَ بِئْسَ الشَّرَابُ وَسَاءَتْ مُرْتَفَقًا إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ إِنَّا لا نُضِيعُ أَجْرَ مَنْ أَحْسَنَ عَمَلا أُوْلَئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهِمُ الأَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًا مِّن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَّكِئِينَ فِيهَا عَلَى الأَرَائِكِ نِعْمَ الثَّوَابُ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقًا وَاضْرِبْ لَهُم مَّثَلا رَّجُلَيْنِ جَعَلْنَا لِأَحَدِهِمَا جَنَّتَيْنِ مِنْ أَعْنَابٍ وَحَفَفْنَاهُمَا بِنَخْلٍ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمَا زَرْعًا كِلْتَا الْجَنَّتَيْنِ آتَتْ أُكُلَهَا وَلَمْ تَظْلِمْ مِنْهُ شَيْئًا وَفَجَّرْنَا خِلالَهُمَا نَهَرًا وَكَانَ لَهُ ثَمَرٌ فَقَالَ لِصَاحِبِهِ وَهُوَ يُحَاوِرُهُ أَنَا أَكْثَرُ مِنكَ مَالا وَأَعَزُّ نَفَرًا وَدَخَلَ جَنَّتَهُ وَهُوَ ظَالِمٌ لِّنَفْسِهِ قَالَ مَا أَظُنُّ أَن تَبِيدَ هَذِهِ أَبَدًا وَمَا أَظُنُّ السَّاعَةَ قَائِمَةً وَلَئِن رُّدِدتُّ إِلَى رَبِّي لَأَجِدَنَّ خَيْرًا مِّنْهَا مُنقَلَبًا قَالَ لَهُ صَاحِبُهُ وَهُوَ يُحَاوِرُهُ أَكَفَرْتَ بِالَّذِي خَلَقَكَ مِن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ سَوَّاكَ رَجُلا لَّكِنَّا هُوَ اللَّهُ رَبِّي وَلا أُشْرِكُ بِرَبِّي أَحَدًا وَلَوْلا إِذْ دَخَلْتَ جَنَّتَكَ قُلْتَ مَا شَاء اللَّهُ لا قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ إِن تَرَنِ أَنَا أَقَلَّ مِنكَ مَالا وَوَلَدًا فَعَسَى رَبِّي أَن يُؤْتِيَنِ خَيْرًا مِّن جَنَّتِكَ وَيُرْسِلَ عَلَيْهَا حُسْبَانًا مِّنَ السَّمَاء فَتُصْبِحَ صَعِيدًا زَلَقًا أَوْ يُصْبِحَ مَاؤُهَا غَوْرًا فَلَن تَسْتَطِيعَ لَهُ طَلَبًا وَأُحِيطَ بِثَمَرِهِ فَأَصْبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيْهِ عَلَى مَا أَنفَقَ فِيهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَى عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَا لَيْتَنِي لَمْ أُشْرِكْ بِرَبِّي أَحَدًا وَلَمْ تَكُن لَّهُ فِئَةٌ يَنصُرُونَهُ مِن دُونِ اللَّهِ وَمَا كَانَ مُنتَصِرًا هُنَالِكَ الْوَلايَةُ لِلَّهِ الْحَقِّ هُوَ خَيْرٌ ثَوَابًا وَخَيْرٌ عُقْبًا وَاضْرِبْ لَهُم مَّثَلَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا كَمَاء أَنزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَاء فَاخْتَلَطَ بِهِ نَبَاتُ الأَرْضِ فَأَصْبَحَ هَشِيمًا تَذْرُوهُ الرِّيَاحُ وَكَانَ اللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ مُّقْتَدِرًا الْمَالُ وَالْبَنُونَ زِينَةُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ أَمَلا وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الأَرْضَ بَارِزَةً وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ أَحَدًا وَعُرِضُوا عَلَى رَبِّكَ صَفًّا لَّقَدْ جِئْتُمُونَا كَمَا خَلَقْنَاكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ بَلْ زَعَمْتُمْ أَلَّن نَّجْعَلَ لَكُم مَّوْعِدًا وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِمِينَ مُشْفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَا وَيْلَتَنَا مَالِ هَذَا الْكِتَابِ لا يُغَادِرُ صَغِيرَةً وَلا كَبِيرَةً إِلاَّ أَحْصَاهَا وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِرًا وَلا يَظْلِمُ رَبُّكَ أَحَدًا وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلائِكَةِ اسْجُدُوا لآدَمَ فَسَجَدُوا إِلاَّ إِبْلِيسَ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِ أَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُ أَوْلِيَاء مِن دُونِي وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّ بِئْسَ لِلظَّالِمِينَ بَدَلا مَا أَشْهَدتُّهُمْ خَلْقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَلا خَلْقَ أَنفُسِهِمْ وَمَا كُنتُ مُتَّخِذَ الْمُضِلِّينَ عَضُدًا وَيَوْمَ يَقُولُ نَادُوا شُرَكَائِيَ الَّذِينَ زَعَمْتُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيبُوا لَهُمْ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُم مَّوْبِقًا وَرَأَى الْمُجْرِمُونَ النَّارَ فَظَنُّوا أَنَّهُم مُّوَاقِعُوهَا وَلَمْ يَجِدُوا عَنْهَا مَصْرِفًا وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِي هَذَا الْقُرْآنِ لِلنَّاسِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَكَانَ الإِنسَانُ أَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلا وَمَا مَنَعَ النَّاسَ أَن يُؤْمِنُوا إِذْ جَاءَهُمُ الْهُدَى وَيَسْتَغْفِرُوا رَبَّهُمْ إِلاَّ أَن تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ الأَوَّلِينَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ قُبُلا وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ إِلاَّ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَيُجَادِلُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ وَاتَّخَذُوا آيَاتِي وَمَا أُنذِرُوا هُزُوًا وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِآيَاتِ رَبِّهِ فَأَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِيَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ إِنَّا جَعَلْنَا عَلَى قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِي آذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن تَدْعُهُمْ إِلَى الْهُدَى فَلَن يَهْتَدُوا إِذًا أَبَدًا وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُو الرَّحْمَةِ لَوْ يُؤَاخِذُهُم بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَ بَل لَّهُم مَّوْعِدٌ لَّن يَجِدُوا مِن دُونِهِ مَوْئِلا وَتِلْكَ الْقُرَى أَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِم مَّوْعِدًا وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِفَتَاهُ لا أَبْرَحُ حَتَّى أَبْلُغَ مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ أَوْ أَمْضِيَ حُقُبًا فَلَمَّا بَلَغَا مَجْمَعَ بَيْنِهِمَا نَسِيَا حُوتَهُمَا فَاتَّخَذَ سَبِيلَهُ فِي الْبَحْرِ سَرَبًا فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتَاهُ آتِنَا غَدَاءَنَا لَقَدْ لَقِينَا مِن سَفَرِنَا هَذَا نَصَبًا قَالَ أَرَأَيْتَ إِذْ أَوَيْنَا إِلَى الصَّخْرَةِ فَإِنِّي نَسِيتُ الْحُوتَ وَمَا أَنسَانِيهُ إِلاَّ الشَّيْطَانُ أَنْ أَذْكُرَهُ وَاتَّخَذَ سَبِيلَهُ فِي الْبَحْرِ عَجَبًا قَالَ ذَلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِ فَارْتَدَّا عَلَى آثَارِهِمَا قَصَصًا فَوَجَدَا عَبْدًا مِّنْ عِبَادِنَا آتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِندِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِن لَّدُنَّا عِلْمًا قَالَ لَهُ مُوسَى هَلْ أَتَّبِعُكَ عَلَى أَن تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا قَالَ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلَى مَا لَمْ تُحِطْ بِهِ خُبْرًا قَالَ سَتَجِدُنِي إِن شَاء اللَّهُ صَابِرًا وَلا أَعْصِي لَكَ أَمْرًا قَالَ فَإِنِ اتَّبَعْتَنِي فَلا تَسْأَلْنِي عَن شَيْءٍ حَتَّى أُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا فَانطَلَقَا حَتَّى إِذَا رَكِبَا فِي السَّفِينَةِ خَرَقَهَا قَالَ أَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ أَهْلَهَا لَقَدْ جِئْتَ شَيْئًا إِمْرًا قَالَ أَلَمْ أَقُلْ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا قَالَ لا تُؤَاخِذْنِي بِمَا نَسِيتُ وَلا تُرْهِقْنِي مِنْ أَمْرِي عُسْرًا فَانطَلَقَا حَتَّى إِذَا لَقِيَا غُلامًا فَقَتَلَهُ قَالَ أَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍ لَّقَدْ جِئْتَ شَيْئًا نُّكْرًا قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكَ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِي صَبْرًا قَالَ إِن سَأَلْتُكَ عَن شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلا تُصَاحِبْنِي قَدْ بَلَغْتَ مِن لَّدُنِّي عُذْرًا فَانطَلَقَا حَتَّى إِذَا أَتَيَا أَهْلَ قَرْيَةٍ اسْتَطْعَمَا أَهْلَهَا فَأَبَوْا أَن يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارًا يُرِيدُ أَنْ يَنقَضَّ فَأَقَامَهُ قَالَ لَوْ شِئْتَ لاتَّخَذْتَ عَلَيْهِ أَجْرًا قَالَ هَذَا فِرَاقُ بَيْنِي وَبَيْنِكَ سَأُنَبِّئُكَ بِتَأْوِيلِ مَا لَمْ تَسْتَطِع عَّلَيْهِ صَبْرًا أَمَّا السَّفِينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاكِينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَأَرَدتُّ أَنْ أَعِيبَهَا وَكَانَ وَرَاءهُم مَّلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصْبًا وَأَمَّا الْغُلامُ فَكَانَ أَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَشِينَا أَن يُرْهِقَهُمَا طُغْيَانًا وَكُفْرًا فَأَرَدْنَا أَن يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْرًا مِّنْهُ زَكَاةً وَأَقْرَبَ رُحْمًا وَأَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلامَيْنِ يَتِيمَيْنِ فِي الْمَدِينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنزٌ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَالِحًا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَنْ يَبْلُغَا أَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنزَهُمَا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ أَمْرِي ذَلِكَ تَأْوِيلُ مَا لَمْ تَسْطِع عَّلَيْهِ صَبْرًا وَيَسْأَلُونَكَ عَن ذِي الْقَرْنَيْنِ قُلْ سَأَتْلُو عَلَيْكُم مِّنْهُ ذِكْرًا إِنَّا مَكَّنَّا لَهُ فِي الأَرْضِ وَآتَيْنَاهُ مِن كُلِّ شَيْءٍ سَبَبًا فَأَتْبَعَ سَبَبًا حَتَّى إِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ فِي عَيْنٍ حَمِئَةٍ وَوَجَدَ عِندَهَا قَوْمًا قُلْنَا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ إِمَّا أَن تُعَذِّبَ وَإِمَّا أَن تَتَّخِذَ فِيهِمْ حُسْنًا قَالَ أَمَّا مَن ظَلَمَ فَسَوْفَ نُعَذِّبُهُ ثُمَّ يُرَدُّ إِلَى رَبِّهِ فَيُعَذِّبُهُ عَذَابًا نُّكْرًا وَأَمَّا مَنْ آمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُ جَزَاء الْحُسْنَى وَسَنَقُولُ لَهُ مِنْ أَمْرِنَا يُسْرًا ثُمَّ أَتْبَعَ سَبَبًا حَتَّى إِذَا بَلَغَ مَطْلِعَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَطْلُعُ عَلَى قَوْمٍ لَّمْ نَجْعَل لَّهُم مِّن دُونِهَا سِتْرًا كَذَلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًا ثُمَّ أَتْبَعَ سَبَبًا حَتَّى إِذَا بَلَغَ بَيْنَ السَّدَّيْنِ وَجَدَ مِن دُونِهِمَا قَوْمًا لّا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ قَوْلا قَالُوا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ إِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الأَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلَى أَن تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا قَالَ مَا مَكَّنِّي فِيهِ رَبِّي خَيْرٌ فَأَعِينُونِي بِقُوَّةٍ أَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْمًا آتُونِي زُبَرَ الْحَدِيدِ حَتَّى إِذَا سَاوَى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انفُخُوا حَتَّى إِذَا جَعَلَهُ نَارًا قَالَ آتُونِي أُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًا فَمَا اسْطَاعُوا أَن يَظْهَرُوهُ وَمَا اسْتَطَاعُوا لَهُ نَقْبًا قَالَ هَذَا رَحْمَةٌ مِّن رَّبِّي فَإِذَا جَاءَ وَعْدُ رَبِّي جَعَلَهُ دَكَّاء وَكَانَ وَعْدُ رَبِّي حَقًّا وَتَرَكْنَا بَعْضَهُمْ يَوْمَئِذٍ يَمُوجُ فِي بَعْضٍ وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَجَمَعْنَاهُمْ جَمْعًا وَعَرَضْنَا جَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ لِّلْكَافِرِينَ عَرْضًا الَّذِينَ كَانَتْ أَعْيُنُهُمْ فِي غِطَاءٍ عَن ذِكْرِي وَكَانُوا لا يَسْتَطِيعُونَ سَمْعًا أَفَحَسِبَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَن يَتَّخِذُوا عِبَادِي مِن دُونِي أَوْلِيَاء إِنَّا أَعْتَدْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِرِينَ نُزُلا قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُمْ بِالأَخْسَرِينَ أَعْمَالا الَّذِينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ أَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا أُوْلَئِكَ الَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِ رَبِّهِمْ وَلِقَائِهِ فَحَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ فَلا نُقِيمُ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَزْنًا ذَلِكَ جَزَاؤُهُمْ جَهَنَّمُ بِمَا كَفَرُوا وَاتَّخَذُوا آيَاتِي وَرُسُلِي هُزُوًا إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّاتُ الْفِرْدَوْسِ نُزُلا خَالِدِينَ فِيهَا لا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلا قُل لَّوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَادًا لِّكَلِمَاتِ رَبِّي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ أَن تَنفَدَ كَلِمَاتُ رَبِّي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِ مَدَدًا قُلْ إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُوحَى إِلَيَّ أَنَّمَا إِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَمَن كَانَ يَرْجُو لِقَاء رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلا صَالِحًا وَلا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَدًا أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ رَبِّ إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء رَبِّ إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء رَبِّ إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهْ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهْ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهْ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهْ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا ذَا الجَلاَلِ وَالإِكْرَامِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَاراً صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ KUDRET DUASI وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ عليمٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ خبيرٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ بصيرٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ سميعٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ حسيبٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ حاسيبون وَهُوَو عَلىَ قَدِيرٌكُلِّ شَيْءٍالحافيظون وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ حكيمٌ وَهُوَو عَلىَ مالكٌ كُلِّ مُلْكُنْ وَهُوَو عَلىَ مكيمٌ كُلِّ مُلْكُنْ ماليكون وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ خالقٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ مالكٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ مصوّرٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ مسبّبوٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ داءٍ دواءٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ داءٍ شِفاءٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ وقتٍ خاضرٌ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ زنبٌ عفوٌّ وَهُوَو عَلىَ كُلِّ خطاءٍ إزالةٌ وَهُوَو عَلىَ جَمَالٌ كلِّ وجْهِ الجَمِيلٌ وَهُوَو عَلىَ اوّل من كُلِّ اوّلٌ وَهُوَو عَلىَ آخرُ من كُلِّ آخرٌ وَهُوَو عَل صفيٌّ من كُلِّ مُصْطافًا وَهُوَو عَلىَ رَحْمَانٌ من كُلِّ مرحمةٌ وَهُوَو عَل رَاشِدٌ من كُلِّ مُرْشِدًا وَهُوَو عَل مَحْدِيٌّ من كُلِّ حِدايَةٌ هُوَالّلهْ هُوَالّلهْ هُوَالّلهْ TAHSiNi ŞERiFiN SONU EVRAD HARiCi EXTERN DUALAR BÖLÜMÜ SERi : V270520231027Mubin Duası Arapça Yazılışı Mübin Duası Li Raşidiye Mübin Duası Li Raşidiye سُوۡرَةُ یسٓ بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ يسٓ وَٱلۡقُرۡءَانِ ٱلۡحَكِيمِ إِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ عَلَىٰ صِرَٲطٍ۬ مُّسۡتَقِيمٍ۬ تَنزِيلَ ٱلۡعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ لِتُنذِرَ قَوۡمً۬ا مَّآ أُنذِرَ ءَابَآؤُهُمۡ فَهُمۡ غَـٰفِلُونَ لَقَدۡ حَقَّ ٱلۡقَوۡلُ عَلَىٰٓ أَكۡثَرِهِمۡ فَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ إِنَّا جَعَلۡنَا فِىٓ أَعۡنَـٰقِهِمۡ أَغۡلَـٰلاً۬ فَهِىَ إِلَى ٱلۡأَذۡقَانِ فَهُم مُّقۡمَحُونَ وَجَعَلۡنَا مِنۢ بَيۡنِ أَيۡدِيہِمۡ سَدًّ۬ا وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ سَدًّ۬ا فَأَغۡشَيۡنَـٰهُمۡ فَهُمۡ لَا يُبۡصِرُونَ وَسَوَآءٌ عَلَيۡہِمۡ ءَأَنذَرۡتَهُمۡ أَمۡ لَمۡ تُنذِرۡهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّڪۡرَ وَخَشِىَ ٱلرَّحۡمَـٰنَ بِٱلۡغَيۡبِۖ فَبَشِّرۡهُ بِمَغۡفِرَةٍ۬ وَأَجۡرٍ۬ ڪَرِيمٍ إِنَّا نَحۡنُ نُحۡىِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَنَڪۡتُبُ مَا قَدَّمُواْ وَءَاثَـٰرَهُمۡۚ وَكُلَّ شَىۡءٍ أَحۡصَيۡنَـٰهُ فِىٓ إِمَامٍ۬ مُّبِينٍ۬ بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ ) وَٱضۡرِبۡ لَهُم مَّثَلاً أَصۡحَـٰبَ ٱلۡقَرۡيَةِ إِذۡ جَآءَهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ إِذۡ أَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡہِمُ ٱثۡنَيۡنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزۡنَا بِثَالِثٍ۬ فَقَالُوٓاْ إِنَّآ إِلَيۡكُم مُّرۡسَلُونَ قَالُواْ مَآ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرٌ۬ مِّثۡلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ مِن شَىۡءٍ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا تَكۡذِبُونَ قَالُواْ رَبُّنَا يَعۡلَمُ إِنَّآ إِلَيۡكُمۡ لَمُرۡسَلُونَ وَمَا عَلَيۡنَآ إِلَّا ٱلۡبَلَـٰغُ ٱلۡمُبِينُ بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ قَالُوٓاْ إِنَّا تَطَيَّرۡنَا بِكُمۡۖ لَٮِٕن لَّمۡ تَنتَهُواْ لَنَرۡجُمَنَّكُمۡ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ۬ قَالُواْ طَـٰٓٮِٕرُكُم مَّعَكُمۡۚ أَٮِٕن ذُڪِّرۡتُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ۬ مُّسۡرِفُونَ وَجَآءَ مِنۡ أَقۡصَا ٱلۡمَدِينَةِ رَجُلٌ۬ يَسۡعَىٰ قَالَ يَـٰقَوۡمِ ٱتَّبِعُواْ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ٱتَّبِعُواْ مَن لَّا يَسۡـٴَـلُكُمۡ أَجۡرً۬ا وَهُم مُّهۡتَدُونَ وَمَا لِىَ لَآ أَعۡبُدُ ٱلَّذِى فَطَرَنِى وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ ءَأَتَّخِذُ مِن دُونِهِۦۤ ءَالِهَةً إِن يُرِدۡنِ ٱلرَّحۡمَـٰنُ بِضُرٍّ۬ لَّا تُغۡنِ عَنِّى شَفَـٰعَتُهُمۡ شَيۡـًٔ۬ا وَلَا يُنقِذُونِ إِنِّىٓ إِذً۬ا لَّفِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ إِنِّىٓ ءَامَنتُ بِرَبِّكُمۡ فَٱسۡمَعُونِ قِيلَ ٱدۡخُلِ ٱلۡجَنَّةَۖ قَالَ يَـٰلَيۡتَ قَوۡمِى يَعۡلَمُونَ بِمَا غَفَرَ لِى رَبِّى وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلۡمُكۡرَمِينَ ۞ وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ مِنۢ بَعۡدِهِۦ مِن جُندٍ۬ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ إِن كَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ فَإِذَا هُمۡ خَـٰمِدُونَ يَـٰحَسۡرَةً عَلَى ٱلۡعِبَادِۚ مَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَہۡزِءُونَ أَلَمۡ يَرَوۡاْ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّنَ ٱلۡقُرُونِ أَنَّہُمۡ إِلَيۡہِمۡ لَا يَرۡجِعُونَ وَإِن كُلٌّ۬ لَّمَّا جَمِيعٌ۬ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ وَءَايَةٌ۬ لَّهُمُ ٱلۡأَرۡضُ ٱلۡمَيۡتَةُ أَحۡيَيۡنَـٰهَا وَأَخۡرَجۡنَا مِنۡہَا حَبًّ۬ا فَمِنۡهُ يَأۡڪُلُونَ وَجَعَلۡنَا فِيهَا جَنَّـٰتٍ۬ مِّن نَّخِيلٍ۬ وَأَعۡنَـٰبٍ۬ وَفَجَّرۡنَا فِيہَا مِنَ ٱلۡعُيُونِ لِيَأۡڪُلُواْ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتۡهُ أَيۡدِيهِمۡۖ أَفَلَا يَشۡڪُرُونَ سُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلۡأَزۡوَٲجَ ڪُلَّهَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ وَمِنۡ أَنفُسِهِمۡ وَمِمَّا لَا يَعۡلَمُونَ وَءَايَةٌ۬ لَّهُمُ ٱلَّيۡلُ نَسۡلَخُ مِنۡهُ ٱلنَّہَارَ فَإِذَا هُم مُّظۡلِمُونَ وَٱلشَّمۡسُ تَجۡرِى لِمُسۡتَقَرٍّ۬ لَّهَاۚ ذَٲلِكَ تَقۡدِيرُ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡعَلِيمِ وَٱلۡقَمَرَ قَدَّرۡنَـٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلۡعُرۡجُونِ ٱلۡقَدِيمِ لَا ٱلشَّمۡسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدۡرِكَ ٱلۡقَمَرَ وَلَا ٱلَّيۡلُ سَابِقُ ٱلنَّہَارِۚ وَكُلٌّ۬ فِى فَلَكٍ۬ يَسۡبَحُونَ وَءَايَةٌ۬ لَّهُمۡ أَنَّا حَمَلۡنَا ذُرِّيَّتَہُمۡ فِى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ وَخَلَقۡنَا لَهُم مِّن مِّثۡلِهِۦ مَا يَرۡكَبُونَ وَإِن نَّشَأۡ نُغۡرِقۡهُمۡ فَلَا صَرِيخَ لَهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنقَذُونَ إِلَّا رَحۡمَةً۬ مِّنَّا وَمَتَـٰعًا إِلَىٰ حِينٍ۬ وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّقُواْ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيكُمۡ وَمَا خَلۡفَكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ وَمَا تَأۡتِيہِم مِّنۡ ءَايَةٍ۬ مِّنۡ ءَايَـٰتِ رَبِّہِمۡ إِلَّا كَانُواْ عَنۡہَا مُعۡرِضِينَ وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ أَنفِقُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ ڪَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنُطۡعِمُ مَن لَّوۡ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطۡعَمَهُ ۥۤ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا فِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ۬ بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ ) وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ تَأۡخُذُهُمۡ وَهُمۡ يَخِصِّمُونَ فَلَا يَسۡتَطِيعُونَ تَوۡصِيَةً۬ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمۡ يَرۡجِعُونَ وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمۡ يَنسِلُونَ قَالُواْ يَـٰوَيۡلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرۡقَدِنَاۜۗ هَـٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَصَدَقَ ٱلۡمُرۡسَلُونَ إِن ڪَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ فَإِذَا هُمۡ جَمِيعٌ۬ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ فَٱلۡيَوۡمَ لَا تُظۡلَمُ نَفۡسٌ۬ شَيۡـًٔ۬ا وَلَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا ڪُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ إِنَّ أَصۡحَـٰبَ ٱلۡجَنَّةِ ٱلۡيَوۡمَ فِى شُغُلٍ۬ فَـٰكِهُونَ هُمۡ وَأَزۡوَٲجُهُمۡ فِى ظِلَـٰلٍ عَلَى ٱلۡأَرَآٮِٕكِ مُتَّكِـُٔونَ لَهُمۡ فِيہَا فَـٰكِهَةٌ۬ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ سَلَـٰمٌ۬ قَوۡلاً۬ مِّن رَّبٍّ۬ رَّحِيمٍ۬ وَٱمۡتَـٰزُواْ ٱلۡيَوۡمَ أَيُّہَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ ۞ أَلَمۡ أَعۡهَدۡ إِلَيۡكُمۡ يَـٰبَنِىٓ ءَادَمَ أَن لَّا تَعۡبُدُواْ ٱلشَّيۡطَـٰنَۖ إِنَّهُ ۥ لَكُمۡ عَدُوٌّ۬ مُّبِينٌ۬ بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ وَأَنِ ٱعۡبُدُونِىۚ هَـٰذَا صِرَٲطٌ۬ مُّسۡتَقِيمٌ۬ وَلَقَدۡ أَضَلَّ مِنكُمۡ جِبِلاًّ۬ كَثِيرًاۖ أَفَلَمۡ تَكُونُواْ تَعۡقِلُونَ هَـٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى كُنتُمۡ تُوعَدُونَ ٱصۡلَوۡهَا ٱلۡيَوۡمَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ ٱلۡيَوۡمَ نَخۡتِمُ عَلَىٰٓ أَفۡوَٲهِهِمۡ وَتُكَلِّمُنَآ أَيۡدِيہِمۡ وَتَشۡہَدُ أَرۡجُلُهُم بِمَا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ وَلَوۡ نَشَآءُ لَطَمَسۡنَا عَلَىٰٓ أَعۡيُنِہِمۡ فَٱسۡتَبَقُواْ ٱلصِّرَٲطَ فَأَنَّىٰ يُبۡصِرُونَ وَلَوۡ نَشَآءُ لَمَسَخۡنَـٰهُمۡ عَلَىٰ مَڪَانَتِهِمۡ فَمَا ٱسۡتَطَـٰعُواْ مُضِيًّ۬ا وَلَا يَرۡجِعُونَ وَمَن نُّعَمِّرۡهُ نُنَڪِّسۡهُ فِى ٱلۡخَلۡقِۖ أَفَلَا يَعۡقِلُونَ وَمَا عَلَّمۡنَـٰهُ ٱلشِّعۡرَ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُ ۥۤۚ إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرٌ۬ وَقُرۡءَانٌ۬ مُّبِينٌ۬ بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ لِّيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّ۬ا وَيَحِقَّ ٱلۡقَوۡلُ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِينَ أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّا خَلَقۡنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتۡ أَيۡدِينَآ أَنۡعَـٰمً۬ا فَهُمۡ لَهَا مَـٰلِكُونَ وَذَلَّلۡنَـٰهَا لَهُمۡ فَمِنۡہَا رَكُوبُہُمۡ وَمِنۡہَا يَأۡكُلُونَ وَلَهُمۡ فِيہَا مَنَـٰفِعُ وَمَشَارِبُۖ أَفَلَا يَشۡكُرُونَ وَٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً۬ لَّعَلَّهُمۡ يُنصَرُونَ لَا يَسۡتَطِيعُونَ نَصۡرَهُمۡ وَهُمۡ لَهُمۡ جُندٌ۬ مُّحۡضَرُونَ فَلَا يَحۡزُنكَ قَوۡلُهُمۡۘ إِنَّا نَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَ أَوَلَمۡ يَرَ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَـٰهُ مِن نُّطۡفَةٍ۬ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ۬ مُّبِينٌ۬ بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ وَضَرَبَ لَنَا مَثَلاً۬ وَنَسِىَ خَلۡقَهُ ۥۖ قَالَ مَن يُحۡىِ ٱلۡعِظَـٰمَ وَهِىَ رَمِيمٌ۬ قُلۡ يُحۡيِيہَا ٱلَّذِىٓ أَنشَأَهَآ أَوَّلَ مَرَّةٍ۬ۖ وَهُوَ بِكُلِّ خَلۡقٍ عَلِيمٌ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلشَّجَرِ ٱلۡأَخۡضَرِ نَارً۬ا فَإِذَآ أَنتُم مِّنۡهُ تُوقِدُونَ أَوَلَيۡسَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِقَـٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يَخۡلُقَ مِثۡلَهُمۚ بَلَىٰ وَهُوَ ٱلۡخَلَّـٰقُ ٱلۡعَلِيمُ إِنَّمَآ أَمۡرُهُ ۥۤ إِذَآ أَرَادَ شَيۡـٴً۬ـا أَن يَقُولَ لَهُ ۥ كُن فَيَكُونُ فَسُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِى بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىۡءٍ۬ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ Kenzül Arş Duası Arapça Yazılışı Kenzül Arş Duası Li Raşidiye Kenzül Arş Duası Li Raşidiye دعاء كنز العرش للنبي صلى الله عليه واله دُعَاءٌ كَنَزَ العَرْشُ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ اللَّهُمَّ إِنَّكَ تَعْلَمُ سِرِّي وَ عَلَانِيَتِي وَ مَا فِي نَفْسِي فَاقْبَلْ مَعْذِرَتِي وَ تَعْلَمُ حَاجَتِي فَأَعْطِنِي سُؤْلِي وَ اغْفِرْ لِي ذُنُوبِي إِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي لَا إلَهَ إلَّا أَنْتَ يَا حَنَّانُ يَا مَنَّانُ يَا بَدِيعَ السَّمَوَاتِ و الْأَرْضِ يَا ذُو الْجَلَالِ وَ الْإِكْرَام * وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ أَجْمَعِينَ * اللَّهُمَّ إنِّي وَ اسئلك بِحُرْمَة وَجْهَكَ الْكَرِيمَ عَلَيْكَ يَا رَبِّ اسئلك بِحَقّ وبحرمة آدَم و حَوَّاء عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة نُوح عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة مُوسَى عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة عِيسَى وَالْعَرْش الْعَظِيم * عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة * مُحَمَّدٍ الْمُصْطَفَى عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة * جَبْرَائِيل عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة * مِيكَائِيل عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة إسْرَافِيل عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة عِزْرائِيل عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ عليك يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة أَلَم ذالك الْكِتَابِ لَا رَيْبَ فيه عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة أَلَم اللَّهِ لَا إلَهَ إلَى هُوَ الْحَيُّ القيوم عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتقوا عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي خَلَقَ السماوات عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الْمَصّ كِتَاب أَنْزَل عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الر تِلْكَ آيَاتُ الكتاب عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الر كِتَابٌ أُحْكِمَتْ آياته عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الر تِلْكَ آيَاتُ الكتاب عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الر كِتَابٌ أَنْزَلْنَاهُ عليك يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الر تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة أَتَى أَمْرُ اللَّهُ فَلَا تستعجلوه عليك يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة سبحان الَّذِي أَسْرَى عَلَيْكَ يَا رب و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَنْزَلَ عَلَى عَبْدِهِ الْكِتَابَ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة كهيعص ذَكَر رَحِمْت رَبِّك عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة طه مَا أنزلنا عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة اقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ عليك يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا ربكم عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة قد أَفْلَح المؤمنون عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة سُورَةٌ أَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة تَبَارَكَ الَّذِي نَزَلَ الفرقان عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة طسم تِلْكَ آيَاتُ الكتاب عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة طس تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة طسم تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ المبين عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بسملة أَلَم حَسَب النَّاسِ أَنَّ يُتْرَكُوا عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة أَلَم غَلَبَت الروم عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بسملة أَلَم تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الحكيم عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة يا أَيُّهَا النَّبِيُّ اتَّقِ اللَّهَ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي لَهُ مَا فِي السماوات عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الْحَمْدُ لِلَّهِ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة يس وَالْقُرْآن الكريم عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة والصافات صفا عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة ص وَالْقُرْآنِ ذِي الذكر عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة تنزيل الْكِتَابِ مِنْ اللَّهِ الْعَزِيزِ الحكيم عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة حم تَنْزِيل الكتاب عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة حم تَنْزِيلٌ مِنْ الرَّحْمَان الرحيم عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة يا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا لَا تقدموا عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة ق وَالْقُرْآن المجيد عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة و الذَّارِيَات ذروا عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة والطور وَكِتَاب مسطور عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة والنجم إذَا هوى عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بسملة اقْتَرَبَت السعه عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الرحمن عَلِم القران عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إذا وَقَعَت الواقعة عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة سبح لِلَّهِ مَا فِي السماوات عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة قد سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ التي عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة سبح لِلَّهِ مَا فِي السموات عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة يسبح لِلَّهِ مَا فِي السموات عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إِذَا جَاءَكَ المنافقون عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة يُسَبِّح لِلَّهِ مَا فِي السَّمَوَاتِ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بسملة يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إذَا طَلَّقْتُمْ النساء عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ لِمَ تَحْرُمْ مَا أَحَلَّ اللَّهُ لك عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة تبارك الَّذِي بِيَدِهِ الملك عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة ن وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إلْحَاقِهِ مَا إلْحَاقُه عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة سَأَلَ سَائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إنَّا أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قومه عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة قُلْ أُوحِيَ إلَيَّ أَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ عليك يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة يَا أَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ قُمْ اللَّيْلَ إلَّا قليلا عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ قُمْ فَأَنْذِرْ وَرَبَّكَ فكبر عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة لا أُقْسِمُ بِيَوْمِ القيامة عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة هَلْ أَتَى عَلَى الْإِنْسَانِ حِينٌ عليك يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة عَمّ يتسألون عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة والنازعات غرقا عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة عبس وتولى عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إذا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إذا السَّماءُ انْفَطَرَتْ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة ويل لِلْمُطَفِّفِين الذين عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إذَا السَّمَاءُ انشقت عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة والسماء ذَاتِ الْبُرُوجِ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة والسماء والطارق عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة سبح اسْمَ رَبِّكَ الأَعْلَى عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بسملة هل أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة والفجر وَلَيَالٍ عَشْرٍ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة لَا أُقْسِمُ بِيَوْمِ بِهَذَا البلد عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة وَالشَّمْس وَضَّحَها عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة والليل إِذَا يَغْشَى عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة وضحى و اللَّيْلِ إِذَا سَجَى عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة أَلَمْ نَشْرَحْ لَك صَدْرِك عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بسملة والتين وَالزَّيْتُون عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة اقْرَأْ بِاسْمِ ربك عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ الْقَدْرِ عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة لَمْ يَكُنْ الَّذِينَ كفرو عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إِذَا زُلْزِلَتِ الأرْضُ زلزالها عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة والعاديات ضبحا عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بسملة الْقَارِعَة مَا القارعة عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إلهكم التكاثر عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة والعصر أَن الإنسان عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة ويل لِكُلّ همزة عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة الم تَرَ كَيْفَ فَعَلَ ربك عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة لإيلاف قُرَيْش إيلافهم عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة أرئيت الَّذِي يُكَذِّبُ بالدين عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة أنا أَعْطَيْنَاك الكوثر عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة قل يَا أَيُّهَا الكافرون عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة إذَا جَاءَ نَصَرُوا اللَّه والفتح عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة تبت يَدَا أَبِي لَهَبٍ وتب عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة قل هُوَ اللَّهُ احد عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الفلق عَلَيْكَ يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ عَلَيْك يَا رَبِّ و اسئلك بِحَقّ وبحرمة بَسْمَلَة أَسْمَاءِ اللَّهِ الحُسْنَى عَلَيْكَ يَا ربViRD HARiCi EXTERN SURELER SERi : V270520231040SAFFAT SURESi SAFFAT SURESi سورة الصافات وَالصَّافَّاتِ صَفًّا فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًا فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًا إِنَّ إِلَهَكُمْ لَوَاحِدٌ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِ إِنَّا زَيَّنَّا السَّمَاء الدُّنْيَا بِزِينَةٍ الْكَوَاكِبِ وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَانٍ مَّارِدٍ لا يَسَّمَّعُونَ إِلَى الْمَلإِ الأَعْلَى وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ إِلاَّ مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ فَاسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَا إِنَّا خَلَقْنَاهُم مِّن طِينٍ لّازِبٍ بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ وَإِذَا ذُكِّرُوا لا يَذْكُرُونَ وَإِذَا رَأَوْا آيَةً يَسْتَسْخِرُونَ وَقَالُوا إِنْ هَذَا إِلاَّ سِحْرٌ مُّبِينٌ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَئِنَّا لَمَبْعُوثُونَ أَوَآبَاؤُنَا الأَوَّلُونَ قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَاخِرُونَ فَإِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هَذَا يَوْمُ الدِّينِ هَذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذِي كُنتُمْ بِهِ تُكَذِّبُونَ احْشُرُوا الَّذِينَ ظَلَمُوا وَأَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ فَاهْدُوهُمْ إِلَى صِرَاطِ الْجَحِيمِ وَقِفُوهُمْ إِنَّهُم مَّسْئُولُونَ مَا لَكُمْ لا تَنَاصَرُونَ بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ يَتَسَاءَلُونَ قَالُوا إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَمِينِ قَالُوا بَل لَّمْ تَكُونُوا مُؤْمِنِينَ وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَانٍ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَاغِينَ فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَا إِنَّا لَذَائِقُونَ فَأَغْوَيْنَاكُمْ إِنَّا كُنَّا غَاوِينَ فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ إِنَّا كَذَلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِمِينَ إِنَّهُمْ كَانُوا إِذَا قِيلَ لَهُمْ لا إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوا آلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍ بَلْ جَاءَ بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَلِينَ إِنَّكُمْ لَذَائِقُوا الْعَذَابِ الأَلِيمِ وَمَا تُجْزَوْنَ إِلاَّ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ إِلاَّ عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ أُوْلَئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ فَوَاكِهُ وَهُم مُّكْرَمُونَ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ عَلَى سُرُرٍ مُّتَقَابِلِينَ يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِن مَّعِينٍ بَيْضَاء لَذَّةٍ لِّلشَّارِبِينَ لا فِيهَا غَوْلٌ وَلا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ وَعِندَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ عِينٌ كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ يَتَسَاءَلُونَ قَالَ قَائِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّي كَانَ لِي قَرِينٌ يَقُولُ أَإِنَّكَ لَمِنْ الْمُصَدِّقِينَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَئِنَّا لَمَدِينُونَ قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ فَاطَّلَعَ فَرَآهُ فِي سَوَاء الْجَحِيمِ قَالَ تَاللَّهِ إِنْ كِدتَّ لَتُرْدِينِ وَلَوْلا نِعْمَةُ رَبِّي لَكُنتُ مِنَ الْمُحْضَرِينَ أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ إِلاَّ مَوْتَتَنَا الأُولَى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ إِنَّ هَذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ لِمِثْلِ هَذَا فَلْيَعْمَلْ الْعَامِلُونَ أَذَلِكَ خَيْرٌ نُّزُلا أَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ إِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِّلظَّالِمِينَ إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِي أَصْلِ الْجَحِيمِ طَلْعُهَا كَأَنَّهُ رُؤُوسُ الشَّيَاطِينِ فَإِنَّهُمْ لَآكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِؤُونَ مِنْهَا الْبُطُونَ ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِّنْ حَمِيمٍ ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لإِلَى الْجَحِيمِ إِنَّهُمْ أَلْفَوْا آبَاءَهُمْ ضَالِّينَ فَهُمْ عَلَى آثَارِهِمْ يُهْرَعُونَ وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ الأَوَّلِينَ وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ فَانظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنذَرِينَ إِلاَّ عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ وَلَقَدْ نَادَانَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُجِيبُونَ وَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمْ الْبَاقِينَ وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الآخِرِينَ سَلامٌ عَلَى نُوحٍ فِي الْعَالَمِينَ إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ ثُمَّ أَغْرَقْنَا الآخَرِينَ وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِ لَإِبْرَاهِيمَ إِذْ جَاءَ رَبَّهُ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَاذَا تَعْبُدُونَ أَئِفْكًا آلِهَةً دُونَ اللَّهِ تُرِيدُونَ فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ الْعَالَمِينَ فَنَظَرَ نَظْرَةً فِي النُّجُومِ فَقَالَ إِنِّي سَقِيمٌ فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِرِينَ فَرَاغَ إِلَى آلِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلا تَأْكُلُونَ مَا لَكُمْ لا تَنطِقُونَ فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَمِينِ فَأَقْبَلُوا إِلَيْهِ يَزِفُّونَ قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ وَاللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَانًا فَأَلْقُوهُ فِي الْجَحِيمِ فَأَرَادُوا بِهِ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الأَسْفَلِينَ وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَى رَبِّي سَيَهْدِينِ رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلامٍ حَلِيمٍ فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَى فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانظُرْ مَاذَا تَرَى قَالَ يَا أَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِي إِن شَاء اللَّهُ مِنَ الصَّابِرِينَ فَلَمَّا أَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ وَنَادَيْنَاهُ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ إِنَّ هَذَا لَهُوَ الْبَلاء الْمُبِينُ وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الآخِرِينَ سَلامٌ عَلَى إِبْرَاهِيمَ كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ وَبَشَّرْنَاهُ بِإِسْحَاقَ نَبِيًّا مِّنَ الصَّالِحِينَ وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَى إِسْحَاقَ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِ مُبِينٌ وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَى مُوسَى وَهَارُونَ وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ وَآتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَبِينَ وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الآخِرِينَ سَلامٌ عَلَى مُوسَى وَهَارُونَ إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنْ الْمُرْسَلِينَ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ أَلا تَتَّقُونَ أَتَدْعُونَ بَعْلا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ الْخَالِقِينَ اللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ آبَائِكُمُ الأَوَّلِينَ فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ إِلاَّ عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الآخِرِينَ سَلامٌ عَلَى إِلْ يَاسِينَ إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ الْمُرْسَلِينَ إِذْ نَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ أَجْمَعِينَ إِلاَّ عَجُوزًا فِي الْغَابِرِينَ ثُمَّ دَمَّرْنَا الآخَرِينَ وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ وَبِاللَّيْلِ أَفَلا تَعْقِلُونَ وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ إِذْ أَبَقَ إِلَى الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنْ الْمُدْحَضِينَ فَالْتَقَمَهُ الْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ فَلَوْلا أَنَّهُ كَانَ مِنْ الْمُسَبِّحِينَ لَلَبِثَ فِي بَطْنِهِ إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَاء وَهُوَ سَقِيمٌ وَأَنبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ وَأَرْسَلْنَاهُ إِلَى مِائَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ فَآمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ إِلَى حِينٍ فَاسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ الْبَنَاتُ وَلَهُمُ الْبَنُونَ أَمْ خَلَقْنَا الْمَلائِكَةَ إِنَاثًا وَهُمْ شَاهِدُونَ أَلا إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ وَلَدَ اللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ أَصْطَفَى الْبَنَاتِ عَلَى الْبَنِينَ مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ أَفَلا تَذَكَّرُونَ أَمْ لَكُمْ سُلْطَانٌ مُّبِينٌ فَأْتُوا بِكِتَابِكُمْ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَبًا وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ إِلاَّ عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مَا أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَاتِنِينَ إِلاَّ مَنْ هُوَ صَالِ الْجَحِيمِ وَمَا مِنَّا إِلاَّ لَهُ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ وَإِنَّا لَنَحْنُ الصَّافُّونَ وَإِنَّا لَنَحْنُ الْمُسَبِّحُونَ وَإِنْ كَانُوا لَيَقُولُونَ لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًا مِّنْ الأَوَّلِينَ لَكُنَّا عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ فَكَفَرُوا بِهِ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا الْمُرْسَلِينَ إِنَّهُمْ لَهُمُ الْمَنصُورُونَ وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّى حِينٍ وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَاء صَبَاحُ الْمُنذَرِينَ وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّى حِينٍ وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ وَسَلامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَSAFF SURESi SAFF SURESi سورة الصف سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لا تَفْعَلُونَ كَبُرَ مَقْتًا عِندَ اللَّهِ أَن تَقُولُوا مَا لا تَفْعَلُونَ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِهِ صَفًّا كَأَنَّهُم بُنْيَانٌ مَّرْصُوصٌ وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِقَوْمِهِ يَا قَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَنِي وَقَد تَّعْلَمُونَ أَنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُمْ فَلَمَّا زَاغُوا أَزَاغَ اللَّهُ قُلُوبَهُمْ وَاللَّهُ لا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْتِي مِن بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَاءَهُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعَى إِلَى الإِسْلامِ وَاللَّهُ لا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ يُرِيدُونَ لِيُطْفِؤُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَى تِجَارَةٍ تُنجِيكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فِي جَنَّاتِ عَدْنٍ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ وَأُخْرَى تُحِبُّونَهَا نَصْرٌ مِّنَ اللَّهِ وَفَتْحٌ قَرِيبٌ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُونُوا أَنصَارَ اللَّهِ كَمَا قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيِّينَ مَنْ أَنصَارِي إِلَى اللَّهِ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ أَنصَارُ اللَّهِ فَآمَنَت طَّائِفَةٌ مِّن بَنِي إِسْرَائِيلَ وَكَفَرَت طَّائِفَةٌ فَأَيَّدْنَا الَّذِينَ آمَنُوا عَلَى عَدُوِّهِمْ فَأَصْبَحُوا ظَاهِرِينَCevşen-i Kebir Duası بِسْمِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا اَللهُ يا رَحْمنُ يا رَحيمُ يا كَريمُ يا مُقيمُ يا عَظيمُ يا قَديمُ يا عَليمُ يا حَليمُ يا حَكيمُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا سَيِّدَ السّاداتِ يا مُجيبَ الدَّعَواتِ يا رافِعَ الدَّرَجاتِ يا وَلِيَّ الْحَسَناتِ يا غافِرَ الْخَطيئاتِ يا مُعْطِيَ الْمَسْأَلاتِ يا قابِلَ التَّوْباتِ يا سامِعَ الأَصْواتِ يا عالِمَ الْخَفِيّاتِ يا دافِعَ الْبَلِيّاتِ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا خَيْرَ الْغافِرينَ يا خَيْرَ الْفاتِحينَ يا خَيْرَ النّاصِرينَ يا خَيْرَ الْحاكِمينَ ياخَيْرَ الرّازِقينَ يا خَيْرَ الْوارِثينَ يا خَيْرَ الْحامِدينَ يا خَيْرَ الذّاكِرينَ يا خَيْرَ الْمُنْزِلينَ يا خَيْرَ الْمُحْسِنينَ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ لَهُ الْعِزَّةُ وَالْجَمالُ يا مَنْ لَهُ الْقُدْرَةُ وَالْكَمالُ يا مَنْ لَهُ الْمُلْكُ وَالْجَلالُ يا مَنْ هُوَ الْكَبيرُ الْمُتَعالُ يا مُنْشِىءَ الْسَّحابِ الثِّقالِ يا مَنْ هُوَ شَديدُ الِْمحالِ يا مَنْ هُوَ سَريعُ الْحِسابِ يا مَنْ هُوَ شَديدُ الْعِقابِ يا مَنْ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوابِ يا مَنْ عِنْدَهُ اُمُّ الْكِتابِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا حَنّانُ يا مَنّانُ يا دَيّانُ يا بُرْهانُ يا سُلْطانُ يا رِضْوانُ يا غُفْرانُ يا سُبْحانُ يا مُسْتَعانُ يا ذَا الْمَنِّ وَالْبَيانِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ تَواضَعَ كُلُّ شَيْءٍ لِعَظَمَتِهِ يا مَنِ اسْتَسْلَمَ كُلُّ شَيْءٍ لِقُدْرَتِهِ يا مَنْ ذَلَّ كُلُّ شَيْءٍ لِعِزَّتِهِ يا مَنْ خَضَعَ كُلُّ شَيْءٍ لِهَيْبَتِهِ يا مَنِ انْقادَ كُلُّ شَيْءٍ مِنْ خَشْيَتِهِ يا مَنْ تَشَقَّقَتِ الْجِبالُ مِنْ مَخافَتِهِ يا مَنْ قامَتِ السَّماواتُ بِاَمْرِهِ يا مَنِ اسْتَقَرَّتِ الأَرَضُونَ بِاِذْنِهِ يا مَنْ يُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِهِ يا مَنْ لا يَعْتَدي عَلى اَهْلِ مَمْلَكَتِهِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا غافِرَ الْخَطايا يا كاشِفَ الْبَلايا يا مُنْتَهَى الرَّجايا يا مُجْزِلَ الْعَطايا يا واهِبَ الْهَدايا يا رازِقَ الْبَرايا يا قاضِيَ الْمَنايا يا سامِعَ الشَّكايا يا باعِثَ الْبَرايا يا مُطْلِقَ الأُسارى سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ ياذَا الْحَمْدِ وَالثَّناءِ يا ذَا الْفَخْرِ وَاْلبَهاءِ يا ذَا الْمَجْدِ وَالسَّناءِ يا ذَا الْعَهْدِ وَالْوَفاءِ يا ذَا الْعَفْوِ وَالرِّضاءِ يا ذَا الْمَنِّ وَالْعَطاءِ يا ذَا الْفَضْلِ وَالْقَضاءِ يا ذَا الْعِزِّ وَالْبَقاءِ يا ذَا الْجُودِ وَالسَّخاءِ يا ذَا الآلاءِ وَالنَّعْماءِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مانِعُ يا دافِعُ يا رافِعُ يا صانِعُ يا نافِعُ يا سامِعُ يا جامِعُ يا شافِعُ يا واسِعُ يا مُوسِعُ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا صانِعَ كُلِّ مَصْنُوعٍ يا خالِقَ كُلِّ مَخْلُوقٍ يا رازِقَ كُلِّ مَرْزُوقٍ يا مالِكَ كُلِّ مَمْلُوكٍ يا كاشِفَ كُلِّ مَكْرُوبٍ يا فارِجَ كُلِّ مَهْمُومٍ يا راحِمَ كُلِّ مَرْحُومٍ يا ناصِرَ كُلِّ مَخْذُولٍ يا ساتِرَ كُلِّ مَعْيُوبٍ يا مَلْجَأَ كُلِّ مَطْرُودٍ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا عُدَّتى عِنْدَ شِدَّتي يا رَجائي عِنْدَ مُصيبَتي يا مُونِسي عِنْدَ وَحْشَتي يا صاحِبي عِنْدَ غُرْبَتي يا وَلِيّي عِنْدَ نِعْمَتي يا غِياثي عِنْدَ كُرْبَتي يا دَليلي عِنْدَ حَيْرَتي يا غَنائي عِنْدَ افْتِقاري يا مَلجَئي عِنْدَ اضْطِراري يا مُعيني عِنْدَ مَفْزَعي. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا عَلاّمَ الْغُيُوبِ يا غَفّارَ الذُّنُوبِ يا سَتّارَ الْعُيُوبِ يا كاشِفَ الْكُرُوبِ يا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ يا طَبيبَ الْقُلُوبِ يا مُنَوِّرَ الْقُلُوبِ يا اَنيسَ الْقُلُوبِ يا مُفَرِّجَ الْهُمُومِ يا مُنَفِّسَ الْغُمُومِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّى اَسْأَلُكَ بِاْسمِكَ يا جَليلُ يا جَميلُ يا وَكيلُ يا كَفيلُ يا دَليلُ يا قَبيلُ يا مُديلُ يا مُنيلُ يا مُقيلُ يا مُحيلُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا دَليلَ الْمُتَحَيِّرينَ يا غِياثَ الْمُسْتَغيثينَ يا صَريخَ الْمُسْتَصْرِخينَ يا جارَ الْمُسْتَجيرينَ يا اَمانَ الْخائِفينَ يا عَوْنَ الْمُؤْمِنينَ يا راحِمَ الْمَساكينَ يا مَلْجَأَ الْعاصينَ يا غافِرَ الْمُذْنِبينَ يا مُجيبَ دَعْوَةِ الْمُضْطَرّينَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا ذَا الْجُودِ وَالاِحْسانِ يا ذَا الْفَضْلِ وَالاِمْتِنانِ يا ذَا الأَمْنِ وَالأَمانِ يا ذَا الْقُدْسِ وَالسُّبْحانِ يا ذَا الْحِكْمَةِ وَالْبَيانِ يا ذَا الرَّحْمَةِ وَالرِّضْوانِ يا ذَا الْحُجَّةِ وَالْبُرْهانِ يا ذَا الْعَظَمَةِ وَالسُّلْطانِ يا ذَا الرَّأْفَةِ وَالْمُسْتَعانِ يا ذَا العَفْوِ وَالْغُفْرانِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ هُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ اِلـهُ كُلِّ شَيءٍ يا مَنْ هُوَ خالِقُ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ صانِعُ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ قَبْلَ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ بَعْدَ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ فَوْقَ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ عالِمٌ بِكُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ قادِرٌ عَلى كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ يَبْقى وَيَفْنى كُلُّ شَيْءٍ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُؤْمِنُ يا مُهَيْمِنُ يا مُكَوِّنُ يا مُلَقِّنُ يا مُبَيِّنُ يا مُهَوِّنُ يا مُمَكِّنُ يا مُزَيِّنُ يا مُعْلِنُ يا مُقَسِّمُ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ هُوَ فى مُلْكِهِ مُقيمٌ يا مَنْ هُوَ فى سُلْطانِهِ قَديمٌ يا مَنْ هُو فى جَلالِهِ عَظيمٌ يا مَنْ هُوَ عَلى عِبادِهِ رَحيمٌ يا مَنْ هُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَليمٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنْ عَصاهُ حَليمٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنْ رَجاهُ كَريمٌ يا مَنْ هُوَ في صُنْعِهِ حَكيمٌ يا مَنْ هُوَ فى حِكْمَتِهِ لَطيفٌ يا مَنْ هُوَ في لُطْفِهِ قَديمٌ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ لا يُرْجى إلاّ فَضْلُهُ يا مَنْ لا يُسْأَلُ إلاّ عَفْوُهُ يا مَنْ لا يُنْظَرُ إلاّ بِرُّهُ يا مَنْ لا يُخافُ إلاّ عَدْلُهُ يا مَنْ لا يَدُومُ إلاّ مُلْكُهُ يا مَنْ لا سُلْطانَ إلاّ سُلْطانُهُ يا مَنْ وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَتُهُ يا مَنْ سَبَقَتْ رَحْمَتُهُ غَضَبَهُ يا مَنْ اَحاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمُهُ يا مَنْ لَيْسَ اَحَدٌ مِثْلَهُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا فارِجَ الْهَمِّ يا كاشِفَ الْغَمِّ يا غافِرَ الذَّنْبِ يا قابِلَ التَّوْبِ يا خالِقَ الْخَلْقِ يا صادِقَ الْوَعْدِ يا مُوفِيَ الْعَهْدِ يا عالِمَ السِّرِّ يا فالِقَ الْحَبِّ يا رازِقَ الأَنامِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا عَلِيُّ يا وَفِيُّ يا غَنِيُّ يا مَلِيُّ يا حَفِيُّ يا رَضِيُّ يا زَكِيُّ يا بَدِيُّ يا قَوِيُّ يا وَلِيُّ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ اَظْهَرَ الْجَميلَ يا مَنْ سَتَرَ الْقَبيحَ يا مَنْ لَمْ يُؤاخِذْ بِالْجَريرَةِ يا مَنْ لَمْ يَهْتِكِ السِّتْرَ يا عَظيمَ الْعَفْوِ يا حَسَنَ التَّجاوُزِ يا واسِعَ الْمَغْفِرَةِ يا باسِطَ الْيَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ يا صاحِبَ كُلِّ نَجْوى يا مُنْتَهى كُلِّ شَكْوى سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا ذَا النِّعْمَةِ السّابِغَةِ يا ذَا الرَّحْمَةِ الْواسِعَةِ يا ذَا الْمِنَّةِ السّابِقَةِ يا ذَا الْحِكْمَةِ الْبالِغَةِ يا ذَا الْقُدْرَةِ الْكامِلَةِ يا ذَا الْحُجَّةِ الْقاطِعَةِ يا ذَا الْكَرامَةِ الظّاهِرَةِيا ذَا الْعِزَّةِ الدّائِمَةِ يا ذَا الْقُوَّةِ الْمَتينَةِ يا ذَا الْعَظَمَةِ الْمَنيعَةِ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا بَديعَ السَّماواتِ يا جاعِلَ الظُّلُماتِ يا راحِمَ الْعَبَراتِ يا مُقيلَ الْعَثَراتِ يا ساتِرَ الْعَوْراتِ يا مُحْيِيَ الأَمْواتِ يا مُنْزِلَ الآياتِ يا مُضَعِّفَ الْحَسَناتِ يا ماحِيَ السَّيِّئاتِ يا شَديدَ النَّقِماتِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُصَوِّرُ يا مُقَدِّرُ يا مُدَبِّرُ يا مُطَهِّرُ يا مُنَوِّرُ يا مُيَسِّرُ يا مُبَشِّرُ يا مُنْذِرُ يا مُقَدِّمُ يا مُؤَخِّرُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا رَبَّ الْبَيْتِ الْحَرامِ يا رَبَّ الشَّهْرِ الْحَرامِ يا رَبَّ الْبَلَدِ الْحَرامِ يا رَبَّ الرُّكْنِ وَالْمَقامِ يا رَبَّ الْمَشْعَرِ الْحَرامِ يا رَبَّ الْمَسْجِدِ الْحَرامِ يا رَبَّ الْحِلِّ وَالْحَرامِ يا رَبَّ النُّورِ وَالظَّلامِ يا رَبَّ التَّحِيَّةِ وَالسَّلامِ يا رَبَّ الْقُدْرَةِ فِي الأَنامِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا اَحْكَمَ الْحاكِمينَ يا اَعْدَلَ الْعادِلينَ يا اَصْدَقَ الصّادِقينَ يا اَطْهَرَ الطّاهِرينَ يا اَحْسَنَ الْخالِقينَ يا اَسْرَعَ الْحاسِبينَ يا اَسْمَعَ السّامِعينَ يا اَبْصَرَالنّاظِرينَ يا اَشْفَعَ الشّافِعينَ يا اَكْرَمَ الأَكْرَمينَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا عِمادَ مَنْ لا عِمادَ لَهُ يا سَنَدَ مَنْ لا سَنَدَ لَهُ يا ذُخْرَ مَنْ لا ذُخْرَ لَهُ يا حِرْزَ مَنْ لا حِرْزَ لَهُ يا غِياثَ مَنْ لا غِياثَ لَهُ يا فَخْرَ مَنْ لا فَخْرَ لَهُ يا عِزَّ مَنْ لا عِزَّ لَهُ يا مُعينَ مَنْ لا مُعينَ لَهُ يا اَنيسَ مَنْ لا اَنيسَ لَهُ يا اَمانَ مَنْ لا اَمانَ لَهُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا عاصِمُ يا قائِمُ يا دائِمُ يا راحِمُ يا سالِمُ يا حاكِمُ يا عالِمُ يا قاسِمُ يا قابِضُ يا باسِطُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا عاصِمَ مَنِ اسْتَعْصَمَهُ يا راحِمَ مَنِ اسْتَرْحَمَهُ يا غافِرَ مَنِ اسْتَغْفَرَهُ يا ناصِرَ مَنِ اسْتَنْصَرَهُ يا حافِظَ مَنِ اسْتَحْفَظَهُ يا مُكْرِمَ مَنِ اسْتَكْرَمَهُ يا مُرْشِدَ مَنِ اسْتَرْشَدَهُ يا صَريخَ مَنِ اسْتَصْرَخَهُ يا مُعينَ مَنِ اسْتَعانَهُ يا مُغيثَ مَنِ اسْتَغاثَهُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا عَزيزاً لا يُضامُ يا لَطيفاً لا يُرامُ يا قَيُّوماً لا يَنامُ يا دائِماً لا يَفُوتُ يا حَيّاً لا يَمُوتُ يا مَلِكاً لا يَزُولُ يا باقِياً لا يَفْنى يا عالِماً لا يَجْهَلُ يا صَمَداً لا يُطْعَمُ يا قَوِيّاً لا يَضْعُفُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا اَحَدُ يا واحِدُ يا شاهِدُ يا ماجِدُ يا حامِدُ يا راشِدُ يا باعِثُ يا وارِثُ يا ضارُّ يا نافِعُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا اَعْظَمَ مِنْ كُلِّ عَظيمٍ يا اَكْرَمَ مِنْ كُلِّ كَريمٍ يا اَرْحَمَ مِنْ كُلِّ رَحيمٍ يا اَعْلَمَ مِنْ كُلِّ عَليمٍ يا اَحْكَمَ مِنْ كُلِّ حَكيمٍ يا اَقْدَمَ مِنْ كُلِّ قَديمٍ يا اَكْبَرَ مِنْ كُلِّ كَبيرٍ يا اَلْطَفَ مِنْ كُلِّ لَطيفٍ يا اَجَلَّ مِن كُلِّ جَليلٍ يا اَعَزَّ مِنْ كُلِّ عَزيزٍ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا كَريمَ الصَّفْحِ يا عَظيمَ الْمَنِّ يا كَثيرَ الْخَيْرِ يا قَديمَ الْفَضْلِ يا دائِمَاللُّطْفِ يا لَطيفَ الصُّنْعِ يا مُنَفِّسَ الْكَرْبِ يا كاشِفَ الضُّرِّ يا مالِكَ الْمُلْكِ يا قاضِيَ الْحَقِّ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ هُوَ في عَهْدِهِ وَفِيٌّ يا مَنْ هُوَ في وَفائِهِ قَوِيٌّ يا مَنْ هُوَ في قُوَّتِهِ عَلِيٌّ يا مَنْ هُوَ في عُلُوِّهِ قَريبٌ يا مَنْ هُوَ في قُرْبِهِ لَطيفٌ يا مَنْ هُوَ في لُطْفِهِ شَريفٌ يا مَنْ هُوَ في شَرَفِهِ عَزيزٌ يا مَنْ هُوَ في عِزِّهِ عَظيمٌ يا مَنْ هُوَ في عَظَمَتِهِ مَجيدٌ يا مَنْ هُوَ في مَجْدِهِ حَميدٌ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا كافي يا شافي يا وافي يا مُعافي يا هادي يا داعي يا قاضي يا راضي يا عالي يا باقي. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ خاضِعٌ لَهُ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ خاشِعٌ لَهُ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ كائِنٌ لَهُ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ مَوْجُودٌ بِهِ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ مُنيبٌ اِلَيْهِ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ خائِفٌ مِنْهُ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ قائِمٌ بِهِ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ صائِرٌ اِلَيْهِ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ هالِكٌ إلاّ وَجْهَهُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ لا مَفَرَّ إلاّ اِلَيْهِ يا مَنْ لا مَفْزَعَ إلاّ اِلَيْهِ يا مَنْ لا مَقْصَدَ إلاّ اِلَيْهِ يا مَنْ لا مَنْجَىً مِنْهُ إلاّ اِلَيْهِ يا مَنْ لا يُرْغَبُ إلاّ اِلَيْهِ يا مَنْ لا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إلاّ بِهِ يا مَنْ لا يُسْتَعانُ إلاّ بِهِ يا مَنْ لا يُتَوَكَّلُ إلاّ عَلَيْهِ يا مَنْ لا يُرْجى إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُعْبَدُ إلاّ هو سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا خَيْرَ الْمَرْهُوبينَ يا خَيْرَ الْمَرْغُوبينَ يا خَيْرَ الْمَطْلُوبينَ يا خَيْرَ الْمَسْؤولينَ يا خَيْرَ الْمَقْصُودينَ يا خَيْرَ الْمَذْكُورينَ يا خَيْرَ الْمَشْكُورينَ يا خَيْرَ الَْمحْبُوبينَ يا خَيْرَ الْمَدْعُوّينَ يا خَيْرَ الْمُسْتَأْنِسينَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا غافِرُ يا ساتِرُ يا قادِرُ يا قاهِرُ يا فاطِرُ يا كاسِرُ يا جابِرُ يا ذاكِرُ يا ناظِرُ يا ناصِرُ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ خَلَقَ فَسَوّى يا مَنْ قَدَّرَ فَهَدى يا مَنْ يَكْشِفُ الْبَلْوى يا مَنْ يَسْمَعُ النَّجْوى يا مَنْ يُنْقِذُ الْغَرْقى يا مَنْ يُنْجِي الْهَلْكى يا مَنْ يَشْفِي الْمَرْضى يا مَنْ اَضْحَكَ وَاَبْكى يا مَنْ اَماتَ وَاَحْيى يا مَنْ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالأُنْثى سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ فيِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ سَبيلُهُ يا مَنْ فِي الآفاقِ آياتُهُ يا مَنْ فِي الآياتِ بُرْهانُهُ يا مَنْ فِي الْمَماتِ قُدْرَتُهُ يا مَنْ فِي الْقُبُورِ عِبْرَتُهُ يا مَنْ فِي الْقِيامَةِ مُلْكُهُ يا مَنْ فِي الْحِسابِ هَيْبَتُهُ يا مَنْ فِي الْميزانِ قَضاؤُهُ يا مَنْ فِي الْجَنَّةِ ثَوابُهُ يا مَنْ فِي النّارِ عِقابُهُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ اِلَيْهِ يَهْرَبُ الْخائِفُونَ يا مَنْ اِلَيْهِ يَفْزَعُ الْمُذْنِبُونَ يا مَنْ اِلَيْهِ يَقْصِدُ الْمُنيبُونَ يا مَنْ اِلَيْهِ يَرْغَبُ الزّاهِدُونَ يا مَنْ اِلَيْهِ يَلْجَأُ الْمُتَحَيِّرُونَ يا مَنْ بِهِ يَسْتَأْنِسُ الْمُريدُونَ يا مَنْ بِه يَفْتَخِرُ الُْمحِبُّونَ يا مَنْ في عَفْوِهِ يَطْمَعُ الْخاطِئُونَ يا مَنْ اِلَيْهِ يَسْكُنُ الْمُوقِنُونَ يا مَنْ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا حَبيبُ يا طَبيبُ يا قَريبُ يا رَقيبُ يا حَسيبُ يا مُهيبُ يا مُثيبُ يا مُجيبُ يا خَبيرُ يا بَصيرُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا اَقَرَبَ مِنْ كُلِّ قَريب يا اَحَبَّ مِنْ كُلِّ حَبيب يا اَبْصَرَ مِنْ كُلِّ بَصير يا اَخْبَرَ مِنْ كُلِّ خَبير يا اَشْرَفَ مِنْ كُلِّ شَريف يا اَرْفَعَ مِنْ كُلِّ رَفيع يا اَقْوى مِنْ كُلِّ قَوِيٍّ يا اَغْنى مِنْ كُلِّ غَنِيٍّ يا اَجْوَدَ مِنْ كُلِّ جَواد يا اَرْاَفَ مِنْ كُلِّ رَؤوُف سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا غالِباً غَيْرَ مَغْلُوبٍ يا صانِعاً غَيْرَ مَصْنُوعٍ يا خالِقاً غَيْرَ مَخْلُوقٍ يا مالِكاً غَيْرَ مَمْلُوكٍ يا قاهِراً غَيْرَ مَقْهُورٍ يا رافِعاً غَيْرَ مَرْفُوعٍ يا حافِظاً غَيْرَ مَحْفُوظٍ يا ناصِراً غَيْرَ مَنْصُورٍ يا شاهِداً غَيْرَ غائِبٍ يا قَريباً غَيْرَ بَعيدٍ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا نُورَ النُّورِ يا مُنَوِّرَ النُّورِ يا خالِقَ النُّورِ يا مُدَبِّرَ النُّورِ يا مُقَدِّرَ النُّوريا نُورَ كُلِّ نُورٍ يا نُوراً قَبْلَ كُلِّ نُورٍ يا نُوراً بَعْدَ كُلِّ نُورٍ يا نُوراً فَوْقَ كُلِّ نُورٍ يا نُوراً لَيْسَ كَمِثْلِهِ نُورٌ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ عَطاؤُهُ شَريفٌ يا مَنْ فِعْلُهُ لَطيفٌ يا مَنْ لُطْفُهُ مُقيمٌ يا مَنْ اِحْسانُهُ قَديمٌ يا مَنْ قَوْلُهُ حَقٌّ يا مَنْ وَعْدُهُ صِدْقٌ يا مَنْ عَفْوُهُ فَضْلٌ يا مَنْ عَذابُهُ عَدْلٌ يا مَنْ ذِكْرُهُ حُلْوٌ يا مَنْ فَضْلُهُ عَميمٌ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُسَهِّلُ يا مُفَصِّلُ يا مُبَدِّلُ يا مُذَلِّلُ يا مُنَزِّلُ يا مُنَوِّلُ يا مُفْضِلُ يا مُجْزِلُ يا مُمْهِلُ يا مُجْمِلُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ يَرى وَلا يُرى يا مَنْ يَخْلُقُ وَلا يُخْلَقُ يا مَنْ يَهْدي وَلا يُهْدى يا مَنْ يُحْيي وَلا يُحْيىٰ يا مَنْ يَسْأَلُ وَلا يُسْأَلُ يا مَنْ يُطْعِمُ وَلا يُطْعَمُ يا مَنْ يُجيرُ وَلا يُجارُ عَلَيْهِ يا مَنْ يَقْضي وَلا يُقْضى عَلَيْهِ يا مَنْ يَحْكُمُ وَلا يُحْكَمُ عَلَيْهِ يا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً اَحَدٌ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا نِعْمَ الْحَسيبُ يا نِعْمَ الطَّبيبُ يا نِعْمَ الرَّقيبُ يا نِعْمَ الْقَريبُ يا نِعْمَ الْمـٌجيبُ يا نِعْمَ الْحَبيبُ يا نِعْمَ الْكَفيلُ يا نِعْمَ الَوْكيلُ يا نِعْمَ الْمَوْلى يا نِعْمَ النَّصيرُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا سُرُورَ الْعارِفينَ يا مُنَى الُْمحِبّينَ يا اَنيسَ الْمُريدينَ يا حَبيبَ التَّوّابينَ يا رازِقَ الْمُقِلّينَ يا رَجاءَ الْمُذْنِبينَ يا قُرَّةَ عَيْنِ الْعابِدينَ يا مُنَفِّساً عَنِ الْمَكْرُوبينَ يا مُفَرِّجاً عَنِ الْمَغْمُومينَ يا اِلـٰهَ الأَوَّلينَ وَالآخِرينَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا رَبَّنا يا اِلهَنا يا سَيِّدَنا يا مَوْلانا يا ناصِرَنا يا حافِظَنا يا دَليلَنا يا مُعينَنا يا حَبيبَنا يا طَبيبَنا. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا رَبَّ النَّبيّينَ وَالأَبْرارِ يا رَبَّ الصِّدّيقينَ وَالأَخْيارِ يا رَبَّ الْجَنَّةِ وَالنّارِ يا رَبَّ الصِّغارِ وَالْكِبارِ يا رَبَّ الْحُبُوبِ وَالثِّمارِ يا رَبَّ الأَنْهارِ وَالأَشْجارِ يا رَبَّ الصَّحاري وَالْقِفارِ يا رَبَّ الْبَراري وَالْبِحارِ يا رَبَّ اللَّيْلِ وَالنَّهارِ يا رَبَّ الاِعْلانِ وَالاِسْرارِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ نَفَذَ في كُلِّ شَيْءٍ اَمْرُهُ يا مَنْ لَحِقَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمُهُ يا مَنْ بَلَغَتْ اِلى كُلِّ شَيْءٍ قُدْرَتُهُ يا مَنْ لا تُحْصِي الْعِبادُ نِعَمَهُ يا مَنْ لا تَبْلُغُ الْخَلائِقُ شُكْرَهُ يا مَنْ لا تُدْرِكُ الاَْفْهامُ جَلالَهُ يا مَنْ لا تَنالُ الأَوْهامُ كُنْهَهُ يا مَنِ الْعَظَمَةُ وَالْكِبْرِياءُ رِداؤُهُ يا مَنْ لا يَرُدُّ الْعِبادُ قَضاءَهُ يا مَنْ لا مُلْكَ إلاّ مُلْكُهُ يا مَنْ لا عَطاءَ إلاّ عَطاؤُهُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ لَهُ الْمَثَلُ الاَْعْلى يا مَنْ لَهُ الصِّفاتُ الْعُلْيا يا مَنْ لَهُ الآخِرَةُ وَالأُولى يا مَنْ لَهُ الْجَنَّةُ الْمَاْوى يا مَنْ لَهُ الآياتُ الْكُبْرى يا مَنْ لَهُ الأَسْماءُ الْحُسْنى يا مَنْ لَهُ الْحُكْمُ وَالْقَضاءُ يا مَنْ لَهُ الْهَواءُ وَالْفَضاءُ يا مَنْ لَهُ الْعَرْشُ وَالثَّرى يا مَنْ لَهُ السَّماواتُ الْعُلى سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا عَفُوُّ يا غَفُورُ يا صَبُورُ يا شَكُورُ يا رَؤوفُ يا عَطُوفُ يا مَسْؤولُ يا وَدُودُ يا سُبُّوحُ يا قُدُّوسُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ فِي السَّماءِ عَظَمَتُهُ يا مَنْ فِي الأَرْضِ آياتُهُ يا مَنْ في كُلِّ شَيْءٍ دَلائِلُهُ يا مَنْ فِي الْبِحارِ عَجائِبُهُ يا مَنْ فِي الْجِبالِ خَزائِنُهُ يا مَنْ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعيدُهُ يا مَنْ اِلَيْهِ يَرْجِـعُ الأَمْرُ كُلُّهُ يا مَنْ اَظْهَرَ في كُلِّ شَيْءٍ لُطْفَهُ يا مَنْ اَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلْقَهُ يا مَنْ تَصَرَّفُ فِي الْخَلائِقِ قُدْرَتُهُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا حَبيبَ مَنْ لا حَبيبَ لَهُ يا طَبيبَ مَنْ لا طَبيبَ لَهُ يا مُجيبَ مَنْ لا مُجيبَ لَهُ يا شَفيقَ مَنْ لا شَفيقَ لَهُ يا رَفيقَ مَنْ لا رَفيقَ لَهُ يا مُغيثَ مَن لا مُغيثَ لَهُ يا دَليلَ مَنْ لا دَليلَ لَهُ يا اَنيسَ مَنْ لا اَنيسَ لَهُ يا راحِمَ مَنْ لا راحِمَ لَهُ يا صاحِبَ مَنْ لا صاحِبَ لَهُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا كافِيَ مَنِ اسْتَكْفاهُ يا هادِيَ مَنِ اسْتَهْداهُ يا كالِىءَ مَنِ اسْتَكْلاهُ يا راعِيَ مَنِ اسْتَرْعاهُ يا شافِيَ مَنِ اسْتَشْفاهُ يا قاضِيَ مَنِ اسْتَقْضاهُ يا مُغْنِيَ مَنِ اسْتَغْناهُ يا مُوفِيَ مَنِ اسْتَوْفاهُ يا مُقَوِّيَ مَنِ اسْتَقْواهُ يا وَلِيَّ مَنِ اسْتَوْلاهُ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا خالِقُ يا رازِقُ يا ناطِقُ يا صادِقُ يا فالِقُ يا فارِقُ يا فاتِقُ يا راتِقُ يا سابِقُ يا سامِقُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ يُقَلِّبُ اللَّيْلَ وَالنَّهارَ يا مَنْ جَعَلَ الظُّلُماتِ وَالأَنْوارَ يا مَنْ خَلَقَ الظِّلَّ وَالْحَرُورَ يا مَنْ سَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ يا مَنْ قَدَّرَ الْخَيْرَ وَالشَّرَّ يا مَنْ خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَياةَ يا مَنْ لَهُ الْخَلْقُ وَالأَمْرُ يا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صاحِبَةً وَلا وَلَداً يا مَنْ لَيْسَ لَهُ شَريكٌ فِي الْمُلْكِ يا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ يَعْلَمُ مُرادَ الْمُريدينَ يا مَنْ يَعْلَمُ ضَميرَ الصّامِتينَ يا مَنْ يَسْمَعُ اَنينَ الْواهِنينَ يا مَنْ يَرى بُكاءَ الْخائِفينَ يا مَنْ يَمْلِكُ حَوائِجَ السّائِلينَ يا مَنْ يَقْبَلُ عُذْرَ التّائِبينَ يا مَنْ لا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِدينَ يا مَنْ لا يُضيعُ اَجْرَ الْمـُحْسِنينَ يا مَنْ لا يَبْعُدُ عَنْ قُلُوبِ الْعارِفينَ يا اَجْوَدَ الأَجْودينَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا دائِمَ الْبَقاءِ يا سامِعَ الدُّعاءِ يا واسِعَ الْعَطاءِ يا غافِرَ الْخَطاءِ يا بَديعَ السَّماءِ يا حَسَنَ الْبَلاءِ يا جَميلَ الثَّناءِ يا قَديمَ السَّناءِ يا كَثيرَ الْوَفاءِ يا شَريفَ الْجَزاءِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا سَتّارُ يا غَفّارُ يا قَهّارُ يا جَبّارُ يا صَبّارُ يا بارُّ يا مُخْتارُ يا فَتّاحُ يا نَفّاحُ يا مُرْتاحُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ خَلَقَنى وَسَوّاني يا مَنْ رَزَقَني وَرَبّاني يا مَنْ اَطْعَمَني وَسَقاني يا مَنْ قَرَّبَني وَاَدْناني يا مَنْ عَصَمَني وَكَفاني يا مَنْ حَفِظَني وَكَلانى يا مَنْ اَعَزَّنى وَاَغْنانى يا مَنْ وَفَّقَنى وَهَدانى يا مَنْ آنَسَنى وَآوَانى يا مَنْ اَماتَنى وَاَحْيانى سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ يُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِماتِهِ يا مَنْ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبادِهِ يا مَنْ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ يا مَنْ لا تَنْفَعُ الشَّفاعَةُ إلاّ بِاِذْنِهِ يا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبيلِهِ يا مَنْ لا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِ يا مَنْ لا رادَّ لِقَضائِهِ يا مَنِ انْقادَ كُلُّ شَيْءٍ لاَِمْرِهِ يا مَنِ السَّماواتُ مَطْوِيّاتٌ بِيَمينِهِ يا مَنْ يُرْسِلُ الرِّياحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ جَعَلَ الأَرْضَ مِهاداً يا مَنْ جَعَلَ الْجِبالَ اَوْتاداً يا مَنْ جَعَلَ الشَّمْسَ سِراجاً يا مَنْ جَعَلَ الْقَمَرَ نُوراً يا مَنْ جَعَلَ اللَّيْلَ لِباساً يا مَنْ جَعَلَ النَّهارَ مَعاشاً يا مَنْ جَعَلَ النَّوْمَ سُباتاً يا مَنْ جَعَلَ السَّماءَ بِناءً يا مَنْ جَعَلَ الأَشْياءَ اَزْواجاً يا مَنْ جَعَلَ النّارَ مِرْصاداً سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا سَميعُ يا شَفيعُ يا رَفيعُ يا مَنيعُ يا سَريعُ يا بَديعُ يا كَبيرُ يا قَديرُ يا خَبيرُ يا مُجيرُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا حَيّاً قَبْلَ كُلِّ حَيٍّ يا حَيّاً بَعْدَ كُلِّ حَيٍّ يا حَيُّ الَّذي لَيْسَ كَمِثْلِهِ حَيٌّ يا حَيُّ الَّذي لا يُشارِكُهُ حَيٌّ يا حَيُّ الَّذي لا يَحْتاجُ اِلى حَيٍّ يا حَيُّ الَّذي يُميتُ كُلَّ حَيٍّ يا حَيُّ الَّذي يَرْزُقُ كُلَّ حَيٍّ يا حَيّاً لَمْ يَرِثِ الْحَياةَ مِنْ حَيٍّ يا حَيُّ الَّذي يُحْيِي الْمَوْتى يا حَيُّ يا قَيُّومُ لا تَأخُذُهُ سِنَةٌ وَلا نَوْمٌ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ لَهُ ذِكْرٌ لا يُنْسى يا مَنْ لَهُ نُورٌ لا يُطْفى يا مَنْ لَهُ نِعَمٌ لا تُعَدُّ يا مَنْ لَهُ مُلْكٌ لا يَزُولُ يا مَنْ لَهُ ثَناءٌ لا يُحْصى يا مَنْ لَهُ جَلالٌ لا يُكَيَّفُ يا مَنْ لَهُ كَمالٌ لا يُدْرَكُ يا مَنْ لَهُ قَضاءٌ لا يُرَدُّ يا مَنْ لَهُ صِفاتٌ لا تُبَدَّلُ يا مَنْ لَهُ نُعُوتٌ لا تُغَيَّرُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا رَبَّ الْعالَمينَ يا مالِكَ يَوْمِ الدّينِ يا غايَةَ الطّالِبينَ يا ظَهْرَ اللاّجينَ يا مُدْرِكَ الْهارِبينَ يا مَنْ يُحِبُّ الصّابِرينَ يا مَنْ يُحِبُّ التَّوّابينَ يا مَنْ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّرينَ يا مَنْ يُحِبُّ المُحْسِنينَ يا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَدينَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا شَفيقُ يا رَفيقُ يا حَفيظُ يا مُحيطُ يا مُقيتُ يا مُغيثُ يا مُعِزُّ يا مُذِلُّ يا مُبْدِئُ يا مُعيدُ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ هُوَ اَحَدٌ بِلا ضِدٍّ يا مَنْ هُوَ فَرْدٌ بِلا نِدٍّ يا مَنْ هُوَ صَمَدٌ بِلا عَيْبٍ يا مَنْ هُوَ وِتْرٌ بِلا كَيْفٍ يا مَنْ هُوَ قاضٍ بِلا حَيْفٍ يا مَنْ هُوَ رَبٌّ بِلا وَزيرٍ يا مَنْ هُوَ عَزيزٌ بِلا ذُلٍّ يا مَنْ هُوَ غَنِيٌّ بِلا فَقْرٍ يا مَنْ هُوَ مَلِكٌ بِلا عَزْلٍ يا مَنْ هُوَ مَوْصُوفٌ بِلا شَبيهٍ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ ذِكْرُهُ شَرَفٌ لِلذّاكِرينَ يا مَنْ شُكْرُهُ فَوْزٌ لِلشّاكِرينَ يا مَنْ حَمْدُهُ عِزٌّ لِلْحامِدينَ يا مَنْ طاعَتُهُ نَجاةٌ لِلْمُطيعينَ يا مَنْ بابُهُ مَفْتُوحٌ لِلطّالِبينَ يا مَنْ سَبيلُهُ واضِحٌ لِلْمُنيبينَ يا مَنْ آياتُهُ بُرْهانٌ لِلنّاظِرينَ يا مَنْ كِتابُهُ تَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّقينَ يا مَنْ رِزْقُهُ عُمُومٌ لِلطّائِعينَ وَالْعاصينَ يا مَنْ رَحْمَتُهُ قَريبٌ مِنَ الْمحْسِنينَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ تَبارَكَ اسْمُهُ يا مَنْ تَعالى جَدُّهُ يا مَنْ لا اِلـٰهَ غَيْرُهُ يا مَنْ جَلَّ ثَناؤُهُ يا مَنْ تَقَدَّسَتَ اَسْماؤُهُ يا مَنْ يَدُومُ بَقاؤُهُ يا مَنِ الْعَظَمَةُ بَهاؤُهُ يا مَنِ الْكِبْرِياءُ رِداؤُهُ يا مَنْ لا تُحْصى آلاؤُهُ يا مَنْ لا تُعَدُّ نَعْماؤُهُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُعينُ يا اَمينُ يا مُبينُ يا مَتينُ يا مَكينُ يا رَشيدُ يا حَميدُ يا مَجيدُ يا شَديدُ يا شَهيدُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا ذَا الْعَرْشِ الَْمجيدِ يا ذَا الْقَوْلِ السَّديدِ يا ذَا الْفِعْلِ الرَّشيدِ يا ذَا الْبَطْشِ الشَّديدِ يا ذَا الْوَعْدِ وَالْوَعيدِ يا مَنْ هُوَ الْوَلِيُّ الْحَميدُ يا مَنْ هُوَ فَعّالٌ لِما يُريدُ يا مَنْ هُوَ قَريبٌ غَيْرُ بَعيد يا مَنْ هُوَ عَلى كُلِّ شَيْء شَهيدٌ يا مَنْ هُوَ لَيْسَ بِظَلاّم لِلْعَبيدِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ لا شَريكَ لَهُ وَلا وَزيرَ يا مَنْ لا شَبيهَ لَهُ وَلا نَظيرَ يا خالِقَ الشَّمْسِ وَالْقَمَرِ الْمُنيرِ يا مُغْنِيَ الْبائِسِ الْفَقيرِ يا رازِقَ الْطِّفْلِ الصَّغيرِ يا راحِمَ الشَّيْخِ الْكَبيرِ يا جابِرَ الْعَظْمِ الْكَسيرِ يا عِصْمَةَ الْخآئِفِ الْمُسْتَجيرِ يا مَنْ هُوَ بِعِبادِهِ خَبيرٌ بَصيرٌ يا مَنْ هُوَ عَلى كُلِّ شَيْء قَديرٌ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا ذَا الْجُودِ وَالنِّعَمِ يا ذَا الْفَضْلِ وَالْكَرَمِ يا خالِقَ اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ يا بارِئَ الذَّرِّ وَالنَّسَمِ يا ذَا الْبَأْسِ وَالنِّقَمِ يا مُلْهِمَ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ يا كاشِفَ الضُّرِّوَالاَْلَمِ يا عالِمَ السِّرِّ وَالْهِمَمِ يا رَبَّ الْبَيْتِ وَالْحَرَمِ يا مَنْ خَلَقَ الاَْشياءَ مِنَ الْعَدَمِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا فاعِلُ يا جاعِلُ يا قابِلُ يا كامِلُ يا فاصِلُ يا واصِلُ يا عادِلُ يا غالِبُ يا طالِبُ يا واهِبُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ اَنْعَمَ بِطَوْلِهِ يا مَنْ اَكْرَمَ بِجُودِهِ يا مَنْ جادَ بِلُطْفِهِ يا مَنْ تَعَزَّزَ بِقُدْرَتِهِ يا مَنْ قَدَّرَ بِحِكْمَتِهِ يا مَنْ حَكَمَ بِتَدْبيرِهِ يا مَنْ دَبَّرَ بِعِلْمِهِ يا مَنْ تَجاوَزَ بِحِلْمِهِ يا مَنْ دَنا في عُلُوِّهِ يا مَنْ عَلا في دُنُوِّهِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ يَخْلُقُ ما يَشاءُ يا مَنْ يَفْعَلُ ما يَشاءُ يا مَنْ يَهْدي مَنْ يَشاءُ يا مَنْ يُضِلُّ مَنْ يَشاءُ يا مَنْ يُعَذِّبُ مَنْ يَشاءُ يا مَنْ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشآءُ يا مَنْ يُعِزُّ مَنْ يَشاءِ يا مَنْ يُذِلُّ مَنْ يَشاءُ يا مَنْ يُصَوِّرُ فِي الاَْرْحامِ ما يَشاءُ يا مَنْ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهِ مَنْ يَشاءُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صاحِبَةً وَلا وَلَداً يا مَنْ جَعَلَ لِكُلِّ شَيْء قَدْراً يا مَنْ لا يُشْرِكُ في حُكْمِهِ اَحَداً يا مَنْ جَعَلَ الْمَلائِكَةَ رُسُلاً يا مَنْ جَعَلَ فِي السَّماءِ بُرُوجاً يا مَنْ جَعَلَ الاَْرْضَ قَراراً يا مَنْ خَلَقَ مِنَ الْماءِ بَشَراً يا مَنْ جَعَلَ لِكُلِّ شَيْء اَمَداً يا مَنْ اَحاطَ بِكُلِّ شَيْء عِلْماً يا مَنْ اَحْصى كُلَّ شَيْء عَدَداً سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا اَوَّلُ يا اخِرُ يا ظاهِرُ يا باطِنُ يا بَرُّ يا حَقُّ يا فَرْدُ يا وِتْرُ يا صَمَدُ يا سَرْمَدُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ یَا خَیْرَ مَعْرُوفٍ عُرِفَ یَا أَفْضَلَ مَعْبُودٍ عُبِدَ یَا أَجَلَّ مَشْکُورٍ شُکِرَ یَا أَعَزَّ مَذْکُورٍ ذُکِرَ یَا أَعْلَی مَحْمُودٍ حُمِدَ یَا أَقْدَمَ مَوْجُودٍ طُلِبَ یَا أَرْفَعَ مَوْصُوفٍ وُصِفَ یَا أَکْبَرَ مَقْصُودٍ قُصِدَ یَا أَکْرَمَ مَسْئُولٍ سُئِلَ یَا أَشْرَفَ مَحْبُوبٍ عُلِمَ. سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا حَبيبَ الْباكينَ يا سَيِّدَ الْمُتَوَكِّلينَ يا هادِيَ الْمُضِلّينَ يا وَلِيَّ الْمُؤْمِنينَ يا اَنيسَ الذّاكِرينَ يا مَفْزَعَ الْمَلْهُوفينَ يا مُنْجِيَ الصّادِقينَ يا اَقْدَرَ الْقادِرينَ يا اَعْلَمَ الْعالِمينَ يا اِلـٰهَ الْخَلْقِ اَجْمَعينَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ عَلا فَقَهَرَ يا مَنْ مَلَكَ فَقَدَرَ يا مَنْ بَطَنَ فَخَبَرَ يا مَنْ عُبِدَ فَشَكَرَ يا مَنْ عُصِيَ فَغَفَرَ يا مَنْ لا تَحْويهِ الْفِكَرُ يا مَنْ لا يُدْرِكُهُ بَصَرٌ يا مَنْ لا يَخْفى عَلَيْهِ اَثَرٌ يا رازِقَ الْبَشَرِ يا مُقَدِّرَ كُلِّ قَدَر سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا حافِظُ يا بارِئُ يا ذارِئُ يا باذِخُ يا فارِجُ يا فاتِحُ يا كاشِفُ يا ضامِنُ يا امِرُ يا ناهي سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ لا يَعْلَمُ الْغَيْبَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يَصْرِفُ السُّوءَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يَخْلُقُ الْخَلْقَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يَغْفِرُ الذَّنْبَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُتِمُّ النِّعْمَةَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُقَلِّبُ الْقُلُوبَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُدَبِّرُ الاَْمْرَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُنَزِّلُ الْغَيْثَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يَبْسُطُ الرِّزْقَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُحْيِي الْمَوْتى إلاّ هُوَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مُعينَ الْضُعَفاءِ يا صاحِبَ الْغُرَباءِ يا ناصِرَ الاَْوْلِياءِ يا قاهِرَ الاَْعْداءِ يا رافِعَ السَّماءِ يا اَنيسَ الاَْصْفِياءِ يا حَبيبَ الاَْتْقِياءِ يا كَنْزَ الْفُقَراءِ يا اِلـٰهَ الاَْغْنِياءِ يا اَكْرَمَ الْكُرَماءِ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا كافِياً مِنْ كُلِّ شَيْء يا قائِماً عَلى كُلِّ شَيْء يا مَنْ لا يُشْبِهُهُ شَيْءٌ يا مَنْ لا يَزيدُ في مُلْكِهِ شَيْءٌ يا مَنْ لا يَخْفى عَلَيْهِ شَيْءٌ يا مَنْ لا يَنْقُصُ مِنْ خَزائِنِهِ شَيْءٌ يا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ يا مَنْ لا يَعْزُبُ عَنْ عِلْمِهِ شَيءٌ يا مَنْ هُوَ خَبيرٌ بِكُلِّ شَيْء يا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَيْء سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْئَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُكْرِمُ يا مُطْعِمُ يا مُنْعِمُ يا مُعْطى يا مُغْني يا مُقْني يا مُفْني يا مُحْيي يا مُرْضي يا مُنْجي سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا اَوَّلَ كُلِّ شَيْء وَآخِرَهُ يا اِلـٰهَ كُلِّ شَيْء وَمَليكَهُ يا رَبَّ كُلِّ شَيْء وَصانِعَهُ يا بارِئَ كُلِّ شَيْء وَخالِقَهُ يا قابِضَ كُلِّ شَيْء وَباسِطَهُ يا مُبْدِئَ كُلِّ شَيْء وَمُعيدَهُ يا مُنْشِئَ كُلِّ شَيْء وَمُقَدِّرَهُ يا مُكَوِّنَ كُلِّ شَيْء وَمُحَوِّلَهُ يا مُحْيِيَ كُلِّ شَيْء وَمُميتَهُ يا خالِقَ كُلِّ شَيْء وَوارِثَهُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا خَيْرَ ذاكِر وَمَذْكُور يا خَيْرَ شاكِر وَمَشْكُور يا خَيْرَ حامِد وَمَحْمُود يا خَيْرَ شاهِد وَمَشْهُود يا خَيْرَ داع وَمَدْعُوٍّ يا خَيْرَ مُجيب وَمُجاب يا خَيْرَ مُؤنِس وَاَنيس يا خَيْرَ صاحِب وَجَليس يا خَيْرَ مَقْصُود وَمَطْلُوب يا خَيْرَ حَبيب وَمَحْبُوب سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ هُوَ لِمَنْ دَعاهُ مُجيبٌ يا مَنْ هُوَ لِمَنْ اَطاعَهُ حَبيبٌ يا مَنْ هُوَ اِلى مَنْ اَحَبَّهُ قَريبٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنِ اسْتَحْفَظَهُ رَقيبٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنْ رَجاهُ كَريمٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنْ عَصاهُ حَليمٌ يا مَنْ هُوَ في عَظَمَتِهِ رَحيمٌ يا مَنْ هُوَ في حِكْمَتِهِ عَظيمٌ يا مَنْ هُوَ في اِحْسانِهِ قَديمٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنْ اَرادَهُ عَليمٌ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُسَبِّبُ يا مُرَغِّبُ يا مُقَلِّبُ يا مُعَقِّبُ يا مُرَتِّبُ يا مُخَوِّفُ يا مُحَذِّرُ يا مُذَكِّرُ يا مُسَخِّرُ يا مُغَيِّرُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ عِلْمُهُ سابِقٌ يا مَنْ وَعْدُهُ صادِقٌ يا مَنْ لُطْفُهُ ظاهِرٌ يا مَنْ اَمْرُهُ غالِبٌ يا مَنْ كِتابُهُ مُحْكَمٌ يا مَنْ قَضاؤُهُ كأئِنٌ يا مَنْ قُرْانُهُ مَجيدٌ يا مَنْ مُلْكُهُ قَديمٌ يا مَنْ فَضْلُهُ عَميمٌ يا مَنْ عَرْشُهُ عَظيمٌ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا مَنْ لا يَشْغَلُهُ سَمْعٌ عَنْ سَمْع يا مَنْ لا يَمْنَعُهُ فِعْلٌ عَنْ فِعْل يا مَنْ لا يُلْهيهِ قَوْلٌ عَنْ قَوْل يا مَنْ لا يُغَلِّطُهُ سُؤالٌ عَنْ سُؤال يا مَنْ لا يَحْجُبُهُ شَيْءٌ عَنْ شَيْء يا مَنْ لا يُبْرِمُهُ اِلْحاحُ الْمُلِحّينَ يا مَنْ هُوَ غايَةُ مُرادِ الْمُريدينَ يا مَنْ هُوَ مُنْتَهى هِمَمِ الْعارِفينَ يا مَنْ هُوَ مُنْتَهى طَلَبِ الطّالِبينَ يا مَنْ لا يَخْفى عَلَيْهِ ذَرَّةٌ فِي الْعالَمينَ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ يا حَليماً لا يَعْجَلُ يا جَواداً لا يَبْخَلُ يا صادِقاً لا يُخْلِفُ يا وَهّاباً لا يَمَلُّ يا قاهِراً لا يُغْلَبُ يا عَظيماً لا يُوصَفُ يا عَدْلاً لا يَحيفُ يا غَنِيّاً لا يَفْتَقِرُ يا كَبيراً لا يَصْغُرُ يا حافِظاً لا يَغْفُلُ سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ ESMAÜL HÜSNA BÖLÜMÜ أَسْمَاءُ اللَّهِ الْحُسْنى جَلَّ جَلَالُهُ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيْمِ هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الرَّحْمَنُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الرَّحِيمُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمَلِكُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْقُدُّوسُ جَلَّ جَلَالُهُ ، السَّلَامُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُؤْمِنُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُهَيْمِنُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْعَزِيزُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْجَبَّارُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُتَكَبِّرُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْخَالِقُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْبَارِئُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُصَوِّرُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْغَفَّارُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْقَهَّارُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْوَهَّابُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الرَّزَّاقُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْفَتَّاحُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْعَلِيمُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْقَابِضُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْبَاسِطُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْخَافِضُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الرَّافِعُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُعِزُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُذِلُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، السَّمِيعُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْبَصِيرُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْحَكَمُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْعَدْلُ جَلَّ جَلَالُهُ ، اللَّطِيفُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْخَبِيرُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْحَلِيمُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْعَظِيمُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْغَفُورُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الشَّكُورُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْعَلِيُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْكَبِيرُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْحَفِيظُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُقِيتُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْحَسِيبُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْجَلِيلُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْكَرِيمُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الرَّقِيبُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُجِيبُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْوَاسِعُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْحَكِيمُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْوَدُودُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمَجِيدُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْبَاعِثُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الشَّهِيدُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْحَقُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْوَكِيلُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْقَوِيُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمَتِينُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْوَلِيُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْحَمِيدُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُحْصِي جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُبْدِئُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُعِيدُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُحْيِي جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُمِيتُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْحَيُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْقَيُّومُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْوَاجِدُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمَاجِدُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْوَاحِدُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْأَحَدُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْصَّمَدُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْقَادِرُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُقْتَدِرُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُقَدِّمُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُؤَخِّرُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْأَوَّلُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْآخِرُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الظَّاهِرُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْبَاطِنُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْوَالِي جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُتَعَالِي جَلَّ جَلَالُهُ ، الْبَرُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، التَّوَّابُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُنْتَقِمُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْعَفُوُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، الرَّؤُوفُ جَلَّ جَلَالُهُ ، مَالِكُ الْمُلْكِ جَلَّ جَلَالُهُ ، ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُقْسِطُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْجَامِعُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْغَنِيُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمُغْنِي جَلَّ جَلَالُهُ ، الْمَانِعُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الضَّارُّ جَلَّ جَلَالُهُ ، النَّافِعُ جَلَّ جَلَالُهُ ، النُّورُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْهَادِي جَلَّ جَلَالُهُ ، الْبَدِيعُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الْبَاقِي جَلَّ جَلَالُهُ ، الْوَارِثُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الرَّشِيدُ جَلَّ جَلَالُهُ ، الصَّبُورُ جَلَّ جَلَالُهُ ESMAÜN NEBi BÖLÜMÜ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ❁ صَاحِبِ التَّاجِ وَالْمِعْرَاجِ وَالْبُرَاقِ وَالْعَلَمِ ❁ دَافِعِ الْبَلآءِ وَالْوَبَآءِ وَالْقَحْطِ وَالْمَرَضِ وَالْأَلَمِ ❁ اِسْمُهُ مَكْتُوبٌ مَرْفُوعٌ مَشْفُوعٌ مَنْقُوشٌ فِي اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ ❁ سَيِّدِ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ ❁ جِسْمُهُ مُقَدَّسٌ مُعَطَّرٌ مُطَهَّرٌ مُنَوَّرٌ فِي الْبَيْتِ وَالْحَرَمِ ❁ شَمْسِ الضُّحَى ❁ بَدْرِ الدُّجَى ❁ صَدْرِ الْعُلَى ❁ نُورِ الْهُدَى ❁ كَهْفِ الْوَرَى ❁ مِصْبَاحِ الظُّلَمِ ❁ جَمِيلِ الشِّيَمِ ❁ شَفِيعِ الْأُمَمِ ❁ صَاحِبِ الْجُودِ وَالْكَرَمِ ❁ وَاللهُ عَاصِمُهُ ❁ وَجِبْرِيلُ خَادِمُهُ ❁ وَالْبُرَاقُ مَرْكَبُهُ ❁ وَالْمِعْرَاجُ سَفَرُهُ ❁ وَسِدْرَتُ الْمُنْتَهَى مَقَامُهُ ❁ وَقَابَ قَوْسَيْنِ مَطْلُوبُهُ ❁ وَالْمَطْلُوبُ مَقْصُودُهُ ❁ وَالْمَقْصُودُ مَوْجُودُهُ ❁ سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ ❁ خَاتِمِ النَّبِيِّينَ ❁ شَفِيعِ الْمُذْنِبِينَ ❁ أَنِيسِ الْغَرِيبِينَ ❁ رَحْمَةٍ لِلْعَالَمِينَ ❁ رَاحَةِ الْعَاشِقِينَ ❁ مُرَادِ الْمُشْتَاقِينَ ❁ شَمْسِ الْعَارِفِينَ ❁ سِرَاجِ السَّالِكِينَ ❁ مِصْبَاحِ الْمُقَرَّبِينَ ❁ مُحِبِّ الْفُقَرَاءِ وَالْغُرَبَاءِ وَالْمَسَاكِينِ ❁ سَيِّدِ الثَّقَلَيْنِ ❁ نَبِيِّ الْحَرَمَيْنِ ❁ إِمَامِ الْقِبْلَتَيْنِ ❁ وَسِيلَتِنَا فِي الدَّارَيْنِ ❁ صَاحِبِ قَابَ قَوْسَيْنِ ❁ مَحْبُوبِ رَبِّ الْمَشْرِقَيْنِ وَالْمَغْرِبَيْنِ ❁ جَدِّ الْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ ❁ مَوْلَانَا وَمَوْلَى الثَّقَلَيْنِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللهِ ❁ نُورٍ مِنْ نُورِ اللهِ ❁ يَا أَيُّهَا الْمُشْتَاقُونَ بِنُورِ جَمَالِهِ ❁ صَلّوُا عَلَيْهِ وَآلِهِ وَأَصْحَابِهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا أَسْمَاءُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيْمِ اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى مَنِ اسْمُهُ سَيِّدُنَا مُحَمَّدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا أَحْمَدُ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا حَامِدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَحْمُوْدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا أَحْيَدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا وَحِيْدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَاحٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا حَاشِرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عَاقِبٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا طَه صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا يَس صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا طَاهِرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُطَهَّرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا طَيِّبٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا سَيِّدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رَسُولٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا نَبِيٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رَسُولُ الرَّحْمَةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا قَيِّمٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا جَامِعٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُقْتَفٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُقَفَّى صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رَسُوْلُ الْمَلَاحِمِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رَسُوْلُ الرَّاحَةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا كَامِلٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا إِكْلِيْلٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُدَّثِّرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُزَّمِّلٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عَبْدُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا حَبِيبُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَفِيُّ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا نَجِيُّ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا كَلِيْمُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا خَاتَمُ الْأَنْبِيَاءِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا خَاتَمُ الرُّسُلِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُحْيِيْ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُنْجِيْ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُذَكِّرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا نَاصِرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَنْصُورٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا نَبِيُّ الرَّحْمَةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا نَبِيُّ التَّوْبَةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَعْلُوْمٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا شَهِيرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا شَاهِدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا شَهِيدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَشْهُودٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا بَشِيرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُبَشِّرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا نَذِيرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُنْذِرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا نُورٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا سِرَاجٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مِصْبَاحٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا هُدَىً صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَهْدِيٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُنِيْرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا دَاعٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَدْعُوٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُجِيْبٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُجَابٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا حَفِيٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عَفُوٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا وَلِيٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا حَقٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ،سَيِّدُنَا قَوِيٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا أَمِينٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَأْمُونٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا كَرِيمٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُكَرَّمٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَكِينٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَتِينٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُبِيْنٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُؤَمِّلٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا وَصُولٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا ذُو قُوَّةٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا ذُو حُرْمَةٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا ذُو مَكَانَةٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ،سَيِّدُنَا ذُو عِزٍّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا ذُوْ فَضْلٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُطَاعٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُطِيعٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا قَدَمُ صِدْقٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رَحْمَةٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ،سَيِّدُنَا بُشْرى صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا غَوْثٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا غَيْثٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا غِيَاثٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا نِعْمَةُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا هَدِيَّةُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عُرْوَةٌ وُثْقَى صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صِرَاطُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صِرَاطٌ مُسْتَقِيمٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا ذِكْرُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا سَيْفُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا حِزْبُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا النَّجْمُ الثَّاقِبُ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُصْطَفَى صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُجْتَبَى صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُنْتَقَى صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا أُمِّيٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُخْتَارٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا أَجِيرٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا جَبَّارٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا أَبُو الْقَاسِمِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا أَبُو الطَّاهِرِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا أَبُو الطَّيِّبِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا أَبُو إِبْرَاهِيمَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُشَفَّعٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا شَفِيعٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَالِحٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُصْلِحٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُهَيْمِنٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَادِقٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُصَدِّقٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صِدْقٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا سَيِّدُ الْمُرْسَلِينَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا إِمَامُ الْمُتَّقِينَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا قَائِدُ الْغُرِّ الْمُحَجَّلِينَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا خَلِيلُ الرَّحْمَنِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا بَرٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَبَرٌّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا وَجِيهٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا نَصِيحٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا نَاصِحٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا وَكِيلٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُتَوَكِّلٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا كَفِيلٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ،سَيِّدُنَا شَفِيقٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُقِيمُ السُّنَّةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُقَدَّسٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رُوْحُ الْقُدُسِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رُوحُ الْحَقِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رُوحُ الْقِسْطِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا كَافٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُكْتَفٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا بَالغٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُبَلِّغٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا شَافٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا وَاصِلٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَوْصُولٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا سَابِقٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا سَائِقٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا هَادٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُهْدٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُقَدَّمٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عَزِيزٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا فَاضِلٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُفَضَّلٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا فَاتِحٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مِفْتَاحٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مِفْتَاحُ الرَّحْمَةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مِفْتَاحُ الْجَنَّةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عَلَمُ الْإِيْمَان صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عَلَمُ الْيَقِيْنِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا دَلِيْلُ الْخَيْرَاتِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُصَحِّحُ الْحَسَنَاتِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُقِيْلُ الْعَثَرَاتِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَفُوحٌ عَنِ الزَّلَّاتِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الشَّفَاعَةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْمَقَامِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ،سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْقَدَمِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَخْصُوصٌ بِالْعِزِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَخْصُوصٌ بِالْمَجْدِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مَخْصُوصٌ بِالشَّرَفِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْوَسِيْلَةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ السَّيْفِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْفَضِيلَةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْإِزَارِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْحُجَّةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ السُّلْطَانِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الرِّدَاءِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الدَّرَجَةِ الرَّفِيعَةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ،سَيِّدُنَا صَاحِبُ التَّاجِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْمِغْفَرِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ اللِّوَاءِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ،سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْمِعْرَاجِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْقَضِيبِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْبُرَاقِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ،سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْخَاتَمِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْعَلَامَةِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْبُرْهَانِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْبَيَانِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا فَصِيْحُ اللِّسَانِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا مُطَهَّرُ الْجَنَانِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رَؤُوفٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رَحِيمٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا اُذُنُ خَيْرٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَحِيحُ الْإِسْلَامِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا سَيِّدُ الْكَوْنَينِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عَيْنُ النَّعِيمِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عَيْنُ الْغُرِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا سَعْدُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا سَعْدُ الْخَلْقِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا خَطِيبُ الْأُمَمِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عَلَمُ الْهُدَى صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا كَاشِفُ الْكُرَبِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا رَافِعُ الرُّتَبِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا عِزُّ الْعَرَبِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، سَيِّدُنَا صَاحِبُ الْفَرَجِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ ، اللَّهُمَّ يَا رَبِّ بِجَاهِ نَبِيِّكَ الْمُصْطَفى، وَرَسُوْلِكَ الْمُرْتَضى، طَهِّرْ قُلُوبَنَا مِنْ كُلِّ وَصْفٍ يُبَاعِدُنَا عَنْ مُشَاهَدَتِكَ وَمَحَبَّتِكَ، وَأَمِتْنَا عَلَى السُّنَّةِ وَالْجَمَاعَةِ، وَالشَّوْقِ إِلَى لِقَائِكَ، يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ ، وصَلَّى اللَّهُ عَلى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ خَاتَمِ النَّبِيِّينَ وَإِمَامِ الْمُرْسَلِينَ، وَعَلى آلِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ، وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ، وَالْحَمْدُ لِلّهِِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ASHABI BEDiR BÖLÜMÜ أسماء أهل بدر ASHABI BEDiR BÖLÜMÜ أسماء أهل بدر Seyyidüna Ve Nebiyyuna Muhammed el-Muhaciri.(S.A) سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّد الْمُهَاجِرِيِّ صلى الله تعالى عليه و سلّم أصحابه بدير Bedr’in askerleri ASHAB-I BEDİR’İN İSİMLERİ : 1-Ebû Bekir Sıddıyk el-Muhaciri (R.A.) Abi Bakr as-Siddaq, ‘AbdAllah ibn ‘Uthman al-Muhajiri Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى بَكْرِ بْنِ الصَّدِّيقِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ عبد الله بن أبي قحافة 2-Ömer ibnü’l-Hattab el-Muhaciri (R.A.) Umar ibn al-Khattab al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 3-Osman ibn-i Affan el-Muhacirî (R.A.) Uthman ibn Affan al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 4-Aliyy ibn-i Ebi Talib el-Muhaciri (R.A.) Ali ibn Abi Talib al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَلِيِّ بْنِ اَبِى طَالِبٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 5-Talha bin Ubeydullah el-Muhaciri (R.A.) Talha ibn ‘Ubaydillah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللهِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 6-Zübeyr ibn-i Avvam el-Muhaciri (R.A.) Zubayr ibn al-‘Awwam al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu ( az-) وَبِسَيِّدِنَا الزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 7-Abdurrahman bin Avf el-Muhaciri (R.A.) Abdu’rRahman ibn ‘Awf al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ عبد الرحمن بن عوف 8-Sa’d bin Ebi Vakkas el-Muhaciri (R.A.) Sa’d ibn Abi Waqqas, Malik ibn Uhayb al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَعْدِ بْنِ اَبِى وَقَّاصِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 9-Said ibn-i Zeyd el-Muhaciri (R.A.) Sa’ad ibn Zayd al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَعِيدِ بْنِ زَيْدٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 10-Ebu Ubeyde bin Cerrah el-Muhaciri (R.A.) Abi ‘Ubayda ‘amir ibn ‘Abdillah ibn al-Jarrah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى عُبَيُدَةَ بْنِ الْجَرَّاحِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 11-Übeyy ibn-i Ka’b el-Hazreci (R.A.) Ubayy ibn Ka’b al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا اُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 12-El-Erkam ibn-i Erkam el-Muhaciri (R.A.) AL-Arqam ibn Abi’l Arqam al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا الْاَرْقَمِ اَبِى الْاَرْقَمِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 13-Es’ad ibn-i Yezîd el-Hazreci (R.A.) As’ad ibn Yazeed al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَسْعَدَ بْنِ يَزِيدَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 14-Enes ibn-i Muaz el-Hazreci (R.A.) Anas ibn Mu’adh al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَنَسِ بْنِ مُعَاذٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 15-Enes Mevla Rasülillah el-Muhaciri (R.A.). Anasah, mawla Rasulillah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا أَنَسَةَ مَوْلَى رَسُول الله ص ع الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 16-Üneys Bin Katade el Evsi(R.A) Unays ibn Qatadah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا أُنَيْسِ بْنِ قَتَادَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 17-Evs ibn-i Sabit el-Hazreci (R.A.) Aws ibn Thabit al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَوْسِ بْنِ ثَابِتٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 18-Evs ibn-i Havli el-Hazreci (R.A.) Aws ibn Khawla al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَوْسِ بْنِ خَوْلِىُّ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 19-Evs ibn-i Samit el-Hazreci (R.A.) Aws ibn as-Samit al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَوْسِ بْنِ الصَّامِتِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 20-İyas ibn’il-Bükeyr el-Muhaciri (R.A.) Iyas ibn al-Bukayr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اِيَاسِ بْنِ الْبُكَيْرِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 21-Büceyr ibn-i Ebi Büceyr el-Hazreci (R.A.) Bujayr ibn Abi Bujayr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا بُجَيْرِ بْنِ اَبِى بُجَيْرِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 22-Bahhas ibn-i Sa’lebe el-Hazreci (R.A.) Bahhath ibn Tha’laba al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا بَحَّاثِ بْنِ ثَعْلَبَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 23-Besbese bin Amr el-Hazreci (R.A.) Basbas ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا بَسْبَسِ بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 24-Bişr ibn’il-Bera el-Hazrecî (R.A,) Bishr ibn Bara’ ibn Ma’rar al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا بِشْرِ بْنِ الْبَراءِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 25-Beşir ibn-i Said el-Hazrecî (R.A.) Bashar ibn Sa’d al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا بَشِيْرِ بْنِ سَعْدِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 26-Bilal ibn-i Rebah el-Muhaciri (R.A.) Bilal ibn Rabah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا بِلاَلِ بْنِ رَبَاحٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 27-Temim Mevla Hıraş el-Hazreci (R.A.) Tameem mawla Khirash ibn as-Simmah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا تَمِيمٍ مَوْلَى خِرَاشٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 28-Temim Mevla Beni Ganem bin es-Silm el-Evsî (R.A.) Tameem mawla Bana Ghanam al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا تَمِيمٍ مَوْلَى بَنِى غَنْمٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 29-Temim ibn-i Yuar el-Hazrecî (R.A.) Tameem ibn Yu’ar al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا تَمِيمٍ بْنِ يُعَارٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 30-Sabit ibn-i Akram el-Evsi (R.A.) Thabit ibn Aqram al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ثَابِتٍ بْنِ اَقْرَمَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 31-Sabit ibn-i Sa’lebe el-Hazrecî (R.A.) Thabit ibn Tha’labah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ثَابِتٍ بْنِ ثَعْلَبَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 32-Sabit ibn-i Halid el-Hazrecî (R.A.) Thabit ibn Khalid al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ثَابِتٍ بْنِ خَالِدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 33-Sabit bin Hansa el- Hazreç (R.A.) Thabit ibn Khansa’ al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ثَابِتٍ بْنِ خَنْسَاءَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 34-Sabit ibn-i Amr el-Hazreci (R.A.) Thabit ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ثَابِتٍ بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 35-Sabit ibn-i Hezzal el-Hazrecî (R.A.) Thabit ibn Hazzal al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ثَابِتٍ بْنِ هَزَّالٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 36-Sa’lebe bin Hatim el-Evsî (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا ثَعْلَبَةَ بْنِ حَاطِبٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 37-Sa’lebe bin Amr el-Hazrecî (R.A.) Tha’labah ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ثَعْلَبَةَ بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 38-Sa’lebe bin Aneme el-Hazreci (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا ثَعْلَبَةَ بْنِ غَنَمَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 39-Sakf bin- Amr el-Muhaciri (R.A.) Thaqf ibn ‘Amr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ثَقْفٍ بْنِ عَمْرٍو الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 40-Cabir bin Halid el-Hazreci (R.A.) Jabir ibn Khalid al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا جَابِرِ بْنِ خَالِدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 41-Cabir ibn-i Abdullah el-Hazreci (R.A.) Jabir ibn ‘Abdillah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا جَابِرِ بْنِ عَبْدِ الله الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 42-Cabir bin Atik el-Evsi (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا جَابِرِ بْنِ عَتِياكٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 43-Cebbar ibn-i Sahr el-Hazrecî (R.A.) Jabbar ibn Sakhr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا جَبَّارٍ بْنِ صَخْرٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 44-Cübeyr ibn-i İyas el-Evsi (R.A.) Jubayr ibn Iyas al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا جُبَيْرٍ بْنِ اِيَاسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 45-Haris bin-i Evs el-Evsî (R.A.) Harith ibn Aws al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu . وَبِسَيِّدِنَا الْحَارِثِ بْنِ اَوْسِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 46-Haris ibn-i Enes el-Evsi (R.A.) Harith ibn Anas al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu . وَبِسَيِّدِنَا الْحَارِثِ بْنِ اَنَاثِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 47-Haris bin Hatib el-Evsi (R.A.) Harith ibn Hatib al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا الْحَارِثِ بْنِ حَاطِبٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 48-Haris ibn-i Ebî Hazme el-Evsi (R.A.) Harith ibn Khazamah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu . وَبِسَيِّدِنَا الْحَارِثِ بْنِ خَزَمَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 49-Haris ibn-i Sümme el-Hazrecî (R.A.) Harith ibn as-Summah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا الْحَارِثِ بْنِ الصِّمَّةِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 50-Haris ibn-i Arfece el-Evsi (R.A.) Harith ibn ‘Arfajah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا الْحَارِثِ بْنِ عَرْفَجَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 51-Harise bin Nu’man el-Evsî (R.A. Harithah ibn an-Nu’man al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا الْحَارِثِ بْنِ النُّعْمَانِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 52-Harise bin Süraka el-Hazrecî (R.A.) (Bedr şehidi) Harithah ibn Suraqa ash-Shahad al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا الْحَارِثَةَ بْنِ سُرَاقَةَ الشَّهِيدِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 53-Haris bin-Nu’man el-Hazrecî (R.A.) Harith ibn an-Nu’manal-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا الْحَارِثَةَ بْنِ النُّعْمَانِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 54-Hatib ibn-i Ebi Beltea el-Muhaciri (R.A.) Hatib ibn Abi Balta’ah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا حَاطِبٍ بْنِ اَبِى بَلْتَعَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ وبسيدنا حاطب بن ابى بلتعة المهاجرى رضى الله عنه 55-Hatıb ibn-i Amr el-Muhaciri (R.A.) Hatib ibn ‘Amr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا حَاطِبٍ بْنِ عَمْرٍو الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ وبسيدنا حاطب بن عمرو المهاجرى رضى الله عنه 56-Hubab ibn-i Münzir el-Hazrecî (R.A.) Hubeeb ibn al-Mundhir al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَلحُبَابِ بْنِ الْمُنْزِرِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ وبسيدنا الحباب بن المنذر الخزرجى رضى الله عنه 57-Habîb ibn-i el-Esved el-Hazrecî (R.A.) Habeeb ibn al-Aswad al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا حَبِيبٍ بْنِ الاَسْوَدَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ وبسيدنا حبيب بن الاسود الخزرجى رضى الله عنه 58-Haram ibn-i Milhan el-Hazreci (R.A.) Haram ibn Milhan al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا حَرَامٍ بْنِ مِلْحَانَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ وبسيدنا حراء بن ملحان الخزرجى رضى الله عنه 59-Hureys ibn-i Zeyd el-Hazreci (R.A.) Hurayth ibn Zayd al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا حُرَيْثٍ بْنِ زَيْدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ وبسيدنا حريث ان زيد الخزرجى رضى الله عنه 60-Husayn ibn-i Haris el-Muhaciri (R.A) Husayn ibn-i Haris el-Muhaciri (R.A) وَبِسَيِّدِنَا حُصَيْنٍ بْنِ اَلْحَارِثِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ وبسيدنا الحصين بن الحارث المهاجرى رضى الله عنه 61-Hamza bin Abd’il-Muttalib el-Muhaciri (R.A.) Hamza ibn ‘Abd al-Muttalib al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا حَمْزَةَ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ بسيدنا حمزة بن عبد المطلب المهاجرى رضى الله عنه 62-Harice bin Humeyyir el-Hazrecî (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا خَارِجَةَ بْنِ حُمَيِّرٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 63-Harice bin Zeyd el-Hazrecî (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا خَارِجَةَ بْنِ زَيْدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 64-Halid ibn-i el-Bükeyr el-Hazrecî (R.A.) Khalid ibn al-Bukayr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خَالِدٍ بْنِ بُكَبْرٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 65-Halid ibn-i Kays el-Hazreci (R.A.) Khalid ibn Qays al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خَالِدٍ بْنِ قَيْسِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 66-Habbab ibn’ül-Eret el-Muhaciri (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا خَبَّابٍ بْنِ الاَرَتُ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 67-Habbab Mevla Utbe el-Muhaciri (R.A.) Khabbab mawla ‘Utba al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خَبَّابٍ مَوْلَى عُتْبَةَ بْنِ غَزْوَانَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 68-Hubeyb ibn-i İsaf el-Hazreci (R.A.) Khubayb ibn Isaf al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خُبَيْبٍ بْنِ اِسَافٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 69-Hıraş ibn’is-Sımme el-Hazrecî (R.A.) Khirash ibn as-Simmah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خِرَاشٍ بْنِ الصِّمَّةِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 70-Hallad ibn-i Rafi’ el-Hazreci (R.A.) Khallad ibn Rafi’ al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خَلاَّدٍ بْنِ رَفِعٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 71-Hallad ibn-i Süveyd el-Hazrecî (R.A.) Khallad ibn Suwayd al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خَلاَّدٍ بْنِ سُوَيْدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 72-Hallad ibn-i Amr el-Hazreci (R.A.) Khallad ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خَلاَّدٍ بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 73-Huleyd ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.) Khulayd ibn Qays al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خُلَبْدَةَ بْنِ قَيْسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 74-Halife bin Adiyy el-Hazrecî (R.A.) Khalafa ibn ‘Ada al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خُلَيْفَةَ بْنِ عَدِيِّ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 75-Huneys ibn-i Hazafe el-Muhaciri (R.A.) Khunays ibn Hudhafah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خُبَيْسٍ بْنِ حُذَافَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 76-Havvat ibn-i Cübeyr el-Evsî (R.A.) Khawwat ibn Jubayr al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خَوَّاتِ بْنِ جُبَيْرٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 77-Havli bin Ebî Havli el-Muhaciri (R.A.) Khawla ibn Abi Khawla al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا خَوْلِيٍّ بْنِ اَبِى خَوْلِيٍّ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 78-Zekvan bin Abdi Kays el-Hazrecî (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا ذَكْوَانَ بْنِ عَبْدِ قَيْسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 79-Zü’ş-Şimaleyn Umeyr ibn-i Abd Amr el-Muhaciri (R.A.)(Bedr şehidi) وَبِسَيِّدِنَا ذِى الشِّمالَيْنِ عُمَيْرٍ بْنِ عَبْدِ عَمْرٍوالشَّهِيدِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 80-Rafi bin Haris el-Hazreci (R.A.) Rafi’ ibn al-Harith al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رَافِعٍ بْنِ الْحَارِثِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 81-Rafi’ bin Unecde el-Evsî (R.A.) Rafi’ ibn ‘Unjudah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رَافِعٍ بْنِ عُنْجَدَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 82-Rafi’ibn’ül-Muall el-Hazrecî (R.A.) (Bedr şehidi) Rafi’ ibn al-Mu’alla ash-Shahad al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رَافِعٍ بْنِ الْمُعَلَّى الشَّهِيدِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 83- Rafi’ bin Yezîd el-Evsi (R.A.) Rafi’ ibn Yazeed al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رَافِعٍ بْنِ يَزِيدَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 84- Rib’ıy bin Rafi’ el-Evsî (R.A.) Rib’a ibn Rafi’ al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رِبْعِىِّ بْنِ رَفِعِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 85-Rebi’ibn-ü İyas el-Hazrecî (R.A.) Rabee’ ibn Iyas al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رَبِيعٍ بْنِ اِيَاسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 86- Rabia bin Eksem el-Muhaciri (R.A.) Rabee’ah ibn Aktham al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رَبِيعَةَ بْنِ اكْثَمَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 87- Ruhayle bin Sa’lebe el-Hazrecî (R.A.) Rukhaylah ibn Tha’labah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رُخَيْلَةَ بْنِ ثَعْلَبَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ و بسيدنا رخيلة بن ثعلبة الخزرجى رضى الله عنه 88- Rifaa bin Rafi’ el-Hazrecî (R.A.) Rifa’ah ibn Rafi’ al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رِفَاعَةَ بْنِ رَفِعِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ و بسيدنا رفاعة ابن رافع الخزرجى رضى الله عنه 89-Rifaa bin Abd’il Münzir el-Evsî (R.A.) Rifa’ah ibn ‘Abd al-Mundhir al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رِفَاعَةَ بْنِ عَبْدِ الْمُنْزِرِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 90- Rifaa bin Amr el-Hazreci (R.A.) Rifa’ah ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا رِفَاعَةَ بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 91-Ziyad Bib Bişr el Hazreci (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا ذِيَادٍ بْنِ بِشْرٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 92- Ziyad ibn-i Lebid el-Hazrecî (R.A.) Ziyad ibn Labad al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ذِيَادٍ بْنِ لَبِيدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 93- Zeyd ibn-i Eslem el-Evsi (R.A.) Zayd ibn Aslam al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ذَيْادٍ بْنِ اَسْلَمَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 94-Zeyd ibn-i Harise el-Muhaciri (R.A.) Zayd ibn Harithah mawla Rasalillah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ذَيْادٍ بْنِ حَارِثَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 95- Zeyd ibn’ül-Hattab el-Muhaciri (R.A.) Zayd ibn al-Khattab al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ذَيْادٍ بْنِ الْخَطَّابِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 96-Zeyd ibn’ül-Müzeyyen el-Hazrecî (R.A.) Zayd ibn al-Muzayyin al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ذَيْادٍ بْنِ الْمُزَيَّنِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 97- Zeyd ibn-i Vedia el-Hazreci (R.A.) Zayd ibn Wada’ah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ذَيْادٍ بْنِ وَدِيعَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 98- Saib ibn-i Osman el-Muhaciri (R.A) وَبِسَيِّدِنَا السَّءِبِ بْنِ عُثْمَانَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ و بسيدنا السائب بن عثمان المهاجرى رضى الله عنه 99-Salim Mevla Ebî Huzeyfe el-Muhaciri (R.A.) Salim mawla Abi Hudhayfa al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَالِمٍ مَوْلَى اَبِى حُذَيْفَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 100-Salim ibn-i Umeyr el-Evsî (R.A.) Salim ibn ‘Umayr al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَالِمٍ بْنِ عُمَيْرٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 101-Sübey ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.) Subay ibn Qays al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سُبَيْعٍ بْنِ قَيْسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 102- Süraka bin Amr el-Hazrecî (R.A.) Suraqa ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سُرَاقَةَ بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 103-Süraka bin Ka’b el-Hazreci (R.A.) Suraqa ibn Ka’b al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سُرَاقَةَ بْنِ كَعْبٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 104-Sa’d ibn’i Havle el-Muhaciri (R.A.) Sa’d ibn Khawlah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَعْدٍ بْنِ خَوْلَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 105-Sa’d ibn’i Hayseme el-Evsî (R.A.) (Bedr şehidi) Sa’d ibn Khaythama ash-Shahad al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَعْدٍ بْنِ خَيْثَمَةَ الشَّهِيدِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 106-Sa’d ibn’ür-Rebi el-Hazrecî (R.A.) Sa’d ibn ar-Raba’ al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَعْدٍ بْنِ رَبِعٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 107-Sa’d ibn-i Zeyd el-Evsi (R.A.) Sa’d ibn Zayd al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَعْدٍ بْنِ زَيْدٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 108-Sa’d ibn-i Süheyl el-Hazreci (R.A.) Sa’d ibn Suhayl al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَعْدٍ بْنِ سُهَيْلٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 109-Sa’d ibn-u Ubeyd el-Evsi (R.A.) Sa’d ibn ‘Ubayd al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَعْدٍ بْنِ عُبَيْدٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 110-Sa’d ül -Kelbi Mevla Hatıb el-Muhaciri (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا سَعْدٍ الْكَلْبِيِّ مَوْلَى حَطِبٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 111-Sa’d ibn-i Muaz el-Evsi (R.A.) Sa’d ibn Mu’adh al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَعْدٍ بْنِ مُعَاذٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 112-Süfyan ibn-i Bişr el-Hazrecî (R.A.) Sufyan ibn Bishr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سُفْيَانَ بْنِ بِشْرٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 113-Seleme bin Eslem el-Evsî (R.A.) Salamah ibn Aslam al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَلَمَةَ بْنِ اَسْلَمَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 114-Seleme bin Sabit el-Evsi (R.A.) Salamah ibn Thabit al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَلَمَةَ بْنِ ثَبِتٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 115-Seleme bin Selame el-Evsi (R.A.) Salamah ibn Salamah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَلَمَةَ بْنِ سَلاَمَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 116-Selît’ ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.) Salat ibn Qays al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَلِيطٍ بْنِ قَيْسٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 117-Süleym ibn-ül-Haris el-Hazrecî (R.A.) Sulaym ibn al-Harith al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سُلَيْمٍ بْنِ الْحَارِثْ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 118-Süleym ibn-i Amr el-Hazrecî (R.A.) Sulaym ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سُلَيْمٍ بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 119-Süleym ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.) Sulaym ibn Qays al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سُلَيْمٍ بْنِ قَيْسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 120-Süleym ibn-i Milhan el-Hazrecî (R.A.) Sulaym ibn Milhan al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سُلَيْمٍ بْنِ مِلْحَانَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 121-Simak ibn-i Sa’d el-Hazrecî (R.A.) Simak ibn Sa’d al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سِمَاكٍ بْنِ سَعْدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 122-Sinan ibn-i Ebî Sinan el-Muhaciri (R.A.) Sinan ibn Abi Sinan ibn Mihsan al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سِنَانٍ بْنِ اَبِى سِنَانٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 123-Sinan ibn-i Sayfi el-Muhaciri (R.A.) Sinan ibn Sayfa al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سِنَانٍ بْنِ صَيْفِيٍّ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 124-Sehl ibn-i Huneyf el-Evsî (R.A.) Sahl ibn Hunayf al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَهْلٍ بْنِ حُنَيْفٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 125-Sehl ibn-i Atik el-Hazreci (R.A.) Sahl ibn ‘Atak al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَهْلٍ بْنِ عَتِيكٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 126-Sehl ibn-i Kays el-Hazreci (R.A.) Sahl ibn Qays al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَهْلٍ بْنِ قَيْسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 127-Sehl ibn-i Rafi’ el-Hazrecî (R.A.) Sahl ibn Rafi’ al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَهْلٍ بْنِ رَفِعٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 128-Sühey ibn-i Vehb el-Muhaciri (R.A.) Suhayl ibn Wahb al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سُهَيْلٍ بْنِ وَهْبٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 129-Sevad bin Züreyk el-Hazreci (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا سَوَادِ بْنِ زُرَيْقٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 130-Sevad ibn-i Ğaziyye el-Hazrecî (R.A.) Sawad ibn Ghaziyyah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سَوَادِ بْنِ غَزِيَّةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 131-Süveyt bin Sa’d el-Muhaciri (R.A.) Suwayt ibn Sa’d al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا سُوَيْطٍ بْنِ سَعْدٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 132-Şüca’ ibn-i Ebi Vehb el-Muhaciri (R.A.) Shuja’ ibn Wahb ibn Raba’ah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا شُجَاعٍ بْنِ وَهْبٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 133-Şemmas ibn-i Osman el-Muhaciri (R.A.) Shammas ibn ‘Uthman al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا شَمَّاسٍ بْنِ عُسْمَانَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 134-Subeyh Mevla Ebi’l As el-Muhaciri (R.A.) Sabah Mawla Abi’l ‘as al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا صُبَيْحٍ مَوْلَى اَبِى الْعَاصِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 135-Safvan ibn-i Vehb el-Muhaciri (R.A.) (Bedr şehidi) Safwan ibn Wahb ash-Shahad al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا صَفْوَانَ بْنِ وَهْبٍ الشَّهِيدِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 136-Suheyb ibn-i Sinan el-Muhaciri (R.A.) Suhayb ibn Sinan ar-Rami al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا صُهَيْبٍ بْنِ سِنَانٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 137-Ed Dahhak ibn-i Harise el-Hazreci (R.A.) Dahhak ibn al-Harithah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا الضَّحَّاكِ بْنِ حَارِثَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 138-Ed Dahhak ibn-i Abd-i Amr el-Hazrecî (R.A.) Dahhak ibn ‘Abdi ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا الضَّحَّاكِ بْنِ عَبْدِ عَمْرِو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 139-Damre bin Amr el-Hazreci (R.A.) Damrah ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا ضَمْرَةَ بْنِ عَمْرِو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 140- Et- Tufeyl ibn-i Haris el-Muhaciri (R.A.) Tufayl ibn al-Harith al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا الطُّفَيْلِ بْنِ الحَارِثِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 141-Et- Tufeyl ibn-i Malik el-Hazrecî (R.A.) Tufayl ibn Malik al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا الطُّفَيْلِ بْنِ مَالِكٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 142-Et- Tufeyl ibn-i Nu’man el-Hazrecî (R.A.) Tufayl ibn an-Nu’man al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا الطُّفَيْلِ بْنِ النُّعْمَانِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 143-Aiz ibn-i Mais el-Hazreci (R.A.) Aidh ibn Ma’is al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَاءِذِ بْنِ مَاعِصٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 144-Asım ibn-i Sabit el-Evsî (R.A.) Asim ibn Thabit al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَاصِمٍ بْنِ ثَابِتٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 145-Asım ibn-i Adiyy el-Evsî (R.A.) Asim ibn ‘Ada al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَاصِمٍ بْنِ عَدِيِّ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 146-Asım ibn-i Kays el-Evsi (R.A.) Asim ibn Qays al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَاصِمٍ بْنِ قَيْسٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 147-Akıl ibn’ül-Bükeyr el-Muhaciri (R.A.) (Bedr şehidi) Aqil ibn al-Bukayr ash-Shahad al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَاقِلِ بْنِ الْبُكَيْرِالشَّهِيدِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 148-Amir ibn-i Ümeyye el-Evsî (R.A.) Amir ibn Umayyah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَامِرٍ بْنِ اُمَيَّةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 149-Amir ibn-i Bükeyr el-Muhaciri (R.A.) Amir ibn al-Bukayr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَامِرٍ بْنِ الْبٌكَيْرِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 150-Amir ibn-i Rebia el-Muhacirî (R.A.) Amir ibn Raba’ah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَامِرٍ بْنِ رِبِيعَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 151-Amr ibn-i Bukeyr el-Hazrecî (R.A.) Amir ibn al-Bukayr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَامِرٍ بْنِ الْبُكَيْرِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 152-Amir ibn-i Füheyre el-Muhaciri (R.A.) Amir ibn Fuhayrah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَامِرٍ بْنِ فُهُيْرَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 153-Amir ibn-i Muhalled el-Hazrecî (R.A.) Amir ibn Mukhallad al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَامِرٍ بْنِ مُخَلَّدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 154-Amir ibn-i Seleme el-Hazrecî (R.A.) Amir ibn Salamah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَامِرٍ بْنِ سَلَمَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 155-Abdirrabbih bin Hak el-Hazrecî (R.A.) Abdu Rabbihi ibn Haqq al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhi وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ رَبِّهِ بْنِ حَقِّ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 156-Abdullah ibn-i Sa’lebe el-Hazrecî (R.A.) AbdAllah ibn Tha’labah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ ثَعْلَبَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 157-Abdullah ibn-i Cübeyr el-Evsî (R.A.) AbdAllah ibn Jubayr al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ جُبَيْرِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 158-Abdullah ibn-i Çahş el-Muhaciri (R.A.) AbdAllah ibn Jahsh al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ جَحْشٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 159-Abdullah ibnü’l-Ced el-Hazrecî (R.A.) AbdAllah ibn Jadd ibn Qays al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ الْجَدِّ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 160-Abdullah ibn’ül-Humeyyir el-Hazreci (R.A.) AbdAllah ibn al-Humayr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhuظ وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ حُمَيِّرٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 161-Abdullah ibn’ür-Rebi el-Hazreci (R.A.) AbdAllah ibn ar-Raba’ al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ رِبِيعٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 162-Abdullah ibn-i Revaha el-Hazrecî (R.A.) AbdAllah ibn Rawaha al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله اَبِى رَوَاحَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 163-Abdullah ibn-i Zeyd el-Hazreci (R.A.) AbdAllah ibn Zayd ibn Tha’labah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ زَيْدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 164-Abdullah ibn-i Süraka el-Muhaciri (R.A.) AbdAllah ibn Suraqa al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ سُرَاقَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 165-Abdullah ibn-i Seleme el-Evsi (R.A.) AbdAllah ibn Salamah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ سَلَمَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 166-Abdullah ibn-i Sehi el-Evsi (R.A.) AbdAllah ibn Sahl al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ سَهْلٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 167-Abdullah ibn-i Süheyl el-Muhaciri (R.A.) AbdAllah ibn Suhayl al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ سُهَيْلٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 168-Abdullah ibn-i Tarık el-Evsi (R.A.) AbdAllah ibn Tariq al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ طَارِقٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 169-Abdullah ibn-i Amir el-Hazreci (R.A.) AbdAllah ibn ‘Amir al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ عَامْرٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 170-Abdullah bin Abdullah bin Umey el-Hazreci (R.A.) AbdAllah ibn ‘Abdillah ibn Ubay al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ اللهِ بْنِ عَبدِ اللهِ بْنِ اُبَىِّ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 171-Abdullah ibn ‘Abs El-Hazreci (R.A.) AbdAllah ibn ‘Abs al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ عَبْسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 172-Abdullah ibn-i Abd-i Menaf el-Hazreci (R.A.) AbdAllah ibn ‘Abdi Manaf al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ عَبْدِ مَنَافٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 173-Abdullah ibn-i Urfuta el-Hazrecî (R.A.) AbdAllah ibn ‘Urfutah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ عُرْفُطَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 174-Abdullah ibn-i Amir bin Sayfi el-Hazrecî (R.A.) AbdAllah ibn `Aamir al-Khazraja,, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ عبد الله بن عامر 175-Abdullah ibn-i Ümeyr el-Hazrecî (R.A.) AbdAllah ibn ‘Umayr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu AbdAllah ibn al-Humayr al-Khazraja, Radhiy Allahu `Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ عُمَيْرٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 176-Abdullah ibn-i Kays el-Evsi (R.A.) Abbad ibn Qays ibn al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ قَيْسٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 177-Abdullah ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.) Abbad ibn Qays al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ قَيْسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 178-Abdullah ibn-i Ka’b el-Hazrecî (R.A.) AbdAllah ibn Ka’b al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu Türkçe İngilizce kaynakta Hazreci kabilesinden, Arapça kaynakta Evsi kabilesinden olduğu yer alıyor. Ben dorusunu bilemedim ve aynen aldım. وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ كَعْبٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 179-Abdullah ibn-i Mahreme el-Muhaciri (R.A.) AbdAllah ibn Makhramah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ مَخْرَمَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 180-Abdullah ibn-i Mes’ud el-Muhacirî (R.A.) AbdAllah ibn Mas’ad al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ مَسْعُودٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 181-Abdullah ibn-i Maz’un el-Muhacirî (R.A.) AbdAllah ibn Maz’an al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ مَظْعُونٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 182-Abdullah ibn-i Numan el-Hazrecî (R.A.) AbdAllah ibn an-Nu’man al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبدِ الله بْنِ نُعْمَانَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 183-Abdet’el-Haşhaş el-Hazrecî (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا عُبَادَةَ بْنِ الْخَشْخَاشِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 184-Ubade bin Samit el-Hazrecî (R.A.) Ubadah ibn as-Samit al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 185-Abbad ibn-i Bişr el-Evsi (R.A.) Abbad ibn Bishr al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبَّادٍ بْنِ بِشْرٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 186-Abbad bin Kays bin Amir el-Hazrecî (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا عَبَّادٍ بْنِ قَيْسٍ بْنِ عَامِر الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 187-Abbad ibn-i Kays bin Ayşe el-Hazrecî (R.A.) Abbad ibn Qays ibn ‘Ayshah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَبَّادٍ بْنِ قَيْسٍ بْنِ عَيْشَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 188-Abbas bin Amir el-Hzreci (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا عَبْسٍ بْنِ عَامِرِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 189-Ubeyd ibn-i Ebî Ubeyd el-Evsi (R.A.) Ubayd ibn Abi ‘Ubayd al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُبَيْدٍ بْنِ اَبٍى عُبَيْدٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 190-Ubeyd ibn-i Evs el-Evsi (R.A.) Ubayd ibn Aws al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُبَيْدٍ بْنِ اَوْسٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 191-Ubeyd ibn’ut-Teyyihan ey-Evsî (R.A.) Ubayd ibn at-Tayyihan al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُبَيْدٍ بْنِ التَّيِّهَانِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 192-Ubeyd ibn-i Zeyd el-Hazrecî (R.A.) Ubayd ibn Zayd al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُبَيْدٍ بْنِ زَيْدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 193-Ubeyde bin Haris el-Muhaciri (R.A.)(Bedr Şehidi) Ubaydah ibn al-Harith ash-Shahad al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُبَيْدٍ بْنِ الْحَارِثْ الشَّهِيدِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 194-Utbe bin Rebıa el-Hazrecî (R.A.) Utbah ibn Raba’ah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُتْبَةَ بْنِ رَبِيعَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 195-Utbe bin Abdullah el-Hazrecî (R.A.) Utbah ibn ‘Abdillah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُتْبَةَ بْنِ عَبْدِاللهِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 196-Utbe bin Gazvan el-Muhacirî (R.A.) Utbah ibn Ghazwan al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُتْبَةَ بْنِ غَزْوَانَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 197-Osman bin Maz’un el-Hazreci (R.A.) Uthman ibn Maz’an al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُثْمَانَ بْنِ مَظْعُونٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 198-Adiyy ibn-i Ebi Zağba el-Hazreci (R.A.) Adiyy ibn Abi az-Zaghba’ al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَدِيٍّ بْنِ الزَّغْبَاءِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 199-Usaymet’el Esedi el-Evsi (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا عُصَيْمَةَ الاَسَدَّى الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 200-Usaymet’el Eşcal el-Evsi (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا عُصَيْمَةَ الاَشْجَعِىِّ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 201-Atıyye bin Nüveyre el-Hazrecî (R.A.) Atiyya ibn Nuwayrah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَطِيَّةَ بْنِ نُوَيْرَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 202-Ukbe bin Amir el-Hazrecî (R.A.) Uqbah ibn ‘amir ibn Naba al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 203-Ukbe bin Osman el Hazrecî (R.A.) Uqbah ibn ‘Uthman al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُقْبَةَ بْنِ عُثْمَانَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 204-Ukbe bin Vehb bin rabi’ate el-Muhacirî (R.A.) Uqbah ibn Wahb ibn Raba’ah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُقْبَةَ بْنِ وَهْبٍ بْنِ رَبِيْعَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 205-Ukbe bin Vehb el-Hazreci (R.A.) Uqbah ibn Wahb al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُقْبَةَ بْنِ وَهْبٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 206-Ukkaşe bin Mıhsan el-Muhacirî (R.A.) Ukkasha ibn Mihsan al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُكَّاشَةَ بْنِ مِحْصَنٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 207-Umare bin Hazm el-Hazrecî (R.A.) Umarah ibn Hazm al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُمَارَةَ بْنِ حَزْمٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 208-Amr ibn-i Ebi Şerh el-Muhaciri (R.A.) Amr ibn Abi Sarh al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَمْرٍ بْنِ ابِى شَرْحٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 209-Amr ibn-i İyas el-Hazrecî (R.A.) Amr ibn Iyas al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَمْرِو بْنِ اِيَاسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 210-Amr ibn-i Sa’lebe el-Hazrecî (R.A.) Amr ibn Tha’labah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَمْرِو بْنِ ثَعْلَبَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 211-Amr ibn’ül Haris el-Muhacirî (R.A.) Amr ibn al-Harith al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 212-Amr ibn-i Süraka el-Muhaciri (R.A.) Amr ibn Suraqa al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَمْرِو بْنِ سُرَاقَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 213-Amr ibn-i Talk el-Hazreci (R.A.) Amr ibn Talq al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَمْرِو بْنِ طَلْقٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 214-Amr ibn-i Muaz el-Evsî (R.A.) Amr ibn Mu’adh al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَمْرِو بْنِ مُعَاذٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 215-Amir bin Ma’bed i’l Ez’ar El Evsi (R.A.) Amr ibn Ma’bad al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَمْرِو بْنِ مَعْبَدٍ الاَزْعَرِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 216-Ammar ibn-i Yasir el-ansiyyi el-Muhacirî (R.A.) Ammar ibn Yasir al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَمَّارٍ بْنِ يَاسِرْ العَنْسِيِّ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 217-Umeyr ibn-i Ebî Vakkas el-Muhacirî (R.A.) (Bedr şehidi) Umayr bin Abi Waqqas al-Muhajiri, Rady Allahu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا عُمَيْرٍ بْنِ اَبِى وَقَّاصٍ الشِّهِيْدِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 218-Umeyr ibn-i Haris el-Hazreci (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا عُمَيْرٍ بْنِ الْحَارِثِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 219-Umeyr ibn’ül Humam el-Hazrecî (R.A.) (Bedr şehidi) Umayr bin al-Humam al-Khazraji, Rady Allahu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا عُمَيْرٍ بْنِ الْحُمَامِ الشَّهِيْدِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 220-Umeyr ibn-i Avf Mevla Süheyl el-Muhacirî (R.A.) وَبِسَيِّدِنَا عُمَيْرٍ بْنِ عَوْفٍ مَوْلَى سُهَيْلٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 221-Antere Mevla Süleym bin ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu Antarah mawla Sulaym ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عَنْتَرَةَ مَوْلَى سُلَيمٍ بْنِ عَمْرِو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 222-Avf ibn’ül-Haris el-Hazreci (R.A.) Awf bin al-Harith al-Khazraji, Rady Allahu ‘Anhu. وَبِسَيِّدِنَا عَوْفٍ بْنِ الْحَارِثِ الشَّهِيدِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 223-Uveym ibn-i Saide el-Evsî (R.A.) Uwaym ibn Sa’idah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا عُوَيْمٍ بْنِ سَاعِدَةٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 224-İyaz ibn-i Züheyr el-Muhacirî (R.A.) Iyad ibn Zuhayr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu Türkçe ve İngilizce kaynakta Muhacir, Arapça kaynakta Evsi . وَبِسَيِّدِنَا عِيَاضٍ بْنِ زَهَيْرٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 225-Fakih ibn-i Bişr el-Hazrecî (R.A.) (el-) Fakih ibn Bishr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا الْفَاكِهِ بْنِ بِشْرٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 226-Ferve bin Amr el-Hazrecî (R.A.) Farwah ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu Türkçe ve İngilizce kaynakta Muhacir, Arapça kaynakta Evsi . وَبِسَيِّدِنَا فَرْوَةَ بْنِ عَمْرٍو الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 227-Katade bin Numan el-Hazrecî (R.A.) Qatadah ibn an-Nu’man al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا قَتَادَةَ بْنِ النُّعمَانِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 228-Kudame bin Maz’un el-Muhaciri (R.A.) Qudamah ibn Maz’an al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا قُدَامَةَ بْنِ مَظْعُونِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 229-Kutbe bin Amir el-Hazreci (R.A.) Qutbah ibn Amir al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا قُطْبَةَ بْنِ عَامِرٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 230-Kays bin Ebu Sa’sa’a el-Hazreci (R.A.) Qays ibn as-Sakan al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا قَيْسٍ بْنِ اَبِى صَعْصَعَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 231-Kays ibn-i Mıhsan el-Hazrecî (R.A.) Qays ibn Mihsan al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا قَيْسٍ بْنِ مِحْصَنٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 232-Kays ibn-i Muhalled el-Hazrecî (R.A.) Qays ibn Mukhallad al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا قَيْسٍ بْنِ مُحَلَّدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 233-Ka’b ibn-i Cemmez el-Hazreci (R.A.) Ka’b ibn Jammaz al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا كَعْبٍ بْنِ جَمَّازٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 234-Ka’b ibn-i Zeyd el-Hazrecî (R.A.) Ka’b ibn Zayd al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا كَعْبٍ بْنِ زَيْدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 235-Malik ibn-i Ebi Havli el-Muhaciri (R.A.) Malik ibn Abi Khawla al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَالِكٍ بْنِ اَبٍى خَوْلِيٍّ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 236-Malik ibn’ud Duhşum el-Hazrecî (R.A.) Malik ibn ad-Dukhshum al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَالِكٍ بْنِ دُخْشُمٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 237-Malik ibn-i Amr el-Muhaciri (R.A.) Malik ibn ‘Amr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَالِكٍ بْنِ عَمْرٍو الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 238-Malik ibn-i Kudame el-Evsi (R.A.) Malik ibn Qudama ibn ‘Arfajah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَالِكٍ بْنِ قُدَامَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 239-Malik ibn-i Mes’ud el-Hazrecî (R.A.) Malik ibn Mas’ad al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَالِكٍ بْنِ مَسْعُودٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 240-Malik ibn-i Nümeyle el-Evsi (R.A.) Malik ibn Numaylah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَالِكٍ بْنِ نُمَيْلَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 241-Malik Mübeşşir bin Abd’il-Munzir el-Evsî (R.A.) (Bedr şehidi) Mubash-shir ibn ‘Abdi’l Mundhir ash-Shahad al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُبَشِّرِ بْنِ عَبْدِ الْمُنْذِرِ الشَّهِيْدِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 242-Mücezzer ibn-i Ziyad el-Hazreci (R.A.) Mujadhdhar ibn Ziyad al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا الْمُجَذَّرِ بْنِ زِيَادٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 243-Muhriz ibn-i Amin el-Hazrecî (R.A.) Muhriz ibn ‘amir al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُحْرِزٍ بْنِ عَامِرٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 244-Muhriz ibn-i Nadle el-Muhaciri (R.A.) Muhriz ibn Nadlah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُحْرِزٍ بْنِ نَضْلَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 245-Muhammed ibn-i Mesleme el-Evsî (R.A.) Muhammad ibn Maslamah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بْنِ مَسْلَمَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 246-Müdlic bin Amr el-Muhaciri (R.A.) Midlaj ibn ‘Amr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُدْلِجٍ بْنِ عَمْرٍو الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 247-Mersed ibn-i Mersed el-Hazreci (R.A.) Marthad ibn Abi Marthad al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَرْثَدٍ بْنِ اَبٍى مَرْثَدٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 248-Mistah Avf bin Üsase el-Muhaciri (R.A.) Mistah ibn Uthatha al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مِسْطَحٍ عَوْفٍ بْنِ اُثَاثَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 249-Mes’üd ibn-i Evs el-Hazrecî (R.A.) Mas’ad ibn Aws al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَسْعُودٍ بْنِ اَوْسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 250-Mes’üd ibn-i Halde el-Hazrecî (R.A.) Mas’ad ibn Khaldah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَسْعُودٍ بْنِ خَلْدَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 251-Mes’üd ibn-i Rebia el-Muhacirî (R.A.) Mas’ad ibn Raba’ah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَسْعُودٍ بْنِ رَبِيعَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 252-Mes’üd ibn-i Sa’d el-Evsi (R.A.) Mas’ad ibn Sa’d al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَسْعُودٍ بْنِ سَعْدٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 253-Sa’d ibn-i Sa’d el-Hazrecî (R.A.) Sa’d ibn Sa’d al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَسْعُودٍ بْنِ سَعْدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 254-Mus’ab ibn-i Umeyr el-Muhacirî (R.A.) Mus’ab ibn ‘Umayr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُصْعَبٍ بْنِ عُمَيْرٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 255-Muaz ibn-i Cebel el-Hazreci (R.A.) Mu’adh ibn Jabal al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُعَاذٍ بْنِ جَبَلٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 256-Muaz ibn-i Haris el-Hazreci (R.A.) Mu’adh ibn al-Harith al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُعَاذٍ بْنِ الْحَارِثِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 257-Muhriz ibn-i Amir el-Hazrecî (R.A.) Mu’adh ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُعَاذٍ بْنِ عُمَيْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 258-Muaz ibn-i Mai s el-Hazreci (R.A.) Mu’adh ibn Ma’is al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُعَاذٍ بْنِ مَاعِصٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 259-Ma’bed ibn-i Kays el-Hazreci (R.A.) Ma’bad ibn Qays al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَعْبَدٍ بْنِ قَيْسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 260-Muattib ibn-i Ubeyd el-Evsi (R.A.) Mu’attib ibn ‘Ubayd al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُعَتَّبٍ بْنِ عُبَيْدٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 261-Muattib ibn-i Avf el-Muhaciri (R.A.) Mu’attib ibn ‘Awf al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُعَتِّبٍ بْنِ عَوْفٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 262-Muattib ibn-i Kuşeyr el-Evsî (R.A.) Mu’attib ibn Qushayr al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُعَتِّبٍ بْنِ قُشَيْرٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 263-Ma’kıl ibn-i Munzir el-Hazreci (R.A.) Ma’qil ibn al-Mundhir al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُعْقِلٍ بْنِ الْمُنْذِرِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 264-Ma’mer ibn-i Haris el-Hazreci (R.A.) Ma’mar ibn al-Harith al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَعْمَرٍ بْنِ الْحَارِثِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 265-Ma’n ibn-i Adiyy el-Evsî (R.A.) Ma’n ibn ‘Adiyy al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مَعْنٍ بْنِ عَدِيٍّ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 266-Muavviz ibn-i Haris el-Hazreci (R.A.)(Bedr Şehidi) Mu’awwidh ibn al-Harith ash-Shahad al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُعَوِّذٍ بْنِ الْحَارِثِ الشَّهِيدِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 267-Muavviz ibn-i Amr el-Hazreci (R.A.) Mu’awwidh ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مُعَوِّذٍ بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 268-Mikdad ibn Amr el-Muhaciri (R.A.) Miqdad ibn ‘Amr al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا مِقْدَادٍ بْنِ عَمْرٍو الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 269-Münzir ibn-i Amr el-Hazrecî (R.A.) Mundhir ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu(al-) وَبِسَيِّدِنَا الْمُنْذِرِ بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 270-Münzir ibn-i Kudame el-Evsî (R.A.) Mundhir ibn Qudama ibn ‘Arfajah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا الْمُنْذِرِ بْنِ قُدَامَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 271-Münzir ibn-i Muhammed el-Evsi (R.A.) Mundhir ibn Muhammad al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا الْمُنْذِرِ بْنِ مُحَمَّدٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 272-Mıhça’ ibn Mevla Ömer’ibn’ül-Hattab el Muhaciri (R.A.) (Bedr şehidi) وَبِسَيِّدِنَا مِهْجَعٍ مَوْلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ الشَّهِيدِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 273-Nasr ibn-i Haris el-Evsi (R.A.) Nasr ibn al-Harith al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا نَصْرٍ بْنِ الحارثِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 274-Nu’man ibn-i Abd-i Amr el-Hazrecî (R.A.) Nu’man ibn ‘Abdi ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا النُّعْمَانِ بْنِ عَبْدِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 275-Nu’man ibn-i Sinan el-Hazrecî (R.A.) Nu’man ibn Sinan al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا النُّعْمَانِ بْنِ سِنَانٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 276-Nu’man ibn-i Asar el-Evsî (R.A.) Nu’man ibn ‘Asr al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا النُّعْمَانِ بْنِ عَصَرٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 277-Nu’man ibn-i Abdi Amr el-Hazrecî (R.A) Nu’ayman ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا النُّعْمَانِ بْنِ عَبْدِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 278-Nu’man ibn-i Malik el-Hazrecî (R.A.) Nu’man ibn Malik al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا النُّعْمَانِ بْنِ مَالِكٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 279-Nevfel ibn-i Abdullah el-Hazrecî (R.A.) Nawfal ibn ‘Abdillah al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا نَوْفَلٍ بْنِ عَبْدِ الله الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 280-Hani Ebu Bürde Bin NİYAR el-Evsi(R.A.) Hana’ ibn Niyar al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا هَانِءِىِ اَبِى بُرْدَةَ بْنِ نِيَارٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 281-Vakıd ibn-i Abdullah el-Muhaciri (R.A.) Waqid ibn ‘Abdillah al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا وَاقِدٍ بْنِ عَبْدِ الله الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 282-Vedia bin Amr el-Hazrecî (R.A.) Wada’ah ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا وَدِيعَةَ بْنِ عَمْرٍو الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 283-Varaka bin İyas el-Hazrecî (R.A) Waraqa ibn Iyas al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا وَرَقَةَ بْنِ اِيَاسٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 284-Vehb ibn-i Sa’d el-Muhaciri (R.A.) Wahb ibn Sa’d ibn Abi Sarh al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا وَهْبٍ بْنِ سَعْدٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 285-Yezîd ibn’ül-Haris el-Hazrecî (R.A.)(Bedr Şehidi) Yazeed ibn al-Harith ibn Fushum ash-Shahad al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا يَزِيدَ بْنِ الْحِارِثَ الشَّهِيدِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 286-Yezîd ibn-i Rukayş el-Muhacirî (R.A.) Yazeed ibn Ruqaysh al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا يَزِيدَ بْنِ رُقَيْشٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 287-Yezid ibn’ül-Münzir el-Hazrecî (R.A.) Yazeed ibn al-Mundhir al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا يَزِيدَ بْنِ المُنْذِرِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 288-Ebu Useyd Malik bin Rabia( R.A.) وَبِسَيِّدِنَا اَبِى اُسَيْدٍ مَالِكٍ بْنِ رَبِيعَةَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 289-Ebu’l-A’ver bin Haris el-Evsi(R.A.) Abu’l A’war, ibn al-Harith al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى الْاَعْوَرِ بْنِ الْحَارِثِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 290-Ebu Eyyub Halid bin Zeyd el- Hazreci (R.A.) Abi Ayyab al-Ansara, Khalid ibn Zayd al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى اَيُّوبَ خَالِدٍ بْنِ زَيْدٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 291-Ebu Huzeyfe bin Utbe el- Muhaciri(R.A.) Abi Hudhayfa, ibn ‘Utba al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى حُذَيْفَةَ بْنِ عُتْبَةَ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 292-Ebu’l Hamra Mevla Haris Rifa’ el -Hazreci (R.A.) Abu’l Hamra’ mawla al-Harith al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى الْحَمْرَاءِ مَوْلَى الْحَارِثِ بْنِ عَفْرَاءَ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ Üç dildeki farklı. 293-Ebu Humeyda Ma’bed el-Evsi(R.A.) وَبِسَيِّدِنَا اَبِى حُمَيْضَةَ مَعْبَدٍ بْنِ عَبَّادٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 294-Ebu Hanne Malik bin Amr el-Evsi (R.A.) Abi Hannah, ibn Malik al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى حَنَّةَ مَالِكٍ بْنِ عَمْرٍو الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 295-Ebu Halid Haris bin Kays el-Evsi (R.A.) Abi Khallad, ibn Qays al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى خَالِدٍ الْحَارِثِ بْنِ قَيْسٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 296-Ebu Harice Amr bin Kays el-Evsi (R.A.) Abi Kharijah, ‘Amr ibn Qays al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى خَارِجَةَ عَمْرٍو بْنِ قَيْسٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 297-Ebu Huzeyme bin Evs el-Evsi(R.A.) Abi Khuzaymah, ibn Aws al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى حُزَيْمَةَ بْنِ اَوْسِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 298-Ebu Davud Umeyr bin Amr el-Hazreci(R.A.) Abi Dawad, ‘Umayr ibn ‘amir al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى دَاوُودَ عُمَيْرٍ بْنِ عَامِرٍ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 299-Ebu Dücane Simak bin Haraşe el-Evsi (R.A.) Abi Dujanah, Simak ibn Kharashah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى دُجَانَةَ سِمَاكٍ بْنِ خَرَاشَةَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 300-Ebu Zeyd Kays bin Seken el- Muhaciri(R.A.) وَبِسَيِّدِنَا اَبِى زَيْدٍ قَيْسٍ بْنِ سَكَنٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 301-Ebu Sebra bin Ebu Ruhm el- Muhaciri(R.A.) Abi Sabrah ibn Abi Ruhm al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى سَبْرَةَ بْنِ اَبِى رُهْمٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 302-Ebu Seleme bin Abdilesed el- Muhaciri(R.A.) Abi Salamah, ibn ‘Abd al-Asad al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الْاَسَدِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 303-Ebu Selit Useyre bin Amr el-Hazreci(R.A.) Abi Salat, Usayra ibn ‘Amr al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى سَلِيطٍ اُسَيْرَةَ بْنِ عَمْرٍو الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 304-Ebu Sinan Vehb bin Mihsan Muhaciri(R.A.) Abi Sinan, ibn Mihsan al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى سِنَانِ وَهْبٍ بْنِ مِحْصَنِ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 305-Ebu Şeyh bin Mihsan el-Muhaciri(R.A.) Abi Shaykh, Ubayy ibn Thabit al-Khazraji, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى شَيْخٍ اُبَيٍّ بْنِ ثَابِتٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 306-Ebu Dayyah Numan bin Sabit el- Evsi (R.A.) Abi Dayyah, an-Nu’man ibn Thabit al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى ضَيَّاحٍ النُّعْمَانِ بْنِ ثَابِتٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 307-Talha Zeyd bin Sehl el- Evsi (R.A.) Abi Talha, Zayd ibn Sahl al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى طَلْحَةَ زَيْدٍ بْنِ سَهْلٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 308-Ebu Ubade bin Sad bin Osman el-Hazreci(R.A.) وَبِسَيِّدِنَا اَبِى عُبَادَةَ سَعْدٍ بْنِ عُثْمَانَ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 309-Ebu Abs Abdurrahman bin Cebr el- Evsi (R.A.) Abi ‘Abs,Abdu’rRahman ibn Jabr al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى عَبْسٍ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ جَبْرٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 310-Ebu Akil bin Abdullah el- Evsi (R.A.) Abi ‘Aqal, ‘Abdu’rRahman ibn ‘Abdillah al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى عَقِيلٍ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اَلله الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 311-Ebu Kebşe Mevla Rasulullah el- Muhaciri (R.A) Arapçası ve Türkçesinde farklı.Ben hangisi doğru bilemedim. وَبِسَيِّدِنَا اَبِى كَبْشَةَ سُلَيْمٍ الْفَارِسِيِّ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 312-Ebu Lubabe Beşir bin Abdil Münzir el – Evsi(R.A.) Abi Lubabah, Bashar ibn ‘Abd al-Mundhir al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى لُبَابَةَ بَشِيْرٍ بْنِ عَبْدِ الْمُنْذِرِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 313-Ebu Mahşi Süveyd bin Tai el-Muhaciri (R.A.) Abi Makhshiyy, Suwayd al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى مَحْشِيِّ سُوَيْدٍ بْنِ الطَّاءِيِّ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 314-Ebu Mersed Kennaz bin Husayn el-Muhaciri (R.A.) Abi Marthad, Kannaz ibn Hisn al-Muhajiri, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى مَرْثَدٍ كَنَّازٍ بْنِ حِصْنٍ الْمُهَاجِرِيِّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 315-Ebu Muley bin Ez’ar bin Zeyd el – Evsi(R.A.) Abi Mulayl, ibn al-Az’ar al-Awsi, Radi ALLAHu ‘Anhu وَبِسَيِّدِنَا اَبِى مُلَيْلِ سَلِيْكٍ بْنِ الْاَزْعَرِ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 316-Ebu Munzir Yezid bin Amir el – Evsi(R.A.) وَبِسَيِّدِنَا اَبِى الْمُنْذِرِ يَزِيدَ بْنِ عَامِرٍ الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 317-El Heysem Malik bin Teyyihan el – Evsi(R.A.) وَبِسَيِّدِنَا اَبِى الْهَيْثَمِ مَالِكٍ بْنِ التَّيِّهَانِ الْخَزْرَجِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ 318-Ebu’l Yaser Kab bin Amr el-Hazreci(R.A.) وَبِسَيِّدِنَا اَبِى اليَسَر كَعْبٍ بْنِ عَمْرٍو الْاَوْسِىَّ رَضِيَّ الله عَنْهُ Delailül Hayrat دلائل الخيرات دعاء بدء دلائل الخيرات الحمد لله رب العالمين ، وحسبي الله ونعم الوكيل ، ولا حول ولا قوة إلا بالله العلي العظيم ، الله إني أبرء إليك من حولي وقوتي إلى حولك وقوتك ، اللهمَّ إني نويتُ بالصلاةِ على النبيِّ صلى الله عليه وسلم امتثالاً لأمرِكَ وتصديقاً لنبيكَ سيدنا محمدٍ صلى الله عليه وسلم ومحبةً فيهِ وشوقاً إليهِ وتعظيماً لقدرهِ ولكونهِ أهلاً لذلِكَ فتقبلهـا مني بفضلِكَ وإحسانِكَ ، وأزِلْ حجـابَ الغفلةِ عن قلبي واجعلني من عبادِكَ الصالِحينَ ، اللهمَّ زِدْهُ شرفاً على شرفهِ الذي أوليتَهُ ، وعزاً على عزهِ الذي أعطيتَهُ ، ونوراً على نورهِ الذي منهُ خلقتهُ ، وأعلِ مقامَهُ في مقاماتِ المرسَلينَ ودرجتَهُ في درجاتِ النبيينَ ، وأسألُكَ رِضاكَ ورِضاهُ يا ربَّ العالمينَ ، معَ العافيةِ الدائمةِ ، والموتِ على الكتابِ والسنةِ والجماعةِ ، وكلمتَي الشهادةِ على تحقيقِها منْ غيرِ تغيير ولا تبديل ، واغفرْ لي ما ارتكبتُهُ بمنك وفضلِكَ وجودِكَ وكرمِكَ يا أكرم الأكرمين ، وصلى اللهُ على سيدنا محمدٍ و آلهِ وصحبهِ وسلمٌ. الحزبُ الأولُ ورد يومِ الاثنينِ بسمِ اللهِ الرحمنِ الرحيمِ وصلى اللهُ على سيـدنا ومولانا محمدٍ وعلى آلهِ وصحبهِ وسلمَ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وأزواجهِ وذريتهِ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ ، وباركْ على سيدنا محمدٍ وأزواجهِ وذريتهِ كما باركتَ على آل سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا محمدٍ وعلى آلهِ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ ، وباركْ على سيـدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما باركتَ على آلِ سيدنا إبراهيمَ في العالمينَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وآلِ سيدنا محمدٍ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ ، وباركْ على سيدنا محمدٍ وآلِ سيدنا محمدٍ كما باركتَ على سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ النبيِّ الأميِّ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عبدِكَ ورسولِكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ باركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما باركتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيـدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ وترحمْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما ترحمتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ اللهمَّ وتحننْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما تحننتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ وسلمْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما سلمتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ، وارحمْ سيدنا محمداً وآلَ سيدنا محمدٍ ، وباركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ، كما صليتَ ورحمتَ وباركتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيمَ في العالمينَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ النبيِّ وأزواجهِ أمهاتِ المؤمنينَ ، وذريتهِ وأهلِ بيتهِ ، كما صليتَ على سيـدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ باركْ على سيـدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما باركتَ على سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ داحِيَ المدْحُوَّاتِ ، وبارئَ المسْموكاتِ ، وجبارَ القـلوبِ على فطرتِها ، شقيِّها وسَعيدِها ، اجعلْ شرائِفَ صلواتِكَ، ونوامِيَ بركاتِكَ ، ورأفةَ تحنُّنِكَ على سيدنا محمدٍ عبدكَ ورسولكَ ، الفاتحِ لما أغلقَ ، والخاتمِ لما سبقَ ، والمعلنِ الحقَّ بالحقِّ والدامغِ لجيشاتِ الأباطيلِ كما حُمِّلَ ، فاضطلعَ بأمركَ بطاعتكَ ، مُسْتَوْفِزاً في مرضـاتِكَ ، واعياً لوحْيِكَ ، حافِظاً لعهدِكَ ، ماضِياً على نفاذِ أمرِكَ ، حتى أَوْرَى قبساً لقابسٍ آلاءُ اللهٍ تصلُ بأهلهِ أسبَابَهُ ، بهِ هُدِيَتِ القلوبُ بعدَ خوضـاتِ الفتنِ والإثمِ ، وأبهجَ موضِحاتِ الأعلامِ ، ونائراتِ الأحكامِ ومنيراتِ الإسلامِ ، فهو أمِينُكَ المأمونُ ، وخازِنِ عِلْمِكَ المخزونُ ، وشهيدُكَ يومَ الدينِ ، وبعيثُكَ نعمةً ، ورسولُكَ بالحقِّ رحمةً ، اللهمَّ أفْسِحْ لهُ في عَدْنِكَ ، واجزِهِ مُضاعَفاتِ الخيرِ من فضلِكَ مُهَنِّئاتٍ لهُ غيرَ مُكَدِّراتٍ ، من فَوْزِ ثوابِكَ المحلولِ ، وجزيلِ عطائِكَ المعلولِ ، اللهمَّ أعلِ على بناءِ الناسِ بِناءَهُ ، وأكْرِمْ مثواهُ لديكَ ونُزُلَهُ ، وأتمِمْ لهُ نُورَهُ ، واجزِهِ من ابتعاثِكَ لهُ مقبولَ الشهادةِ ومَرْضِيَّ المقـالَةِ ، ذا منطقٍ عدلٍ وخُطَّةٍ فصلٍ ، وبرهانٍ عظيمٍ ، ( إِنَّ اللهَ ومَلائِكَتَهُ يُصَلُّونَ على النَّبيِّ يَأيَّها الذينَ آمَنُوا صَلُّوا عليهِ وسَلِّموا تسليماً ) ، لبيكَ اللهمَّ رَبيِّ وسعديكَ ، صلواتُ اللهِ البَرِّ الرحيمِ ، والملائكةِ المقربينَ ، والنبيِّينَ والصدِّيقينَ والشُّهداءِ والصالحينَ ، وما سبَّحَ لكَ من شيءٍ يا رَبَّ العالمينَ ، على سيـدنا محمدِ بن عبد اللهِ خـاتمِ النبيينَ ، وسيدِ المرسلينَ ، وإمامِ المتقينَ ، ورسولِ رَبِّ العالمينَ ، الشاهِدِ البشيرِ ، الداعي إليكَ بإذنِكَ السِّراجِ المنيرِ ، عليهِ السلامُ ، اللهمَّ اجعلْ صلواتِكَ وبركاتِكَ ورحمتِكَ على سيدِ المرسلينَ ، وإِمامِ المتقينَ ، وخاتمِ النبيينَ سيدنا محمدٍ عبدِكَ ورسولِكَ ، إِمامِ الخيرِ ، وقَـائِدِ الخيرِ ، ورسولِ الرحمةِ اللهمَّ ابعثهُ مقاماً محموداً يغبطهُ فيهِ الأولونَ والآخرونَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ باركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما باركتَ على سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلهِ وأصحابِهِ وأولادِهِ وأزواجِهِ وذريتِهِ وأهلِ بيتِهِ وأصهارِهِ وأنصارِهِ وأشياعِهِ ومحبيهِ وأمتِهِ وعلينا معهم أجمعينَ ، يا أرحمَ الراحمينَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ صلى عليهِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ لم يصلِّ عليهِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ كما أمرتَنا بالصـلاةِ عليهِ ، وصلِّ عليه كما يُحِبُّ أن يُصلى عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما أمرتنا أن نُصلي عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما هو أهلُهُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما تُحِبُّ وترضاهُ لهُ ، اللهمَّ يا رَبَّ سيدنا محمدٍ وآلِ سيدنا محمدٍ ، صلِّ على سيدنا محمدٍ وآلِ سيدنا محمدٍ ، وأعطِ سيدَنا محمداً الدرجةَ والوسيلةَ في الجنةِ ، اللهمَّ يا رَبَّ سيدنا محمدٍ وآلِ سيدنا محمدٍ ، اجزِ سيدَنا محمداً صلى الله عليه وسلم ما هو أهلُهُ ،اللهم صل على سيدنا محمد وعلى آل سيدنا محمد وعلى أهل بيته ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ حتى لا يبقى من الصلاةِ شيءٌ ، وارحمْ سيدَنا محمداً وآلَ سيدنا محمدٍ حتى لا يبقى من الرحمةِ شيءٌ ، وباركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ حتى لا يبقى من البركةِ شيءٌ ، وسَلِّمْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيـدنا محمدٍ حتى لا يبقى من السلامِ شيءٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ في الأوَّلينَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ في الآخرِينَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ في النبيينَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ في المُرْسَلِينَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ في الملإِ الأعلى إلى يومِ الدينِ ، اللهمَّ أعطِ سيدَنا محمداً الوسيلةَ والفضيلةَ والشرفَ والدرجةَ الكبيرةَ ، اللهمَّ إني آمنتُ بسيدنا محمدٍ ولمْ أرهْ ، فلا تحرمني في الجنانِ رُؤْيَتَهُ ، وارزقني صُحْبَتَهُ ، وتوفني على مِلَّتِهِ ، واسقِني من حوضِهِ مشرباً رَوِيّاً ، سـائِغاً هنيئـاً ، لا نَظْمَأُ بعدَهُ أبداً إنكَ على كلِّ شيءٍ قديرٌ ، اللهمَّ أبلِغْ روحَ سيـدنا محمدٍ مني تحيةً وسـلاماً ، اللهـمَّ وكما آمنتُ بسيدنا محمد ولَمْ أرهُ ، فلا تحرمني في الجنـانِ رُؤْيَتَهُ ، اللهمَّ تقبلْ شفـاعةَ سيدنا محمدٍ الكـبرى وارفـعْ درجتَـهُ العُلْيـا ، وآتِهِ سُـؤْلَهُ في الآخرةِ والأولى ، كما آتيتَ سيـدَنا إبراهيمَ وسيـدَنا موسى ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا محمدٍ وعلى آلِ سيـدنا محمدٍ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيمَ ، وبـاركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما باركتَ على سيـدنا إبراهيـمَ وعلى آلِ سيـدنا إبراهيـمَ إنكَ حميـدٌ مجيـدٌ ، اللهـمَّ صلِّ وسَلِّـمْ وبـاركْ على سيدنا محمدٍ نبِيِّكَ ورسولِكَ ، وسيـدنا إبراهيمَ خليلِكَ وصفيِّكَ ، وسيدنا موسى كليمِكَ ونجيِّكَ ، وسيدنا عيسى روحِكَ وكلمتِكَ ، وعلى جميع مَلائِكَتِكَ ورُسِلِكَ وأنبيائِكَ ، وخيرَتِكَ من خلقِكَ وأصفيائِكَ وخاصتِكَ وأوليائِكَ ، من أهلِ أرضِكَ وسمائِكَ ، وصلى اللهُ على سيدنا محمدٍ عددَ خلقِهِ ورضاءَ نفسِهِ ، وزِنَةَ عرشِهِ ومدادَ كلماتِهِ ، وكما هو أهلُهُ ، وكلما ذكرَهُ الذاكرونَ ، وغفلَ عن ذكرِهِ الغافلونَ وعلى أهلِ بيتِهِ وعترَتِهِ الطاهرينَ ، وسَلِّمْ تسليماً ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى أزواجِهِ وذريتِهِ ، وعلى جميعِ النبيينَ والمرسلينَ والمَلائِكَةِ والمقرَّبينَ ، وجميعِ عبادِ اللهِ الصـالِحينَ ، عددَ ما أمطرتِ السماءُ منذُ بنيتَها ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما أنبتتِ الأرضُ منذُ دحوتَها ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ النجومِ في السماءِ فإنكَ أحصيتَها ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما تنفستِ الأرواحُ منذُ خلقتَها ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما خلقتَ وما تخلُقُ وما أحاط به علمُكَ ، وأضعافَ ذلكَ ، اللهمَّ صلِّ عليهم عددَ خلقِكَ ورضاءَ نفسِكَ ، وزِنَةَ عرشِكَ ومدادَ كلماتِكَ ، ومبلَغَ علمِكَ وآياتِكَ ، اللهمَّ صلِّ عليهم صلاةً تفوقُ وتفضُلُ صلاةَ المُصلينَ عليهم من الخلقِ أجمعينَ ، كفضلِكَ على جميعِ خلقِكَ ، اللهمَّ صلِّ عليهم صلاةً دائمةً مستمرةَ الدوامِ على مَرِّ الليـالي والأيامِ متصِلةَ الدوامِ لا انقِضاءَ لها ولا انْصِرامَ ، على مَرِّ الليالي والأيامِ ، عددَ كُلِّ وابِلٍ وطَلٍّ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ نبيكَ ، وسيدنا إبراهيمَ خليلِكَ ، وعلى جميعِ أنبيائِكَ وأصفيائِكَ ، من أهلِ أرضِكَ وسمائِكَ ، عددَ خلقِكَ ورضاءَ نفسِكَ ، وزِنَةَ عرشِكَ ومِدادَ كلماتِكَ ومنتهى علمِكَ وزِنَةَ جميعِ مخلوقاتِكَ ، صلاةً مكررةً أبداً ، عددَ ما أحصى علمُكَ ، ومِلْءَ ما أحصى علمُكَ ، وأضعافَ ما أحصى علمُكَ ، صلاةً تزيدُ وتفوقُ وتفضُلُ صلاةَ المصـلينَ عليهم من الخلقِ أجمعينَ ، كفضلِكَ على جميعِ خلقِكَ . اللهمَّ اجعلني ممن لَزِمَ مِلَّةَ نبيِّكَ سيـدنا محمدٍ صلى الله عليه وسلم، وعَظَّمَ حُرْمَتَهُ ، وأعَزَّ كلمتَهُ ، وحَفِظَ عهدَهُ وذِمَّتَهُ ، ونصرَ حِزْبَهُ ودعوَتَهُ ، وكَثَّرَ تابِعِيهِ وفِرْقَتَهُ ، ووافى زُمرتَهُ ، ولم يُخـالِفْ سبيلَهُ وسُنَّتَهُ ، اللهمَّ إني أسألُكَ الاستمساكَ بسُنَّتِهِ ، وأعوذُ بِكَ من الانحرافِ عما جاءَ بِهِ اللهمَّ إني أسألُكَ من خير ما سألَكَ منهُ سيدُنا محمدٌ نبيُّكَ ورسولُكَ صلى الله عليه وسلم، وأعوذُ بِكَ من شَرِّ ما استعاذَكَ منهُ سيدُنا محمدٌ نبيُّكَ ورسولُكَ صلى الله عليه وسلم، اللهمَّ اعصِمْني من شَرِّ الفتنِ وعافِني من جميعِ المحنِ ، وأصْلِحْ مني ما ظَهَرَ وما بَطَنَ ، ونَقِّ قلبي من الحقدِ والحسدِ ، ولا تجعلْ عَلَيَّ تباعةً لأحدٍ ، اللهمَّ إني أسألُكَ الأخذَ بأحسنِ ما تعلمُ ، والتركَ لسيءِ ما تعلمُ وأسألُكَ التكفُّلَ بالرزقِ والزهدِ في الكفافِ ، والمَخْرجِ بالبيانِ من كُلِّ شبهةٍ ، والفلجَ بالصوابِ في كُلِّ حُجَّةٍ ، والعدلَ في الغضبِ والرِّضاءِ ، والتسليمِ لما يَجري به القضاءُ ، والاقتصادَ في الفقرِ والغِنى ، والتواضعَ في القولِ والفعلِ ، والصِّدْقَ في الجِدِّ والهزلِ ، اللهمَّ إن لي ذنوباً فيما بيني وبينَكَ ، وذنوباً فيما بيني وبين خلقِكَ ، اللهمَّ ما كان لكَ منها فاغفرهُ ، وما كان منها لخلقِكَ فَتَحَمَّلْهُ عني ، وأغْنِنِي بفضلِكَ ، إنكَ واسِـعُ المغفرةِ ، اللهمَّ نَوِّرْ بالعلمِ قلبي ، واستعملْ بطاعتِكَ بدني ، وخَلِّصْ من الفتنِ سِرِّي ، وأشْغِلْ بالاعتبارِ فِكْري ، وقِني شَرَّ وَساوِسِ الشيطانِ ، وأجرني مِنْهُ يا رحمنُ ، حتى لا يكونَ لهُ عَلَيَّ سلطانٌ . الحزبُ الثاني ورد يومِ الثلاثاءِ بسمِ اللهِ الرحمنِ الرحيمِ اللهمَّ إني أسألكَ من خيرِ ما تعلمُ ، وأعوذُ بِكَ من شرِّ ما تعلمُ، وأستغفرُكَ من كُلِّ ما تعلمُ ، إنكَ تعلمُ ولا نعلمُ ، وأنتَ علامُ الغيوبِ ، اللهمَّ ارْحَمْني من زَمَاني هذا وإِحْداقِ الفتنِ ، وتطاوُلِ أهلِ الجُرْأةِ عَلَيَّ واستضعافهمْ إيَّايَ ، اللهمَّ اجعلني منكَ في عياذٍ منيعٍ ، وحِرْزٍ حصينٍ من جميعِ خلقِـكَ حتى تُبَلِّغَنِي أجلي مُعافىً ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ من صلى عليهِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ من لم يصلِّ عليهِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما تنبغي الصلاةُ عليهِ ، وصلِّ على سيـدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما تَجِبُ الصلاةُ عليهِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما أمرتَ أن يُصلى عليهِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ الذي نُورُهُ من نورِ الأنوارِ ، وأشرقَ بِشُعاعِ سِرِّهِ الأسرارُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ وعلى أهلِ بيتِهِ الأبرارِ أجمعينَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلهِ بحرِ أنوارِكَ ، ومَعْدِنِ أسرارِكَ ، ولِسانِ حُجَّتِكَ ، وعَـروسِ مملكتِكَ وإمامِ حَضْرَتِكَ ، وخاتَمِ أنبيـائِكَ ، صـلاةً تَدومُ بِدوامِـكَ ، وتبقى ببقائِكَ ، صلاةً تُرْضيكَ وتُرْضِيهِ ، وتَرْضى بها عنا يا أرحمَ الراحِمِينَ ، اللهمَّ رَبَّ الحِلِّ والحرامِ ، ورَبَّ المشْعَرِ الحرامِ ، ورَبَّ البيتِ الحرامِ ، ورَبَّ الرُّكْنِ والمقامِ ، أبلغْ لسيدنا ومولانا محمدٍ منا السلامَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ سيدِ الأوَّلينَ والآخِرِينَ اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ في كُلِّ وقتٍ وحينٍ اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ في الملإِ الأعلى إلى يومِ الدينِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ حتى تَرِثَ الأرضَ ومن عليهـا وأنتَ خيرُ الوارِثينَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ النبيِّ الأميِّ وعلى آلِ سيـدنا محمدٍ كما صَلَّيْتَ على سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، وبارِكْ على سيدنا محمدٍ النبيِّ الأميِّ كما باركتَ على سيـدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ ما أحاطَ بِهِ عِلْمُكَ ، وجَرَى بِهِ قَلَمُكَ ، وسَبَقَتْ بِهِ مَشِيئتُكَ ، وصَلَّتْ عليهِ مَلائِكَتُكَ ، صلاةً دائِمَةً بِدَوامِكَ ، باقيةً بفضلِكَ وإحسانِكَ ، إلى أبَدِ الأبَدِ ، أبَدَاً لا نِهايِةَ لأبَدِيَّتِهِ ، ولا فناءَ لِدَيْمُومِيَّتِهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ ما أحاطَ بِهِ عِلْمُكَ ، وأحصاهُ كِتابُكَ ، وشَهِدَتْ بِهِ مَلائِكَتُكَ ، وارْضَ عن أصحابِهِ ، وارحَمْ أمَّتَهُ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ وعلى جميعِ أصحابِ سيدنا محمدٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيـدنا محمدٍ كما صَلَّيْتَ على سيدنا إبراهيمَ ، وباركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما باركتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيمَ في العالمينَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، (اللهمَّ بخشوعِ القلبِ عندَ السُّجودِ لَكَ يا سيدي بغيرِ جُحودٍ ، وبِكَ يا اللهُ يا جليلُ لا شيءَ يُدانيكَ في غليظِ العُهودِ ، وبِكُرْسِيِّكَ المُكَلَّلِ بالنورِ إلى عَرْشِكَ العظيمِ المجيدِ ، وبما كان تحتَ عرشِكَ حقاً قبلَ أن تخلُقَ السماواتِ وصوتَ الرُّعودِ ، ذاكَ إذ كنتَ مِثْلَ ما لم تزلْ قَطُّ إلهاً عُرِفْتَ بالتوحيدِ ، فاجعلني من المُحِبِّينَ المَحْبُوبِينَ ، المُقَرَّبِينَ العاشِقِينَ لَكَ يا اللهُ ، يا اللهُ ، يا اللهُ ، يا اللهُ ، يا اللهُ ، يا اللهُ يا اللهُ ، يا اللهُ يا وَدُودُ) ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما أحاطَ بِهِ علمُكَ اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما أحصاهُ كِتابُكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما نَفَذَتْ بِهِ قُدْرَتُكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما خصَّصَتْهُ إرادتُكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما تَوجَّهَ إليهِ أمْرُكَ ونَهْيُكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما وَسِعَهُ سَمْعُكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما أحاطَ بِهِ بصرُكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما ذكرَهُ الذاكرونَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما غَفَلَ عن ذكرهِ الغافِلونَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ قَطْرِ الأمطارِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ أوراقِ الأشجارِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ دوابِّ القِفـارِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ دوابِّ البِحـارِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ مياهِ البِحارِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما أظلمَ عليهِ الليلُ وأضاءَ عليهِ النهارُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ بالغُدُوِّ والآصالِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ الرِّمالِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ النِّساءِ والرِّجالِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ رِضاءَ نَفْسِكَ اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ مِدادَ كلماتِكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ مِلْءَ سَمَاوَاتِكَ وأرْضِكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ زِنَةَ عرشِكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ مخلوقاتِكَ اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ أفْضَلَ صلواتِكَ ، اللهمَّ صلِّ على نبيِّ الرحمةِ ، اللهمَّ صلِّ على شفيعِ الأمةِ ، اللهمَّ صلِّ على كاشِـفِ الغُمَّةِ ، اللهمَّ صلِّ على مُجْلي الظُّلْمَةِ ، اللهمَّ صلِّ على مُولي النِّعمةِ ، اللهمَّ صلِّ على مُؤْتي الرَّحمةِ اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الحوضِ المورودِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ المقامِ المحمودِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ اللواءِ المعقـودِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ المكانِ المشهودِ ، اللهمَّ صلِّ على الموصوفِ بالكرمِ والجودِ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ هو في السماءِ سيدُنا محمودٌ وفي الأرضِ سيـدُنا محمدٌ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الشامةِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ العـلامةِ ، اللهمَّ صلِّ على الموصوفِ بالكرامةِ ، اللهمَّ صلِّ على المخصوصِ بالزعامةِ ، اللهمَّ صلِّ على من كان تُظِلُّهُ الغمامةُ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ كان يرى مَنْ خَلْفَهُ كما يرى مَنْ أمامهُ ، اللهمَّ صلِّ على الشفيـعِ المُشَفَّعِّ يومَ القيامةِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الضراعةِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الشفاعةِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الوسيلةِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الفضيلةِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الدرجةِ الرفيعةِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الهِراوَةِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ النَّعْلَيْنِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الحُجَّـةِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ البُرْهانِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ السُّلْطانِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ التَّاجِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ المِعْراجِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ القَضيبِ ، اللهمَّ صلِّ على راكِبِ النَّجيبِ ، اللهمَّ صلِّ على راكِبِ البُراقِ ، اللهمَّ صلِّ على مُخْتَرِقِ السبعِ الطِّباقِ ، اللهمَّ صلِّ على الشَّفيعِ في جَمِيعِ الأنَامِ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ سَبَّحَ في كَفِّهِ الطَّعامُ ، اللهمَّ صلِّ على من بكى إليهِ الجِذْعُ وحَنَّ لفراقِهِ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ تَوسَّلَ بِهِ طَيْرُ الفَلاةِ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ سَبَّحَتْ في كَفِّهِ الحَصَاةُ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ تشفعَ إليهِ الظبيُ بِأفْصَحِ كلامٍ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ كَلَّمَهُ الضَّبُّ في مَجْلِسِهِ مَعَ أصحابِهِ الأعلامِ ، اللهمَّ صلِّ على البَشيرِ النَّذيرِ ، اللهمَّ صلِّ على السِّـراجِ المُنيرِ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ شكا إليهِ البَعيرُ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ تَفَجَّرَ مِنْ بَيْنِ أصَابِعِهِ الماءُ النَّمِيرُ ، اللهمَّ صلِّ على الطَّاهِرِ المُطَهَّرِ ، اللهمَّ صلِّ على نُورِ الأنوارِ ، اللهمَّ صلِّ على مَنِ انشقَّ لهُ القمرُ ، اللهمَّ صلِّ على الطَّيِّبِ المُطَيَّبِ ، اللهمَّ صلِّ على الرَّسولِ المُقَرَّبِ ، اللهمَّ صلِّ على الفَجْرِ السَّاطِعِ ، اللهمَّ صلِّ على النَّجْمِ الثَّاقِبِ ، اللهمَّ صلِّ على العُرْوَةِ الوُثْقَى ، اللهمَّ صلِّ على نذيرِ أهلِ الأرضِ ، اللهمَّ صلِّ على الشفيعِ يومَ العرضِ ، اللهمَّ صلِّ على الساقي للناسِ مِنَ الحَوْضِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ لواءِ الحَمْدِ ، اللهمَّ صلِّ على المُشَمِّرِ عَنْ ساعِدِ الجِدِّ ، اللهمَّ صلِّ على المُسْتَعْمِلِ في مِرْضاتِكَ غَايَةَ الجُهْدِ ، اللهمَّ صلِّ على النبيِّ الخاتَمِ ، اللهمَّ صلِّ على الرسـولِ الخـاتَمِ ، اللهمَّ صلِّ على المُصْطفى القـائِمِ ، اللهـمَّ صـلِّ على رسـولِكَ أبي القاسِمِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الآياتِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الدِّلالاتِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الإشـاراتِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ الكراماتِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ العلاماتِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ البَيِّناتِ ، اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ المُعْجِزاتِ اللهمَّ صلِّ على صاحِبِ خوارِقِ العاداتِ ، اللهم صل على من سلمت عليه الأحجار ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ سَجَدَتْ بَيْنَ يَدَيْهِ الأشجارُ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ تَفَتَّقَتْ مِنْ نُورِهِ الأزهارُ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ طَابَتْ بِبَرَكَتِهِ الثِّمارُ ، اللهمَّ صلِّ على مَنِ اخضرَّتْ مِنْ بَقِيَّةِ وَضُوئِهِ الأشجـارُ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ فاضتْ مِنْ نُورِهِ جميعُ الأنوارِ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ بالصلاةِ عليهِ تُحَطُّ الأوزارُ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ بالصلاةِ عليهِ تُنالُ منازلُ الأبرارِ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ بالصلاةِ عليهِ يُرْحَمُ الكِبَـارُ والصِّغَارُ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ بالصلاةِ عليهِ نَتَنَعَّمُ في هذهِ الدارِ وفي تلكَ الدارِ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ بالصلاةِ عليهِ تُنالُ رحمةُ العَزِيزِ الغَفَّـارِ ، اللهمَّ صلِّ على المنصورِ المُؤَيَّدِ ، اللهمَّ صلِّ على المختار المُمَجَّدِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ ، اللهمَّ صلِّ على مَنْ كان إذا مشى في البَرِّ الأقْفَـرِ تَعَلَّقَتِ الوُحوشُ بأذيالِهِ ، اللهمَّ صلِّ عليهِ وعلى آلهِ وصَحْبِهِ وسَلِّمْ تسليماً والحمدُ للهِ رَبِّ العالمينَ . ابتداء الربع الثاني الحمدُ للهِ على حِلْمِهِ بَعْدَ عِلْمِهِ ، وعلى عَفْوِهِ بَعْدَ قُدْرَتِهِ ، اللهمَّ إنِّي أعوذُ بِكَ مِنَ الفقرِ إلا إليكَ ، ومِنَ الذُّلِّ إلا لَكَ ، ومِنَ الخوفِ إلا مِنْكَ ، وأعوذُ بِكَ أن أقولَ زُوراً ، أو أغشى فُجـوراً ، أو أكونَ بِكَ مغروراً ، وأعوذُ بِكَ مِنْ شمـاتةِ الأعداءِ ، وعُضَالِ الدَّاءِ وخيبةِ الرَّجاءِ ، وزوالِ النِّعْمَةِ ، وفُجاءَةِ النِّقْمَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وسَلِّمْ عليهِ واجزِهِ عنا ما هو أهلُهُ حَبيبِكَ ( ثلاثاً ) اللهمَّ صلِّ على سيدنا إبراهيمَ وسَلِّمْ عليهِ واجـزِهِ عنا ما هو أهلُهُ خَليلِـكَ ( ثلاثاً ) ، اللهمَّ صلِّ على سيدِنا محمدٍ وعلى آلِ سيدِنا محمدٍ كما صَلَّيْتَ ورَحِمْتَ وباركتَ على سيدنا إبراهيمَ في العالمينَ إنَّكَ حميدٌ مجيدٌ ، عددَ خلقِكَ ورِضاءَ نفسِكَ وزِنَةَ عَرْشِكَ ومِدادَ كلماتِكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ صلى عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ لم يصلِّ عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا محمدٍ عددَ ما صُلِّيَ عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ أضعافَ ما صُلِّيَ عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ كما هو أهلُهُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ كما تُحِبُّ وترضى لهُ . الحزبُ الثالثُ ورد يومِ الأربعاءِ بسمِ اللهِ الرحمنِ الرحيمِ اللهمَّ صلِّ على روحِ سيدنا محمدٍ في الأرواحِ ، وعلى جسدِهِ في الأجسادِ، وعلى قبرِهِ في القبـورِ ، وعلى آلهِ وصحبِهِ وسَلِّمْ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ كلما ذكرَهُ الذاكِرونَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ كلما غَفَلَ عَنْ ذكرِهِ الغَافِلونَ ، اللهمَّ صلِّ وسَلِّمْ وبارك على سيدنا محمدٍ النبيِّ الأميِّ وأزواجِهِ أمهـاتِ المؤمنينَ ، وذُرِّيَّتِهِ وأهلِ بيتِهِ صلاةً وسلاماً لا يُحصى عَدَدُهُما ، ولا ينقطعُ مَدَدُهُما ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا محمدٍ عددَ ما أحاطَ بِهِ علمُكَ ، وأحصاهُ كتابُكَ ، صلاةً تكونُ لَكَ رضـاءً ، ولحقِّهِ أداءً وأعطِهِ الوسيلَةَ والفضيلَةَ والدرجَةَ الرفيعَةَ ، وابعثهُ اللهمَّ المقامَ المحمودَ الذي وعدتَهُ ، واجزِهِ عنا ما هو أهلُهُ ، وعلى جميعِ إخوانِهِ مِنَ النبيينَ والصِّدِّقينَ والشُّهَداءِ والصَّـالِحينَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وأنزلهُ المُنْزَلَ المُقَرَّبَ يومَ القيامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ ، اللهمَّ تَوِّجْهُ بتاجِ العزِّ والرضا والكرامةِ ، اللهمَّ أعطِ لسيدنا محمدٍ أفضلَ ما سَألَكَ لنفسِهِ ، وأعطِ لسيدنا محمدٍ أفضلَ ما سَألَكَ لَهُ أحدٌ مِنْ خلقِكَ ، وأعطِ لسيدنا محمدٍ أفضلَ ما أنتَ مسؤولٌ لَهُ إلى يومِ القيامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وسيدنا آدمَ وسيدنا نوحٍ ، وسيدنا إبراهيمَ وسيدنا موسى وسيدنا عيسى ، وما بينهم مِنَ النبيينَ والمُرْسَلينَ ، صلـواتُ اللهِ وسلامُهُ عليهمْ أجمعينَ ( ثلاثاً ) ، اللهمَّ صلِّ على أبينا سيدنا آدمَ وأمنا سيدتنا حواءَ ، صلاةَ مَلائِكَتِـكَ ، وأعطِهِما مِنَ الرِّضْوانِ حتى تُرْضِيَهُما ، واجزِهِما اللهمَّ أفضلَ ما جزيتَ بِهِ أباً وأماً عَنْ ولديهِما ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا جبريلَ وسيدنا ميكائيلَ ، وسيدنا إسرافيلَ وسيدنا عزرائيلَ ، وحملةِ العرشِ ، وعلى المَلائِكَةِ والمُقرَّبِينَ ، وعلى جميعِ الأنبياءِ والمرسلينَ ، صلواتُ اللهِ وسلامُهُ عليهم أجمعينَ ( ثلاثاً ) ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما علمتَ ومِلْءَ ما علمتَ ، وزِنَةَ ما علمتَ ، ومِدادَ كلماتِكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ صلاةً موصولَةً بالمزيدِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ صلاةً لا تنقطعُ أبدَ الآبادِ ولا تبيدُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ صلاتَكَ التي صليتَ عليهِ ، وسَلِّمْ على سيدنا محمدٍ سلامَكَ الذي سلمتَ عليهِ ، واجزِهِ عنا ما هو أهْلُهُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ صلاةً تُرْضِيكَ وتُرْضِيهِ وتَرْضى بها عنا ، واجزِهِ عنا ما هو أهْلُهُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ بحرِ أنوارِكَ ، ومَعْدِنِ أسـرارِكَ ، ولِسانِكَ حُجَّتِكَ ، وعروسِ مملكتِكَ ، وإمامِ حَضْرتِكَ ، وطِرازِ مُلْكِكَ ، وخزائِنِ رحمتِكَ وطريقِ شريعتِكَ ، المُتَلَذِّذِ بتوحيدِكَ ، إنسانِ عينِ الوجودِ ، والسببِ في كل موجودٍ ، عينِ أعيـانِ خلقِكَ ، المُتَقَدِّمِ مِنْ نُورِ ضِيائِكَ ، صلاةً تدومُ بدوامِكَ ، وتبقى ببقائِكَ ، لا مُنْتهى لها دونَ عِلْمِكَ ، صلاةً تُرْضيكَ وتُرْضيهِ ، وتَرْضى بها عنا يا رَبَّ العـالمينَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما في عِلْمِ اللهِ ، صلاةً دائِمَةً بدوامِ ملكِ اللهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ ، وباركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما باركتَ على آلِ سيدنا إبراهيمَ في العالمينَ إنَّكَ حميدٌ مجيدٌ ، عددَ خلقِكَ ورِضا نفسِكَ وزِنَةَ عرشِكَ ومِدادَ كلماتِكَ ، وعددَ ما ذكرَكَ بِهِ خلقُكَ فيما مضى ، وعددَ ما هم ذاكرونَكَ بِهِ فيما بقيَ في كل سنةٍ وشهرٍ وجمعةٍ ويومٍ وليلةٍ وساعةٍ مِنَ الساعاتِ ، وشَمٍ ونفسٍ وطرفَةٍ ولَمْحَةٍ ، مِنَ الأبدِ إلى الأبدِ ، وآبادِ الدنيا وآبادِ الآخرةِ ، وأكثرَ مِنْ ذلكَ ، لا ينقطعُ أولُهُ ، ولا ينفَدُ آخِـرُهُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ على قدرِ حُبِّكَ فيهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ على قدرِ عِنَايَتِكَ بِهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ حَقَّ قدرِهِ ومِقْدارِهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ صلاةً تُنَجِّينا بِهِا مِنْ جميعِ الأهوالِ والآفاتِ ، وتقضي لنا بها جميعَ الحاجـاتِ ، وتُطَهِّرُنا بها مِنْ جميعِ السَّيِّئاتِ ، وتَرْفَعُنَا بها أعلى الدرجاتِ ، وتُبَلِّغُنا بها أقصى الغاياتِ مِنْ جميعِ الخيراتِ ، في الحياةِ وبعدَ المماتِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ صلاةَ الرِّضا، وارضَ عَنْ أصحابِهِ رِضاءَ الرِّضا ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ السابِقِ للخلقِ نُورُهُ ورحمةٌ للعالمينَ ظُهُورُهُ ، عددَ مَنْ مضى مِنْ خلقِكَ ومَنْ بقيَ ، ومَنْ سَعِدَ منهم ومَنْ شقيَ ، صلاةً تستغرِقُ العَدَّ وتُحيطُ بالحّدِّ ، صلاةً لا غايَةَ لها ولا مُنْتَهى ولا انقِضاءَ ، صلاةً دائِمَةً بدوامِكَ ، وعلى آلهِ وصحبِهِ وسَلِّمْ تسليماً مثلَ ذلكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا محمدٍ الذي مَلأتَ قلبَهُ مِنْ جلالِكَ ، وعينَهُ مِنْ جمالِكَ ، فأصبَحَ فَرِحاً مُؤَيَّداً منصوراً ، وعلى آلهِ وصحبِهِ وسَلِّمْ تسليماً ، والحمدُ للهِ على ذلكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ أوراقِ الزيتونِ وجميعِ الثمارِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ عددَ ما كان وما يكونُ ، وعددَ ما أظلمَ عليهِ الليلُ وأضاءَ عليهِ النهارُ اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ وعلى آلهِ وأزواجِهِ وذُرِّيَّتِهِ ، عددَ أنفاسِ أمتِهِ ، اللهمَّ ببركةِ الصلاةِ عليهِ ، اجعلنا بالصلاةِ عليهِ مِنَ الفائِزينَ ، وعلى حوضِهِ مِنَ الوارِدِينَ الشَّـارِبِينَ ، وبِسُنَّتِهِ وطاعتِهِ مِنَ العاملينَ ، ولا تَحُلْ بيننا وبينَهُ يومَ القيامَةِ يا رَبَّ العالمينَ ، واغفر لنا ولوالِدِينا ولجميعِ المسلمينَ ، الحمدُ للهِ رَبِّ العالمينَ . اللهمَّ صلِّ وسَلِّمْ وباركْ على سيـدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ أكرمِ خلقِكَ، وسراجِ أفقِكَ ، وأفضَلِ قائِمٍ بحقِّكَ ، المبعوثِ بتيسيرِكَ ورفقِكَ ، صلاةً يتوالى تكرارُها ، وتلوحُ على الأكوانِ أنوارُها ، اللهمَّ صلِّ وسَلِّمْ وباركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ أفضلِ ممدوحٍ بقولِكَ وأشرفِ داعٍ للاعتصامِ بحبلِكَ ، وخاتَمِ أنبيائِكَ ورُسُلِكَ ، صلاةً تبلغنا بها في الدارينِ عميمَ فضـلِكَ ، وكرامةَ رِضْـوانِكَ ووصلِكَ ، اللهمَّ صلِّ وسَلِّمْ وباركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ أكرمِ الكرماءِ مِنْ عبادِكَ ، وأشرفِ المنادينَ لطرقِ رشادِكَ ، وسراجِ أقطارِكَ وبلادِكَ ، صلاةً لا تفنى ولا تبيدُ ، تبلغنا بها كرامةَ المـزيدِ ، اللهمَّ صلِّ وسَلِّمْ وباركْ على سيـدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ الرفيعِ مقامُهُ ، الواجِبِ تعظيمُهُ واحترامُهُ ، صلاةً لا تنقـطعُ أبداً ولا تفنى سرمداً ، ولا تنحصرُ عدداً اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيمَ في العالمينَ إنَّكَ حميدٌ مجيدٌ ، وصلِّ اللهمَّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كلما ذكرَهُ الذاكرونَ ، وغَفَلَ عَنْ ذكرِهِ الغافِلونَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ، وارحمْ سيدَنا محمداً وآلِ سيدنا محمدٍ ، وباركْ على سيدنا محمدٍ وآلِ سيدنا محمدٍ ، كما صليتَ ورحمتَ وباركتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيمَ إنَّكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ النبيِّ الأميِّ الطَّاهِرِ المُطَهَّرِ ، وعلى آلهِ وسَلِّمِ ، اللهمَّ صلِّ على من ختمتَ بِهِ الرسالةَ ، وأيدتَّهُ بالنصرِ والكوثرِ والشفاعةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا ومولانا محمدٍ نبيِّ الحُكْمِ والحِكْمَةِ ، السراجِ الوهاجِ ، المخصوصِ بالخلقِ العظيمِ ، وخَتْمِ الرُّسُلِ ذي المعراجِ ، وعلى آلهِ وأصحابِهِ وأتباعِهِ السالِكينَ على منهجِهِ القويمِ ، فأعظمِ اللهمَّ بِهِ مِنْهَاجَ نُجُومِ الإسلامِ ، ومصابيحِ الظلامِ ، المهتدى بِهِم في ظلمةِ ليلِ الشكِّ الداجِ ، صلاةً دائمةً مستمرةً ما تلاطمتْ في الأبحُرِ الأمواجُ ، وطافَ بالبيتِ العتيقِ مِنْ كل فجٍ عميقٍ الحجاجُ ، وأفضلُ الصلاةِ والتسليمِ ، على سيدنا محمدٍ رسولِهِ الكريمِ ، وصفوتِهِ مِنَ العبادِ ، وشفيعِ الخلائِقِ في الميعادِ ، صاحِبِ المقامِ المحمودِ ، والحوضِ المورودِ ، الناهِضِ بأعباءِ الرسالةِ والتبليغِ الأعمِّ ، والمخصوصِ بشرفِ السعايةِ في الصلاحِ الأعظمِ ، صلى اللهُ عليهِ وعلى آلهِ ، صلاةً دائمةً مستمرةَ الدوامِ ، على مَرِّ الليالي والأيامِ ، فهو سيدُ الأولينَ والآخِرينَ ، وأفضلُ الأولينَ والآخِرينَ ، عليهِ أفضلُ صلاةِ المصلينَ ، وأزكى سلامِ المسلمينَ ، وأطيبُ ذكرِ الذاكِرينَ ، وأفضلُ صلواتِ اللهِ ، وأحسنُ صلواتِ اللهِ ، وأجلُّ صلواتِ اللهِ ، وأجملُ صلواتِ اللهِ ، وأكملُ صلواتِ اللهِ ، وأسبغُ صلواتِ اللهِ ، وأتمُّ صلواتِ اللهِ ، وأظهرُ صلواتِ اللهِ ، وأعظمُ صلواتِ اللهِ ، وأذكى صلواتِ اللهِ ، وأطيبُ صلواتِ اللهِ ، وأبركُ صلواتِ اللهِ ، وأزكى صلواتِ اللهِ ، وأنمى صلواتِ اللهِ ، وأوفى صلـواتِ اللهِ ، وأسنى صلواتِ اللهِ ، وأعلى صلواتِ اللهِ ، وأكثرُ صلواتِ اللهِ ، وأجمعُ صلواتِ اللهِ ، وأعمُّ صلواتِ اللهِ ، وأدومُ صلواتِ اللهِ ، وأبقى صلـواتِ اللهِ ، وأعزُّ صلواتِ اللهِ ، وأرفعُ صلواتِ اللهِ ، وأعظمُ صلواتِ اللهِ على أفضلِ خلقِ اللهِ ، وأحسنِ خلقِ اللهِ ، وأجلِّ خلقِ اللهِ ، وأكرمِ خلقِ اللهِ ، وأجملِ خلقِ اللهِ ، وأكملِ خلقِ اللهِ ، وأتمِّ خلقِ اللهِ ، وأعظمِ خلقِ اللهِ عندَ اللهِ ، رسولِ اللهِ ونبيِّ اللهِ ، وحبيبِ اللهِ وصَفِيِّ اللهِ ونجيِّ اللهِ ، وخليلِ اللهِ ووليِّ اللهِ وأمينِ اللهِ ، وخيرةِ اللهِ مِنْ خلقِ اللهِ ، ونُخْبَـةِ اللهِ مِنْ بريةِ اللهِ ، وصفوةِ اللهِ مِنْ أنبياءِ اللهِ ، وعروةِ اللهِ ، وعصمةِ اللهِ ، ونعمةِ اللهِ ، ومفتاحِ رحمةِ اللهِ ، المختارِ مِنْ رسـلِ اللهِ ، المنتخبِ مِنْ خلقِ اللهِ ، الفائزِ بالمطلبِ في المرهبِ والمرغبِ ، المُخْلِصِ فيما وُهِبَ ، أَكْرَمِ مبعوثٍ ، أَصْدَقِ قائِلٍ ، أَنْجَحِ شافعٍ ، أَفْضَلِ مُشَفَّعٍ ، الأمينِ فيما استودِعَ الصادِقِ فيما بَلَّغَ ، الصادِعِ بأمرِ ربهِ ، المضطلِعِ بما حُمِّلَ ، أَقْرَبِ رسلِ اللهِ إلى اللهِ وسيلةً ، وأَعْظَمِهِمْ غداً عندَ اللهِ منـزلةً وفضيلةً ، وأَكْرَمِ أنبياءِ اللهِ الكرامِ الصفوةِ على اللهِ ، وأَحَبِّهِمْ إلى اللهِ ، وأَقْرَبِهِمْ زلفى لدى اللهِ ، وأَكْرَمِ الخلقِ على اللهِ ، وأَحْظَاهُمْ وأَرْضَاهُمْ لدى اللهِ ، وأَعْلَى الناسِ قدراً ، وأَعْظَمِهِمْ محلاً ، وأَكْمَلِهِمْ محاسناً وفضلاً ، وأَفْضَلِ الأنبياءِ درجةً ، وأَكْمَلِهِمْ شريعةً ، وأَشْرَفِ الأنبياءِ نِصاباً ، وأَبْيَنِهِمْ بَياناً وخِطاباً ، وأَفْضَلِهِمْ مولِداً ومُهاجراً وعِترةً وأصحاباً ، وأَكْرَمِ الناسِ أَرُومَةً وأَشْرَفِهِمْ جُرْثُومَةً ، وخَيْرِهِمْ نَفْساً ، وأَطْهَرِهِمْ قلباً ، وأَصْدَقِهِمْ قولاً ، وأَزْكَاهُمْ فِعلاً ، وأَثْبَتِهِمْ أصلاً ، وأَوْفَاهُمْ عهداً ، وأَمْكَنِهِمْ مجداً ، وأَكْرَمِهِمْ طبعاً ، وأَحْسَنِهِمْ صنعاً ، وأَطْيَبِهِمْ فرعاً ، وأَكْثَرِهِمْ طاعةً وسمعاً ، وأَعْلاهُمْ مقاماً ، وأَحْلاهُمْ كلاماً ، وأَزْكَاهُمْ سلاماً ، وأَجَلِّهِمْ قدراً ، وأَعْظَمِهِمْ فخراً ، وأَسْنَاهُمْ فَخْراً ، وأَرْفَعُهُمْ في المـلإِ الأعلى ذكراً ، وأَوْفَاهُمْ عهداً ، وأَصْدَقِهِمْ وعداً ، وأَكْثَرِهِمْ شُكراً ، وأَعْلاهُمْ أمراً ، وأَجْمَلِهِـمْ صبراً ، وأَحْسَنِـهِمْ خيراً ، وأَقْرَبِهِمْ يُسراً ، وأَبْعَدِهِمْ مَكاناً ، وأَعْظَمهم شاناً ، وأَثْبَتِهِمْ بُرهاناً ، وأَرْجَحِهِمْ مِيزاناً ، وأَوَّلِهِمْ إيماناً ، وأَوْضَحِهِمْ بَياناً ، وأَفْصَحِهِمْ لِساناً ، وأَظْهَرِهِمْ سُلطاناً . الحزبُ الرابعُ ورد يومِ الخميسِ بسمِ اللهِ الرحمنِ الرحيمِ اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عبدِكَ ورسولِكَ النبيِّ الأميِّ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ صلاةً تكونُ لَكَ رضاءً ، ولَهُ جزاءً ولِحَقِّهِ أداءً ، وأعطِهِ الوسيلَةَ والفضيلَةَ والمقامَ المحمودَ الذي وعدتَّهُ ، واجزِهِ عنا ما هو أهلُهُ واجزِهِ أفضلَ ما جازيتَ بِهِ نبياً عَنْ قومِهِ ورسولاً عَنْ أمتِهِ ، وصلِّ على جميعِ إخوانِهِ مِنَ النَّبِيِّينَ والصالِحينَ يا أرحمَ الراحِمِينَ ، اللهمَّ اجعلْ فضائِلَ صلواتِكَ ، وشرائِفَ زكـواتِكَ ونوامِيَ بركاتِكَ ، وعواطِفَ رأفتِكَ ورحمتِكَ وتحيتِكَ وفضائِلَ آلائِكَ على سيدنا محمدٍ سيدِ المُرْسَلِينَ ورسولِ رَبِّ العالمينَ ، قائِدِ الخيرِ وفاتِحِ البِرِّ ، ونبيِّ الرحمةِ وسيدِ الأمةِ ، اللهمَّ ابعثهُ مقاماً محموداً تُزْلِفُ بِهِ قُرْبَهُ وتُقِرُّ بِهِ عَيْنَهُ ، يغبطهُ بِهِ الأولونَ والآخِرونَ ، اللهمَّ أعطِهِ الفضلَ والفضيـلَةَ والشرفَ والوسيلَةَ ، والدرجَةَ الرفيعَةَ والمنـزلَةِ الشامِخَةَ ، اللهمَّ أعطِ سيدَنا محمداً الوسيلَةَ وبَلِّغْهُ مأمولَهُ ، واجعـلهُ أولَ شـافِعٍ وأولَ مشفعٍ ، اللهمَّ عَظِّمْ برهانَهُ وثَقِّلْ ميزانَهُ وأبْلِجْ حُجَّتَهُ ، وارفعْ في أهلِ عِلِّـيِّينَ درجَتَهُ وفي أعلى المُقَرَّبِينَ منـزلتَهُ ، اللهمَّ أحْيِنا على سُنَّتِهِ وتَوَفَّنا على مِلَّتِهِ ، واجعلنا مِنْ أهلِ شفاعتِهِ واحْشُرْنا في زُمْرَتِهِ ، وأوْرِدْنا حَوْضَهُ واسقِنا مِنْ كأسِهِ غيرَ خزايا ولا نادِمِينَ ولا شـاكِّينَ ، ولا مُبَدِّلِينَ ولا مُغَيِّرِينَ ، ولا فاتِنِينَ ولا مفتونِينَ آمينَ ، يا رَبَّ العالمينَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ، وأعطِهِ الوسيلَةَ والفضيلَةَ والدرجَةَ الرفيعَةِ ، وابعثهُ المقامَ المحمودَ الذي وَعَدْتَهُ مَعَ إخوانِهِ النَّبِيِّينَ صلى اللهُ على سيدنا محمدٍ نبيِّ الرحمةِ وسيدِ الأمةِ ، وعلى أبينا سيدنا آدمَ وأمنا سيدتنا حواءَ ، ومَنْ ولدا مِنَ النَّبِيِّينَ والصِّـدِّيقينَ والشُّهداءِ والصالِحينَ ، وصلِّ على مَلائِكَتِكَ أجمعينَ ، مِنْ أهلِ السَّمـاواتِ والأرضينَ ، وعلينا معهم يا أرحمَ الراحِمينَ ، اللهمَّ اغفر لي ذنوبي ولوالِديَّ ، وارحمهما كما رَبَّيَانِي صغيراً ، ولجميعِ المؤمنينَ والمؤمناتِ والمسلمينَ والمسلماتِ ، الأحياءِ منهم والأمواتِ ، وتابِعْ بيننا وبينهم بالخيراتِ ، رَبِّ اغفر وارحم وأنتَ خيرُ الراحِمينَ ، ولا حولَ ولا قوةَ إلا باللهِ العليِّ العظيمِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ نُورِ الأنوارِ وسِرِّ الأسرارِ ، وسيدِ الأبرارِ ، وزَيْنِ المُرْسَلِينَ الأخيارِ ، وأكرمِ مَنْ أظلمَ عليهِ الليلُ وأشرقَ عليهِ النهارُ ، وعددَ ما نـزلَ مِنْ أولِ الدنيا إلى آخرها مِنْ قطرِ الأمطارِ ، وعددَ ما نبتَ مِنْ أولِ الدنيا إلى آخرها مِنَ النباتِ والأشجارِ ، صلاةً دائِمَةً بدوامِ ملكِ اللهِ الواحدِ القهارِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ صلاةً تُكْرِمُ بها مَثْواهُ وتُشَرِّفُ بها عقباهُ وتبلغُ بها يومَ القيامةِ مُنَاهُ ورِضَاهُ ، هذهِ الصلاةُ تعظيماً لِحَقِّكَ يا سَيِّدَنا محمداً ( ثلاثاً ) اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ حاءِ الرحمةِ وميمي الملكِ ودالِ الدوامِ ، السيدِ الكاملِ الفاتحِ الخاتمِ ، عددَ ما في علمِكَ كائِنٌ أو قد كانَ ، كلما ذكركَ وذكرهُ الذاكِرونَ وكلما غَفَلَ عَنْ ذكرِك وذكره الغافِلونَ ، صلاةً دَائِمَةً بدوامِكَ باقيةً ببقائِكَ ، لا مُنْتَهَى لها دونَ عِلْمِـكَ إنَّكَ على كـل شيءٍ قـديرٌ ( ثلاثاً ) ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ النبيِّ الأميِّ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ الذي هو أبهى شموسِ الهُدى نُوراً وأبهرُها ، وأسْيَرُ الأنبياءِ فخراً وأشهرُها ، ونُورُهُ أزهرُ أنوارِ الأنبياءِ وأشْرَفُها وأوضَحُها ، وأزكى الخليقةِ أخلاقاً وأطْهَرُها ، وأكرَمُها خُلُقاً وأعدَلُها ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ النبيِّ الأميِّ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ الذي هو أبهى مِنَ القمرِ التَّامِّ ، وأكرَمُ مِنَ السحابِ المُرْسَلَةِ والبحرِ الخِطمِّ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ النبيِّ الأميِّ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ الذي قُرِنَتِ البَرَكَةُ بِذاتِهِ ومُحَيَّاهُ ، وتَعَطَّرَتِ العوالِمُ بطيبِ ذكرِهِ ورَيَّاهُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلهِ وسَلِّمِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ، وبـاركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ، وارحمْ سيدَنا محمداً وآلَ سيدنا محمدٍ كما صليتَ وباركتَ وترحمتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيـدنا إبراهيمَ إنَّكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عبدِكَ ونبيِّكَ ورسولِكَ النبيِّ الأميِّ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ مِلْءَ الدنيا ومِلْءَ الآخرةِ ، وباركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ مِلْءَ الدنيا ومِلْءَ الآخرةِ ، وارحم سيدنا محمد و آل سيدنا محمد ملء الدنيا و ملء الآخره ، واجزِ سيدَنا محمداً وآلَ سيدنا محمدٍ مِلْءَ الدنيا ومِلْءَ الآخرةِ ، وسَلِّمْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ مِلْءَ الدنيا ومِلْءَ الآخرةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ كما أمرتنا أن نُصَلِّيَ عليهِ ، وصلِّ على سيـدنا محمدٍ كما ينبغي أن يُصَلَّى عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على نبيكَ المصطفى ورسولِكَ المرتضى ، ووليِّـكَ المجتبى وأمينِكَ على وحي السماءِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ أكرَمِ الأسلافِ القائِمِ بالعدلِ والإنصافِ ، المنعوتِ في سورَةِ الأعرافِ ، المنتخَبِ مِنْ أصلابِ الشِّرافِ والبطونِ الظرافِ ، المصفى مِنْ مُصاصِ عبدِ المطلبِ بن عبدِ منافٍ ، الذي هديتَ بِهِ مِنَ الخِلافِ ، وبَيَّنْتَ سبيلَ العفافِ اللهمَّ إني أسألُكَ بأفضلِ مسألتِكَ ، وبأحبِّ أسمائِكَ إليكَ وأكرمِها عليكَ ، وبما مننتَ علينا بسيدنا محمدٍ نَبِيِّنا صلى الله عليه وسلم فاستنقذتنا بِهِ مِنَ الضلالَةِ ، وأمرتنا بالصلاةِ عليهِ ، وجعلتَ صلاتنا عليهِ درجَةً وكفارَةً ولُطْفاً ومَنَّاً مِنْ إعطائِكَ ، فأدعوكَ تعظيماً لأمرِكَ ، واتباعاً لوصيَّتِكَ ، ومنتجزاً لموعودِكَ ، لما يجب لنَبِيِّنَا سيدنا محمدٍ صلى الله عليه وسلم في أداءِ حَقِّهِ قِبَلَنا ، إذ آمنا بِهِ وصدقناهُ واتبعنا النورَ الذي أنْـزِلَ مَعَهُ ، وقُلْتَ وقولُكَ الحقُّ ، ( إِنَّ اللهَ ومَلائِكَتَهُ يُصَلُّونَ على النَّبِيِّ يَأيُّها الذينَ ءامنوا صَلُّوا عليهِ وسَلِّمُوا تَسْلِيماً ) ، وأمَرْتَ العِبَادَ بالصلاةِ على نَبِيِّهِمْ ، فريضةً افترضتها وأمرتهم بها ، فنسألُكَ بِجلالِ وجهِكَ ونورِ عظمتِكَ ، وبما أوْجَبْتَ على نفسِكَ للمُحْسِنِينَ ، أن تُصَلِّيَ أنتَ ومَلائِكَتُكَ على سيدنا محمدٍ عبدِكَ ورسولِكَ ، ونَبِيِّكَ وصفِيِّكَ وخيرَتِكَ مِنْ خلقِكَ ، أفضلَ ما صليتَ على أحدٍ مِنْ خلقِكَ إنَّكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ ارفعْ دَرَجَتَـهُ وأكرِمْ مَقَامَهُ ، وثَقِّلْ مِيزانَهُ وأبلِجْ حُجَّتَهُ وأظهِرْ مِلَّتَهُ ، وأجزِلْ ثوابَهُ وأضِئ نورَهُ وأدِمْ كرامَتَهُ ، وألْحِقْ بِهِ مِنْ ذُرِّيَّتَـهُ وأهلِ بَيْـتِهِ ما تُقِـرُّ بِهِ عينـَهُ ، وعَظِّمْـهُ في النَّبِيِّـينَ الذينَ خَلَوْا قَبْلَهُ ، اللهمَّ اجعلْ سيدَنا محمداً أكثَرَ النَّبِيِّينَ تبعاً ، وأكثَرَهم أُزَرَاءَ وأفْضَلَهُمْ كرامَةً ونوراً ، وأعلاهم درجَةً وأَفْسَحَهُمْ في الجنةِ منـزِلاً ، اللهمَّ اجعل في السابِقِينَ غايَتَهُ وفي المنتخبينَ منـزِلَتَهُ ، وفي المقرَّبِينَ دارَهُ وفي المصطَفَيْنَ منـزِلَهُ ، اللهمَّ اجعلهُ أكرمَ الأكـرمِينَ عندَكَ منـزِلاً وأفضَلَهُم ثواباً ، وأقربَهُم مَجلِساً وأثبتَهُم مَقاماً ، وأصوبَهُم كَلاماً وأنجَحَهُم مَسألَةً ، وأفضَلَهُم لديكَ نصيباً وأعظَمَهُم فيما عندَكَ رغبَةً ، وأنـزِلْهُ في غُرُفاتِ الفِرْدَوْسِ مِنَ الدرجاتِ العُلى التي لا دَرَجَةَ فوقَها ، اللهمَّ اجعلْ سيدَنا محمداً أصْدَقَ قائِلٍ وأنْجَحَ سائِلٍ ، وأولَ شافِعٍ وأفضَلَ مُشَفَّعٍ ، وشَفِّعْهُ في أمتِهِ بشفاعَةٍ يغبطُهُ بها الأولونَ والآخرونَ ، وإذا مَيَّزْتَ عبادَكَ بفصلِ قضائِكَ ، فاجعل سيـدَنا محمداً في الأصدقِينَ قيلاً ، والأحسنِينَ عملاً ، وفي المهدِيِّينَ سبيلاً ، اللهمَّ اجعل نَبِيَّنا لنا فرطاً ، واجعل حوضَهُ لنا موعداً لأوَّلِنَا وآخِرِنا ، اللهمَّ احشُـرْنا في زُمْرَتِهِ ، واستعمِلْنا في سُنَّتِهِ وتَوَفَّنَا على مِلَّتِهِ ، وعَرِّفْنا وجهَهُ ، واجعلنا في زُمْرَتِهِ وحِزْبِهِ ، اللهمَّ اجمعْ بيننا وبينَهُ كما آمَنَّا بِهِ ولم نَرَهُ ، ولا تُفَرِّقْ بيننا وبينَهُ حتى تُدْخِلَنَـا مَدْخَلَهُ ، وتُورِدَنا حوضَهُ ، وتجعلنا مِنْ رُفَقائِهِ ، مَعَ المُنْعَمِ عليهم مِنَ النَّبِيِّينَ والصِّدِّيقِينَ والشُّهَداءِ والصَّالِحِينَ ، وحَسُنَ أولئكَ رفيقاً ، والحمدُ للهِ رَبِّ العالَمِينَ . ابتداءُ الربعِ الثالثِ اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ نُورِ الهُدَى والقائِدِ إلى الخيرِ والداعِي إلى الرُّشْدِ، نَبِيِّ الرحمةِ وإمامِ المُتَّقِينَ ورسولِ رَبِّ العالَمِينَ لا نَبِيَّ بعدَهُ كما بَلَّغَ رِسالَتَكَ ونَصَحَ لِعِبادِكَ ، وتلا آياتِكَ وأقامَ حُدُودَكَ ، ووَفَّى بِعهدِكَ وأنْفَذَ حُكْمَكَ ، وأمرَ بِطاعَتِكَ ونهى عَنْ معصِيَتِكَ ، ووالى وَلِيَّكَ الذي تُحِبُّ أن توالِيَهُ ، وعادى عَدُوَّكَ الذي تُحِبُّ أن تُعادِيَهُ ، وصلى اللهُ على سيدنا محمدٍ ، اللهمَّ صلِّ على جَسَـدِهِ في الأجسادِ ، وعلى رُوحِهِ في الأرواحِ ، وعلى مَوْقِفِهِ في المواقِفِ ، وعلى مَشْهَدِهِ في المشاهِدِ ، وعلى ذكرِهِ إذا ذُكِرَ ، صلاةً مِنَّا على نَبِيِّنا ، اللهمَّ أبْلِغْهُ مِنَّا السلامَ كما ذُكِرَ السلامُ ، والسلامُ على النَّبِيِّ ورحمةُ اللهِ تعالى وبركاتُهُ ، اللهمَّ صلِّ على مَلائِكَتِكَ المُقَرَّبِينَ ، وعلى أنبيائِكَ المُطَهَّرِينَ وعلى رُسُلِكَ المُرْسَلِينَ ، وعلى حملةِ عرشِكَ وعلى سيدنا جبريلَ ، وسيدنا ميكائِيلَ وسيدنا إسرافِيلَ ، وسيدنا مَلَكِ الموتِ وسيدنا رِضْوانَ خازِنِ جَنَّتَكَ وسيدنا مالِكٍ ، وصلِّ على الكِرامِ الكاتِبِينَ ، وصلِّ على أهلِ طاعَتِكَ أجمعِينَ مِنْ أهلِ السماواتِ والأرَضِينَ ، اللهمَّ آتِ أهلَ بيتِ نَبِيِّكَ أفضلَ ما آتيتَ أحداً مِنْ أهلِ بُيُوتِ المُرْسَلِينَ واجزِ أصحابَ نَبِيِّكَ أفضلَ ما جازيتَ أحداً مِنْ أصحابِ المُرْسَلِينَ ، اللهمَّ اغفرْ للمؤمِنِينَ والمؤمِناتِ ، والمُسْلِمِينَ والمُسْلِمـاتِ ، الأحياءِ منهم والأمواتِ ، واغْفِرْ لنا ولإخْوانِنَا الذينَ سَبَقُونَا بالإيمانِ ولا تجعلْ في قلوبِنَا غِلاً للذينَ آمنوا ، رَبَّنا إنَّكَ رَؤُوفٌ رَحِيمٌ ، اللهمَّ صلِّ على النَّبِيِّ الهـاشِمِيِّ سيدنا محمدٍ وعلى آلهِ وصحبِهِ وسَلِّمْ تَسْلِيماً ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ خيرِ البَرِيَّةِ ، صلاةً تُرْضِيكَ وتُرْضِيهِ وتَرْضى بِها عَنَّا يا أرحَمَ الراحِمِينَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلهِ وصحبِهِ وسَلِّمْ تَسْلِيماً كثيراً طَيِّباً مُباركاً فِيهِ جَزِيلاً جَمِيلاً دائِماً بِدوامِ مُلْكِ اللهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلهِ مِلْءَ الفضـاءِ وعددَ النُّجُومِ في السَّماءِ ، صلاةً تُوازِنُ السماواتِ والأرضَ ، وعددَ ما خلقتَ وما أنتَ خَالِقُهُ إلى يومِ القِيامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ ، وبارِكْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما باركْتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيـمَ في العـالَمِينَ إنَّكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ إنِّي أسألُكَ العَفْوَ والعَافِيَةِ في الدِّينِ والدُّنيا والآخِرَةِ ، اللهمَّ اسْتُرْنا بِسِتْرِكَ الجميلِ ( ثلاثاً ) اللهمَّ إنِّي أسألُكَ بِحَقِّكَ العظيمِ ، وبِحَقِّ نُورِ وجهِكَ الكريمِ ، وبِحَقِّ عرشِكَ العظيمِ ، وبما حَمَلَ كُرْسِيُّكَ مِنْ عَظَمَتِكَ وجَلالِكَ وجَمَالِكَ ، وبَهَائِكَ وقُدْرَتِكَ وسُلْطانِكَ ، وبِحَقِّ أسمائِكَ المخزونَةِ المكنونَةِ التي لم يَطَّلِعْ عليها أحدٌ مِنْ خلقِكَ ، اللهمَّ وأسألُكَ بالاسمِ الذي وضعتَهُ على الليلِ فأظلمَ وعلى النهارِ فاستنارَ ، وعلى السماواتِ فاستَقَلَّتْ وعلى الأرضِ فاستَقَرَّتْ ، وعلى الجِبالِ فأرْسَتْ وعلى البِحَارِ والأوْدِيَةِ فَجَرَتْ ، وعلى العُيونِ فَنَبَعَتْ وعلى السَّحابِ فأمطَرَتْ ، وأسألُكَ اللهمَّ بالأسماءِ المكتوبَةِ في جبهَةِ سيدنا إسرافِيلَ عليهِ السَّلامُ وبالأسماءِ المكتوبَةِ في جبهَةِ سيدنا جبريلَ عليهِ السلامُ وعلى المَلائِكَةِ المُقَرَّبِينَ ، وأسألُكَ اللهمَّ بالأسماءِ المَكْتُوبَةِ حولَ العرشِ ، وأسألُكَ بالأسماءِ المَكْتُوبَةِ حولَ الكُرْسِيِّ ، وأسألُكَ اللهمَّ بالاسمِ المَكْتُوبِ على وَرَقِ الزَّيْتُونِ ، وأسألُكَ اللهمَّ بالاسماءِ العظامِ التي سميتَ بِها نَفْسَكَ ما عَلِمْتُ مِنْها وما لم أعلم . الحزبُ الخامسُ ورد يومِ الجمعةِ بسمِ اللهِ الرحمنِ الرحيمِ وأسألُكَ اللهمَّ بالأسمـاءِ التي دعاكَ بها سيدُنا آدمُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا نُوحٌ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيـدُنا هُودٌ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا إبراهيمُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا صالِحٌ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا يُونُسُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا أيُّوبُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا يعقُوبُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا يُوسُفُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا مُوسى عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا هارُونُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا شُعَيْبٌ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا إسمـاعِيلُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا داودُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا سُلَيْمانُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسمـاءِ التي دعاكَ بها سيدُنا زَكَرِيَّاءُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسمـاءِ التي دعـاكَ بها سيـدُنا يَحْيَى عليهِ السَّـلامُ ، وبالأسمـاءِ التي دعـاكَ بها سيـدُنا أرْمِيـاءُ عليـهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا شَعْياءُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا إِلْيَاسُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا اليَسَعُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا ذُو الكِفْلِ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدُنا يُوشَعُ عليهِ السَّلامُ ، وبالأسمـاءِ التي دعاكَ بها سيدُنا عِيسَى عليهِ السَّلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بِها سيدنا محمدٌ صلى الله عليه وسلم وعلى جميعِ النَّبِيِّينَ والمُرْسَلِينَ ، أن تُصَلِّيَ على سيدنا محمدٍ نَبِيِّكَ ، عددَ ما خلقتَهُ مِنْ قبلِ أن تكونَ السَّماءُ مَبْنِيَّةً ، والأرضُ مَطحِيَّةً والجِبالُ مُرْسيةً ، والبِحارُ مُجْراةً والعُيونُ مُنْفَجِرَةً ، والأنهارُ مُنْهَمِرَةً والشمسُ مُضْحِيَّةً والقَمَرُ مُضِيئاً والكَـواكِبُ مُسْتَنِيرَةً ، كُنْتَ حَيْثُ كُنْتَ ، لا يعلَمُ أحدٌ حَيْثُ كُنْتَ إلا أنتَ وَحْدَكَ لا شَرِيكَ لَكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ حِلْمِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ عِلْمِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ كَلِمَاتِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ نِعْمَتِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ مِلْءَ سماواتِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ مِلْءَ أرضِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ مِلْءَ عَرْشِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ زِنَةَ عَرْشِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما جَرَى بِهِ القلمُ في أمِّ الكِتابِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما خَلَقْتَ في سَبْعِ سماواتِكَ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما أنتَ خالِقٌ فِيهِنَّ إلى يومِ القِيامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ كلِّ قَطْرَةٍ قَطَرَتْ من سماواتِكَ إلى أرضِكَ من يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا محمدٍ عددَ مَنْ يُسَبِّحُكَ ويُهَلِّلُكَ ، ويُكَبِّرُكَ ويُعَظِّمُكَ ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ أنفَاسِهِمْ وألفَاظِهِمْ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ كُلِّ نَسَمَةٍ خلقتَها فِيهِمْ ، مِنْ يَوْمِ خلقتَ الدُّنيا إلى يَوْمِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ السَّحابِ الجارِيَةِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ الرِّياحِ الذارِيَةِ مِنْ يَوْمِ خلقتَ الدُّنيا إلى يَوْمِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يَوْمٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما هَبَّتْ عليهِ الرِّيَاحُ وحَرَّكَتْهُ مِنَ الأغْصَانِ والأشْجَارِ والأوراقِ والثِّمارِ ، وجميعِ ما خلقتَ على أرضِكَ وما بينَ سماواتِكَ ، مِنْ يَوْمَ خلقتَ الدُّنيا إلى يَوْمِ القيامَةِ ، في كُلِّ يَوْمٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ نُجُـومِ السَّماءِ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ مِلْءَ أرضِكَ مما حملتْ وأقلَّتْ مِنْ قُدْرَتِكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما خلقتَ في سَبْعِ بِحَـارِكَ ، مما لا يعلمُ عِلْمَهُ إلا أنتَ ، وما أنتَ خَالِقُهُ فيها إلى يومِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ مِلْءِ سَبْعِ بِحَارِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ زِنَةَ سَبْعِ بِحَارِكَ ، مما حملتْ وأقلَّتْ مِنْ قُدْرَتِكَ ، اللهمَّ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ أمواجِ بِحَارِكَ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، و صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ الرملِ والحصى ، في مُسْتَقَرِّ الأرضينَ وسهلِها وجبالِها ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ اضطرابِ المياهِ العَذْبَةِ والمِلْحَةِ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما خلقتَهُ على جديدِ أرضِكَ في مُسْتَقَرِّ الأرضينَ شرقِهـا وغربِهـا ، سهلِهـا وجبالِها وأودِيَتِها وطَرِيقِها وعامِرِها وغامِرِها ، إلى سائِرِ ما خلقتَهُ عليها ، وما فيها مِنْ حَصاةٍ ومَدَرٍ وحَجَرٍ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ النَّبِيِّ الأمي عددَ نباتِ الأرضِ مِنْ قِبْلَتِها وشَرْقِها وغَرْبِها ، وسَهْلِها وجِبَالِها وأودِيَتِها وأشْجَارِها وثِمَارِها وأورَاقِها وزُرُوعِها ، وجميعِ ما يخرُجُ مِنْ نَبَاتِها وبَرَكاتِها ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما خلقتَ مِنَ الجِنِّ والإنسِ والشَّيـاطِينِ وما أنتَ خالِقُهُ منهم إلى يومِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ كُلِّ شَعْرَةٍ في أبدانِهِم وفي وُجُوهِهِم وعلى رُؤُوسِهِم ، مُنْذُ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ خفقانِ الطَّيْرِ وطَيَرانِ الجِنِّ والشَّيـاطِينِ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَـامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ كُلِّ بَهِيمَةٍ خَلَقْتَها على جديدِ أرضِكَ ، مِنْ صَغِيرٍ أو كَبِيرٍ في مَشارِقِ الأرضِ ومغارِبِها ، مِنْ إنْسِها وجِنِّها ومما لا يعلمُ عِلْمَهُ إلا أنتَ مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَـامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ خُطَاهُم على وَجْهِ الأرضِ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، في كُلِّ يومٍ ألفَ مَرَّةٍ ، اللهمَّ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ يُصَلِّي عليهِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ لم يُصَلِّ عليهِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ القَطْرِ والمَطَرِ والنَّباتِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ كُلِّ شيءٍ ، اللهمَّ وصلِّ على سيدنا محمدٍ في الليلِ إذا يَغْشَى ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ في النَّهارِ إذا تَجَلَّى ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ في الآخِرَةِ والأُولى ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ شَابَّاً زَكِيَّاً ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ كَهْلاً مَرْضِيَّاً ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ مُنْذُ كانَ في المَهْدِ صَبِيَّاً ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ حتى لا يبقى مِنَ الصَّلاةِ شيءٌ ، اللهمَّ وأعطِ سيدَنا محمداً المقامَ المحمودَ الذي وَعَدْتَهُ ، الذي إذا قالَ صَدَّقْتَهُ وإذا سَألَ أعْطَيْتَهُ ، اللهمَّ وأعْظِمْ بُرْهَانَهُ وشَرِّفْ بُنْيَانَهُ ، وأبْلِجْ حُجَّتَهُ وبَيِّنْ فَضِيلَتَهُ ، اللهمَّ وتقبلْ شَفَاعَتَهُ في أمَّتِهِ ، واستعمِلْنا بِسُنَّتِهِ وتَوَفَّنا على مِلَّتِهِ ، واحشُرْنا في زُمْرَتِهِ وتحتَ لِوائِهِ واجعلنا مِنْ رُفَقائِهِ ، وأورِدْنا حَوْضَهُ واسْقِنا بِكَأْسِهِ وانْفَعْنا بِمَحَبَّتِهِ ، اللهمَّ آمينَ ، وأسألُكَ بِأسمـائِكَ التي دَعَوتُكَ بِها أن تُصَلِّيَ على سيدنا محمدٍ عددَ ما وَصَفْتَ ، ومما لا يعلمُ عِلْمَهُ إلا أنتَ ، أن تَرْحَمَنِي وتَتُوبَ عَلَيَّ ، وتُعافِيَنِي مِنْ جميعِ البَلاءِ والبَلْواءِ ، وأن تَغْفَرَ لِي وتَرْحَمَ المُؤْمِنِينَ والمُؤْمِناتِ ، والمُسْلِمِينَ والمُسْلِماتِ ، الأحْيَاءِ منهم والأمْوَاتِ ، وأن تَغْفِرَ لِعَبْدِكَ فلان بن فلان ، المُذٍنِبِ الخَـاطِئ الضَّعِيفِ ، وأن تَتُوبَ عليهِ ، إنَّكَ غَفُورٌ رَحِيمٌ ، اللهمَّ آمِينَ ، يا رَبَّ العالَمِينَ . اللهمَّ إنِّي أسألُكَ بِحَقِّ ما حَمَلَ كُرْسِيُّكَ ، مِنْ عَظَمَتِكَ وقُدْرَتِكَ وجَلالِكَ وبَهائِكَ وسُلْطَانِكَ ، وبِحَقِّ اسْمِكَ المَخْزُونِ المَكْنُونِ الذي سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ ، و أنْـزَلْتَهُ في كِتَابِكَ و اسْتَأثَرْتَ بِهِ في عِلْمِ الغَيْبِ عِنْدَكَ ، أن تُصَلِّيَ على سيدنا محمدٍ عَبْدِكَ ورَسُولِكَ ، وأسـألُكَ باسمِكَ الذي إذا دُعِيتَ بِهِ أجَبْتَ ، وإذا سُئِلْتَ بِهِ أعْطَيْتَ ، وأسألُكَ باسمِـكَ الذي وَضَعْتَهُ على الليلِ فأظلمَ وعلى النَّهارِ فاستنارَ ، وعلى السماواتِ فاستقلتْ ، وعلى الأرضِ فاستقرتْ وعلى الجِبـالِ فَرَسَتْ وعلى الصَّعْبَةِ فَذَلَّتْ ، وعلى ماءِ السَّماءِ فَسَكَبَتْ وعلى السَّحَـابِ فأمْطَرَتْ ، وأسألُكَ بما سألَكَ بِهِ سيدنا محمدٍ نَبِيُّكَ ، وأسألُكَ بما سألَكَ بِهِ سيـدنا آدمُ نَبِيُّكَ ، وأسألُكَ بما سألَكَ بِهِ أنْبِيَاؤُكَ ورُسُلُكَ ، ومَلائِكَتُكَ المُقَرَّبُونَ ، صلى اللهُ عليهم أجمعينَ وأسـألُكَ بما سألَكَ بِهِ أهلُ طاعَتِكَ أجمعينَ ، أن تُصَلِّيَ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ ما خلقتَ مِنْ قَبْلِ أن تكونَ السماءُ مَبْنِيَّةً والأرضُ مَدْحِيَّةً والجِبالُ مُرْسِيَةً والعُيُونُ مُنْفَجِرَةً والأنهارُ مُنْهَمِرَةً ، والشَّمْسُ مُضْحِيَةً والقَمَرُ مُضِيئاً والكَواكِبُ مُنِيرَةً ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ عِلْمِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ حِلْمِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ ما أحصـاهُ اللوحُ المحفوظُ مِنْ عِلْمِكَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ ما جَرَى بِهِ القَلَمُ في أُمِّ الكِتَابِ عِنْدَكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ مِلْءَ سماواتِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ مِلْءَ أرْضِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ مِلْءَ ما أنتَ خالِقُهُ مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ صُفُوفِ المَلائِكَةِ ، وتَسْبِيحِهِم وتَقْدِيسِهِم وتَحْمِيدِهِم ، وتَمْجِيدِهِم وتَكْبِيرِهِم وتَهْلِيلِهِم ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ السَّحابِ الجَـارِيَةِ والرِّيَاحِ الذَّارِيَةِ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ كُلِّ قَطْرَةٍ تَقْطُرُ مِنْ سمـاواتِكَ إلى أرْضِكَ وما تَقْطُرُ إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ ما هَبَّتِ الرِّيَـاحُ ، وعددَ ما تَحَرَّكَتِ الأشْجَارُ والأوْرَاقُ والزُّرُوعُ ، وجميعِ ما خلقتَ في قَرارِ الحِفْظِ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ القَطْـرِ والمَطَرِ والنَّباتِ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ النُّجُومِ في السَّماءِ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيـدنا محمدٍ عددَ ما خلقتَ في بِحَارِكَ السَّبْعَةِ مما لا يعلمُ عِلْمَهُ إلا أنتَ ، وما أنتَ خالِقُهُ إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ الرَّمْلِ والحَصَى ، في مَشَارِقِ الأرضِ ومغارِبِها ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ ما خلقتَ مِنَ الجِنِّ والإنْسِ ، وما أنتَ خالِقُهُ إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ أنْفَاسِهِم وألْفَاظِهِم وألْحَاظِهِم ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ طَيَـرانِ الجِنِّ والمَلائِكَةِ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ الطُّيُورِ والهَوَامِّ ، وعددَ الوُحُوشِ والآكامِ ، في مَشَارِقِ الأرضِ ومغارِبِها ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ الأحياءِ والأمواتِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ ما أظْلَمَ عليهِ الليلُ و أشْرَقَ عليهِ النَّهارُ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ يَمْشِي على رِجْـلَينِ ومَنْ يَمْشِي على أرْبَعٍ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيـا إلى يومِ القِيَـامَةِ اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ صَلَّى عليهِ مِنَ الجِنِّ والإنْسِ والمَلائِكَةِ ، مِنْ يومِ خلقتَ الدُّنيا إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ لم يُصَلِّ عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيـدنا محمدٍ كما يَجِبُ أن يُصَلَّى عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما يَنْبَغِي أن يُصَلَّى عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ حتى لا يبقى شيءٌ مِنَ الصَّلاةِ عليهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ في الأوَّلِينَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ في الآخِرِينَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ في المَلأِ الأعلى إلى يومِ الدِّينِ ما شاءَ اللهُ ، لا قُوَّةَ إلا باللهِ العَلِيِّ العَظِيمِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ، وأعطِهِ الوَسِيلَةَ والفَضِيلَةَ والدَّرَجَةَ الرَّفِيعَةَ ، وابعثهُ مقاماً محموداً الذي وَعَدْتَهُ ، إنَّكَ لا تُخْلِفُ الميعادَ ، اللهمَّ عَظِّمْ شَأنَهُ وبَيِّنْ بُرْهَانَهُ ، وأبْلِجْ حُجَّتَهُ وبَيِّنْ فَضِيلَتَهُ ، وتَقَبَّلْ شَفَاعَتَهُ في أُمَّتِهِ واستعملنـا بِسُنَّتِهِ ، يا رَبَّ العَالَمِينَ ويا رَبَّ العَرْشِ العَظِيمِ ، اللهمَّ يا رَبِّ احْشُرْنَا في زُمْرَتِهِ وتحتَ لِوائِهِ ، واسْقِنَا بِكَأسِهِ وانْفَعْنَا بِمَحَبَّتِهِ آمِينَ ، يا رَبَّ العَالَمِينَ ، اللهمَّ يا رَبِّ بَلِّغْهُ عَنَّا أفضَلَ السَّلامِ ، واجْزِهِ عَنَّا أفضَلَ ما جَازَيْتَ بِهِ النَّبِيَّ عَنْ أُمَّتِهِ ، يا رَبَّ العَالَمِينَ ، اللهمَّ يا رَبِّ إنِّي أسألُكَ أن تغفرَ لِي وترحَمَني وتتوبَ عَلَيَّ ، وتُعَافِيَنِي مِنْ جميعِ البلاءِ والبلواءِ ، الخارِجِ مِنَ الأرضِ والنَّازِلِ مِنَ السَّماءِ ، إنَّكَ على كُلِّ شيءٍ قديرٌ بِرَحْمَتِكَ وأن تغفرَ للمُؤمِنِينَ والمُؤمِنَاتِ ، والمُسْلِمِينَ والمُسْلِمَاتِ ، الأحْيَاءِ منهم والأمْوَاتِ ، ورَضِيَ اللهُ عَنْ أزواجِهِ الطَّاهِراتِ أُمَّهاتِ المُؤمِنِينَ ، ورَضِيَ اللهُ عَنْ أصْحَابِهِ الأعلامِ ، أئِمَّةِ الهُدى ومَصابِيحِ الدُّنْيَا ، وعَنِ التَّابِعِينَ وتَابِعِ التَّابِعِينَ لهم بِإحْسَانٍ إلى يومِ الدِّينِ ، والحمدُ للهِ رّبِّ العَالَمِينَ . الحزبُ السادسُ ورد يومِ السبتِ بسمِ اللهِ الرحمنِ الرحيمِ اللهمَّ رَبَّ الأرْواحِ والأجْسادِ البَالِيَةِ ، أسألُكَ بِطَاعَةِ الأرْوَاحِ الرَّاجِعَةِ إلى أجْسَادِهَا وبِطَاعَةِ الأجْسَادِ المُلْتَئِمَةِ بِعُرُوقِهَا ، وبِكَلِمَاتِكَ النَّافِذَةِ فيهم ، وأخْذِكَ الحَقَّ منهم والخَلائِقُ بَيْنَ يَدَيْكَ ينتظرونَ فَصلَ قَضَائِكَ ويَرْجُونَ رَحْمَتَكَ ويَخَافُونَ عِقَابَكَ ، أن تجعلَ النُّورَ في بَصَرِي ، وذِكْرَكَ بِالليلِ والنَّهَارِ على لِسَانِيِ وعَمَلاً صَالِحَاً فارْزُقْنِي ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ ، وبارِكْ على سيـدنا محمدٍ كما باركْتَ على سيدنا إبراهيمَ ، اللهمَّ اجعلْ صَلَوَاتِكَ وبَرَكَاتِكَ على سيدنا محمدٍ و آلِ سيدنا محمدٍ ، كما جعلتها على سيدنا إبراهيمَ و آلِ سيدنا إبراهيمَ إنَّكَ حميدٌ مجيدٌ ، وبارِكْ على سيدنا محمدٍ و آلِ سيدنا محمدٍ ، كما باركْتَ على سيدنا إبراهيمَ و آلِ سيدنا إبراهيمَ إنَّكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عَبْدِكَ ورَسُولِكَ ، وصلِّ على المُؤمِنِينَ والمُؤمِنَـاتِ ، والمُسْلِمِينَ والمُسْلِمَاتِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلهِ عددَ ما أحَاطَ بِهِ عِلْمُكَ ، وأحصاهُ كِتَابُكَ ، وشَهِدَتْ بِهِ مَلائِكَتُكَ ، صلاةً دائِمَةً تدومُ بدوامِ مُلْكِ اللهِ ، اللهمَّ إنِّي أسألُكَ بِأسْمَائِكَ العِظَامِ ، ما عَلِمْتُ منها وما لم أعلمْ ، وبِالأسْمَاءِ التي سَمَّيْتَ بها نَفْسَكَ ، ما عَلِمْتُ منها وما لم أعلمْ ، أن تُصَلِّيَ على سيدنا محمدٍ عَبْدِكَ ونَبِيِّكَ ورَسُولِكَ ، عددَ ما خلقتَ مِنْ قبلِ أن تكونَ السَّمَاءُ مَبْنِيَّةً والأرضُ مَدْحِيَّةً والجِبالُ مَرْسِيَّةً ، والعُيونُ مُنْفَجِرَةً والأنْهارُ مُنْهَمِرَةً ، والشمسُ مُشْرِقَةً والقمرُ مُضِيئاً والكواكبُ مُسْتَنِيرَةً ، والبِحارُ مجريةً والأشْجارُ مُثْمِرَةً ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ عِلْمِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ حِلْمِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ كَلِمَاتِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ نِعْمَتِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ فَضْلِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ جُودِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ سَمَاواتِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ أرْضِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما خلقتَ في سبعِ سَمَاواتِكَ مِنْ مَلائِكَتِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما خلقتَ في أرْضِكَ مِنَ الجِنِّ والإنْسِ وغيرِهِما ، ومِنَ الوَحْشِ والطيرِ وغيرِهِما ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما جَرَى بِهِ القَلَمُ في عِلْمِ غَيْبِكَ وما يجري بِهِ إلى يومِ القِيَامَةِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ القَطْرِ والمَطَرِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ يَحْمَدُكَ ويَشْكُرُكَ ، ويُهَلِّلُكَ ويُمَجِّدُكَ ، ويَشْهَدُ أنَّكَ أنتَ اللهُ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما صليتَ عليهِ أنتَ ومَلائِكَتُكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ صلى عليهِ مِنْ خَلْقِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ مَنْ لم يُصَلِّ عليهِ مِنْ خَلْقِكَ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ الجِبـالِ والرِّمَالِ والحَصَى ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ الشَّجَرِ وأوراقِها والمَدَرِ وأثقالِها ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ كُلِّ سَنَةٍ وما تَخْلُقُ فيها وما يَمُوتُ فيها ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما تَخْلُقُ كُلَّ يومٍ وما يموتُ فيهِ إلى يومِ القِيَامَةِ ، اللهمَّ وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ السَّحابِ الجارِيَةِ ما بَيْنَ السَّمَاءِ والأرضِ وما تُمْطِرُ مِنَ المِيَاهِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ الرِّيَاحِ المُسَخَّرَاتِ في مَشَارِقِ الأرضِ ومغارِبِها وجَوْفِها وقِبْلَتِها ، وصلِّ على سيـدنا محمدٍ عددَ نُجُومِ السَّمَاءِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ ما خلقتَ في بِحَارِكَ مِنْ الحِيتَانِ والدَّوابِّ والمِيَـاهِ والرِّمَالِ وغيرِ ذَلِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ النَّبَاتِ والحَصَى ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ النَّمْلِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ المِيَاهِ العَذْبَةِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ المِيَاهِ المِلْحَةِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ نِعْمَتِكَ على جميعِ خَلْقِكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ عددَ نِقْمَتِكَ وعَذابِكَ على مَنْ كَفَرَ بسيدنا محمدٍ صلى الله عليه وسلم، وصلِّ على سيـدنا محمدٍ عددَ ما دامَتِ الدُّنْيَا والآخِرَةِ ، وصلِّ على سيـدنا محمدٍ عددَ ما دامَتِ الخَلائِقُ في الجَنَّةِ ، وصلِّ على سيـدنا محمدٍ عددَ ما دامَتِ الخَلائِقُ في النَّارِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ على قَدْرِ ما تُحِبُّهُ وتَرْضَاهُ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ على قَدْرِ ما يُحِبُّكَ ويَرْضَاكَ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ أَبَدَ الآبِدِينَ ، وأنْزِلْهُ المُنْزَلَ المُقَرَّبَ عِنْـدَكَ ، وأعْطِهِ الوَسِيلَةَ والفَضِيلَةَ ، والشَّفَاعَةَ والدَّرَجَةَ الرَّفِيعَةَ ، والمَقامَ المحمودَ الذي وَعَدْتَهُ ، إنِّكَ لا تُخْلِفُ المِيعَادَ ، اللهمَّ إنِّي أسألُكَ بأنَّكَ مالِكِي وسَيِّدِي ومَوْلايَ وثِقَتِي ورَجَائِي ، أسألُكَ بِحُرْمَةِ الشَّهْرِ الحَرامِ والبَلَدِ الحَرامِ ، والمَشْعَرِ الحَرامِ وقَبْرِ نَبِيِّكَ عليهِ السَّلامُ ، أن تَهَبَ لِي مِنَ الخَيْرِ ما لا يَعْلَمُ عِلْمَهُ إلا أنتَ ، وتَصْرِفَ عَنِّي مِنَ السُّوءِ ما لا يَعْلَمُ عِلْمَهُ إلا أنتَ ، اللهمَّ يا مَنْ وَهَبَ لسيدنا آدَمَ سيدَنا شِيثاً ، ولسيدنا إبراهيمَ سيدَنا إسمـاعِيلَ وسيدَنا إسْحاقَ ، ورَدَّ سيدَنا يُوسُفَ على سيدنا يَعْقُوبَ ، ويا مَنْ كَشَفَ البَـلاءَ عَنْ سيدنا أيُّوبَ ، ويا مَنْ رَدَّ سيدَنا مُوسَى إلى أُمِّهِ ، ويا زَائِدَ سيدنا الخَضِرِ في عِلْمِهِ ، ويا مَنْ وَهَبَ لسيدنا دَاوُدَ سيدَنا سُلَيْمَانَ ، ولسيدنا زَكَرِيَّاءَ سيدَنا يَحْيَى ، ولسيدتنا مريمَ سيدَنا عِيسَى ، ويا حافِظَ ابنة سيدنا شُعَيْبٍ ، أسألُكَ أن تُصَلِّيَ على سيدنا محمدٍ وعلى جميعِ النَّبِيِّينَ والمُرْسَلِينَ ، ويا مَنْ وَهَبَ لسيدنا محمدٍ صلى الله عليه وسلم الشَّفَاعَةَ والدَّرَجَةَ الرَّفِيعَةَ ، أن تَغْفِرَ لِي ذُنُوبِي وتَسْتُرَ لِي عُيُوبِي كُلَّها ، وتُجِيرَنِي مِنَ النَّارِ وتُوجِبَ لِي رِضْوَانَكَ وأمَانَكَ ، وغُفْرَانَكَ وإِحْسَانَكَ ، وتُمَتِّعَنِي في جَنَّتِكَ مَعَ الذينَ أنْعَمْتَ عليهم مِنَ النَّبِيِّينَ والصِّدِّيقِينَ والشُّهَدَاءِ والصَّالِحِينَ ، إنَّكَ على كُلِّ شيءٍ قَدِيرٌ ، وصلى اللهُ على سيدنا محمدٍ وعلى آلهِ ما أزْعَجَتِ الرِّيَـاحُ سَحَاباً رُكَاماً ، وذَاقَ كُلُّ ذِي رُوحٍ حِمَاماً ، وأوْصِلِ السَّلامَ لأهْلِ السَّـلامِ في دَارِ السَّـلامِ تَحِيَّةً وسَلاماً ، "اللهمَّ أفْرِدْنِي لما خَلَقْتَنِي لَهُ ولا تَشْغَلْنِي بِما تَكَفَّلْتَ لِي بِهِ ، ولا تَحْرِمْنِي وأنا أسألُكَ ولا تُعَذِّبْنِي وأنا أسْتَغْفِرُكَ" ( ثلاثاً ) ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلهِ وسَلِّمْ ، اللهمَّ إنِّي أسألُكَ وأتَوَجَّهُ إليكَ بِحَبِيبِكَ المصْطَفَى عِنْدَكَ ، يا حَبِيبَنا يا سيدَنا محمداً ، إنا نَتَوَسَّلُ بِكَ إلى رَبِّكَ ، فاشْفَعْ لنا عِنْدَ المَوْلَى العَظِيمِ يا نِعْمَ الرَّسُولُ الطَّاهِرُ ، "اللهمَّ شَفِّعْهُ فِينَا بِجَاهِهِ عِنْدَكَ" ( ثلاثاً ) ، واجعلنا مِنْ خيرِ المُصَلِّينَ والمُسَلِّمِينَ عليهِ ، ومِنْ خيرِ المُقَرَّبِينَ مِنْهُ والوَارِدِينَ عليهِ ، ومِنْ أخْيَـارِ المُحِبِّينَ فِيهِ والمَحْبُوبِينَ لَدَيْهِ ، وفَرِّحْنَا بِهِ في عَرَصَاتِ القِيَامَةِ ، واجعلهُ لنَا دليلاً إلى جَنَّةِ النَّعِيمِ ، بِلا مَؤْنَةٍ ولا مَشَقَّةٍ ولا مُنَاقَشَةِ الحِسَابِ واجعلهُ مُقْبِلاً علينا ، ولا تجعلهُ غَاضِباً علينا واغفرْ لنَا ولِوالِدِينا ، ولِجميعِ المُسْلِمِينَ الأحْيَاءِ منهم والمَيِّتِينَ ، وآخِرُ دَعْوانَا أنِ الحمدُ للهِ رَبِّ العَالَمِينَ . ابتداءُ الربعِ الرابعِ فأسألكَ يا اللهُ ، يا اللهُ ، يا اللهُ، يا حيُّ يا قيومُ ، يا ذا الجلالِ والإكرامِ ، لا إلهَ إلا أنتَ سبحانكَ إني كنتُ منَ الظالمينَ ، أسألكَ بما حملَ كرسيكَ منْ عظمتِكَ وجلالِكَ ، وبهائِكَ وقدرتِكَ وسلطانِكَ ، وبحقِّ أسمائِكَ المخزونَةِ المكنونَةِ المطهرَةِ التي لم يطلعْ عليها أحدٌ منْ خلقِكَ ، وبحقِّ الإسمِ الذي وضعتَهُ على الليلِ فأظلمَ وعلى النهارِ فاستنارَ ، وعلى السماواتِ فاستقلتْ وعلى الأرضِ فاستـقرتْ ، وعلى البحــارِ فانفجرتْ وعلى العيونِ فنبعتْ وعلى السحابِ فأمطـرتْ ، وأسألكَ بالأسمـاءِ المكتـوبةِ في جبهةِ سيدنا جبريلَ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ المكتوبةِ في جبهةِ سيدنا إسرافيلَ عليهِ السلامُ وعلى جميعِ الملائكةِ ، وأسألكَ بالأسماءِ المكتوبةِ حولَ العرشِ ، وبالأسماءِ المكتوبةِ حولَ الكرسيِّ ، وأسألكَ باسمكَ العظيمِ الأعظمِ الذي سميتَ بهِ نفسكَ ، وأسألكَ بحقِّ أسمائكَ كلها ما علمتُ منها وما لم أعلمْ ، وأسألكَ بالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا آدمُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا نوحٌ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا صالحٌ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا يونسُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا موسى عليهِ السـلامُ ، وبالأسمـاءِ التي دعـاكَ بها سيدنا هارونُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا شعيبٌ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا إبراهيمُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا إسماعيلُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا داودُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا سليمانُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا زكرياءُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا يحيى عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا يوشعُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا الخِضْرُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا إلياسُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا اليسعُ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا ذو الكفلِ عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا عيسى عليهِ السلامُ ، وبالأسماءِ التي دعاكَ بها سيدنا محمدٌ صلى الله عليه وسلم نبيكَ ورسولكَ ، وحبيبكَ وصَفِيُّكَ ، يا منْ قالَ وقولـهُ الحقُّ ، ( واللهُ خَلَقَـكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ ) ، ولا يصدرُ عنْ أحدٍ منْ عبيدهِ قولٌ ولا فعلٌ ولا حركةٌ ولا سكونٌ ، إلا وقدْ سبقَ في علمهِ وقضائهِ وقدرهِ كيفَ يكونُ ، كما ألهمتني وقضيتَ لي بجمعِ هذا الكتابِ، ويَسَّرْتَ عَلَيَّ فيه الطـريقَ والأسبابَ ، ونفيتَ عنْ قلبي في هذا النبيِّ الكريمِ الشكَّ والارتيابَ ، وغَلَّبْتَ حبهُ عندي على حبِّ جميعِ الأقرباءِ والأحباءِ ، أسألكَ يا اللهُ ، يا اللهُ ، يا اللهُ ، أنْ ترزقني وكلَّ منْ أحبهُ واتبعهُ شفاعتهُ ومرافقتهُ يومَ الحسابِ ، منْ غيرِ مناقشةٍ ولا عذابٍ ولا توبيخٍ ولا عتـابٍ ، وأنْ تغفرَ لي ذنوبي وتسترَ لي عيوبي يا وهاب يا غفار ، وأنْ تنعمني بالنظرِ إلى وجهكَ الكريمِ في جملةِ الأحبـابِ يومَ المزيدِ والثوابِ ، وأنْ تتقبلَ مني عملي ، وأنْ تعفو عما أحاطَ علمكَ بهِ منْ خطيئتي ونسياني وزَلَلِي ، وأنْ تبلغني منْ زيارةِ قبرهِ والتسليمِ عليهِ وعلى صاحبيهِ غايةَ أملي ، بمنكَ وفضلكَ وجودكَ وكرمكَ ، يا رؤوفُ ، يا رحيمُ ، يا وليُّ ، وأنْ تجازيهُ عني وعنْ كلِّ منْ آمنَ بهِ واتبعهُ منْ المسلمينَ والمسلمـاتِ ، الأحياءِ منهمْ والأمواتِ ، أفضلَ وأتمَّ وأعمَّ ما جـازيتَ بهِ أحداً منْ خلقـكَ ، يا قويُّ ، يا عزيزُ ، يا عَلِيُّ ، وأسألكَ اللهمَّ بحقِّ ما أقسمتُ بهِ عليكَ ، أنْ تُصَلِّيَ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عَدَدَ ما خلقتَ منْ قبلِ أنْ تكونَ السماءُ مبنيةً والأرضُ مدحيةً ، والجبالُ علويةً والعيونُ منفجرةً ، والبحارُ مسخرةً والأنهارُ منهمرةً ، والشمسُ مضحيةً والقمرُ مضيئاً والنجمُ منيراً ولا يعلمُ أحدٌ حيثُ تكونُ إلا أنتَ ، وأنْ تُصَلِّيَ عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ كلامكَ ، وأنْ تُصَلِّيَ عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ آياتِ القرآنِ وحروفهِ وأنْ تُصَلِّيَ عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ منْ يُصَلِّي عليهِ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ منْ لم يصلِّ عليهِ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ ملءَ أرضكَ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلـهِ عَدَدَ ما جرى بهِ القلمُ في أمِّ الكتابِ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ ما خلقتَ في سبعِ سماواتكَ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ ما أنتَ خالقهُ فيهنَّ إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ قطرِ المطرِ ، وكلِّ قطرةٍ قطرتْ منْ سمـائكَ إلى أرضكَ ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ منْ سبحكَ وقدسكَ ، وسجدَ لكَ وعظمكَ ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيـامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ كل سنةٍ خلقتهمْ فيها ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ السحابِ الجاريةِ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ الرياحِ الذاريةِ ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ ما هبتِ الرياحُ عليهِ ، وحركتهُ منَ الأغصانِ والأشجارِ ، وأوراقِ الثمارِ والأزهارِ ، عَدَدَ ما خلقتَ على قرارِ أرضكَ وما بينَ سماواتكَ ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ أمواجِ بحاركَ ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ الرملِ والحصى وكلِّ حجرٍ ومدرٍ خلقتهُ في مشـارِقِ الأرضِ ومغارِبِها ، سهلِها وجبالِها وأودِيَتِها ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ نباتِ الأرضِ في قبلَتِها وجوفِها ، وشرقِها وغربِهـا ، وسهلِها وجبالِها ، منْ شَجَرٍ وثَمَرٍ وأوراقٍ وزَرْعٍ ، وجميعِ ما أخرجتْ وما يخرجُ منها منْ نباتها وبركاتها ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلـهِ عَدَدَ ما خلقتَ منَ الإنسِ والجنِّ والشياطينِ ، وما أنتَ خالقهُ منهمْ إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ كلِّ شعرةٍ في أبدانِهِمْ ووجوهِهِمْ وعلى رؤوسِهِمْ ، منذُ خلقتَ الدنيـا إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ أنفاسِهِمْ وألفاظِهِمْ وألحاظِهِمْ ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ طيرانِ الجنِّ وخفقانِ الإنسِ ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيـامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ كلِّ بهيمةٍ خلقتها على أرضِكَ صغيرةً أو كبيرةً ، في مشارِقِ الأرضِ ومغارِبِها ، مما عُلِمَ ومما لا يَعْلَمُ علمهُ إلا أنتَ ، منْ يومِ خلقتَ الدنيا إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ منْ صلى عليهِ ، وعَدَدَ منْ لم يُصَلِّ عليهِ ، وعَدَدَ منْ يُصَلِّي عليهِ إلى يومِ القيامةِ ، في كلِّ يومٍ ألفَ مرةٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ الأحياءِ والأمواتِ ، وعَدَدَ ما خلقتَ منْ حيتانٍ وطيرٍ ونملٍ ونحلٍ وحشراتٍ ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ في الليلِ إذا يغشى والنهارِ إذا تجلى ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ في الآخرةِ والأولى ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ منذُ كانَ في المهدِ صبياً ، إلى أنْ صارَ كهلاً مهـدياً ، فقبضتهُ إليكَ عدلاً مرضياً لتبعثهُ شفيعاً ، وأنْ تُصَلِّي عليهِ وعلى آلهِ عَدَدَ خلقكَ ورضاءَ نفسكَ ، وزنةَ عرشكَ ومدادَ كلماتكَ ، وأنْ تُعْطِيَهُ الوسيلةَ والفضيلةَ ، والدرجةَ الرفيعةَ والحوضَ المورودَ ، والمقامَ المحمودَ والعزَّ الممدودَ ، وأنْ تُعَظِّمَ برهانهُ وأنْ تُشَرِّفَ بنيانهُ وأنْ تَرْفَعَ مكانهُ ، وأنْ تستعملنا يا مولانا بسنتهِ وأنْ تميتنا على ملتهِ ، وأنْ تحشرنا في زمرتهِ وتحتَ لوائهِ ، وأنْ تجعلنا منْ رفقائهِ وأنْ تُورِدَنا حوضهُ ، وأنْ تَسْقِيَنا بكأسهِ وأنْ تَنْفَعَنا بمحبتهِ ، وأنْ تَتُوبَ علينا وأنْ تُعافِيَنا منْ جميعِ البلاءِ والبلـواءِ والفتنِ ، ما ظهرَ منها وما بطنَ ، وأنْ ترحمنا ، وأنْ تَعْفُوَ عنا ، وتَغْفِرَ لنا ولجميعِ المؤمنينَ والمؤمناتِ ، والمسلمينَ والمسلماتِ ، الأحيـاءِ منهمْ والأمـواتِ ، والحمـدُ للهِ ربِّ العـالمينَ ، وهو حسـبي ونعمَ الوكيـلُ ، ولا حـولَ ولا قوةَ إلا باللهِ العليِّ العظيـمِ . الحزبُ السابعُ ورد يومِ الأحدِ بسمِ اللهِ الرحمنِ الرحيمِ اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ما سجعتِ الحمائمُ وحمتِ الحوائمُ، وسرحتِ البهائمُ ونفعتِ التمائمُ ، وشُدَّتِ العمائمُ ونَمَتِ النوائمُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ما أبلجَ الإصباحُ وهَبَّتِ الرياحُ ، ودَبَّتِ الأشباحُ وتعاقبَ الغدوُّ والرواحُ ، وتُقُلِّدَتِ الصفاحُ واعْتُقِلَتِ الرماحُ ، وصَحَّتِ الأجسادُ والأرواحُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ما دارتِ الأفلاكُ ودَجَتِ الأحلاكُ وسَبَّحَتِ الأملاكُ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما صليتَ على سيدنا إبراهيمَ ، وباركْ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ كما باركتَ على سيدنا إبراهيمَ في العالمينَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ما طَلَعَتِ الشمسُ وما صُلِّيَتِ الخمسُ ، وما تَأَلَّقَ بَرْقٌ و تَدَفَّقَ وَدْقٌ وما سَبَّحَ رَعْدٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ ملءَ السماواتِ والأرضِ وملءَ ما بينهُما وملءَ ما شِئْتَ منْ شيءٍ بعدُ ، اللهمَّ كما قامَ بأعباءِ الرسـالةِ ، واستنقذَ الخلقَ منَ الجهالةِ ، وجاهدَ أهلَ الكفرِ والضلالةِ ، ودعا إلى توحيدِكَ ، وقاسى الشدائدَ في إرشادِ عبيدكَ ، فأعطهِ اللهمَّ سؤلهُ وبَلِّغْهُ مأمولهُ ، وآتهِ الوسيـلةَ والفضيلةَ والدرجةَ الرفيعةَ ، وابعثهُ المقامَ المحمودَ الذي وعدتهَ ، إنكَ لا تخلفُ الميعادَ ، اللهمَّ واجعلنا منَ المتبعينَ لشريعتهِ ، المتصفينَ بمحبتهِ ، المهتدينَ بهديهِ وسيرتهِ ، وتوفنا على سنتهِ ولا تحرمنا فضلَ شفاعتهِ ، واحشرنا في أتباعهِ الغرِّ المحجلينَ ، وأشياعهِ السابقينَ ، وأصحابِ اليمينَ ، يا أرحمَ الراحمينَ ، اللهمَّ صلِّ على ملائكتكَ والمقربينَ ، وعلى أنبيائكَ والمرسلينَ ، وعلى أهلِ طاعتـكَ أجمعينَ ، واجعلنا بالصـلاةِ عليهمْ منَ المرحومينَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ المبعوثِ منْ تِهَامَةَ ، والآمرِ بالمعروفِ والاستقامةِ ، والشفيعِ لأهلِ الذنوبِ في عرصاتِ القيامةِ ، اللهمَّ أَبْلِغْ عنَّا نَبِيَّنا وشَفِيعَنا وحَبِيبَنا أفضلَ الصلاةِ والتسليمِ ، وابعثهُ المقامَ المحمودَ الكريمَ ، وآتهِ الوسيلةَ والفضيلةَ والدرجةَ الرفيعةَ التي وعدتهُ في الموقفِ العظيمِ ، وصلِّ اللهمَّ عليهِ صلاةً دائمةً متصلةً تتوالى وتدومُ ، اللهمَّ صلِّ عليهِ وعلى آلهِ ما لاحَ بارقٌ وذَرَّ شارقٌ ، ووقبَ غاسقٌ وانهمرَ وادقٌ ، وصلِّ عليهِ وعلى آلهِ ملءَ اللوحِ والفضاءِ ، ومثلَ نجومِ السماءِ ، وعَدَدَ القطرِ والمطرِ والحصى ، وصلِّ عليهِ وعلى آلهِ صلاةً لا تُعَدُّ ولا تُحْصَى ، اللهمَّ صلِّ عليهِ زنةَ عرشكَ ، ومبلغَ رضاكَ ، ومدادَ كلماتكَ ، ومنتهى رحمتكَ ، اللهمَّ صلِّ عليهِ وعلى آلهِ وأزواجهِ وذريتهِ ، وباركْ عليهِ وعلى آلهِ وأزواجهِ وذريتهِ ، كما صليتَ وباركتَ على سيدنا إبراهيمَ وعلى آلِ سيدنا إبراهيمَ إنكَ حميدٌ مجيدٌ ، وجازهِ عنا أفضلَ ما جازيتَ نبياً عنْ أمتهِ ، واجعلنا منَ المهتدينَ بمنهاجِ شريعتهِ ، واهـدنا بهديهِ ، وتوفنا على ملتهِ ، واحشرنا يومَ الفزعِ الأكبرِ منَ الآمنينَ في زمرتهِ ، وأمتنا على حبهِ وحبِّ آلهِ وأصحابهِ وذريتهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ أفضلِ أنبيائِكَ ، وأكرمِ أصفيائِكَ ، وإمامِ أوليائِكَ ، وخاتمِ أنبيائِكَ ، وحبيبِ ربِّ العالمينَ ، وشهيدِ المرسلينَ ، وشفيعِ المذنبينَ ، وسيدِ ولدِ آدمَ أجمعينَ ، المرفوعِ الذكرِ في الملائكةِ المقربينَ ، البشيرِ النذيرِ ، السراجِ المنيرِ ، الصـادقِ الأمينِ ، الحقِّ المبينِ ، الرؤوفِ الرحيمِ ، الهادي إلى الصراطِ المستقيمِ ، الذي آتيتهُ سبعاً منَ المثاني والقرآنِ العظيمِ ، نبيِّ الرحمةِ وهادي الأمةِ ، أولُ منْ تنشقُّ عنهُ الأرضُ ويدخلُ الجنةَ ، والمؤيدِ بسيدِنا جبريلَ وسيدِنا ميكائيلَ ، المبشرِ بهِ في التـوراةِ والإنجيـلِ ، المُصطـفى المُجتـبى المنتخبِ أبي القاسمِ ، سيدِنا محمدٍ بنِ عبدِ اللهِ بنِ عبدِ المطلبِ بنِ هاشمٍ ، اللهمَّ صلِّ على ملائكتكَ والمقربينَ الذين يسبحونَ الليلَ والنهارَ لا يفترونَ ، ولا يعصونَ اللهَ ما أمرهمْ ويفعلونَ ما يؤمرونَ ، اللهمَّ وكما اصطفيتهمْ سُفَرَاءَ إلى رُسُلِكَ وأُمَنَاءَ على وَحْيِكَ وَشُهَدَاءَ على خلقكَ ، وخرقتَ لهمْ كُنُفَ حُجُبِكَ وأطلعتهمْ على مكنونِ غيبكَ ، واخترتَ منهمْ خزنةً لجنتِكَ وحملةً لعرشِكَ ، وجعلتهُمْ منْ أكثرِ جنـودكَ ، وفَضَّلْتَهُـمْ على الورى ، وأَسْكَنْتَهُمْ السماواتِ العُلَى ، ونَزَّهْتَهُـمْ عنِ المعاصي والدناءاتِ ، وقَدَّسْتَهُمْ عنِ النقائصِ والآفاتِ ، فصلِّ عليهمْ صلاةً دائمةً تَزِيدُهُمْ بها فضلاً ، وتجعلُنا لاستغفارِهِمْ بها أهلاً ، اللهمَّ وصلِّ على جميعِ أنبيائِكَ ورسلِكَ ، الذينَ شرحتَ صدورَهُمْ وأودعتَهُمْ حكمتَكَ وطوقتَهُمْ نبوتَكَ وأنـزلتَ عليهمْ كُتُبَكَ ، وهديتَ بهمْ خلقَكَ ودَعَوْا إلى توحيدِكَ ، وشَوَّقُوا إلى وعدِكَ وخَوَّفُوا منْ وعيدِكَ ، وأرشدوا إلى سبيلِكَ وقاموا بحجتِـكَ ودليلِكَ ، وسَلِّمِ اللهمَّ عليهمْ تسليماً ، وهبْ لنـا بالصلاةِ عليهِمْ أجراً عظيماً ، اللهمَّ صلِّ على سيدِنا محمدٍ وعلى آلِ سيدِنا محمدٍ صلاةً دائمةً مقبولةً تُؤَدِّي بها عنَّا حقهُ العظيمَ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ صاحبِ الحُسْنِ والجمالِ والبهجةِ والكمالِ ، والبهاءِ والنورِ والوِلْدَانِ والحورِ ، والغرفِ والقصـورِ واللسـانِ الشَّكُورِ والقلبِ المشكورِ ، والعِلْمِ المشهورِ والجيشِ المنصورِ ، والبنينَ والبناتِ ، والأزواجِ الطاهراتِ ، والعُلُوِّ على الدرجاتِ ، والزمزمِ والمقامِ والمشعرِ الحرامِ ، واجتنابِ الآثامِ وتربيةِ الأيتامِ ، والحجِّ وتلاوةِ القرآنِ ، وتسبيحِ الرحمنِ وصيامِ رمضانَ ، واللـواءِ المعقودِ ، والكرمِ والجـودِ ، والوفـاءِ بالعهـودِ ، صاحبِ الرغبةِ والترغيبِ ، والبَغْلَةِ والنجيبِ ، والحوضِ والقضيبِ ، النـبيِّ الأوابِ ، النـاطقِ بالصـوابِ ، المنعوتِ في الكتـابِ ، النبيِّ عبدِ اللهِ ، النبيِّ كنـزِ اللهِ ، النبيِّ حُجَّةِ اللهِ ، النبيِّ منْ أطاعهُ فقدْ أطاعَ اللهَ ، ومنْ عصاهُ فقدْ عصى اللهَ ، النبيِّ العربيِّ ، القرشيِّ الزمزميِّ ، المكيِّ التهاميِّ ، صاحبِ الوجهِ الجميلِ ، والطرفِ الكحيلِ ، والخدِّ الأسيلِ ، والكوثرِ والسلسبيلِ ، قاهرِ المضادينَ مبيدِ الكافرينَ ، وقاتلِ المشركينَ ، قائدِ الغرِّ المحجلينَ إلى جنـاتِ النعيمِ وجوارِ الكريمِ ، صاحبِ سيدنا جبريلَ عليهِ السلامُ ، ورسولِ ربِّ العالمينَ ، وشفيعِ المذنبين ، وغايةِ الغمامِ ، ومصباحِ الظلامِ ، وقمرِ التمامِ ، صلى اللهُ عليهِ وعلى آلهِ المصطفينَ منْ أطهرِ جِبِلَّة ٍ ، صلاةً دائمةً على الأبدِ غيرَ مُضْمَحِلَّةً ، صلى اللهُ عليهِ وعلى آلهِ صلاةً يتجددُ بها حبُورُهُ ، ويَشْرُفُ بها في الميعادِ بعثُهُ ونُشُورُهُ ، فصلى اللهُ عليهِ وعلى آلهِ الأنجُمِ الطوالِعِ ، صلاةً تجودُ عليهِمْ أَجْوَدَ الغُيُوثِ الهَوَامِعِ ، أَرْسَلَهُ منْ أَرْجَحِ العربِ ميزاناً وأوضَحِها بياناً ، وأفصَحِها لساناً وأشمَخِها إيماناً وأعلاها مقاماً وأحلاها كلاماً ، وأوفاها ذِمَامَاً وأَصْفَاها رَغَامَاً ، فَأَوْضَحَ الطريقةَ ، ونصحَ الخليقـةَ ، وشَهَرَ الإسلامَ وكَسَّرَ الأصنامَ ، وأَظْهَرَ الأحكامَ وحَظَرَ الحرامَ وعمَّ بالإنعامِ ، صلى اللهُ عليهِ وعلى آلهِ في كلِّ مَحْفَلٍ ومَقَامٍ ، أفضلَ الصلاةِ والسلامِ ، صلى اللهُ عليهِ وعلى آلهِ عَوْداً وبَدْءاً صلاةً تكونُ ذَخِيرَةً وَوِرْداً ، صلى اللهُ عليهِ وعلى آلهِ صلاةً تامةً زاكيةً ، وصلى اللهُ عليهِ وعلى آلهِ صـلاةً يتبعها رَوْحٌ ورَيْحَانٌ ، ويَعْقُبُها مَغْفِرَةٌ ورِضْوَانٌ ، وصلى اللهُ على أفضلِ منْ طابَ منهُ النِّجَارُ ، وسَمَـا بِهِ الفَخَارُ ، واستنارَتْ بنورِ جبينهِ الأقمارُ ، وتضاءلَتْ عندَ جودِ يمينهِ الغمائمُ والبحارُ ، سيدِنا ونبيِّنا محمدٍ الذي بباهرِ آياتهِ أضاءتْ الأنجادُ والأغوارُ ، وبمعجزاتِ آياتهِ نطقَ الكتابُ وتواترتِ الأخبارُ ، صلى اللهُ عليهِ وعلى آلهِ وأصحابهِ الذينَ هاجروا لنصرتهِ ، ونَصروهُ في هِجـرتهِ ، فنعمَ المهاجرونَ ونعمَ الأنصارُ ، صلاةً ناميةً دائمةً ما سجعتْ في أيكِها الأطيارُ ، وهمعتْ بوبلِها الدِّيَمَةُ المِدْرَارُ ، ضاعفَ اللهُ عليهِ دائمَ صلواتهِ ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا محمدٍ وعلى آلهِ الطيبينَ الكرامِ ، صلاةً موصولةً دائمةَ الاتصالِ بدوامِ ذي الجلالِ والإكرامِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ الذي هو قطبُ الجلالةِ ، وشمسُ النبوةِ والرسالةِ ، والهادِي منَ الضلالةِ ، والمنقِذُ منَ الجهالةِ ، صلى الله عليه وسلم صلاةً دائمةَ الاتصـالِ والتوالي ، متعاقبةً بتعاقبُ الأيامِ والليالي ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ النبيِّ الزاهدِ ، رسولِ المَلِكِ الصمدِ الواحدِ ، صلى الله عليه وسلم صلاةً دائمةً إلى مُنتهى الأبدِ بِلا انقطاعٍ ولا نفادٍ ، صلاةً تنجينـا بها منْ حرِّ جهنمَ وبئسَ المهادِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ النبيِّ الأميِّ وعلى آلهِ وسَلِّمْ ، صلاةً لا يُحْصَى لها عَدَدٌ ، ولا يُعَدُّ لها مددٌ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ صلاةً تكرمُ بها مثواهُ ، وتبلغُ بها يومَ القيامةِ منَ الشفاعةِ رِضاهُ ، اللهمَّ صلِّ على سيـدنا محمدٍ النبيِّ الأصيلِ السيدِ النبيلِ ، الذي جاءَ بالوحيِ والتنـزيلِ وأوضحَ بيانَ التأويلِ ، وجاءهُ الأمينُ سيدنا جبريلُ عليهِ السلامُ بالكرامةِ والتفضيلِ ، وأسرى بهِ المَلِكُ الجليلُ في الليلِ البهيمِ الطويلِ ، فكشفَ لهُ عنْ أعلى الملكـوتِ وأراهُ سناء َالجبروتِ ، ونظرَ إلى قدرةِ الحيِّ الدائمِ البـاقي الذي لا يموتُ ، صلى الله عليه وسلم صلاةً مقرونةً بالجمالِ ، والحُسْنِ والكمالِ والخيرِ والإفضالِ ، اللهمَّ صلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عَدَدَ الأقطارِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عَدَدَ ورقِ الأشجارِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عَدَدَ زبدِ البحارِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عَدَدَ الأنهارِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيـدنا محمدٍ عَدَدَ رملِ الصحاري والقفـارِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عَدَدَ ثقلِ الجبـالِ والأحجارِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عَدَدَ أهلِ الجنةِ وأهلِ النارِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيـدنا محمدٍ عَدَدَ الأبرارِ والفجـارِ ، وصلِّ على سيدنا محمدٍ وعلى آلِ سيدنا محمدٍ عَدَدَ ما يختلفُ بهِ الليلُ والنهارُ ، واجعلِ اللهمَّ صلاتنا عليهِ حجاباً منْ عذابِ النارِ ، وسبباً لإباحةِ دارِ القرارِ ، إنكَ أنتَ العزيزُ الغفارُ ، وصلى الله على سيدنا محمدٍ وعلى آلهِِ الطيبينَ وذريتهِ المباركينَ ، وصحابتهِ الأكرمينَ وأزواجهِ أمهاتِ المؤمنينَ ، صلاةً موصـولةً تتـرددُ إلى يومِ الديـنِ ، ( اللهمَّ صلِّ على سيدِ الأبرارِ ، وزَيْنِ المرسلينَ الأخيارِ ، وأكرمِ منْ أظلمَ عليهِ الليلُ وأشرقَ عليهِ النهـارُ ) ( ثلاثاً ) ، اللهمَّ يا ذا المنِّ الذي لا يكافى امتنانهُ ، والطولِ الذي لا يُجازى إنعامُهُ وإحسانُهُ ، نسألُكَ بكَ ولا نسألُكَ بأحدٍ غيرِكَ ، أنْ تطلقَ ألسنتنا عندَ السؤالِ ، وتوفقنا لصالحِ الأعمالِ ، وتجعلنا منَ الآمنينَ يومَ الرَّجفِ والزلزالِ ، يا ذا العزةِ والجلالِ ، أسألكَ يا نورَ النورِ ، قبلَ الأزمنةِ والدهورِ ، أنتَ الباقي بلا زوالٍ ، الغنيُّ بلا مثالٍ ، القدوسُ الطاهرُ ، العليُّ القاهرُ ، الذي لا يحيطُ بهِ مكانٌ ، ولا يشتملُ عليهِ زمانٌ ، أسألكَ بأسمائكَ الحسنى كلها ، وبأعظمِ أسمائكَ إليكَ وأشرفها عندكَ منـزِلةً وأجزلِها عندكَ ثواباً وأسرَعِها مِنكَ إجـابةً ، وباسمِكَ المخزونِ المكنونِ ، الجليلِ الأجلِّ ، الكبيرِ الأكبرِ ، العظيمِ الأعظمِ ، الذي تحبُّهُ وترضى عمنْ دعاكَ بهِ وتستجيبُ لهُ دعاءهُ ، أسألُكَ اللهمَّ بلا إلهَ إلا أنتَ الحنانُ المنانُ ، بديعُ السماواتِ والأرضِ ، ذو الجلالِ والإكرامِ ، عالمُ الغيبِ والشهادةِ ، الكبيرُ المتعالُ ، وأسألكَ باسمكَ العظيمِ الأعظمِ ، الذي إذا دعيتَ بهِ أجبتَ ، وإذا سئلتَ بهِ أعطيتَ ، وأسألكَ باسمكَ الذي يذلُّ لعظمتهِ العظماءُ والملوكُ والسباعُ والهوامُّ ، وكلُّ شيءٍ خلقتهُ يا اللهُ ، يا ربِّ استجبْ دعوتي ، يا منْ لهُ العزةُ والجبروتُ ، يا ذا المُلْكِ والملكوتِ ، يا منْ هو حيٌّ لا يموتُ ، سبحانكَ ربي ما أعظمَ شأنَكَ ، وأرفَعَ مكانَكَ ، أنتَ ربي ، يا مُتَقَدِّساً في جبروتهِ ، إليكَ أرغبُ ، وإياكَ أرهبُ ، يا عظيمُ يا كبيرُ ، يا جبـارُ يا قادرُ يا قويُّ ، تباركتَ يا عظيمُ ، تعاليتَ يا عليمُ ، سبحانكَ يا عظيمُ ، سبحانكَ يا جليلُ ، أسـألكَ باسمِكَ العظيمِ التامِ الكبيرِ ، أنْ لا تُسَلِّطَ علينا جباراً عنيداً ، ولا شيطاناً مريداً ، ولا إنساناً حسوداً ، ولا ضعيفاً منْ خلقِكَ ولا شديداً ، ولا بارّاً ولا فاجراً ولا عبيداً ولا عنيداً ، اللهمَّ إني أسألُكَ فإني أشهدُ أنكَ أنتَ اللهُ الذي لا إلهَ إلا أنتَ الواحدُ الأحدُ الصمدُ ، الذي لم يلدْ ولم يولدْ ، ولم يكنْ لهُ كفـواً أحدٌ ، يا هو يا منْ لا هو إلا هو ، يا منْ لا إلهَ إلا هو ، يا أزليُّ يا أبديُّ ، يا دهريُّ يا ديموميُّ ، يا منْ هو الحيُّ الذي لا يموتُ ، يا إلهنا وإلهَ كلِّ شيءٍ إلهاً واحداً ، لا إلهَ إلا أنتَ ، اللهمَّ فاطرَ السماواتِ والأرضَ ، عالمَ الغيبِ والشهادةِ ، الرحمنَ الرحيمَ ، الحيَّ القيومَ الديـانَ ، الحنانَ المنانَ ، الباعِثَ الوارِثَ ، ذا الجلالِ والإكرامِ ، قلوبُ الخلائقِ بيدكَ ، نواصيهِمْ إليكَ ، فأنتَ تزرعُ الخيرَ في قلوبهِمْ ، وتمحو الشرَّ إذا شئتَ مِنْهُمْ ، فأسألكَ اللهمَّ أنْ تمحوَ منْ قلبي كلَّ شيءٍ تكرَهُهُ ، وأنْ تحشوَ قلبي منْ خشيتِكَ ، ومعرفتِكَ ورهبتِكَ ، والرغبةِ فيما عندكَ ، والأمنِ والعـافيةِ ، واعطفْ علينا بالرحمةِ والبركةِ منكَ ، وألهمنا الصوابَ والحكمةَ ، فنسألُكَ اللهمَّ علمَ الخائفينَ ، وإنابةَ المخبتينَ ، وإخلاصَ الموقنينَ ، وشكرَ الصابرينَ ، وتوبةَ الصديقينَ ، ونسألُكَ اللهمَّ بنورِ وجهِكَ الذي ملأَ أركانَ عرشِكَ ، أنْ تزرعَ في قلبي معرفتَكَ حتى أَعْرِفَكَ حقَّ معرفتِكَ ، كما ينبغي أنْ تُعْرَفَ بهِ ، وصلى اللهُ على سيدنا محمدٍ خاتمِ النبيينَ ، وإمامِ المرسلينَ ، وعلى آلهِ وصحبهِ وسلم تسليماً، والحمدُ للهِ ربِّ العالمينَ . بسمِ اللهِ الرحمنِ الرحيمِ وصلَّى اللهُ وسلَّمَ على محمدٍ وآلِهِ أجمعين . ختمُ دلائلِ الخيراتِ اللهمَّ اغفِرْ لمؤلفهِ وارْحَمْهُ واجْعَلْهُ منَ المحشورينَ في زمرةِ النبيينَ والصديقينَ يومَ القيامةِ بفضلِكَ يا أرحمَ الراحمينَ ، اللهمَّ امْنُنْ علينا بصفاءِ المعرفةِ وهبْ لنا صحيحَ المعاملةِ بيننا وبينَكَ على السنةِ والجماعةِ ، وصدقِ التَّوَكُّلِ عليكَ ، وحسنِ الظنِّ بكَ ، وامْنُنْ علينا بكلِّ ما يُقَرِّبُنا إليكَ مقرونـاً بالعفوِ في الدارينِ يا ربَّ العالمينَ ، وحسبنا اللهُ وكفى ، وسلامٌ على عبادهِ الذينَ اصـطفى ، وسلامٌ على المرسلينَ ، والحمدُ للهِ ربِّ العالمينَ . بسمِ اللهِ الرحمنِ الرحيمِ وصلَّى اللهُ على محمدٍ وآلِهِ أجمعينَ وسلَّمَ تسليماً دعاءٌ يقرأُ عَقِبَ دلائلِ الخيراتِ اللهمَّ اشرحْ بالصلاةِ عليهِ صُـدُورَنا ، ويَسِّرْ بها أُمُورَنا ، وفَرِّجْ بها هُمُومَنا ، واكشفْ بها غُمُومَنا ، واغفِرْ بها ذُنُوبَنا ، واقضِ بها دُيُونَنا ، وأصلحْ بها أحوالَنا ، وبَلِّغْ بها آمالَنا ، وتقبلْ بها توبَتَنا ، واغسلْ بها حوبَتَنا ، وانصرْ بها حُجَّتَنا ، وطَهِّرْ بها ألسِنَتَنا ، وآنِسْ بها وحشَتَنا ، وارْحَمْ بها غُرْبَتَنا ، واجعلها نوراً بينَ أيدينا ومنْ خَلْفِنا ، وعنْ أيمانِنا وعنْ شمائِلِنا ، ومنْ فوقِنا ومنْ تحتِنا ، وفي حياتِنا وموتِنا ، وفي قُبُورِنا وحَشْرِنا ونَشْرِنا ، وظِلاًَ يومَ القيامةِ على رُؤُوسِنا ، وثَقِّلْ بها يا ربِّ موازِينَ حسناتِنا ، وأَدِمْ بركاتِها علينا حتى نلقى نَبِيَّنا وسيـدَنا محمداً صلى الله عليه وسلم ونحنُ آمِنُونَ مُطْمَئِنُّونَ ، فَرِحُونَ مُسْتَبْشِرُونَ ، ولا تُفَرِّقْ بينَنا وبينَهُ حتى تُدْخِلَنَا مَدْخَلَهُ ، وتُأْوِينا إلى جِوارِهِ الكريمِ ، معَ الذينَ أنعمتَ عليهمْ منَ النبيينَ والصديقينَ والشهداءِ والصالحينَ ، وحَسُنَ أولئكَ رفيقاً ، اللهمَّ إنا آمنا بهِ صلى الله عليه وسلم ولم نرهُ ، فمتعنـا اللهمَّ في الدارينِ برؤيتهِ ، وثَبِّتْ قلوبنا على محبتهِ ، واستعملنا على سنتهِ ، وتوفنا على ملتهِ ، واحشرنا في زمرتهِ الناجيةِ وحزبهِ المفلحينَ ، وانفعنا بما انطوتْ عليهِ قُلُوبُنا منْ محبتهِ صلى الله عليه وسلم يومَ لا جَدَّ ولا مالَ ولا بنينَ ، وأَوْرِدْنا حوضَهُ الأصفى ، واسقنا بكأسِهِ الأوفى ، ويَسِّرْ علينا زيارَةَ حرمِكَ وحرمِهِ منْ قبلِ أنْ تُمِيتَنا ، وأَدِمْ علينا الإقامَةَ بحرمِكَ وحرمِهِ صلى الله عليه وسلم إلى أنْ نُتَوَّفَى ، اللهمَّ إنا نَسْتَشْفِعُ بِهِ إليكَ ، إذْ هو أَوْجَهُ الشُّفَعـاءِ إليكَ ، ونُقْسِمُ بِهِ عليكَ إذْ هو أَعْظَمُ منْ أُقْسِمَ بحقهِ عليكَ ، ونَتَوَسَّلُ بِهِ إليكَ ، إذْ هو أَقْرَبُ الوسائلِ إليكَ ، نَشْكُو إليكَ يا ربِّ قَسْوَةَ قُلُوبِنا وكَثْرَةَ ذُنُوبِنا ، وطُولَ آمالِنا ، وفَسَادَ أعمالِنا ، وتَكاسُلَنا عنِ الطاعـاتِ ، وهُجُومَنا على المُخالَفاتِ ، فَنِعْمَ المُشْتَكى إليهِ أنتَ يا ربِّ بِكَ نَسْتَنْصِرُ على أعدائِنا وأنفسِنا فانصرْنا ، وعلى فضلِكَ نتوكَّلُ في صلاحِنا فلا تَكِلْنا إلى غيرِكَ يا ربَّنا ، وإلى جَنابِ رسولِكَ صلى الله عليه وسلم نَنْتَسِبُ فلا تُبْعِدْنا ، وبِبَابِكَ نَقِفُ فلا تَطْرُدْنا وإِيَّاكَ نسألُ فلا تُخَيِّبْنـا ، اللهمَّ ارحمْ تَضَرُّعَنا ، وآمِنْ خوفَنا ، وتَقَبَّلْ أعمالَنا ، وأصلحْ أحوالَنـا ، واجعلْ بطاعتِكَ اشتغالَنا ، وإلى الخيرِ مآلَنا ، وحَقِّقْ بالزيادةِ آمالَنا ، واختمْ بالسعادةِ آجالَنا ، هذا ذُلُّنا ظاهِرٌ بينَ يديكَ ، وحالُنا لا يخفى عليكَ ، أمرتَنا فتركنا ، ونهيتَنا فارتكبنا ، ولا يسعُنا إلا عَفْوُكَ فاعفُ عنا ، يا خيرَ مَأمُولٍ ، وأكـرمَ مَسؤُولٍ ، إنكَ عفوٌ كريمٌ ، رؤوفٌ رحيمٌ ، يا أرحمَ الراحمينَ ، وصلَّى اللهُ على سيدِنا محمدٍ وعلى آلِهِ وصحبِهِ وسَلَّمْ تسليماً ، والحمدُ للهِ ربِّ العالمينَ . " اللهمَّ يا منْ لطفتَ بخلقِ السماواتِ والأرضَ ولطفتَ بالأجنةِ في بطونِ أمهاتِها ، الطفْ بنا في قضائِكَ وقدرِكَ ، لطفاً يليقُ بكرمِكَ ، يا أرحمَ الراحمينَ " ( ثلاثاً ) ، اللهمَّ انصرْ بفضلكَ سلطانِناَ ، وأهلكِ الكفرةَ أعداءَنا ، وآمِنا في أوطانِنا ، وَوَلِّ أُمُورَنا خِيارَنا ، ولا تُوَلِّ أمورنا شِرارَنا ، وارفعْ مَقْتَكَ وغضبَكَ عنا ، ولا تُسَلِّطْ علينا بِذُنُوبِنا منْ لا يخافُكَ ولا يرحَمُنا ، يا ربَّ العالمينَ . Fatiha Suresi سُوۡرَةُ الفَاتِحَة أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ اَلْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ العَالَمِينَ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ إيَّاكَ نَعْبُدُ وإيَّاكَ نَسْتَعِينُ اِهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ أنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّيِ Sabah Namazından Sonra ve Akşam Namazından Sonra Okunacak Dua SABAH اللّهُـمَّ بِكَ أَصْـبَحَنا وَبِكَ أَمْسَـيَنا ، وَبِكَ نَحْـيا وَبِكَ نَمـوتُ وَإِلَـيْكَ النِّـشور أَصْـبَحْنا وَأَصْـبَح مـلكُ لله وَالحَمدُ لله ، لا إلهَ إلاّ اللّهُ وَحدَهُ لا شَريكَ لهُ، لهُ المُـلكُ ولهُ الحَمْـد، وهُوَ على كلّ شَئٍ قدير ، رَبِّ أسْـأَلُـكَ خَـيرَ ما في هـذهِ الـيوم وَخَـيرَ ما بَعْـدَهـا ، وَأَعـوذُ بِكَ مِنْ شَـرِّ هـذهِ الـيوم وَشَرِّ ما بَعْـدَهـا ، رَبِّ أَعـوذُبِكَ مِنَ الْكَسـلِ وَسـؤِ الْكِـبر ،رَبِّ أَعـوذُبِكَ من فتنة دّونيا وَأَعـوذُبِكَ من عَـذابٍ النّـارِ وَعَـذاب القَـبْر AKŞAM اللّهُـمَّ بِكَ أَصْـبَحَنا وَبِكَ أَمْسَـيَنا ، وَبِكَ نَحْـيا وَبِكَ نَمـوتُ وَإِلَـيْكَ النِّـشور أَمْسَيْـنا وَأَمْسـى المـلكُ لله وَالحَمدُ لله ، لا إلهَ إلاّ اللّهُ وَحدَهُ لا شَريكَ لهُ، لهُ المُـلكُ ولهُ الحَمْـد، وهُوَ على كلّ شَيءٍ قدير ، رَبِّ أسْـأَلُـكَ خَـيرَ ما في هـذهِ اللَّـيْلَةِ وَخَـيرَ ما بَعْـدَهـا ، وَأَعـوذُ بِكَ مِنْ شَـرِّ هـذهِ اللَّـيْلةِ وَشَرِّ ما بَعْـدَهـا ، رَبِّ أَعـوذُبِكَ مِنَ الْكَسـلِ وَسـوءِ الْكِـبر ، رَبِّ أَعـوذُبِكَ من فتنة دّونيا وَأَعـوذُبِكَ من عَـذابٍ النّـارِ وَعَـذاب القَـبْر أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ رَبِّ إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء رَبِّ إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء رَبِّ إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهْ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهْ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهْ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهْ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا ذَا الجَلاَلِ وَالإِكْرَامِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ بدُعَاء رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ استجب دعاءنا برحمتك يا ارحمرّاحمين ٯ سّلاَ مٌ على المرسلين والحمدلالله ربّ العلمين أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَاراً صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
HATMEi ŞERiFiN SONU
MUSKAi ŞERiFiN SONU
إِنْتَهىَ حَتْمَءِ شريف
إِنْتَهىَ أَوْراَدِ ذِكْرِ راَشِدىِ
أَبْناَءَ بَشَغچلِ راَشِتْ طُنْخَ
كَرَعُقْلَنْ عُرِقِنَلْ
HATMEi RAŞiDAN PRO12 TÜRKÇE (LATiNCE) OKUNUŞU
SERi NUMARASI : V170620250816
ÖNSÖZ
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Selamün Aleyküm!
Raşidi Hatimi Yahutta "Hatmei Raşidan" Nedir?
Raşidi Tarikatının Kurucusu Başağaçlı Raşit Tunca'nın ezbere bildiği, veya okuyup zikrettiği, sureler, ayetler, salavatlar, zikirler dir. Ve Bunlar Raşit Tunca'nın Günlük veya haftalık veya senede bir veya ömürde bir okuyup zikretmiş olduğu veya muska olarak üzerinde taşıdığı dualar, zikirler, sureler, ayetler ve salavatların yaklaşık olarak tamamıdır.
Vird olarak okunmak istenince, en az haftada bir defa, orta haddesi günde bir defa ve en fazla, günde iki defa, sabah ve ikindi namazından sonra zikredilip hatmedilir. Arapça olanı "HAMEYLi MUSKASI" olaraktan, Herhangi güzel bir misk ile kokulanıp folya ile sarılı olarak ve deri muhafaza içinde üzerinizde, veya arabanızda veya çantanızda taşınır.
ZIRH VE KALKAN OLARAK TA
Bir Tabak içine bir küçük paket "Tuz" dökülür ve, Hatmei Raşidan okunurken, arada bir zikirdeki durak olan noktalara gelince, durup tabaktaki tuza üflenir, ve tabak kaşık yardımı ile karşıtırılarakdan, tekrar tekrar hatim bitesiye üflenir ve karşıtırılır. ve sonra bu tuz kapaklı bir kavonaza koyup ağzı sıkıca kapatılır. Haftada bir, 10 litreli bir kovaya, bir çay kaşığı katılıp, ılık su ile eritilir ve banyodan sonra, yani sabunlanıp durulandıktan sonra, bu tuzlu su, bir tas ile, bütün vucada dökülüp vücut ıslatılır, vücudun bu tuzlu suyu emmesi için biraz beklenir, ve sonra havlu ile kurulanılır, ve vücut iyonoze edilir, ve aynen pil gibi olunur, ve pili doldurmak içinde, hatme bir defa daha zikredilir, ondan sonra, her hafta, hatme okunmadan önce bu tuzlu su ile yukardaki tarif üzre banyo edilip, vücut iyonize edilir, ve sonra hatme okunur, ve vücudunuz bir elektrik kalkanı oluşturur bu sayede.
Ve aynı tuzdan, yemeklerinize de, salatalarınıza da kullanabilirsiniz. Tuz bitince yenisini yaparsınız.
Tahsini Şerif Nedir?
تحسين شريف
Tahsin demek El Hısn kökünden türemiştir Şerefli Kale ve Sığınak Manası taşır. Ve Sığınılacak en Şerefli Kale Allah ve Kelamı dır çünkü Kuran‘da şöyle şöyle olunca şöyle de minvalinde bize kelimelerinin gücünü öğreten yine Allah kendisidir. Mesela Felak suresi en basit örnek deki felan felan diye öğretir. işte „Raşidi Tahsini Şerifi’ni“ Okumannın veya yanında taşımanın faydaları mesela kureyş suresınde buyurduğu üzre acıktığınızda sizi doyuran ve korktuğunuzda emanında yani kalesinde sizi koruyan bu evin rabbine kul olun manasında ayet var yani kul olmaktan kasıt O'nun kalesine ve emanına sığının gibi bir mana.
Havle Binti Hakîm radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim”
dedi:
“Kim bir yerde konaklar da sonra “Yarattıklarının şerrinden Alllah’ın mükemmel kelimelerine (âyet, sıfat ve isimleri) sığınırım derse, konakladığı o yerden ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar vermez.
Okunuşu: "Euzü bi kelimatillahit-tammati min şerri ma halak"
Anlamı: "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım."
(Müslim, Zikir 54, 55. Aynca bk. Tirmizî, Daavât 40)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle dedi:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e akrep tarafından sokulmuş bir kimse getirilirdi. Râvi dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Eğer bu zat, yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım, deseydi sokulmazdı, veya ona zarar veremezdi.”
(Müslim, Zikir 55.)
Allah’ın mükemmel kelimeleri ifadesiyle Cenâb-ı Hakk’ın kelamı olan Kuran ayetleri ve, Peygamerin dilinden söylenen, kutsi hadisler veya normal hadisler de geçen dualar ile, işte manen O’nun şifalı sözleri kastedilmiş demek olmaz mı. O,nun Kelimelerinin Gücü kastedilmiş demek olmaz mı. Esasen bunlardan hangisinin söylendiği çok önemli değildir, Burada anlatmak istediğimiz "Euzü bi kelimatillahit-tammati " demek Allah kelamı olan ayet ve hadislerdeki dualara sığınmak demek, işte O'nun kelimelerinin gücüne sığınmak demektir, kelimler söylenince ise, bir frekans yayılımı söz konusudur, yani öyle olunca, dua ve ayetler okunarak Allah'ın kelamının frekans gücü demek olur, onun ile o frekanslar ile "min şerri mâ halak" denmesi de yani yarattığı şerli herşeye karşı gelebilen bir silah demek olur, bu frekans ve dua ve zikir silahı yani. Hadisler de "Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti" sözleriyle başlayan, muhtelif yerlerde ve zamanlarda okunması tavsiye edilen başka dualar da vardır.
işte „Raşidi Tahsini Şerifi’ni“ Okumannın veya yanında taşımanın faydaları : Okuyanlar veya yanında taşıyanlar Düşmanlarının şerrinden emin olurlar, fakirlik görmeden bir hayat yaşarlar, Vesveseye, unutkanlığa karşı şifadır. Tahsini Şerifi’ni düzenli okumak güzel ahlakın kapısıdır. Düşmanların şerrinden korunmak, korkulu bir yerdeyken emin ve güvende olmak için okunmalıdır. Hastalara okunması ise şifadır. Günahların affı ve sevap kazanmak için tekrar tekrar okunması gereken dualardan biridir. "Alimran" dan bir ayet vardır ki içinde "inneke entel vehhâb" olan ayet onu okuyan kimseye ömrü boyunca geçim sıkıntısı uğramaz rivayeti var. Virdimizi Okuyan Güzel ahlaka erişir, içinde Ayetel Kürsi gibi nice ayetler dualar vardır da mesela Hâdis-i şerîfte Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem: "Cibrîl bana gelip: Cinden bir ifrit sana tuzak kurmak istiyor, yatağına geldiğin zaman Ayete’l-Kürsî’yi oku. Yani yatmadan evvel Âyete’l- Kürsî’yi oku. dedi.” Buyurmuşlardır. Bunun gibi bütün sırlı ayet yani Allah Kelamı ve hadis ve dua ve salavatların toplandığı, Dua ve Zırhdır, Sığınak ve kaledir, Allah’ın kelimelerinin gücüdür.
„Raşidi Hatmei Şerifi’ni“ Okuma Adabı :
Müntesiblerimiz Normal günlük evradlarını okuyup zikredip tesbih ederler ve sadece Haftada bir gün Perşembeleri ikindiden sonra veya akşamı (Cumayı Akşamı) veya Pazar ikindiden sonra veya akşamı zikredilir. Ölülerimize yani geçmişlerimizin ruhuna gönderilen hediyeler Perşembeleri ve Pazarlar sunuluduğu için, Hatmenin içindeki Bütün Zikir Evrad ve Raşidi Hatimi ölülerimize geçmişlerimizin ruhuna da ve silsilemize de müntesiplerimizede sayilan liseteyede haftada bir defa hediye edilmiş olur bu sayede.
Elbette Tarikimizden Mezun olanlar ve güç yetirebilenler de Günlük yani hergün evrad yerine bunu okuyabilirler.
OKUMA SÜRESi: Takriben 2 Saat
_____ •°oO●Oo°•_____
HATMEi ŞERiF'iN BAŞLANGICI
_____ •°oO●Oo°•_____
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
(Esteuzubillah)
Ela Inne evliyaullahu ve ibadillahissalihiyne, la havfün aleyhim velahüm, yahzenun.
Ya Eyyuheşşeytanirracim ve hizbühü!
Ya Eyyühed deccal ve havassehü!
inneküm leyse bi sultanillehüm. Vela Tağviyennehüm, vela tusallitennehüm, belhüm ibadillahilmuhlasiyn, Ve inneküm ve Hizbeküm illa şeytanirracim.
Fahruc min hazel bedeni, min hazel beyti, min hazettarigı, min hazeşşehri, min hazel medineti, feinneküm raciym, ve inne aleyküm leanete ila yevmiddin.
TAHSiNi ŞERiF
Bismillahirrahmenirrahim
Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala elihi ve sahbihi ve selleme teslimen. Allahümme inni eselüke bil arşi velkürsiyyi venuri ellezi aleyhi seyyidüne Muhammedün sallallahü aleyhi ve sellem en tüsahhira li galbe men ahvecteni ileyhi ve en tekfiyeni şerre men yagdirü aleyye vela agdirü aleyhi ya men biyedihi melekütü külli şeyin ente alimün bihi ve gadirün aleyhi tehassentü bilhisni ellezi essessehüllahü sürühü La ilahe illallahü, babühü Muhammedün Resullulahi
miftahühü La havle vela kuvvete illa billahi men erade li süen hazelehüllahü hamsen hamsen lemsen lemsen lemüsen lemüsen me´münen me´münen enel esedü sehmi nefeze minhül mededü La übali min ehadin Bifazli (Bismillahirrahmenirrahim 3 külhü) Allahümme Ya cemilessetri iz ehatelbelaü min sidretül münteha en tekfiyeni şerre men emere alleyye ve neha. Allahümme in ceuni ferrüddehüm vein begav alleyye fehüddehüm feinneke entellahü Rabbi ve Rabbühüm ve Rabbül halaigi küllihim. (Feseyekfikehümüllahü vehüvessemiul alim. 3 defa) Fein tevellev fegul hasbiyallahü La ilahe illa hüve aleyhi tevvekeltü vehüve Rabbül arşil azim vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Ve sallalahü ala seyyidina Muhamedin ve ala elihi ve sahbihi ve selleme teslimen Velhamdülillahi Rabbil Alemin
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
HiZBÜL KEBiR
Bismillahirrahmenirrahim
Elhamdüllilahi rabbil alemine ve sallalahü ala seyyidina Muhammedin va ala elihi ve sahbihi ve selleme ve iza garetel Kurane cealne beynellezine La yüminune bil ahireti hicaben mesturan. Vecealne ala gulubihim ekinneten en yefgahuhu vefi ezenihim vegran ve ize zekerte rabbeke fil kurani vahdehü vellev ala edberihim nüfüren. Ya Malike yevmiddini iyyakanabüdü ve iyyakenesteyinü Rabbi la tezerni ferden veente hayrül verisin elif lam min nevev felevev amme nevev sümme levev amme nevev feamü ve sammü amme nevev fevegal gavlü aleyhim bime zalemü fehüm La. Efehasibtüm enneme haleknaküm abesen veeneküm ileyne La. Ve celane min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden feağşeynehüm fehüm La. Ya mağşerel cinni vel insi inistedağtüm en tenfüzü min egtarissemavati vel ardi fenfüzü La
(La elei ille eleüke ya Allah. / 3 defa) inneke semiun alimün. Vebil hakkı enzelnahü vebil hakkı nezele vele havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim. Elteceme küllü merdin ve zelle küllü zi batşın şedidin muanidin ve teleşet mekenidül cini ve insi ecmaiyne biesmaike ya Rabbel alemine bissemavatil gaimeti fehünne bil gudreti vagifetün bisseb’ı elmütegıbati bil hücubi elmüteradifati bimevagıfi elemlaki fi mecari el eflaki bil kürssiyyi elbasiti bilarşi elmühiti biğayatil ğayeti bimevadııl işarati bimen dene fetedelle fekene gabe gavseyni ev edne hadeatil meredetü fekübitü haseel meridü ve zellel hasidüs esteantü billahi ala küllü men neva li süen keyfe ehafü ve ilahi emeli em keyfe edamü ve ala ilahi müttekeli. Allahümme ehrüsni min keydil fesıgı ve min sedevatil merigı ve min ledğatil ğasigi bi Kef He Ye Ayn Sad küfiytü bi Ha Mim Ayn Sin Gaf humiytü (Feseyekfikehümullahi vehüvessemiul alim / 3 defa) Vele havle vele kuvvete ille billahil aliyyil azim. Bismilahi ma eğzamellahe küllema evgadü neran lil harbi etfaehellahü. Keteballahü La eğlibine ene ve rusuliye innallahe gaviyyin aziz. Allahümme Ya men elceme bahre bi gudretihi ve gaherel ibade bihikemtihi ikfini ente kafi ve anet ilvücuhü Lil hayyil kayyumi ve gad habe men hamele zulmen fellahü hayrun hafizen vehüve Erhamür rahimin. Egbil vela tehaf inneke minel eminin. La tehaf necevte minel kavmiz zalimiyn ,La tehaf dereken vela teahşa. La tehaf inneke entel ağla. La tehaf feinneni meakümasmeu ve era. La tehaf inni La yehafü ledeyyel mürselün. Vele yübedillennehüm min bağdi havfihim emnen ve emenehüm min havfin. Allahümme emmine min külli havfin ve hemin ve ğamin ve kerbin kedin kedin kerdedin kerdedin kerdehin kerdehin dehin dehin deh deh Allahü Rabbül izzeti ketebesmahü ala külli şeyin eazzeh. Hadzea küllü şeyin Liazameti sultanih. Allahümme ehdzi li cemia men yerani minel cinni vel insi vettayri vel vuhuşi vel hevemmi. Allahümmecal li nüran min nurike ala vechi vemin ziyal sultanike emami hatte ize Raevni velev heribine hadziyne liheybetillahi veliheybeti esmaihi veliheybeti tedekdeketil cibalü bi Kef He Ye Ayn Sad küfiytü bi Ha Mim Ayn Sin Gaf humiytü
(Feseyekfikehümullahi vehüvessemiul alim / 3 defa) Vele havle vele kuvvete ille billahil aliyyil azim. Rabbena erinellezyni edzallene mine cinni vel insi nacalhüma tahte egdamina liyeküne minel esfeline ve reddallahüllezine keferu bigayzihim len yenalü hayren Ve kefellahül mümininel gıtate ve kennallahü gaviyyen azizen. Behe behe behe behye behye behye behyatin behyatin behyatin elgadimü el elzeliyyü yuhdziu li cemia men yerani lemagfercele ya erdzü hudihim gul künü hicaraten ev ahdiden vegıfühüm innehüm mesülün. Keennehüm huşubün müsennedetün vele havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim tuhurun bidagun mahbebehün surehun mahbebeh segfatisun segatimun ehunun kaf edümme hamme heün Amin.
Muhammedün Rasulullahi vellezine meahü eşiddeü alal küffari ruhameü beynehüm terahüm rukkean succeden yebteğune fadlen minallahi ridzvanen simehüm fi vücühihim min eseris sücudi zelike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incili kezerın ehrace şetehü fe ezerehü festağleze festeva ala sügihi yucibuzzurra liyağize bihumül küffare ve adallahü llezine emenev ve amilüssalihati minhüm mağfineten ve ecren azime.
Sadagallahül azimü ve sallallahü ala seyyidina Muhammedin Nebbiyyil Kerimi ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyne adede ma yeteallagu bihi itmüllahi gadimi minel caizi vel vacibi vel müstehiyli cümleten tef sıylen münzü hulugatid dünya ila yevmil gıyameti fi külli yevmin mietü elfi merretin ve fi külli merretin mislü gadri zelike ve ala elihi ve sahbihi ve selleme.
(Ya Azizü / 100 defa)
(Ya Azizü felem ezel bi izzike azizen ya azizü / 7 defa)
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
HiZBÜS SAĞiR
Hizbüs Sağir
Billmillahirrahmenirrahim
Va sallallahu ala seyyidine Muhammedin ve ala elihi ve sahbihi ve sellem.
Bismil ilahil haligıl ekberi vehüve hırzun meniun mimme ehafü ve ahzeru la gudrete li mahlugin ma gudretil halıgi yulcimuhu bilicemi gudretihi eahme hamiŝen etme tamiŝen ve kenallahu gavviyen azzize(n) Ha Mim Ayn Sin Gaf himayetune Kef He Ye Ayn Sad kiffayetüne
(Feseyekfikehümmullahü vehüves semiul alim / 3 defa) Vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim. Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala elhi ve sahbihi ve sellem.
(Ya Baariu / 100 defa)
(Ya Latiifu / 127 defa)
(Allahümme ya latiiyfen bi halgıhi ya alimen bi halgıhi ya habiren bi halgıhil tuf bine ya latiiyfu al alimu ya habiru / 7 defa)
(Ya Allah / 66 defa)
(Ya Daimu / 66 defa)
Leked devemül ezeliyyü vel begaüs sermediyü hatte teriŝel erdza ve men aleyhe ve ente hayrül veriŝin sübhaneke ya daimü ente veliyyüne fağfirlene ve erhamne ve ente hayrül ğafirin. Subhaneke ya daimurzukne halavete mehabetike vahşurne fi zümüretil muhibbine vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim.
(Ya Vedud / 240 defa)
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
Salati Muhammedi Zatiye
ibrahim Düsûkî (Kuddise Sirruhû)nun Salâtı
Allâhümme salli alezzâti'l-Muhammediyyeti'l-latîfeti'l-ehadiyyeti şemsi semâi'l-esrâri ve mazheri'l-envâri ve merkezi medâri'l-celâli ve qutbi feleki'l-cemâl. Allâhümme bi sirrihî ledeyke ve biseyrihî ileyke âmin havfî ve eqil asratî ve ezhib huznî ve hırsî vekün lî ve huznî ileyke minnî verzuqni'l-fenâe annî ve lâ tec-alnî meftûnen binefsî mahcûben bihıssî vekşif lî an külli sirrin mektûmin yâ hayyu yâ qayyûm.
Okuma Usulü :
En Az Günde 1~3 Defa veya En Fazla Günde 41 Defa Sabah veya ikindi'den sonra okunup zikredilir.
SALATI SEYYiD AHMED EL BEDEVi
Allahümme salli 'alâ seyyidina ve mevlâna Muhammedin şecereti'l-asli'n-nûrâniyye,
ve lem'âti'l kabdzati'r-rahmâniyye ve efdali'l-halîkati'l-insâniyye ve eşrefi's- sûreti'l-cismâniyye,
ve ma'dini'l-esrâri'l-ilâhiyye ve hazâini'l-'ulûmi'l-ıstıfâiyye sâhibi'l kabdzati'l-asliyye,
ve'l-behceti's-seniyye ve'r-rütbeti'l-aliyye men inderaceti'n-nebiyyûne tahte livâihî fehüm minhü ve ileyh.
ve salli ve sellim ve bârik 'aleyhi ve 'alâ âlihi ve sahbihî 'adede mâ halakte ve rezakte ve emette ve ahyeyte ilâ yevmin teb'asü men efneyte ve sellim teslîmen kesîrâ.
Ve'l-hamdü lillahi rabbi'l-âlemîn.
Okuma Usulü :
En Az Günde 1~3 Defa veya En Fazla Günde 41 Defa Sabah veya ikindi'den sonra okunup zikredilir.
SALATI MEŞiŞiYA
ibni Beşişe Rahimehullah
Salat al-Maşişiyya
Bismillahirrahmenirrahim
Allahümme Sali ala men minhü enşaggatil esraru ven felegatil envaru vefihi ertegat elhegaigu ve tenezzelet ulumu ademe feacezel halaige velehü tezaelet elfühümü felem yüdrikhü minne sebigun vela lahigun feriyazu elmelekuti bizehri cemalihi münigatün ve hiyazu el ceberuti bifeyzi envarihi mütedefigatün vela şey e illa vehüve bihi menutun iz levle elvası tatu lezehebe (kema gı le) elmevsutu saleten teligu bike minke ileyhi kema hüve ehlühü allahümme innehü sırrukel cemiud dal lu aleyke ve hicabukel eazamul gaimu leke beyne yedeyke allahümme elhigni bi nesebihi ve haggigni bi hasebihi ve arrifni iyyehu marifeten eslemu bihe min meverihi el cehli ve ekrau bihe min meveridil fazli vahmilni ala sebilihi ila hazretike hamlen mahfufen binusretike vagzif bi alel batili fe edmeğuhu ve zucce bi fi biheril ehadiyyeti venşilni min evhalit tevhidi ve eğrigni fi ayni bahril vahdeti hatte la era vela esmea vela ecide vela ühısse illa bihe vecal el hicabel eazeme hayete ravhi ve ruhahu sırre hagigati ve hagigatehü cemia avalimi bitahgıgi elhaggıl evveli ya evvelü ya ahiru ya zahiru ya batinu esmea nidei bima semı´te bihi nidee abdike zekeriyya (ven surni bike leke ve eyyidni bike leke vecma beyni ve beynike ve hul beyni ve beyne ğayrike 3 defa) allah allah allah innellezi feraze aleykel kurane leraeddüke ila maadin. Rabbena atina min ledünke rahmeten veheyyi´lene min emrine raşeden subhane rabbike rabbil izzeti amme yasifune ve selamun alel mürseline vel hamdülillahi rabbil alemine.
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
HiZBÜS SEYFi
Hz Ali'nin (r.a.) Kılıç Duası
Bismillahirrahmenirrahim
ve sallallahu mevlana muhammedin ve elihi vesahbihi ve selleme allahümme inni ügadimü ileyke beyne yedeykülli nefsin velemhatin ve tarfetin yatrifü bihe ehlüssemavaati ve ehlül ardi ve külli şeyin hüve fi ilmike kainin evgad kane ügadimü ileyke beyne yedey zelike küllihi
Bismillahirrahmenirrahim
allahümme entallahül melikül haaggül mübinül gadimül müteazzizü bil azamati vel kibriyai elmünferidü bil bagail hayyul kayumul gadirul muktedirul cebbarul gahherullezi la ilahe ille ente (3 kulhü) ente rabbi ve ene abdüke amiltü süen ve zalemtü nefsi vagtereftü bizenbi fagfirli zünübi küllehe feinnehü la yağfiruzünübe ille ente ya ğafuru ya şekürü ya halimu ya kerimu ya saburu ya rahimu allahümme inni ahmedüke ve entel mahmudu ve ente lilhamdi ehlün ve eşkürüke ve entel meşkürü ve ente lişşükri ehlün me hassasteni bihi min mevehibir regaibi ve evsalte ileyye min fadza ili ilis sanaii ve evleyteni bihi min ihsanike ve bevve´teni bihi min mezannetis sıdgi indeke ve enelteni bihi min minenikel vasileti ileyye ve ahsente bihi ileyye külli vagtin min def´il beliyyeti anni vettevfiki li velicabeti liduai hiyne ünedike daiyen ve ünecike rağiben ve ed´uke mütedzarrian safiyen zarian ve hiyne ercüke raciyen fe ecidüke kafiyen ve elüzübike fil mevatini küllihe fekün li veli ihvani küllihim caren haziren hafiyyen beren veliyyen fil umuri küllihe naziren ve alel a´dai küllihim nasiren velil hateye vezzünibi küllihe ğafiren veliluyubi küllihe setiren elem a´dem avneke ve birike ve hayreke ve izzeke ve ihsaneke tarfete aynin münzü enzelteni derel ihtibari vel fikri vel iğtibari litenzure ma ügadimü lidaril hulidi velgarari velmügameti ma al ahyari fe ene abdüke fecalni (ya rabbi 3 defa) atigake ya ilahi mevlaye hallisni ve ehli ve ihvani küllihim minennari ve min cemi il medzarri vel mazalli vel mesaibi vel meaibi ven nevaibi vellevazimi vel hümümilleti gad severetni fihel gumumi bimearizi esnafil belai ve duribi cehdilgazai ilehi la ezkürüminke illel cemile velem era minke illettafzile hayrüke li şemilün ve sunike li kamilün velütfüke li kafilun ve birruke li gamirun ve fadzlüke alleyye daimün mütevatirun ve niamüke indi müttesilatün lem tuhfirli civari ve emente havfi ve saddakte racei ve haggagte emeli ve sahebteni fi esfari ve ekremteni fi ahdzari ve afeyte emradzi ve şefeyte evsabi ve ahsente müngalebi vemesveye velem tüşemit bi a´dai ve hussadi ve rameyte men ramani bisüin ve kefeyteni şerre men adani fe ene eselüke ya allahül ene en tedfea anni keydel hasidine ve zulmez zalimine ve şerrel muanidine vahmini ve ehli ve ihvani küllehüm tahte süredigati izzike ya ekremel ekremine ve baid beyni ve beyne a´dai keme beadte beynel meşrigi vel mağribi vahtef ebsarehüm anni binuri gudsike vadzreb rigabehüm bicelali mecdike vagt´a e´anagahüm bisetavati gahrike ve ehlikhüm ve demmirhüm tedmiren keme defa´te keydel hussadi an enbiyaike ve dzarabte rigabel cebabireti li esfiyaike ve hatefte ebsarel a´dai an evliyaike vegatate a´nagel ekasireti lietgiyaike ve ehlektel ferainete ve demmerted decacilete lihavassikel mugarrebine ve ibadikes salihine.
(ya giyasel müstagisine egisni) (3 defa)
ala cemii a´daike fehamdi leke ya ilahi vasibun ve senai aleyke mütevatirün daiben daimen mineddehri bielvanit tesbihi vettakdisi vesunufil lugati medihati ve esnafit tenzihi halisen lizikrike ve merziyyen leke binasiit tahmidi vettemcidi ve halisit tevhidi veihlsit tegarrübi vettakribi vettefridi ve imhazit temcidi bitulit teabbudi vetta´didi lem tüan fi gudretike velem tüşerek fi üluhiyetike velem tulem leke mahiyyetün feteküne lileşyail muhtelifeti mücenisen velem tüayen iz hubiset eleşyaü alel azaimil muhtelifeti vela haregat elevhamü hücübel guyubi ileyke fa´tegidu minke mahduden fi mecdi azamatike la yabluğuke bu´dül himemi vela yenalüke gavsül fitani vela yentehi ileyke basaru nazirin fi mecdi cebarituker tefeat an sifatil mahlugine sifatu gudretike ve an zikriz zekirine kibriyaü azamatike fela yentagisu me eradte enyezdede vela yezdadü me eradte enyentegise la ehade şehideke hiyne fetartel halge vela nidde vela zidde hazereke hiyne bere´ten nüfüse kellet elsünü an tefsiri sifatike ven hasaret el ugulü an künhi mi´rifatike ve sifatike ve keyfe yusefü künhü sifatike ya rabbi ve entallahül melikül cebbarul guddüsül ezeliyyüllezi lem yezel vela yezalü ezelliyyen bagiyen ebeden sermediyyen daimen fil guyyubi (vahdeke la şerike leke) (3 defa) leyse fihe ahedün gayreke velem yekün ilehün sivake haret fi bihari behai melekütike amigatü mezehibit tefekküri ve tevezeat elmülükü liheybetike ve anet elvücuhu bizilletil istikaneti liizzetike vengade külli şeyin ligudretike vehazeat leker rigabü ve kelle düne zelike tahbirül lügati ve zalle hünaliket tedbirü fi sıfatin fi tesarifissıfati femen tefekkere fi inşaikel bedii vesenaiker rafii ve teammege fi zelike racea tarfühü ileyhi hasien hasiren ve aglühü mebhüten tefekkürühü mütehayyiren esiren. allahüme lekel hamdü hamden kesiren daimen mütevaliyen mütevatiren mütezaifen müttesian müttesigan yedümu veyetezaafu vela yebidu gayre mefgudin fil meleküti vela metmusin fil mealimi vela müntegasin fil irfani felekel hamdü mekarimikelletti la tühsa ve niamikelleti latüstagse filleyli ize edberi vessubhi ize esfere vefil berri vel bihari vel gudivvi vel asali vel aşiyyi vel ibkari vezzahireti vel eshari vefi külli cüzin min eczail leyli vennehar . allahümme lekel hamdü bitevfigike gad ehzartenin necate ve cealteni minke fi vilayetil ismeti felem ebrah fi sübügi neamaike ve tetebui elaike mahrusen bike firreddi vel imtinai ve mahfuzen bike fil meneati veddifei anni. allahümme inni ahmedüke iz lem tükellifni fevga tagati velem terdza minni ille taati ve radziyte minni min taatike ve ibadetike düne istideati ve egalle min vüsi ve magdireti feinneke entellahül melikül haggullezi la ilahe illa ente lem tegib vela tegibu anke gaibetün vela tehfa aleyke hafiyetün velen tezille anke fi zulemil hafiyyeti dzalletün innema emrüke ize eradte şeyen en tegule lehü kün feyekün ( 3 kulhü) allahümme lekel hamdü hamden kesiren daimen misle ma hamedte bihi nefseke ve ezafe ma hamedeke bihil hamidüne ve sebbehake bihil müsebbihune ve meccedeke bihik mümeccidüne ve kebbereke bihil mükebbirune ve helleleke bihil mühellilüne ve gaddeseke bihil mügaddisune vevahhedeke bihil müvahhaidüne ve azzemeke bihil müazzimune vestağfereke bihil müstağfirune hatte yeküne leke minni vahdi fi külli tarfeti aynin ve egalle min zelike mislü hamdi cemiil hamidine ve tevhidi esnafil müvahhaidine vel mühlasine ve tagdisi ecnasil arifine vesenai cemiil mühalliline vel müsalline vel müsabbihine ve misle ma ente bihi alimun ve ente mahmudun ve mahbubun ve mahcubun min cemii halgike küllihim minel hayavanati vel beraye vel enam. ilahi eselüke bimesailike ve ergabu ileyke bike fi berekati ma entagdeni bihi min hamdike ve veffagteni lehü min şükrike ve temcidi leke fema eysere me kellefteni bihi min haggike ve agzeme ma veadteni bihi min neamaike ve mezidil hayri ale şükrikebtede teni binniami fadzlen ve tavlen ve emerteni bişükri haggen ve adlen veveadteni aleyhi edzafen ve meziden ve eateydeni min rizgike vesian kesiran ihtiyren ve rizen ve seelteni anhüb şükren yesiran. lekel hamdü allahümme alleyye iz necceyteni ve afeyteni birahmetike min cehdil belai ve derkiş şegai velem tüslimeni lisüi gazaike ve belaike ve cealte melbesiyel afiyete ve evleytenil bestete verrehae ve şereate li eysere gasdi vedzeafte li eşrefel gasdi mea ma abedteni bihi min mehaccetis şerifeti ve beşşerteni bihi mined derecetil aliyyetir rafiati vestafeyteni bieazemin nebiyyine daveten ve eftalihim şefeaten ve erfaihim dereceten ve egrabihim menzileten ve evzahihim hücceten muhammedin sallahü alleyhi veale elihi veseleme veale cemiil enbiyai velmürselin ve eshabihit tayyibinet tahirine (3 külhü) allahüme salli muhammedin veala eli muhammedin vagfirli veli ehli veli ihveni küllihim mele yeseuhu ille magfiretüke vele yemhaguhu ille afvüke vela yükafirühu ille tecavuzuke ve fazlüke ve hibli fi yevmi heze veleyleti hezihi ve saati hezihi ve şehri heze ve seneti hezihi yakinen sadigan yühevvinü aleyye mesaibed dünya vel ahireti ve ehzenehüme ve yüşevviguni ileyke ve yurağğibuni fi me indeke vektüb li indekel mağfirete ve belliğnil keramete min indeke ve evziğni şükre me enamte bihi aleyye feinneke entellahüllezi la ilahe illa entel va hidül ehadür rafiul bediul mübdiul muidus semiul alimul lezi leyse li emrike medfeun vela an gadzaike mümteneun ve eşhedüenekke rabbi ve rabbü külli sşeyin fatirus semavati velerdzi alimül gaibi veşşehadetil alliyyül kebirul müteali (3 kulhü) allahümme inni eselükes sebete fil emri vel azimete alar rüşdi veş şükri niamike ve eselüke husne ibadetike ve eselüke min hayrin külli ma talamu ve euzü bike min şerri külli ma talamu ve estagfiruke min şerri külli ma talamu inneke ente allamul guyubi ve eselüke li veliehli veliihvani küllihim emnen ve euzu bike min cevri külli cairin ve mekri külli makirin ve zulmi külli zalimin ve sihri külli sahirin ve bagğyi külli bağin ve hasedi külli hasidin ve gadri külli gadirin ve keydi külli kayidin ve adevati külli aduvvin ve ta´ni külli tainin ve gadhi külli gadihin ve hiyeli külli mütehayyilin ve şamatati külli şamitin ve keşhi külli kaşihin. allahümme bike asülü alel a´dai vel kuranai ve iyyake ercü vilayetel ehibbai vel evliyai vel gurabai felekel hamdü mele estatiu ihsaehu vela ta´didehü min avaidi fadzlike ve avarifi rizgike ve elvani ma evleyteni bihi min irfadike ve keramike fe inneke entallahüllezi la ilahe illa entel faşi fil halgi hamdükel basitü bil cüdi yeduke la tuzaddü fi hükmike vela tünezeu fi emrike ve sultanike ve mülkike vela tüşarekü fi rububiyyetike vela tüzahamü fi haligatike temlikü minel enami ma teşeu vela yamliküne minke ille ma türidü. allahümme entallahül mün imul mütefadzzilül gadirul muktedirul gahirul mugaddesü tereddeytü bil mecdi vel behai veteazzemte bil izzeti vel alai vete ezzerte bil azameti vel kibriai (3 kulhü) vetegaşşeyte bilnuri vezziyai vetecellelte bil mehabeti vel behai lekel mennül gadimü vessultanüs şemihu ve mülkül bezihu velcudül vesiu vel gudretül kemiletü vel hikmetül beliğatü vel izzetüş şemiletü felekel hamdü me cealteni min ümeti muhammedin sallalahu aleyhi veseleme ve elihi vehüve efdalü beni edeme aleyhisselamüllezine kerremtehüm ve hameltehüm fil berri vel bahri ve rezagtehüm minettayyibeti ve fadzzeltehüm kesirin min halgike tafdzilen vehalagteni semian basiran sahihan seviyyen salimen muafen velem teşğalni binuksanin fi bedeni an taatike vela biafetin fi cevarihi vela ahetin fi nefsi vela fi agli velem tem na´ni kerameteke iyyaye vehusne saniike indi ve fazle menaihike ledeyye vena´maike aleyye entellezi evsa´te aleyye fiddünya rizgan ve fazzalteni kesirin min ehlihe tafzilen fecealte li seman yesmau eyetike ve aglen yefhemü imeneke ve basaran yera gudreteke ve füeden yağrifu azameteke ve galben yağtegidu tevhideke fe ini lifadzlike aleyye şahidun hamidun şakirun veleke nefsi şakiretün ve bihaggike alleyye şahidetün ve eşhedü enneke hayyun gable külli hayyin ve hayyun bağde külli hayyin ve hayyun bağde külli meyyitin ve hayyun lem teris elhayate min hayyin velem tagtá hayreke ani fi külli vagtin velem tagtá racei velem tünzil bi ugubetin nigami velem tuğayyir aleyye veseigan niami velem temna anni degaigel isemi felev lem ezkür min ihsaneke ve inamike aleyye ille afveke anni vettevfige li vel isticabete li duai hiyne rafağtu savti bi duaike ve tahmidike ve tevhidike ve temcidike ve tehlilike ve tekbirike ve tağzimkike ve ille fi tagdirike halgi hine savverteni fe ahsente sureti ve ille fi gismetil erzegi hine gaddertehe li lekene fi zelike me yeşgalü fikri an cehdi fekeyfe ize fekkertü finni amil izemilleti etegallebü fihe vela eblugu şukre şeyin min he felekelhamdu adede me hafizehü ilmüke ve cera bihi galemüke ve nefeze bihi hükmüke fi halgüke ve adede me ve siadhü rahmetüke min cemii halgüke ve adede me ehatet bihi gudretüke ve edzafe me testevcibühü min cemii halgüke. allahümme inni mugirun binimetike aleyye fetemmim ihsaneke ileyye fi me bagiye min umri bi ağzeme ve etemme ve ekmele ve ahsene mimme ahsente ileyye fi me medza minhü birahmetike ya erhamerrahimin. allahümme inni eselüke ve etevesellü ileyyke bi tevhidike ve temcidike ve tahmidike ve tehlilike ve tekbirike ve tesbihike ve kemelike ve tedbirike ve tağzimike ve tagdisike ve nurike ve ra´fetike ve rahmetike ve ilmike ve hilmike ve uluvike ve gararike ve fadzlike ve celalike ve menike ve kemelike ve kibriyaike ve sultanike ve gudretike ve ihsanike ve imtinanike ve cemalike ve behaike ve bürhanike ve gufranike ve nebiyyike ve veliyyike ve itretihit tahiriyne en tüsalliye seyyidine muhammedin ve sairi ihvanihil enbiyai vel mürseline ve enle tahrimeni rifdeke ve fadzleke ve cemaleke ve celaleke ve fevaide kerametike fe innehü la tagt´terike li kesreti me gad neşerte minel ataye avaigul buhli vela yungisu cüdeke tagsiru fi şükri nigmetike vela tünfidu hazaineke mevahibukel müttesiatü vela tüessiru fi cüdikel azimi minehükel fe igatül celiletül cemiletül esiletü vela tehafü zayme imlagin fetükdi vela yelhaguke havfü udmin feyüngise min cüdike feyzu fazlike inneke me tesau gadirun ve bil icabetü cedirun. allahümmerzukni galben haşien hadzien dzarian ve aynen bekiyeten ve bedenen sahihen sabiren ve yakinen sadigan bilhaggi sadian ve tevbeten nesuhan ve lisanen zakiren ve hamiden ve imanen sahihen ve rizgen helalen tayyiben vesian ve ilmen nefian ve veleden salihan ve sahiben müvefigan ve sinnen tavilen bil hayri müştegilen bil ibadeti haliseti ve hulugan hasenen ve amelen salihan mütegabbelen ve tevbeten magbuleten ve dereceten rafiaten vemreeten mümineten taieten allahümme la tünsini zikreke vela tüvellini gayreke vela tüemmini mekreke vela tekşif anni setreke vela tüknitni min rahmetike vela tübidni min kenefike ve civarike ve eizni min suhtike ve gazabike vela tüeyyisni min rahmetike ve ravhike ve kün li veli ehli veli ihvani küllihim enisen min külli ravatin ve havfin ve haşyetin ve vahşetin ve gurbetin vagsimni min küllihelketin ve neccini min külli beliyyetin ve afetin ve ahetin ve gussatin ve mihnetin ve zelzeletin ve şiddetin ve ihanetin ve zilletin ve galebetin ve gilletin ve cuin ve ateşin ve fagrin ve fagatin ve dzigin ve fitnetin ve vebain ve belain ve garegin ve hargin ve bergin ve sergin ve harin ve berdin ve nehbin ve gayin ve dzalalin ve dzaletin ve hemmetin ve zelelin ve hataye ve hemin ve gamin ve meshin ve hasfin ve gazfin ve halletin ve illetin ve meradzin ve cununin ve cuzamin ve berasin ve felacin ve basurin ve selesin ve nagsin ve heleketin ve fadzihetin ve gabihatin fiddareyni inneke la tuhliful mi ad. allahümme erfeani vela teza´ni vedfeanni vela tedfeani ve atini vela tahrimni ve zidni vela tüngisni verhamni vela tuazzibni ve ferric hemmi vekşif gammi ve ehlik aduvvi vensurni vela tahzulni ve ekrimni vela tuhinni vesturni vela tefzahni ve esirni vela tü´sir aleyye vahfezini vela tüzayyi´ni fe inneke külli şeyin gadirun ya agdarel gadiriyne veya esraal hasibine ve sallahu alla seyidine muhammedin ve elihi ve selleme ecmaine ya zel celali vel ikrami allahümme ente emertene bi duaike ve veadtene bi icabetike ve gad deavneke keme emertene fe ecibne kema ve adtene ya zel celali vel ikrami inneke la tuhliful miad allahümme ma gadderte li min hayrin ve şeratü fihi bitevfigike ve teysirike fe temmimhü li biahsenil vücuhi külli he ve esvabihe esfehe fe inneke ma teşeü gadirun ve bil icabeti cedirun nigmel mevla ve nigmen nasiru veme gadderte li min şerin ve tuhaziruni min hü ve esrifhu anni ya hayyu ya kayyumu ya men gamet essemavetü vel erzu bi emrihi ya men yumsikus semae entegaa alel ardzi ille bi iznihi ya men emruhu iza erade şeyen enyagule lehu kunfeyekun. fesubhanellezi biyedihi melekütü külli şeyin ve ileyhi türceun (subhanallahil gadiril gahiril gaviyyil azizil cebbaril hayyil gayyumi bile muiynin vela zahirin birahmetike estagisu 3 defa) allahümme hezedduaü ve minkel icabetü ve hezel cuhdü minni ve aleyket tuklanü (vela havle vela guvvete illa billa hil aliyyil azim 3 defa) velhamdülillahi evvelen ve ahiren ve zahiren ve batinen ve sallallahu seyyidine muhammedin ve elihi ve eshabihit tayyibinet tahirine ve selleme teslimen kesiran esiren daimen ebeden ila yevmiddin ve hasbunallahi ve nigmel vekilu velhamdülillahi rabbil alemine ve sallallahu seyyidine muhammedin veala elihi fi külli lamhatin ve nefesin adede me vesiahu ilmullah.
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa, veya orta haddesi, Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir, En Fazla Günde Yedi Defa okunup zikredilir.
MÜNACATI ÜVEYS EL KARANi
Veysel Karani hazretlerine ait münacat
Hizbul Mûğni Duası Okunuşu :
Bismillâhirrahmânirrahıym
İlâhi bike esteğısü fe ağisnî ve aleyke tevekkeltü fe ekfinî yâ kâfi ekfinil mühimmâti min emriddünyâ vel âhireti yâ rahmâneddünya velâhireti ve rahimehümâ innî abdüke bibâbike zelîlüke bibâbike zelîlüke bibâbike esîruke bibâbike miskînüke bibâbike zaîfüke bibâbike yâ rabbel âlemine ettâliu bibâbike yağıysel müsteğîsîne mehmûmike bibâbike yâ kâşife kerbi külle mekrûbîne.Ve enâ âsîke yâ tâlibel müsteğfirîne el-mûğırru bibâbike yâ ğâfiral lil müznibîne elmu'terifü bibâbike ya erhamerrâhımîne. Elhâti'ü bibâbike yâ rabbel âlemine ezzâlimü bibâbike elbâisül haşiu bibâbike erhamnî yâ mevlâye. İlâhî entel ğâfiru ve enel mesî'u ve hel yerhamül mesî'e illel ğâfiru mevlâye, mevlâye. İlâhi enterrabbü ve enel abdü ve hel yermahül abde illerabbü mavlâye, mevlâye.İlâhi entel melikü ve enel memlûke ve hel yerhamül memlûke illel mâlikü mevlâye, mevlâye.İlâhi entel gâviyyü ve'enezzâ'îfü ve hel yerhamuz-zaîf ve illel gaviyyü mevlâye, mevlâye.İlâhi entel azîzü ve enezzeliylü ve hel yer-hamuzzeliyle illel aziyzü mevlâye, mevlâye. ilâhi entel kerimü ve enelleimü ve hel yerhamülleime illel kerimü mevlâye, mevlâye. İlâhi enterrazzaku ve enel merzûku ve hel yerhamül merzuka illerrazzaku mevlâye, mevlâye. İlâhi enezza'ifü enezzelîlü enelHakiru entel aliyyu entel afüvvu entel gafuru entel gaffâru entel hannânü entel mennânü enel müznlbü enel hâifü enezzaîfü ilâhi el'emânü el emânü. Fîy zulmet il gabri vedıy katihî ilâhi el'emânü inde suali münkerin ve nekirin ve Heyeti hümiâ ilâhi el'emâne el'emâne İnde vahşetil kabri ve şiddetihi ilâhî el'emâne el'emâne. Fi yevmin kâne mıkdâruhü ham siyne elfe senetin ilâhi el'emâne el'emâne yevme yünfehu fissuri fefezia men fissemavâti vemen fil ardı illâ men şâallâhü ilâhi el'emâne el'emâne.Yevme zülziletil ardu zilzâleha ilâhi elemâne, el'emâne. Yevme teşekka kussemâ-ü bilgamâmi ilâhi el'emâne elemâne yevme netvissemâ'ü ketayyissicil-li lil kütübi ilâhi elemâne, el'emâne. Yevme tübed-delül ardu gayral ardı vessemâvâtü veberazü lillâhil vahıdil kahhârı. İlâhi el'emâne, el'emâne. Yevme yen-zurul mer'ü ma'kaddemet yedâhü veyekulül kâfim yâleyteni küntü türâbâ. İlâhi el'emâne el'emâne. Yevme yünâdi el'münâdi min batnânil arşi eynel âsune ve eynel müznibûne ve eynel hâsirune helüm-mü ilel hısabi. Ve ente talemu sırri ve alâniyyeti fek- bel mazirati. İlâhi âh minkesratizzünubi vel isyâni âh minkesratizzulmi velcefâ'i âh min nefsil matrudeti âh, min'nefsil matbuati bilhavâi âh minel hevâyi
yâ gıyâsel müstegîsîyne agisnî
yâ gıyâsel müstegîsîyne agisnî
yâ gıyâsel müstegîsîyne agisnî inde teğayyurü hâli... Allâhümme inni abdükel müznibül mücrimüi muhtı'ü.
Hallisni minennar Ya Hulusi, Ya Hulusi, Ya Hulusi.Hallisni minennar Ya Hulusi, Ya Hulusi, Ya Hulusi. (Veya)
Ecirni minennarı ya muciru, ya muciru, ya muciru.Ecirni minennarı ya muciru, ya muciru, ya muciru.
Allâhümme in'terhamni fe'ente ehlün vein tüazzib Ni fen a ehlün ferhamni yaehlettakva veya ehlel mağfireti ve yâ erhamerrahımine ve yâ hayren-nâsırlne veya hayral gâflrlne hasbiyellâhü vahdehü birahmetike ya erhamerrâhımine ve Sallellahü alâ seyyidinâ Muhmmedin ve âlihi ve sahbihi ecmeîne velhamdülillâhi rabbil âlemine...
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
HiZBÜL BAHR
Hizbul Bahr
Bismillahirrahmanirrahim…
Allahümme ya aliyyü, ya azıymü, ya alim.
Ente rabbi veılmüke hasbi.
Fe nı’mer rabbü ve nı’mel hasbü hasbi.
Tensuru men teşaü ve entel azizür rahıym.
Nes’elükel ısmete fil
Harekati ves sekenati vel kelimati vel iradati vel hatarati minez zünıni ves şükuki vel evhamis satırati lil kulubi an müteatil ğuyub.
Fe kadibtü liyel mü’minune ve zülzilu zilzalen şadida.
Ve iz yakulül münafiküne fi kulunihim merudün ma veadenallahü ve rasulühu illa ğurura.
Fe sebbitna vensurna ve sahhir lena hazel bahra kema sahhartel bahra
Li musa ve saharten nara li ibrahime ve sahhartel cibale vel hadide li davude ve sahhater riha veş şeyatıyne vel cinne li süleymane ve sahhir külle bahrin hüve leke fil ardı ves semai vel mülki vel melekuti ve bahred dünya ve bahral ahırati ve sahhir lena külle şey’in ya men bi Yedihi melekutü külli şey’in
kaf ha ya ayn sad kaf ha ya ayn sad kaf ha ya ayn sad
Ünsurna fe inneke hayrun nasirin
Veftah lena fe inneke hayrul fatihıyn.
Vağfir lena fe inneke hayrul ğafirin.
Verhamna fe inneke hayrur rahımin.
Verzukna fe inneke hayrur razikıyn.
Veehdina ve neccina minel kavmiz zalimin.
Ve hablena rıyhan teyyibeten kema hiye fi ılmike venşurha Aleyna min hazaini rahmetike vahmilna biha hamlel kerameti meas selameti vel afiyeti fid dini ved dünya vel ahirati inneke ala külli şey’in kadir.
Allahümme yessir lena ümuruna mearrahati li kulubina ve ebdanina ves selamati vel afiyeti fi dinina ve dünyana.
Ve kün lena sahiben fi seferina ve halifeten fi ehlina vatmis ala vücuhi adaina vemsah hüm ala
Mekanetihim fe la vücuhi adaina vemsah hüm ala
Mekanetihim fe la yestetıy’unel mudıy’e lel mecie ileyna ve lev neşaü letamesna ala a’yünihim festebekus sırate fe yübsırun.
Ve lev neşaü lemesahnahüm ala mekanetihim fe mestetaü mudiyyen ve la yerciun.
Yasin vel kur’anil hakim inneke leminel mürseline ala müstekıym.
Tenzilel azızir rahim.
Li tünzira kavmen ma ünzira abaühüm fe hüm ğafilün.
Le kad hakkal kavlü alal ekserihim fe hüm la yü’minune inna cealna fi anakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fe hüm mukmehun.
Ve cealna min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fe hüm la yübsirun.
Şahetil vücuh, Şahetil vücuh, Şahetil vücuh,
Ve anetik vücuhü lil hayyil kayyum.
Ve kad habe men hamele zulme.
Ta Sin Mim.
Ha Mim.
Hummel emru ve caen nasru fealeyna la yünsarun.
Ha mim tenzilül kitabi minellahil azızil alim.
Ğafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ıkab.
Zittavli la ilahe illa hu ileyhil masıyr.
Bismillahi babüna tebareke hıytanüna yasin sakfüna kaf ha ayn sad kifayetüna, ha mim ayn sin kaf hımayetüna,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim.
Sitrul arşi mesbulün aleyne ve aynüllahi nazıratün ileyna bi havlillahi la yukderu alyne vellahü min veraihim muhıyt.
Bel hüve kur’anün mecid,fi levhım mafuz
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve sallellahü ala seyyidina muhammedin ve alihi ve sahbihi ve selleme teslimen vel hamdü lillahi rabbil alemin.
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
Salat al-Tibbiyya
Okuma Usulü :
En az 7 defa ve en fazla günde 313 defa kendinize veya hastalara okunur
Salat al-Tibbiyya Budur
Allahümme salli a la seyyidina Muhammedin Tıbbel kulubu ve devaihe ve afiyetel ebdani ve şifaihe ve nurul ebsari ve dziyaihe ve a la elihi ve sahbihi ve sellem.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elif, Lâm, Mîm
Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh(fîhi), huden lil muttekîn(muttekîne).
Ellezîne yu'minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).
Vellezîne yu'minûne bi mâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablik(kablike) ve bil âhireti hum yûkınûn(yûkınûne).
Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Lev enzelnâ hâzâlkurâne 'alâ cebelin leraeytehu haşi'an mutesaddi'an min haşyetillâh,
ve tilkel emsâlu nadribuhâ linnâsi leallehum yetefekkerûn.
Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ hu, âlimul gaybi veşşehâdeteh, huverrahmânurrahîm.
Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ hu,
elmelikul kuddûsusselâmul müminul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir,
subhânallâhi ammâ yuşrikûn.
Huvallâhul hâlikul bâriul musavviru lehul esmâul husnâ,
yüsebbihu lehu mâ fîssemâvâti vel ardi vehuvel azîzul hakîym.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim.
Hasbünallahivenimelvekil,
Hasbünallahivenimelvekil,
Hasbünallahivenimelvekil,
Hasbünallahivenimelvekil,
Ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr, ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr.
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn.
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn.
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
Rabbic’alni mukimessalati ve min zürriyeti. Rabbena ve tekabbel dua. Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab.
Ülaikellezine hüm aleyhim salavatihim yuhafizun.
Ellezîne yu’minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.
Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’lenâ min emrinâ raşedâ.
Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard, rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ, subhâneke fekınâ azâben nâr.
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr. Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh.
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh.
Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun.
Kâle mûsâ mâ ci’tum bihis sihr, innallâhe se yubtiluhu, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn.
Keteballâhu le aglibenne ene ve rusulîye, innallâhe kaviyyun azîz.
Rabbî enniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azâba. Rabbî eûzübike min hemezâtiş şeyâtıyni ve eûzü bike rabbî en yahdurun.
Mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hâsien ve huve hasîr.
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn. Ve ma huve illa zikrun lil alemiyn.
iSTiAZE 1 - VAĞFUANNE DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müşrikiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil münafikiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hasidiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil fasıkıyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hainiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kazibiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müfsidiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müsrifiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil aduvviyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil sahiriyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil neffasatil ugadiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil mücrimiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil zalimiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil vahişiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna ales kavmis seyyietil müseyyi iyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hıyalil küllü mütehayyilliyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alen kavmin nazerel hainiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil keşfel küfrül kaşifiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil amelil bahilliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil gafelel El gafiliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil amelil yüraun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil acelel küllü muacciliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmit tecavezel mütecaviziyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil inkarel münkiriyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil iftirael müfteriin
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmis seerigal müseerigun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmin naakısel munkısun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
vağfu anna vağfirlenaVerhamna ente mevlana fensurna alel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
iSTiAZE 2 - RABBENEFRIĞ DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil kafiriyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil müşrikiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil münafikiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil hasidiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil fasıkıyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil hainiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil kazibiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil müfsidiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil müsrifiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil aduvviyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil sahiriyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil neffasatil ugadiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil mücrimiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil zalimiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil vahişiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmis seyyietil müseyyi iyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil hıyalil küllü mütehayyilliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmin nazerel hainiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil keşfel küfrül kaşifiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil amelil bahilliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil gafel El gafiliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil amelil yüraun,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil acelel küllü muacciliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmit tecavezel mütecaviziyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil inkarel münkiriyn
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil iftirael müfteriin
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmis seerigal müseerigun
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmin naakısel munkısun
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmid kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
iSTiAZE 3 - RABBENEFRIĞLENE ZÜNÜBENE VE iSRAFENE DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kafiriyn,
Rabbenagfir lena zünubenave israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil müşrikiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil münafikiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil hasidiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil fasıkıyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil hainiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kazibiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil müfsidiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil müsrifiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil aduvviyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil sahiriyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil neffasatil ukadiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil mücrimiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil zalimiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil vahişiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna ales seyyietil müseyyi iyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel hıyalil küllü mütehayyilliyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alen nazerel hainiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil keşfel küfrül kaşifiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil amelil bahilliyn
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil gafelel gafiliyn
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil amelil yüraun
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil acelel küllü muacciliyn
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil tecavezel mütecaviziyn
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil inkarel münkiriyn
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil iftirael müfteriin
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmis seerigal müseerigun
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmin naakısel munkısun
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
FEFRUG DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ya Rabbi innî lâ emliku illâ nefsî ve ehli ve zevci ve evladi ve benati ve ahî (ve uhti) ve ümmi (ve ebi) fefruk beynenâ ve beynel kavmil fâsikîn
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Kafiriyn.
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Müşrikiyn.
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Münafikiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Hasidiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Fasıkıyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Hainiyin,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Kazibiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Müfsidiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Müsrifiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Aduvviyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Sahiriyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil neffasatil ukadiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil mücrimiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmiz Zalimiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Vahişiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil seyyietül müseyyi iyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Hıyalil külli mütehayyiliyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil nazarel hainiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil kaşifiynes seyyiiyne,
fefruk beynenâ ve beynel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil amelil bahilliyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil gafel el gafiliyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil amelil yüraun,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil acelel külli muacciliyin,
fefruk beynenâ ve beynel kavmit tecavezel mütacaviziyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil inkarel münkirun
fefruk beynenâ ve beynel kavmil iftirael müfteriin
fefruk beynenâ ve beynel kavmis seerigal müseerigun
fefruk beynenâ ve beynel kavmin naakıs el munkısun
fefruk beynenâ ve beynel kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
fefruk beynenâ ve beynel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
VAHFIZ DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Allahümme vahfız li veli ehli veli habibi ve mahbubi ve ala elihim
vesahbihim. Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız Salati, ve zikri, ve ayeti, ve hadisi, ve kelimaati, ve
tekbiri, ve tahmidi, ve temcidi, ve tekbiri, ve tesbihi ve takdisi,
vesselami, vesselavati, veş şükri ve duai,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız beyti ve maali ve rızki ve hayvani, ve
nebati ve şeceri, ve eşyai, ve ragiybi, ves sayhi, ve nuri, ve dziyai, ve
nefesi, vemededü, ve taakati, ve kuvveti ve sıhhati, ve mederu ve
firaseti ve akli, ve dini ve peygamberi, vel imani, vel islami,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız esnânî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız ayneynî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız a’dâî ve izâmî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız şa'rî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız azâfîrî sıhhiyyeten sahîhaten kavviyyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l-emed.
Allahümme vahfız bedenî ve cemîa a'zâî ve a'dâî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız beyti,
Allahümme vahfız ehli,
Allahümme vahfız harati,
Allahümme vahfız cirani,
Allahümme vahfız karyeti,
Allahümme vahfız ehle karyeti,
Allahümme vahfız medineti,
Allahümme vahfız ehlel medineti,
Allahümme vahfız devleti ve vatanı,
Allahümme vahfız ehlel devleti,
Allahümme vahfız dini ve vatanı,
Allahümme vahfız ihvani fil-vatanı,
Allahümme vahfız dunyana,
Allahümme vahfız hayavanatina ve nebatatina ve eşcarana ve meadinina fid-dunya
Allahümme vahfız şemsena ve nizamena,
Allahümme vahfız cemîa ihvanina'l-mu'minîne vel-insaniyyete,
Allahümme vahfız kulle mezlumun ve yetîmin ve muhtacin,
Allahümme vahfızna ve ehlena vel-insaniyyete min kulli dâin ve belâin ve âfetin alimnâ minhâ ve mâ lem na'lem,
Allahumme ellif beyne kulûbina vec’al beynena mehabbeten ve rahmeten vahfezi’s-selâme vel-emne fil-ardı,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym, Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız ceddi ve ebii, ve ümmi ve eahaveyti, ve veledi, ve benati, vel üstazi, vel mürşidi,
vessaddiygi, ve ihvani, ve seyyidi ve şerifi, vel meleki, vel feleki,
veşşemsi vel kameri, vessemai velardzi ve ma beynahüma,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
Allahümme vahfız seyyidina Adem.
Allahümme vahfız seyyidina ibrahim.
Allahümme vahfız seyyidina ismail.
Allahümme vahfız seyyidina ishak.
Allahümme vahfız seyyidina HIZIR.
Allahümme vahfız seyyidina Lokman.
Allahümme vahfız seyyidatina Meryem.
Allahümme vahfız seyyidina isa.
Allahümme vahfız seyyidina Cebrail.
Allahümme vahfız seyyidina Mikail.
Allahümme vahfız seyyidina israfil.
Allahümme vahfız seyyidina Azrail.
Allahümme vahfız seyyidetina Feryail.
Allahümme vahfız seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahümme vahfız seyyidina Münker Nekir,
Allahümme vahfız seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahümme vahfız seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahümme vahfız Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız Mehdiyyil Müntezar ve ala ealihim ve sahbihim ecmaiyn,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız seyyidina Hüseyin
Allahümme vahfız seyyidina Hasan
Allahümme vahfız seyyidetina Fatima
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam Ali
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam Osman bin avfan
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam ömer ibnul Hattab
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam Ebubekri Sıddıyg,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız zamani ve vakti ve seneti ve şehru, ve yevmi, ve
saati ve aani, Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine
yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn.
Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemine
Fallâhu Hayrun Hâfizen ve Hüve Erhamur Râhimîn.
ZEMZEM DUASI
YAĞMUR VEYA KAR DUASI
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
Allâhümme innî es’elüke kalben haşıen, hadzıen, zarien, ve aynen bakiyeten, ve bedenen sahihen, sabiren, ev yakinenen sadigen, bil hakkı sadien, ve tevbeten nasuhen ve lisanen zakiren, ve hamiden, ve imanen sahihen,ve ilmen nafian ve rızkan helalen tayyiben ve vesian, ve veleden ve binten salihan ve salihaten ve sahiben müvafigan, ve sinnen taviylen, fil hayri müşteğılen bil ibadeti haliseten, ve huligan hasenen, ve amelen salihan mütekabbelen, ve tevbeten makbuleten, ve dereceten rafiaten, ve ömreten müminen ev mümineten ve taiaten, (erkekler sadece müminen der Kadınlar ise mümineten der)
####################
AÇIKLAMA
Burada Kar Yağması için soğuk süt,
Yağmur yağması içinde soğuk Zemzem
Veya Menba Suyu içilir
Mevsim Tesbihi çekme makamına çıkarılmış sofilere o makam manen ilham
yoluyla bildirilir ve günlük zikrini baştan buraya kadar yani Es elüke
Duasına kadar okuduktan hemen sonra
Yağmur veya kar yağması için:
Ağzının genişliği, Dibinin Derinliğinden, Geniş Olan Bir Tasdan, Yazları , ilkbaharları ve sonbaharları saf berrak soğuk 3 yudum su içer, Sonbahar ve Kışları süt içer, Herzaman hergün değil, sadece ona içmesi için ilham geldiği günler içer, Tasın ağzında herzaman 1Parmak boşluk bırakılır. Su içerken 4/4 saf sade menba suyu kat, Süt içerken 3/4 Süt 1/4 Soğuk Saf Su ve yeterince Şeker, ve 1 mini damla mis Kat öyle iç.
Güneş doğması için:
ilham geldiği günler zikrin tamami okunup bitirilesiye ve zikir bittikden 45 dakika sonrasına kadar mecbur olmadıkca su, süt, cay,… benzeri içecek içilmez, ve zikrin harareti ile icimizdeki kainatin ısınması ve güneşimizin doğması sağlanır.
Tas: küçük komposto, sütlaç tası veya ayetel kürsi yazılı zemzem tası.
Su veya Süt : Vücut sıcaklığından soğuk olacak.
içildikten sonra duaya buradan itibaren devam edilir.
##############
Allahümmecalni sa’yen meşkuren ve zenben mağfuren ve amelen makbulen ve ticareten len tebur. Sübhanekellahümme ve bihamdik. Eşhedü en la ilahe illa ent. esteğfirullahe ve etubu ileyk.
Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasulüh.
Allahümmecalni minttevvabiyne vel mütetahhiriyn.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn.
ŞEMS - GÜNEŞ AÇMA DUASI
Veşşemsi ve duhahe
Vedduha velleyli iza seca
vel gameri iza telahe
vel benati takvahe
vel veledi ahyahe
vel üstazi vel mürşidi ihsahe
vel ümmi ve ebi müşefigan ve rahimen
vel ehaveyti sadigan
ves sadıygı sadigan
vel hayavanati sadigan ve itaeten
ven nebati şifaen ve bereketen
ve ilmen nafian ve firaseten
ve hilmen tevfikan
vel füyüzati vez ziyai şiddeten vel fariygan
ven neferi ve ceyşu fedaen
ves sancağı hilalen gariben veş şarkan vel merkezi kaviyyen
vel mederu kaviyyen ve süraten
veş Şemsi nevren ve münevveren.
SALAVATI KEBiR
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali
Seyyidina Muhammed,
Allahumme salli ala seyyidina Ademe,
Allahumme salli ala seyyidina Şid,
Allahumme salli ala seyyidina idris,
Allahumme salli ala seyyidina Nuh, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Hud,
Allahumme salli ala seyyidina Zülkarneyn,
Allahumme salli ala seyyidina Lokman,
Allahumme salli ala seyyidina Hızır,
Allahumme salli ala seyyidina ilyas,
Allahumme salli ala seyyidina Elyesa,
Allahumme salli ala seyyidina Zülkiful,
Allahumme salli ala seyyidina Hızkıl,
Allahumme salli ala seyyidina Şa ya,
Allahumme salli ala seyyidina Eyüb,
Allahumme salli ala seyyidina Üzeyir,
Allahumme salli ala seyyidina Salih,
Allahumme salli ala seyyidina Yunus,
Allahumme salli ala seyyidina Yuşa,
Allahumme salli ala seyyidina ibrahim, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina ismail,
Allahumme salli ala seyyidina ishak,
Allahumme salli ala seyyidina Lut,
Allahumme salli ala seyyidina Yakub,
Allahumme salli ala seyyidina Yusuf,
Allahumme salli ala seyyidina Bünyamin,
Allahumme salli ala seyyidina Davud, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Süleyman,
Allahumme salli ala seyyidina Şuayb,
Allahumme salli ala seyyidina Harun,
Allahumme salli ala seyyidina Musa, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina irmiya,
Allahumme salli ala seyyidina Zekeriyya,
Allahumme salli ala seyyidina Yahya,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Meryem,
Allahumme salli ala seyyidina isa, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina isna aşere Havariyyun,
Allahumme salli ala seyyidina Yemleyha, mekseline, misline, mernuş, debernuş
sşazenuş, kefetatayyuş, Kıtmir,
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Mehdiyyil Müntezar ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Remzi ve Yalçın- Samson
Allahumme salli ala seyyidina Ali Zeynel Abidiyn,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zeyneb,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamül Hüseyin,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamül Hasan,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Fatimetüz Zehra,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ali,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Osman bin Avfan,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ömerul Hattab,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ebubekru Sıddık,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Halimeyi Sadiye,
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zeynep,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rukiye,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ümmü Gülsüm,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Fatimetüz Zehra,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ayşei Saadıka,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Haticetül Kübra,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Meryem,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Safura,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rabia,
Allahumme salli ala seyyidina Daniel,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Daniele,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Assiye,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Maşite,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Belkıs,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Züleyha,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ra'le,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Hacer,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Sare,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Havva
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il enbiyai velmürselin,
Allahumme salli ala seyyidina Cebrail,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Gabriela,
Allahumme salli ala seyyidina Mikail,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Michaela,
Allahumme salli ala seyyidina israfil,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rafaella,
Allahumme salli ala seyyidina Azaril,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zara, Azra, Zaraelle
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Feryail,
Allahumme salli ala seyyidina Ferruh,
Allahumme salli ala seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahumme salli ala seyyidina Münker Nekir,
Allahumme salli ala seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
SALAVATI KASR
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed.
Allahumme salli ala seyyidina Ademe, seyyidina Nuh, seyyidina ibrahime, ismaile, ishaga Davude ve Süleymane, Zekeriya ve Yahya,Harun ve Musa ve isa ve Muhammed Mustafa ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
ve sallu ala seyyidina Mehdiyil Müntezar ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il enbiyai velmürselin,
Allahumme salli ala seyyidina Cebrail, Mikail, israfil, Azaril, Feryail,
Allahumme salli ala seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahumme salli ala seyyidina Münker Nekir,
Allahumme salli ala seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
Rabbena vetekabbel bi salavati, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib salavati birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
YASiN SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yasin
Vel kur'anil hakiym
İnneke le minel murseliyn
Ala sıratım müstekıym
Tenziylel aziyzir rahıym
Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun
Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun
İnna cealna fı a'nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun
Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun
Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun
İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb* fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım
İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm* ve külle şey'in ahsaynahü fı imamim mübiyn
Yasin Suresinin Birinci Sayfası buraya kadar
Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh* iz caehel murselun
İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun
Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey'in in entüm illa tekzibun
Kalu rabbüna ya'lemü inna ileyküm le murselun
Ve ma aleyna illel belağul mübın
Kalu inna tetayyarna biküm* leil lem tentehu le nercümenneküm ve le yemessenneküm minna azabün eliym
Kalu tairuküm meaküm* ein zükkirtüm* bel entüm kavmüm müsrifun
Ve cae min aksal medıneti racülüy yes'a kale ya kavmittebiul murseliyn
İttebiu mel la yes'elüküm ecrav vehüm mühtedun
Ve ma liye la a'büdüllezı fetaranı ve ileyhi türceun
E ettehızü min dunihı aliheten iy yüridnir rahmanü bi durril la tuğni annı şefaatühüm şey'ev ve la yünkızun
İnnı izel le fı dalalim mübın
İnnı amentü bi rabbiküm fesmeun
Kıyledhulil cenneh* kale ya leyte kavmı ya'lemun
Bima ğafera lı rabbı ve cealenı minel mükramiyn
Ve ma enzelna ala kavmihı mim ba'dihı min cündim mines semai ve ma künna münziliyn
İn kanet illa sayhatev vahıdeten fe iza hüm hamidun
Ya hasraten alel ıbad* ma yetiyhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun
Elem yerav kem ehlekna kablehüm minel kuruni ennehüm ileyhim hla yarciun
Ve in küllül lemma cemiy'ul ledeyna muhdarun
Ve ayetül lehümül erdul meyteh* ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye'külun
Ve cealna fiyha cennatim min nahıyliv ve a'nabiv ve feccerna fiyha minel uyun
Li ye'külu min semerihı ve ma amilethü eydiyhim* efela yeşkürun
Sübhanellezı halekal ezvace külleha mimma tümbitül erdu ve min enfüsihim ve mimma la ya'lemun
Ve ayetül lehümül leyl* neslehu minhün nehara fe iza hüm muslimun
Veş şemsü tecrı li müstekarril leha* zalike katdiyrul aziyzil aliym
Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym
Leşşemsü yembeğıy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabirun nehar* ve küllün fı felekiy yesbehun
Ve ayetül lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fil fülkil meşhun
Ve halakna lehüm mim mislihı ma yarkebun
Ve in neşe' nuğrıkküm fela sariyha lehüm velahüm yünkazun
İlla rahmetem minna ve metean ila hıyn
Ve iza kıyle lehümütteku ma beyne eydıküm ve ma halfeküm lealleküm türhamun
Ve ma te'tiyhim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu'ridıyn
Ve iza kıyle lehüm enfiku mimma razekakümüllahü kalelleziyne keferu lilleziyne amenu e nut'ımü mel lev yeşaüllahü at'amehu in entüm illa fı dalalim mübın
Ve yekulune mete hazel va'dü in küntüm sadikıyn
Ma yenzurune illa sayhatev vahıdeten te'huzühüm vehüm yehıssımun
Fela yestetıy'une tevsıyetev ve la ila ehlihim yarciun
Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun
Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina* haza ma veader rahmanü ve sadekal mursilun
İn kanet illa sayhatev vahıdeten feiza hüm cemiy'ul ledeyna muhdarun
Fel yevme la tuzlemü nefsün şey'ev vela tüczevne illa ma küntüm ta'melun
İnne ashabel cennetil yevme fı şüğulin fakihun
Hüm ve ezvacühüm fı zılalın alel eraiki müttekiun
Lehüm fiyha fakihetüv ve lehüm ma yeddeun
Selamün kavlem mir rabbir rahıym
Vemtazül yevme eyyühel mücrimun
Elem a'hed ileyküm ya benı ademe el la ta'büdüş şeytan* innehu leküm adüvvüm mübiyn
Ve enı'büduni* haza sıratum müstekıym
Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra* efelem tekunu ta'kılun
Hazihı cehennemülletı küntüm tuadun
Islevhel yevme bima küntüm tekfürun
El yevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydıhim ve teşhedü ercülühüm bima kanu yeksibun
Velev neşaü letamesna ala a'yünihim festebekus sırata fe enna yübsırun
Velev neşaü le mesahnahüm ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yarciun
Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk* efela ya'kılun
Ve ma alemnahüş şı'ra ve ma yembeğıy leh* in hüve illa zikruv ve kur'anüm mübiyn
Li yünzira men kane hayyve ve yehıkkal kavlü alel kafirın
E ve lem yerav enna halakna lehüm mimma amilet eydına en'amen fehüm leha malikun
Ve zellelnaha lehüm fe minha rakubühüm ve minha ye'külun
Ve lehüm fiyha menafiu ve meşarib* efela yeşkürun
Vettehazu min dunillahi alihetel leallehüm yünsarun
La yestetıy'une nasrahüm vehüm lehüm cündüm muhdarun
Fela yahzünke kalühüm* inna na'lemü ma yüsirrune ve ma yu'linun
Evelem yeral insanü enna halaknahü min nutfetin fe iza hüve hasıymün mübın
Ve darabe lena meselev ve nesiye halkah* kale mey yuhyil ızame ve hiye ramım
Kul yuhyıhellezı enşeeha evvele merrah* ve hüve bi külli halkın alım
Ellezı ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukıdun
Eveleysellezı halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm* bela ve hüvel hallakul alım
İnnema emruhu iza erade şey'en ey yekule lehu kün fe yekun
Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey'iv ve ileyhi türceun.
Fetih Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İnna fetahna leke fetham mübına
Li yağfira lekellahü ma tekaddeme min zembike ve ma teahhara ve yütimme nı'metehu aleyke ve yehdiyeke sıratam müstekıyma
Ve yensurakellahü nasran azıza
Hüvellezı enzeles sekınete fı kulubil mü'minıne li yezdadu imanem mea ımanihim ve lillahi cünudüs semavati vel ard ve kanellahü alımen hakıma
Li yüdhılel mü'minıne vel mü'minati cennatin tecrı min tahtihel enharu halidıne fıha ve yükeffira anhüm seyyiatihim ve kane zalike ındellahi fevzen azıyma
Ve yüazzibel münafikıyne vel münafikati vel müşrikıne vel müşrikatiz zannıne billahi zannez sev' aleyhim dairatüs sev' ve ğadıbellahü aleyhim ve leanehüm ve eadde lehüm cehennem ve saet masıyra
Ve lillahi cünudüs semavati vel ard ve kanellahü azızen hakıma
İnna erselnake şahidev ve mübeşşirav ve nezıra
Li tü'minu billahi ve rasulihi ve tüazziruhu ve tuvekkiruh ve tusebbihuhu bükreten ve ezıyla
İnnellezıne yübayiuneke innema yübayiunellah yedüllahi fevka eydıhim fe men nekese fe innema yenküsü ala nefsih ve men evfa bi ma ahede aleyhüllahe fe se yü'tıhi ecran azıyma
Se yekulü lekel mühallefune minel a'rabi şeğaletna emvalüna ve ehluna festağfir lena yekulune bi elsinetihim ma leyse fi kulubihim Kul fe mey yemlikü leküm minellahi şey'en in erade biküm darran ev erade biküm nefa bel kanellahü bima ta'melune habıra
Bel zanentüm el ley yenkaliber rasulü vel mü'minune ila ehlıhim ebedev ve züyyine zalike fı kulubiküm ve zanentüm zannes sev' ve küntüm kavmen bura
Ve mel lem yü mim billahi ve rasulihı fe inna a'tedna lil kafirıne seıyra
Ve lillahi mülküs semavati vel ard yağfiru li mey yeşaü ve yüazzibü mey yeşa' ve kanellahü ğafurar rahıyma
Se yekulül mühallefune izen talaktüm ila meğanime li te'huzuha zeruna nettebı'küm yürıdune ey yübeddilu kelamellah kul len tettebiuna kezaliküm kalellahü min kabl fe se yekulune bel tahsüdunena bel kanu la yefkahune illa kalıla
Kul lil muhallefıne minel a'rabi se tüd'avne ila kavmin ülı be'sin şedıdin tükatilunehüm ev yüslimun fe in tütıy'u yü'tikümüllahü ecran hasena ve in tetevellev kema tevelleytüm min kablü yüazzibküm azaben elıma
Leyse alel a'ma haracüv ve la alel a'raci haracüv ve la alel meriydı harac ve mey yütıılahe ve rasulehu yüdhılhü cennatin tecrı min tahtihel enhar ve mey yetevelle yüazzibhü azaben elıma
Le kad radıyallahü anil mü'minıne iz yübayiuneke tahteş şecerati fe alime ma fı kulubihim fe enzeles sekınete aleyhim ve esabehüm fethan karıba
Ve meğanime kesiraten ye huzuneha ve kânallahü aziyzen hakiyma
Ve adekümüllahü meğanime kesiraten te'huzuneha fe accele leküm hazihı ve keffe eydiyen nasi anküm ve li tekune ayetel lil mü'minıne ve yehdiyeküm sıratam müstekıyma
Ve uhra lem takdiru aleyha kad ehatallahü biha ve kanellahü ala külli şey'in kadıra
Ve lev katelekümüllezıne keferu le vellevül edbara sümme la yecidune veliyyev ve la nesıyra
Sünnetellahilletı kad halet min kabl Ve len tecide li sünnetillahi tebdıla
Ve hüvellezı keffe eydiyehüm anküm ve eydiyeküm anhüm bi batni mekkete mim ba'di en azferaküm aleyhim ve kanellahü bi ma ta'melune basıyra
Hümüllezıne keferu ve sadduküm anil mescidil harami vel hedye ma'kufen ey yeblüğa mehılleh ve lev la ricalüm mü'minune ve nisaüm mü'minatül lem ta'lemuhüm en tetauhüm fe tüsıybeküm minhüm mearratüm bi ğayri ılm li yüdhılellahü fı rahmetihı mey yeşa' lev tezeyyelu le azzebnellezıne keferu minhüm azaben elıma
İz cealellezıne keferu fi kulubihimül hamiyyete hameyyetel cahiliyyeti fe enzelellahü sekınetehu ala rasulihi ve alel mü'minıne ve elzemehüm kelimetet takva ve kanu ehakka biha ve ehleha ve kanellahü bi külli şey'in alıma
Le kad sadekallahü rasulehür ru'ya bil hakk le tedhulünnel mescidel harame in şaellahü aminıne muhallikıyne ruuseküm ve mükassıriyne la tehafun fe alime ma lem ta'lemu fe ceale min duni zalike fethan karıba
Hüvellezı ersele rasulehu bil hüda ve dınil hakkı li yuzhirahu aled dıni küllih Ve kefa billahi şehıda
Muhammedür rasulüllah vellezıne meahu eşiddaü alel küffari ruhamaü beynehüm terahüm rukkean süccedey yebteğune fadlem minellahi ve rıdvana sımahüm fı vücuhihim min eseris sücud zalike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incıl ke zer'ın ahrace şat'ehu fe azerahu festağleza festeva ala sukıhı yu'cibüz zürraa li yeğıyza bihimül küffar veadellahüllezıne amenu ve amilus salihati minhüm mağfiratev ve ecran azıyma
Rahman Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Er rahman
Alleme lkur'ane
Halekal insane
Allemehul beyan
Eş şemsu vel kameru bi husban
Ven necmu veş şeceru yescudan
Ves semae rafeaha ve vedaal mizan
Ella tatğav fil mizan
Ve ekıymul vezne bil kıstı ve la tuhsirul mizan
Vel erda vedaaha lil enam
Fiha fakihetuv ven nahlu zatul ekmani
Vel habbu zul asfi ver rayhan
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Halekal'insane min salsalin kelfahhari
Ve hale kalcanne min maricin min narin
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Rabbulmeşrikayni ve rabbulmağribeyni
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Mereclbahreyni yeltekıyani
Beynehuma berzahun la yebğıyani
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Yahrucu minhumellu'lu velmercanu
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Ve lehulcevarilmunşeatu fiylbahri kela'lami
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Kullu men 'aleyha famin
Ve yebka vechu rabbike zulcelali vel'ikrami
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Yes'eluhu men fiyssemavati vel'ardı kulle yevmin huve fiy şe'nin
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Senefruğu lekum eyyuhessekaleni
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Ya ma'şerelcinni vel'insi inisteta'tum en tenfusu min aktarissemavati vel'ardı fenfuzu la tenfizune illa bisultanin
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Yurselu 'aleykuma şuvazun min narin ve nuhasun fela tentesırani
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Feizenşakkatesissemau fekanet verdeten keddihani
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Feyevmeizin la yus'elu 'an zenbihi insun vela cannun
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Yu'refulmucrimune bisiymahum feyu'hazu binnevasıy vel'akdami
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Hazihi cehennemulletiy yukezzibu bihelmucrimune
Yetufune beyneha ve beyne hamiymin anin
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Ve limen hafe mekame rabbihi cennetani
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Zevata efnanin
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Fiyhima 'aynani tecriyani
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Fiyhima min kulli fakihetin zevcani
Febieyyi alai rabbikuma tukezziban
Muttekiiyne ala furuşim betainuha min istebrak ve cenel cenneteyni dan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Fihinne kasıratut tarfi lem yatmishunne insun kablehum ve la can
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Ke ennehunnel yakıtı vel mercan
Fe be eyyi alai rabbikuma tukezziban
Hel cezaul ıhsani illel ihsan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Ve min dunihima cennetan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Mudhammetan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Fihima aynani neddahatan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Fihima fakihetuv ve nahluv ve rumman
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Fihinne hayratun hısan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Hurum maksuratun fil hıyam
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Lem yatmishunne insun kablehum ve la can
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Muttekiiyne ala rafrafin hudriv ve abkariyyin hısan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Tebarakesmu rabbike zil celali vel ikram
Mülk Suresi Tebareke
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Tebarekelleziy biyedihilmulku ve huve 'ala kulli şey'in kadiyrun
Elleziy halekalmevte velhayate liyebluvekum eyyukum ahsenu 'amelen ve huvel'aziyzulğafuru
Elleziy haleka seb'a semavatin tıbakan ma tera fiy halkırrahmani min tefavutin ferci'ılbasare hel tera min futurin
Summerci'ılbasare kerreteyni yenkalib ileykelbesaru hasien ve huve hasiyrun
Ve lekad zeyyennessemaeddunya bimesabiyha ve ce'alnaha rucumen lişşeyatıyni ve a'tedna lehum 'azabesse'ıyri
Ve lilleziyne keferu birabbihim 'azabu cehenneme ve bi'selmasıyru
İza ulku fiyha semi'u leha şehiykan ve hiye tefuru
Tekadu temeyyezu minelğayzı kullema ulkıye fiyha fevcun seelehum hazenetuha elem yet'kum neziyrun
Kalu bela kad caena neziyrun fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey'in in entüm illa fiy dalalin kebiyrin
Ve kalu lev kunna nesme'u ev na'kılu ma kunna fiy ashabisse'ıyri
Fa'teref'u bizenbihim fesuhkan liashabisse'ıyri
İnnelleziyne yahşevne rabbehum bilğaybi lehum mağfiretun ve ecrun kebiyrun
Ve esirru kavlekum evicheru bihi innehu 'aliymun bizatissuduri
Ela ya'lemu men haleka ve huvelletıyfulhabiyru
Huvelleziy ce'ale lekumul'arda zelulen femşu fiy menakibiha ve kulu min rizkıhi ve ileyhinnuşuru
Eemintum men fiyssemai en yahsife bikumul'arda feiza hiye temuru
Em emintum men fiyssemai en yursile 'aleykum hasıben feseta'lemune keyfe neziyri
Ve lekad kezzebilleziyne min kablihim fekeyfe kane nekiyri
Evelem yerev ilettayri fevkahum saffatin ve yakbıdne ma yumsikuhunne illerrahmanu innehu bikulli şey'in basıyrun
Emmen hazelleziy huve cundun lekum yansurukum min dunirrahmani inilkafirune illa fiy ğururin
Emmen hazelleziy yerzukukum in emseke rizkahu bel leccu fiy 'utuvvin ve nufurin
Efemen yemşiy mukibben 'ala vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen 'ala sıratın mustekıymin
Kul huvelleziy enşeekum ve ce'ale lekumussem'a vel'ebsare vel'ef'idete kaliylen ma teşkurune
Kul huvelleziy zereekum fiyl'ardı ve ileyhi tuhşerune
Ve yekulune meta hazelva'du in kuntum sadikıyne
Kul innemel'ılmu 'ındallahi ve innema ene neziyrun mubiynun
Felemma reevhu zulfeten siy-et vucuhulleziyne keferu ve kıyle hazelleziy kuntum bihi tedde'une
Kul ereeytum in ehlekeniyallahu ve men me'ıye ev rahımena femen yuciyrulkafiriyne min 'azabin eliymin
Kul huverrahmanu amenna bihi ve 'aleyhi tevekkelna feseta'lemune men huve fiy dalalin mubiynin
Kul ereeytum in asbeha maukum ğavren femen ye'tiykum bimain me'ıynin
Nebe Suresi Amme
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Amme yetesaelune
Aninnebeil'azıymi
Elleziy hum fiyhi muhtelifune
Kella seya'lemune
Sümme kella seya'lemune
Elem nec'alil'arda mihaden
Velcibale evtaden
Ve halaknakum ezvacen
Ve ce'alna nevmekum subaten
Ve ce'alnelleyle libasen
Ve ce'alnennehare me'aşen
Ve beneyna fevkakum seb'an şidaden
Ve ce'alna siracen vehhacen
Ve enzelna minelmu'sırati maen seccacen
Linuhrice bihi habben ve nebaten
Ve cennatin elfafen
İnne yevmelfasli kane miykaten
Yevme yunfehu fiyssuri fete'tune efvacen
Ve futihatissemau fekanet ebvaben
Ve suyyiretilcibalu fekanet seraben
İnne cehenneme kanet mirsaden
Littağıyne meaben
Labisiyne fiyha ahkaben
La yezukune fiyha berden ve la şeraben
İlla hamiymen ve ğassakan
Cezaen vifakan
İnnehum kanu la yercune hısaben
Ve kezzebu biayatina kizzaben
Ve kulle şey'in ahsaynahü kitaben
Fezuku felen neziydekum illa 'azaben
İnne lilmuttekıyne mefazen
Hadaika ve a'naben
Ve keva'ıbe etraben
Ve ke'sen dihakan
La yesme'une fiyha lağven ve la kizzaben
Cezaen min rabbike 'ataen hısaben
Rabbissemavati vel'ardı ve ma beynehumerrahmani la yemlikune minhu hıtaben
Yevme yekumurruhu velmelaiketu saffen la yetekellemune illa men ezine lehurrahmanu ve kale savaben
Zalikelyevmulhakku femen şaettehaze ila rabbihi meaben
İnna enzernakum 'azaben kariyben yevme yenzurulmer'u ma kaddemet yedahu ve yekululkafiru ya leyteniy kuntu turaben
Cuma Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yesebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl'ardıl elmelikilkuddusil-'aziyzilhakiymi.
Huvelleziy be'ase fiyl'ummiyyiyne resulen minhum yetlu 'aleyhim ayatihi ve yuzekkiyhim ve yu'allimuhumulkitabe velhıkmete ve inkanu min kablu lefiy dalalin mubiynin.
Ve ahariyne minhum lemma yelhaku bihim ve huvel'aziyzulhakiymu.
Zalike fadlullahi yu'tiyhi men yeşa'u vallahu zulfadlil'azıymi.
Meselulleziyne hummiluttevrate summe lem yahmiluha kemeselilhımari yahmilu esfaren bi'se meselulkavmilleziyne kezzebu biayatillahi vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne.
Kul ya eyyuhelleziyne hadu in ze'amtum ennekum evliyau lillahi min duninnasi fetemennevulmevte in kuntum sadikıyne.
Ve la yetemennevnehu ebeden bima kaddemet eydiyhim vallahu 'aliymun bizzalimiyne.
Kul innelmevtelleziy tefirrune minhu feinnehu mulakıykum summe tureddune ila 'alimilğaybi veşşehadeti feyunebiiukum bima kuntum ta'melune.
Ya eyyuhelleziyne amenu iza nudiye lissalati min yevmilcumu'ati fes'av ila zikrillahi ve zerulbey'a zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemune.
Feiza kudıyetissalatu fenteşiru fiyl'ardı vebteğu min fadlillahi vezkurullahe kesiyren le'allekum tuflihune.
Ve iza reev ticareten ev lehveninfaddu ileyha ve terekuke kaimen kul ma 'ındallahi hayrun millehvi ve minetticareti vallahu hayrurrazikıyne.
Bakara Suresi 153 ile 157 . Ayetler
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yâ eyyuhâllezîne âmenustainû bis sabri ves salâti, innallâhe meas sâbirîn
Ve lâ tekûlû li men yuktelu fî sebîlillâhi emvât, bel ahyâun ve lâkin lâ teş’urûn
Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât, ve beşşiris sâbirîn
Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
Ulâike aleyhim salâvâtun min rabbihim ve rahmetun ve ulâike humul muhtedûn
Bakara Suresi 18. Ayet
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Summun bukmun umyun fe hum la yerciun.
Fecr Suresi 27. 28. 29. 30. Ayetler
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ya eyyetühannefsul mutmeinneh. irci i ila rabbiki radziyeten merdziyyeh
Fedhuli fi ibadi, Vedhuli cenneti.
Şems Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Veşşemsi ve duhaha.
Velkameri iza tekvaha.
Vennehari iza cellaha.
Velleyli iza yağşaha.
Vessmai ve ma benaha.
Vel'ardzı ve ma tahaha.
Ve nefsin ve ma sevvaha.
Feelhemeha fücureha ve takvaha.
Kad efleha men zekkaha.
Ve kad habe men dessaha.
Kezzebet semudü bitağvaha.
İzinbe'ase eşkaha.
Fekale lehüm resulullahi nakatallahi ve sukyaha.
Fekezzebuhü fe'akaruha fedemdeme aleyhim rabbühüm bizenbihim fesevvaha.
Ve la yehafi ukbaha.
Zilzâl Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İza zülziletil erdu zilzaleha
Ve ahracetilerdu eskaleha
Ve kalel insanü ma leha
Yevmeizin tühaddisü ahbaraha
Bienne rabbeke evha leha
Yevmeiziy yasdürun nasü eştatel li yürav a'malehüm
Fe mey ya'mel miskale zerratin hayray yerah
Ve mey ya'mel miskale zerratin şerray yerah
AYETEL KÜRSİ BAKARA Suresi Âyet - 255
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Haşr Suresi Son Ayetleri Levenzelna veya Hüvallahüllezi (21 ile 24. Ayetler)
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Lev enzelnâ hâzâlkurâne 'alâ cebelin leraeytehu haşi'an mutesaddi'an min haşyetillâh,
ve tilkel emsâlu nadribuhâ linnâsi leallehum yetefekkerûn.
Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ hu, âlimul gaybi veşşehâdeteh, huverrahmânurrahîm.
Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ hu,
elmelikul kuddûsusselâmul müminul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir,
subhânallâhi ammâ yuşrikûn.
Huvallâhul hâlikul bâriul musavviru lehul esmâul husnâ,
yüsebbihu lehu mâ fîssemâvâti vel ardi vehuvel azîzul hakîym.
Tarık Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vessemai vettarikı
Ve ma edrake mettariku
Ennecmüssakıbü
İn küllü nefsin lemma 'aleyha hafizun
Felyenzuril'insanü mimme hulika
Hulika min main dafikın
Yahrücü min beynissulbi vetteraibi
İnnehu 'ala rec'ıhı lekadirün
Yevme tüblesserairü
Fema lehu min kuvvetin ve la nasırin
Vessemai zatirrec'ı
Vel'ardı zatissad'ı
İnnehu likavlün faslün
Ve ma hüve bilhezli
İnnehüm yekiydune keyden
Ve ekiydü keyden
Femehhililkafiriyne emhilhüm rüveyden
Duha Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vedduha
Velleyli iza seca
Ma vedde'ake rabbüke ve ma kala
Ve lel'ahıretü hayrün leke minel'ula
Ve lesevfe yu'tıyke rabbüke feterda
Elem yecidke yetiymen feava
Ve vecedeke dallen feheda
Ve vecedeke 'ailen feağna
Femmel yetiyme fela takher
Ve emmessaile fela tenher
Ve emma binı'meti rabbike fehaddis
inşirah Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
E lem neşrah leke sadrek. Ve veda‘ nâ anke vizrek. Ellezî enkadza zahrek. Ve refa’nâ leke zikrek. Fe inne maal usri yüsran. İnne maal usri yüsrâ. Fe izâ ferağte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
Vettin - Tin Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vettiyni vezzeytuni
Ve turi siyniyne
Ve hazelbeledil'emiyni
Lekad halaknel'insane fiy ahseni takviymin
Sümme redednahü esfele safiliyne
İnnelleziyne amenu ve amilussalihati felehum ecrun gayru memnuun
Fema yukezzibuke ba'du biddiin,
Eleysallahu bi ahkemil hakimiyn
Kadir Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr
Ve mâ edrâke mâ leyletul kadr
Leyletul kadri hayrun min elfi şehr
Tenezzelul melâiketu ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin
Selâmun, hiye hattâ matlaıl fecr
Tekasür Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elhakümüt tekasür
Hatta zürtümülmekabir
Kella sevfe ta'lemun
Sümme kella sevfe ta'lemun
Kella lev ta'lemune ılmel yekıyn
Le teravünnelcehıym
Sümme leteravünneha aynelyakıyn
Sümme le tüs'elünne yevmeizin anin neıym
Asr Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vel asr
İnnel insane le fi husr
İllellezıne amenu ve amilus salihati ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis sabr
NAMAZ SURELERi
Fil Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elem tera keyfe fe’ale rabbuke biashâbilfîl. Elem yec’al keydehum fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece’alehum ke’asfin me’kûl.
Kureyş Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Li’î lâfi Kurayş’in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf. Felya’budû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et’amehum min cû’in ve âmenehum min havf.
Maun Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Era’eytellezî yukezzibu biddîn. Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm. Ve lâ yehuddu alâ ta’âmilmiskîn. Feveylun lilmusallîn. Ellezîne hum an salâtihim sâhûn. Ellezîne hum yurâûne. Ve yemne’ûnelmâ’ûn.
Kevser Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İnnâ a’taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke huvel’ebter.
Kafirun Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yâ eyyuhel kâfirûn. Lâ a’budu mâ ta’budûn. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. Ve lâ ene âbidun mâ abedtum. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. Lekum dînukum veliye dîn.
Nasr Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse yedhulûne fî dinillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh. İnnehû kâne tevvâbâ.
Tebbet Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhu mâluhû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetuhû hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablun min mesed.
ihlas Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
MUAVEZETEYN
Felak Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
E’ûzu birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Nas Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
E’ûzu birabbinnâsi. Melikinnâsi. İlâhinnâs. Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yuvesvisu fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.
Bakara Suresi ilk 5 Ayeti
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elif, Lâm, Mîm
Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh, huden lil muttekîn.
Ellezîne yu'minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.
Vellezîne yu'minûne bi mâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablik ve bil âhireti hum yûkınûn.
Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn.
VAKIA SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İza veka'atilvaki'atu.
Leyse livak'atiha kazibetun.
Hafıdatun rafi'tun.
İza ruccetil'ardu reccen.
Ve bussetilcibalu bessen.
Ve fekanet hebaen munbessen.
Ve kuntum ezvacen selaseten.
Feashabulmeymeneti ma ashaulmeymeneti.
Ve ashabulmeş'emeti ma ashabulmeş'emeti.
Vessabikunessabikune.
Ulaikelmukarrabune.
Fiy cennatin na'ıymi.
Sulletun minel'evveliyne.
Ve kaliylun minel'ahıriyne.
'ala sururin medunetun.
Muttekiiyne 'aleyha mutekabiliyne.
Yetufu 'aleyhim veldanun muhalledune.
Biekvabin ve ebariyka ve ke'sin min ma'ıynin.
La yusadda'une 'anha ve la yunzifune.
Ve fakihetin mimma yetehayyerune.
Ve lahmi tayrin mimma yeştehune.
Ve hurun 'ıynun.
Keemsalillu'luilmeknuni.
Cezaen bima kanu ya'melune.
La yesme'une fiyha lağven ve la te'siymen.
İlla kıylen selamen selamen.
Ve ashabulyemiyni ma ashabulyemiyni.
Fiy sidrin mahdudin.
Ve talhın mendudin.
Ve zıllin memdudin.
Ve main meskubin.
Ve fakihetin kesiyretin.
La maktu'atin ve la memnu'atin.
Ve furuşin merfu'atin.
İnna enşe'nahunne inşaen.
Fece'alnahunne ebkaren.
'Uruben etraben.
Liashabilyemiyni.
Sulletun minel'evveliyne.
Ve sulletun minelahiriyne.
Ve ashabuşşimali ma ishabuşşimali.
Fiy semumin ve hamiymin.
Ve zıllin min yahmumin.
La baridin ve la keriymin.
İnnehum kanu kable zalike mutrefiyne.
Ve kanu yusırrune 'alelhınsil'azıymi.
Ve kanu yekulune eiza mitna ve kunna turaben ve 'ızamen einne lemeb'usune.
Eve abaunel'evvelune.
Kul innel'evveliyne vel'ahıriyne.
Lemecmu'une ila miykati yevmin ma'lumin.
Summe innekum eyyuheddallunelmukezzibune.
Leakilune min şecerin min zakkumin.
Femaliune minhelbutune.
Feşaribune 'aleyhi minelhamiymi.
Feşaribune şurbelhiymi.
Haza nuzuluhum yevmeddiyni.
Nahnu halaknakum felevla tusaddikune.
Efereeytum ma tumnune.
Eentum tahlukunehu em nahnulhalikune.
Nahnu kadderna beynekumulmevte ve ma nahnu bimesbukıyne.
'Ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fiy ma la ta'lemune.
Ve lekad 'alimtumunneş'etel'ula felevla tezekkerune.
Efereeytum ma tahrusune.
Eeentum tezre'unehu em nahnuzzari'une.
Lev neşa'u lece'alnahu hutamen fezaltum tefekkehune.
İnna lemuğremune.
Bel nahnu mahrumune.
Efereeytumulmaelleziy teşrebune.
Eentum enzeltumuhu minelmizni em nahnulmunzilune.
Lev neşa'u ce'alnahu ucacen felevla teşkurune.
Efereeytumunnarelletiy turune.
Eentum enşe'tum şecereteha em nahnul munşiune.
Nahnu ce'alnaha tezkireten ve meta'an lilmukviyne.
Fesibbıh bismi rabbikel'azıymi.
Fela uksimu bimevakı'ınnnucumi.
Ve innehu lekasemun lev ta'lemune 'azıymun.
İnnehu lekur'anun keriymun.
Fiy kitamin meknunin.
Lya yemessuhu illelmutahherune.
Tenziylun min rabbil'alemiyne.
Efebihazelhadiysi entum mudhinune.
Ve tec'alune rizkakum ennekum tukezzibune.
Felevla iza beleğatilhulkume.
Ve entum hıyneizin tenzurune.
Ve nahnu akrebu ileyhi minkum ve lakin la tubsırune.
Felevla in kuntum ğayre mediyniyne.
Terci'uneha in kuntum sadikıyne.
Feemma in kane minelmukarrebiyne.
Feravhun ve reyhanun ve cennetu na'ıymin.
Ve emma in kane min ashabilyemiyni.
Feselamun leke min ashabilyemiyni.
Ve emma in kane minelmukezzibiyneddalliyne.
Fenuzulun min hamiymin.
Ve tasliyetu cahıymin.
İnne haza lehuve hakkulyakıyni.
Fesebbih bismi rabbikel'azıymi.
SAFF SURESi
SAFF SURESi
سورة الصف
Saff Suresi Türkçe Okunuşu
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Sebbeha lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl'ardı ve huvel'aziyzulhakiymu.
Ya eyyuhelleziyne amenu lime tekulune ma la tef'alune.
Kebure makten 'ındallahi en tekulu ma la tef'alune.
İnnallahe yuhıbbulleziyne yukatilune fiy sebiylihi saffen keennehum bunyanun mersusun.
Ve iz kale musa likavmihi ya kavmi lime tu'zuneniy ve kad ta'lemune enniy resulullahi ileykum felemma zağu ezağallahu kulubehum vallahu la yehdiylkavmelfasikıyne.
Ve iz kale 'ıysebnu meryeme ya beniy israiyle inniy resulullahi ileykum musaddikan lima beyne yedeyye minettevrati ve mubeşşiren biresulin ye'tiy min ba'diy-ismuhu ahmedu felemma caehum bilbeyyinati kalu haza sıhrun mubiynun.
Ve men azlenu mimmeniftera 'alellahilkezibe ve huve yud'a ilel'islami vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne.
Yuriydune liyutfiu nurallahi biefvahihim vallahu mutimmu nurihi velev kerihelkafirune.
Huvelleziy ersele resulehu bilhuda ve diynilhakkı liyuzhirehu 'aleddiyni kullihi velev kerihelmuşrikune.
Ya eyyuhelleziyne amenu hel edullukum 'ala ticaretin tunciykum min 'azabin eliymin.
Tu'minune billahi ve resulihi ve tucahidune fiy sebiylillahi biemvalikum ve enfusikum zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemune.
Yağfir lekum zunubekum ve yudhılkum cennatin tecriy min tahtihel'enharu ve mesakine tayyibeten fiy cennati 'adnin zalikelfevzul'azıymu.
Ve uhra tuhıbbuneha nasrun minallahi ve fethun kariybun ve beşşirilmu'miniyne.
Ya eyyuhelleziyne amenu kunu ensarallahi kema kale 'ıysebnu meryeme lilhavariyyiyne men ensariy ilellahi kalelhavariyyune nahnu ensarullahi feamenet taifetun min benuy israiyle ve keferet taifetun feeyyednelleziyne amenu 'ala 'aduvyihim feasbehu zahiriyne.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Allahım, azabından affına, gazabından mağfiretine sığınırım, Senden, yine Sana iltica ederim.
Allahım, azabından affına, gazabından mağfiretine sığınırım, Senden, yine Sana iltica ederim.
Allahım, azabından affına, gazabından mağfiretine sığınırım, Senden, yine Sana iltica ederim.
Hışmından Yine Sana Sığınırım.
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh,
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh,
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh.
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh,
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh,
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh.
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn.İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
EBCED VE EBCED DUASI
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
FETiH SURESi SON AYET
Euzubillahimineşşeytanirracim,
Bismillahirrahmenirrahim
Muhammedun resûlullâh, vellezîne meahû eşiddâu alâl kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadzlen minallâhi ve rıdzvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd, zâlike meseluhum fît tevrâti, ve meseluhum fîl incîl, ke zer’in ahrace şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimul kuüffâra, vaadallâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minhum magfiraten ve ecren azîmâ.
EBCED DUASI
(Listedeki isimlerden (amca, teyze,..) size uygun olanlarını duanızda zikrediniz.
Alfabe Duası Budur
Ya Rabbi okuduğum Bu alfebenin harflerini ve fetih suresinin son ayetinin harflerini çokca çoğaltta onlar ile
Namazlarimda ve sari vakitlerimde, şimdiye kadar okuduğum, ve bu gün içinde okuyacağım, ve bugünün devami olan gündüzde, ve onun devami olan gecede, ve gecenin devamı olan gündüzde, başlangıçtan şimdiye kadar, şimdiden bitirişe kadar, okudugum ve okuyacağım, Bütün Dualarımdaki, Zikirlerimdeki, surelerdeki, ayetlerdeki,
tahmidlerimdeki, temcidlerimdeki, tehlillerimdeki, tekbirlerimdeki, tesbihlerimdeki, takdislerimdeki, salavatlarımdaki, selamlarımdaki, şükürlerimdeki, hamdlarımdaki, hatalarımı yanlışlarımı düzelt, Gerekli olan eksiklerimi tamamla, yanlış olan fazlalarımı gider, ve dogru okunmuşlar silsilesine kat, ve onların feyizinden, bereketinden, şifasından, hıfzı inayetinden ve ilminden ve faydasından, beni, benden eksilmeksizin Eşimi (Karımı veya kocamı) ve Çocuklarımı (oğlumu ve oğullarımı kızımı ve kızlarımı), Annemi ve Annelerimi, Babamı ve Babamlarımı, Dedemi ve Dedelerimi, Ninemi ve Ninelerimi, Dayımı ve Dayılarımı, Teyzemi ve Teyzelerimi, Amcamı ve Amcalarımı, Halamı ve Halalarımı, Yeğenimi ve Yeğenlerimi, Kuzenimi ve Kuzenlerimi, Abimi ve Abilerimi, Ablamı ve Ablalarımı, Kardeşimi ve Kardeşlerimi, Kayınbabamı ve Kayınbabalarımı, Kaynanamı ve Kaynanalarımı, Kaynımı ve Kayınlarımı, Baldızımı ve Baldızlarımı, Damadımı ve Damatlarımı, Gelinimi ve Gelinlerimi, Dünürümü ve Dünürlerimi, Gizli Kalmış Evladlarımı ve Annelerini ve ehli beytimi,Annemden Tarafa Geçmişlerimizi,Babamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Annemden Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Babamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Kaynanamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Kayınbabamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Kaynanamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Kayınbabamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Gizli kalmış çocuklarım ve Anneleri Tarafından Geçmişlerimizi,Gizli kalmış çocuklarım ve Anneleri Tarafından yaşayan akrabai ıyalimizi ve Mehdi ve sevenlerini ve Cemaatini, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intsab etmiş olanları, ve şimdiden kıyametin sabahına kadar intsab edecek olanları, sevenlerimi ve sevdiklerimi, bize ve ehlimize ve müntesiplerimize, bir nebze iyiliği ve hayrı dokunanları, öğretmenlerimizi, mürşidlerimizi, ve arkadaşlarımızı, ve Kırk Fersah Sağa Sola, Öne Arkaya, Alta Ve Üste, Bulunduğumuz Yerlerdeki imanlı Komşularımızı da bu dua zikir ve ayetlerden, Surerlerden ve tahmidlerimden, temcidlerimden, tehlillerimden, tekbirlerimden, tesbihlerimden, takdislerimden, salavatlarımdan, selamlarımdan, şükürlerimden, hamdlarımdan, ve hatimlerimizden nasiplendir.
Ve Ayrıca Silsileyi Kasr, Silsileyi Kebir, Silsileyi Üla ve Silsileyi Melaemi de nasiplendir.
Ve Ayrıca Rızkımızın ve iaşemizin temininde ekilip biçilip, dokunup kesilip biçilip, ve bize kadar ulaştırılmasında ve benzeri her türlü emeği ve hizmeti olan ehl-i imanın kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ayrıca, kullandığımız alet ve edevatın, ve hizmetlerin icadından bu güne kadar geliştirilmesinde ve bize kadar ulaştırılmasında bir nebze emeği ve hizmeti olan ehl-i imanın kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ve Ayrıca Hediye ettiğim sayfalarımın o bölümlerini, şu andan itibaren ziyaret edecek ehli imanın, her ziyaretinde olmak üzere, kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ve ayrıca Peygamberimiz Muhammed Mustafa'yı, Âl ve ashabını, Ehl-i Beytini, evlâd-ı tâhirelerini ve ezvâc-ı tâhirelerini nasiplendir. Bana, ehlime ve müntesiblerime düşmanlık edenler hariç olmak üzere Ve ayrıca ölmüş ve yaşayan Ehl-i iman ümmet-i Muhammed'i ve kıyamete kadar gelecek olan Ehl-i iman ümmet-i Muhammed'i de nasiplendir. Ve ayrıca bütün diğer peygamber hazretlerini, evlâd-ı tâhirelerini, ezvâc-ı tâhirelerini ve Bana, ehlime ve müntesiblerime düşmanlık edenler hariç olmak üzere Ehl-i iman ümmetlerini de nasiplendir.
Ve ayrıca Osmanlı ecdadımızı da nasiplendir.
Ve ayrıca Mustafa Kemal ve Milli Mücadele'deki Silah Arkadaşlarını da nasiplendir.
Ya Rabbi, Başlangıçtan kıyametin sabahına kadar, bu tarikata intisab eden herkes, zikrimizin, başlangıç, yani giriş duasını okuduktan sonra, bir defa euzu besmelesini de okuyan herkes, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile zikrin devamını eksik kalan kısımlarını tamamla , yine silsileye hediye edilen fatiha ve kulhulerden de, baştan bir tanesine okuyanın, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile devamını ve eksik olanlarını tamamla
Ya Rabbi ayrıca okuduğumuz Hediye paketimiz olan Yasin ihlas fatiha ve Raşidi hatimlerimizin harflerini öyle çoğalt ki, hediye ettiğim, bu günkü hediye paketimden bir adet hediye etmiş olayım saydığım her bir kimseye. Amiyn
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemine Amiyn.
NECCiNIi DUASI FASIL 1
Rabbi Neccini Min külli belaiddünya ve belail ahireti, velemradzi ve aafeti, ve euzubike min fitnettid Deccal ve havaaassehü, ve euzubike rabbi en yahdzrun.
NECCiNIi DUASI FASIL 2
Rabbi neccini min külli belliyyetin ve aafetin, ve eahetin, ve ğussetin, ve mihnetin, ve zelzeletin, ve şiddetin, ve ihanetin, ve zilletin, ve galebetin, ve gılletin, ve cuuin, ve ateşin, ve fagrin, ve feagatin, ve dziygin, ve fitnetin, ve vebaain, ve belaain, ve ğaragin, ve hargın, ve bergın, ve sargın, ve harrin, ve berdin, ve nehbin, ve ğayin, ve dzalalin, ve dzaaletin, ve heemmetin, ve zelelin, ve hataya, ve hemmin, ve ğammin, ve meshin, ve hasfin, ve gazfin, ve halletin, ve ılletin, ve meradzin, ve cunuunin, ve cüzaamin, ve berasin, ve faalecin, ve baasurin, ve selesin, ve nagsin, ve heleketin, ve gadzihatin, ve gabihatin fiddareyni inneke la tuhliful miad,
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
VEDFEA DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Allahümme vedfe'anna küfrel kafiriyne.
Allahümme vedfe'anna şirkel müşrikiyne.
Allahümme vedfe'anna nifakel münafikiyne.
Allahümme vedfe'anna hasedel hasidiyne.
Allahümme vedfe'anna fıskel fasıkıyne.
Allahümme vedfe'anna hıyanetel hainiyne.
Allahümme vedfe'anna kezibel kazibiyne.
Allahümme vedfe'anna ifsadel müfsidiyne.
Allahümme vedfe'anna israfel müsrifiyne.
Allahümme vedfe'anna adaavetel aduvviyne.
Allahümme vedfe'anna sihres sahiriyne.
Allahümme vedfe'anna neffasatil ugadiyne.
Allahümme vedfe'anna cürmel mücrimiyne.
Allahümme vedfe'anna zulmez zalimiyne.
Allahümme vedfe'anna vahşetel vahişiyne.
Allahümme vedfe'anna seyyietil müseyyi'iyne.
Allahümme vedfe'anna hıyalel küllü mütehayyıliyne.
Allahümme vedfe'anna nazerel hainiyne.
Allahümme vedfe'anna keşfel küfrül kaşifiynes seyyiiyne.
Allahümme vedfe'anna şematati küllü şamitiyne.
Allahümme vedfe'anna amelil bahilliyne.
Allahümme vedfe'anna gafeletel gafiliyne.
Allahümme vedfe'anna amelel yüraune.
Allahümme vedfe'anna acelel küllü muacciliyne.
Allahümme vedfe'anna tecavezel mütecaviziyne.
Allahümme vedfe'anna inkarel münikiriyne.
Allahümme vedfe'anna iftirael müfteriine.
Allahümme vedfe'anna seerigal müseerigiine.
Allahümme vedfe'anna naakısel munkısıine.
Allahümme vedfe'anna deccal ve havaassehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sağ azı diş ile)
Allahümme vedfe'anna şeytanirracim ve hizbehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sol azı diş ile)
Rabbena ve takabbel bi duai.
Rabbenağfirli veli valideyye velil mü'minine yevme yekumül hisab.
İstecib duaena birhametike ya erhamerrahimin.
Veselamün alel mürselin.
Velhamdülillahi rabbil alemin.
BiRLEŞiK ESMALAR
Allahümme Ente Rabbi La ilahe illa ente halakteni, ve ene abdüke, fağfirli zünubi, feinnehu la yağfiruzzunube illa ent.
Ya Evvelu Ya Ahiru Ya Zahiru Ya Batinu, Ya Hayyul Kaayum, Ya Eahdü Ya Samedu, Ya Muhyi Ya mümitu, Ya mü minu Ya müheyminu Ya muiydu, Ya Raşidu Ya Saburu, Ya Baai*sü (peltek se)Ya Baaki, Razzakul Kerim, Melikul Adlil Yakin, Azizul Hakim, Azizun Züntikam, Settarul Kerim, Şefikul halim, Ya Halim Ya Selim, Ya Mecidi Ya Vedudu, Raufurrahim, Rahmanur Rahim, Aalimul gaybi veş şehadeh, Zül Kuvvetil Metiyn, Ya Hadi Ya Mehdi, Ya Hasibu Ya muhasibu, Ya habiru Ya muhabiru, Ya Haafizu Ya Muhafizu,Vallâhu hayrun hâfizen ve huve erhamur râhimîn.
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.
RAHMAN SURESiNDEN PASAJLAR
Halakal insâne min salsâlin kel fahhâr,Ve halakal cânne min mâricin min nâr,Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân ,Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Lem yatmishunne insun kablehum ve lâ cânnun ,Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân
Mudhâmmetân, Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
TAVAF VE SADAKA DUASI
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.
Dikkat : Burada bir vakit namazı yahut iki rekat nafile namaz kılınız
sonra bir geriden başlayıp devam ediniz yani
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.
SAY ETME VE SEHER DUASI
NEFIY DUASI (ŞERiK KEHRWERT)
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr.
TEVHiDi KEBiR
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
La ilahe illallah, Cebrail Vahyullah
La ilahe illallah, Adem Safiyullah
La ilahe illallah, Habil Meşyullah
La ilahe illallah, Kabil Mezruallah
La ilahe illallah, Habil Mazlumullah
La ilahe illallah, Kabil Katilullah
La ilahe illallah, idris Terziyyullah
La ilahe illallah, Nuh Neciyyullah
La ilahe illallah,ilyas Cennetullah
La ilahe illallah, Hızır Hayyullah
La ilahe illallah,Salih Haggullah
La ilahe illallah, Hud Mahfuzallah
La ilahe illallah, Zülkarneyn Setrullah
La ilahe illallah, Şaya Femullah
La ilahe illallah, Elyesa Nasrullah
La ilahe illallah, Üzeyir Müheyminulllah
La ilahe illallah, Eyyub Marizallah
La ilahe illallah, Lokman Şifaullah
La ilahe illallah, Lokman Hekimullah
La ilahe illallah, Yunus Tevkifullah
La ilahe illallah, Yunus Tevfikullah
La ilahe illallah, Yuşa Refikullah
La ilahe illallah, ibrahim halilullah
La ilahe illallah, ismail Zebhullah
La ilahe illallah, ishak Mucizallah
La ilahe illallah, Lut Mağdurallah,
La ilahe illallah, Lut Hicretulllah
La ilahe illallah, Yakub Hasretullah
La ilahe illallah, Yusuf Cemalullah
La ilahe illallah, Yusuf Cemilallah
La ilahe illallah, Yusuf Ruyetullah
La ilahe illallah, Bünyamin Merhametullah
La ilahe illallah, Davud Yedullah
La ilahe illallah, Süleyman Malikullah
La ilahe illallah, Süleyman Hakimullah
La ilahe illallah, Şuayb Raillah
La ilahe illallah, Harun Tercümanullah
La ilahe illallah, Musa Kelimullah
La ilahe illallah, irmiya Mekrullah
La ilahe illallah, Zekeriya ve Yahya Şehidullah
La ilahe illallah, Meryem iffetullah
La ilahe illallah, isa Ruhullah
La ilahe illallah, Muhammed Rasulallah
La ilahe illallah, Muhammed Habiballah
La ilahe illallah, Ebu Bekir Sadıgullah
La ilahe illallah, Ömer Adlullah
La ilahe illallah, Osman Hayaullah
La ilahe illallah, Ali Esedullah
La ilahe illallah, Hasan vel Hüseyin Reyhanullah
La ilahe illallah, Fatma Ümmiyyullah
La ilahe illallah, Mehdi Hidayetullah
La ilahe illallah, Halid bin Velid Seyfullah
La ilahe illallah, Talha bin Ubeydullah
La ilahe illallah, Raşid Mürşidullah
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
TESBiH
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
KiLiT DUALARI
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.
Rabbişrah lî sadrî, Ve yessir lî emrî, Vahlul ukdeten min lisânî, Yefkahû kavlî, Rabbi Zidnî İlmen Ve Fehmen Ve Elhıkni Bissalihin.
(Sabah zikrederken okunur) Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn. (ikindi ve Akşam zikrederken okunmaz).
(ikindi ve Akşam zikrederken okunur) vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn, (Sabah zikrederken okunmaz).
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
SiLGi DUASI FASILA 1
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât.
ANA BABA DUASI
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.
EVLAT iSTEME DUASI
Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten. Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn. Hasbiyallah, Hasbiyallahu tevekkeltü alallah, Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym.
SiLGi DUASI FASILA 2
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ.rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih,
iMAN DUASI FASILA 1 - AMENERRASULÜ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Âmener resûlu bimâ ünzile ileyhi min rabbihî vel mü’minûn, küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulih, lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih, ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr. Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vüs’ahâ, lehâ mâ kesebet, ve aleyhâ mektesebet, rabbenâ lâ tüâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
KOLAYLAŞTIRMA DUASI
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Fe izâ feragte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
iNŞiRAH SURESi - RAHATLATMA DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
E lem neşrah leke sadrek. Ve veda‘ nâ anke vizrek. Ellezî enkadza zahrek. Ve refa’nâ leke zikrek. Fe inne maal usri yüsran. İnne maal usri yüsrâ. Fe izâ ferağte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
KIBLE DUASI
İnnî veccehtu vechiye lillezî fataras semâvâti vel arda hanîfen ve mâ ene minel muşrikîn.
TANRILIK DUASI
MESiH DUASI
İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehü kün fe yekûn. Fe subhânellezî bi yedihî melekûtu kulli şey’in ve ileyhi turceûn.
HELALLEŞME DUALARI
Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb.
SALAVAT MUHAAMED (SALLi BARiK)
Allâhumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve alâ âli seyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ bârakte alâ seyyidina ibrahîme ve alâ âli seyyyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.
SALAVAT MEHDi (SALLi BARiK)
Allâhumme salli alâ seyyidina Mehdi ve alâ âli seyyidina Mehdi. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve Muhammede ve alâ âli seyidina ibrâhîme ve Muhammede inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ seyyidina Mehdi ve alâ âli seyyidina Mehdi. Kemâ bârakte alâ seyyidina ibrahîme ve Muhammede ve alâ âli seyyyidina ibrâhîme ve Muhammede inneke hamîdun mecîd.
MEHDi VE HiDAYET DUASI
Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ minledunke rahmeh, inneke entel vehhâb. Rabbenâ inneke câmiunnâsi li yevmin lâ raybe fîh, innallâhe lâ yuhliful mîâd.
DOĞRULUĞU VE DOĞRU YOLU BULMA DUASI
Rabbinsurnî bima kezzebûn. İhdina's-sırat'al-mustegıym. Sıratallezîne en'amte aleyhim ğayr'il-mağdzûbi aleyhim veleddyâllîn.Amin.
HIZIR DUASI
Ente veliyyuna feğfir lena zünübena verhemna ve ente hayr'ul-ğafirîn.
sübhaneke ente ilahe hayrul ğafirîn,
sübhaneke ente ilahe hayrürazikiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül varisiyn
sübhaneke ente ilahe hayrül fatihiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül hakimiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül faziliyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül hafiziyn,
sübhaneke ente ilahe hayrünnasiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül âlimiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül kadiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül haligiyn,
sübhaneke ente ilahe ahsenul halikin,
sübhaneke ente ilahe hayrüs sabiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrul munzilîn
sübhaneke ente ilahe hayrül muhsiniyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül mü’minun,
sübhaneke ente ilahe hayrüş şafiiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrur râhımîn
sübhaneke ente ilahe hayrül müşfikun,
sübhaneke ente ilahe hayrül makiriyn
sübhaneke ente ilahe hayrül kaviyyul kaimü,
sübhaneke ente ilaher raufürrahimu
sübhaneke ente ilahe sadıgul vadül emin
sübhaneke ente ilahe semîun alîm,
sübhaneke ente ilahe bimâ ta’melûne alîm,
sübhaneke ente ilahe bimâ ta’melûne habîr,
vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, ya Allah.
ve salli ala Muhammedin ve adede men salli aleyhi ve adede gatratil emtari ve adede evragil eşcari ve adede enfasil müstagfiriyne bil eshari ve adede ma kane vema yekünu li yevmil haşri vel garari ve salli aleyhi ma teagabelleyli vennehari ve salli aleyhi mahtelefel melavani ve teagabel asrani ve kerrerel cedidani vestagbelel fergadani ve adede emvacil bihari ve adede merri mali vet ticari
Allahümme salli ala Muhammedin ve ala elihi ve eshabihi ve etbaihi ecmaiyn ve selamün ala cebrail ve mikail ve israfil ve azrail vel melaiketül hamelei arş vel münker nekir ve selamün alel melaiketül mükarrebin vennebiyi verresulu ecmaiyn ve selamün alel evliyai vessalihin selamüllahi ve selavatullahi aleyhim ecmaiyn.
velhamdülillahi rabbil alemiyn.
HURUFU MUKATA - ÇEKiRDEK VE TOHUMLAR - ÖZ
Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Kef He Ye Ayn Sad Kifayetüna, Ha mim Ayn sin Kaf Himayetüne, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym, Feseyekfikehümullahu ve hüvessemiulaliym. Elif La Mim, Elif La Mim, Elif La Mim, Elif La mim Ra, Elif La mim Ra, Elif La mim Ra, Ya Sin, Ya Sin, Ya Sin, Ta Sin, Ta Sin, Ta Sin, Ta Sin Mim, Ta Sin Mim, Ta Sin Mim, Ta Ha, Ta Ha, Ta Ha, Sad, Sad, Sad, Nun, Nun, Nun.
FiTNEDEN KORUNMA DUASI
Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû. Vağfirlene zünübene verhemna ve ente hayr'ul-ğafirîn.
Ey Rabbim, Beni ve Eşimi ve Evladlarımı, Ana Babamı, Mehdi ve Cemaatini, Sevenlerimi, Sevdiklerimi, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intisab etmiş olanları, ve şu andan itibaren Kıyametin Sabahına kadar intisab edecek olanları, yeryüzünde ve kainatta ve bedenlerimizde, fitne ve fücurun ve küfrün ve kafirliğin sebebi kılma, ve seni inkar edenlerin, inkarının sebebi de kılma bizleri. Günahlarımızı bağışla, sen bağışlayanların en merhametlisisin. Amiyn.
iMAN DUASI FASILA 2 - AMENTÜ
Amentü billahi ve melâiketihi, ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihi mina'llâhi teâlâ ve'l-ba'*sü ba'de'l mevtu Haggun, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah,
iMAN DUASI FASILA 3 - iMAN VE NiKAH TAZELEME
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah.
Radziytü billahi Rabben, ve bil-İslami diynen. Vebi Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme Rasülen ve Nebiyyen.
RAPTiYE DUASI
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike,
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike,
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike.
TESBiHAT
Vehüvel aliyyul azimu zülcelali Sübhanallah.
Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah.
Sübhanelbaki Daimen Elhamdülillah.
Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah.
Ya Rabbi, Sen, Senin, Seni, Sena ve teazim ettiğin gibi, Aziz ve Yücesin ve Büyüksün, Ya Rabbi, biz Seni, Senin, Seni, Sena ve teazim ettiğin gibi, Sena ve Teazim edemeyebiliriz, gücümüz ona yetmeyebilir.
Rabbül Alemine Teala Şanühü Allahuekber.
Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber.
Rabbi inneke afuvvün, tuhibbul afve Fağfuanni.
Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah.
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed.
Allâhumme barik alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed.
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi.
Allâhumme barik alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi.
La ilahe illallah, La ilahe illallah, La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,
Muhammedun Rasulallah.
Allah,Allah,Allah,Allah,Allah,Allah...
DiKKAT : ZiKRiMiZiN BURASINDA en az yukardaki kadar yani altı defa "Allah" Zikri Zikredilir, veya vakitleri müsait olanlar ise Okuyabilenler ise 21 Hazirana kadar “666 Allah zikri” çekilir zikredilir, gün döndükten sonra, yani 21 Haziran dan sonra, 21 Aralığa kadar, sadece “ 66 Allah zikri” çekilir zikredilir. 21 Araliktan sonra ise Tekrar “ 666 Allah zikri” çekilmeye başlanır, taaki yine 21 Hazirana kadar.
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun,
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun,
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun.
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun.
Ya Rabbi!
Kitabımız Kuran-ı Kerim'de : "Sonunda Dünyanın mirasını salih kullar devralacak" buyuruyorsun, Bizi de, sevenlerimizi de, sevdiklerimizi de, o mirası devralan Salih kullarının arasına ilhak et. Ayrıca Bizi, Mehdi ile Kurtulanlar Zümresi Olan, Ümmeti Necata'a ilhak et, ve Bizi "Onlar Rızıklarla Dolu Cennetlerde Ebedi kalacaklardır" Buyurduğun, 33 yaşında genç ve, ebedi cennetlerde kalanlar zümresine ilhak et, Amiyn, Amiyn, Amiyn.
Karınca Duası (Bereket Duası)
Allahümme ya Rabbi Cebrâîle ve Mîkâile ve İsrâfile ve Azrâile ve İbrahime ve İsmaile ve İshaka ve Yakube ve münzilel berakâti vet Tevrâti vez-Zebûri vel İncili vel Furkan. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyil azim. Lâ ilâhe illallahül melikül hakkul mübin. Muhammedü-Resülüllahi sadikul va'dil emin. Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Hayyu, Ya Kayyum, Ya zel Celali vel İkram. Es'elüke ya Rabbel arşil azimi en yerzükani rizkan halalen tayyiben veesian birahmetike ya erhamer Rahimin. Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernüş, Debernüş, Şazenüş, Kefetatayyuş, Kıtmîr.
Sefer Duası
Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ vemâ künnâ lehû mukrinîn. Ve innâ ilâ rabbinâl munkalibûn.
Bismillahi mecraha ve mürsaha inne rabbı le ğafurur rahıym.
Ashabi Kehf'in Duası
Kul lev kânel bahru midâden li kelimâti rabbî le nefidel bahru kable en tenfede kelimâtu rabbî ve lev ci’nâ bi mislihî mededâ
Salatentüncina Duası
Allahumme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammedin salaten tüncina biha min-cemi'il-ehvali vel afat. Ve takdi lena biha cemial hacat ve tutahhiruna biha min-cemii's-seyyiat ve terfe'una biha ındeke a'la'd-deracat ve tubelliğuna biha aksa'l-ğayat min cemiil-hayrati fi'l-hayati ve ba'del-memat. Hasbunellahu ve ni'mel vekil, Hasbunellahu ve ni'mel vekil, Hasbunellahu ve ni'mel vekil, ni'mel mevla ve ni'me'n-nasir. Ğufraneke rabbena ve ileyke'l-masir.
Miftahül Cennet Duası
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ve ilahüküm ilahün vahid la ilahe illa hüver rahmanür rahiym.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbî enniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azâba. Rabbî eûzübike min hemezâtiş şeyâtıyni ve eûzü bike rabbî en yahdurun.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased. ve kul Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’lenâ min emrinâ raşedâ.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul rabbi enzilni munzelen maideten mübareken mines semâi ve ente hayrul münzilin.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul rabbi enzilni munzelen mübareken ve ente hayrul münzilin
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbic’alni mukimas salati ve min zürriyeti rabbena ve tekabbel duai
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbişrah li sadri ve yessir li emri vahlül ukdeten min lisani yefkahü kavli.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbi la tezerni ferden ve ente hayrul varisin
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Hasbiyallah
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Hasbiyallahu tevekkeltü alallah
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul İnnî veccehtu vechiye lillezî fataras semâvâti vel arda hanîfen ve mâ ene minel muşrikîn.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ minledunke rahmeh, inneke entel vehhâb. Rabbenâ inneke câmiunnâsi li yevmin lâ raybe fîh, innallâhe lâ yuhliful mîâd.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
Esmaül Hüsna
Allah Celle Celalühü, er-Rahmân Celle Celalühü, er-Rahîm Celle Celalühü, el-Melik Celle Celalühü, el-Kuddûs Celle Celalühü, esSelâm Celle Celalühü, el-Mü’min Celle Celalühü, el-Müheymin Celle Celalühü, el-Azîz Celle Celalühü, el-Cebbâr Celle Celalühü, elMütekebbir Celle Celalühü, el-Hâlık Celle Celalühü, el-Bâri’ Celle Celalühü, el-Musavvir Celle Celalühü, el-Gaffâr Celle Celalühü, elKahhâr Celle Celalühü, el-Vehhâb Celle Celalühü, er-Rezzâk Celle Celalühü, el-Fettâh Celle Celalühü, el-Alîm Celle Celalühü, el-Kâbıd Celle Celalühü, el-Bâsıt Celle Celalühü, el-Hâfıd Celle Celalühü, er-Râfi Celle Celalühü, el-Muiz Celle Celalühü, el-Müzill Celle Celalühü, el-Basîr Celle Celalühü, es-Semi’ Celle Celalühü, el-Hakem Celle Celalühü, el-Adl Celle Celalühü, el-Lâtîf Celle Celalühü, el-Habîr Celle Celalühü, el-Halîm Celle Celalühü, el-Azîm Celle Celalühü, el-Gafûr Celle Celalühü, eş-Şekûr Celle Celalühü, el-Aliyy Celle Celalühü, el-Kebîr Celle Celalühü, el-Hafîz Celle Celalühü, el-Mukît Celle Celalühü, el-Hasîb Celle Celalühü, el-Celîl Celle Celalühü, el-Kerîm Celle Celalühü, er-Rakîb Celle Celalühü, el-Mücîb Celle Celalühü, el-Vâsi’ Celle Celalühü, el-Hakîm Celle Celalühü, el-Vedûd Celle Celalühü, el-Mecîd Celle Celalühü, el-Bâis Celle Celalühü, eş-Şehîd Celle Celalühü, el-Hakk Celle Celalühü, el-Vekîl Celle Celalühü, el-Kaviyy Celle Celalühü, el-Metîn Celle Celalühü, el-Veliyy Celle Celalühü, el-Hamîd Celle Celalühü, el-Muhsî Celle Celalühü, el-Mübdî Celle Celalühü, el-Muîd Celle Celalühü, el-Muhyî Celle Celalühü, el-Mümît Celle Celalühü, elHayy Celle Celalühü, el-Kayyûm Celle Celalühü, el-Vâcid Celle Celalühü, el-Mâcid Celle Celalühü, el-Vâhid Celle Celalühü, es-Samed Celle Celalühü, el-Kâdir Celle Celalühü, el-Muktedir Celle Celalühü, el-Mukaddim Celle Celalühü, el-Muahhir Celle Celalühü, el-Evvel Celle Celalühü, el-Âhir Celle Celalühü, ez-Zâhir Celle Celalühü, el-Bâtın Celle Celalühü, el-Vâli Celle Celalühü, el-Müteâlî Celle Celalühü, el-Berr Celle Celalühü, etTevvâb Celle Celalühü, el-Müntakim Celle Celalühü, el-Afüvv Celle Celalühü, er-Raûf Celle Celalühü, Mâlikü’l-Mülk Celle Celalühü, Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm Celle Celalühü, el-Muksit Celle Celalühü, el-Câmi’ Celle Celalühü, el-Ganiyy Celle Celalühü, el-Muğni Celle Celalühü, el-Mâni’ Celle Celalühü, ed-Dârr Celle Celalühü, en-Nâfi’ Celle Celalühü, en-Nûr Celle Celalühü, el-Hâdi Celle Celalühü, elBedî’ Celle Celalühü, el-Bâkî Celle Celalühü, el-Vâris Celle Celalühü, er-Reşîd Celle Celalühü, es-Sabûr Celle Celalühü.
Leyse ke mislihî şey’un fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.
KUDRET DUASI
Vehüve Ala Külli Şeyun Alimun
Vehüve Ala Külli Şeyun Habirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Basirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Semiun
Vehüve Ala Külli Şeyun Hasibun
Vehüve Ala Kadirun Külli Şeyun Hafizun
Vehüve Ala Külli Şeyun Kadirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Hakimun
Vehüve Ala Malikun Külli Mülkün
Vehüve Ala Mukimun Külli Mülkün Malikun
Vehüve Ala Külli Şeyun Haaligun
Vehüve Ala Külli Şeyun Maalikun
Vehüve Ala Külli Şeyun Musavvirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Müsebbibun
Vehüve Ala Külli Dain Devaün
Vehüve Ala Külli Dain Şifaun
Vehüve Ala Külli Vaktin Hazirun
Vehüve Ala Külli Zenbin Afuvvun
Vehüve Ala Külli Hatain izaletun
Vehüve Ala Cemalun Men Küllü Vechi Cemilun
Vehüve Ala Evvelü Men Küllü Evvelun
Vehüve Ala Ahiru Men Küllü Aahirun
Vehüve Ala Zahiru Men Küllü Zaahirun
Vehüve Ala Batinu Men Küllü Baatinun
Vehüve Ala Safiyyun Men Küllü Musatafa
Vehüve Ala Rahmanun Men Küllü Merhametün
Vehüve Ala Raşidun Men Küllü Mürşidun
Vehüve Ala Mehdiyyun Men Küllü Hidayetun
Hüvallah, Hüvallah, Hüvallah,
Raşidi Tarikatında "Allah Tuzaklarını Bozar" Duası
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Fe lem taktulûhum ve lâkinnallâhe katelehum,
ve mâ remeyte iz remeyte ve lâkinnallâhe remâ,
innallâhe semîun alîm.
Zâlikum,
ve ennallâhe mûhinu keydel kâfirîn,
ve ennallâhe mûhinu keydel müşrikiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel münafikiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel hasidiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel fasıkıyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel hainiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel kazibiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel müfsidiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel müsrifiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel aduvviyn,
ve ennallâhe mûhinu keydes sahiriyn,
ve ennallâhe mûhinu keyden neffasatil ugadiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel mücrimiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydez zalimiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel vahişiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydes seyyietil müseyyi iyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel hıyalil küllü mütehayyilliyn,
ve ennallâhe mûhinu keyden nazerel hainiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel küfrül kaşifiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydeş şematati küllü şamitiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydet tecavezel mütecaviziyn
ve ennallâhe mûhinu keydel inkarel münkiriyn
ve ennallâhe mûhinu keydel iftirael müfteriin
ve ennallâhe mûhinu keydes seerigal müseerigun
ve ennallâhe mûhinu keyden naakısel munkısun
ve ennallâhe mûhinu keyded deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.
ve ennallâhe mûhinu keydeş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun.
Ve yuazzibel munâfikîne vel munâfikâti vel muşrikîne vel muşrikâtiz zânnîne billâhi zannes sev’i aleyhim dâiretus sev’i, ve gadiballâhu aleyhim ve leanehum ve eadde lehum cehennem, ve sâet masîrâ.
Ve lillâhi cunûdus semâvâti vel ard(ardı), ve kânallâhu azîzen hakîmâ.
Li tu’minû billâhi ve resûlihî ve tuazzirûhu ve tuvakkırûhu, ve tusebbihûhu bukreten ve asîlâ.
İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh, yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsihî, ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ.
kul fe men yemliku lekum minallâhi şey’en in erâde bikum darren ev erâde bikum nef’â, bel kânallâhu bi mâ ta’melûne habîrâ.
innallâhe semîun alîm, ve ennallâhe meal mu´minîn.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
"Allah'ım Sevdiklerini Sevdir, Sevmediklerinden Uzak Eyle" Duası
Allah'ım Bize Senin sevdiklerini sevdir, Senin sevmediklerinden de Bizi uzak eyle.
Sen ihsan sahiplerini seven Allah'sın, Biz'i de ihsan edenler zümresine koy, ve bizi de sev Allahım
Sen tövbe edenleri seven Allah'sın, Biz'i de tövbe edenler zümresine koy, ve bizi de sev Allahım
Sen temizleri ve temizlenenleri seven Allah'sın, Biz'i de temizlenenler zümresine koy, ve bizi de sev Allahım
Sen takva sahiplerini seven Allah'sın, Bizler'i de takva sahiplerinin zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen sakınanları seven Allah'sın, Bizler'i de sakınan takva sahiplerinin zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen sabredenleri seven Allah'sın, Biz ler'i de sabredenler zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen tevekkül edenleri seven Allah'sın, Biz'i de tevekkül edenler zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen adaletli davrananları seven Allah'sın, Biz'i de adaletli olanlar zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen kendi yolunda saf saf mücadele edenleri seven Allah'sın, Biz'i de , mücahid olanlar zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü olanlari seven Allah'sın, Biz'i de , mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü olanlar zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen müminler'e : "Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler" Buyuran Allah'sın, Biz'i de , Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler Buyurdugun mü’minler zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan iman edenleri seven Allah'sın, Biz'i de , hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmadan iman eden mü’minler zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Allah'ım Bize Senin sevdiklerini sevdir, Senin sevmediklerinden de Bizi uzak eyle.
Allah, saldırganları asla sevmez, ve bizi saldırganlıktan ve saldırganlardan sakınanlar zümresine koy.
Allah, ifsad çıkaranları asla sevmez, ve bizi müfsitlikten ve ifsad çıkaranlardan sakınanlar zümresine koy.
Allah, fasıkları asla sevmez, ve bizi fasıklıktan ve fasıklardan sakınanlar zümresine koy.
Allah, kâfirleri asla sevmez, ve bizi küfürden ve kâfirlerden sakınanlar zümresine koy.
Allah, zalimleri asla sevmez, ve bizi zalimlikten ve zalimlerden sakınanlar zümresine koy.
Allah, büyüklenip böbürlenenleri asla sevmez, ve bizi büyüklenip böbürlenmekten ve büyüklenip böbürlenenlerden sakınanlar zümresine koy.
Allah, hainleri asla sevmez, ve bizi hainlikten ve hainlerden sakınanlar zümresine koy.
Allah, Terbiyesiz konuşanları asla sevmez, ve bizi Terbiyesizlikten ve Terbiyesiz konuşanlardan sakınanlar zümresine koy.
Allah, israf edenleri asla sevmez, ve bizi müsriflikten ve israf edenlerden sakınanlar zümresine koy.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
Rabbi inneke semîud duâi,
Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym,
Fi külli lamhatin ve nefesin
Adede ma vesiahu ilmullah.
Ya Hayyü Ya Kayyumü Ya Zel celali vel ikram
Bi rahmetike Ya Erhamer rahimiyn.
“Allahümme erinel hakka hakkan verzuknâ ittibâ'ahu ve erinel bâtıla bâtılan verzuknâ ictinabehu "
"Ve ahiru davana enil hamdülillahi rabbil alemiyn”
"Sübhanekellâhümme ve bihamdik, eşhedü enlâ ilahe illâ ent. estağfirullahe ve etûbe ileyk"
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَاراً
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ
وَسَلَٰمٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ ٱلَّذِينَ ٱصْطَفَىٰٓ
وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ
وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ وَيَوْمَ اَمُوتُ وَيَوْمَ اُبْعَثُ حَيًّا
سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ
وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ
وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
آمين، آمين، آميييييين
Âmin, Âmin, Âmiyn
_____ •°oO●Oo°•_____
HATMEi ŞERiF'iN SONU
_____ •°oO●Oo°•_____
SERi NUMARASI : V170620250816
ÖNSÖZ
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Selamün Aleyküm!
Raşidi Hatimi Yahutta "Hatmei Raşidan" Nedir?
Raşidi Tarikatının Kurucusu Başağaçlı Raşit Tunca'nın ezbere bildiği, veya okuyup zikrettiği, sureler, ayetler, salavatlar, zikirler dir. Ve Bunlar Raşit Tunca'nın Günlük veya haftalık veya senede bir veya ömürde bir okuyup zikretmiş olduğu veya muska olarak üzerinde taşıdığı dualar, zikirler, sureler, ayetler ve salavatların yaklaşık olarak tamamıdır.
Vird olarak okunmak istenince, en az haftada bir defa, orta haddesi günde bir defa ve en fazla, günde iki defa, sabah ve ikindi namazından sonra zikredilip hatmedilir. Arapça olanı "HAMEYLi MUSKASI" olaraktan, Herhangi güzel bir misk ile kokulanıp folya ile sarılı olarak ve deri muhafaza içinde üzerinizde, veya arabanızda veya çantanızda taşınır.
ZIRH VE KALKAN OLARAK TA
Bir Tabak içine bir küçük paket "Tuz" dökülür ve, Hatmei Raşidan okunurken, arada bir zikirdeki durak olan noktalara gelince, durup tabaktaki tuza üflenir, ve tabak kaşık yardımı ile karşıtırılarakdan, tekrar tekrar hatim bitesiye üflenir ve karşıtırılır. ve sonra bu tuz kapaklı bir kavonaza koyup ağzı sıkıca kapatılır. Haftada bir, 10 litreli bir kovaya, bir çay kaşığı katılıp, ılık su ile eritilir ve banyodan sonra, yani sabunlanıp durulandıktan sonra, bu tuzlu su, bir tas ile, bütün vucada dökülüp vücut ıslatılır, vücudun bu tuzlu suyu emmesi için biraz beklenir, ve sonra havlu ile kurulanılır, ve vücut iyonoze edilir, ve aynen pil gibi olunur, ve pili doldurmak içinde, hatme bir defa daha zikredilir, ondan sonra, her hafta, hatme okunmadan önce bu tuzlu su ile yukardaki tarif üzre banyo edilip, vücut iyonize edilir, ve sonra hatme okunur, ve vücudunuz bir elektrik kalkanı oluşturur bu sayede.
Ve aynı tuzdan, yemeklerinize de, salatalarınıza da kullanabilirsiniz. Tuz bitince yenisini yaparsınız.
Tahsini Şerif Nedir?
تحسين شريف
Tahsin demek El Hısn kökünden türemiştir Şerefli Kale ve Sığınak Manası taşır. Ve Sığınılacak en Şerefli Kale Allah ve Kelamı dır çünkü Kuran‘da şöyle şöyle olunca şöyle de minvalinde bize kelimelerinin gücünü öğreten yine Allah kendisidir. Mesela Felak suresi en basit örnek deki felan felan diye öğretir. işte „Raşidi Tahsini Şerifi’ni“ Okumannın veya yanında taşımanın faydaları mesela kureyş suresınde buyurduğu üzre acıktığınızda sizi doyuran ve korktuğunuzda emanında yani kalesinde sizi koruyan bu evin rabbine kul olun manasında ayet var yani kul olmaktan kasıt O'nun kalesine ve emanına sığının gibi bir mana.
Havle Binti Hakîm radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim”
dedi:
“Kim bir yerde konaklar da sonra “Yarattıklarının şerrinden Alllah’ın mükemmel kelimelerine (âyet, sıfat ve isimleri) sığınırım derse, konakladığı o yerden ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar vermez.
Okunuşu: "Euzü bi kelimatillahit-tammati min şerri ma halak"
Anlamı: "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım."
(Müslim, Zikir 54, 55. Aynca bk. Tirmizî, Daavât 40)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle dedi:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e akrep tarafından sokulmuş bir kimse getirilirdi. Râvi dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Eğer bu zat, yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım, deseydi sokulmazdı, veya ona zarar veremezdi.”
(Müslim, Zikir 55.)
Allah’ın mükemmel kelimeleri ifadesiyle Cenâb-ı Hakk’ın kelamı olan Kuran ayetleri ve, Peygamerin dilinden söylenen, kutsi hadisler veya normal hadisler de geçen dualar ile, işte manen O’nun şifalı sözleri kastedilmiş demek olmaz mı. O,nun Kelimelerinin Gücü kastedilmiş demek olmaz mı. Esasen bunlardan hangisinin söylendiği çok önemli değildir, Burada anlatmak istediğimiz "Euzü bi kelimatillahit-tammati " demek Allah kelamı olan ayet ve hadislerdeki dualara sığınmak demek, işte O'nun kelimelerinin gücüne sığınmak demektir, kelimler söylenince ise, bir frekans yayılımı söz konusudur, yani öyle olunca, dua ve ayetler okunarak Allah'ın kelamının frekans gücü demek olur, onun ile o frekanslar ile "min şerri mâ halak" denmesi de yani yarattığı şerli herşeye karşı gelebilen bir silah demek olur, bu frekans ve dua ve zikir silahı yani. Hadisler de "Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti" sözleriyle başlayan, muhtelif yerlerde ve zamanlarda okunması tavsiye edilen başka dualar da vardır.
işte „Raşidi Tahsini Şerifi’ni“ Okumannın veya yanında taşımanın faydaları : Okuyanlar veya yanında taşıyanlar Düşmanlarının şerrinden emin olurlar, fakirlik görmeden bir hayat yaşarlar, Vesveseye, unutkanlığa karşı şifadır. Tahsini Şerifi’ni düzenli okumak güzel ahlakın kapısıdır. Düşmanların şerrinden korunmak, korkulu bir yerdeyken emin ve güvende olmak için okunmalıdır. Hastalara okunması ise şifadır. Günahların affı ve sevap kazanmak için tekrar tekrar okunması gereken dualardan biridir. "Alimran" dan bir ayet vardır ki içinde "inneke entel vehhâb" olan ayet onu okuyan kimseye ömrü boyunca geçim sıkıntısı uğramaz rivayeti var. Virdimizi Okuyan Güzel ahlaka erişir, içinde Ayetel Kürsi gibi nice ayetler dualar vardır da mesela Hâdis-i şerîfte Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem: "Cibrîl bana gelip: Cinden bir ifrit sana tuzak kurmak istiyor, yatağına geldiğin zaman Ayete’l-Kürsî’yi oku. Yani yatmadan evvel Âyete’l- Kürsî’yi oku. dedi.” Buyurmuşlardır. Bunun gibi bütün sırlı ayet yani Allah Kelamı ve hadis ve dua ve salavatların toplandığı, Dua ve Zırhdır, Sığınak ve kaledir, Allah’ın kelimelerinin gücüdür.
„Raşidi Hatmei Şerifi’ni“ Okuma Adabı :
Müntesiblerimiz Normal günlük evradlarını okuyup zikredip tesbih ederler ve sadece Haftada bir gün Perşembeleri ikindiden sonra veya akşamı (Cumayı Akşamı) veya Pazar ikindiden sonra veya akşamı zikredilir. Ölülerimize yani geçmişlerimizin ruhuna gönderilen hediyeler Perşembeleri ve Pazarlar sunuluduğu için, Hatmenin içindeki Bütün Zikir Evrad ve Raşidi Hatimi ölülerimize geçmişlerimizin ruhuna da ve silsilemize de müntesiplerimizede sayilan liseteyede haftada bir defa hediye edilmiş olur bu sayede.
Elbette Tarikimizden Mezun olanlar ve güç yetirebilenler de Günlük yani hergün evrad yerine bunu okuyabilirler.
OKUMA SÜRESi: Takriben 2 Saat
_____ •°oO●Oo°•_____
HATMEi ŞERiF'iN BAŞLANGICI
_____ •°oO●Oo°•_____
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
(Esteuzubillah)
Ela Inne evliyaullahu ve ibadillahissalihiyne, la havfün aleyhim velahüm, yahzenun.
Ya Eyyuheşşeytanirracim ve hizbühü!
Ya Eyyühed deccal ve havassehü!
inneküm leyse bi sultanillehüm. Vela Tağviyennehüm, vela tusallitennehüm, belhüm ibadillahilmuhlasiyn, Ve inneküm ve Hizbeküm illa şeytanirracim.
Fahruc min hazel bedeni, min hazel beyti, min hazettarigı, min hazeşşehri, min hazel medineti, feinneküm raciym, ve inne aleyküm leanete ila yevmiddin.
TAHSiNi ŞERiF
Bismillahirrahmenirrahim
Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala elihi ve sahbihi ve selleme teslimen. Allahümme inni eselüke bil arşi velkürsiyyi venuri ellezi aleyhi seyyidüne Muhammedün sallallahü aleyhi ve sellem en tüsahhira li galbe men ahvecteni ileyhi ve en tekfiyeni şerre men yagdirü aleyye vela agdirü aleyhi ya men biyedihi melekütü külli şeyin ente alimün bihi ve gadirün aleyhi tehassentü bilhisni ellezi essessehüllahü sürühü La ilahe illallahü, babühü Muhammedün Resullulahi
miftahühü La havle vela kuvvete illa billahi men erade li süen hazelehüllahü hamsen hamsen lemsen lemsen lemüsen lemüsen me´münen me´münen enel esedü sehmi nefeze minhül mededü La übali min ehadin Bifazli (Bismillahirrahmenirrahim 3 külhü) Allahümme Ya cemilessetri iz ehatelbelaü min sidretül münteha en tekfiyeni şerre men emere alleyye ve neha. Allahümme in ceuni ferrüddehüm vein begav alleyye fehüddehüm feinneke entellahü Rabbi ve Rabbühüm ve Rabbül halaigi küllihim. (Feseyekfikehümüllahü vehüvessemiul alim. 3 defa) Fein tevellev fegul hasbiyallahü La ilahe illa hüve aleyhi tevvekeltü vehüve Rabbül arşil azim vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Ve sallalahü ala seyyidina Muhamedin ve ala elihi ve sahbihi ve selleme teslimen Velhamdülillahi Rabbil Alemin
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
HiZBÜL KEBiR
Bismillahirrahmenirrahim
Elhamdüllilahi rabbil alemine ve sallalahü ala seyyidina Muhammedin va ala elihi ve sahbihi ve selleme ve iza garetel Kurane cealne beynellezine La yüminune bil ahireti hicaben mesturan. Vecealne ala gulubihim ekinneten en yefgahuhu vefi ezenihim vegran ve ize zekerte rabbeke fil kurani vahdehü vellev ala edberihim nüfüren. Ya Malike yevmiddini iyyakanabüdü ve iyyakenesteyinü Rabbi la tezerni ferden veente hayrül verisin elif lam min nevev felevev amme nevev sümme levev amme nevev feamü ve sammü amme nevev fevegal gavlü aleyhim bime zalemü fehüm La. Efehasibtüm enneme haleknaküm abesen veeneküm ileyne La. Ve celane min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden feağşeynehüm fehüm La. Ya mağşerel cinni vel insi inistedağtüm en tenfüzü min egtarissemavati vel ardi fenfüzü La
(La elei ille eleüke ya Allah. / 3 defa) inneke semiun alimün. Vebil hakkı enzelnahü vebil hakkı nezele vele havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim. Elteceme küllü merdin ve zelle küllü zi batşın şedidin muanidin ve teleşet mekenidül cini ve insi ecmaiyne biesmaike ya Rabbel alemine bissemavatil gaimeti fehünne bil gudreti vagifetün bisseb’ı elmütegıbati bil hücubi elmüteradifati bimevagıfi elemlaki fi mecari el eflaki bil kürssiyyi elbasiti bilarşi elmühiti biğayatil ğayeti bimevadııl işarati bimen dene fetedelle fekene gabe gavseyni ev edne hadeatil meredetü fekübitü haseel meridü ve zellel hasidüs esteantü billahi ala küllü men neva li süen keyfe ehafü ve ilahi emeli em keyfe edamü ve ala ilahi müttekeli. Allahümme ehrüsni min keydil fesıgı ve min sedevatil merigı ve min ledğatil ğasigi bi Kef He Ye Ayn Sad küfiytü bi Ha Mim Ayn Sin Gaf humiytü (Feseyekfikehümullahi vehüvessemiul alim / 3 defa) Vele havle vele kuvvete ille billahil aliyyil azim. Bismilahi ma eğzamellahe küllema evgadü neran lil harbi etfaehellahü. Keteballahü La eğlibine ene ve rusuliye innallahe gaviyyin aziz. Allahümme Ya men elceme bahre bi gudretihi ve gaherel ibade bihikemtihi ikfini ente kafi ve anet ilvücuhü Lil hayyil kayyumi ve gad habe men hamele zulmen fellahü hayrun hafizen vehüve Erhamür rahimin. Egbil vela tehaf inneke minel eminin. La tehaf necevte minel kavmiz zalimiyn ,La tehaf dereken vela teahşa. La tehaf inneke entel ağla. La tehaf feinneni meakümasmeu ve era. La tehaf inni La yehafü ledeyyel mürselün. Vele yübedillennehüm min bağdi havfihim emnen ve emenehüm min havfin. Allahümme emmine min külli havfin ve hemin ve ğamin ve kerbin kedin kedin kerdedin kerdedin kerdehin kerdehin dehin dehin deh deh Allahü Rabbül izzeti ketebesmahü ala külli şeyin eazzeh. Hadzea küllü şeyin Liazameti sultanih. Allahümme ehdzi li cemia men yerani minel cinni vel insi vettayri vel vuhuşi vel hevemmi. Allahümmecal li nüran min nurike ala vechi vemin ziyal sultanike emami hatte ize Raevni velev heribine hadziyne liheybetillahi veliheybeti esmaihi veliheybeti tedekdeketil cibalü bi Kef He Ye Ayn Sad küfiytü bi Ha Mim Ayn Sin Gaf humiytü
(Feseyekfikehümullahi vehüvessemiul alim / 3 defa) Vele havle vele kuvvete ille billahil aliyyil azim. Rabbena erinellezyni edzallene mine cinni vel insi nacalhüma tahte egdamina liyeküne minel esfeline ve reddallahüllezine keferu bigayzihim len yenalü hayren Ve kefellahül mümininel gıtate ve kennallahü gaviyyen azizen. Behe behe behe behye behye behye behyatin behyatin behyatin elgadimü el elzeliyyü yuhdziu li cemia men yerani lemagfercele ya erdzü hudihim gul künü hicaraten ev ahdiden vegıfühüm innehüm mesülün. Keennehüm huşubün müsennedetün vele havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim tuhurun bidagun mahbebehün surehun mahbebeh segfatisun segatimun ehunun kaf edümme hamme heün Amin.
Muhammedün Rasulullahi vellezine meahü eşiddeü alal küffari ruhameü beynehüm terahüm rukkean succeden yebteğune fadlen minallahi ridzvanen simehüm fi vücühihim min eseris sücudi zelike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incili kezerın ehrace şetehü fe ezerehü festağleze festeva ala sügihi yucibuzzurra liyağize bihumül küffare ve adallahü llezine emenev ve amilüssalihati minhüm mağfineten ve ecren azime.
Sadagallahül azimü ve sallallahü ala seyyidina Muhammedin Nebbiyyil Kerimi ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyne adede ma yeteallagu bihi itmüllahi gadimi minel caizi vel vacibi vel müstehiyli cümleten tef sıylen münzü hulugatid dünya ila yevmil gıyameti fi külli yevmin mietü elfi merretin ve fi külli merretin mislü gadri zelike ve ala elihi ve sahbihi ve selleme.
(Ya Azizü / 100 defa)
(Ya Azizü felem ezel bi izzike azizen ya azizü / 7 defa)
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
HiZBÜS SAĞiR
Hizbüs Sağir
Billmillahirrahmenirrahim
Va sallallahu ala seyyidine Muhammedin ve ala elihi ve sahbihi ve sellem.
Bismil ilahil haligıl ekberi vehüve hırzun meniun mimme ehafü ve ahzeru la gudrete li mahlugin ma gudretil halıgi yulcimuhu bilicemi gudretihi eahme hamiŝen etme tamiŝen ve kenallahu gavviyen azzize(n) Ha Mim Ayn Sin Gaf himayetune Kef He Ye Ayn Sad kiffayetüne
(Feseyekfikehümmullahü vehüves semiul alim / 3 defa) Vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim. Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala elhi ve sahbihi ve sellem.
(Ya Baariu / 100 defa)
(Ya Latiifu / 127 defa)
(Allahümme ya latiiyfen bi halgıhi ya alimen bi halgıhi ya habiren bi halgıhil tuf bine ya latiiyfu al alimu ya habiru / 7 defa)
(Ya Allah / 66 defa)
(Ya Daimu / 66 defa)
Leked devemül ezeliyyü vel begaüs sermediyü hatte teriŝel erdza ve men aleyhe ve ente hayrül veriŝin sübhaneke ya daimü ente veliyyüne fağfirlene ve erhamne ve ente hayrül ğafirin. Subhaneke ya daimurzukne halavete mehabetike vahşurne fi zümüretil muhibbine vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim.
(Ya Vedud / 240 defa)
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
Salati Muhammedi Zatiye
ibrahim Düsûkî (Kuddise Sirruhû)nun Salâtı
Allâhümme salli alezzâti'l-Muhammediyyeti'l-latîfeti'l-ehadiyyeti şemsi semâi'l-esrâri ve mazheri'l-envâri ve merkezi medâri'l-celâli ve qutbi feleki'l-cemâl. Allâhümme bi sirrihî ledeyke ve biseyrihî ileyke âmin havfî ve eqil asratî ve ezhib huznî ve hırsî vekün lî ve huznî ileyke minnî verzuqni'l-fenâe annî ve lâ tec-alnî meftûnen binefsî mahcûben bihıssî vekşif lî an külli sirrin mektûmin yâ hayyu yâ qayyûm.
Okuma Usulü :
En Az Günde 1~3 Defa veya En Fazla Günde 41 Defa Sabah veya ikindi'den sonra okunup zikredilir.
SALATI SEYYiD AHMED EL BEDEVi
Allahümme salli 'alâ seyyidina ve mevlâna Muhammedin şecereti'l-asli'n-nûrâniyye,
ve lem'âti'l kabdzati'r-rahmâniyye ve efdali'l-halîkati'l-insâniyye ve eşrefi's- sûreti'l-cismâniyye,
ve ma'dini'l-esrâri'l-ilâhiyye ve hazâini'l-'ulûmi'l-ıstıfâiyye sâhibi'l kabdzati'l-asliyye,
ve'l-behceti's-seniyye ve'r-rütbeti'l-aliyye men inderaceti'n-nebiyyûne tahte livâihî fehüm minhü ve ileyh.
ve salli ve sellim ve bârik 'aleyhi ve 'alâ âlihi ve sahbihî 'adede mâ halakte ve rezakte ve emette ve ahyeyte ilâ yevmin teb'asü men efneyte ve sellim teslîmen kesîrâ.
Ve'l-hamdü lillahi rabbi'l-âlemîn.
Okuma Usulü :
En Az Günde 1~3 Defa veya En Fazla Günde 41 Defa Sabah veya ikindi'den sonra okunup zikredilir.
SALATI MEŞiŞiYA
ibni Beşişe Rahimehullah
Salat al-Maşişiyya
Bismillahirrahmenirrahim
Allahümme Sali ala men minhü enşaggatil esraru ven felegatil envaru vefihi ertegat elhegaigu ve tenezzelet ulumu ademe feacezel halaige velehü tezaelet elfühümü felem yüdrikhü minne sebigun vela lahigun feriyazu elmelekuti bizehri cemalihi münigatün ve hiyazu el ceberuti bifeyzi envarihi mütedefigatün vela şey e illa vehüve bihi menutun iz levle elvası tatu lezehebe (kema gı le) elmevsutu saleten teligu bike minke ileyhi kema hüve ehlühü allahümme innehü sırrukel cemiud dal lu aleyke ve hicabukel eazamul gaimu leke beyne yedeyke allahümme elhigni bi nesebihi ve haggigni bi hasebihi ve arrifni iyyehu marifeten eslemu bihe min meverihi el cehli ve ekrau bihe min meveridil fazli vahmilni ala sebilihi ila hazretike hamlen mahfufen binusretike vagzif bi alel batili fe edmeğuhu ve zucce bi fi biheril ehadiyyeti venşilni min evhalit tevhidi ve eğrigni fi ayni bahril vahdeti hatte la era vela esmea vela ecide vela ühısse illa bihe vecal el hicabel eazeme hayete ravhi ve ruhahu sırre hagigati ve hagigatehü cemia avalimi bitahgıgi elhaggıl evveli ya evvelü ya ahiru ya zahiru ya batinu esmea nidei bima semı´te bihi nidee abdike zekeriyya (ven surni bike leke ve eyyidni bike leke vecma beyni ve beynike ve hul beyni ve beyne ğayrike 3 defa) allah allah allah innellezi feraze aleykel kurane leraeddüke ila maadin. Rabbena atina min ledünke rahmeten veheyyi´lene min emrine raşeden subhane rabbike rabbil izzeti amme yasifune ve selamun alel mürseline vel hamdülillahi rabbil alemine.
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
HiZBÜS SEYFi
Hz Ali'nin (r.a.) Kılıç Duası
Bismillahirrahmenirrahim
ve sallallahu mevlana muhammedin ve elihi vesahbihi ve selleme allahümme inni ügadimü ileyke beyne yedeykülli nefsin velemhatin ve tarfetin yatrifü bihe ehlüssemavaati ve ehlül ardi ve külli şeyin hüve fi ilmike kainin evgad kane ügadimü ileyke beyne yedey zelike küllihi
Bismillahirrahmenirrahim
allahümme entallahül melikül haaggül mübinül gadimül müteazzizü bil azamati vel kibriyai elmünferidü bil bagail hayyul kayumul gadirul muktedirul cebbarul gahherullezi la ilahe ille ente (3 kulhü) ente rabbi ve ene abdüke amiltü süen ve zalemtü nefsi vagtereftü bizenbi fagfirli zünübi küllehe feinnehü la yağfiruzünübe ille ente ya ğafuru ya şekürü ya halimu ya kerimu ya saburu ya rahimu allahümme inni ahmedüke ve entel mahmudu ve ente lilhamdi ehlün ve eşkürüke ve entel meşkürü ve ente lişşükri ehlün me hassasteni bihi min mevehibir regaibi ve evsalte ileyye min fadza ili ilis sanaii ve evleyteni bihi min ihsanike ve bevve´teni bihi min mezannetis sıdgi indeke ve enelteni bihi min minenikel vasileti ileyye ve ahsente bihi ileyye külli vagtin min def´il beliyyeti anni vettevfiki li velicabeti liduai hiyne ünedike daiyen ve ünecike rağiben ve ed´uke mütedzarrian safiyen zarian ve hiyne ercüke raciyen fe ecidüke kafiyen ve elüzübike fil mevatini küllihe fekün li veli ihvani küllihim caren haziren hafiyyen beren veliyyen fil umuri küllihe naziren ve alel a´dai küllihim nasiren velil hateye vezzünibi küllihe ğafiren veliluyubi küllihe setiren elem a´dem avneke ve birike ve hayreke ve izzeke ve ihsaneke tarfete aynin münzü enzelteni derel ihtibari vel fikri vel iğtibari litenzure ma ügadimü lidaril hulidi velgarari velmügameti ma al ahyari fe ene abdüke fecalni (ya rabbi 3 defa) atigake ya ilahi mevlaye hallisni ve ehli ve ihvani küllihim minennari ve min cemi il medzarri vel mazalli vel mesaibi vel meaibi ven nevaibi vellevazimi vel hümümilleti gad severetni fihel gumumi bimearizi esnafil belai ve duribi cehdilgazai ilehi la ezkürüminke illel cemile velem era minke illettafzile hayrüke li şemilün ve sunike li kamilün velütfüke li kafilun ve birruke li gamirun ve fadzlüke alleyye daimün mütevatirun ve niamüke indi müttesilatün lem tuhfirli civari ve emente havfi ve saddakte racei ve haggagte emeli ve sahebteni fi esfari ve ekremteni fi ahdzari ve afeyte emradzi ve şefeyte evsabi ve ahsente müngalebi vemesveye velem tüşemit bi a´dai ve hussadi ve rameyte men ramani bisüin ve kefeyteni şerre men adani fe ene eselüke ya allahül ene en tedfea anni keydel hasidine ve zulmez zalimine ve şerrel muanidine vahmini ve ehli ve ihvani küllehüm tahte süredigati izzike ya ekremel ekremine ve baid beyni ve beyne a´dai keme beadte beynel meşrigi vel mağribi vahtef ebsarehüm anni binuri gudsike vadzreb rigabehüm bicelali mecdike vagt´a e´anagahüm bisetavati gahrike ve ehlikhüm ve demmirhüm tedmiren keme defa´te keydel hussadi an enbiyaike ve dzarabte rigabel cebabireti li esfiyaike ve hatefte ebsarel a´dai an evliyaike vegatate a´nagel ekasireti lietgiyaike ve ehlektel ferainete ve demmerted decacilete lihavassikel mugarrebine ve ibadikes salihine.
(ya giyasel müstagisine egisni) (3 defa)
ala cemii a´daike fehamdi leke ya ilahi vasibun ve senai aleyke mütevatirün daiben daimen mineddehri bielvanit tesbihi vettakdisi vesunufil lugati medihati ve esnafit tenzihi halisen lizikrike ve merziyyen leke binasiit tahmidi vettemcidi ve halisit tevhidi veihlsit tegarrübi vettakribi vettefridi ve imhazit temcidi bitulit teabbudi vetta´didi lem tüan fi gudretike velem tüşerek fi üluhiyetike velem tulem leke mahiyyetün feteküne lileşyail muhtelifeti mücenisen velem tüayen iz hubiset eleşyaü alel azaimil muhtelifeti vela haregat elevhamü hücübel guyubi ileyke fa´tegidu minke mahduden fi mecdi azamatike la yabluğuke bu´dül himemi vela yenalüke gavsül fitani vela yentehi ileyke basaru nazirin fi mecdi cebarituker tefeat an sifatil mahlugine sifatu gudretike ve an zikriz zekirine kibriyaü azamatike fela yentagisu me eradte enyezdede vela yezdadü me eradte enyentegise la ehade şehideke hiyne fetartel halge vela nidde vela zidde hazereke hiyne bere´ten nüfüse kellet elsünü an tefsiri sifatike ven hasaret el ugulü an künhi mi´rifatike ve sifatike ve keyfe yusefü künhü sifatike ya rabbi ve entallahül melikül cebbarul guddüsül ezeliyyüllezi lem yezel vela yezalü ezelliyyen bagiyen ebeden sermediyyen daimen fil guyyubi (vahdeke la şerike leke) (3 defa) leyse fihe ahedün gayreke velem yekün ilehün sivake haret fi bihari behai melekütike amigatü mezehibit tefekküri ve tevezeat elmülükü liheybetike ve anet elvücuhu bizilletil istikaneti liizzetike vengade külli şeyin ligudretike vehazeat leker rigabü ve kelle düne zelike tahbirül lügati ve zalle hünaliket tedbirü fi sıfatin fi tesarifissıfati femen tefekkere fi inşaikel bedii vesenaiker rafii ve teammege fi zelike racea tarfühü ileyhi hasien hasiren ve aglühü mebhüten tefekkürühü mütehayyiren esiren. allahüme lekel hamdü hamden kesiren daimen mütevaliyen mütevatiren mütezaifen müttesian müttesigan yedümu veyetezaafu vela yebidu gayre mefgudin fil meleküti vela metmusin fil mealimi vela müntegasin fil irfani felekel hamdü mekarimikelletti la tühsa ve niamikelleti latüstagse filleyli ize edberi vessubhi ize esfere vefil berri vel bihari vel gudivvi vel asali vel aşiyyi vel ibkari vezzahireti vel eshari vefi külli cüzin min eczail leyli vennehar . allahümme lekel hamdü bitevfigike gad ehzartenin necate ve cealteni minke fi vilayetil ismeti felem ebrah fi sübügi neamaike ve tetebui elaike mahrusen bike firreddi vel imtinai ve mahfuzen bike fil meneati veddifei anni. allahümme inni ahmedüke iz lem tükellifni fevga tagati velem terdza minni ille taati ve radziyte minni min taatike ve ibadetike düne istideati ve egalle min vüsi ve magdireti feinneke entellahül melikül haggullezi la ilahe illa ente lem tegib vela tegibu anke gaibetün vela tehfa aleyke hafiyetün velen tezille anke fi zulemil hafiyyeti dzalletün innema emrüke ize eradte şeyen en tegule lehü kün feyekün ( 3 kulhü) allahümme lekel hamdü hamden kesiren daimen misle ma hamedte bihi nefseke ve ezafe ma hamedeke bihil hamidüne ve sebbehake bihil müsebbihune ve meccedeke bihik mümeccidüne ve kebbereke bihil mükebbirune ve helleleke bihil mühellilüne ve gaddeseke bihil mügaddisune vevahhedeke bihil müvahhaidüne ve azzemeke bihil müazzimune vestağfereke bihil müstağfirune hatte yeküne leke minni vahdi fi külli tarfeti aynin ve egalle min zelike mislü hamdi cemiil hamidine ve tevhidi esnafil müvahhaidine vel mühlasine ve tagdisi ecnasil arifine vesenai cemiil mühalliline vel müsalline vel müsabbihine ve misle ma ente bihi alimun ve ente mahmudun ve mahbubun ve mahcubun min cemii halgike küllihim minel hayavanati vel beraye vel enam. ilahi eselüke bimesailike ve ergabu ileyke bike fi berekati ma entagdeni bihi min hamdike ve veffagteni lehü min şükrike ve temcidi leke fema eysere me kellefteni bihi min haggike ve agzeme ma veadteni bihi min neamaike ve mezidil hayri ale şükrikebtede teni binniami fadzlen ve tavlen ve emerteni bişükri haggen ve adlen veveadteni aleyhi edzafen ve meziden ve eateydeni min rizgike vesian kesiran ihtiyren ve rizen ve seelteni anhüb şükren yesiran. lekel hamdü allahümme alleyye iz necceyteni ve afeyteni birahmetike min cehdil belai ve derkiş şegai velem tüslimeni lisüi gazaike ve belaike ve cealte melbesiyel afiyete ve evleytenil bestete verrehae ve şereate li eysere gasdi vedzeafte li eşrefel gasdi mea ma abedteni bihi min mehaccetis şerifeti ve beşşerteni bihi mined derecetil aliyyetir rafiati vestafeyteni bieazemin nebiyyine daveten ve eftalihim şefeaten ve erfaihim dereceten ve egrabihim menzileten ve evzahihim hücceten muhammedin sallahü alleyhi veale elihi veseleme veale cemiil enbiyai velmürselin ve eshabihit tayyibinet tahirine (3 külhü) allahüme salli muhammedin veala eli muhammedin vagfirli veli ehli veli ihveni küllihim mele yeseuhu ille magfiretüke vele yemhaguhu ille afvüke vela yükafirühu ille tecavuzuke ve fazlüke ve hibli fi yevmi heze veleyleti hezihi ve saati hezihi ve şehri heze ve seneti hezihi yakinen sadigan yühevvinü aleyye mesaibed dünya vel ahireti ve ehzenehüme ve yüşevviguni ileyke ve yurağğibuni fi me indeke vektüb li indekel mağfirete ve belliğnil keramete min indeke ve evziğni şükre me enamte bihi aleyye feinneke entellahüllezi la ilahe illa entel va hidül ehadür rafiul bediul mübdiul muidus semiul alimul lezi leyse li emrike medfeun vela an gadzaike mümteneun ve eşhedüenekke rabbi ve rabbü külli sşeyin fatirus semavati velerdzi alimül gaibi veşşehadetil alliyyül kebirul müteali (3 kulhü) allahümme inni eselükes sebete fil emri vel azimete alar rüşdi veş şükri niamike ve eselüke husne ibadetike ve eselüke min hayrin külli ma talamu ve euzü bike min şerri külli ma talamu ve estagfiruke min şerri külli ma talamu inneke ente allamul guyubi ve eselüke li veliehli veliihvani küllihim emnen ve euzu bike min cevri külli cairin ve mekri külli makirin ve zulmi külli zalimin ve sihri külli sahirin ve bagğyi külli bağin ve hasedi külli hasidin ve gadri külli gadirin ve keydi külli kayidin ve adevati külli aduvvin ve ta´ni külli tainin ve gadhi külli gadihin ve hiyeli külli mütehayyilin ve şamatati külli şamitin ve keşhi külli kaşihin. allahümme bike asülü alel a´dai vel kuranai ve iyyake ercü vilayetel ehibbai vel evliyai vel gurabai felekel hamdü mele estatiu ihsaehu vela ta´didehü min avaidi fadzlike ve avarifi rizgike ve elvani ma evleyteni bihi min irfadike ve keramike fe inneke entallahüllezi la ilahe illa entel faşi fil halgi hamdükel basitü bil cüdi yeduke la tuzaddü fi hükmike vela tünezeu fi emrike ve sultanike ve mülkike vela tüşarekü fi rububiyyetike vela tüzahamü fi haligatike temlikü minel enami ma teşeu vela yamliküne minke ille ma türidü. allahümme entallahül mün imul mütefadzzilül gadirul muktedirul gahirul mugaddesü tereddeytü bil mecdi vel behai veteazzemte bil izzeti vel alai vete ezzerte bil azameti vel kibriai (3 kulhü) vetegaşşeyte bilnuri vezziyai vetecellelte bil mehabeti vel behai lekel mennül gadimü vessultanüs şemihu ve mülkül bezihu velcudül vesiu vel gudretül kemiletü vel hikmetül beliğatü vel izzetüş şemiletü felekel hamdü me cealteni min ümeti muhammedin sallalahu aleyhi veseleme ve elihi vehüve efdalü beni edeme aleyhisselamüllezine kerremtehüm ve hameltehüm fil berri vel bahri ve rezagtehüm minettayyibeti ve fadzzeltehüm kesirin min halgike tafdzilen vehalagteni semian basiran sahihan seviyyen salimen muafen velem teşğalni binuksanin fi bedeni an taatike vela biafetin fi cevarihi vela ahetin fi nefsi vela fi agli velem tem na´ni kerameteke iyyaye vehusne saniike indi ve fazle menaihike ledeyye vena´maike aleyye entellezi evsa´te aleyye fiddünya rizgan ve fazzalteni kesirin min ehlihe tafzilen fecealte li seman yesmau eyetike ve aglen yefhemü imeneke ve basaran yera gudreteke ve füeden yağrifu azameteke ve galben yağtegidu tevhideke fe ini lifadzlike aleyye şahidun hamidun şakirun veleke nefsi şakiretün ve bihaggike alleyye şahidetün ve eşhedü enneke hayyun gable külli hayyin ve hayyun bağde külli hayyin ve hayyun bağde külli meyyitin ve hayyun lem teris elhayate min hayyin velem tagtá hayreke ani fi külli vagtin velem tagtá racei velem tünzil bi ugubetin nigami velem tuğayyir aleyye veseigan niami velem temna anni degaigel isemi felev lem ezkür min ihsaneke ve inamike aleyye ille afveke anni vettevfige li vel isticabete li duai hiyne rafağtu savti bi duaike ve tahmidike ve tevhidike ve temcidike ve tehlilike ve tekbirike ve tağzimkike ve ille fi tagdirike halgi hine savverteni fe ahsente sureti ve ille fi gismetil erzegi hine gaddertehe li lekene fi zelike me yeşgalü fikri an cehdi fekeyfe ize fekkertü finni amil izemilleti etegallebü fihe vela eblugu şukre şeyin min he felekelhamdu adede me hafizehü ilmüke ve cera bihi galemüke ve nefeze bihi hükmüke fi halgüke ve adede me ve siadhü rahmetüke min cemii halgüke ve adede me ehatet bihi gudretüke ve edzafe me testevcibühü min cemii halgüke. allahümme inni mugirun binimetike aleyye fetemmim ihsaneke ileyye fi me bagiye min umri bi ağzeme ve etemme ve ekmele ve ahsene mimme ahsente ileyye fi me medza minhü birahmetike ya erhamerrahimin. allahümme inni eselüke ve etevesellü ileyyke bi tevhidike ve temcidike ve tahmidike ve tehlilike ve tekbirike ve tesbihike ve kemelike ve tedbirike ve tağzimike ve tagdisike ve nurike ve ra´fetike ve rahmetike ve ilmike ve hilmike ve uluvike ve gararike ve fadzlike ve celalike ve menike ve kemelike ve kibriyaike ve sultanike ve gudretike ve ihsanike ve imtinanike ve cemalike ve behaike ve bürhanike ve gufranike ve nebiyyike ve veliyyike ve itretihit tahiriyne en tüsalliye seyyidine muhammedin ve sairi ihvanihil enbiyai vel mürseline ve enle tahrimeni rifdeke ve fadzleke ve cemaleke ve celaleke ve fevaide kerametike fe innehü la tagt´terike li kesreti me gad neşerte minel ataye avaigul buhli vela yungisu cüdeke tagsiru fi şükri nigmetike vela tünfidu hazaineke mevahibukel müttesiatü vela tüessiru fi cüdikel azimi minehükel fe igatül celiletül cemiletül esiletü vela tehafü zayme imlagin fetükdi vela yelhaguke havfü udmin feyüngise min cüdike feyzu fazlike inneke me tesau gadirun ve bil icabetü cedirun. allahümmerzukni galben haşien hadzien dzarian ve aynen bekiyeten ve bedenen sahihen sabiren ve yakinen sadigan bilhaggi sadian ve tevbeten nesuhan ve lisanen zakiren ve hamiden ve imanen sahihen ve rizgen helalen tayyiben vesian ve ilmen nefian ve veleden salihan ve sahiben müvefigan ve sinnen tavilen bil hayri müştegilen bil ibadeti haliseti ve hulugan hasenen ve amelen salihan mütegabbelen ve tevbeten magbuleten ve dereceten rafiaten vemreeten mümineten taieten allahümme la tünsini zikreke vela tüvellini gayreke vela tüemmini mekreke vela tekşif anni setreke vela tüknitni min rahmetike vela tübidni min kenefike ve civarike ve eizni min suhtike ve gazabike vela tüeyyisni min rahmetike ve ravhike ve kün li veli ehli veli ihvani küllihim enisen min külli ravatin ve havfin ve haşyetin ve vahşetin ve gurbetin vagsimni min küllihelketin ve neccini min külli beliyyetin ve afetin ve ahetin ve gussatin ve mihnetin ve zelzeletin ve şiddetin ve ihanetin ve zilletin ve galebetin ve gilletin ve cuin ve ateşin ve fagrin ve fagatin ve dzigin ve fitnetin ve vebain ve belain ve garegin ve hargin ve bergin ve sergin ve harin ve berdin ve nehbin ve gayin ve dzalalin ve dzaletin ve hemmetin ve zelelin ve hataye ve hemin ve gamin ve meshin ve hasfin ve gazfin ve halletin ve illetin ve meradzin ve cununin ve cuzamin ve berasin ve felacin ve basurin ve selesin ve nagsin ve heleketin ve fadzihetin ve gabihatin fiddareyni inneke la tuhliful mi ad. allahümme erfeani vela teza´ni vedfeanni vela tedfeani ve atini vela tahrimni ve zidni vela tüngisni verhamni vela tuazzibni ve ferric hemmi vekşif gammi ve ehlik aduvvi vensurni vela tahzulni ve ekrimni vela tuhinni vesturni vela tefzahni ve esirni vela tü´sir aleyye vahfezini vela tüzayyi´ni fe inneke külli şeyin gadirun ya agdarel gadiriyne veya esraal hasibine ve sallahu alla seyidine muhammedin ve elihi ve selleme ecmaine ya zel celali vel ikrami allahümme ente emertene bi duaike ve veadtene bi icabetike ve gad deavneke keme emertene fe ecibne kema ve adtene ya zel celali vel ikrami inneke la tuhliful miad allahümme ma gadderte li min hayrin ve şeratü fihi bitevfigike ve teysirike fe temmimhü li biahsenil vücuhi külli he ve esvabihe esfehe fe inneke ma teşeü gadirun ve bil icabeti cedirun nigmel mevla ve nigmen nasiru veme gadderte li min şerin ve tuhaziruni min hü ve esrifhu anni ya hayyu ya kayyumu ya men gamet essemavetü vel erzu bi emrihi ya men yumsikus semae entegaa alel ardzi ille bi iznihi ya men emruhu iza erade şeyen enyagule lehu kunfeyekun. fesubhanellezi biyedihi melekütü külli şeyin ve ileyhi türceun (subhanallahil gadiril gahiril gaviyyil azizil cebbaril hayyil gayyumi bile muiynin vela zahirin birahmetike estagisu 3 defa) allahümme hezedduaü ve minkel icabetü ve hezel cuhdü minni ve aleyket tuklanü (vela havle vela guvvete illa billa hil aliyyil azim 3 defa) velhamdülillahi evvelen ve ahiren ve zahiren ve batinen ve sallallahu seyyidine muhammedin ve elihi ve eshabihit tayyibinet tahirine ve selleme teslimen kesiran esiren daimen ebeden ila yevmiddin ve hasbunallahi ve nigmel vekilu velhamdülillahi rabbil alemine ve sallallahu seyyidine muhammedin veala elihi fi külli lamhatin ve nefesin adede me vesiahu ilmullah.
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa, veya orta haddesi, Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir, En Fazla Günde Yedi Defa okunup zikredilir.
MÜNACATI ÜVEYS EL KARANi
Veysel Karani hazretlerine ait münacat
Hizbul Mûğni Duası Okunuşu :
Bismillâhirrahmânirrahıym
İlâhi bike esteğısü fe ağisnî ve aleyke tevekkeltü fe ekfinî yâ kâfi ekfinil mühimmâti min emriddünyâ vel âhireti yâ rahmâneddünya velâhireti ve rahimehümâ innî abdüke bibâbike zelîlüke bibâbike zelîlüke bibâbike esîruke bibâbike miskînüke bibâbike zaîfüke bibâbike yâ rabbel âlemine ettâliu bibâbike yağıysel müsteğîsîne mehmûmike bibâbike yâ kâşife kerbi külle mekrûbîne.Ve enâ âsîke yâ tâlibel müsteğfirîne el-mûğırru bibâbike yâ ğâfiral lil müznibîne elmu'terifü bibâbike ya erhamerrâhımîne. Elhâti'ü bibâbike yâ rabbel âlemine ezzâlimü bibâbike elbâisül haşiu bibâbike erhamnî yâ mevlâye. İlâhî entel ğâfiru ve enel mesî'u ve hel yerhamül mesî'e illel ğâfiru mevlâye, mevlâye. İlâhi enterrabbü ve enel abdü ve hel yermahül abde illerabbü mavlâye, mevlâye.İlâhi entel melikü ve enel memlûke ve hel yerhamül memlûke illel mâlikü mevlâye, mevlâye.İlâhi entel gâviyyü ve'enezzâ'îfü ve hel yerhamuz-zaîf ve illel gaviyyü mevlâye, mevlâye.İlâhi entel azîzü ve enezzeliylü ve hel yer-hamuzzeliyle illel aziyzü mevlâye, mevlâye. ilâhi entel kerimü ve enelleimü ve hel yerhamülleime illel kerimü mevlâye, mevlâye. İlâhi enterrazzaku ve enel merzûku ve hel yerhamül merzuka illerrazzaku mevlâye, mevlâye. İlâhi enezza'ifü enezzelîlü enelHakiru entel aliyyu entel afüvvu entel gafuru entel gaffâru entel hannânü entel mennânü enel müznlbü enel hâifü enezzaîfü ilâhi el'emânü el emânü. Fîy zulmet il gabri vedıy katihî ilâhi el'emânü inde suali münkerin ve nekirin ve Heyeti hümiâ ilâhi el'emâne el'emâne İnde vahşetil kabri ve şiddetihi ilâhî el'emâne el'emâne. Fi yevmin kâne mıkdâruhü ham siyne elfe senetin ilâhi el'emâne el'emâne yevme yünfehu fissuri fefezia men fissemavâti vemen fil ardı illâ men şâallâhü ilâhi el'emâne el'emâne.Yevme zülziletil ardu zilzâleha ilâhi elemâne, el'emâne. Yevme teşekka kussemâ-ü bilgamâmi ilâhi el'emâne elemâne yevme netvissemâ'ü ketayyissicil-li lil kütübi ilâhi elemâne, el'emâne. Yevme tübed-delül ardu gayral ardı vessemâvâtü veberazü lillâhil vahıdil kahhârı. İlâhi el'emâne, el'emâne. Yevme yen-zurul mer'ü ma'kaddemet yedâhü veyekulül kâfim yâleyteni küntü türâbâ. İlâhi el'emâne el'emâne. Yevme yünâdi el'münâdi min batnânil arşi eynel âsune ve eynel müznibûne ve eynel hâsirune helüm-mü ilel hısabi. Ve ente talemu sırri ve alâniyyeti fek- bel mazirati. İlâhi âh minkesratizzünubi vel isyâni âh minkesratizzulmi velcefâ'i âh min nefsil matrudeti âh, min'nefsil matbuati bilhavâi âh minel hevâyi
yâ gıyâsel müstegîsîyne agisnî
yâ gıyâsel müstegîsîyne agisnî
yâ gıyâsel müstegîsîyne agisnî inde teğayyurü hâli... Allâhümme inni abdükel müznibül mücrimüi muhtı'ü.
Hallisni minennar Ya Hulusi, Ya Hulusi, Ya Hulusi.Hallisni minennar Ya Hulusi, Ya Hulusi, Ya Hulusi. (Veya)
Ecirni minennarı ya muciru, ya muciru, ya muciru.Ecirni minennarı ya muciru, ya muciru, ya muciru.
Allâhümme in'terhamni fe'ente ehlün vein tüazzib Ni fen a ehlün ferhamni yaehlettakva veya ehlel mağfireti ve yâ erhamerrahımine ve yâ hayren-nâsırlne veya hayral gâflrlne hasbiyellâhü vahdehü birahmetike ya erhamerrâhımine ve Sallellahü alâ seyyidinâ Muhmmedin ve âlihi ve sahbihi ecmeîne velhamdülillâhi rabbil âlemine...
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
HiZBÜL BAHR
Hizbul Bahr
Bismillahirrahmanirrahim…
Allahümme ya aliyyü, ya azıymü, ya alim.
Ente rabbi veılmüke hasbi.
Fe nı’mer rabbü ve nı’mel hasbü hasbi.
Tensuru men teşaü ve entel azizür rahıym.
Nes’elükel ısmete fil
Harekati ves sekenati vel kelimati vel iradati vel hatarati minez zünıni ves şükuki vel evhamis satırati lil kulubi an müteatil ğuyub.
Fe kadibtü liyel mü’minune ve zülzilu zilzalen şadida.
Ve iz yakulül münafiküne fi kulunihim merudün ma veadenallahü ve rasulühu illa ğurura.
Fe sebbitna vensurna ve sahhir lena hazel bahra kema sahhartel bahra
Li musa ve saharten nara li ibrahime ve sahhartel cibale vel hadide li davude ve sahhater riha veş şeyatıyne vel cinne li süleymane ve sahhir külle bahrin hüve leke fil ardı ves semai vel mülki vel melekuti ve bahred dünya ve bahral ahırati ve sahhir lena külle şey’in ya men bi Yedihi melekutü külli şey’in
kaf ha ya ayn sad kaf ha ya ayn sad kaf ha ya ayn sad
Ünsurna fe inneke hayrun nasirin
Veftah lena fe inneke hayrul fatihıyn.
Vağfir lena fe inneke hayrul ğafirin.
Verhamna fe inneke hayrur rahımin.
Verzukna fe inneke hayrur razikıyn.
Veehdina ve neccina minel kavmiz zalimin.
Ve hablena rıyhan teyyibeten kema hiye fi ılmike venşurha Aleyna min hazaini rahmetike vahmilna biha hamlel kerameti meas selameti vel afiyeti fid dini ved dünya vel ahirati inneke ala külli şey’in kadir.
Allahümme yessir lena ümuruna mearrahati li kulubina ve ebdanina ves selamati vel afiyeti fi dinina ve dünyana.
Ve kün lena sahiben fi seferina ve halifeten fi ehlina vatmis ala vücuhi adaina vemsah hüm ala
Mekanetihim fe la vücuhi adaina vemsah hüm ala
Mekanetihim fe la yestetıy’unel mudıy’e lel mecie ileyna ve lev neşaü letamesna ala a’yünihim festebekus sırate fe yübsırun.
Ve lev neşaü lemesahnahüm ala mekanetihim fe mestetaü mudiyyen ve la yerciun.
Yasin vel kur’anil hakim inneke leminel mürseline ala müstekıym.
Tenzilel azızir rahim.
Li tünzira kavmen ma ünzira abaühüm fe hüm ğafilün.
Le kad hakkal kavlü alal ekserihim fe hüm la yü’minune inna cealna fi anakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fe hüm mukmehun.
Ve cealna min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fe hüm la yübsirun.
Şahetil vücuh, Şahetil vücuh, Şahetil vücuh,
Ve anetik vücuhü lil hayyil kayyum.
Ve kad habe men hamele zulme.
Ta Sin Mim.
Ha Mim.
Hummel emru ve caen nasru fealeyna la yünsarun.
Ha mim tenzilül kitabi minellahil azızil alim.
Ğafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ıkab.
Zittavli la ilahe illa hu ileyhil masıyr.
Bismillahi babüna tebareke hıytanüna yasin sakfüna kaf ha ayn sad kifayetüna, ha mim ayn sin kaf hımayetüna,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim,
fe seyekfike hümüllahü ve hüves semıul alim.
Sitrul arşi mesbulün aleyne ve aynüllahi nazıratün ileyna bi havlillahi la yukderu alyne vellahü min veraihim muhıyt.
Bel hüve kur’anün mecid,fi levhım mafuz
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
Fallahü hayrun hafızan ve hüve erhamür rahımin
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
İnne veliyyiyellezi nezzel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’in fik erdı ve la fis semai ve hüves semuıl alim
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym
Ve sallellahü ala seyyidina muhammedin ve alihi ve sahbihi ve selleme teslimen vel hamdü lillahi rabbil alemin.
Okuma Usulü :
En Az Günde Bir Defa veya En Fazla Günde iki Defa Sabah ve ikindi'den sonra okunup zikredilir.
Salat al-Tibbiyya
Okuma Usulü :
En az 7 defa ve en fazla günde 313 defa kendinize veya hastalara okunur
Salat al-Tibbiyya Budur
Allahümme salli a la seyyidina Muhammedin Tıbbel kulubu ve devaihe ve afiyetel ebdani ve şifaihe ve nurul ebsari ve dziyaihe ve a la elihi ve sahbihi ve sellem.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elif, Lâm, Mîm
Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh(fîhi), huden lil muttekîn(muttekîne).
Ellezîne yu'minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).
Vellezîne yu'minûne bi mâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablik(kablike) ve bil âhireti hum yûkınûn(yûkınûne).
Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Lev enzelnâ hâzâlkurâne 'alâ cebelin leraeytehu haşi'an mutesaddi'an min haşyetillâh,
ve tilkel emsâlu nadribuhâ linnâsi leallehum yetefekkerûn.
Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ hu, âlimul gaybi veşşehâdeteh, huverrahmânurrahîm.
Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ hu,
elmelikul kuddûsusselâmul müminul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir,
subhânallâhi ammâ yuşrikûn.
Huvallâhul hâlikul bâriul musavviru lehul esmâul husnâ,
yüsebbihu lehu mâ fîssemâvâti vel ardi vehuvel azîzul hakîym.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim.
Hasbünallahivenimelvekil,
Hasbünallahivenimelvekil,
Hasbünallahivenimelvekil,
Hasbünallahivenimelvekil,
Ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr, ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr.
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn.
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn.
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
Rabbic’alni mukimessalati ve min zürriyeti. Rabbena ve tekabbel dua. Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab.
Ülaikellezine hüm aleyhim salavatihim yuhafizun.
Ellezîne yu’minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.
Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’lenâ min emrinâ raşedâ.
Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard, rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ, subhâneke fekınâ azâben nâr.
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr. Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh.
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh.
Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun.
Kâle mûsâ mâ ci’tum bihis sihr, innallâhe se yubtiluhu, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn.
Keteballâhu le aglibenne ene ve rusulîye, innallâhe kaviyyun azîz.
Rabbî enniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azâba. Rabbî eûzübike min hemezâtiş şeyâtıyni ve eûzü bike rabbî en yahdurun.
Mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hâsien ve huve hasîr.
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn. Ve ma huve illa zikrun lil alemiyn.
iSTiAZE 1 - VAĞFUANNE DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müşrikiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil münafikiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hasidiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil fasıkıyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hainiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kazibiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müfsidiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müsrifiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil aduvviyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil sahiriyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil neffasatil ugadiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil mücrimiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil zalimiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil vahişiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna ales kavmis seyyietil müseyyi iyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hıyalil küllü mütehayyilliyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alen kavmin nazerel hainiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil keşfel küfrül kaşifiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil amelil bahilliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil gafelel El gafiliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil amelil yüraun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil acelel küllü muacciliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmit tecavezel mütecaviziyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil inkarel münkiriyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil iftirael müfteriin
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmis seerigal müseerigun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmin naakısel munkısun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
vağfu anna vağfirlenaVerhamna ente mevlana fensurna alel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
iSTiAZE 2 - RABBENEFRIĞ DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil kafiriyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil müşrikiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil münafikiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil hasidiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil fasıkıyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil hainiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil kazibiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil müfsidiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil müsrifiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil aduvviyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil sahiriyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil neffasatil ugadiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil mücrimiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil zalimiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil vahişiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmis seyyietil müseyyi iyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil hıyalil küllü mütehayyilliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmin nazerel hainiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil keşfel küfrül kaşifiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil amelil bahilliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil gafel El gafiliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil amelil yüraun,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil acelel küllü muacciliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmit tecavezel mütecaviziyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil inkarel münkiriyn
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil iftirael müfteriin
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmis seerigal müseerigun
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmin naakısel munkısun
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmid kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
iSTiAZE 3 - RABBENEFRIĞLENE ZÜNÜBENE VE iSRAFENE DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kafiriyn,
Rabbenagfir lena zünubenave israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil müşrikiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil münafikiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil hasidiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil fasıkıyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil hainiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kazibiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil müfsidiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil müsrifiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil aduvviyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil sahiriyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil neffasatil ukadiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil mücrimiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil zalimiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil vahişiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna ales seyyietil müseyyi iyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel hıyalil küllü mütehayyilliyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alen nazerel hainiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil keşfel küfrül kaşifiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil amelil bahilliyn
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil gafelel gafiliyn
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil amelil yüraun
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil acelel küllü muacciliyn
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil tecavezel mütecaviziyn
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil inkarel münkiriyn
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil iftirael müfteriin
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmis seerigal müseerigun
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmin naakısel munkısun
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
Rabbenagfir lena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
FEFRUG DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ya Rabbi innî lâ emliku illâ nefsî ve ehli ve zevci ve evladi ve benati ve ahî (ve uhti) ve ümmi (ve ebi) fefruk beynenâ ve beynel kavmil fâsikîn
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Kafiriyn.
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Müşrikiyn.
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Münafikiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Hasidiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Fasıkıyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Hainiyin,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Kazibiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Müfsidiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Müsrifiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Aduvviyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Sahiriyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil neffasatil ukadiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil mücrimiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmiz Zalimiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Vahişiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil seyyietül müseyyi iyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Hıyalil külli mütehayyiliyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil nazarel hainiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil kaşifiynes seyyiiyne,
fefruk beynenâ ve beynel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil amelil bahilliyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil gafel el gafiliyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil amelil yüraun,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil acelel külli muacciliyin,
fefruk beynenâ ve beynel kavmit tecavezel mütacaviziyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil inkarel münkirun
fefruk beynenâ ve beynel kavmil iftirael müfteriin
fefruk beynenâ ve beynel kavmis seerigal müseerigun
fefruk beynenâ ve beynel kavmin naakıs el munkısun
fefruk beynenâ ve beynel kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
fefruk beynenâ ve beynel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
VAHFIZ DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Allahümme vahfız li veli ehli veli habibi ve mahbubi ve ala elihim
vesahbihim. Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız Salati, ve zikri, ve ayeti, ve hadisi, ve kelimaati, ve
tekbiri, ve tahmidi, ve temcidi, ve tekbiri, ve tesbihi ve takdisi,
vesselami, vesselavati, veş şükri ve duai,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız beyti ve maali ve rızki ve hayvani, ve
nebati ve şeceri, ve eşyai, ve ragiybi, ves sayhi, ve nuri, ve dziyai, ve
nefesi, vemededü, ve taakati, ve kuvveti ve sıhhati, ve mederu ve
firaseti ve akli, ve dini ve peygamberi, vel imani, vel islami,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız esnânî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız ayneynî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız a’dâî ve izâmî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız şa'rî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız azâfîrî sıhhiyyeten sahîhaten kavviyyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l-emed.
Allahümme vahfız bedenî ve cemîa a'zâî ve a'dâî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız beyti,
Allahümme vahfız ehli,
Allahümme vahfız harati,
Allahümme vahfız cirani,
Allahümme vahfız karyeti,
Allahümme vahfız ehle karyeti,
Allahümme vahfız medineti,
Allahümme vahfız ehlel medineti,
Allahümme vahfız devleti ve vatanı,
Allahümme vahfız ehlel devleti,
Allahümme vahfız dini ve vatanı,
Allahümme vahfız ihvani fil-vatanı,
Allahümme vahfız dunyana,
Allahümme vahfız hayavanatina ve nebatatina ve eşcarana ve meadinina fid-dunya
Allahümme vahfız şemsena ve nizamena,
Allahümme vahfız cemîa ihvanina'l-mu'minîne vel-insaniyyete,
Allahümme vahfız kulle mezlumun ve yetîmin ve muhtacin,
Allahümme vahfızna ve ehlena vel-insaniyyete min kulli dâin ve belâin ve âfetin alimnâ minhâ ve mâ lem na'lem,
Allahumme ellif beyne kulûbina vec’al beynena mehabbeten ve rahmeten vahfezi’s-selâme vel-emne fil-ardı,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym, Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız ceddi ve ebii, ve ümmi ve eahaveyti, ve veledi, ve benati, vel üstazi, vel mürşidi,
vessaddiygi, ve ihvani, ve seyyidi ve şerifi, vel meleki, vel feleki,
veşşemsi vel kameri, vessemai velardzi ve ma beynahüma,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
Allahümme vahfız seyyidina Adem.
Allahümme vahfız seyyidina ibrahim.
Allahümme vahfız seyyidina ismail.
Allahümme vahfız seyyidina ishak.
Allahümme vahfız seyyidina HIZIR.
Allahümme vahfız seyyidina Lokman.
Allahümme vahfız seyyidatina Meryem.
Allahümme vahfız seyyidina isa.
Allahümme vahfız seyyidina Cebrail.
Allahümme vahfız seyyidina Mikail.
Allahümme vahfız seyyidina israfil.
Allahümme vahfız seyyidina Azrail.
Allahümme vahfız seyyidetina Feryail.
Allahümme vahfız seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahümme vahfız seyyidina Münker Nekir,
Allahümme vahfız seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahümme vahfız seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahümme vahfız Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız Mehdiyyil Müntezar ve ala ealihim ve sahbihim ecmaiyn,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız seyyidina Hüseyin
Allahümme vahfız seyyidina Hasan
Allahümme vahfız seyyidetina Fatima
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam Ali
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam Osman bin avfan
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam ömer ibnul Hattab
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam Ebubekri Sıddıyg,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız zamani ve vakti ve seneti ve şehru, ve yevmi, ve
saati ve aani, Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine
yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn.
Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemine
Fallâhu Hayrun Hâfizen ve Hüve Erhamur Râhimîn.
ZEMZEM DUASI
YAĞMUR VEYA KAR DUASI
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
Allâhümme innî es’elüke kalben haşıen, hadzıen, zarien, ve aynen bakiyeten, ve bedenen sahihen, sabiren, ev yakinenen sadigen, bil hakkı sadien, ve tevbeten nasuhen ve lisanen zakiren, ve hamiden, ve imanen sahihen,ve ilmen nafian ve rızkan helalen tayyiben ve vesian, ve veleden ve binten salihan ve salihaten ve sahiben müvafigan, ve sinnen taviylen, fil hayri müşteğılen bil ibadeti haliseten, ve huligan hasenen, ve amelen salihan mütekabbelen, ve tevbeten makbuleten, ve dereceten rafiaten, ve ömreten müminen ev mümineten ve taiaten, (erkekler sadece müminen der Kadınlar ise mümineten der)
####################
AÇIKLAMA
Burada Kar Yağması için soğuk süt,
Yağmur yağması içinde soğuk Zemzem
Veya Menba Suyu içilir
Mevsim Tesbihi çekme makamına çıkarılmış sofilere o makam manen ilham
yoluyla bildirilir ve günlük zikrini baştan buraya kadar yani Es elüke
Duasına kadar okuduktan hemen sonra
Yağmur veya kar yağması için:
Ağzının genişliği, Dibinin Derinliğinden, Geniş Olan Bir Tasdan, Yazları , ilkbaharları ve sonbaharları saf berrak soğuk 3 yudum su içer, Sonbahar ve Kışları süt içer, Herzaman hergün değil, sadece ona içmesi için ilham geldiği günler içer, Tasın ağzında herzaman 1Parmak boşluk bırakılır. Su içerken 4/4 saf sade menba suyu kat, Süt içerken 3/4 Süt 1/4 Soğuk Saf Su ve yeterince Şeker, ve 1 mini damla mis Kat öyle iç.
Güneş doğması için:
ilham geldiği günler zikrin tamami okunup bitirilesiye ve zikir bittikden 45 dakika sonrasına kadar mecbur olmadıkca su, süt, cay,… benzeri içecek içilmez, ve zikrin harareti ile icimizdeki kainatin ısınması ve güneşimizin doğması sağlanır.
Tas: küçük komposto, sütlaç tası veya ayetel kürsi yazılı zemzem tası.
Su veya Süt : Vücut sıcaklığından soğuk olacak.
içildikten sonra duaya buradan itibaren devam edilir.
##############
Allahümmecalni sa’yen meşkuren ve zenben mağfuren ve amelen makbulen ve ticareten len tebur. Sübhanekellahümme ve bihamdik. Eşhedü en la ilahe illa ent. esteğfirullahe ve etubu ileyk.
Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasulüh.
Allahümmecalni minttevvabiyne vel mütetahhiriyn.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn.
ŞEMS - GÜNEŞ AÇMA DUASI
Veşşemsi ve duhahe
Vedduha velleyli iza seca
vel gameri iza telahe
vel benati takvahe
vel veledi ahyahe
vel üstazi vel mürşidi ihsahe
vel ümmi ve ebi müşefigan ve rahimen
vel ehaveyti sadigan
ves sadıygı sadigan
vel hayavanati sadigan ve itaeten
ven nebati şifaen ve bereketen
ve ilmen nafian ve firaseten
ve hilmen tevfikan
vel füyüzati vez ziyai şiddeten vel fariygan
ven neferi ve ceyşu fedaen
ves sancağı hilalen gariben veş şarkan vel merkezi kaviyyen
vel mederu kaviyyen ve süraten
veş Şemsi nevren ve münevveren.
SALAVATI KEBiR
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali
Seyyidina Muhammed,
Allahumme salli ala seyyidina Ademe,
Allahumme salli ala seyyidina Şid,
Allahumme salli ala seyyidina idris,
Allahumme salli ala seyyidina Nuh, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Hud,
Allahumme salli ala seyyidina Zülkarneyn,
Allahumme salli ala seyyidina Lokman,
Allahumme salli ala seyyidina Hızır,
Allahumme salli ala seyyidina ilyas,
Allahumme salli ala seyyidina Elyesa,
Allahumme salli ala seyyidina Zülkiful,
Allahumme salli ala seyyidina Hızkıl,
Allahumme salli ala seyyidina Şa ya,
Allahumme salli ala seyyidina Eyüb,
Allahumme salli ala seyyidina Üzeyir,
Allahumme salli ala seyyidina Salih,
Allahumme salli ala seyyidina Yunus,
Allahumme salli ala seyyidina Yuşa,
Allahumme salli ala seyyidina ibrahim, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina ismail,
Allahumme salli ala seyyidina ishak,
Allahumme salli ala seyyidina Lut,
Allahumme salli ala seyyidina Yakub,
Allahumme salli ala seyyidina Yusuf,
Allahumme salli ala seyyidina Bünyamin,
Allahumme salli ala seyyidina Davud, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Süleyman,
Allahumme salli ala seyyidina Şuayb,
Allahumme salli ala seyyidina Harun,
Allahumme salli ala seyyidina Musa, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina irmiya,
Allahumme salli ala seyyidina Zekeriyya,
Allahumme salli ala seyyidina Yahya,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Meryem,
Allahumme salli ala seyyidina isa, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina isna aşere Havariyyun,
Allahumme salli ala seyyidina Yemleyha, mekseline, misline, mernuş, debernuş
sşazenuş, kefetatayyuş, Kıtmir,
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Mehdiyyil Müntezar ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Remzi ve Yalçın- Samson
Allahumme salli ala seyyidina Ali Zeynel Abidiyn,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zeyneb,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamül Hüseyin,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamül Hasan,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Fatimetüz Zehra,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ali,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Osman bin Avfan,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ömerul Hattab,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ebubekru Sıddık,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Halimeyi Sadiye,
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zeynep,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rukiye,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ümmü Gülsüm,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Fatimetüz Zehra,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ayşei Saadıka,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Haticetül Kübra,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Meryem,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Safura,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rabia,
Allahumme salli ala seyyidina Daniel,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Daniele,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Assiye,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Maşite,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Belkıs,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Züleyha,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ra'le,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Hacer,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Sare,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Havva
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il enbiyai velmürselin,
Allahumme salli ala seyyidina Cebrail,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Gabriela,
Allahumme salli ala seyyidina Mikail,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Michaela,
Allahumme salli ala seyyidina israfil,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rafaella,
Allahumme salli ala seyyidina Azaril,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zara, Azra, Zaraelle
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Feryail,
Allahumme salli ala seyyidina Ferruh,
Allahumme salli ala seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahumme salli ala seyyidina Münker Nekir,
Allahumme salli ala seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
SALAVATI KASR
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed.
Allahumme salli ala seyyidina Ademe, seyyidina Nuh, seyyidina ibrahime, ismaile, ishaga Davude ve Süleymane, Zekeriya ve Yahya,Harun ve Musa ve isa ve Muhammed Mustafa ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
ve sallu ala seyyidina Mehdiyil Müntezar ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il enbiyai velmürselin,
Allahumme salli ala seyyidina Cebrail, Mikail, israfil, Azaril, Feryail,
Allahumme salli ala seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahumme salli ala seyyidina Münker Nekir,
Allahumme salli ala seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
Rabbena vetekabbel bi salavati, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib salavati birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
YASiN SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yasin
Vel kur'anil hakiym
İnneke le minel murseliyn
Ala sıratım müstekıym
Tenziylel aziyzir rahıym
Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun
Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun
İnna cealna fı a'nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun
Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun
Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun
İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb* fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım
İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm* ve külle şey'in ahsaynahü fı imamim mübiyn
Yasin Suresinin Birinci Sayfası buraya kadar
Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh* iz caehel murselun
İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun
Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey'in in entüm illa tekzibun
Kalu rabbüna ya'lemü inna ileyküm le murselun
Ve ma aleyna illel belağul mübın
Kalu inna tetayyarna biküm* leil lem tentehu le nercümenneküm ve le yemessenneküm minna azabün eliym
Kalu tairuküm meaküm* ein zükkirtüm* bel entüm kavmüm müsrifun
Ve cae min aksal medıneti racülüy yes'a kale ya kavmittebiul murseliyn
İttebiu mel la yes'elüküm ecrav vehüm mühtedun
Ve ma liye la a'büdüllezı fetaranı ve ileyhi türceun
E ettehızü min dunihı aliheten iy yüridnir rahmanü bi durril la tuğni annı şefaatühüm şey'ev ve la yünkızun
İnnı izel le fı dalalim mübın
İnnı amentü bi rabbiküm fesmeun
Kıyledhulil cenneh* kale ya leyte kavmı ya'lemun
Bima ğafera lı rabbı ve cealenı minel mükramiyn
Ve ma enzelna ala kavmihı mim ba'dihı min cündim mines semai ve ma künna münziliyn
İn kanet illa sayhatev vahıdeten fe iza hüm hamidun
Ya hasraten alel ıbad* ma yetiyhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun
Elem yerav kem ehlekna kablehüm minel kuruni ennehüm ileyhim hla yarciun
Ve in küllül lemma cemiy'ul ledeyna muhdarun
Ve ayetül lehümül erdul meyteh* ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye'külun
Ve cealna fiyha cennatim min nahıyliv ve a'nabiv ve feccerna fiyha minel uyun
Li ye'külu min semerihı ve ma amilethü eydiyhim* efela yeşkürun
Sübhanellezı halekal ezvace külleha mimma tümbitül erdu ve min enfüsihim ve mimma la ya'lemun
Ve ayetül lehümül leyl* neslehu minhün nehara fe iza hüm muslimun
Veş şemsü tecrı li müstekarril leha* zalike katdiyrul aziyzil aliym
Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym
Leşşemsü yembeğıy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabirun nehar* ve küllün fı felekiy yesbehun
Ve ayetül lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fil fülkil meşhun
Ve halakna lehüm mim mislihı ma yarkebun
Ve in neşe' nuğrıkküm fela sariyha lehüm velahüm yünkazun
İlla rahmetem minna ve metean ila hıyn
Ve iza kıyle lehümütteku ma beyne eydıküm ve ma halfeküm lealleküm türhamun
Ve ma te'tiyhim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu'ridıyn
Ve iza kıyle lehüm enfiku mimma razekakümüllahü kalelleziyne keferu lilleziyne amenu e nut'ımü mel lev yeşaüllahü at'amehu in entüm illa fı dalalim mübın
Ve yekulune mete hazel va'dü in küntüm sadikıyn
Ma yenzurune illa sayhatev vahıdeten te'huzühüm vehüm yehıssımun
Fela yestetıy'une tevsıyetev ve la ila ehlihim yarciun
Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun
Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina* haza ma veader rahmanü ve sadekal mursilun
İn kanet illa sayhatev vahıdeten feiza hüm cemiy'ul ledeyna muhdarun
Fel yevme la tuzlemü nefsün şey'ev vela tüczevne illa ma küntüm ta'melun
İnne ashabel cennetil yevme fı şüğulin fakihun
Hüm ve ezvacühüm fı zılalın alel eraiki müttekiun
Lehüm fiyha fakihetüv ve lehüm ma yeddeun
Selamün kavlem mir rabbir rahıym
Vemtazül yevme eyyühel mücrimun
Elem a'hed ileyküm ya benı ademe el la ta'büdüş şeytan* innehu leküm adüvvüm mübiyn
Ve enı'büduni* haza sıratum müstekıym
Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra* efelem tekunu ta'kılun
Hazihı cehennemülletı küntüm tuadun
Islevhel yevme bima küntüm tekfürun
El yevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydıhim ve teşhedü ercülühüm bima kanu yeksibun
Velev neşaü letamesna ala a'yünihim festebekus sırata fe enna yübsırun
Velev neşaü le mesahnahüm ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yarciun
Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk* efela ya'kılun
Ve ma alemnahüş şı'ra ve ma yembeğıy leh* in hüve illa zikruv ve kur'anüm mübiyn
Li yünzira men kane hayyve ve yehıkkal kavlü alel kafirın
E ve lem yerav enna halakna lehüm mimma amilet eydına en'amen fehüm leha malikun
Ve zellelnaha lehüm fe minha rakubühüm ve minha ye'külun
Ve lehüm fiyha menafiu ve meşarib* efela yeşkürun
Vettehazu min dunillahi alihetel leallehüm yünsarun
La yestetıy'une nasrahüm vehüm lehüm cündüm muhdarun
Fela yahzünke kalühüm* inna na'lemü ma yüsirrune ve ma yu'linun
Evelem yeral insanü enna halaknahü min nutfetin fe iza hüve hasıymün mübın
Ve darabe lena meselev ve nesiye halkah* kale mey yuhyil ızame ve hiye ramım
Kul yuhyıhellezı enşeeha evvele merrah* ve hüve bi külli halkın alım
Ellezı ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukıdun
Eveleysellezı halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm* bela ve hüvel hallakul alım
İnnema emruhu iza erade şey'en ey yekule lehu kün fe yekun
Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey'iv ve ileyhi türceun.
Fetih Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İnna fetahna leke fetham mübına
Li yağfira lekellahü ma tekaddeme min zembike ve ma teahhara ve yütimme nı'metehu aleyke ve yehdiyeke sıratam müstekıyma
Ve yensurakellahü nasran azıza
Hüvellezı enzeles sekınete fı kulubil mü'minıne li yezdadu imanem mea ımanihim ve lillahi cünudüs semavati vel ard ve kanellahü alımen hakıma
Li yüdhılel mü'minıne vel mü'minati cennatin tecrı min tahtihel enharu halidıne fıha ve yükeffira anhüm seyyiatihim ve kane zalike ındellahi fevzen azıyma
Ve yüazzibel münafikıyne vel münafikati vel müşrikıne vel müşrikatiz zannıne billahi zannez sev' aleyhim dairatüs sev' ve ğadıbellahü aleyhim ve leanehüm ve eadde lehüm cehennem ve saet masıyra
Ve lillahi cünudüs semavati vel ard ve kanellahü azızen hakıma
İnna erselnake şahidev ve mübeşşirav ve nezıra
Li tü'minu billahi ve rasulihi ve tüazziruhu ve tuvekkiruh ve tusebbihuhu bükreten ve ezıyla
İnnellezıne yübayiuneke innema yübayiunellah yedüllahi fevka eydıhim fe men nekese fe innema yenküsü ala nefsih ve men evfa bi ma ahede aleyhüllahe fe se yü'tıhi ecran azıyma
Se yekulü lekel mühallefune minel a'rabi şeğaletna emvalüna ve ehluna festağfir lena yekulune bi elsinetihim ma leyse fi kulubihim Kul fe mey yemlikü leküm minellahi şey'en in erade biküm darran ev erade biküm nefa bel kanellahü bima ta'melune habıra
Bel zanentüm el ley yenkaliber rasulü vel mü'minune ila ehlıhim ebedev ve züyyine zalike fı kulubiküm ve zanentüm zannes sev' ve küntüm kavmen bura
Ve mel lem yü mim billahi ve rasulihı fe inna a'tedna lil kafirıne seıyra
Ve lillahi mülküs semavati vel ard yağfiru li mey yeşaü ve yüazzibü mey yeşa' ve kanellahü ğafurar rahıyma
Se yekulül mühallefune izen talaktüm ila meğanime li te'huzuha zeruna nettebı'küm yürıdune ey yübeddilu kelamellah kul len tettebiuna kezaliküm kalellahü min kabl fe se yekulune bel tahsüdunena bel kanu la yefkahune illa kalıla
Kul lil muhallefıne minel a'rabi se tüd'avne ila kavmin ülı be'sin şedıdin tükatilunehüm ev yüslimun fe in tütıy'u yü'tikümüllahü ecran hasena ve in tetevellev kema tevelleytüm min kablü yüazzibküm azaben elıma
Leyse alel a'ma haracüv ve la alel a'raci haracüv ve la alel meriydı harac ve mey yütıılahe ve rasulehu yüdhılhü cennatin tecrı min tahtihel enhar ve mey yetevelle yüazzibhü azaben elıma
Le kad radıyallahü anil mü'minıne iz yübayiuneke tahteş şecerati fe alime ma fı kulubihim fe enzeles sekınete aleyhim ve esabehüm fethan karıba
Ve meğanime kesiraten ye huzuneha ve kânallahü aziyzen hakiyma
Ve adekümüllahü meğanime kesiraten te'huzuneha fe accele leküm hazihı ve keffe eydiyen nasi anküm ve li tekune ayetel lil mü'minıne ve yehdiyeküm sıratam müstekıyma
Ve uhra lem takdiru aleyha kad ehatallahü biha ve kanellahü ala külli şey'in kadıra
Ve lev katelekümüllezıne keferu le vellevül edbara sümme la yecidune veliyyev ve la nesıyra
Sünnetellahilletı kad halet min kabl Ve len tecide li sünnetillahi tebdıla
Ve hüvellezı keffe eydiyehüm anküm ve eydiyeküm anhüm bi batni mekkete mim ba'di en azferaküm aleyhim ve kanellahü bi ma ta'melune basıyra
Hümüllezıne keferu ve sadduküm anil mescidil harami vel hedye ma'kufen ey yeblüğa mehılleh ve lev la ricalüm mü'minune ve nisaüm mü'minatül lem ta'lemuhüm en tetauhüm fe tüsıybeküm minhüm mearratüm bi ğayri ılm li yüdhılellahü fı rahmetihı mey yeşa' lev tezeyyelu le azzebnellezıne keferu minhüm azaben elıma
İz cealellezıne keferu fi kulubihimül hamiyyete hameyyetel cahiliyyeti fe enzelellahü sekınetehu ala rasulihi ve alel mü'minıne ve elzemehüm kelimetet takva ve kanu ehakka biha ve ehleha ve kanellahü bi külli şey'in alıma
Le kad sadekallahü rasulehür ru'ya bil hakk le tedhulünnel mescidel harame in şaellahü aminıne muhallikıyne ruuseküm ve mükassıriyne la tehafun fe alime ma lem ta'lemu fe ceale min duni zalike fethan karıba
Hüvellezı ersele rasulehu bil hüda ve dınil hakkı li yuzhirahu aled dıni küllih Ve kefa billahi şehıda
Muhammedür rasulüllah vellezıne meahu eşiddaü alel küffari ruhamaü beynehüm terahüm rukkean süccedey yebteğune fadlem minellahi ve rıdvana sımahüm fı vücuhihim min eseris sücud zalike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incıl ke zer'ın ahrace şat'ehu fe azerahu festağleza festeva ala sukıhı yu'cibüz zürraa li yeğıyza bihimül küffar veadellahüllezıne amenu ve amilus salihati minhüm mağfiratev ve ecran azıyma
Rahman Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Er rahman
Alleme lkur'ane
Halekal insane
Allemehul beyan
Eş şemsu vel kameru bi husban
Ven necmu veş şeceru yescudan
Ves semae rafeaha ve vedaal mizan
Ella tatğav fil mizan
Ve ekıymul vezne bil kıstı ve la tuhsirul mizan
Vel erda vedaaha lil enam
Fiha fakihetuv ven nahlu zatul ekmani
Vel habbu zul asfi ver rayhan
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Halekal'insane min salsalin kelfahhari
Ve hale kalcanne min maricin min narin
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Rabbulmeşrikayni ve rabbulmağribeyni
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Mereclbahreyni yeltekıyani
Beynehuma berzahun la yebğıyani
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Yahrucu minhumellu'lu velmercanu
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Ve lehulcevarilmunşeatu fiylbahri kela'lami
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Kullu men 'aleyha famin
Ve yebka vechu rabbike zulcelali vel'ikrami
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Yes'eluhu men fiyssemavati vel'ardı kulle yevmin huve fiy şe'nin
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Senefruğu lekum eyyuhessekaleni
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Ya ma'şerelcinni vel'insi inisteta'tum en tenfusu min aktarissemavati vel'ardı fenfuzu la tenfizune illa bisultanin
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Yurselu 'aleykuma şuvazun min narin ve nuhasun fela tentesırani
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Feizenşakkatesissemau fekanet verdeten keddihani
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Feyevmeizin la yus'elu 'an zenbihi insun vela cannun
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Yu'refulmucrimune bisiymahum feyu'hazu binnevasıy vel'akdami
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Hazihi cehennemulletiy yukezzibu bihelmucrimune
Yetufune beyneha ve beyne hamiymin anin
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Ve limen hafe mekame rabbihi cennetani
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Zevata efnanin
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Fiyhima 'aynani tecriyani
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
Fiyhima min kulli fakihetin zevcani
Febieyyi alai rabbikuma tukezziban
Muttekiiyne ala furuşim betainuha min istebrak ve cenel cenneteyni dan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Fihinne kasıratut tarfi lem yatmishunne insun kablehum ve la can
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Ke ennehunnel yakıtı vel mercan
Fe be eyyi alai rabbikuma tukezziban
Hel cezaul ıhsani illel ihsan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Ve min dunihima cennetan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Mudhammetan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Fihima aynani neddahatan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Fihima fakihetuv ve nahluv ve rumman
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Fihinne hayratun hısan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Hurum maksuratun fil hıyam
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Lem yatmishunne insun kablehum ve la can
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Muttekiiyne ala rafrafin hudriv ve abkariyyin hısan
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
Tebarakesmu rabbike zil celali vel ikram
Mülk Suresi Tebareke
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Tebarekelleziy biyedihilmulku ve huve 'ala kulli şey'in kadiyrun
Elleziy halekalmevte velhayate liyebluvekum eyyukum ahsenu 'amelen ve huvel'aziyzulğafuru
Elleziy haleka seb'a semavatin tıbakan ma tera fiy halkırrahmani min tefavutin ferci'ılbasare hel tera min futurin
Summerci'ılbasare kerreteyni yenkalib ileykelbesaru hasien ve huve hasiyrun
Ve lekad zeyyennessemaeddunya bimesabiyha ve ce'alnaha rucumen lişşeyatıyni ve a'tedna lehum 'azabesse'ıyri
Ve lilleziyne keferu birabbihim 'azabu cehenneme ve bi'selmasıyru
İza ulku fiyha semi'u leha şehiykan ve hiye tefuru
Tekadu temeyyezu minelğayzı kullema ulkıye fiyha fevcun seelehum hazenetuha elem yet'kum neziyrun
Kalu bela kad caena neziyrun fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey'in in entüm illa fiy dalalin kebiyrin
Ve kalu lev kunna nesme'u ev na'kılu ma kunna fiy ashabisse'ıyri
Fa'teref'u bizenbihim fesuhkan liashabisse'ıyri
İnnelleziyne yahşevne rabbehum bilğaybi lehum mağfiretun ve ecrun kebiyrun
Ve esirru kavlekum evicheru bihi innehu 'aliymun bizatissuduri
Ela ya'lemu men haleka ve huvelletıyfulhabiyru
Huvelleziy ce'ale lekumul'arda zelulen femşu fiy menakibiha ve kulu min rizkıhi ve ileyhinnuşuru
Eemintum men fiyssemai en yahsife bikumul'arda feiza hiye temuru
Em emintum men fiyssemai en yursile 'aleykum hasıben feseta'lemune keyfe neziyri
Ve lekad kezzebilleziyne min kablihim fekeyfe kane nekiyri
Evelem yerev ilettayri fevkahum saffatin ve yakbıdne ma yumsikuhunne illerrahmanu innehu bikulli şey'in basıyrun
Emmen hazelleziy huve cundun lekum yansurukum min dunirrahmani inilkafirune illa fiy ğururin
Emmen hazelleziy yerzukukum in emseke rizkahu bel leccu fiy 'utuvvin ve nufurin
Efemen yemşiy mukibben 'ala vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen 'ala sıratın mustekıymin
Kul huvelleziy enşeekum ve ce'ale lekumussem'a vel'ebsare vel'ef'idete kaliylen ma teşkurune
Kul huvelleziy zereekum fiyl'ardı ve ileyhi tuhşerune
Ve yekulune meta hazelva'du in kuntum sadikıyne
Kul innemel'ılmu 'ındallahi ve innema ene neziyrun mubiynun
Felemma reevhu zulfeten siy-et vucuhulleziyne keferu ve kıyle hazelleziy kuntum bihi tedde'une
Kul ereeytum in ehlekeniyallahu ve men me'ıye ev rahımena femen yuciyrulkafiriyne min 'azabin eliymin
Kul huverrahmanu amenna bihi ve 'aleyhi tevekkelna feseta'lemune men huve fiy dalalin mubiynin
Kul ereeytum in asbeha maukum ğavren femen ye'tiykum bimain me'ıynin
Nebe Suresi Amme
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Amme yetesaelune
Aninnebeil'azıymi
Elleziy hum fiyhi muhtelifune
Kella seya'lemune
Sümme kella seya'lemune
Elem nec'alil'arda mihaden
Velcibale evtaden
Ve halaknakum ezvacen
Ve ce'alna nevmekum subaten
Ve ce'alnelleyle libasen
Ve ce'alnennehare me'aşen
Ve beneyna fevkakum seb'an şidaden
Ve ce'alna siracen vehhacen
Ve enzelna minelmu'sırati maen seccacen
Linuhrice bihi habben ve nebaten
Ve cennatin elfafen
İnne yevmelfasli kane miykaten
Yevme yunfehu fiyssuri fete'tune efvacen
Ve futihatissemau fekanet ebvaben
Ve suyyiretilcibalu fekanet seraben
İnne cehenneme kanet mirsaden
Littağıyne meaben
Labisiyne fiyha ahkaben
La yezukune fiyha berden ve la şeraben
İlla hamiymen ve ğassakan
Cezaen vifakan
İnnehum kanu la yercune hısaben
Ve kezzebu biayatina kizzaben
Ve kulle şey'in ahsaynahü kitaben
Fezuku felen neziydekum illa 'azaben
İnne lilmuttekıyne mefazen
Hadaika ve a'naben
Ve keva'ıbe etraben
Ve ke'sen dihakan
La yesme'une fiyha lağven ve la kizzaben
Cezaen min rabbike 'ataen hısaben
Rabbissemavati vel'ardı ve ma beynehumerrahmani la yemlikune minhu hıtaben
Yevme yekumurruhu velmelaiketu saffen la yetekellemune illa men ezine lehurrahmanu ve kale savaben
Zalikelyevmulhakku femen şaettehaze ila rabbihi meaben
İnna enzernakum 'azaben kariyben yevme yenzurulmer'u ma kaddemet yedahu ve yekululkafiru ya leyteniy kuntu turaben
Cuma Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yesebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl'ardıl elmelikilkuddusil-'aziyzilhakiymi.
Huvelleziy be'ase fiyl'ummiyyiyne resulen minhum yetlu 'aleyhim ayatihi ve yuzekkiyhim ve yu'allimuhumulkitabe velhıkmete ve inkanu min kablu lefiy dalalin mubiynin.
Ve ahariyne minhum lemma yelhaku bihim ve huvel'aziyzulhakiymu.
Zalike fadlullahi yu'tiyhi men yeşa'u vallahu zulfadlil'azıymi.
Meselulleziyne hummiluttevrate summe lem yahmiluha kemeselilhımari yahmilu esfaren bi'se meselulkavmilleziyne kezzebu biayatillahi vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne.
Kul ya eyyuhelleziyne hadu in ze'amtum ennekum evliyau lillahi min duninnasi fetemennevulmevte in kuntum sadikıyne.
Ve la yetemennevnehu ebeden bima kaddemet eydiyhim vallahu 'aliymun bizzalimiyne.
Kul innelmevtelleziy tefirrune minhu feinnehu mulakıykum summe tureddune ila 'alimilğaybi veşşehadeti feyunebiiukum bima kuntum ta'melune.
Ya eyyuhelleziyne amenu iza nudiye lissalati min yevmilcumu'ati fes'av ila zikrillahi ve zerulbey'a zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemune.
Feiza kudıyetissalatu fenteşiru fiyl'ardı vebteğu min fadlillahi vezkurullahe kesiyren le'allekum tuflihune.
Ve iza reev ticareten ev lehveninfaddu ileyha ve terekuke kaimen kul ma 'ındallahi hayrun millehvi ve minetticareti vallahu hayrurrazikıyne.
Bakara Suresi 153 ile 157 . Ayetler
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yâ eyyuhâllezîne âmenustainû bis sabri ves salâti, innallâhe meas sâbirîn
Ve lâ tekûlû li men yuktelu fî sebîlillâhi emvât, bel ahyâun ve lâkin lâ teş’urûn
Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât, ve beşşiris sâbirîn
Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
Ulâike aleyhim salâvâtun min rabbihim ve rahmetun ve ulâike humul muhtedûn
Bakara Suresi 18. Ayet
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Summun bukmun umyun fe hum la yerciun.
Fecr Suresi 27. 28. 29. 30. Ayetler
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ya eyyetühannefsul mutmeinneh. irci i ila rabbiki radziyeten merdziyyeh
Fedhuli fi ibadi, Vedhuli cenneti.
Şems Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Veşşemsi ve duhaha.
Velkameri iza tekvaha.
Vennehari iza cellaha.
Velleyli iza yağşaha.
Vessmai ve ma benaha.
Vel'ardzı ve ma tahaha.
Ve nefsin ve ma sevvaha.
Feelhemeha fücureha ve takvaha.
Kad efleha men zekkaha.
Ve kad habe men dessaha.
Kezzebet semudü bitağvaha.
İzinbe'ase eşkaha.
Fekale lehüm resulullahi nakatallahi ve sukyaha.
Fekezzebuhü fe'akaruha fedemdeme aleyhim rabbühüm bizenbihim fesevvaha.
Ve la yehafi ukbaha.
Zilzâl Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İza zülziletil erdu zilzaleha
Ve ahracetilerdu eskaleha
Ve kalel insanü ma leha
Yevmeizin tühaddisü ahbaraha
Bienne rabbeke evha leha
Yevmeiziy yasdürun nasü eştatel li yürav a'malehüm
Fe mey ya'mel miskale zerratin hayray yerah
Ve mey ya'mel miskale zerratin şerray yerah
AYETEL KÜRSİ BAKARA Suresi Âyet - 255
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Haşr Suresi Son Ayetleri Levenzelna veya Hüvallahüllezi (21 ile 24. Ayetler)
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Lev enzelnâ hâzâlkurâne 'alâ cebelin leraeytehu haşi'an mutesaddi'an min haşyetillâh,
ve tilkel emsâlu nadribuhâ linnâsi leallehum yetefekkerûn.
Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ hu, âlimul gaybi veşşehâdeteh, huverrahmânurrahîm.
Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ hu,
elmelikul kuddûsusselâmul müminul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir,
subhânallâhi ammâ yuşrikûn.
Huvallâhul hâlikul bâriul musavviru lehul esmâul husnâ,
yüsebbihu lehu mâ fîssemâvâti vel ardi vehuvel azîzul hakîym.
Tarık Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vessemai vettarikı
Ve ma edrake mettariku
Ennecmüssakıbü
İn küllü nefsin lemma 'aleyha hafizun
Felyenzuril'insanü mimme hulika
Hulika min main dafikın
Yahrücü min beynissulbi vetteraibi
İnnehu 'ala rec'ıhı lekadirün
Yevme tüblesserairü
Fema lehu min kuvvetin ve la nasırin
Vessemai zatirrec'ı
Vel'ardı zatissad'ı
İnnehu likavlün faslün
Ve ma hüve bilhezli
İnnehüm yekiydune keyden
Ve ekiydü keyden
Femehhililkafiriyne emhilhüm rüveyden
Duha Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vedduha
Velleyli iza seca
Ma vedde'ake rabbüke ve ma kala
Ve lel'ahıretü hayrün leke minel'ula
Ve lesevfe yu'tıyke rabbüke feterda
Elem yecidke yetiymen feava
Ve vecedeke dallen feheda
Ve vecedeke 'ailen feağna
Femmel yetiyme fela takher
Ve emmessaile fela tenher
Ve emma binı'meti rabbike fehaddis
inşirah Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
E lem neşrah leke sadrek. Ve veda‘ nâ anke vizrek. Ellezî enkadza zahrek. Ve refa’nâ leke zikrek. Fe inne maal usri yüsran. İnne maal usri yüsrâ. Fe izâ ferağte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
Vettin - Tin Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vettiyni vezzeytuni
Ve turi siyniyne
Ve hazelbeledil'emiyni
Lekad halaknel'insane fiy ahseni takviymin
Sümme redednahü esfele safiliyne
İnnelleziyne amenu ve amilussalihati felehum ecrun gayru memnuun
Fema yukezzibuke ba'du biddiin,
Eleysallahu bi ahkemil hakimiyn
Kadir Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr
Ve mâ edrâke mâ leyletul kadr
Leyletul kadri hayrun min elfi şehr
Tenezzelul melâiketu ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin
Selâmun, hiye hattâ matlaıl fecr
Tekasür Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elhakümüt tekasür
Hatta zürtümülmekabir
Kella sevfe ta'lemun
Sümme kella sevfe ta'lemun
Kella lev ta'lemune ılmel yekıyn
Le teravünnelcehıym
Sümme leteravünneha aynelyakıyn
Sümme le tüs'elünne yevmeizin anin neıym
Asr Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vel asr
İnnel insane le fi husr
İllellezıne amenu ve amilus salihati ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis sabr
NAMAZ SURELERi
Fil Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elem tera keyfe fe’ale rabbuke biashâbilfîl. Elem yec’al keydehum fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece’alehum ke’asfin me’kûl.
Kureyş Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Li’î lâfi Kurayş’in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf. Felya’budû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et’amehum min cû’in ve âmenehum min havf.
Maun Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Era’eytellezî yukezzibu biddîn. Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm. Ve lâ yehuddu alâ ta’âmilmiskîn. Feveylun lilmusallîn. Ellezîne hum an salâtihim sâhûn. Ellezîne hum yurâûne. Ve yemne’ûnelmâ’ûn.
Kevser Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İnnâ a’taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke huvel’ebter.
Kafirun Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yâ eyyuhel kâfirûn. Lâ a’budu mâ ta’budûn. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. Ve lâ ene âbidun mâ abedtum. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. Lekum dînukum veliye dîn.
Nasr Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse yedhulûne fî dinillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh. İnnehû kâne tevvâbâ.
Tebbet Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhu mâluhû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetuhû hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablun min mesed.
ihlas Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
MUAVEZETEYN
Felak Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
E’ûzu birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Nas Suresi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
E’ûzu birabbinnâsi. Melikinnâsi. İlâhinnâs. Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yuvesvisu fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.
Bakara Suresi ilk 5 Ayeti
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elif, Lâm, Mîm
Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh, huden lil muttekîn.
Ellezîne yu'minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.
Vellezîne yu'minûne bi mâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablik ve bil âhireti hum yûkınûn.
Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn.
VAKIA SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İza veka'atilvaki'atu.
Leyse livak'atiha kazibetun.
Hafıdatun rafi'tun.
İza ruccetil'ardu reccen.
Ve bussetilcibalu bessen.
Ve fekanet hebaen munbessen.
Ve kuntum ezvacen selaseten.
Feashabulmeymeneti ma ashaulmeymeneti.
Ve ashabulmeş'emeti ma ashabulmeş'emeti.
Vessabikunessabikune.
Ulaikelmukarrabune.
Fiy cennatin na'ıymi.
Sulletun minel'evveliyne.
Ve kaliylun minel'ahıriyne.
'ala sururin medunetun.
Muttekiiyne 'aleyha mutekabiliyne.
Yetufu 'aleyhim veldanun muhalledune.
Biekvabin ve ebariyka ve ke'sin min ma'ıynin.
La yusadda'une 'anha ve la yunzifune.
Ve fakihetin mimma yetehayyerune.
Ve lahmi tayrin mimma yeştehune.
Ve hurun 'ıynun.
Keemsalillu'luilmeknuni.
Cezaen bima kanu ya'melune.
La yesme'une fiyha lağven ve la te'siymen.
İlla kıylen selamen selamen.
Ve ashabulyemiyni ma ashabulyemiyni.
Fiy sidrin mahdudin.
Ve talhın mendudin.
Ve zıllin memdudin.
Ve main meskubin.
Ve fakihetin kesiyretin.
La maktu'atin ve la memnu'atin.
Ve furuşin merfu'atin.
İnna enşe'nahunne inşaen.
Fece'alnahunne ebkaren.
'Uruben etraben.
Liashabilyemiyni.
Sulletun minel'evveliyne.
Ve sulletun minelahiriyne.
Ve ashabuşşimali ma ishabuşşimali.
Fiy semumin ve hamiymin.
Ve zıllin min yahmumin.
La baridin ve la keriymin.
İnnehum kanu kable zalike mutrefiyne.
Ve kanu yusırrune 'alelhınsil'azıymi.
Ve kanu yekulune eiza mitna ve kunna turaben ve 'ızamen einne lemeb'usune.
Eve abaunel'evvelune.
Kul innel'evveliyne vel'ahıriyne.
Lemecmu'une ila miykati yevmin ma'lumin.
Summe innekum eyyuheddallunelmukezzibune.
Leakilune min şecerin min zakkumin.
Femaliune minhelbutune.
Feşaribune 'aleyhi minelhamiymi.
Feşaribune şurbelhiymi.
Haza nuzuluhum yevmeddiyni.
Nahnu halaknakum felevla tusaddikune.
Efereeytum ma tumnune.
Eentum tahlukunehu em nahnulhalikune.
Nahnu kadderna beynekumulmevte ve ma nahnu bimesbukıyne.
'Ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fiy ma la ta'lemune.
Ve lekad 'alimtumunneş'etel'ula felevla tezekkerune.
Efereeytum ma tahrusune.
Eeentum tezre'unehu em nahnuzzari'une.
Lev neşa'u lece'alnahu hutamen fezaltum tefekkehune.
İnna lemuğremune.
Bel nahnu mahrumune.
Efereeytumulmaelleziy teşrebune.
Eentum enzeltumuhu minelmizni em nahnulmunzilune.
Lev neşa'u ce'alnahu ucacen felevla teşkurune.
Efereeytumunnarelletiy turune.
Eentum enşe'tum şecereteha em nahnul munşiune.
Nahnu ce'alnaha tezkireten ve meta'an lilmukviyne.
Fesibbıh bismi rabbikel'azıymi.
Fela uksimu bimevakı'ınnnucumi.
Ve innehu lekasemun lev ta'lemune 'azıymun.
İnnehu lekur'anun keriymun.
Fiy kitamin meknunin.
Lya yemessuhu illelmutahherune.
Tenziylun min rabbil'alemiyne.
Efebihazelhadiysi entum mudhinune.
Ve tec'alune rizkakum ennekum tukezzibune.
Felevla iza beleğatilhulkume.
Ve entum hıyneizin tenzurune.
Ve nahnu akrebu ileyhi minkum ve lakin la tubsırune.
Felevla in kuntum ğayre mediyniyne.
Terci'uneha in kuntum sadikıyne.
Feemma in kane minelmukarrebiyne.
Feravhun ve reyhanun ve cennetu na'ıymin.
Ve emma in kane min ashabilyemiyni.
Feselamun leke min ashabilyemiyni.
Ve emma in kane minelmukezzibiyneddalliyne.
Fenuzulun min hamiymin.
Ve tasliyetu cahıymin.
İnne haza lehuve hakkulyakıyni.
Fesebbih bismi rabbikel'azıymi.
SAFF SURESi
SAFF SURESi
سورة الصف
Saff Suresi Türkçe Okunuşu
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Sebbeha lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl'ardı ve huvel'aziyzulhakiymu.
Ya eyyuhelleziyne amenu lime tekulune ma la tef'alune.
Kebure makten 'ındallahi en tekulu ma la tef'alune.
İnnallahe yuhıbbulleziyne yukatilune fiy sebiylihi saffen keennehum bunyanun mersusun.
Ve iz kale musa likavmihi ya kavmi lime tu'zuneniy ve kad ta'lemune enniy resulullahi ileykum felemma zağu ezağallahu kulubehum vallahu la yehdiylkavmelfasikıyne.
Ve iz kale 'ıysebnu meryeme ya beniy israiyle inniy resulullahi ileykum musaddikan lima beyne yedeyye minettevrati ve mubeşşiren biresulin ye'tiy min ba'diy-ismuhu ahmedu felemma caehum bilbeyyinati kalu haza sıhrun mubiynun.
Ve men azlenu mimmeniftera 'alellahilkezibe ve huve yud'a ilel'islami vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne.
Yuriydune liyutfiu nurallahi biefvahihim vallahu mutimmu nurihi velev kerihelkafirune.
Huvelleziy ersele resulehu bilhuda ve diynilhakkı liyuzhirehu 'aleddiyni kullihi velev kerihelmuşrikune.
Ya eyyuhelleziyne amenu hel edullukum 'ala ticaretin tunciykum min 'azabin eliymin.
Tu'minune billahi ve resulihi ve tucahidune fiy sebiylillahi biemvalikum ve enfusikum zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemune.
Yağfir lekum zunubekum ve yudhılkum cennatin tecriy min tahtihel'enharu ve mesakine tayyibeten fiy cennati 'adnin zalikelfevzul'azıymu.
Ve uhra tuhıbbuneha nasrun minallahi ve fethun kariybun ve beşşirilmu'miniyne.
Ya eyyuhelleziyne amenu kunu ensarallahi kema kale 'ıysebnu meryeme lilhavariyyiyne men ensariy ilellahi kalelhavariyyune nahnu ensarullahi feamenet taifetun min benuy israiyle ve keferet taifetun feeyyednelleziyne amenu 'ala 'aduvyihim feasbehu zahiriyne.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Allahım, azabından affına, gazabından mağfiretine sığınırım, Senden, yine Sana iltica ederim.
Allahım, azabından affına, gazabından mağfiretine sığınırım, Senden, yine Sana iltica ederim.
Allahım, azabından affına, gazabından mağfiretine sığınırım, Senden, yine Sana iltica ederim.
Hışmından Yine Sana Sığınırım.
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh,
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh,
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh.
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh,
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh,
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh.
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn.İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
EBCED VE EBCED DUASI
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
FETiH SURESi SON AYET
Euzubillahimineşşeytanirracim,
Bismillahirrahmenirrahim
Muhammedun resûlullâh, vellezîne meahû eşiddâu alâl kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadzlen minallâhi ve rıdzvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd, zâlike meseluhum fît tevrâti, ve meseluhum fîl incîl, ke zer’in ahrace şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimul kuüffâra, vaadallâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minhum magfiraten ve ecren azîmâ.
EBCED DUASI
(Listedeki isimlerden (amca, teyze,..) size uygun olanlarını duanızda zikrediniz.
Alfabe Duası Budur
Ya Rabbi okuduğum Bu alfebenin harflerini ve fetih suresinin son ayetinin harflerini çokca çoğaltta onlar ile
Namazlarimda ve sari vakitlerimde, şimdiye kadar okuduğum, ve bu gün içinde okuyacağım, ve bugünün devami olan gündüzde, ve onun devami olan gecede, ve gecenin devamı olan gündüzde, başlangıçtan şimdiye kadar, şimdiden bitirişe kadar, okudugum ve okuyacağım, Bütün Dualarımdaki, Zikirlerimdeki, surelerdeki, ayetlerdeki,
tahmidlerimdeki, temcidlerimdeki, tehlillerimdeki, tekbirlerimdeki, tesbihlerimdeki, takdislerimdeki, salavatlarımdaki, selamlarımdaki, şükürlerimdeki, hamdlarımdaki, hatalarımı yanlışlarımı düzelt, Gerekli olan eksiklerimi tamamla, yanlış olan fazlalarımı gider, ve dogru okunmuşlar silsilesine kat, ve onların feyizinden, bereketinden, şifasından, hıfzı inayetinden ve ilminden ve faydasından, beni, benden eksilmeksizin Eşimi (Karımı veya kocamı) ve Çocuklarımı (oğlumu ve oğullarımı kızımı ve kızlarımı), Annemi ve Annelerimi, Babamı ve Babamlarımı, Dedemi ve Dedelerimi, Ninemi ve Ninelerimi, Dayımı ve Dayılarımı, Teyzemi ve Teyzelerimi, Amcamı ve Amcalarımı, Halamı ve Halalarımı, Yeğenimi ve Yeğenlerimi, Kuzenimi ve Kuzenlerimi, Abimi ve Abilerimi, Ablamı ve Ablalarımı, Kardeşimi ve Kardeşlerimi, Kayınbabamı ve Kayınbabalarımı, Kaynanamı ve Kaynanalarımı, Kaynımı ve Kayınlarımı, Baldızımı ve Baldızlarımı, Damadımı ve Damatlarımı, Gelinimi ve Gelinlerimi, Dünürümü ve Dünürlerimi, Gizli Kalmış Evladlarımı ve Annelerini ve ehli beytimi,Annemden Tarafa Geçmişlerimizi,Babamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Annemden Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Babamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Kaynanamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Kayınbabamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Kaynanamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Kayınbabamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Gizli kalmış çocuklarım ve Anneleri Tarafından Geçmişlerimizi,Gizli kalmış çocuklarım ve Anneleri Tarafından yaşayan akrabai ıyalimizi ve Mehdi ve sevenlerini ve Cemaatini, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intsab etmiş olanları, ve şimdiden kıyametin sabahına kadar intsab edecek olanları, sevenlerimi ve sevdiklerimi, bize ve ehlimize ve müntesiplerimize, bir nebze iyiliği ve hayrı dokunanları, öğretmenlerimizi, mürşidlerimizi, ve arkadaşlarımızı, ve Kırk Fersah Sağa Sola, Öne Arkaya, Alta Ve Üste, Bulunduğumuz Yerlerdeki imanlı Komşularımızı da bu dua zikir ve ayetlerden, Surerlerden ve tahmidlerimden, temcidlerimden, tehlillerimden, tekbirlerimden, tesbihlerimden, takdislerimden, salavatlarımdan, selamlarımdan, şükürlerimden, hamdlarımdan, ve hatimlerimizden nasiplendir.
Ve Ayrıca Silsileyi Kasr, Silsileyi Kebir, Silsileyi Üla ve Silsileyi Melaemi de nasiplendir.
Ve Ayrıca Rızkımızın ve iaşemizin temininde ekilip biçilip, dokunup kesilip biçilip, ve bize kadar ulaştırılmasında ve benzeri her türlü emeği ve hizmeti olan ehl-i imanın kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ayrıca, kullandığımız alet ve edevatın, ve hizmetlerin icadından bu güne kadar geliştirilmesinde ve bize kadar ulaştırılmasında bir nebze emeği ve hizmeti olan ehl-i imanın kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ve Ayrıca Hediye ettiğim sayfalarımın o bölümlerini, şu andan itibaren ziyaret edecek ehli imanın, her ziyaretinde olmak üzere, kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ve ayrıca Peygamberimiz Muhammed Mustafa'yı, Âl ve ashabını, Ehl-i Beytini, evlâd-ı tâhirelerini ve ezvâc-ı tâhirelerini nasiplendir. Bana, ehlime ve müntesiblerime düşmanlık edenler hariç olmak üzere Ve ayrıca ölmüş ve yaşayan Ehl-i iman ümmet-i Muhammed'i ve kıyamete kadar gelecek olan Ehl-i iman ümmet-i Muhammed'i de nasiplendir. Ve ayrıca bütün diğer peygamber hazretlerini, evlâd-ı tâhirelerini, ezvâc-ı tâhirelerini ve Bana, ehlime ve müntesiblerime düşmanlık edenler hariç olmak üzere Ehl-i iman ümmetlerini de nasiplendir.
Ve ayrıca Osmanlı ecdadımızı da nasiplendir.
Ve ayrıca Mustafa Kemal ve Milli Mücadele'deki Silah Arkadaşlarını da nasiplendir.
Ya Rabbi, Başlangıçtan kıyametin sabahına kadar, bu tarikata intisab eden herkes, zikrimizin, başlangıç, yani giriş duasını okuduktan sonra, bir defa euzu besmelesini de okuyan herkes, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile zikrin devamını eksik kalan kısımlarını tamamla , yine silsileye hediye edilen fatiha ve kulhulerden de, baştan bir tanesine okuyanın, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile devamını ve eksik olanlarını tamamla
Ya Rabbi ayrıca okuduğumuz Hediye paketimiz olan Yasin ihlas fatiha ve Raşidi hatimlerimizin harflerini öyle çoğalt ki, hediye ettiğim, bu günkü hediye paketimden bir adet hediye etmiş olayım saydığım her bir kimseye. Amiyn
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemine Amiyn.
NECCiNIi DUASI FASIL 1
Rabbi Neccini Min külli belaiddünya ve belail ahireti, velemradzi ve aafeti, ve euzubike min fitnettid Deccal ve havaaassehü, ve euzubike rabbi en yahdzrun.
NECCiNIi DUASI FASIL 2
Rabbi neccini min külli belliyyetin ve aafetin, ve eahetin, ve ğussetin, ve mihnetin, ve zelzeletin, ve şiddetin, ve ihanetin, ve zilletin, ve galebetin, ve gılletin, ve cuuin, ve ateşin, ve fagrin, ve feagatin, ve dziygin, ve fitnetin, ve vebaain, ve belaain, ve ğaragin, ve hargın, ve bergın, ve sargın, ve harrin, ve berdin, ve nehbin, ve ğayin, ve dzalalin, ve dzaaletin, ve heemmetin, ve zelelin, ve hataya, ve hemmin, ve ğammin, ve meshin, ve hasfin, ve gazfin, ve halletin, ve ılletin, ve meradzin, ve cunuunin, ve cüzaamin, ve berasin, ve faalecin, ve baasurin, ve selesin, ve nagsin, ve heleketin, ve gadzihatin, ve gabihatin fiddareyni inneke la tuhliful miad,
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
VEDFEA DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Allahümme vedfe'anna küfrel kafiriyne.
Allahümme vedfe'anna şirkel müşrikiyne.
Allahümme vedfe'anna nifakel münafikiyne.
Allahümme vedfe'anna hasedel hasidiyne.
Allahümme vedfe'anna fıskel fasıkıyne.
Allahümme vedfe'anna hıyanetel hainiyne.
Allahümme vedfe'anna kezibel kazibiyne.
Allahümme vedfe'anna ifsadel müfsidiyne.
Allahümme vedfe'anna israfel müsrifiyne.
Allahümme vedfe'anna adaavetel aduvviyne.
Allahümme vedfe'anna sihres sahiriyne.
Allahümme vedfe'anna neffasatil ugadiyne.
Allahümme vedfe'anna cürmel mücrimiyne.
Allahümme vedfe'anna zulmez zalimiyne.
Allahümme vedfe'anna vahşetel vahişiyne.
Allahümme vedfe'anna seyyietil müseyyi'iyne.
Allahümme vedfe'anna hıyalel küllü mütehayyıliyne.
Allahümme vedfe'anna nazerel hainiyne.
Allahümme vedfe'anna keşfel küfrül kaşifiynes seyyiiyne.
Allahümme vedfe'anna şematati küllü şamitiyne.
Allahümme vedfe'anna amelil bahilliyne.
Allahümme vedfe'anna gafeletel gafiliyne.
Allahümme vedfe'anna amelel yüraune.
Allahümme vedfe'anna acelel küllü muacciliyne.
Allahümme vedfe'anna tecavezel mütecaviziyne.
Allahümme vedfe'anna inkarel münikiriyne.
Allahümme vedfe'anna iftirael müfteriine.
Allahümme vedfe'anna seerigal müseerigiine.
Allahümme vedfe'anna naakısel munkısıine.
Allahümme vedfe'anna deccal ve havaassehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sağ azı diş ile)
Allahümme vedfe'anna şeytanirracim ve hizbehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sol azı diş ile)
Rabbena ve takabbel bi duai.
Rabbenağfirli veli valideyye velil mü'minine yevme yekumül hisab.
İstecib duaena birhametike ya erhamerrahimin.
Veselamün alel mürselin.
Velhamdülillahi rabbil alemin.
BiRLEŞiK ESMALAR
Allahümme Ente Rabbi La ilahe illa ente halakteni, ve ene abdüke, fağfirli zünubi, feinnehu la yağfiruzzunube illa ent.
Ya Evvelu Ya Ahiru Ya Zahiru Ya Batinu, Ya Hayyul Kaayum, Ya Eahdü Ya Samedu, Ya Muhyi Ya mümitu, Ya mü minu Ya müheyminu Ya muiydu, Ya Raşidu Ya Saburu, Ya Baai*sü (peltek se)Ya Baaki, Razzakul Kerim, Melikul Adlil Yakin, Azizul Hakim, Azizun Züntikam, Settarul Kerim, Şefikul halim, Ya Halim Ya Selim, Ya Mecidi Ya Vedudu, Raufurrahim, Rahmanur Rahim, Aalimul gaybi veş şehadeh, Zül Kuvvetil Metiyn, Ya Hadi Ya Mehdi, Ya Hasibu Ya muhasibu, Ya habiru Ya muhabiru, Ya Haafizu Ya Muhafizu,Vallâhu hayrun hâfizen ve huve erhamur râhimîn.
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.
RAHMAN SURESiNDEN PASAJLAR
Halakal insâne min salsâlin kel fahhâr,Ve halakal cânne min mâricin min nâr,Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân ,Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Lem yatmishunne insun kablehum ve lâ cânnun ,Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân
Mudhâmmetân, Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
TAVAF VE SADAKA DUASI
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.
Dikkat : Burada bir vakit namazı yahut iki rekat nafile namaz kılınız
sonra bir geriden başlayıp devam ediniz yani
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.
SAY ETME VE SEHER DUASI
NEFIY DUASI (ŞERiK KEHRWERT)
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr.
TEVHiDi KEBiR
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
La ilahe illallah, Cebrail Vahyullah
La ilahe illallah, Adem Safiyullah
La ilahe illallah, Habil Meşyullah
La ilahe illallah, Kabil Mezruallah
La ilahe illallah, Habil Mazlumullah
La ilahe illallah, Kabil Katilullah
La ilahe illallah, idris Terziyyullah
La ilahe illallah, Nuh Neciyyullah
La ilahe illallah,ilyas Cennetullah
La ilahe illallah, Hızır Hayyullah
La ilahe illallah,Salih Haggullah
La ilahe illallah, Hud Mahfuzallah
La ilahe illallah, Zülkarneyn Setrullah
La ilahe illallah, Şaya Femullah
La ilahe illallah, Elyesa Nasrullah
La ilahe illallah, Üzeyir Müheyminulllah
La ilahe illallah, Eyyub Marizallah
La ilahe illallah, Lokman Şifaullah
La ilahe illallah, Lokman Hekimullah
La ilahe illallah, Yunus Tevkifullah
La ilahe illallah, Yunus Tevfikullah
La ilahe illallah, Yuşa Refikullah
La ilahe illallah, ibrahim halilullah
La ilahe illallah, ismail Zebhullah
La ilahe illallah, ishak Mucizallah
La ilahe illallah, Lut Mağdurallah,
La ilahe illallah, Lut Hicretulllah
La ilahe illallah, Yakub Hasretullah
La ilahe illallah, Yusuf Cemalullah
La ilahe illallah, Yusuf Cemilallah
La ilahe illallah, Yusuf Ruyetullah
La ilahe illallah, Bünyamin Merhametullah
La ilahe illallah, Davud Yedullah
La ilahe illallah, Süleyman Malikullah
La ilahe illallah, Süleyman Hakimullah
La ilahe illallah, Şuayb Raillah
La ilahe illallah, Harun Tercümanullah
La ilahe illallah, Musa Kelimullah
La ilahe illallah, irmiya Mekrullah
La ilahe illallah, Zekeriya ve Yahya Şehidullah
La ilahe illallah, Meryem iffetullah
La ilahe illallah, isa Ruhullah
La ilahe illallah, Muhammed Rasulallah
La ilahe illallah, Muhammed Habiballah
La ilahe illallah, Ebu Bekir Sadıgullah
La ilahe illallah, Ömer Adlullah
La ilahe illallah, Osman Hayaullah
La ilahe illallah, Ali Esedullah
La ilahe illallah, Hasan vel Hüseyin Reyhanullah
La ilahe illallah, Fatma Ümmiyyullah
La ilahe illallah, Mehdi Hidayetullah
La ilahe illallah, Halid bin Velid Seyfullah
La ilahe illallah, Talha bin Ubeydullah
La ilahe illallah, Raşid Mürşidullah
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
TESBiH
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
KiLiT DUALARI
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.
Rabbişrah lî sadrî, Ve yessir lî emrî, Vahlul ukdeten min lisânî, Yefkahû kavlî, Rabbi Zidnî İlmen Ve Fehmen Ve Elhıkni Bissalihin.
(Sabah zikrederken okunur) Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn. (ikindi ve Akşam zikrederken okunmaz).
(ikindi ve Akşam zikrederken okunur) vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn, (Sabah zikrederken okunmaz).
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
SiLGi DUASI FASILA 1
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât.
ANA BABA DUASI
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.
EVLAT iSTEME DUASI
Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten. Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn. Hasbiyallah, Hasbiyallahu tevekkeltü alallah, Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym.
SiLGi DUASI FASILA 2
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ.rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih,
iMAN DUASI FASILA 1 - AMENERRASULÜ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Âmener resûlu bimâ ünzile ileyhi min rabbihî vel mü’minûn, küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulih, lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih, ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr. Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vüs’ahâ, lehâ mâ kesebet, ve aleyhâ mektesebet, rabbenâ lâ tüâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
KOLAYLAŞTIRMA DUASI
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Fe izâ feragte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
iNŞiRAH SURESi - RAHATLATMA DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
E lem neşrah leke sadrek. Ve veda‘ nâ anke vizrek. Ellezî enkadza zahrek. Ve refa’nâ leke zikrek. Fe inne maal usri yüsran. İnne maal usri yüsrâ. Fe izâ ferağte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
KIBLE DUASI
İnnî veccehtu vechiye lillezî fataras semâvâti vel arda hanîfen ve mâ ene minel muşrikîn.
TANRILIK DUASI
MESiH DUASI
İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehü kün fe yekûn. Fe subhânellezî bi yedihî melekûtu kulli şey’in ve ileyhi turceûn.
HELALLEŞME DUALARI
Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb.
SALAVAT MUHAAMED (SALLi BARiK)
Allâhumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve alâ âli seyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ bârakte alâ seyyidina ibrahîme ve alâ âli seyyyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.
SALAVAT MEHDi (SALLi BARiK)
Allâhumme salli alâ seyyidina Mehdi ve alâ âli seyyidina Mehdi. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve Muhammede ve alâ âli seyidina ibrâhîme ve Muhammede inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ seyyidina Mehdi ve alâ âli seyyidina Mehdi. Kemâ bârakte alâ seyyidina ibrahîme ve Muhammede ve alâ âli seyyyidina ibrâhîme ve Muhammede inneke hamîdun mecîd.
MEHDi VE HiDAYET DUASI
Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ minledunke rahmeh, inneke entel vehhâb. Rabbenâ inneke câmiunnâsi li yevmin lâ raybe fîh, innallâhe lâ yuhliful mîâd.
DOĞRULUĞU VE DOĞRU YOLU BULMA DUASI
Rabbinsurnî bima kezzebûn. İhdina's-sırat'al-mustegıym. Sıratallezîne en'amte aleyhim ğayr'il-mağdzûbi aleyhim veleddyâllîn.Amin.
HIZIR DUASI
Ente veliyyuna feğfir lena zünübena verhemna ve ente hayr'ul-ğafirîn.
sübhaneke ente ilahe hayrul ğafirîn,
sübhaneke ente ilahe hayrürazikiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül varisiyn
sübhaneke ente ilahe hayrül fatihiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül hakimiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül faziliyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül hafiziyn,
sübhaneke ente ilahe hayrünnasiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül âlimiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül kadiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül haligiyn,
sübhaneke ente ilahe ahsenul halikin,
sübhaneke ente ilahe hayrüs sabiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrul munzilîn
sübhaneke ente ilahe hayrül muhsiniyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül mü’minun,
sübhaneke ente ilahe hayrüş şafiiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrur râhımîn
sübhaneke ente ilahe hayrül müşfikun,
sübhaneke ente ilahe hayrül makiriyn
sübhaneke ente ilahe hayrül kaviyyul kaimü,
sübhaneke ente ilaher raufürrahimu
sübhaneke ente ilahe sadıgul vadül emin
sübhaneke ente ilahe semîun alîm,
sübhaneke ente ilahe bimâ ta’melûne alîm,
sübhaneke ente ilahe bimâ ta’melûne habîr,
vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, ya Allah.
ve salli ala Muhammedin ve adede men salli aleyhi ve adede gatratil emtari ve adede evragil eşcari ve adede enfasil müstagfiriyne bil eshari ve adede ma kane vema yekünu li yevmil haşri vel garari ve salli aleyhi ma teagabelleyli vennehari ve salli aleyhi mahtelefel melavani ve teagabel asrani ve kerrerel cedidani vestagbelel fergadani ve adede emvacil bihari ve adede merri mali vet ticari
Allahümme salli ala Muhammedin ve ala elihi ve eshabihi ve etbaihi ecmaiyn ve selamün ala cebrail ve mikail ve israfil ve azrail vel melaiketül hamelei arş vel münker nekir ve selamün alel melaiketül mükarrebin vennebiyi verresulu ecmaiyn ve selamün alel evliyai vessalihin selamüllahi ve selavatullahi aleyhim ecmaiyn.
velhamdülillahi rabbil alemiyn.
HURUFU MUKATA - ÇEKiRDEK VE TOHUMLAR - ÖZ
Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Kef He Ye Ayn Sad Kifayetüna, Ha mim Ayn sin Kaf Himayetüne, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym, Feseyekfikehümullahu ve hüvessemiulaliym. Elif La Mim, Elif La Mim, Elif La Mim, Elif La mim Ra, Elif La mim Ra, Elif La mim Ra, Ya Sin, Ya Sin, Ya Sin, Ta Sin, Ta Sin, Ta Sin, Ta Sin Mim, Ta Sin Mim, Ta Sin Mim, Ta Ha, Ta Ha, Ta Ha, Sad, Sad, Sad, Nun, Nun, Nun.
FiTNEDEN KORUNMA DUASI
Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû. Vağfirlene zünübene verhemna ve ente hayr'ul-ğafirîn.
Ey Rabbim, Beni ve Eşimi ve Evladlarımı, Ana Babamı, Mehdi ve Cemaatini, Sevenlerimi, Sevdiklerimi, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intisab etmiş olanları, ve şu andan itibaren Kıyametin Sabahına kadar intisab edecek olanları, yeryüzünde ve kainatta ve bedenlerimizde, fitne ve fücurun ve küfrün ve kafirliğin sebebi kılma, ve seni inkar edenlerin, inkarının sebebi de kılma bizleri. Günahlarımızı bağışla, sen bağışlayanların en merhametlisisin. Amiyn.
iMAN DUASI FASILA 2 - AMENTÜ
Amentü billahi ve melâiketihi, ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihi mina'llâhi teâlâ ve'l-ba'*sü ba'de'l mevtu Haggun, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah,
iMAN DUASI FASILA 3 - iMAN VE NiKAH TAZELEME
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah.
Radziytü billahi Rabben, ve bil-İslami diynen. Vebi Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme Rasülen ve Nebiyyen.
RAPTiYE DUASI
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike,
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike,
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike.
TESBiHAT
Vehüvel aliyyul azimu zülcelali Sübhanallah.
Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah.
Sübhanelbaki Daimen Elhamdülillah.
Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah.
Ya Rabbi, Sen, Senin, Seni, Sena ve teazim ettiğin gibi, Aziz ve Yücesin ve Büyüksün, Ya Rabbi, biz Seni, Senin, Seni, Sena ve teazim ettiğin gibi, Sena ve Teazim edemeyebiliriz, gücümüz ona yetmeyebilir.
Rabbül Alemine Teala Şanühü Allahuekber.
Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber.
Rabbi inneke afuvvün, tuhibbul afve Fağfuanni.
Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah.
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed.
Allâhumme barik alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed.
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi.
Allâhumme barik alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi.
La ilahe illallah, La ilahe illallah, La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,La ilahe illallah,
Muhammedun Rasulallah.
Allah,Allah,Allah,Allah,Allah,Allah...
DiKKAT : ZiKRiMiZiN BURASINDA en az yukardaki kadar yani altı defa "Allah" Zikri Zikredilir, veya vakitleri müsait olanlar ise Okuyabilenler ise 21 Hazirana kadar “666 Allah zikri” çekilir zikredilir, gün döndükten sonra, yani 21 Haziran dan sonra, 21 Aralığa kadar, sadece “ 66 Allah zikri” çekilir zikredilir. 21 Araliktan sonra ise Tekrar “ 666 Allah zikri” çekilmeye başlanır, taaki yine 21 Hazirana kadar.
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun,
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun,
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun.
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun.
Ya Rabbi!
Kitabımız Kuran-ı Kerim'de : "Sonunda Dünyanın mirasını salih kullar devralacak" buyuruyorsun, Bizi de, sevenlerimizi de, sevdiklerimizi de, o mirası devralan Salih kullarının arasına ilhak et. Ayrıca Bizi, Mehdi ile Kurtulanlar Zümresi Olan, Ümmeti Necata'a ilhak et, ve Bizi "Onlar Rızıklarla Dolu Cennetlerde Ebedi kalacaklardır" Buyurduğun, 33 yaşında genç ve, ebedi cennetlerde kalanlar zümresine ilhak et, Amiyn, Amiyn, Amiyn.
Karınca Duası (Bereket Duası)
Allahümme ya Rabbi Cebrâîle ve Mîkâile ve İsrâfile ve Azrâile ve İbrahime ve İsmaile ve İshaka ve Yakube ve münzilel berakâti vet Tevrâti vez-Zebûri vel İncili vel Furkan. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyil azim. Lâ ilâhe illallahül melikül hakkul mübin. Muhammedü-Resülüllahi sadikul va'dil emin. Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Hayyu, Ya Kayyum, Ya zel Celali vel İkram. Es'elüke ya Rabbel arşil azimi en yerzükani rizkan halalen tayyiben veesian birahmetike ya erhamer Rahimin. Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernüş, Debernüş, Şazenüş, Kefetatayyuş, Kıtmîr.
Sefer Duası
Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ vemâ künnâ lehû mukrinîn. Ve innâ ilâ rabbinâl munkalibûn.
Bismillahi mecraha ve mürsaha inne rabbı le ğafurur rahıym.
Ashabi Kehf'in Duası
Kul lev kânel bahru midâden li kelimâti rabbî le nefidel bahru kable en tenfede kelimâtu rabbî ve lev ci’nâ bi mislihî mededâ
Salatentüncina Duası
Allahumme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammedin salaten tüncina biha min-cemi'il-ehvali vel afat. Ve takdi lena biha cemial hacat ve tutahhiruna biha min-cemii's-seyyiat ve terfe'una biha ındeke a'la'd-deracat ve tubelliğuna biha aksa'l-ğayat min cemiil-hayrati fi'l-hayati ve ba'del-memat. Hasbunellahu ve ni'mel vekil, Hasbunellahu ve ni'mel vekil, Hasbunellahu ve ni'mel vekil, ni'mel mevla ve ni'me'n-nasir. Ğufraneke rabbena ve ileyke'l-masir.
Miftahül Cennet Duası
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ve ilahüküm ilahün vahid la ilahe illa hüver rahmanür rahiym.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbî enniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azâba. Rabbî eûzübike min hemezâtiş şeyâtıyni ve eûzü bike rabbî en yahdurun.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased. ve kul Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’lenâ min emrinâ raşedâ.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul rabbi enzilni munzelen maideten mübareken mines semâi ve ente hayrul münzilin.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul rabbi enzilni munzelen mübareken ve ente hayrul münzilin
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbic’alni mukimas salati ve min zürriyeti rabbena ve tekabbel duai
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbişrah li sadri ve yessir li emri vahlül ukdeten min lisani yefkahü kavli.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbi la tezerni ferden ve ente hayrul varisin
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Hasbiyallah
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Hasbiyallahu tevekkeltü alallah
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul İnnî veccehtu vechiye lillezî fataras semâvâti vel arda hanîfen ve mâ ene minel muşrikîn.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ minledunke rahmeh, inneke entel vehhâb. Rabbenâ inneke câmiunnâsi li yevmin lâ raybe fîh, innallâhe lâ yuhliful mîâd.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
Esmaül Hüsna
Allah Celle Celalühü, er-Rahmân Celle Celalühü, er-Rahîm Celle Celalühü, el-Melik Celle Celalühü, el-Kuddûs Celle Celalühü, esSelâm Celle Celalühü, el-Mü’min Celle Celalühü, el-Müheymin Celle Celalühü, el-Azîz Celle Celalühü, el-Cebbâr Celle Celalühü, elMütekebbir Celle Celalühü, el-Hâlık Celle Celalühü, el-Bâri’ Celle Celalühü, el-Musavvir Celle Celalühü, el-Gaffâr Celle Celalühü, elKahhâr Celle Celalühü, el-Vehhâb Celle Celalühü, er-Rezzâk Celle Celalühü, el-Fettâh Celle Celalühü, el-Alîm Celle Celalühü, el-Kâbıd Celle Celalühü, el-Bâsıt Celle Celalühü, el-Hâfıd Celle Celalühü, er-Râfi Celle Celalühü, el-Muiz Celle Celalühü, el-Müzill Celle Celalühü, el-Basîr Celle Celalühü, es-Semi’ Celle Celalühü, el-Hakem Celle Celalühü, el-Adl Celle Celalühü, el-Lâtîf Celle Celalühü, el-Habîr Celle Celalühü, el-Halîm Celle Celalühü, el-Azîm Celle Celalühü, el-Gafûr Celle Celalühü, eş-Şekûr Celle Celalühü, el-Aliyy Celle Celalühü, el-Kebîr Celle Celalühü, el-Hafîz Celle Celalühü, el-Mukît Celle Celalühü, el-Hasîb Celle Celalühü, el-Celîl Celle Celalühü, el-Kerîm Celle Celalühü, er-Rakîb Celle Celalühü, el-Mücîb Celle Celalühü, el-Vâsi’ Celle Celalühü, el-Hakîm Celle Celalühü, el-Vedûd Celle Celalühü, el-Mecîd Celle Celalühü, el-Bâis Celle Celalühü, eş-Şehîd Celle Celalühü, el-Hakk Celle Celalühü, el-Vekîl Celle Celalühü, el-Kaviyy Celle Celalühü, el-Metîn Celle Celalühü, el-Veliyy Celle Celalühü, el-Hamîd Celle Celalühü, el-Muhsî Celle Celalühü, el-Mübdî Celle Celalühü, el-Muîd Celle Celalühü, el-Muhyî Celle Celalühü, el-Mümît Celle Celalühü, elHayy Celle Celalühü, el-Kayyûm Celle Celalühü, el-Vâcid Celle Celalühü, el-Mâcid Celle Celalühü, el-Vâhid Celle Celalühü, es-Samed Celle Celalühü, el-Kâdir Celle Celalühü, el-Muktedir Celle Celalühü, el-Mukaddim Celle Celalühü, el-Muahhir Celle Celalühü, el-Evvel Celle Celalühü, el-Âhir Celle Celalühü, ez-Zâhir Celle Celalühü, el-Bâtın Celle Celalühü, el-Vâli Celle Celalühü, el-Müteâlî Celle Celalühü, el-Berr Celle Celalühü, etTevvâb Celle Celalühü, el-Müntakim Celle Celalühü, el-Afüvv Celle Celalühü, er-Raûf Celle Celalühü, Mâlikü’l-Mülk Celle Celalühü, Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm Celle Celalühü, el-Muksit Celle Celalühü, el-Câmi’ Celle Celalühü, el-Ganiyy Celle Celalühü, el-Muğni Celle Celalühü, el-Mâni’ Celle Celalühü, ed-Dârr Celle Celalühü, en-Nâfi’ Celle Celalühü, en-Nûr Celle Celalühü, el-Hâdi Celle Celalühü, elBedî’ Celle Celalühü, el-Bâkî Celle Celalühü, el-Vâris Celle Celalühü, er-Reşîd Celle Celalühü, es-Sabûr Celle Celalühü.
Leyse ke mislihî şey’un fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.
KUDRET DUASI
Vehüve Ala Külli Şeyun Alimun
Vehüve Ala Külli Şeyun Habirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Basirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Semiun
Vehüve Ala Külli Şeyun Hasibun
Vehüve Ala Kadirun Külli Şeyun Hafizun
Vehüve Ala Külli Şeyun Kadirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Hakimun
Vehüve Ala Malikun Külli Mülkün
Vehüve Ala Mukimun Külli Mülkün Malikun
Vehüve Ala Külli Şeyun Haaligun
Vehüve Ala Külli Şeyun Maalikun
Vehüve Ala Külli Şeyun Musavvirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Müsebbibun
Vehüve Ala Külli Dain Devaün
Vehüve Ala Külli Dain Şifaun
Vehüve Ala Külli Vaktin Hazirun
Vehüve Ala Külli Zenbin Afuvvun
Vehüve Ala Külli Hatain izaletun
Vehüve Ala Cemalun Men Küllü Vechi Cemilun
Vehüve Ala Evvelü Men Küllü Evvelun
Vehüve Ala Ahiru Men Küllü Aahirun
Vehüve Ala Zahiru Men Küllü Zaahirun
Vehüve Ala Batinu Men Küllü Baatinun
Vehüve Ala Safiyyun Men Küllü Musatafa
Vehüve Ala Rahmanun Men Küllü Merhametün
Vehüve Ala Raşidun Men Küllü Mürşidun
Vehüve Ala Mehdiyyun Men Küllü Hidayetun
Hüvallah, Hüvallah, Hüvallah,
Raşidi Tarikatında "Allah Tuzaklarını Bozar" Duası
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Fe lem taktulûhum ve lâkinnallâhe katelehum,
ve mâ remeyte iz remeyte ve lâkinnallâhe remâ,
innallâhe semîun alîm.
Zâlikum,
ve ennallâhe mûhinu keydel kâfirîn,
ve ennallâhe mûhinu keydel müşrikiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel münafikiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel hasidiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel fasıkıyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel hainiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel kazibiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel müfsidiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel müsrifiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel aduvviyn,
ve ennallâhe mûhinu keydes sahiriyn,
ve ennallâhe mûhinu keyden neffasatil ugadiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel mücrimiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydez zalimiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel vahişiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydes seyyietil müseyyi iyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel hıyalil küllü mütehayyilliyn,
ve ennallâhe mûhinu keyden nazerel hainiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydel küfrül kaşifiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydeş şematati küllü şamitiyn,
ve ennallâhe mûhinu keydet tecavezel mütecaviziyn
ve ennallâhe mûhinu keydel inkarel münkiriyn
ve ennallâhe mûhinu keydel iftirael müfteriin
ve ennallâhe mûhinu keydes seerigal müseerigun
ve ennallâhe mûhinu keyden naakısel munkısun
ve ennallâhe mûhinu keyded deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.
ve ennallâhe mûhinu keydeş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun.
Ve yuazzibel munâfikîne vel munâfikâti vel muşrikîne vel muşrikâtiz zânnîne billâhi zannes sev’i aleyhim dâiretus sev’i, ve gadiballâhu aleyhim ve leanehum ve eadde lehum cehennem, ve sâet masîrâ.
Ve lillâhi cunûdus semâvâti vel ard(ardı), ve kânallâhu azîzen hakîmâ.
Li tu’minû billâhi ve resûlihî ve tuazzirûhu ve tuvakkırûhu, ve tusebbihûhu bukreten ve asîlâ.
İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh, yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsihî, ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ.
kul fe men yemliku lekum minallâhi şey’en in erâde bikum darren ev erâde bikum nef’â, bel kânallâhu bi mâ ta’melûne habîrâ.
innallâhe semîun alîm, ve ennallâhe meal mu´minîn.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
"Allah'ım Sevdiklerini Sevdir, Sevmediklerinden Uzak Eyle" Duası
Allah'ım Bize Senin sevdiklerini sevdir, Senin sevmediklerinden de Bizi uzak eyle.
Sen ihsan sahiplerini seven Allah'sın, Biz'i de ihsan edenler zümresine koy, ve bizi de sev Allahım
Sen tövbe edenleri seven Allah'sın, Biz'i de tövbe edenler zümresine koy, ve bizi de sev Allahım
Sen temizleri ve temizlenenleri seven Allah'sın, Biz'i de temizlenenler zümresine koy, ve bizi de sev Allahım
Sen takva sahiplerini seven Allah'sın, Bizler'i de takva sahiplerinin zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen sakınanları seven Allah'sın, Bizler'i de sakınan takva sahiplerinin zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen sabredenleri seven Allah'sın, Biz ler'i de sabredenler zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen tevekkül edenleri seven Allah'sın, Biz'i de tevekkül edenler zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen adaletli davrananları seven Allah'sın, Biz'i de adaletli olanlar zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen kendi yolunda saf saf mücadele edenleri seven Allah'sın, Biz'i de , mücahid olanlar zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü olanlari seven Allah'sın, Biz'i de , mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü olanlar zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen müminler'e : "Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler" Buyuran Allah'sın, Biz'i de , Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler Buyurdugun mü’minler zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Sen hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan iman edenleri seven Allah'sın, Biz'i de , hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmadan iman eden mü’minler zümresine koy, ve bizleri de sev Allahım
Allah'ım Bize Senin sevdiklerini sevdir, Senin sevmediklerinden de Bizi uzak eyle.
Allah, saldırganları asla sevmez, ve bizi saldırganlıktan ve saldırganlardan sakınanlar zümresine koy.
Allah, ifsad çıkaranları asla sevmez, ve bizi müfsitlikten ve ifsad çıkaranlardan sakınanlar zümresine koy.
Allah, fasıkları asla sevmez, ve bizi fasıklıktan ve fasıklardan sakınanlar zümresine koy.
Allah, kâfirleri asla sevmez, ve bizi küfürden ve kâfirlerden sakınanlar zümresine koy.
Allah, zalimleri asla sevmez, ve bizi zalimlikten ve zalimlerden sakınanlar zümresine koy.
Allah, büyüklenip böbürlenenleri asla sevmez, ve bizi büyüklenip böbürlenmekten ve büyüklenip böbürlenenlerden sakınanlar zümresine koy.
Allah, hainleri asla sevmez, ve bizi hainlikten ve hainlerden sakınanlar zümresine koy.
Allah, Terbiyesiz konuşanları asla sevmez, ve bizi Terbiyesizlikten ve Terbiyesiz konuşanlardan sakınanlar zümresine koy.
Allah, israf edenleri asla sevmez, ve bizi müsriflikten ve israf edenlerden sakınanlar zümresine koy.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
Rabbi inneke semîud duâi,
Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym,
Fi külli lamhatin ve nefesin
Adede ma vesiahu ilmullah.
Ya Hayyü Ya Kayyumü Ya Zel celali vel ikram
Bi rahmetike Ya Erhamer rahimiyn.
“Allahümme erinel hakka hakkan verzuknâ ittibâ'ahu ve erinel bâtıla bâtılan verzuknâ ictinabehu "
"Ve ahiru davana enil hamdülillahi rabbil alemiyn”
"Sübhanekellâhümme ve bihamdik, eşhedü enlâ ilahe illâ ent. estağfirullahe ve etûbe ileyk"
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَاراً
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ
وَسَلَٰمٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ ٱلَّذِينَ ٱصْطَفَىٰٓ
وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ
وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ وَيَوْمَ اَمُوتُ وَيَوْمَ اُبْعَثُ حَيًّا
سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ
وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ
وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
آمين، آمين، آميييييين
Âmin, Âmin, Âmiyn
_____ •°oO●Oo°•_____
HATMEi ŞERiF'iN SONU
_____ •°oO●Oo°•_____
Mustafa İslamoğlu Kimdir? Biyografisi
Mustafa İslamoğlu (d. 28 Ekim 1960, Develi, Kayseri), Türk yazar. Fıkıh, tefsir, hadis gibi alanlarda çalışmakta ve bu konularda kitaplar yazmaktadır.
Mustafa İslamoğlu, ilk Arapça ve temel dinî eğitimini babası Ahmet İslamoğlu'ndan aldı. Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsü'nde başladığı yüksek öğrenimine Kahire'de El-Ezher Üniversitesi İslam hukuku fakültesinde devam etti. Ancak El-Ezher'deki eğitimini tamamlamadan bıraktı.
Yazı hayatına edebiyatla başladı. İlk makaleleri 1980'de Millî Gazete'de, 1982-83 yılları arasında Yeni Devir gazetesinde yayımlandı. Anadolu'da Vakit, Selam, Ribat, Yeni Şafak, Meydan, Özgün Duruş gibi gazete ve dergilerde makaleleri, Mavera, Aylık Dergi ve Dergâh gibi dergilerde de edebî eserleri yayımlandı.
Mustafa İslamoğlu'nun şiirlerinden oluşan ilk kitabı Heyelan, 1987 yılında Aylık Dergi Yayınları tarafından yayımlandı. 1989 yılında İslâmî hareket önderleriyle yaptığı sohbetleri Öncülerle Konuşmalar başlığı altında kitaplaştırıldı.
Bu dönemde Mısırlı yazar Safinaz Kâzım'ın Fî Mez'eleti's-Sufur vel Hicâb başlıklı eserini Kadının Özgürlüğü başlığıyla Türkçeye tercüme etti. Anadolu İslâmî Hareketleri başlıklı dizisi 1991 ile 1993 yılları arasında yayımladı. Bu serinin ilk cildini Hasan Ali el-Beyyûmî ile birlikte Arapçaya da tercüme etti.
1998 yılında Tefsiru-l-Kur'ân Te'vilu'l-Furkān başlıklı görüntülü ve sesli tefsir derslerine başladı, 200 ders olarak tamamlandı. Hayat Kitabı Kur'an başlığı verilen meâl çalışması da bu faaliyet ile eş zamanlı olarak tamamlandı. 2008 yılında başlayan Esmâ-ul Hüsnâ dersleri de 2012 yılında tamamlandı ve üç cilt olarak yayımlandı.
Yazar, 1997 yılında İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Helmann-Hammet Ödülü'ne layık görüldü.
Mustafa İslamoğlu, kendi kurduğu ve İslâmî İlimler Akademisi adını verdiği okulunda tefsir usûlü dersleri vermeye devam ediyor. Yazar, evli ve beş çocuk babasıdır.
Hakkındaki mahkeme kararları
Mustafa İslamoğlu, bir gazetede yayımlanan bir makale nedeniyle bir yıl; Ankara'da özel bir mecliste sunduğu Kürt sorununa İslâmî çözüm başlıklı tebliğinden dolayı da bir buçuk yıl olmak üzere toplam iki buçuk yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Gölcük Cezaevi'nde başlayan mahkûmiyeti, Ankara Yarıaçık Cezaevi'nde tamamlandı. Cezaevinde çok zor şartlar altında Macar müsteşrik Ignaz Goldziher'in Die Richtungen der Islamischen Koranauslegung başlıklı eserini, Arapça tercümesinden İslâm Tefsir Ekolleri başlığıyla Türkçe'ye tercüme etti.
Görüşleri
İslamoğlu; Muhammed'in din kültürünün tamamıyla Kur'an'dan ibaret olduğunu, Kur'an dışında bir kaynağın bulunmadığını, dolayısıyla hiçbir zaman Kur'an'la çelişen bir şey söylemiş olamayacağı temel kabulüyle, kaynağı ne olursa olsun, ancak Kur'an ile uyuşan hadislerin kabul edilebileceğini, bunun dışındaki bütün hadislerin reddedilmesi gerektiğini iddia eder.
İslâm'da mutlak kriterlerle hareket edilmediğini öne sürerek Sahih-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim'in kendi kriterlerine göre sahih olan hadisleri eserlerinde topladığına işaret eder. Mesela Buhârî'nin "sikâ" dediği güveniler 420 küsur râvînin hadislerini talebesi Müslim, kitabına almamıştır. Yine Müslim'in "güvenilir" dediği 600 küsur râvînin hadislerine ise hocası Buhârî güvenmemiştir. Dolayısıyla güvenilirliğin kriteri içtihâdîdir, başka bir deyişle kişiseldir. Başka bir ifadeyle hadise sahih olması, ona sahih diyene göredir, "…yoksa Efendimizin dudaklarından döküldüğü manâsına gelmez." demektedir.[1]
İslamoğlu'na göre rivâyet edilmiş 1 milyon hadîsin aslen kaç tane olduğu hususu, Ebû Dâvûd tarafından ciddi olarak tartışılmış; bu sayının 4.500-6.300 civarında olduğu ileri sürülmüştür. Hadis ilminin bu saatten sonra devam edecekse "Bu 1.000.000'u nasıl 6.000'e ircâ ederiz, konusu artık bu olmalıdır." der.[1]
Mustafa İslamoğlu'na göre, bâzı hadislerin Kur'an seviyesine çıkarılması, hadisleri o seviyeye çıkarmaz, ama Kur'ân'ı hadisler seviyesine indirir.[2] Müslim bin Haccâc'ın Ebû Hureyre'den naklettiği bir hadisi örnek göstererek, sözkonusu hadisin sekiz yerde Kur'an'la çeliştiğini iddia etti.[3][4]
İslamoğlu, kabir azabı konusunun bir tefrika konusu olduğunu, sadece hadislerde söz konusu edildiğini, hadislerin de bu konuya tam açıklık getirmediğini öne sürer. Hadislerin hiçbir zaman akaide konu olamayacağını, dolayısıyla kabir azabına inanmak şart olmadığını kabul eder.[5]
Eleştiriler
Mustafa İslamoğlu, hadis alimleri ve Müslümanlar tarafından "sahih" kabul edilen hadisleri, akıl yürüterek ve Kur'an'a yazılı olarak bulunmadığı iddiası ile reddettiği için tenkit edilmektedir.[6] Kur'an'da bütün dinî bilgilerin yazılı olarak belirtilmediği; mesela vakit namazlarının rekâtları ya da hac ibadetinin rükûnları gibi amelî bilgilerin sünnet ve hadis ile bildirildiği gerçeği, geçerli hadislerin Kur'an'ın içeriğinden başka bir şey bildirmesinin mümkün olamayacağı görüşüyle çelişmektedir. Çünkü öyle olmuş olsaydı bu hadislerin içeriğinin yanlış olması gerekirdi. Halbuki hem Sünnî, hem de Şiî otoriteler tarafından hadislerden gelen bu bilgiler "doğru" olarak kabul edilmektedir.[kaynak belirtilmeli]
Eserleri
Yürek Devleti, 1990, ISBN 978-9755501680
Yürek Fethi, 1997,
Hayatın Yeniden İnşası İçin, 2001,
Ne Yapmalı-Nasıl Yapmalı-Kiminle Yapmalı, 2002,
Adayış Risalesi, 1992,
Hac Risalesi, 1998,
Üç Muhammed, 2000,
Yahudileşme Temayülü, 1994,
İman, 1993,
Alemlerin Rabbi Allah: Tanımak-Bilmek-Anlamak, 2003,
Hasan Basri'nin Kader Risalesi ve Şehri, 2012,
Pasif İyiden Aktif İyiye, 2013, ISBN 978-6055205508
Kur'an'ı Anlama Yöntemi: Tefsir Usûlü, 2014, ISBN 978-6055125585
Kur'an ve Tabiat ayetleri Işığında Yaratılış ve Evrim, 2015, ISBN 978-6055125769
Yerliler ve Yersizler, 2018, ISBN 978-9755501598
Edebî eserleri
Divan, 1996
Bahtımca, 1992
Seyrani, 2002
Tavsiyeler I, 1995
Tavsiyeler II, 1998
İman Bilinci, 2001
Meâl ve tefsir çalışmaları
Hayat Kitabı Kur'an & Gerekçeli Meal-Tefsir, 2008, ISBN 978-9755500126
Vahyin İmbiğinden Damıtılmış Özlü Sözler, 2009, ISBN 978-6054195244
Kur’an Sûrelerinin Kimliği, 2011,
Berceste Ayetler, 2012, ISBN 978-6054195978
Kur’an'a Göre Esma-u'l Hüsna, 2012, ISBN 978-6059304979
Kur'an'a Göre İslam Nedir?, 2014
Sohbet derlemesi
Bir Yaradan Kurşun Çıkarır Gibi, 2017, ISBN 978-9755500102
Tarih çalışmaları
İmamlar ve Sultanlar, 1990, ISBN 978-6055125974
İslamî Diriliş Hareketleri, 1991, ISBN 978-9755501215
İslamî Hareketler ve Kıyamlar Tarihi, 2006, ISBN 978-9755501567
Tercümeleri
Kadının Özgürlüğü, Sâfinaz Kâzım, 1990
İslam Tefsir Ekolleri, İgnaz Goldzher, 1998
Vikisöz'de Mustafa İslamoğlu ile ilgili sözleri bulabilirsiniz.
Kaynak ve Dipnotlar
Wikipedia
RAŞiT TUNCA
BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
» Latest member:
» Forum threads: 5,258
» Forum posts: 5,849
Read More / Comment 
