MUHAMMED

Muhammed


BAYRAK

TC.Bayrak



Welcome, Guest
You have to register before you can post on our site.

Username
  

Password
  





Forum Statistics
Members:» Members: 7
Latest member:» Latest member: Muhammed
Forum threads:» Forum threads: 5,280
Forum posts:» Forum posts: 5,871

Full Statistics Full Statistics

DOWNLOADEN


“Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri,E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz”
(Raşit Tunca)




AYET

“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır”
ENBİYA Suresi 105


FELSEFEMiZ

“ iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR, Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir. islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip, Onunla Yaşayabilmekdir”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)


Raşit Tunca Sözü

“Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun.”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ

“ Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır.
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)





Hamursuz Bayramı Nedir? Hamursuz Bayramı Ne Zamandır? Hamursuz Bayramı Hakkında Bilgiler

Pesah, Fısıh veya Hamursuz Bayramı (İbranice: פסח Pesach), bir Yahudi bayramı ve festivalidir. Mısır’da kölelikten kurtarılan Antik İsraillilerin göç hikâyesini anar. Pesah, Yahudi takvimindeki Nisan ayının 15. günü başlar, bu tarih Kuzey Yarım Küre’de bahara denk gelir ve bayram 7 veya 8 gün kutlanır. Yahudi bayramları arasında en çok kutlanan bayramlardan biridir.

Göç anlatısında, kutsal kitap, Tanrı’nın; on belayı Mısırlıların üzerine musallat ederek, İsrail Çocuklarını kölelikten kurtarılmasına yardım ettiğini belirtir. On belanın sonuncusu, her evde ilk doğan çocuğun ölmesi olduğundan, İsraillilerden evlerini kuzu kanıyla işaretlemeleri istendi. Böylece, bu son bela onların evlerine dokunmadan üzerlerinden geçecekti. Belalarla başlayan bu hikâye ve göç, hamursuz bayramının kökenini oluşturdu. Bayramın adının tam olarak nereden geldiği üzerine tartışmalar olmasına rağmen genelde inanılan hikâye; Firavun İsrailliler’i özgür bıraktığında, İsrailliler, ekmek hamurunun mayalanmasını beklemeden terk ettikleridir. Bunu anmak adına, Hamursuz Bayramı boyunca mayasız ekmek yenir. Bayram bu nedenle “Mayasız ekmek yeme Festivali” olarak adlandırılır Matza (düz mayasız ekmek) hamursuz bayramının sembolüdür.

Şavuot ve Sukot’la birlikte, Hamursuz Bayramı, üç hac festivalinden (Şaloş Regalim) biridir. Bu üç bayramda bütün Yahudi topluluğu tarihi bir şekilde Kudüs’teki tapınağa haccettiler.[1][2] Samiriler, hâlen Gerizim Dağı’nda bu hac ibadetlerini gerçekleştirir ama sadece erkekler toplu ibadetlere katılır.

Tarihi ve süresi

Hamursuz Bayramı (Pesah), genelde Gregoryen takviminin mart ya da nisanına denk gelen, Nisan ayının 15. gününde başlar. Tevrat’a göre Nisan, Yahudi takvimindeki festival yılının ilk ayıdır. Nisan’ın 14. günü kuzey ilkbaharı ekinoksundan sonraki, dolunaylı bir geceyle başlar, bu nedenle, Pesah bir ilkbahar festivalidir. Pesah’ın bahardan önce başlamamasına emin olmak için, antik İsrail’de, arpaların olgunlaşması baharın başladığını anlamak için bir test olarak görülmüştür.[3] Böylece, arpalar olgunlaşmadıysa, bahar daha yakın değildi ve araya ilave edilen Adar II ayıyla, Nisan başlatılmazdı. Bu ayarlama, 4. yüzyıl itibarıyla matematiksel olarak yapılıyor.[4]

İsrail’de Pesah (mayasız ekmek festivali) yedi gün kutlanır. Bayramın ilk ve son günleri resmî olarak tatildir. Bu iki günün arasında kalan günler Hol HaMoed (Festivalin hafta günleri) olarak adlandırılır. Diaspora Yahudileri bayramı sekiz gün kutlarlar. Sekiz gün olmasının nedeni bir zaman ayarlaması (ibadetlere katılmak, bulundukları yerin takviminin Kudüs’teki tapınağa endekslenmesi, v. b) olarak görülür veya Yahudilerin tehlikede oldukları zamanlarda, Yahudilere karşı gelecek saldırıların günlerini şaşırtmak amaçlı ortaya atılmış ve günümüze gelmiş olan bir alışkanlık olduğu düşünülüyor.[5]

Karaim ve Samiri Yahudiler, modern Yahudi takviminden bir iki gün sapan Yahudi Takvimi versiyonunu kullanırlar. Örneğin 2009 da, Rabinik Yahudiler tarafından kullanılan takvime göre nisan 15 Modern takvimde Nisan 9 u karşılamaktadır. Karaimler ve Samiriler tarafından kullanılan takvimde ise Abib ya da Aviv 15, Miladi takvimde Nisan 11 i karşılamaktadır. Karaim ve Samiri Hamursuz Bayramları 6 gün süren Mayasız Ekmek Festivalinden sonra bir gün sürer.

Kutsal Kitapta

Tevrat’ta Hamursuz Bayramı olarak adlandırılan emirin yerine getirilişi Levililer Kitabın’da şöyle bulunmaktadır:

İlk ayda, ayın on dördüncü günü iki akşam arası Tanrı’nın Hamursuz Bayramıdır. Aynı ayın on beşinci günü hamursuz ekmeğinin Tanrıya ziyafetidir: Yedi gün boyunca hamursuz ekmeği yiyeceksin. İlk gün kutsal bir davet alacaksın; bayağı işler yapmayacaksın. Ve yedi gün Tanrıya ateşte yapılmış, pişirilmiş bir armağan sunacaksın; yedinci gün kutsal davettir; bayağı işler yapmayacaksın.(Levililer 23:5)

Tevrat’taki Hamursuz Bayramı ile ilgili düzenlemeler, evdeki bütün mayalı yiyeceklerin 15 Nisan’dan önce evden çıkarılması gerektiğini belirtir.(Göç 13:7) Temiz bir kuzu ya da keçi 10 Nisan’a kadar hazırlanmalı(Göç 12:3) ve 14 Nisan’da iki akşam arasında kurban edilmelidir. Ve 15 Nisan gecesi iç organları çıkarılmadan rosto yapılarak mayasız ekmek ve acı baharatla yenmelidir. Sabah gün doğumundan sonra kurban edilen hayvandan kalan hiçbir şey yenmez, yakılmalıdır. Orijinal Hamursuz bayramına ait olan Tevrat’taki düzenlemeler, yemeklerin nasıl yeneceğini de belirtir.

Tevrat’taki, Hamursuz bayramını ilgilendiren emirleri, hatırlamanın önemini vurgular. Yahudilere; onların bir zamanlar mısırda köleler olduklarını, tanrının onları onuncu musibetten koruduğunu ve onları bulundukları güvenli yerlere getirdiğini hatırlamaları gerektiğini belirtir. Bunun yanı sıra, Hamursuz Bayramını nesiller boyunca, Tanrıya adanmış olarak devam ettirmeleri gerektiğini belirtir. Çünkü bu günde Mısırdaki köleliklerinden, tanrının yardımıyla kurtuldular.

Etimoloji

“Pesah” fiili (İbranice: פָּסַח‎) Tevrat’ta ilk olarak, Yahudilerin Mısırdan göçlerini (Göç 12:23) anlatan bölümde ortaya çıkar. Kesin anlamı üzerine bazı tartışmalar olsa da, genel olarak inanılan anlamı, Tanrı’nın 10. musibet esnasında, İbranilerin evlerine dokunmadan, onların evlerinin üzerinden geçmesi olarak bilinir.

Pesah sözcüğü aynı zamanda, Hamursuz Bayramı’nda kurban edilmek için hazırlanmış kuzu ya da keçi (İbranice; Korban Pesah). Göçten dört gün önce, İbranilere bir kuzu hazırlamaları ve her gün temizliklerini kontrol etmeleri emredilmiştir. Nisanın 14. gününde, bu hayvanları kesip, kanlarıyla kapı eşiklerini işaretlemeleri de emredildi. Nisanın 15’i gece yarısına kadar kurban edilen hayvanı tüketmeliydiler. Mısır’ı onuncu musibet mahvederken, her aile (ya da birkaç aile birlikte) içinde kurban edilen hayvanın etinin de olduğu yemekleri yemek için toplandılar.

Sonraki yıllarda, Mişkan’ın varlığı süresince ve Kudüs’teki Tapınak döneminden sonra; Kobran Pesach, Hamursuz Bayramı Sederi’nde (15 Nisan) yenildi. Buna rağmen, Tapınağın yıkılmasıyla birlikte, ne kurban bahşedildi ne de yenildi. Kobran Pesach hikâyesi, Hamursuz Bayramı Sederi’nde anlatılır ve sembolik olarak, Seder Tabağı’nda rosto kuzu inciği ya da tavuk kanadı yenir.[6]

Pesah adağı; Korban Pesah

Kudüs’teki Tapınak yıkılmadan önce, Hamursuz Bayramı’nın odak noktası, Paskal kuzusu olarak da bilinen, kurbandı (İbranice Korban Pesach.) Bir kuzuyu veya dağ keçisini tamamıyla bitirebilecek bir ailenin, Yahudi Tapınağı’nda, Nisan’ın 14’ünde (öğle vakti) kurbanlarını kesmeleri (Num 9:11), ve Nisan’ın 15’i gecesinde yemeleri gerekliydi (Göç 12:6.) Eğer bir aile, kurbanın hepsini bir oturuşta bitiremeyecek kadar küçükse, kurban birden fazla aile için yapılırdı. Kurban hiçbir mayalı yiyecekle sunulmadı (Göç 23:18) ve kafası, ayakları ya da iç organları çıkarılmadan (Göç 12:9), rostolaşması gerekliydi. Mayasız ekmekle (matza) ve acı baharatlarla (maror) yenmeliydi (Göç 12:9.) Kurbandaki hiçbir kemiğin kırılmamasına dikkat etmek gerekliydi (Göç 12:46) ve kurbandan, sabaha kadar hiç et kalmamalıydı (Göç 12:10, Göç 23:18.)

Hamursuz Bayramı kurbanları kutsal sunular olduklarından, sadece kurban getirmekle yükümlü kişilerin yemesine izin verilirdi. Bayram’da kurban adayamayanlar arasında; Dönmeler (Göç 12:43), hizmetçiler (Göç 12:45), sünnetsiz erkekler (Göç 12:48), ritüele uygun dönemde olmayanlar (adet dönemindeki kadınlar) ve Yahudi olmayanlar vardı. Kurban, en az 30 kişilik bir topluluğun önünde yapılmalıydı (Pesahim 64b.) Tapınak’ta Levililer Hallel’i söylerken rahipler de kurbanı gerçekleştirdiler. Kadın ve erkekler eşit bir şekilde sorumluydular kurbandan (Pesahim 91b.) Kadınlar da bayramın bütün ritüellerine katılmakla yükümlüydüler.

Günümüzde

Tapınağın yokluğunda, Korban Pesach mitsvası, Korban Mitsva Seder’inde anılır. 14 Nisan’ın öğlesinde okunur ve sembolik olarak da Seder tabağına rosto incik eti konulur. Seder yemeğinin sonunda, Afikoman’ın yenilmesi, Korban Pesach’ın yerini telafi olarak alır (Mishnah Pesachim 119a.) birçok Sefarad Yahudi, Korban Pesach anısına kuzu ya da keçi eti yer.

Hametz’den Arınma

Hametz (חמץ, “Mayalı yiyecek”) beş tip tahıl ürününün birinden yapılmış ve su ile karıştırılarak, ham bir şekilde 18 dakikadan az süreyle bekletilmiş bir üründür. Hamursuz Bayram’ı süresince, Hametz’in tutulması, barındırılması ve tüketilmesi, birçok Yahudi geleneğine göre yasaktır. Maya ve fermente ürünlerin kendileri, şarapta da görüldüğü gibi yasak değildir. Halakha’ya göre, bu tür Hametz’leri de tutmak yasaktır.

Hametz, karbonat ve kabartma tozu gibi ürünleri içermez. Bunlar mayalamada kullanılıyor gibi görülse de, bu tür ürünlerin mayalaması, biyolojik fermantasyonla değil kimyasal reaksiyonlarla gerçekleşir. Bu nedenle, gözleme veya krep gibi yiyeceklere izin vardır. Tabi maya ile yapılmış olmamaları şartıyla.

Torah’daki Hametz ile ilgili emirler şöyledir:

- *Bayramın birinci gününden önce evdeki bütün Hametz ve Hametz’le yapılmış ürünlerden arınılmalıdır. (Göç 12:15.) Bitirebilir, atılabilir (tarihte yakılırdı) ya da Yahudi olmayan kişilere verilebilir. - *Bayram süresince, Hametz ya da Hametz’le karıştırılmış yiyeceklerden kaçınılmalıdır (Göç 13:3, 12:20) - *Yaşama alanında (ev, ofis, araba v. b.) hiç Hametz bulundurulmamalıdır (Göç 12:19.)

Ritüellere riayet eden Yahudiler, Hamursuz Bayram’ından haftalar önce evi en detaylı şekilde temizleme telaşında olurlar. Böylece evlerinin her tarafından her bir zerre Hametz’i arındırırlar. Kurallar, zeytin büyüklüğü ve daha büyük miktardaki Hametz’lerden arınılması gerektiğini belirtir, ama çoğu zaman, bu arınma işlemi bu kuralı aşarak, mutfaktaki en küçük zerrelerin temizlenmesine kadar gider (Un veya mayanın mutfak tezgâhlarından iyice silinmesi.) Bu işlemi yaparken kullanılan gereçlerde bir yere saklanır ve bayram boyunca kullanılmaz. Bazı Amerikan, Avrupalı ve İsrail’deki oteller de bu temizliği yaparlar.

Mayalı yiyeceklerin aranması ve yakılması

Geleneksel olarak, Hamursuz Bayram’ından önceki gece, arta kalan Hametz’leri temizlemek için arama yaparlar. Bunu yaparken, (על ביעור חמץ – ' al biyur chametz, “mayalılardan arınırken”) duası okunur, ve bir ya da birkaç kişi oda oda kontrol ederek, hiçbir köşede Hametz parçasının arta kalmadığına emin olurlar.

Bu aramayı, ışıkları söndürerek, mum ışığıyla, kuş tüyü ve tahta kaşıkla yapmak bir gelenektir. Mum ışığı köşeleri, gölge düşmeden daha etkili bir şekilde aydınlattığı için; tüyün köşedeki bütün kırıntıları almasından dolayı, ve tahta kaşığında Hametz’leri topladıktan sonra yakılabilmesinden dolayı bu gereçler kullanılır.

14 Nisan sabahında, evde arta kalan bütün mayalı yiyecekler ve aramada bulunan bütün artıklar yakılır (s'rayfat chametz.) Evin lideri evde hiç Hametz kalmadığını, kalanların da toz kadar az olduğunu (biyur chametz) belirtir tekrar. Bayram esnasında evde bulunan Hametz, olabildiğince hızlı yakılmalıdır.

Hametz’in satılması

Yiyeceklere göre daha değerli olan Hametz’ler (buğday’dan damıtılmış likör gibi) atılmak yerine, geri alınacak şekilde birine satılabilir. Bazı durumlarda, bu satıştan dolayı o tür ürünler evi hiç terk etmek zorunda kalmadan bir kasada saklanılabilir, çünkü satıldıktan sonra o evin kullanacağı bir ürün olmaktan çıkar ve yeniden alınana kadar kasada saklanırsa kurallara uyulmuş olunur. Bu satış durumu hahamlar tarafından düzenlenebilir.

Ayrı tabaklar

Tevrat’ın, Hamursuz Bayram’ında Hametz tüketmeyi yasaklaması nedeniyle, bazı aileler, sadece Hamursuz Bayramı’nda kullanmak amaçlı farklı tabak, çatal, bıçak ve bardak setlerine sahiptir ve bu farklı gereçlere daha önce hiç Hametz bulaşmamıştır. Hametz’in bulaşmış olduğu mutfak gereçleri kaynar suda yıkanır ve yıl boyunca tekrar kullanılmaz.

Matza

Hamursuz Bayramı’nın sembollerinden biri olan Matza, sadece su ve unla yapılan, pişirilirken devamlı karıştırılıp, kabarması engellenen mayasız ekmektir. Matza elle ya da makineyle yapılabilir. Elle yapılan Matza’ya shmura matzo denir ve bu tür Matza’yı genelde Ortodoks Yahudi toplumları tercih eder. Tevrat’ta Hamursuz Bayramı’nın özellikle ilk gününde Matza yenmesi hakkında ilahi bir emir vardır. Emir ayrıca, bayramın diğer günlerinde de Matza yenmesi gerektiğini söyler.

Tevrat’a göre Matza’nın yenilme sebebi, İbrani’lerin Mısır’ı çabucak terk etmelerini anmaktan doğdu.[7] Hızlı bir şekilde Mısır’dan ayrılabilmeleri için ekmeğin kabarmasını beklemeyen İbrani’ler, düz ve mayasız Matza ile yola koyuldular. Bazı bilginler, Matza’nın, o dönemde, kolay korunduğundan ve hafif olduklarından, yola çıkanlar tarafından zaten tercih edildiğini ve İbrani’lerin bilerek Matza yaptıklarını öne sürerler. Bunu yanı sıra, Matza’nın fakirliği anımsatarak, insanlarda mağrurluk duygusunu artırdığını ve bir zamanlar köleliğin nasıl olduğunu sembolize ettiğini anlatan açıklamalar da mevcut.[8]

İlk doğan çocuğun orucu

Hamursuz Bayramı’nın Sederi sabahında, evin ilk doğan erkek çocuğu oruç tutar (' ' ' ' 'Ta'anit B'khorot ' ' ' ' ' - ilk doğan orucu) ve bu oruç İbrani ilk doğanlarının hayatta kalmasını anar. Göç’e (Göç 12:29) göre, Tanrı Mısır’lı ilk doğan erkek çocukların hayatlarına son verirken, İbrani çocukları korudu. Buna rağmen, bir gelenek olarak sinagoglar, sabah ibadetinden sonra, Siyum töreni yapar. Tören yemeği yenilir ve ilk doğan orucunun zorunluluğu iptal edilir.

Pesah Sederi

Yahudi aileleri için, Hamursuz Bayramı’nın ilk gecesi, (İsrail dışındaki toplumlarda ilk iki gece) Seder (düzen) adı verilen özel akşam yemeği için toplanmak bir gelenektir. Masada bayramın önemini vurgulamak için en iyi yemek ve gümüş takımları bulunur. Bu yemek esnasında, Mısır’dan göç hikâyesi anlatılır. Anlatım esnasında, dört bardak şarap tüketilir. Gece ve bu anlatım farklı prosedürler olarak 15 kısımdır:

    Kadeish קדש – Kiduş duasının okunması ve ilk bardaktaki şarabın içilmesi.
    Urchatz ורחץ – Ellerin dua okunmadan yıkanması.
    Karpas כרפס – Karpas’ın (kereviz veya maydanoz) suya banılması.
    Yachatz יחץ – Matza’nın kırılması; büyük parça (afikoman) sonra Tzafun adı verilen ritüel esnasında yenilir.
    Maggid מגיד – Göç hikâyesinin anlatılması, “dört soru” nun okunması ve ikinci şarabın içilmesi.
    Rachtzah רחצה – Ellerin ikinci defa yıkanması- dua okuyarak.
    Motzi מוציא – Ekmek ürünleri yemeden önce yapılan geleneksel dua.
    Matzo מצה – Matza yemeden önceki dua.
    Maror מרור – Maror’un yenilmesi.
    Koreich כורך – Matza ve Maror’dan yapılmış sandviçin yenilmesi.
    Shulchan oreich שולחן עורך – “masayı hazırlama” – bayram yemeğinin servis edilmesi.
    Tzafun צפון – Afikoman’ın yenilmesi.
    Bareich ברך – Yemekten sonraki dua ve üçüncü şarabın içilmesi.
    Hallel הלל – Hallel’in okunması, geleneksel olarak festivallerde okunur; dördüncü şarabın içilmesi.
    Nirtzah נירצה – son

Bu 15 kısım, Kudüs’teki Tapınakta izlenen 15 kısımla paraleldir.[9]

Seder, masadaki çocukların ilgisini artırmak için; sorular, cevaplar ve olağandışı aktivitelerle doldurulur. Ayrıca çocuklar göç hakkında sorular sorduklarında fındık ve şekerlemelerle ödüllendirilir. Şarkılar ve tartışmalarla geçer Bayram Sederleri.


Maror

Maror, Mısır’daki köleliğin ne kadar acı olduğunun sembolüdür. Tevrat'taki şu sözler, o sembolizmi anlatır: "Ve hayatlarını ağır işlerle; çamurla, tuğlalarla ve tarladaki her tür işle acılaştırdılar. Onların yaptırdıkları her iş ağır işlerdi" (Göç 1:14.)

Dört bardak şarap

Rabinik kurallara göre, Seder’de dört bardak şarap içilmelidir. Bu hem erkek hem de kadın için geçerli olan bir kuraldır. Mişna (Pes. 10:1) der ki: İsrail’deki en fakir adam bile içmekle yükümlüdür. Her bardak Seder’in farklı bir kısmıyla bağlantılıdır: birincisi Kiduş için, ikincisi Göç’ün anlatılmasıyla, üçüncü bardağın içilmesi Birkat Hamazon’u sonuçlandırır ve dördüncü kadeh ise Hallel’le bağlantılıdır.

Çocukların katılımı

Çocuklar, Hamursuz Bayramı Seder’inde çok önemli bir role sahip. Geleneksel olarak, çocukların Seder hakkında; Mah, Nishtana, HaLeila, Hazeh (Neden bu gece diğer bütün gecelerden farklıdır?) sözcüklerinden başlayarak, soru sormaları beklenir. Sorular, yemekteki sembollerin öneminin konuşulmasını sağlar. Çocukların sorduğu bazı sorular şöyledir:

    Neden bu gece diğer bütün gecelerden farklıdır?
    Diğer günlerde (akşam yemeğinde) mayalı ya da mayasız ekmek yiyoruz, neden bu akşam sadece mayasız ekmek yiyoruz?
    Diğer günlerde (akşam yemeğinde) her türlü sebzeyi yiyebiliyoruz, ama neden bu akşam sadece acı baharatlar yiyoruz?
    Diğer bütün günlerde (akşam yemeğinde) yiyeceklerimizi banmıyoruz, ama neden bu gece iki defa banıyoruz?

Seder’in lideri ve diğer büyükler, çocuklara Göç’ten bahsetmenin ne kadar önemli olduğunu söyler ve dualarla, hikâyelerle Göç’ü onlara anlatır. Ayrıca kendi yorumlarını katarak, Göç’ün dünya’ya getirileri ve özgürlük üzerine etkilerini anlatır.

Afikoman

Seder’in tamamlayıcı bir parçası olarak, afikoman, masada çocukları heyecanlandırmak ve ilgilerini artırmak için kullanılır. Seder’in dördüncü kısmında (Yachatz), Matza’yı ikiye böler lider. Büyük parçasını afikoman olarak bir kenara bırakır. Birçok aile afikomanları, çocukları Seder boyunca uyanık ve ilgili tutmak için bir yerlere saklar ve bulanlara ödüller verir.

Bitiş şarkıları

Hallel’den sonra, dördüncü kadehteki şarap da içilir, ve katılımcılar dua okur. Bu kısımdan sonra, Tanrı’nın merhametini ve lütfünü anlatan lirik dualar söylenir. Yahudi halkın sürgün ve zorlu hayatla geçen tarihleri boyunca hayatta kaldıkları için Tanrı’ya teşekkür edilir. “' ' ' Echadi Mi Yodea? ' ' ' ' '” (Kim bir’i bilir?) şen şakrak bir şarkıdır ve çocukların (ve büyüklerin) genel kültürlerini test eder. “Chad Gadiyah” gibi bazı şarkılar alegoriktir.

Hol Hamoed

İsrail’de, Hamursuz Bayramı yedi gün sürer ve bu yedi günün ilki ve sonuncusu büyük Yahudi tatillerindendir. Ortodoks ve Muhafazakâr toplumlarda, Şabat’taki birçok kuralın geçerli olduğu bu iki günde çalışılmaz. Birinci günce bir Seder gerçekleşir.

İsrail dışında, Ortodoks ve Muhafazakâr toplumlarda, bayram sekiz gün sürer, ve bayramın ilk iki ve son iki günleri tatildir. Seder iki defa gerçekleşir, ilki ilk gün ikincisi ikinci gün olarak. Aradaki günlerde gerekli işler yapılabilir. Reformist Yahudiler, bayramı yedi gün kutlar ve Seder ilk ve son gün gerçekleşir.

Sukot Bayramı gibi, Hamursuz Bayram’ının ara günleri Hol Hamoed (festival günleri) olarak bilinir ve yarı-festival statüsü verilmiştir. Bu günler aileler için dışarı çıkıp, piknik yaptığı, Matza’larla, meyvelerle, sebzelerle ve ev yapımı şekerlemelerle süsledikleri eğlencelerle geçirdiği zamanlardır.

Omer’in Sayılması

Hamursuz Bayramı’nın ikinci gecesi itibarıyla (16 Nisan), Yahudiler Omer’i saymaya başlar. Bu sayış, yaklaşan Şavuot’u hatırlatmak amaçlı olan, Şavout’tan 50 gün önce başlayan bir süreçtir. İlk geceden itibaren, ’Bugün Omer’deki ilk gün,’ ikinci gün, ‘Bugün Omer’deki ikinci gün diye sayılır. Bu sayış ayrıca haftaları da içerir, böylece, yedinci gün özellikle anılır: “Bu gün yedinci gün, Omer’deki ilk hafta.” Sekizinci gün, “Bugün sekizinci gün, Omer’deki bir hafta ve bir gün,” gibi.

Omer’in sayılmasıyla ilgili bir diğer açıklama, Hamursuz Bayramı’yla Şavuot arasındaki bağı gösterdiğidir. İbrani’lerin Göç’le birlikte kavuştukları fiziksel özgürlük, Sina Dağı’nda, Tevrat’la birlikte kazandıkları ruhsal özgürlükle devam eden bir sürecin sadece başlangıcıydı.

Hamursuz Bayramı’nın yedinci günü

Shvi’i shel Pesach (שביעי של פסח “Pesah’ın yedinci günü) özel dualara ve özel festival yemeklerine sahip olan başka bir kutsal gündür. İsrail dışındaki diaspora Yahudileri, bu yedinci günü, Hamursuz Bayram’ının yedinci veya sekizinci günü kutlar. Bu günde, İsrail evlatlarının Kızıl Deniz’e ulaşmaları ve o günün mucizeleri olan; Kızıl Deniz’in ikiye yarılması, Mısır’lı asker ve atlılarının suya gömülmeleri ve Kızıl Deniz’in içinden geçişleri anılır. Midraş’a göre, gerçekleşen mucizeyi anlatması için sadece Firavunun canı bağışlandı.

İkinci Pesah

İbrani takvimindeki Lyar ayının 14’ünde, “İkinci Pesah” (Pesach Sheni) adı verilen, ilk Pesah’ın telafisi olan ikinci bir Pesah günü vardır ve bu Tevrat’ta geçer. Bu telafi, ilk Pesah’ta kurban adayamamış, fiziksel olarak bayrama uygun olamamış, Pesah ritüellerinde kuralları bozmuş Kurban kemiklerinin kırılması gibi) veya Kudüs’ten uzakta olan insanlar için geçerlidir.

Günümüzde, Pesach Sheni, küçük çağlı bir kutsal olarak kutlanır, ve tutucu Yahudiler dışında pek hatırlanmaz. Özel dualar veya takip edilmesi gereken kurallar yoktur. Tek bir fark vardır, o da gelenek hâline gelmiş olan, sadece bir parça Matza yemek.
Geleneksel yiyecekler

Evlerin sekiz gün boyunca mayalı yiyeceklerden arındırılmış olması nedeniyle, Yahudi ev sakinleri, Hamursuz Bayramı haftası boyunca farklı yemekler yer. Bunların bazıları:

    Matzah Brei – Yumurta ve yağla yumuşatılmış, kızarmış matza. Tuzlu veya tatlı servis yapılır.
    Matzo Gevreği – Suda kaynatılmış matza yemeği. Genelde süt ve yağ ile servis edilir.
    Matzo Kugel – Erişte yerine Matza ile yapılan, Kugel adı verilen yemek.
    Haroset – Şarap içinde doğranmış fındık ve elmalar.
    Chrain – Yaban turpu ve pancar çeşnisi
    Balık – Pişirilerek ya da çekilmiş balık parçalarıyla yapılmış balık yemekleri.
    Matza ile yapılmış minik yuvarlak köftelerin içinde olduğu tavuk çorbası.
    Üzümlü ya da safranlı pilav. Sefarad ve Mizrahi Yahudiler, pilavı, Hamursuz Bayramı’nın önemli bir parçası olarak görürler. Hasidik ve Aşkenaz Yahudiler, gelenek (minhag) olduğu için pilav yemezler.

Kaynakça

    ^ K'fir, Amnon (2 Mayıs 2007). "The Samaritans' Passover sacrifice". ynet news. 21 Şubat 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ekim 2008.
    ^ "Ancient Samaritan sect marks Passover sacrifice near Nablus". Haaretz. 5 Ocak 2007. 17 Ekim 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ekim 2008.
    ^ The barley had to be "eared` out" (ripe) in order to have a wave-sheaf offering of the first fruits according to the Law. Jones, Stephen (1996). Secrets of Time. This also presupposes that the cycle is based on the northern hemisphere seasons.
    ^ "..., when the fruit had not grown properly, when the winter rains had not stopped, when the roads for Passover pilgrims had not dried up, and when the young pigeons had not become fledged. The council on intercalation considered the astronomical facts together with the religious requirements of Passover and the natural conditions of the country." - Spier, Arthur
(1952). The Comprehensive Hebrew Calendar. New York: Behrman House, Inc., p. 1
^ "In the fourth century, ... the patriarch Hillel II ... made public the system of calendar calculation which up to then had been a closely guarded secret. It had been used in the past only to check the observations and testimonies of witnesses, and to determine the beginning of the spring season." - Spier 1952, p. 2
^ Eliyahu Kitov, The Book of Our Heritage: The Jewish Year and Its Days of Significance, Feldheim, 1997, p. 562.
^ "Thought For Food: An Overview of the Seder". AskMoses.com – Judaism, Ask a Rabbi – Live. 21 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Mart 2012.
^ What is the kabbalistic view on chametz? 3 Şubat 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. by Rabbi Yossi Marcus
^ "Shir Ha Ma'a lot". 15 Mart 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Mart 2012.

Kaynak ve Dipnotlar :

Wikipedia


Demet Akalın Kimdir? Biyografisi

Demet Akalın (23 Nisan 1972, Kocaeli), Türk şarkıcı, oyuncu ve eski manken. 2000'lerin ortalarından bu yana çıkardığı popüler şarkılar sayesinde günümüzde Türk pop müziğinin en tanınan isimlerinden biri hâline geldi.

Gölcük, Kocaeli'de doğan Demet Akalın, ilk başta mankenlik odaklı bir kariyerin peşine düştü ve Neşe Erberk'in ajansında mankenliğe başladı. Ek olarak 1990'larda çeşitli sinema filmlerinde ve televizyon dizilerinde oyunculuk yaptı. Mankenlikle eş zamanlı olarak gazinolarda şarkı söylemeye başladı ve bunun bir sonucu olarak 1996'da ilk stüdyo albümü Sebebim'i piyasaya sürdü ancak çalışma çok ses getiren bir çıkış yapmasına yardımcı olamadı. Daha sonradan çıkış şarkısı "Aşkın Açamadığı Kapı" ile Kral TV Video Müzik Ödülleri'nden Yılın Şarkısı ödülünü kazanan Banane (2004), MÜ-YAP'tan altın sertifika alan Kusursuz 19 (2006) ve Dans Et (2008) gibi 2000'ler boyunca çıkardığı albümlerle başarı yakaladı. Yayımlandığı yıl Türkiye'nin en çok satan albümü olan Pırlanta (2015) dahil olmak üzere satış başarısı elde eden albümlerle 2010'larda Türk pop müziğinde ön planda kalmaya devam etti. Türkiye'de liste başı olan "Afedersin", "Mucize", "Toz Pembe" ve "Hayalet" hitlerinin yanı sıra "Tecrübe", "Çanta", "Olacak Olacak", "Sabıka", "İlahi Adalet" ve "Ders Olsun" şarkıları da ilk beş başarısı gösterdi.

Albümlerinde yer verdiği "biten bir ilişkinin ardından eski sevgiliye meydan okuyan" şarkılarla müzik eleştirmenleri tarafından kendi tarzını oluşturduğu kabul edilen Akalın, magazinsel kişiliğiyle de sık sık öne çıktı. 2007'den itibaren Hande Yener ile yaptığı sözlü tartışmalar geleneksel bir hâl alarak on yıl boyunca tekrarlandı ve magazin gündemini meşgul etti. 2006'da Oğuz Kayhan'la ve 2010'da Önder Bekensir'le yaptığı birkaç aylık evliliklerden sonra 2012'de Okan Kurt ile evlenerek 2014'te ilk çocuğu Hira'yı dünyaya getirdi. Bugüne kadar iki Altın Kelebek Ödülü ve dört Kral Türkiye Müzik Ödülü dahil olmak üzere birçok ödül kazandı.

Hayatı ve kariyeri
1972-96: İlk yıllar ve kariyer başlangıcı

Demet Akalın, 23 Nisan 1972 tarihinde Ali ve Şenay Akalın çiftinin kızı olarak Gölcük, Kocaeli'de doğdu.[2] Boşnak, Tatar ve Laz kökenli bir aileye doğdu.[3] Aynı zamanda Roman kökenli olduğunu da söylemiştir.[4][5] İlk öğretimini Gölcük'de ve lise eğitimini buradaki Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi'nde tamamladı. Annesinin desteği ile Yaşar Alptekin'in mankenlik kursuna girdi. Ardından Neşe Erberk'te mankenlik yapmaya başladı. O dönemde bazı filmlerde de rol aldı. Bunlar: 1992 yılında "Günlerden Pazar", 1994 yılında "Tele Anahtar" ve aynı yıl Hülya rolüyle "Sensiz Olmaz" filmlerinde rol aldı. Ece Sükan ile beraber Hayatın Anlamı isimli TV Filminde rol aldı.

1996-2005: Sebebim, Unuttum ve Banane

Demet Akalın, mankenliğe devam ederken gazinolarda sahne almaya başladı. Eylül 1996'da ilk stüdyo albümü Sebebim, Elenor Plak tarafından yayımlandı. Pop ve arabesk tarzlarını birlikte barındıran albüm, Hürriyet'ten Naim Dilmener'e göre "acemiliklerden acemilik beğenememiş Akalın'ın titrek vokalinden dolayı ses getiremedi."[6] Seda Akay ile Niran Ünsal'ın birlikte ortaya çıkardığı albümle aynı adı taşıyan şarkı, hem Akalın'ın hem de albümün çıkış şarkısı olarak tanıtıldı. Bu şarkıya çekilen video klibin gösterime girmesinin ardından "Asla Affedilmez" ve "Sakın Vazgeçme" şarkılarının klipleri de gösterime girdi. 1998'de Akalın, Kanal D'de yayınlanan on bir bölümlük Sibel dizisinde Deniz rolünü canlandırarak yer aldı.[7]

Haziran 2000'de ilk EP'si Yalan Sevdan'ı Şahin Özer Müzik etiketiyle yayımladı. EP'nin klip çekilen tek şarkısı "Senin Anan Güzel mi?", Akalın'ın ilk hit parçası olarak değerlendirildi ve Habertürk'ten Sırma Karasu tarafından Türk pop müziğindeki "giderli şarkıların ilk örneklerinden biri" olarak tanımlandı.[8] İkinci Demet Akalın stüdyo albümü Unuttum, Peker Müzik tarafından Haziran 2003'te piyasaya sürüldü. Neredeyse tamamı Ersay Üner'in yazıp bestelediği şarkılardan oluşan albümdeki aynı adlı şarkının yanı sıra "Gazete" ve "Allahından Bul" şarkılarına klip çekildi.

Aralık 2004'te şarkıcı, Ersay Üner'in yanı sıra Serdar Ortaç ve Yıldız Tilbe tarafından yazılan şarkıları seslendirdiği üçüncü stüdyo albümü Banane'yi Seyhan Müzik etiketiyle yayımladı. 40 bin kopya satan albümdeki sekiz şarkıya klip çekildi: "Bittim", "Aşkın Açamadığı Kapı", "Banane", "Vuracak", "Bir Anda Sevmiştim", "Tamamdır", "Pembe Dizi" ve "Adam Gibi". Bunlardan ikincisi 12. Kral TV Video Müzik Ödülleri'nde Yılın Şarkısı kategorisinde ödüle layık görülürken[9] üçüncüsünün klibi, Madonna'nın 2002'de yer aldığı BMW kısa filmi "Star" ile taşıdığı benzerlikler yüzünden haberlere konu oldu.[10] Yedincisinde ise Akalın'a gelecekteki eşi Oğuz Kayhan eşlik etti.[11]

2006-09: Kusursuz 19 ve Dans Et

Akalın, ilk kez şarkı sözü yazarı olarak da görev aldığı dördüncü stüdyo albümü Kusursuz 19'u Seyhan Müzik etiketiyle Haziran 2006'da satışa sundu.[12] Albümle Türk pop müziğinde öne çıkmayı hedeflediğini "Hande Yener, kaseti çok Avrupai olduğu için bayağı bir geriledi, Gülşen de yapımcısıyla yaşadığı ilişki yüzünden sarsıldı, yara aldı. Hazır onlar bu kadar kan kaybetmişken ben yeni albümümle müzik piyasasındaki yerimi alacağım." sözleriyle ifade etti.[13] 147 bin kopya satarak MÜ-YAP'tan altın sertifika alan[14][15] albümün çıkış şarkısı "Afedersin", Türkiye'de bir hit olarak Türkçe Top 20'de bir numaraya yükseldi.[16] Şarkının klibinin gösterime girmesinin ardından albümdeki "Herkes Hakettiği Gibi Yaşıyor", "Mantık Evliliği" ve "Alçak" şarkılarının klipleri de gösterime girdi. 13. Kral TV Video Müzik Ödülleri'nde Akalın'a En İyi Kadın Sanatçı kategorisinde ödül verilirken "Afedersin"e Yılın Şarkısı ödülü verildi.[17] Temmuz 2006'da şarkıcı, restoran zinciri sahibi Oğuz Kayhan ile evlense de birliktelik, Kasım'da tek celsede biten boşanma davasıyla sona erdi. Akalın, Kayhan ile çocuk sahibi olma konusunda fikir ayrılığına düştükleri için ayrıldıklarını belirtti.[18]

2007'de herhangi bir çalışma yayımlamayı düşünmese de şarkıcı, "yazı geçirmek amacıyla" ve hayranlarının isteği üzerine Haziran'da "Tatil" single'ını yayımladı.[19] Aynı dönem Hande Yener ile "bakkal müziği" tartışmasına girişti. Yener'in söylediği "Ben Batı müziği yapıyorum, bu yüzden fantezi müzikle uğraşanlarla zaten rakip olamam. Demet'in yaptığı iş tarzım değil." sözlerine kendisinin "Beni beğenmiyorsa neden benim yetişemediğim işlere gidiyor. Yoğunluktan dolayı yetişemediğim ya da kabul etmediğim işleri kendisi kaptı." cevabını vermesiyle tartışma ilerledi.[20] Yener, kişilik haklarına saldırdığı gerekçesiyle Akalın'a ₺50 bin tutarında manevi tazminat davası açtı ancak mahkeme sözlerin hakaret içermediğine karar verdi.[21] Daha sonra Akalın, Yener'in kendisi için söylediği "Demet mi? Bakkal şarkıcısı, çamur ve densiz. Yaptığı da 'bakkal müziği'. Kalıcılığı yok. Bunlar Serdar Ortaç'ın müritleri." sözlerine "Elektronik müzik mi yapıyor? Onu elektrik çarpmış." şeklinde bir cevap verdi ve atışmalar, Akalın'ın Yener'e açtığı davayı kazanıp ₺10 bin tazminat alması ile devam etti.[22] Hürriyet, bakkal müziği tanımlamasını 2007'nin özlü sözleri arasına koyarken[23] Habertürk'ten Sırma Karasu ise bakkal müziği tartışmasını Türk pop müziğinin kırılma noktalarından biri olarak nitelendirdi.[24] Bu noktadan sonra ikili arasındaki tartışma hâli gelenekselleşerek devam etti ve sık sık tekrarlandı.[25]

Mart 2008'de Demet Akalın, beşinci stüdyo albümü Dans Et'i Seyhan Müzik aracılığıyla yayımladı. Yıl sonuna kadar Türkiye'de 128 bin kopya satarak MÜ-YAP'tan altın sertifika alan albümde Ersay Üner ile iş birliğini devam ettirdi, Üner albümdeki şarkıların yarıdan fazlasını tek başına yazıp besteledi.[26][27] Eleştirmenler albümün dans şarkılarını överken yavaş tempolu şarkılarına olumsuz tepkiler verdiler, şarkı sözlerinde Akalın'ın tekrar "arkasına bakmadan çekip gitme hâlinin" hâkim olduğuna dikkat çektiler.[28] Türkiye'de hit olan çıkış şarkısı "Mucize", Billboard Türkiye'nin Türkçe Top 20 listesinde aralıksız yedi hafta bir numarada kaldı.[29] Albümün ilk klibi olarak da vizyona giren "Mucize"den sonra sırasıyla "Bebek", "Gururum" ve "Dans Et" şarkılarına da klip çekildi. Bunlardan "Bebek", Türkiye'de 2008'de radyoların en çok çaldığı üçüncü şarkı oldu.[30] Mayıs'ta Akalın, Bodrum'daki bir konserinde söylediği "Ağabey Diyarbakır'dan mı geldiniz hepiniz? Dağdan mı? Nereden geldiniz anlamadım yani. Moron moron bakıyorsunuz ağabey. İnsan bir tempo, bir alkış bir şey yapar yani." sözleri yüzünden geniş çaplı tepkilere maruz kaldı.[31] Gafın hemen ardından "Söylediğim sözler, ön masada beni izlemeye gelen Diyarbakırlı arkadaşlarımla aramdaki bir espriden ibarettir. Arkadaşlarıma yönelik, bütün samimiyetimle yaptığım espri yanlış anlaşıldıysa, bütün Diyarbakırlı sevenlerimden özür dilerim." şeklinde bir açıklama yaptı[32] ancak tepkiler devam etti ve Diyarbakırlı yedi iş adamı "Halkın bir kesimini sosyal sınıf mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağıladığı" iddiasıyla kendisi hakkında suç duyurusunda bulundu. 2010'da görülen davada mahkeme, hükmün açıklanmasının ertelenmesine ve tedbir cezası olarak şarkıcının İstiklâl Marşı'nın sözlerini bir sayfaya yazması ve marş hakkında beş sayfalık bir yorum yapmasına karar verdi.[31]

Nisan 2009'a gelindiğinde şarkıcı, Türkçe Top 20'de zirveye yerleşen hit single'ı "Toz Pembe"yi yayımladı.[33] Şarkı, kimi eleştirmenler tarafından olumlu karşılanırken kimleri tarafından şarkıcının önceki çalışmalarının bir tekrarı olarak değerlendirdi.[34]

2010-14: Zirve, Giderli 16 ve Rekor


Ocak 2010'da Akalın, ikinci evliliğini yaparak iş adamı Önder Bekensir ile evlense de bu evliliği de ilkine benzer şekilde aynı yıl içinde sonlandı. Temmuz'da çift, şiddetli geçimsizlik gerekçesiyle mahkemeye başvurdu ve yirmi dakikada tamamlanan dava sonucunda boşandılar.[35] Nisan'da şarkıcı, 83 bin kopya satarak yılın en çok satan sekizinci çalışması olan altıncı stüdyo albümü Zirve'yi yayımladı[36] ve bu albümde "dibine kadar bakkal" olduğunu söyledi.[37] Eleştirmenler albümü genel anlamda överek "düz pop müzik mantığı" içerdiğine ve ticari olduğuna dikkat çektiler.[38] Çıkış şarkısı "Tecrübe", Türkiye Resmî Listesi'nde iki numaraya kadar yükseldi. Şarkının Teoman Topçu yönetmenliğinde çekilen ₺40 bin tutarındaki ilk video klibinin Corenell'in "Keep on Jumpin'" klibinden alıntı olduğu ortaya çıkıncı Akalın, klibi çöpe atarak Tamer Aydoğdu yönetmenliğinde yeni bir klip çektirdi.[39] Ardından albümdeki "Evli, Mutlu, Çocuklu", "Çanta", "Bozuyorum Yeminimi", "Umutsuz Vaka" ve "Olacak Olacak" şarkılarının klipleri de gösterime girdi. İlkinin klibinde Akalın'ın o zamanki eşi Bekensir de yer alırken Demet Akalın'ın ilk kez yönetmenlik yaptığı ikincisinin klibinde Tan Taşçı da oynadı.[40] "Çanta" ve "Olacak Olacak" şarkıları Türkiye'de liste başarısı yakalayarak ülkenin resmî listesinde sırasıyla üçüncü ve ikinci sıraya kadar yükseldiler.[41][42] 3 Ağustos 2010'da Akalın, ilk kez Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda konser verdi, sahnesinde kendisine Murat Dalkılıç da eşlik etti.[43]

Mayıs 2011'de Akalın, yeni stüdyo albümü hazırlıkları yaparken Türkiye'de yaz aylarını şarkı yayımlamadan geçirmemek için ikinci EP'si Aşk'ı, yeniden seslendirdiği Ferdi Tayfur şarkısı "Ben de Özledim" ve üç ay önce Fettah Can ile birlikte seslendirerek yayımladığı "Yanan Ateşi Söndürdük" eşliğinde piyasaya sürdü.[44] 40 bin kopya satan EP'nin ikinci klibi "Sabıka", Türkiye Resmî Listesi'nde beş numaraya kadar yükseldi.[45][46] Temmuz'da Akşehir, Konya'daki 52. Uluslararası Nasrettin Hoca Anma ve Mizah Günleri kapsamında verdiği konserde, protokolde oturan ilçenin kaymakamı Ahmet Katırcı'ya sahneden söylediği "Bir saattir ellerinle kulaklarına tıkamışsın. Rahatsız mı oldun amca? Benim konsantremi bozuyorsun." sözleri, kaymakamın tepkisini çekti. Katırcı yaptığı açıklamada vertigo hastası olduğu için gürültüden rahatsız olduğunu belirterek Akalın'ı saygısızlıkla suçladı ve "Yıllardır sahnelere çıkan profesyonel bir sanatçının sahnedeyken onu izleyen bir insana 'amca' diye hitap etmemesi gerektiğini bilmesi gerekir." dedi.[47] Sonraki ay şarkıcının Beykoz'daki evi soyuldu ve evinden nakit ₺100 bin ve bir miktar ziynet eşyası çalındı.[48] Olaydan sonra yakalanan zanlılara Akalın'ı toplamda ₺600 bin zarara uğrattıkları gerekçesiyle dava açıldı ve beş tanesi hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hapis cezasına çarptırıldı.[49] Ekim'de şarkıcı, TNT dizisi Yıldız Masalı'nda konuk oyuncu olarak yer alırken[50] peşinden gelen ay Alişan'la düet yaptığı "Melekler İmza Topluyor" single'ını tanıttı.[51]


Mart 2012'de bir küsüp bir barıştığı Hande Yener ile birlikte Morhipo reklamlarında oynayarak tanıtılan kıyafetlerle ilgili fırsatlara ulaşabilmek için Yener'le mücadeleye girişti.[52] Reklam teklifini kabul etmesinin sebebini "Çok para verdiler, hayır diyemedik!" sözleriyle açıkladı.[53] Aynı ay çıkan Erdem Kınay'ın Proje albümünde "Rota" ve "Emanet" şarkılarını seslendirerek yer aldı. Sonraki ay Okan Kurt ile evlenerek üçüncü evliliğini yapmış oldu.[54] Mayıs'ta Lefkoşa'daki bir konserinde sahneye atılan pet şişelerle protesto edilince konseri yarıda kesti ve bu protestonun sebebinin kendisinin 2008'deki Diyarbakır gafı olduğu öne sürüldü.[55] Bu olay sonrası Twitter hesabına yazdığı "Doğmamış bebek katilleri! Bütün lanetim, bedduam beni üzenler için." sözleri, üzüntüden bebeğini düşürdüğüne dair haberler çıkmasına yol açtı.[56] Şarkıcının yedinci stüdyo albümü Giderli 16, Kasım 2012'de çıktı ve 69 bin kopya satarak Türkiye'de yılın en çok satan dokuzuncu albümü oldu.[57] Eleştirmenler, albümde Akalın'ın önceki çalışmalarından gelen tarzını devam ettirerek kendini tekrarladığını belirtti ve bunu şarkıcının ticari bir müzik yapmasına bağladı.[58] Çıkış şarkısı "Yılan"da Ersay Üner düet sanatçısı olarak yer aldı. Türkân Şoray'a ithafen yazılan ikinci klip şarkısı "Türkan" ise 1. Türkiye Müzik Ödülleri'nden ve 40. Altın Kelebek Ödülleri'nden En İyi Şarkı ödülünü kazandı.[59][60] Bu iki şarkının kliplerinin ardından "Giderli Şarkılar", Gökhan Özen'ın eşlik ettiği "Yıkıl Karşımdan", "Kalbindeki İmza", "Sepet", Özcan Deniz'in eşlik ettiği "Nasip Değilmiş" ve "Felaket" şarkılarının klipleri de gösterime girdi.



Akalın, Mart-Haziran 2013 arasında Popstar 2013'te Bülent Ersoy, Orhan Gencebay ve Serdar Ortaç ile birlikte 13 bölüm boyunca jüri üyesi olarak görev aldı.[61][62] Hamile olduğunu öğrendikten sonra yaklaşık ₺410 bin hasılat elde etmeyi planladığı yıl sonundaki on konserlik Avrupa turnesini iptal etti.[63] Şubat 2014'te ilk çocuğu Hira'yı İstanbul'da dünyaya getirdikten iki ay sonra sekizinci stüdyo albümü Rekor'u Seyhan Müzik aracılığıyla piyasaya sürdü.[64] Türkiye'de bir numara olan ve 89 bin kopya satan albümden "İlahi Adalet", "Rekor", "Koltuk", "Nefsi Müdafaa" ve "Yeminim Var" şarkılarına video klip çekildi.[65][66] Bunlardan ilki Türkiye'de iki numaraya kadar yükseldi, dördüncüsünde ise Gökhan Özen düet şarkıcısı olarak yer aldı.[67] Müzik eleştirmeni Yavuz Hakan Tok, kendini aşıp farklılıklarla müzikte çığır açmak gibi bir kaygısı olmadığını iddia ettiği Akalın'ın, mevcut popülerliğinin devamını sağlamayı hedefleyen çizgisinin Rekor'da devam ettiğini gördü ve albümün hit potansiyelini önceki albümlere kıyasla düşük buldu.[68] Ekim'de şarkıcı, Show TV'de yayınlanan moda yarışması Bu Tarz Benim'de konuk jürilik yaptı.[69] Aynı ay 2004'ten bu yana çalıştığı Seyhan Müzik ile artık çalışmayacağını duyurdu.[70]

2015-günümüz: Pırlanta, Rakipsiz ve Ateş

Demet Akalın, Aralık 2014'te DMC ile albüm başına ₺750 bin fiyat koyan bir kayıt anlaşması imzaladı.[71] 2015 başlarında bu şirketin etiketini taşıyacak dokuzuncu stüdyo albümünün hazırlıklarını sürdürürken Emrah Karaduman'ın Toz Duman albümündeki "İntikam" ve Sinan Akçıl'ın Ayıp Yani albümündeki "Vazgeçilmezim" şarkılarını seslendirdi.[72][73] Haziran'da dokuzuncu stüdyo albümü Pırlanta'yı Türkiye'de iki numaraya kadar yükselen çıkış şarkısı "Ders Olsun" eşliğinde yayımladı.[74] Albümün kendisi ise ülkede liste başı oldu,[75] ayrıca 105 bin kopya satarak yılın en çok satan albümü oldu ve DMC tarafından altın sertifika ile ödüllendirildi.[76][77] Albümün tanıtımı için "Ders Olsun"un ardından "Gölge", "Çalkala", "Beş Yıl", "Pırlanta" ve "Şerefime Namusuma" şarkılarının video klipleri de gösterime girdi. Akalın, aynı yıl Ağustos'ta başlayıp sonraki ay sona eren TV8 ses yarışması Rising Star Türkiye'nin ilk sezonunda Gülben Ergen, Fuat Güner ve Mustafa Sandal ile jüri koltuğunu paylaştı.[78][79]

Şubat 2016'da Osman Pazarlama filminde eşi Okan Kurt ile birlikte konuk oyuncu rol aldı.[80] Kasım'da onuncu stüdyo albümü Rakipsiz'i çıkış şarkısı Türkiye'de peş peşe iki hafta bir numara olan "Hayalet" ile birlikte yayımladı.[81] 11 Eylül 2018'de eşi Okan Kurt'tan boşandı. Kurt'un aile şirketi Martaş Lojistik'in borçları nedeniyle Beykoz'daki evlerinde haciz işlemi gerçekleştirildi.[82] Yıl sonunda, on bir yıldır birçok farklı konuda polemik yaşayarak magazin gündeminde birlikte yer aldığı meslektaşı Hande Yener ile barıştı.[83]

Akalın'ın onbirinci stüdyo albümü Ateş, 18 Nisan 2019 tarihinde DMC tarafından yayınlandı.[84] Albümün ilk video klibi, "N'apıyorsan Yap", 19 Nisan 2019 tarihinde albümün dijital platformlarda yayınlanmasından dört gün önce yayınlandı.[85] Ardından albümdeki "Ağlar O Deli", "Esiyor", "Yekten", ''Söz'' ve ''Ödül'' şarkılarının video klipleri de gösterime girdi.[86][87][88]

Sosyal yardım faaliyetleri

Demet Akalın, 2016'da Mehmetçik Vakfı'na ₺50 bin, 2017'de ₺10 bin bağışladı.[89][90] 2019 yılında Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'ndaki konserinden gelirlerini aynı vakfa bağışladı.[91] Aralık 2019'da ise Hande Yener ve yapımcı Polat Yağcı ile birlikte Türkiye Cumhurbaşkanı Recep (:::) Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdi; görüşmede çocuk istismarının ve kadına yönelik şiddetin engellenmesi konuları konuşuldu.[92]

Diskografi


    1996: Sebebim

    2003: Unuttum

    2004: Banane

    2006: Kusursuz 19

    2008: Dans Et

    2010: Zirve

    2012: Giderli 16

    2014: Rekor

    2015: Pırlanta

    2016: Rakipsiz

    2019: Ateş

    2021: Bi Daha Bi Daha

Filmografi
Filmleri

    1992: Günlerden Pazar

    1994: Sensiz Olmaz

    1994: Tele Anahtar

    2016: Osman Pazarlama

Dizileri

    1998: Sibel

    2006: En İyi Arkadaşım

Programları



    2007: Daha Ne Olsun

    2010: Evlilik Hayatı

    2020: Demet ve Alişan ile Sabah Sabah

    2021: Gelinim Mutfakta

Ödülleri

Yıl Ödül veren organizasyon Kategori

2005 Polis Akademisi Ödülleri Yılın Pop Sanatçısı [1]

2006 12.Kral TV Video Müzik Ödülleri Yılın Şarkısı (Aşkın Açamadığı Kapı)

İstanbul FM Müzik Ödülleri En İyi Albüm (Kusursuz 19)

2007 Our Future Müzik Ödülleri Yılın Albümü (Kusursuz 19)

Yılın Şarkısı (Afedersin)

MÜ-YAP Ödülleri Altın Ödül (Kusursuz 19)

Kadir Has Üniversitesi Ödülleri En Has Kadın Albümü (Kusursuz 19)

13.Kral TV Video Müzik Ödülleri En İyi Pop Müzik Kadın Sanatçı

Yılın Şarkısı (Afedersin)

34.Altın Kelebek Ödülleri En İyi Türk Pop Müziği Kadın Solist [2]

İstanbul FM Müzik Ödülleri En İyi Pop Kadın Sanatçı

2008 3.Jetix Çocuk Ödülleri En Sevilen Kadın Şarkıcı

Kadir Has Üniversitesi Ödülleri En Has Pop Kadın Sanatçı

14.Kral TV Video Müzik Ödülleri En İyi Pop Müzik Kadın Sanatçı

2009 Avrupa Gazeteciler Birliği Medya Oscarları Ödülleri Yılın En Başarılı Pop Kadın Sanatçısı

Beykent Üniversitesi Ödülleri En İyi Kadın Sanatçı

15.Siyaset Dergisi Ödülleri Yılın Türk Pop Müziği Kadın Sanatçısı [3]

MÜ-YAP Ödülleri Altın Ödül (Dans Et)

6.Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri En İyi Kadın Pop Müzik Sanatçısı

İstanbul FM Müzik Ödülleri En İyi Single / Bayan (Toz Pembe) [4]

2010 İstanbul FM Müzik Ödülleri En İyi Albüm / Kadın (Zirve) [5]

2011 4.Aslan Max Ödülleri En Sevilen Kadın Sanatçı [6]

1.Engelsiz Yaşam Vakfı Ödülleri Yılın En İyi Pop Müzik Bayan Sanatçısı [7]

Cenk Koray Ekran Ödülleri Yılın Kadın Sanatçısı

2012 2.Engelsiz Yaşam Vakfı Ödülleri Yılın En İyi Pop Müzik Bayan Sanatçısı

İstanbul Kültür Üniversitesi 1.Ulusal Medya ve İletişim Ödülleri Yılın En İyi Çıkış Yapan Sanatçısı

11.Magazinci.com İnternet Medyası (En İyiler) Yılın Pop Müzik Yorumcusu

18.Siyaset Dergisi Ödülleri Yılın Albümü (Aşk)

MGD 18.Altın Objektif Ödülleri Yılın En İyi Pop Sanatçısı

Taksiciler Derneği Ödül Töreni Yılın En İyi Albümü (Aşk)

Yılın Düeti (Melekler İmza Topluyor)

3.Sosyal Medya Ödülleri En İyi Şarkıcı

İstanbul Şişli Meslek Yüksekokulu 2012 Yılının En'leri Ödülleri Yılın En İyi Kadın Pop Şarkıcısı

2013 Doğa Koleji (En İyiler) En İyi Pop Sanatçısı

Düzce Üniversitesi 1.Medya Ödülleri En İyi Kadın Sanatçı

2.Kristal Fare Medya Ödülleri Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Ünlü

1.Türkiye Müzik Ödülleri En İyi Şarkı (Türkan)

12.Magazinci.com İnternet Medyası (En İyiler) Yılın Şarkısı (Türkan)

İstanbul Aydın Üniversitesi 9.İletişim Ödülleri Yılın En İyi Kadın Sanatçısı

3.Pal Fm Müzik Ödülleri En İyi Albüm (Giderli 16)

1.Lefke Avrupa Üniversitesi Ödülleri En İyi Kadın Vokal

19.Siyaset Dergisi Ödülleri Yılın Şarkısı (Türkan)

Yılın Düeti (Yıkıl Karşımdan)

14.Fonex Futbol Oscarları Yılın Sanatçısı

4.Quality Of Magazine Dergisi Ödülleri En Quality Şarkı (Türkan)

Karadeniz Vakfı (En İyiler) Yılın En Başarılı Pop Müzik Kadın Sanatçısı

40.Altın Kelebek Ödülleri Yılın Şarkısı (Türkan)

2014 Düzce Üniversitesi 2.Medya Ödülleri En İyi Kadın Sanatçı

Dünya Gazeteciler Derneği Ödülleri En İyi Pop Kadın Sanatçı

Ege Üniversitesi 3.Medya Ödülleri En İyi Kadın Sanatçı

Trafik Güvenliği Medya Ödülleri Yılın En İyi Müzik Klibi (Nasip Değilmiş)

Sakarya Üniversitesi Justinianus Medya Ödülleri En İyi Sosyal Medya Kullanıcısı

İstanbul FM 20.Altın Ödülleri En İyi Albüm / Kadın (Rekor)

Radyolarda En Çok Çalan Sanatçı

2015 5.Engelsiz Yaşam Vakfı Ödülleri Yılın En İyi Pop Müzik Bayan Sanatçısı [8]

20.Siyaset Dergisi Özel Ödülleri Özel Ödül

Yeditepe Üniversitesi 3.Dilek Ödülleri Yılın En İyi Kadın Şarkıcısı

Yılın En İyi Albümü (Rekor)

3.Taksiciler Derneği Ödülleri Yılın En İyi Kadın Pop Sanatçısı

Sarıyer Belediyesi Ödülleri Özel Ödül

TSK Mehmetçik Vakfı Plaket Ödülleri Plaket Beratı

Haliç Üniversitesi 2015'in En'leri Ödülleri Yılın En İyi Kadın Pop Sanatçısı

DMC Ödülleri Altın Plak (Pırlanta) [9]

2016 2.Elele Avon Kadın Ödülleri Yılın Şarkıcısı

Ege Üniversitesi 5.Medya Ödülleri En İyi Kadın Sanatçı

16.Alanya Belediyesi Uluslararası Turizm ve Sanat Festivali Teşekkür Plaketi

Çanakkale Biga Şenlikleri Teşekkür Plaketi

43.Pantene Altın Kelebek Ödülleri Müzikte 20.Yıl Özel Ödülü

DMC Ödülleri Dijital Satış Ödülü (Rakipsiz)

50.000 CD'yi Aşan Albüm (Rakipsiz)

2017 Yeditepe Üniversitesi 5.Dilek Ödülleri En İyi Kadın Şarkıcı

4.Mersin Altın Palmiye Ödülleri Yılın Kadın Pop Sanatçısı

Yılın Albümü (Rakipsiz)

2018 7.Ayaklı Gazete Ödülleri En İyi Pop Kadın Sanatçı

2019 9.Engelsiz Yaşam Vakfı Ödülleri Yılın En İyi Pop Müzik Kadın Sanatçısı

4.Taksiciler Derneği Ödülleri Yılın En İyi Kadın Pop Sanatçısı

DMC Ödülleri Dijital Satış Ödülü (Ateş)

2021 Uluslararası Kristal Elmas Ödülleri Toplumsal Duyarlılık Ödülü

Kaynak ve Dipnotlar :

wikipedia


irşad/Eğitim Öğretim – Raşidi Üniversitesi | Dil Bilgisi | Hat Yazıları Kaligrafi Yazılar Nasıl Okunur Nasıl Yazılır?

Hat Yazıları Kaligrafi Yazılar Nasıl Okunur Nasıl Yazılır?

Benim bildiğim kadarıyla, Hat Yazılı Arapça bir ayeti okumak için, alt satırdan başlanır, bir cümlede birinci satır sonuna vardığımızda ayet bitmediyse, ikinci yukarı satıra geçilir, ikinci satırdan sonrada, üçüncü yukarı satır okunur, ayet bu şekilde okunur.
Ve bu aynen Latince bir yazı yazdığımız zaman, soldan sağa yazarken, baştaki kelime başta, ondan sonra satır soundaki cümlenin devamı, alt satırda yazan, ondan sonraki, ondan sonraki satırın devamı, ondan sonraki satırdaki de, ondan sonraki kelimenin ve cümlenin devamı şeklinde olduğu gibi, kaligrafi Hat sanatında da, alttan yukarıya doğru yazınız okuyunuz.
işte bu sanata yeni girmiş olanlar, usul bilmediği için, böyle kelimeleri karışık yazdıklarından, Kur’an’daki bozulmanın bir sebebi de, bu hat yazıları sebebiyledir. Kendi kafasına göre gelişi güzel hat yazan birisinin, usul bilmeyen birisinin yazdığı bir ayet ile, o kimse kendi eliyle, işte Kur’an’ı bozmuş olur. Yazarken de, bir ayeti yazarken, birinci satırın sonuna kadar sıra ile kelimeler yazılır, bitmediyse ikinci satır olaraktan üstte yazılır, oradada bitmediyse, bir üste ve en üstte en son kelime bulunur, hat yazma sanatının usulü budur, ayeti bozmadan yazmak için usul budur. Bunlar dikkate alınsın, hat yazısı kaligrafi yazmak isteyenler, yazanlar, yazmış olanlar, eğer böyle usule uymayan yazılarınız varsa, yanlış ve gelişi güzel kendiniz bir usul yaptıysanız, olanları iptal edin, yeniden yazın.

“Kuran Mekke’de indi, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı”

Bu Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi Sonu

Schrems, 18 Temmuz 2021 Pazar, saat : öğlen 12.17



Dil Bilgisi | Hatıl Kafalı Nedir | Adıyaman Kafalı Nedir | Eşşek Kelleli Ne Demektir?

irşad/Eğitim Öğretim – Raşidi Üniversitesi | Dil Bilgisi | Hatıl Kafalı Nedir | Adıyaman Kafalı Nedir | Eşşek Kelleli Ne Demektir?

Hatıl kafalı nedir, adıyaman kafalı nedir, Eşşek Kelleli Ne Demektir, yukardaki resimde örnegi görüldügü gibi, sorunun cevabi, sorunun icinde gizli zaten.

Hatıl kafalı, Adıyaman kafalı, Eşek kafalı ne demek yukarıdaki resimde görüldüğü gibi sorunun cevabı zaten soruda gizli.

PS: Ege Bölgesinde bizler bu ismi Lafdan sözden anlamayan insanlara takarız, bir de MANIT kafa deriz, yani Kabedeki arapların taptıkları putları olan, Lat,Uzza ve Menat’tan, Menat yani MANIT olan demektir.

Deutsch

Was ist Hatıl-köpfig, Adiyaman-köpfig, Was bedeutet Eselkopf bedeutet, wie im obigen Bild zu sehen, die Antwort auf die Frage ist bereits in der Frage versteckt.

PS: In der Ägäis geben wir Menschen, die keine Worte verstehen, diesen Namen und nennen ihn MANIT, was den von Lat, Uzza und Menat bedeutet, was das Manat ist, das die von den Araps in verehrten Götzen sind die Kaaba.

English

What is Hatıl-headed, Adiyaman-headed, What Does Donkey Head Mean, as seen in the picture above, the answer to the question is already hidden in the question.

PS: In the Aegean Region, we give this name to people who do not understand words, and we call it MANIT, which means the one from Lat, Uzza and Menat, which is the manat, which is the idols worshiped by the araps in the Kaaba.
Kutsal Geometri – Yıldız Sembolleri Ve Anlamları Nelerdir?

Yıldızlar, sembollere dönüşerek, farklı kültürleri birleştirmiş ve okült nümeroloji içindeki anlamları ile birçok alanda kullanılmıştır. Yıldız sembolleri; gizli bilgileri aktarmak için efsanelere, kutsal metinlere, bayraklara tapınaklara ve önemli yapıtlara işlenmiştir. Hepsi de, üzerlerine bir düşünce gücü yüklenilerek, derin manalar taşıması hedeflenmiş olan sembollerdendir.

Tüm sembolizm, bir düşünce veya halin, biçimle ifadesidir. Farklı realitelerin bakış açılarını anlatmakta aracı olan, harf, rakam ve geometrik şeklin taşıdığı enerjiler, dile getirilemeyen, ancak sezgi ile erişilebilen önemli gerçekleri sunar. Sembollerin işlevi, ezoterik ve evrensel bir dili yansıtmaktır.

Kainat, sayısal ve geometrik bir düzen içinde, mükemmel bir ritmle devinirken, semboller bilimi, duyuların fark etmediği gizli alemlerle, görünür olan arasındaki benzeşimle; gerçeğin üst anlamına yönelir.

5 Köşeli Yıldız “Pentagram”

PentagramElementlerin işleyişini gösteren en güçlü okült sembol Pentagramdır. Ritüellerde, 4 elementi dengede tutmaya yarar. Pentad; Diyad ile Triad’ın toplamıdır. Kehanetin, Kabala anahtarlarının, Tılsımların beş köşeli yıldızı, özel bir gizem sembolü olarak 5 elementin birleşim ve uyumunu gösterir.

Ateş: İrade, Hava: Zeka, Su: Duygular, Toprak: Madde alemi ve Esir-Ether: Ruhun özelliği, plazma enerjisi anlamını alır. Pisagor’a göre 5, insanın rakamı. Enerjetik hali ile bir çok doktrinde, ezoterizmde, simyada, törensel büyüde, pagan sistemlerinde, wicca ritüellerinde ve majikal işlemlerde kullanılan pentagram; aklın bütünlüğünü, ruhun krallığını ve insan vücudunu simgeliyor.

Kabbala geleneğinde en üst sefirotu, beş kutsal ifade ile; Adalet, Merhamet, Bilgelik Anlayış ve Yüksek ihtişam olarak ele alınmıştır.

Satanist doktrinlerde Pentagram, bereketi, temel elementleri ve yörüngesi boyunca Pentagram çizen Venüs’ü, Güç ve egemenliği anlatan bir tılsım. Normal halde çiziminde, üst köşesinde 5 köşeli yıldız olarak düşünülen insanın başı yukarıdadır, ayakları, kolları açık haldedir. Ters çizilmesi ise, negativite ve inkardır. Beş adet Alfa harfinden oluşan yıldız Pentalfa olarak adlandırılır.

6 Köşeli Yıldız “Heksagram”

eksagramAltı köşeli Davud Yıldızı bazı antik pagan tanrılarının sembolüdür. Hexad, Proto Türk- uygarlığında, beylerin Ongun’u ve güç göstergesi olarak kullanılmıştır.

Eskinin sihirli sembolü 6 köşeli yıldız iç içe geçmiş, yukarı bakan ucuyla kozmik açılımı ve Tanrı’ya ulaşmayı, aşağı bakan üçgenin ucu ile içsel yolculuğu ve enkarne oluşu sembolize eder. Ayrıca Evrenin 6 yönünü gösterir; Kuzey, Güney, Doğu, Batı, aşağı ve yukarı.

Yine koruyucu güç sembolüdür. Davud’un Kalkanı, altı kollu yıldız motifi Oniki Hayvanlı Türk Takvimi’nde de bir burç sembolü olarak, Ön Türk boylarında Tamga halinde, Ural bölgesinde ve Kumanlarda Kün-Eki sembolü, yani Gök İkilisi biçiminde Yaradan ve yaratılmış ifadesine bürünür.

Altı köşeli yıldız örnekleri, Baalbek tapınağı ile, Bakkhus mabedinde de bulunur.

Hint kültüründe Güneşi sembolize eden Sri Yantra; yaratıcı Vişnu üçgeni ile, yıkıcı Şiva üçgeninin birliğini gösteren ve Kutsal Evliliği bir mandala halinde betimleyen semboldür.

Karşıtların birliğini simgeleyen ve birbirine geçmiş iki ters üçgenden oluşan altı köşeli yıldız, bazen eril-dişil, bazen ruh ve madde ilişkisi, simyada su ve alev, Çin’de yer ile gök evliliğidir. Hermetik majikal uygulamalarda ise, Makrokozmos’u sembolize etmektedir.

Teke beyliği sancağı-1373, Candaroğulları ve Karamanoğulları sancaklarında, İlhanlılar ile Artukoğullarının amblemlerinde sık kullanılan bu yıldız, birçok kültürde yer alsa da, yoğunlukla, bilinen bir Musevi sembolü olmuştur.

Davut Yıldızı, ateş ve su düalitesinin karşısında yer alan hava-toprak sembolleriyle birlikte, dört elementi bir araya getiren ezoterik bir sembol olarak tasarlanmıştır. Heksagram; Kabalistik büyü sanatları ve Arkana tılsımlarında, varlıkların celbi için kullanılmaktadır.

7 Köşeli Yıldız “Septagram”

SeptagramYunanca hept 7, latince sept 7 anlamında olduğu için heptagram veya septagram olarak adlanır. Perilere ve sihire olan inancın sembolü, yedi ışının yıldızıdır.

Yüce benliğimizin 7 ışını ise; İrade, Sevgi, Zeka, Huzur, Güç, Dürüstlük ve Büyü olarak anlamlandırılır. Geometrik bir ilkeyle, yedi köşeli yıldızın mükemmel adamı simgelediği, ama sınırlı olana işaret ettiği bilinir.

Peri veya Elf yıldızı olarak Sihirin sembolü, yedinin uğuru, dünyanın antik yedi mucizesi, yedi gezegen gök kuşağındaki yedi renk, yedi nota, haftanın günleri, simyada yedi metal ve Cennetin yedi katını da temsil eder.

Septagram sembolü Kabala’da Netzach küresi tarafından yönetilir ve evrenin işleyişini betimler. Şansı anlatır, Wiccalıkta Faery geleneğini sürdürenler için kutsaldır.

Geniş açılı heptagram ise, Babalon’un (the mother of abominations) sembolü olarak, Aleister Crowley ve Ordo Templi Orientis cemiyeti tarafından kullanılmıştır.

8 köşeli yıldız “Octagram”

OctagramBir kalkan ve koruyucu olarak kullanılabilir ve sırları yönettiği düşünülür. Oktad, adalet temsilcisidir.Selçukluların temel sanatsal figürlerindendir. İslam dünyasında, 8 Cenneti anlatan sembol, 8 ilkeye de işaret eder. İlkeler; Sabır, Şükür, Sadakat, Merhamet, Doğruluk, Sır tutmak, Acizliğini bilmek ve Cömertliktir.

Osmanlı, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan armaları Sultan II. Abdülhamid Han’ın Tuğrası, T. C. Emniyet Genel Müdürlüğü Arması, Selçuklu eserleri, Divriği Ulu Cami, Çifte Minareli Medrese, Buruciye Medresesi, Şifaiye Medresesi ve bunların bazılarında yeni yapılan demir parmaklıklara süsleme olarak da uygulanmıştır.

Diğer yandan, Malta şövalyelerini temsil etmiştir. Şövalyelikte 8 ilke olan; İnançlı olmak, Güçsüzler için savaş, Cesaret, Dürüstlük, Cömertlik, Azim, Kahramanlık ve Sadakati betimler.

Türk polis armasındaki Sekiz Köşeli Yıldız, ilk olarak Sultan Abdülaziz (1861-1876) tarafından devlet hizmetinde başarılı kişilere verilen madalya şeklinde çıkartılmış, daha sonra, Türk polisinin amblemi olmuştur. Alt bölümündeki çift başlı kartal, Selçuklu Devleti’nin (1040-1157) Güç, Özgürlük ve Bağımsızlık simgesidir. Armadaki “Sekiz Köşeli Yıldız”ın toplam 62 ışını vardır, bu ışınlar; bir Güneş Kursu gibi 62 etik değeri ve 8 ana kuralı anlatmaktadır.

9 Köşeli Geometrik Yıldız diyagram “Enneagram”

EnneagramEn geniş doğal sayı olarak, “tamamlanma, hikmet’’ anlamına gelir. Son tam sayı olarak bir devrenin tamamlandığına işaret eder. Enneagram- Aydınlanma sembolüdür.

Yüksek bir gelişim potansiyeline ulaşmanın anahtarı olarak, ayrı düzeylerde kişisel gelişimin, farklı psişelerdeki 9 ayrı kişilik tipini, G.I. Gurdjieff ve P.D. Ouspensky’nin fikirlerine dayalı mistik dördüncü yol öğretisini de kapsadığını görürüz.

Enneagram, Gurdjieff’de, kainatın matematik kanunlarına dayanan felsefi, kozmolojik insan eğitimi modelidir. İnsanı özüne çevirme amacı taşır. 9 kişilik tipinin tesbitinde önem kazanır.


Bir çember içindeki 9 köşeli diyagramdır. Yunanca ennea (dokuz) ve grammos (çizilmiş, yazılmış) sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Dokuz kişilik tipi ise; Reformcu, Yardımcı, Başaran, Bireyci, Sadık, Hevesli, Meydan okuyan, İnceleyici ve Barışçı olarak sıralanmıştır.

[attachment=73814]

[attachment=73815]

[attachment=73816]

[attachment=73817]

[attachment=73818]
Dalga Boylarının Yunanca isimleri ve Simgeleri

Yunanca Dalgaların isimleri

1 Αα (alfa)
2 Ββ (beta)
3 Γγ (gama)
4 Δδ (delta)
5 Εε (epsilon)
6 Ϝϝ (digama)
7 Ζζ (zeta)
8 Ηη (eta)
9 Θθ (teta)
10 Ιι (iota)
11 Κκ (kappa)
12 Λλ (lambda)
13 Μμ (mu)
14 Νν (nu)
15 Ξξ (ksi)
16 Οο (omikron)
17 Ππ (pi)
18 Ρρ (rho)
19 Σσ (sigma)
20 Ττ (taf)
21 Υυ (ipsilon)
22 Φφ (fi)
23 Χχ (khi)
24 Ψψ (psi)
25 Ωω (omega)
Arapçada “Tekîd” Ne Demektir

Te’kid

Kendinden önce gelen bir isim cinsi kelime üzerinde vurgu yapmak ve anlamını daha da kuvvetlendirmek için kullanılan ifadelere te’kid denir. Te’kid, te’kid edilen şeye irab bakımından uyar.

Te’kid iki çeşittir :

1- Lafzi Te’kid: Kelime tekrarıyla olur. Harf, isim veya fiil tekrarlanarak anlamı kuvvetlendirilmiş olur. Mesela: اَلدَّرْسُ سَهْلٌ سَهْلٌ “Ders kolaydır kolay.”cümlesinde 1. سَهْلٌ haber, 2. haber te’kiddir.

2- Manevi (Anlamla ilgili) Te’kid: Bu te’kid çeşidi belli başlı isimlerle yapılır. Bunların en çok kullanılanları şunlardır: كُلٌّ ، نَفْسٌ ، عَيْنٌ ، جَمِيعٌ ، كِلاَ ، كِلْتَا

Bu isimlerin te’kid ifade etmesi için sonlarına te’kidi yapılan ismin yerini tutan bir muttasıl zamir birleşir. Manevi te’kid kelimeleri, fiilleri ve harfleri te’kid etmez, sadece isimleri te’kid eder.

Örnekler:

جَاءَ الطُّلاَّبُ كُلُّهُمْ Öğrencilerin hepsi geldi.

قَرَأْتُ الْكِتَابَ كُلَّهُ Kitabın hepsini okudum.

جَاءَ الْمُعَلِّمَانِ كِلاَهُمَا Her iki öğretmen geldi.

ذَهَبَتِ الْمُمَرِّضَتَانِ كِلْتَا هُمَا إِلَى الْمُسْتَشْفَى Her iki hemşire de hastaneye gitti.

سَلَّمْنَا عَلَى الْأَصْدِقَاءِ جَمِيعِهِمْ Arkadaşların hepsine selam verdik.

أَكْرَمَ عَلِىٌّ صَدِيقَةُ نَفْسَهُ الشَّاىَ Ali bizzat arkadaşına çay ikram etti.

أَكْرَمَتْ زَيْنَبُ عَائِشَةَ عَيْنَهَا الشَّاىَ Zeynep bizzat Aişe’ye çay ikram etti.

Ek Bilgi 1:

Te’kid Nun’u

Te’kid nun’u manayı kuvvetlendirmek için kelimenin sonuna gelen nundur.2 kısımdır;
1) Nun’u Muşeddede (şeddeli nun)
2) Nun’u Muhaffefe ( sakin nun)

* Nun’u müşeddede, nun’u muhaffefeden daha te’kidlidir.
* Nun’u müşeddede emir, nehiy, malum ve meçhullere getirilir.
* Nun’u muhaffefe ise, tesniye ve cemii muennesler haricinde ki bütün sigalarda getirilir.
* Nun’u muşeddede tesniye ve cemii müenneslerde kesra, diğer sigalarda ise fethadır.
* Nun’u muşeddede ve muhaffefeden önceki harf ise müfred muhatabada kesra, cemii muzekkerde zamme, diğer sigalarda ise fethadır.

Nun’u Müşeddede :

اُكتُبَنَّ اُكتُبَانِِّ اُكتُبُنَّ

اُكتُبِنّ اُكتُبَاَنِِّ اُكتُبْنَاَنِِّ

Nun’u Muhaffefe :

اُكتُبَنْ —- اُكتُبُنْ

اُكتُبِنْ —– —–


* Emri gaibin, nehiylerin ve diğer muzarilerin çekimleri ise aşağıdaki örneklere kıyasladır;

لَيُمْبَذَنََّ لَتَجِِدَنَّ لَتُفْتَحَنَّ

elbette fetholunacaktır elbette bulacaksın elbette atılacaklar



Ek Bilgi 2:

Te’kid, tekid

Te’kid, tekid Nedir? Te’kid, tekid Ne Demek? Te’kid, tekid Neye Denir?


1.Sağlamlaştırma, takviye ve tahkim etme.

2.Evvelce yazıldığı, söylendiği hâlde yapılmayan veya cevabı gelmeyen bir mevzuyu tekrarlama: Tekid ettiler.

3.(Arapça gramerde) Bir kelimeyi sağlamlaştırmaya yarayan kelime.
Tasvirin Anlamı ve Tanımı Nedir?

1.LiTERATÜR Tasvir, bir neseneyi belirtmek için ona has olan görsel bir suret vermektir, yani logo ve yüz.
2. YAZIDA Yazıyla anlatma, betimleme tarif etme.
3. RESiMDE Hayalindekine benzetme.
4. MiMARi Bir Şekle dökme.
5. YOL MAP Bir yolu benzeri bir yol ile tarif etme
6. iLiM olabilcek olasılıkları deneme
7.EL MÜSAVViR Her şeye biçim veren Allah’ın sıfatı.

Tasvir Nedir?

Tasvir, arapça bir kelime olup, herhangi bir varlığın rengini, kokusunu, tadını, görünüşünü, özelliklerini… anlatma ve canlandırma (bir anlamda yazıyla resmetme) demektir. Çevremizde bulunan hemen her şeyi, her olayı tasvir yoluyla anlatmak mümkündür.

Not: İnsanı konu alan tasvire portre denir.
Tasvir Nedir (Detay)
Herhangi bir şeyi söz veya yazı ile göz önünde canlanacak şekilde anlatma manasına gelmektedir. Edebiyatta insan dışındaki canlı veya cansız varlıkların, sahip oldukları özellikleri ve nitelikleri sözle veya yazı ile ifade etmektir.

Tasvir bir bakıma kelimelerle yapılan resimdir. Anlatılmak istenilen varlığın tam anlamıyla ifade edilmesi, o varlığın bütün yönleriyle tanınmasına bağlıdır. Bu bakımdan başarılı bir tasvir yazabilmek için, iyi bir gözlemci olmak gerekir. Tasvir edilecek varlık hakkında bütün bilgiler beş duyu organı vasıtasıyla elde edilir. Yalnız, bu organlar vasıtasıyla, dış dünya ile irtibat kurabildiğimiz için, tasvir’de beş duyu organının yardımıyla tespit edilen bilgiler son derece önemlidir.

Bu bilgilerin başarılı bir şekilde söz ve yazı ile ifade edilmesi tasvir’de başarıyı sağlar. Eğer malzemeler dilin anlatım imkanlarıyla birleştirilerek dikkatli bir şekilde kullanılmazsa, tasvir’de basan kazanmak mümkün değildir.

Tasvir yapılırken mutlaka anlatılan varlığın gerçek niteliklerine ve özelliklerine bağlı kalınmalıdır. Gerçeği saptırma, abartma tasvir için hoş görülmesi mümkün olmayan hatalardır. Tasvirler, tasvir yapan sanatçının tavrına ve gayesine göre, objektif tasvir, sübjektif tasvir olmak üzere ikiye ayrılır.

Objektif tasvir’de sanatçı anlattığı varlığın gerçek özelliklerine ve niteliklerine bağlı kalır. Gördüğünü olduğu gibi ifadeye titizlikle uyar. Hayal gücünü işe karıştırmaz.

Sübjektif tasvir’de ise sanatçı anlattığı varlığın gerçek özelliklerini ve niteliklerini kendi hayal dünyasında süsleyerek veya kısmen değiştirerek anlatma yolunu seçer. Çeşitli edebi sanatlara başvurarak ifadesine, heyecan ve canlılık kazandırır. Bu tasvirlerde görüntünün gerçek yüzü, sanatçının hayal dünyasında meydana getirdiği yankıya göre bir mahiyet kazanır.

Tasvir yapılırken işe anlatılan varlığın ilk bakışta dikkati çeken, en belirgin özelliklerinden başlamak, sonra sırasıyla ikinci, üçüncü derecede dikkati çeken özellikleri üzerinde durmak gerekir. Lüzumsuz ayrıntılardan kaçınılmalı, üzerinde durulan her husus, o varlığın tanıtıcı yönünü ortaya çıkarmaya yardımcı olacak bir değeri ihtiva etmeli, kullanılan dil açık ve sade olmalıdır.

Tasvir kendi başına ayrı bir kompozisyon türü olarak yazılabilirse de genellikle diğer kompozisyon türleri içinde hazırlayıcı veya tamamlayıcı bir anlatım şekli olarak yer alır.

Tasvir başlı başına bir edebî tür olmadığı halde roman ve hikaye gibi eserlerde olayların, varlıkların, mekanın anlatımında vazgeçilmez bir yoldur. Tasvirin başarısı yazanın iyi gözlem yapmasına, duyulardan olabildiğince yararlanmasına, kendinden bir şeyler katmasına ve plânlı olmasına bağlıdır. Eşyayı veya manzarayı sadece dış görünüşüyle, bir sıraya koymadan uzun uzadıya, gelişigüzel anlatmak okuyucuyu sıkar, bıktırır. Tasvir edilenler karşısında duyulan hislerin anlatıma dahil edilmesi, tasvire canlılık katar, ruh verir. dış dünyayı beş duyusuyla algılayan yazar, tasvir ederken duyularından yararlanır, benzetmeler yapar, kendi hislerini, öznel değerlendirmelerini de tasvire katar; ama bunda aşırılığa gitmez. Yazıyı dağınıklıktan kurtarmak ve okuyucunun anlatılan yeri veya nesneyi zihninde daha kolay canlandırmasını sağlamak için, konunun özelliğine göre, anlatılanı (yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya, uzaktan yakına, yakından uzağa, soldan sağa, genelden özele, özelden genele, dışarıdan içeriye, içeriden dışarıya, büyükten küçüğe… gibi) bir sıraya koymak gereklidir.
[attachment=85468]

irşad/Eğitim Öğretim – Raşidi Üniversitesi | Dil Bilgisi | Malik ve Melike isminin Anlamı Nedir?

Malik ve Melike isminin Anlamı

Melike “ad werb=kelime kökeni” Cehennemin Komutanı olan Malik den türeme, dişi olan Malik demektir. Bizim dünyamızda ki örneği: Mesela Bir kadın Mutfak şefi.

Örneklere Bkz.

Orange

Deutsch:

Bedeutung des Namens Malik und Melike

Melike “ad werb = Wortherkunft” bedeutet Malik, der weiblich ist, abgeleitet von Malik, dem Kommandanten der Hölle. Beispiel in unserer Welt: Zum Beispiel eine Küchenchefin.

Siehe Beispiele.

Orange

Englisch:

Meaning of the name Malik and Melike

Melike “ad werb = word origin” means Malik who is female, derived from Malik, the Commander of Hell. An example in our world: For example, a female kitchen chef.

See Examples.

Orange

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 21.06.2021

RAŞiT TUNCA

BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA
Raşit Tunca

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik

BOARD KISAYOLLARI

ALLAH

Allah



BAYRAK

TC.Bayrak



WEB-TUNCA


Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi




GALATASARAY

G A L A T A S A R A Y


FENERBAHÇE


F E N E R B A H C E


BEŞiKTAŞ

B E Ş i K T A Ş


TRABZONSPOR

T R A B Z O N S P O R


MiLLi TAKIM

M i L L i T A K I M


ETKiNLiKLERiMiZ


“Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al”
(Raşit Tunca)



MEVLANA'DAN

“ Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca, Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca, Hak intikamını, Kulunun Eliyle Alır da, Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."
(Hz. Mevlana)